düşünürken yoruldum. anlatamayacağım.
devamını gör...

varolup olmadigi akademik cevreler tarafindan tartisilan fenomen. pax americana, amerika birlesik devletleri'nin, dunyanin bir numarali supergucu haline geldikten sonra saglanan goreceli baris donemine verilen isimdir. pax americana donemi, ikinci dunya savasi'ndan gunumuze uzanan donemdir. ikinci dunya savasi'ndan sonra amerika ve sovyetler birligi'nin guclerinin esitliginden ve yaratabilecekleri terrorun esitliginden dolayi bir dunya savasinin daha cikilmasinin onune gecilmistir. 1991 ile 2001 yillari arasinda amerika, hiperguc yani dunyanin tek buyuk ve sorgulanamz gucu olmus ve dunyanin jandarmasi gorevini ustlenmistir. bu teoriye gore, amerika'nin gucu baska hicbir guc tarafindan sinanamayacagi icin devletler barisi tercih etmislerdir.

pax americana'nin gercek olup olmadigi bir tartisma konusudur. ikinci dunya savasi'ndan gunumuze olan surecte, goreceli bir baris ve huzurdan yararlandigimiz dogrudur. ancak bunun nedeni her zaman amerika olarak gorulmez. mesela soguk savas donemi icin (bkz: balance of terror) ya da gunumuz icin (bkz: pax atomica). bunun yaninda, liberalizm ve institutionalism bu donemlerdeki barisi aciklamak icin kullanilir. artan ic savaslardan dolayi bazi uluslararasi ilskiler akademisyenleri, daha bariscil bir donemde yasamadigimizi da dusunmektedir.

tarihin baska donemlerinde de, superguclerin sagladigi baris ortami icin (bkz: pax romana), (bkz: pax mongolica), (bkz: pax ottomana), (bkz: pax britanica)
devamını gör...

kimseyi takip etmek için bir ölçüt koymam. bugün yazdığı çok hoşuma gider, yarın yazdıkları sinirlerimi hoplatabilir. bu gayet normal ve sırf bu yüzden değerlendirme yapmam. tanımadığım, görmediğim, üç oturup beş kalkmadığım bir yazarı sırf okumak için kriter koymak ne kadar da komik geldi bana. insanlar her şeyi kategorize etme merakı içindeler. maslow'un kankası çoğu. bir grafik, bir piramit, bir hiyerarşi olsun bunlara. sen şusun, bu budur, şu da şundan aparmış, bu da bundan koparmış, bu aslında bunu yapmıştı. aynen benim şimdi yaptığım gibi, üzgünüm. ama şunu itiraf etmeliyim bak. niklerinin altına "şahane yazıyor tebrik etmeliyim" yazısını görünce kendinden geçip orgazm olan tipler var. sırf o yazıyı görebilmek için bir günde yüz entry girebilecek duruma gelebiliyorlar bunlar. benden uzak dursunlar.
devamını gör...

bundan güzel nick olur. (bkz: ağlamakiçinyatağaatlayıpyatağıkıraninsan)
devamını gör...

eğer görece daha zor okunan bir kitap okuyorsanız ihtiyaç duyabileceğiniz durumdur. bazı kitaplar yavaş yavaş sindirilerek okunur. okurken düşünürsün, araştırırsın. böyle kitaplar haliyle hızlı okunmaz, çabucak da bitmez. yanında daha kolay okunan kitaplarla beraber okunursa da tadından yenmez.
devamını gör...

tam olarak karşılamasa da 2 gruba ayırabiliriz bu ihtiyacı. 1. kısım daha masumdur maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinin son basamağındaki kendini gerçekleştirme ihtiyacı gibi bir nevi gerekliliktir ama son aşama olduğundan en son gerekliliklerden biri diyelim. yine de masumane bir şey neticede.
bir de patolojik beğenilme arzusu vardır yani patolojik narsisizm. bu bir miktar sakıncalıdır. kişi burada da ihtiyaç hisseder ama çevresini de yakıp yıkar aynı zamanda.
devamını gör...

reklamdaki erkeklerlede gerçek hayatta karşılaşılmaması durumuyla eş değerdir.güzel ve yakışıklı oldukları için reklamdalar.
devamını gör...

en sevdiğim yunan tanrısı.
ah pelgas cigoladalı bastamm.
devamını gör...

kurallar niye var? bunun cevabını bulabilmemiz için, kuralların çıktığı yere bakmamız lazım.
neresi orası?

din olabilir,
mesela yerleşik hayata geçişte iklim değişikliği ve nüfus artışının etkili olduğu yönündeki genel kanaatin aksine dinin önemli bir payı olduğu göbekli tepe kalıntılarından yola çıkılarak ifade ediliyor. göbekli tepe'de bildiğiniz üzere bir tapınak var ve etrafında başka bir yerleşim yeri yok. ve bu tapınaklarda yapılan törenlerde çok fazla et tüketildiği, bu kadar et tüketiminin sadece avcılık ve toplayıcılık ile karşılanamayacağı bu sebepten tarım ve hayvancılığa geçildiği anlatılıyor.*
yani hem yerleşik hayata geçişte hem de kural dediğimiz şeyin kaynağında din olgusu yatıyor olabilir, sonuçta din dediğimiz şey de bir kurallar bütünü.
tabii ki bu yaratılışçı görüşü destekleyen bir bakış açısı.

ticarettir belki de mal canın yongası sonuçta. parayı bulmamıza gerek yok takas yaptığımızı düşünelim, işin içinde menfaat var. ve illa ki birimiz daha güçlüyüz. aramızda bir uyuşmazlık çıksa nasıl çözeriz? kaba kuvvet de bir yere kadar sonuçta.

kaynağına ister din diyelim; semavi dinlerde insanın doğası öngörülerek bir takım kurallar getiriliyor. şunu yapma bunu yapma. neden? çünkü insan doğası gereği günah işlemeye meyilli ve doğru yol ona gösteriliyor peygamberler aracılığıyla. gücünüzü kötüye kullanmayın diyor yani.

istersek de insanın tarihsel süreçte tekamülünü kendi başına gerçekleştirdiğini kabul edelim; böyle bir durumda da yine insanı insan yapan değerler, bilgi, güç, menfaat ilişkileri gibi kavramlar karşımıza çıkıyor. insan bir kurala ihtiyaç duyuyor nihayetinde.
kişilerden olaylardan bağımsız, eğilip bükülemeyen herkesin kabul ettiği bir kural arıyor ki huzuru kaçmasın.
(bkz: adalet)

sonuç olarak bize verilmiş bir güç var ve bu gücün kötüye kullanılmaması lazım ama kural koyanlar da uygulayanlar/uygulamayanlar da güç sahibi. yani bu gücün bir karanlık tarafı bir de aydınlık tarafı var.

may the force be with you!

edit: yazım hatası.
devamını gör...

kalp kırmak.
devamını gör...

artırılması gereken mutluluktur.
devamını gör...

ece-fazıl say çiftinin evlilikleri üzerinden tartışılan konu bugünlerde.
bana aşırı mantıklı geldi. herkes evinde yaşıyor eşinin evine misafir oluyor. böylelikle kimse düzeninden vazgeçmiyor ve alışkanlıklarını değiştirmek zorunda kalmıyor.
ayşe arman da bir dönem bu tarz evliliği çok savunmuştu diye hatırlıyorum.
karı-koca olunca ille de aynı evde yaşamak gerekmiyor ama çocuk olunca bu sistem zorlaşır sanki. o zaman bu şekilde başlayıp aynı evde yaşanabileceğine emin olunca da çocuk sahibi olunabilir.
devamını gör...

islamı bilmeden müslümandım.öğrenince ateist oldum. bunlar da her bilimi yutmuş gibi bizi bilmeden inkar etməklə itham ediyor. ben islamın iddialarına kurandan dəlil aramaya çıkınca ateist oldum. yolu açan ilk uydurma bilgi de islamın köleliği yasakladığı yalanı. kuranda bir tane kölelik yasaktır ayeti bulamayınca koptu kayış. kuran tekrar tekrar okuyup araştırdım ve sonu. bu. bu saatten sonra sizin iddialarını sivri sinek
devamını gör...

bülent ortaçgil şarkısı; yollarımız hiç kesismemiş şu eylül akşamı dışında.... aynı anda başka insanlara
seni seviyorum demişizdir..
mutlak güven duygusuyla
başımızı başka omuzlara dayamışızdır
olamaz mı? olabilir
onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında....
devamını gör...

