mmm
iiiiiiiiii

bir m hemen hemen 3.3 i yapıyor.
bence iyi yani.
devamını gör...

delikanlı adam taytın üstüne etek giymez. modayı takip eder.
delikanlı adam göbeğini deldirip ortalıkta dimdik gezmez. kırıtarak gezer.
delikanlı adam yüksek sesle gülmez. cilveli bir şekilde kıkırdar.
devamını gör...

ernest hemingway.


hemingway hayatı boyunca şarbon, sıtma, cilt kanseri ve zatürree gibi birçok hastalıkla mücadele eder. iki uçak kazası atlatır. diyabet, böbrek yırtılması, hepatit, dalak yırtılması, omurga kırığına rağmen yaşamaya devam eder. önüne geçemediği tek şey kendisi olur. en sonunda, mayo clinic’ten döndüğünde, en sevdiği silahını eline alıp evinin antresine gider ve başına iki kurşun sıkar.
devamını gör...

1993 - 1997 yılları arası atv ekranlarında yayımlanan aile dizisi. başrollerde şevket altuğ, sümer tilmaç, jülide kural, şevval sam ve bennu yıldırımlar'ın yer aldığı ekranların en beğenilen ve uzun soluklu dizilerindendir. bu diziyle alakalı o kadar çok anım var ki bazen izleyip duygulanıyorum çocukluğum saklı o tarihlerde. *
devamını gör...

"ne diyeyim,
umarım ihtiyacı olan birine gidiyordur
bizden aldıkları umut.
dünya adaletsiz çocuk
dünya zorba."
*

insan aç susuz yaşar da umutsuz bir dakika yaşamayamaz derler. biz de öyle işte gün gelir bir şeye çok umut ederiz. dualar ederiz olsun diye. o kadar umut ederiz ki. olmayınca içimizde oluşan duyguyu biz bile çözemeyiz. gün gelir deriz ki bir daha umut etmeyeceğim alıyorlar bizden çalıyorlar umudumuzu. birkaç saniye sonra bakarız yine umut etmeye başlamışız. umut bizim elimizdeki tek şey. bu adaletsiz dünyada tutunduğumuz tek dal. gün gelir o dal kırılırsa hayaller yıkılırsa o gündür işte bizim nefessiz kalmamız, o gündür bizim ölümümüz, o gündür bizim vazgeçişimiz.

dedim ya umut öyle bir şeydir ki sizi aç susuz da yaşatır. ama o olmadan yaşayamazsınız işte. herkesin bir umudu vardır. belki de birden çok. dilerim umut ettiğiniz güzel şeyler sizi bulur. ama diyelim ki bulmadı ve umutsuzluğa düştünüz siz de benim gibi tekrar edin nazım hikmet'in dizelerini: "belki ihtiyacı olan birine gidiyordur bizden aldıkları umut."
umarım, umarım ihtiyacı olan birilerine gidiyordur...
devamını gör...

çirkinliği kapatacak tek artı insanın kalbini çelen şey; işve cilve.
herkes yolunda ekmeğinde suyunda.
devamını gör...

kilo vermekten daha zor olduğunu şişmanlar bilmez.
devamını gör...

(bkz: sen bir bayan mısınız?)
tdk şok.
tdk üzgün.
tdk ağlıyor.
yoldaş benjamin bey, tdk ağlıyor lavaboya götürebilir miyiz?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iko'cuğum, canımın içi, üzümlü kekim; sen de biliyorsun ki bir gözlüklü şirin kolay yetişmiyor. canına yandığımın algoritman bir tane daha üretmezse oldukça sevinirim.

yalnız ben değil, diğer şirinler köyü ahalisi de bu durumdan hoşnut olmaz. köyde herkesten bir tane var. düşünsene hepimizden kırk tane olduğunu? hele şu sevimsiz şirin baba'dan? bence alma başına belayı, yapma, gözünü seveyim. kalbimdesin. *
devamını gör...

yaşasaydı ben öldükten sonra başlığım kasılmasın, beni öldürmesinler isterdim diyeceğine yemin edebilirim. nereden mi biliyorum?.. çünkü ben de bir kadınım. ve hiç suçum yokken p.çin biri, bir gün beni de 3. sayfadan 1. sayfaya düşürecek bir haber yapabilir. kader muallak...
devamını gör...

