kimyacı esprisi. güldük mü? nayn. olsun yine de dilimize jimnastik olsun. şenlik olsun.
devamını gör...

geri dönebilseydim okumayı ve öğrenmeyi seçeceğim bilim dalı.
devamını gör...

kimsenin beni tanımadığı bir yerde yeni bir hayata başlardım.
devamını gör...

yine cevaplarını merak ettiğim bir başlık açıyorum.

erdoğan, zeki biri. stratejik ve planlı ilerliyor.

demirtaş ise mazlumun yanında, hakkı ve barışı savunan biri.

benim tarafım demirtaş'tan yana.

siyasallaşmış islam'ın son bulduğu daha mutlu yarınlara...
devamını gör...

eğer biri çok aşırı dışa dönük, eğlenceli vs. bir hayat sürüyorsa, muhtemelen duygusal zekası ve empati kabiliyeti zayıftır. o esprisine makarasına, heyecanına, eğlencesine bakar fakat diğerlerinin ne hissettiklerini daha az umursar. oysa bir kişi çok içe dönükse, sosyal ortamlarda kendini daha az ifade edip, sürekli kasıyorsa, bu kişi de diğerlerinin neler hissettiğini aşırı umursuyordur.
devamını gör...

bence yine çok önemli bir yerde çok önemli bir cami inşası müjdesi verecek.
devamını gör...

bir dengesi olması bu işin diyerek kitap kurdu olmayı kurgu kitap okumaktan ibaret gören anlayışa hoş bakamadığımı belirteyim. benim için kurgu okuma-yazma becerisi kazanıldıktan sonra erişkinliğe dek okunmalı. kişi belli bir edebi donanıma sahip olduktan sonra zaten eline aldığı kurgu kitabın işleyişini tahmin edebilmeye başlayacaktır. bu da bir süre sonra zevk vermemeye başlar ve kişiyi başka arayışlara iter. akademik ve ilgi alanlarına dair bilgi edineceği türde kitaplar ise zamanla kişiyi standartların dışına çıkarıp farkındalıklarını yükseltmesini sağlıyor.
devamını gör...

hakan günday, her kitabı okunacak bir yazar değil bence. bir dönem, bazı kitapları okunur ve bir noktada kendisinden sıyrılınır kafasında bir intiba var bende. kinyas ve kayra eksiklerine rağmen epey iyi bir romandı. daha, iyiydi. filmi de iyiydi. şahsiyet'in senaryosunu hakan günday'ın yazmış olmasına da çok şaşırmıştım. yine de bu kitabını okuyacağımı sanmıyorum ama kitabın ilk sayfası bence gayet dikkat çekici.



demek ki bu evrende her şey bir şarapnel. ve genişlemekte olan, aslında bir şarapnel bulutu. bu yüzden gökadalar ve her şey birbirinden uzaklaşıyor. bu yüzden evren
aynı anda her yöne şiddetle ilerliyor. er ya da geç bir şeylere, bir yerlere çarpmak için. er ya da geç yok etmek ve
yok olmak için. demek ki samanyolu ve içindeki güneş ve
etrafındaki dünya ve üzerindeki insan ve aklındaki her
şey bir şarapnel. düşüncesi, inancı, duygusu, icadı, hepsi. demek ki insan insana saplanmak için var. çünkü öyle
olmasaydı... eğer insana dair her şey gerçekten de bir şarapnel olmasaydı, bundan 40 yıl önce türkiye-suriye sınırında kurulu el-aman mülteci kampındaki o patlama asla yaşanmazdı. böylece altı günlük bir bebek bir çelik bilye sağanağı altında kalmaz ve o küçük yüzü asla parçalanmazdı. ama parçalandı. üç kor misket gömüldü yumruk kadar başına. biri sol yanağından, diğeri sağ gözünün altından, öbürü de çenesinden girdi etine. karşılarına çıkan her hücreyi tek tek erittiler ve üç derin alev kuyusu açtılar yüzünde. demek ki bu evrende her şey bir şarapnel. zaten öyle olmasa bu kitap olmazdı.



bir podcast programına konuk olduğunda aşağı yukarı şöyle bir cümle kurmuştu; "yeterince uzun yazılırsa hikayenin sonunda herkes ölüyor zaten. bu sebepten kitaplarımın sonlarını pek düşünmem ve genelde özensiz olur. ben daha çok romanların başlangıçlarıyla ilgileniyorum" demişti.
bu kitabın ilk sayfası tam olarak bu motivasyonun ürünü gibi gerçekten ki arka kapağa da buradan bir alıntı konulmuş.
devamını gör...

geçmişe yapılacak bir yolculukta ortaya çıkacağı düşünülen, içinden çıkılması zor olan durum.

genel olarak zaman yolculuğunun matematiksel olarak mümkün olduğu, ancak geçmişe yolculuğun bazı paradokslar nedeniyle mümkün olamayacağı düşüncesi yaygındır. ancak paradoks denen durumların bir kısmına fiziksel çözümler getirmek de mümkündür. bunları anlatmaya çalışacağım.

teorik fizikçi kip thorne zaman paradokslarına fiziksel çözümler getirilebileceğini savunur. aşağıda yazacaklarım da bu görüşe ilişkin bazı detaylar.