(bkz: su çok güzel gelsene)
devamını gör...

yav he he.
devamını gör...

bunca zamandır hayatıma kattığı sayısız güzellik ve hiçbir koşulda eksik etmediği desteği için kendisine sonsuz teşekkürü borç bildiğim çok değerli ve bir o kadar da tatlış, bir tanecik yazar arkadaşım, minik kuşum, gece tanrıçası.*

uzun zamandır kendisine şöyle güzelinden bir nickaltı yazmak istiyordum. düşüncelerimi toparlamak ve ifade etmekte zorlanan biriyimdir genelde o yüzden de epeyce beklettim minik kuşumu.*

neredeyse sözlüğe geldiğim ilk zamanlardan beri yanımda kendisi. hiçbir zaman ve hiçbir koşulda eksik olmasın da.* hayatımın belki de en zor döneminde tanıdım minik kuşumu. hayata küstüğüm, hayatla bağlarımı koparmak istediğim bir zaman diliminde... sonra bir gün ansızın, güneşin doğuşuyla birlikte gelip büyüleyici ötüşüyle insanın içini yaşama sevinciyle dolduran o tatlı minik kuşlar gibi penceremde belirdi biricik kuşum.*

ve o günden sonra sevgili sözlük, hayatım tam anlamıyla güzelleşmeye başladı. hayaller kurmaya başladık kuşumla beraber. uzun bir yapılacaklar listemiz var mesela:*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

minik kuşumla bir karara vardık; pes etmeyeceğiz ve hayallerimizi mutlaka gerçekleştireceğiz.

ama söz verdik. ilk işimiz, paris sokaklarında bisiklet sürmek olacak.*

ve yaşadığımız ve yaşayacağımız bütün zorlukları aşacağız birlikte.

güzel günler göreceğiz,
güneşli günler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(bu arada umarım kendisine en kısa zamanda şöyle tam istediği gibi minnoş bir kediş bulur ve birlikte günaydın sözlük başlığını kedi fotoları ile istila ederiz kikikikiki)*

şöyle bişi:


hazır buraya kadar gelmişken, birkaç fotomuzu da paylaşmadan gitmeyelim di mi?*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendisine verilmeyen ilgi, sevgi, onay gibi duygusal ihtiyaçlarını hak etmediğini düşünerek başkalarının ona veremediklerini kendisiyle ilişkilendirmek, parçadan yola çıkarak bütüne varmak mesela sevilmediğini hissediyorsa "ben zaten sevilmeyi hak etmiyorum" gibi düşüncelere kapılmak. oysa her insan, sevilmeyi hak eder, onun sevilip sevilmemesi bazen kendisinden değil, karşısındakinin sevme kapasitesiyle ilgilidir. en acıklı beklenti aslında, sevme kapasitesi düşük birince sevilmeyi beklemektir. bu çok mantıksızdır, onda olmayanı istemektir, kendisinde olmayanı sana nasıl versin?
devamını gör...

evet kulüpler birliğinin gelmesiyle kurduğum kulüptür. canın mı sıkılıyor, tatilin mi bitti banane alümimyum! şaka şaka at kendini kulübümüze zaman olsun sana akan su! kulübümüzde seviyesiz muhabbetler yasak olup, insanlıktan nasibini almak zaruridir.

kanal linki için link başvurusu turuncumda! gıybeti neden sevdiğinize dair bir cümleyle başvurabilirsiniz! (bkz: swh)
devamını gör...

gelmesi gereken bir özelliktir. en azından kendi tanımımızı favorileyebilmemiz lazım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim