sarma sarılır dolma doldurulur
doğrusu yaprak sarması olan türk mutfağının nadide yemeği konusuna açıklık getirmek için açtığım başlıktır. önemli bir konu bırakın şimdi kuru muru. yetti canıma yıllardır.
sarılan bir şeye dolma demeyi ilk kim akıl etti merak içerisindeyim. kardeşim bakın biber dolması dolduruluyor. içi alırsın biberin içine afedersiniz tıkmak suretiyle doldurursun. sarma öyle mi? yatırırsın yaprağı şöyle bir okşarsın, alırsın içi koyarsın sağdan soldan kapatır sararsın. neyini anlamadınız lan.
sarılan bir şeye dolma demeyi ilk kim akıl etti merak içerisindeyim. kardeşim bakın biber dolması dolduruluyor. içi alırsın biberin içine afedersiniz tıkmak suretiyle doldurursun. sarma öyle mi? yatırırsın yaprağı şöyle bir okşarsın, alırsın içi koyarsın sağdan soldan kapatır sararsın. neyini anlamadınız lan.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
normal sözlük'teki gruplaşmanın hissedilmeye başlanması
hiç kimse yokmuş , kendi kendime beyanat veriyormuş gibi tanım yapıyorum. beğeni gelince oskar almış leonardo di caprio gibi seviniyorum. grupları takip edecek kadar zeki de değilim galiba. daha prusyadaki kral ile ivanmiliskinin hangisi troll onu bile aklımda tutamıyorum. yalnız kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası görünmüyor bu aralar.
devamını gör...
yeni bile olsa eski duran şeyler
yırtık kot.
devamını gör...
aynı bilgisayarı 7 yıl kullanmak
yani normalde her sene bilgisayar değiştiriliyor da ben mi bilmiyorum dediğim basliktir. bilgisayar tamamen bozulup kullanılmayacak hale gelene kadar kullanılmalıdır. senesi yada zamanı yoktur ki. her sene değiştirmek yahut saglamken üzerine yenisini almak israftır. evde bir masaüstü bilgisayarımız var. yılların bilgisayari on yılı geçti belki. ondan çizim yapamayacağım için ve sürekli yanımda tasiyamadigim için laptop almıştım 4 yıl önce. hala sapasağlam. ben bunu daha bir bu kadar daha kullanırım. çünkü neden kullanmayayim.
devamını gör...
whiplash
dilimizde aferinden daha tehlikeli bir cümle yoktur.
bu söz ile altın vuruşu yapan filmdir. öğrenme sürecinde gereksiz verilen her aferinle ya da boca edilen her abartılı alkışla, belli bir yaşın üzerindeki gençlerin potansiyellerinin köreltildiğini anlatıyor. gidişatından fazlasıyla hoşnut bir gencin, aslında harcanmış bir potansiyel olabileceğine dikkat çekerken.
ellerini kanatana kadar davula vuracak olan bir gencin motivasyonunun öyle pışpışlanarak sağlanmadığını tam tersine kamçıyla sağlandığını görürüz bu filmde. insanı, kendisinden fazla hoşnut bir vasat olmaya iten, içi boş tonla aferinden bir tanesini bile vermiyor eğitici. taa ki öğrenenin kendi potansiyelini, sonuna kadar hırsla kullandığını göreceği sahneye kadar.
tabii bize holywood'un pek tatlış gösterdiği eğitim sisteminin, dehaları çıkaran gerçek yüzünü de gösteriyor film. her şehre bir üniversite açarak kendinden fazla hoşnut gençler yaratan tontişler ülkesindeki her eğitimcinin izlemesi gereken bir eserdir. elbette öğrenen ve öğreten arasındaki bağa her fırsatta müdahale eden velilerin de izlemesi gerekir. çünkü filmde onları temsil eden bir dangalak da mevcuttur. kamçı, mübarek şeydir aslında doğru kullanıldığında.
devamını gör...
kendi kendine konuşanlar deli midir sorunsalı
değildir arkadaşım, ülkede kendinden başka seni anlayacak insan mı kaldı alüminyum!
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben bir gerizekalıyım.
devamını gör...
manipülatif insanlar
zeki insanlardır.
tabi bunu iyiye kullananlar da vardır kötüye kullanan da vardır.
her olayın iyisi kötüsü olduğu gibi normaldir.
böyle insanlara saygı duyuyorum zekiler iletişimden anlıyorlar gözlemcilik yetenekleri çok üst düzey oluyor.
tabi bunu iyiye kullananlar da vardır kötüye kullanan da vardır.
her olayın iyisi kötüsü olduğu gibi normaldir.
böyle insanlara saygı duyuyorum zekiler iletişimden anlıyorlar gözlemcilik yetenekleri çok üst düzey oluyor.
devamını gör...
şarkılarla geçtim aranızdan radyo yayını
birbirinden farklı programlarla zenginleşen radyomuza yepyeni bir renk olacağa benzeyen program. yolu açık, dinleyicisi bol olsun.*
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
mutaf & gülay-hüküm
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
aşk bu kızılötesi yaralı müzesi, hareket edemem.
devamını gör...
türkçe isimlerin yabancılardaki karşılığı
samuel - ismail
john - yahya
john - yahya
devamını gör...
evdeki en hüzünlü eşya
(bkz: çorap)
çünkü biçare eşini arar....
çünkü biçare eşini arar....
devamını gör...
tanrılar okulu
stefano d'anna nın muhteşem kitabı.
kitabın önsöz ksımı "bu kitap, bir harita ve bir kaçış planıdır." şeklinde başlıyor.
gerçekten dediğinin hakkını da veriyor.
ben kimim, nerede olmak istiyorum, ne yapmak istiyorum...
eğer kendinizi bir kapana kısılmış gibi hissediyorsanız, o kapandan kurtulmayı başaracak özgüveni size vermek üzerine kurgulanmış bir başyapıt.
kitabın önsöz ksımı "bu kitap, bir harita ve bir kaçış planıdır." şeklinde başlıyor.
gerçekten dediğinin hakkını da veriyor.
ben kimim, nerede olmak istiyorum, ne yapmak istiyorum...
eğer kendinizi bir kapana kısılmış gibi hissediyorsanız, o kapandan kurtulmayı başaracak özgüveni size vermek üzerine kurgulanmış bir başyapıt.
devamını gör...
biricik şarabı
köpek öldüren
it öldüren
tabirlerine maruz kalmış, denizli’de üretilen, ucuz öğrenci ve şarapçı şarabıdır.
mantarlı kapak yerine çevirmeli kapağa sahiptir.
it öldüren
tabirlerine maruz kalmış, denizli’de üretilen, ucuz öğrenci ve şarapçı şarabıdır.
mantarlı kapak yerine çevirmeli kapağa sahiptir.
devamını gör...
hiçbir kulübe katılmayan asosyal kafa sözlük yazarı
asosyallikten değil, gereksiz görmekten katılmayan olarak, ben. bu olayı gereksiz buldum çünkü, insanların bir konuda* fikri ve bilgisi varsa, bunu sözlüğe aktarsa, sözlüğün içeriği artar. bu şekilde, insanlar fikir ve bilgi enerjilerini discord'a harcıyor diye düşünüyorum. sonra oyun grubu falan da var galiba. e canı sıkılan gider oyun oynar, orada vakit geçirir. sözlüğe girmeye gerek bile görmez. derdim sözlük değil, beni etkileyen bir şey yok. fakat bu kadar da içli dışlı olmaya ne gerek var diye düşünüyorum. belki tamamen benim pek arkadaş canlısı olmamamdan kaynaklanıyordur da, öyle ya da böyle katılmam ben yani.
devamını gör...
küçükken en sevdiğin oyuncak
oyuncak evim ve o evde yaşamaları için her markete gittiğimizde annemlere 'alabilir miyim' bile demeden anında kaptığım küçük oyuncak bebeklerim.
devamını gör...