1- ilk durumdaki hipotezler, geçmişin değiştirilmesi durumunda, geçmişini değiştiren kişiye ait bilgilerin bugünden de silinmesi nedeniyle, paradoksun hiç ortaya çıkamayacağını söyler. 1-2 örnek vereyim:

bunlardan belki de en basiti "kendi kendini iyileştirme hipotezi" denilen durum. buna göre bir kişi geçmişe dönüp günümüzdeki olayların gerçekleşmesini engellediğinde, bu olaylar gerçekleşemeyeceği için, zaman yolcusunun da geçmişe gitmesine gerek kalmayacaktır. bu da zaten paradoksal durumu kendiliğinden ortadan kaldıracaktır.

ilkine benzer bir durum da "yıkım sonucu hipotezi" ile ortaya çıkar. buna göre kişi geçmişe gidip mesela kendi dedesini öldürürse, kendisi de yok olacaktır. kişiye ilişkin bilgi ortadan kalkınca, dedenin ölümü de farklı bir sebepten dolayı gerçekleşir. böylece paradoks hiç ortaya çıkmamış olur.

2- ikinci durumdaki hipotezler, zaman makinesinin sadece belli bir ölçüde geriye gidebilmeyi sağlayacağını söyler. yani öyle doğumumuzdan önceye kadar gidip hayatımızı tamamen değiştirme şansımız zaten yoktur.

burada aslında şöyle bir fikir devreye girer; bizim "bugün" olarak bildiğimiz hallerimiz, gelecekteki hallerimizin geçmiş versiyonudur. ancak gördüğümüz kadarıyla o gelecekten kimse, bize bir zaman makinesi ile gelmiyor. bu durumda ya zaman makinesi hiçbir zaman icat edilemeyecek ya da icat edilecek ama belli bir noktadan daha geriye gitmesi mümkün olmayacak. big bang theory'yi izleyenler buna benzer bir konuyu hatırlayacaktır.

bu belki de "geçmiş - şimdi - gelecek aynı anda vardır ve evrene bakınca her yöne yayılmış olan tüm bu zamanları ve olayları gözlemleyebiliriz" diyen massachusetts institute of technology'den bazı bilim insanlarının teorileriyle birlikte incelenmelidir diye düşünüyorum. bunu merak edenler blok evren teorisini araştırabilir.

3- üçüncü durumda, geçmişin değiştirilebileceği, ancak bu durumda zamanda dallanmaların ortaya çıkacağı fikri hakimdir. yani siz geçmişe de gidebilirsiniz, dedenizi de öldürebilirsiniz. bunun sonucunda farklı bir evren ortaya çıkar ve dedenizin öldürüldüğü evren ile yaşadığı evrende farklı gerçeklikler hüküm sürer.

yine geçmişe giden bir kişi, hayatını değiştirmek istediği kişilerin kararları üzerinde dolaylı olarak etkili olup, yaşanacak olayların farklı şekilde yaşanmasına neden olabilir. geleceğe dönüş filmini izleyenler de bu konunun benzerini hatırlayacaktır.

ana başlıklar hemen hemen böyle olsa da, birbirinden farklı çözüm önerileri mevcut zamansal paradokslar için. teorik fizikçiler hâlâ bu konularla ilgili çözümler aramaya devam ediyor. belki ileride çok farklı hipotezler ortaya atılır ve bakış açımızı tamamen değiştirirler.
devamını gör...

kendi seçiyor bir de haspam..
devamını gör...

hayat güzeldir ''life is beautiful'' filmi.
devamını gör...

(bkz: senarist olması gereken yazarlar)
devamını gör...

often şarkısında, sabahattin ali'nin şiirinden bestelenmiş ve nükhet durunun seslendirmiş olduğu ''ben sana vurgunum'' şarkısını sample olarak kullanan kanadalı sanatçı.
ayrıca, after hours albümü ile billboard 200 listesine bir numaradan giriş yaptı ve büyük bir başarı yakaladı.

often dinlemek için sizleri buraya alalım
devamını gör...

efsane olarak kabul edilen üç samuraydan birisidir. aynı zamanda ''son samuray'' olarak da adlandırılmaktadır.. 2003 yılında gösterime giren ''the last samurai'' adlı filmdeki ''katsumoto.'' karakteri, tokomori'den esinlenerek oluşturulmuştur.