35 tanım, biri de bilememiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...




"bana bir ışıktı ben karanlıkta aldandım.
o güzel parıltıya kanıp ateşimde yanıp anlayıp..."
devamını gör...

kendisiyle tanışmak, yüzleşmek isteyenler için en ideal eylem, evlenmektir.. geçmişte, çocuklukta kalmış o eski duyguları pandora'nın kutusundan çıkartıp tekrar tekrar yaşamak isteyenler, evlensin..
devamını gör...

güzel insanlar atlara binip gittiler. demirin tuncuna insanın piçine kaldık.
devamını gör...

kocaman bir yalnızlık.
devamını gör...

olum zaten bir şeyin fanatiği olmak cahilliktir dediğim başlıktır.

saygı duymak sevmek ayrıdır fanatiktik yapmak ayrıdır.

ayrıca kışkırtmak istiyor sayın yazarlar kışkırmayın lan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

alfabe neden başa döndü dediğim başlık. ayrıca hangi yılları kapsadığını merak ediyorm.
devamını gör...

ilk türk kadın doktorumuz. (d. 1891, istanbul – ö. 1952, almanya).
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

--- alıntı ---

osmanlı döneminde çeşitli hizmetleriyle tanınmış bir aileye mensuptur. 6 kişilik ailenin en küçük ve en zeki kız çocuğudur. amerikan kız koleji’nde öğrenim görmesinin yanı sıra özel dersler almıştır.

balkan savaşları döneminde cepheden getirilen yaralıları gördü ve doktor olmaya karar verdi. ancak maddi yetersizlikler ve o dönemin şartları tıp okuma isteğini sınırladı. hangi kapıyı çalsa ‘’tıp fakültesine kadın öğrenci alamayız’’ sözüyle karşılaşsa da kafaya koymuştur bir kere doktor olacaktır.

buna rağmen yılmayarak çalışkanlığı ve başarısıyla dikkat çeken safiye ali, dönemin maarif vekili (milli eğitim bakanı) şükrü bey’in desteğiyle tıp eğitimi almak üzere almanya’ya gitti.

almanya’da kadın ve çocuk hastalıkları üzerine ihtisas yaptı. bu yıllarda açlık ve sefaletin en dibini gördü.

günlüğünde şu not vardır;

‘’çöpten çıkarıp geceleri yediğim ekmek hiç ağrıma gitmiyor.

ülkemde tıp fakültesi varken buralarda olmam daha çok ağrıma gidiyor.

ne olursa olsun ülkeme doktor olarak döneceğim.’’

dediğini yaptı. kurtuluş savaşı’nın son günlerinde yurda döndü ve hemen işe başladı. cağaloğlu’nda açtığı klinikte; ayrıca süt ve bakımevlerinde hizmet verdi. fakat kadın olduğu için ilk zamanlar kimse gelmiyordu. halbuki kadın ve çocuk hastalıkları doktoruydu.

aşağılamalara, dışlamalara ve hakaretlere aldırmadan, pes etmeden devam etti.

fakir ailelerin kadınlarını ve çocuklarını evlerinde ücretsiz tedavi etti. eline geçen ilk parayla süt ve bakım evini açtı.

dönemin ünlü doktorlarından besim ömer paşa, akil muhtar, operatör emin bey gibi isimlerden büyük destek gördü. türkiye’yi yurtdışındaki tıp kongrelerinde temsil etti.

hasta ve zayıf çocuklar için hilal-i ahmer muayenehanesini kurdu. direnerek, kadınların tıp fakültesine alınmalarını sağladı. ülkenin tıp eğitimi veren ilk kadını oldu.

sağlık sorunları nedeniyle eşiyle birlikte gittiği almanya’da ikinci dünya savaşı yaralılarını tedavi etti.

yakalandığı kanser hastalığından kurtulamayan safiye ali, 1952’de hayatını kaybetti.

almanya’da tıp eğitimi aldığı hastanede ılık bir bahar günü hayata gözlerini yumarken şu sözleri söylemişti:

“kadınlar size emanet… “

işte safiye ali böyle bir yüce gönüllü kadındı.,

--- alıntı ---
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim