günün tek cümlelik özeti
günümüzü tek bir cümle ile ifade edebileceğimiz başlık.
benim için son günlerde bu cümle özdemir asaf'ın dizeleri ile tanım buluyor;
"yaşamak değil; beni bu telaş öldürecek"
benim için son günlerde bu cümle özdemir asaf'ın dizeleri ile tanım buluyor;
"yaşamak değil; beni bu telaş öldürecek"
devamını gör...
hobaaa3434
çok şaşkın bir yazar. kafa sözlük'ü genelde telefondan kullandığı için yanlışlıkla engellediği yazar sayısı hiç de az değildir ek olarak yine yanlışlıkla, daha önce verdiği artıyı geri çekebiliyor.
ama gördükçe düzeltiyor.
o da insan ve yanlış yapma hakkını saklı tutuyor, affınıza sığınıyor. *
ama gördükçe düzeltiyor.
o da insan ve yanlış yapma hakkını saklı tutuyor, affınıza sığınıyor. *
devamını gör...
cahillerin hoşuna giden aktiviteler
hiçbir b*k yapmadıkları hayatlarını ve kendilerini övmek. bir de kendi aptal zihniyetlerini çoğaltmak adına durmadan üremek.
devamını gör...
gordion düğümü
büyük iskender gordion’a girdiğinde bu efsane kulağına gider ve hemen düğümü çözmeye çalışır. ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsın düğümü çözemez. en sonunda sinirlenip kılıcını çeker ve düğümü keser. orada bulunan insanlara bakar, gülümseyerek şöyle der : “bakın çözdüm”.
bunu ilk okuduğumda nereden baksan kral hareket demiştim .*
bunu ilk okuduğumda nereden baksan kral hareket demiştim .*
devamını gör...
normal sözlük’te kankacılık
mis gibi bir şey.
sözlükte de kanka yapmamak da ne bileyim.
ben sıkılırım yalnız.
sözlükte de kanka yapmamak da ne bileyim.
ben sıkılırım yalnız.
devamını gör...
palto (öykü)
palto edebiyat dünyası için neden önemlidir? çünkü eserlerde o güne kadar küçük insanlar ve onların dertlerine bu kadar yer verilmez. kitapta anlatılan basit bir memurun havaların soğumasıyla bir palto edinmek için nelere katlandığı. eseri bu kadar etkileyici kılan kimsenin umursamadığı, günü birlik yaşayan ve hatta bazen yaşamakta zorluk çeken bu insanın yaşadığı üzücü olayları bu kadar iyi anlatmasıdır. salon hayatından sonra böyle hayatları da anlatan bir kitap yazılması diğer yazarları da etkiler ve eserlerde toplumun alt kesimini daha çok görür oluruz.
kitapta bir de dikkat çekilen önemli bir karakter de benim için mühim adamdı. mühim adamlar aslında çok mühim olmamalarına rağmen böyle gözükmek için altlarına acımasız davranır, onlarla dalga geçer. her konuştuğunda kibre kapılıp "siz benim kim olduğumu biliyor musunuz" der. karşısında bir insan olduğunun farkında olmaz. onun da duyguları olabileceğini düşünmez. onun için insanları aşağılamak bir güç göstergesidir. günümüzde de böyle mühim adamcıkları bol bol etrafınızda görebilirsiniz.
palto akıcı, okuyanı derinden etkileyen, hiçbir zaman geçerliliğini kaybetmeyecek bir klasik. mutlaka okunması gereken bir kitap.
kitapta bir de dikkat çekilen önemli bir karakter de benim için mühim adamdı. mühim adamlar aslında çok mühim olmamalarına rağmen böyle gözükmek için altlarına acımasız davranır, onlarla dalga geçer. her konuştuğunda kibre kapılıp "siz benim kim olduğumu biliyor musunuz" der. karşısında bir insan olduğunun farkında olmaz. onun da duyguları olabileceğini düşünmez. onun için insanları aşağılamak bir güç göstergesidir. günümüzde de böyle mühim adamcıkları bol bol etrafınızda görebilirsiniz.
palto akıcı, okuyanı derinden etkileyen, hiçbir zaman geçerliliğini kaybetmeyecek bir klasik. mutlaka okunması gereken bir kitap.
devamını gör...
otostopçunun galaksi rehberi
douglas adams tarafından kaleme alınmıştır. yayın hayatına bbc'de radyo tiyatrosu olarak başlamış ancak yoğun ilgi üzerine 5+1'lik bir kitap serisi haline gelmiştir.
serideki kitaplar:
1- hitchhiker's guide to the galaxy (otostopçunun galaksi rehberi)
2- the restaurant at the end of the universe (evrenin sonundaki restoran)
3- life, the universe and everything (yaşam, evren ve herşey)
4- so long, and thanks for all the fish (elveda ve bütün o balıklar için teşekkürler
5- mostly harmless (çoğunlukla zararsız)
+1-the salmon of doubt (kuşkucu somon)
kuşkucu somon'un üvey evlat muamalesi görme sebebi ise douglas adams'ın ölümünden sonra dört bilgisyarından toplanan yazılarla oluşturulmasıdır.
bir çok web sitesinin, teknolojik fikrin ilham kaynağıdır. örnek vermek gerekirse, ilk kitaba ve seriye ismini veren rehber ekşisözlük'e, kitapta bahsedilen babel fish bir simultane çeviri hareketine ilham olmuştur.
serideki kitaplar:
1- hitchhiker's guide to the galaxy (otostopçunun galaksi rehberi)
2- the restaurant at the end of the universe (evrenin sonundaki restoran)
3- life, the universe and everything (yaşam, evren ve herşey)
4- so long, and thanks for all the fish (elveda ve bütün o balıklar için teşekkürler
5- mostly harmless (çoğunlukla zararsız)
+1-the salmon of doubt (kuşkucu somon)
kuşkucu somon'un üvey evlat muamalesi görme sebebi ise douglas adams'ın ölümünden sonra dört bilgisyarından toplanan yazılarla oluşturulmasıdır.
bir çok web sitesinin, teknolojik fikrin ilham kaynağıdır. örnek vermek gerekirse, ilk kitaba ve seriye ismini veren rehber ekşisözlük'e, kitapta bahsedilen babel fish bir simultane çeviri hareketine ilham olmuştur.
devamını gör...
fazla değer vermenin enayilik olması
enayilik değildir. o değerin kıymetini bilmemek ise enayiliktir.
devamını gör...
bir filmin tamamını anlatan tek repliği
"hangisi daha kötü? bir canavar olarak yaşamak mı, iyi bir adam olarak ölmek mi?"
(bkz: shutter island (film))
(bkz: zindan adası (film))
(bkz: shutter island (film))
(bkz: zindan adası (film))
devamını gör...
polisin evli çifti sosyal mesafe kuralı sebebiyle ayırması
akşam aynı evde, aynı odada, aynı yatakta yatacak olan iki kişiden sosyal mesafe talep eden bir polisin işgüzarlığıdır. liyakate göre değil sadakate göre seçim yaparsan yaptıkları işlerden alacağın randımanda bu olur ancak.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın diğerleri, günaydın eksik kalmış yaşar şarkım.
çay filan kurtarmayacak gibi bu sabah beni, içinde beynim olduğundan şüphelendiğim başım feci ağrıyor. kahve verin bana kahve!
çay filan kurtarmayacak gibi bu sabah beni, içinde beynim olduğundan şüphelendiğim başım feci ağrıyor. kahve verin bana kahve!
devamını gör...
yere düşen duş başlığının aniden saldırganlaşması
insanı banyo esnasında tedirgin eden bir olaydır. birdenbire celalleniverir bu başlık. sanki içinde yıllardır biriktirdiği bir şeyler vardır da onun hesaplaşmasını görürüz kendisinde.
devamını gör...
helios (yazar)
helios ile bizim bizzat tanışmamız, hepsi grubunun klip çekimlerinde yaşandı.
genç, gürbüz helios arkadaşımız kamera arkasında, ben makyöz olarak görev aldım ekipte. ekibin kaşını gözünü yaparken devamlı birbirleri ile atışmalarından gelecek bir depremin artçıları yaşanıyordu sanki. helios dedim, bu iş patlar. "parasını alalım da patlarsa da patlasın" lafları hâlâ kulaklarımda çınlıyor, 12 sene olmuş bak olay olalı.
aralık 2008'deyiz, 2019'un başında çıkacak klip için etilerdeki stüdyoda işlerim bitti, kızları pirüpak bir şekilde çekime gönderdim. zaten birbirleri ile devamlı tartışma içerisindeler, çiğdemimi * alıp kenara geçtim ben. aksiyon var sonuçta, kaçırmam.
önce yasemin, cemre'nin yanlış bir hareket yapmasına tutuldu, baştan aldılar, ama gerginlik had safhada, herkes terliyor, ben devamlı makyaj tazeliyorum. sanki sette tüp patlamış, ben bir oraya bir buraya. zannedersin ki 4 kadının birisinin kına gecesi. tam bir saçmalık.
sonra ne oldu? helios'un telefonu çaldı abi. bildiğin telefonu çaldı, cebinde de değil, geride bırakmış. zil sesi de şimdi, çok rencide etmek istemiyorum, söylemeyeceğim neyse.
zaten kibrit görmüş kız kaçıran gibi tüm grubun üyeleri, yine çekime ara verildi, bu sefer bir önceki olaydan suçlu cemre parladı, yok öyle şey olur muymuş, yok kaç saattir sıcaktan pişmişler falan. dostlar, aralık ayı, etilerde, sıcacık çekimdeler. sigara içerken titriyorlar ama. neyse çok gömmeyeceğim.
tabi helios'a gülçin arka çıktı. zaten ben setin başından beri bir kıpırtı, bi kelebeklenme, bi bıngıl durumu seziyordum. gülçin helios'un çalan telefonunu savununca, "ne var canım, az önce de eren'in telefonu çaldı kimsenin sesi çıkmadı" şeklinde durumu normalleştirmeye çalışınca gerilen ipler toptu, kapı açıp kaldı, cereyan yaptı.
çekim bitti ama bir de bize sorun nasıl bitti. hayatımın en zor günü. şu anda gel bana önce 4 kızın, sonra ajda pekkanın makyajını tamamlayacaksın desen, yaklaşmam bile.
demem o ki hepsi grubunun dağılmasının asıl nedeni, helios'un yakışıklılığıdır. bunu birçok platformda anlatasam da, teklifleri reddedip zamanında magazin programlarına çıkmasam da, açıklamak bugüneymiş.
inanmayanlar aha şuradaki şarkıya bakıp ikili arasındaki sıkıntıyı görebilir. hangisi hangisi diye sormayın, çok zaman oldu hatırlamıyorum inanın.
seviliyorsun helios, çok sıkıldım it işinden, en yakın zamanda setlere dönüyorum. umarım daha sık görüşürüz.
edit: heyecandan isimleri karıştırmışım editi.
genç, gürbüz helios arkadaşımız kamera arkasında, ben makyöz olarak görev aldım ekipte. ekibin kaşını gözünü yaparken devamlı birbirleri ile atışmalarından gelecek bir depremin artçıları yaşanıyordu sanki. helios dedim, bu iş patlar. "parasını alalım da patlarsa da patlasın" lafları hâlâ kulaklarımda çınlıyor, 12 sene olmuş bak olay olalı.
aralık 2008'deyiz, 2019'un başında çıkacak klip için etilerdeki stüdyoda işlerim bitti, kızları pirüpak bir şekilde çekime gönderdim. zaten birbirleri ile devamlı tartışma içerisindeler, çiğdemimi * alıp kenara geçtim ben. aksiyon var sonuçta, kaçırmam.
önce yasemin, cemre'nin yanlış bir hareket yapmasına tutuldu, baştan aldılar, ama gerginlik had safhada, herkes terliyor, ben devamlı makyaj tazeliyorum. sanki sette tüp patlamış, ben bir oraya bir buraya. zannedersin ki 4 kadının birisinin kına gecesi. tam bir saçmalık.
sonra ne oldu? helios'un telefonu çaldı abi. bildiğin telefonu çaldı, cebinde de değil, geride bırakmış. zil sesi de şimdi, çok rencide etmek istemiyorum, söylemeyeceğim neyse.
zaten kibrit görmüş kız kaçıran gibi tüm grubun üyeleri, yine çekime ara verildi, bu sefer bir önceki olaydan suçlu cemre parladı, yok öyle şey olur muymuş, yok kaç saattir sıcaktan pişmişler falan. dostlar, aralık ayı, etilerde, sıcacık çekimdeler. sigara içerken titriyorlar ama. neyse çok gömmeyeceğim.
tabi helios'a gülçin arka çıktı. zaten ben setin başından beri bir kıpırtı, bi kelebeklenme, bi bıngıl durumu seziyordum. gülçin helios'un çalan telefonunu savununca, "ne var canım, az önce de eren'in telefonu çaldı kimsenin sesi çıkmadı" şeklinde durumu normalleştirmeye çalışınca gerilen ipler toptu, kapı açıp kaldı, cereyan yaptı.
çekim bitti ama bir de bize sorun nasıl bitti. hayatımın en zor günü. şu anda gel bana önce 4 kızın, sonra ajda pekkanın makyajını tamamlayacaksın desen, yaklaşmam bile.
demem o ki hepsi grubunun dağılmasının asıl nedeni, helios'un yakışıklılığıdır. bunu birçok platformda anlatasam da, teklifleri reddedip zamanında magazin programlarına çıkmasam da, açıklamak bugüneymiş.
inanmayanlar aha şuradaki şarkıya bakıp ikili arasındaki sıkıntıyı görebilir. hangisi hangisi diye sormayın, çok zaman oldu hatırlamıyorum inanın.
seviliyorsun helios, çok sıkıldım it işinden, en yakın zamanda setlere dönüyorum. umarım daha sık görüşürüz.
edit: heyecandan isimleri karıştırmışım editi.
devamını gör...
patiska
çocukluğumu hatırlatır bana. annem bize kıyafet dikeceği zaman sümerbank'a giderdik büyük bir heyecanla. patiska alınacaksa sümerbank olmalıdır illa. çiçekli patiska desenlerini pek severdim. bu arada gençler bilmez ama patiska ve paçalı don ayrılmaz ikilidir.
devamını gör...
krokan
şekerli kavrulmuş fındıklı fransız tatlısı olarak adlandırılır.
devamını gör...
once upon a time in the west
bir sergio leone filmidir. büyük usta harika bir yönetmenlik performansı sergilemiş ağzım açık kaldı ve bu kadar geç izlediğim için kendime çok kızdım.
filmin yapım yılı 1968 dir.
filmin senaryosunu sergio donati, sergio leone, dario argento, bernardo bertoluccii beraber yazmıştır.
oyuncu kadrosunda ise charles bronson, claudia cardinale, henry fonda, jason robards gibi karizmatik isimler vardır.
film 3 saate yakın bir film ve izlerken çok büyük keyif aldım. bir kere oyuncular çok karizmatikti. bol bol çirkin ve karizmatik oyuncu izleme fırsatı sunmuş büyük yönetmen. bu benim çok sevdiğim bir şey. çirkin karizması diye bir şey var hoşuma gidiyor sinema seven arkadaşlar demek istediğimi anlamıştır mutlaka.
film bir tren bekleme sahnesiyle başlıyor. hayatımda izlediğim en ilginç ve en mükemmel sahnelerden biriydi. sahnede çalan müzik ve oyuncuların hiç konuşmaması ortamdaki garip atmosfer hepsi muazzamdı çok etkilendim.
özellikle filmin başında olan bir sahne filmin ana temasını çok iyi anlatıyordu tebessümle izledim. spoiler değil ama bilmek istemeyenler okumasın. öyle kıl tipler vardır çünkü bende onlardan birisiyim. spoiler gibimsi olan yerleri değişik yazı tipiyle yazacağım okumayın lan.
çirkin, kaba karizmatik kovboy sandalyede oturuyor ve suratına sinek konuyor. haliyle rahatsız oluyor. sineği kovmaya çalışıyor üflüyor suratını şekilden şekle sokuyor ama sinek gitmiyor. elini uzatsa sineği kovacak ama yapmıyor silahını çıkarıyor ve silahıyla sineği yakalıyor.
bu kovboyların her işini silahla çözdüğünü çok güzel anlatan bir sahneydi.
ayrıca aklıma şu sözü getirdi. ne zaman testislerine bir sinek konar işte o zaman şiddetin her şeyi çözmeyeceğini anlarsın. bu tarz bir söz vardı.
bir filmin açılış sahnesi ve kapanış sahnesi çok önemlidir ve bu filmin usta yönetmeni sergio leone bunun kesinlikle farkında. açılış sahnesi harika kapanış sahnesi daha harika.
bu filmin bir diğer güzel tarafı ise müziklerinin müthiş oluşu. bu filmi bu kadar güzel yapan şey kesinlikle müzikleri. müzik ve sinemanın uyumuna en güzel örneklerden birisi olmuş.
zaten sergio leone ve ennio morricone ikilisinin şanını bütün sinemaseverler bilirler bu filmde onun güzel bir örneği olmuş.
bazı sahnelerde müzik öyle bir kullanılmış ki sahneden alınan verim iki katına çıkarılmış. bir seyirci olarak çok güzel şeyler hissettiren bir filmdi.
kesinlikle tavsiye ederim.
filmin yapım yılı 1968 dir.
filmin senaryosunu sergio donati, sergio leone, dario argento, bernardo bertoluccii beraber yazmıştır.
oyuncu kadrosunda ise charles bronson, claudia cardinale, henry fonda, jason robards gibi karizmatik isimler vardır.
film 3 saate yakın bir film ve izlerken çok büyük keyif aldım. bir kere oyuncular çok karizmatikti. bol bol çirkin ve karizmatik oyuncu izleme fırsatı sunmuş büyük yönetmen. bu benim çok sevdiğim bir şey. çirkin karizması diye bir şey var hoşuma gidiyor sinema seven arkadaşlar demek istediğimi anlamıştır mutlaka.
film bir tren bekleme sahnesiyle başlıyor. hayatımda izlediğim en ilginç ve en mükemmel sahnelerden biriydi. sahnede çalan müzik ve oyuncuların hiç konuşmaması ortamdaki garip atmosfer hepsi muazzamdı çok etkilendim.
özellikle filmin başında olan bir sahne filmin ana temasını çok iyi anlatıyordu tebessümle izledim. spoiler değil ama bilmek istemeyenler okumasın. öyle kıl tipler vardır çünkü bende onlardan birisiyim. spoiler gibimsi olan yerleri değişik yazı tipiyle yazacağım okumayın lan.
çirkin, kaba karizmatik kovboy sandalyede oturuyor ve suratına sinek konuyor. haliyle rahatsız oluyor. sineği kovmaya çalışıyor üflüyor suratını şekilden şekle sokuyor ama sinek gitmiyor. elini uzatsa sineği kovacak ama yapmıyor silahını çıkarıyor ve silahıyla sineği yakalıyor.
bu kovboyların her işini silahla çözdüğünü çok güzel anlatan bir sahneydi.
ayrıca aklıma şu sözü getirdi. ne zaman testislerine bir sinek konar işte o zaman şiddetin her şeyi çözmeyeceğini anlarsın. bu tarz bir söz vardı.
bir filmin açılış sahnesi ve kapanış sahnesi çok önemlidir ve bu filmin usta yönetmeni sergio leone bunun kesinlikle farkında. açılış sahnesi harika kapanış sahnesi daha harika.
bu filmin bir diğer güzel tarafı ise müziklerinin müthiş oluşu. bu filmi bu kadar güzel yapan şey kesinlikle müzikleri. müzik ve sinemanın uyumuna en güzel örneklerden birisi olmuş.
zaten sergio leone ve ennio morricone ikilisinin şanını bütün sinemaseverler bilirler bu filmde onun güzel bir örneği olmuş.
bazı sahnelerde müzik öyle bir kullanılmış ki sahneden alınan verim iki katına çıkarılmış. bir seyirci olarak çok güzel şeyler hissettiren bir filmdi.
kesinlikle tavsiye ederim.
devamını gör...
normal sözlük’ün ömrünün kısa olacak olması
yazarlar için çaylak sistemi burada da er geç olacak.çürük elmalarında ayıklanacağına inanıyorum.kafa sözlük'ün ömrü bence epey uzun olacak.inşaallah öylede olur..
devamını gör...