takamori düşük rütbeli bir samurayın oğlu olarak dünyaya geldi. şogunları ölünce itibarını kaybetti ve adaya sürgün olarak gönderildi. sonrasında bir daimyo'nun ordusuna katılarak itibarının iadesi mücadele etti. itibarının iadesinden sonra ise hızla yükselerek, geçici hükümetlerde görev yaptı. ancak değişimin hızına ayak uydurmadı. hükümetteki görevinden istifa ederek, memleketi kagoshima'ya dönerek burada özel bir samuray okulu kurdu.

eski samuray geleneğini ve öğretisini onurlandırmak niyetindeydi. en azından tarihe bu şekilde bir iz bırakmak istiyordu. ancak işler onun düşündüğü gibi gitmedi. bir grup isyancı samuray ayaklanma başlattı. silah ve mühimmat depolarını ele geçirdi. ve takamori'yi liderleri ilan ettiler.

isyan haberinin duyulması ile birlikte japonya'nın dört bir yanından samuraylar takamori'nin yanına kogoshima'ya akın etmeye başladı. böylece takamori isteksizce dahi olsa, onun etrafında toplanan samurayların başına geçmek durumunda kaldı. sadakat buşido'nun en önemli ilkelerinden biriydi ve ona sadakatlarını sunan binlerce savaşçıyı yarı yolda bırakamazdı.

kalabalık gittikçe arttı. yanındaki adam sayısı 40 binlere ulaşmıştı. bu her ne kadar yüksek bir sayı olarak gözükse dahi modernize edilmiş hükümet ordusunun sayısı 300 binleri aşıyordu. bu dönemde samurayların kılıç taşıması yasaklanınca dananın kuyruğu kopmuş oldu.

isyancı samuraylar kumamoto kalesine baskın yaptılar ve kaleyi kuşattılar. 2 gün süren kuşatma sonucunda başarılı olamadılar. takviye kuvvetlerin intikaliyle birlikte geri çekilmek zorunda kaldılar.

ayaklanma 6 ay kadar sürdü. takamori ve adamları zaman zaman başarılı olsalar da, hükümetin modern silahları karşısında çaresiz kalıyorlardı. burada bir parantez açmak lazım; son samuray filminde olaylar epik şekilde anlatılmıştır. samurayların asla ve kata ateşli silah kullanmadıkları bir senaryo karşımıza çıkar. oysa takomori ve isyancı samuraylar, eski dahi olsa bu isyanda ateşli silahlar kullanmışlardır. buradaki temel mevzu japon yönetiminin ''samuray öğretisi''ni ortadan kaldırılmak istemesi ve samuray'ları tehlikeli olarak lanse etmeye başlamasıdır. ki bu algı çalışmaları takomori memleketi kagoshima'ya döndüğü andan itibaren yoğunlaşmıştır.

neyse efendim bir dizi çarpışmanın ardından samurayların sayısı gittikçe azalmaya başlamıştı. imparatorluk kuvvetlerine her ne kadar büyük zaiyatlar verdirmiş olsalar da, ordu bu zaiyatları kısa sürede giderebiliyordu. samuraylar tükeniyordu...

shimroyma'daki bir dağ kalesine baskın düzenleyerek, burayı ele geçirdiler. hükümet kuvvetlerinin samurayların yerini saptaması bir kaç gün sürecekti. takomori sonlarının kanlı bir biçimde olacağını biliyordu. en yakın arkadaşlarını etrafında toplayarak bir sake partisi verdi. hayatının son gecesinde saat üç sularında imparatorluk ordusu kaleye hücum etti. samuraylar bu saldırıyı püskürttüler. ancak geride sadece 40 samuray kalmıştı. takamori ciddi yaralar almıştı. buşido'yu takip etti. ve seppuku yaparak yaşamına son verdi.

liderlerini kaybeden ve savaşabilecek durumda olan diğer samuraylar ise atlarına atlayarak, kılıçlarını savurarak, intihar hücumu yaptılar. kurşunların üzerine yürüdüler...

bir dönem böylece sona erdi. arkalarında onur, cesaret ve sadakatten oluşan bir miras bıraktılar.

diğer iki büyük samuray üstadı için (bkz: miyamoto musashi) (bkz: minamoto tametomo)
devamını gör...

"yeryüzünde barış ve iyi niyetin kurulmasına yardımcı olmak, bütün mesleklerde yüksek ahlak standartlarını teşvik etmek için dünya çapında örgütlenmiş bir hizmet kuruluşudur."
1905'te şikako'da işçilerin durumunu iyileştirmek için paul p. harris tarafından kurulmuştur. yani merkezi abd'dedir.
üyelerine rotaryen denir. dünya üzerinde bir milyonu aşkın rotaryen olduğu bilinmektedir.

amaçları genel olarak mesleklerde ve işlerde yüksek ahlak standartlarını teşvik etmek, insanlığa bu yolla yarar sağlamaktır. bu kuruluşun temelinde "hizmet etme" ideali vardır. öyle ki "kendinden önce hizmet" ifadesini slogan olarak belirlemişlerdir. her rotaryenden kişisel ve mesleki hayatında hizmet ideali ile hareket etmesi ve topluma yarar sağlaması beklenir.
dünya çapında örgütlenen rotaryen kulübü, hizmet ideali etrafında birleşen bütün tarafların dostuklarını geliştirmelerini, birlikte iyi niyeti ve barışı teşvik etmelerini hedefler.
masonlarla bağlantılı oldukları çeşitli çevrelerce dillendirilse de bu sivil toplum örgütünün masonlarla bilinen bir ilgisi yoktur.
devamını gör...

aşırı duygulanacakmışım ve ağlayacakmışım enerjisini aldığıma göre hemen cam kenarına mumlu, minderli ve sabah uyanamama pahasına kahveli bir ortam hazırlayayım. umarım benim gibi şiiri okumadan geçmemişsinizdir. şöyle içli içli okumuşsunuzdur. ağlatın beni lütfen.

ayrıca bir dakikada kaç kez "ııııı.." denilebilir ve enerjisi düşük, hayattan bıkmış bir yagami nasıldır merak ediyorsanız -ki neden merak edesiniz- akşam kaçırmayın lütfen.
devamını gör...

gelmiş yine nick altıma;

yazık lan kimin çocuğuysa. hayırdır lan osbirci zoruna mı gitti de bana bulastin gene? yoksa tek başarının sözlükte kronik masturbator olduğunu yüzüne vurmam mi zoruna gitti?

oğlum ben kudurdum.com da tek elle porno izlemedim gittim las vegas a adult fuarında avn awards dahil izledim. böyle avam işler sana yakışır kardeş.

git andrew blake izle, x-art takıl bir şeyler yap ne o öyle amatör izleyip izleyip geliyorsun bana allah'ın fakiri.

edit: lan sırf nick altıma yazdığını söylediler diye engelini kaldırdım. hadi yine iyisin dikkat çekmek için yaptığın liseli tripleri işe yaradı.

edit 2: yazık lan adamı umursadigimi.zannediyor lan adamdaki ilgi budalaligina bak. sallanıyorum ben yea diyip nick altlarında sağa sola satasip ilgi çekmeye çalışıyor. eee herkes ekmeğinin peşinde çocukken sevgi görmeyince ya benim gibi pust pragmatist, ahlaklı olmak gibi iddiaları olmayan lakin bunun yanında yedi sülalesi rahat yada senin gibi asosyal tek başarısı sözlükte fenomen olmak olan biri oluyorsun pekte ortası yok.
devamını gör...

üniversite sınavını kazandığım gün.
ölüm görmemiş toy kalbimi, hüzün yerleşmemiş gözlerimi özledim.

neden mi?
türk edebiyatı'nın usta kalemi peyami safa çok güzel anlatmıştır ölümü şu satırlarla;

ölüm bir eve girince sağ kalanları da biraz
öldürüyor. bu sükût ondandır. her başın içinde
ölüm. kimse konuşmaz, hızlı yürünmez, bardak
masanın üstüne yavaş konur, nefes alırken bile ses çıkarmamaya çalışılır."
devamını gör...

telepati sözcüğü yunancadan türetilmiştir. yunanca "tele" sözcüğü uzak anlamınına gelip "pathos" sözcüğü de duygu anlamına gelir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

telepatik yeteneği gelişmiş insanların düşünceleri yoğunlaştırılarak diğer bir kişi ile iletişime geçilebilir. telepatik iletişimde yoğun bir biçimde bir şey düşünen kimsenin beyninde algılanabilmektedir. insanlar sadece konuşarak anlaşmaz. telepati yoluyla iletilmek istenen mesajlar zihinde şekillenerek iletilmek istenen kişiye aktarılır. bu sayede konuşmadan karşımızdaki insana bir takım bilgiler aktarabiliriz.

telepati türleri


gizli yada gecikmeli telepati : etkinin gönderilmesi ile alınması arasında belirli bir sürenin geçtiği, enformasyon aktarımı .

prekognitiv telepati : insanların zihinsel durumun geleceği hakkında edinilen enformasyon aktarımıdır.

hareki yada heyecansal telepati : uzaktan etkileme olarak da bilinen, bir kimsenin hareketlerine ilişkin duyum aktarımı.

yüksek şuur (üst şuur) telepatisi : yüksek bilgiler ve ortak bilgelik için yüksek şuur haline geçiş söz konusudur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim