korkudur bazen. bir insanın tavırlarının size ve hayata karşı öngörülemez oluşundan, sonrasında ne yapacağını kestirememekten gelen büyük belirsizlikten korkarsınız. duyulan büyük sözler, büyük yeminler; siz ayakta güçlükle dururken size doğru yıkılıverecekmiş gibi kendisini bırakmasıdır. oysa bir dostluk ya da aşk ilişkisi denge demektir.
devamını gör...

"sevda bir ateş buldu sende, eğilip öptü seni
artık kimse denizi bilmiyor.

dirseklerini masaya koyuşundan belli
gelip geçen bir günü bitirmek istemediğini
sevda bir umut buldu sende.

ey bir yolcu listesinde bir ölüyü arayan
artık kimse gözlerini bilmiyor.

şunu imzala
bir mektup, bir telgraf alındısı değil
unutulmuş bir sevdadır kapısını çalan
ve sevimsiz bir terlik gibi duran odan
kimse artık bir şey giymek istemiyor.

sonra bir pencereden kendine
ayışığı gibi vuran sen
ne sana na başkasına benziyor.

ve işte bir dip balığı su boşluğunda
çırparaktan yüzgeçlerini
hiç kimseye uymayan bir mevsim öneriyor."
devamını gör...

eski felsefelerinizi getirin, yenisini götürün adlı kampanyalara ihtiyaç var.

güncelleme şart. tek bir söz değil sözler zinciri olmalı. anca kesmeli. okuyup okuyup aynı şeylerle tekrara düşmemeli. düşünüyormuş gibi yapmamalı. her şey zoraki olmamalı. çok konuştum hayat felsefesi yapılacak en güzel söz aşağıdaki görseldedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün içimde hep çiçekler açtı, dört duvarın içinde kilometrelerce uzaklara uzandım. şimdi de tüm mahalleye amme hizmeti olsun diye açtım son ses radyoyu. bir biz iyi hissetmeyelim değil mi?
devamını gör...

kalbine bir sor, böyle yaşanır mı hiç?

-tolstoy, insan ne ile yaşar isimli kitabından-
devamını gör...

gayet, gaaaayyyeeett, son derece kötü bir perşembe. ama 21:00'de bitecek. en azından 2 saatliğine. güzelcim 1 saat de şarkı koy yayın sonuna, şu lanet günü bitirelim olmaz mı?

son 35 dakika!
devamını gör...

bir sesten ne kadar nefret edebilir ki bir insan?
hayır yavaş yürüyeyim diyorum işe yaramıyor. sırf ses çıkmasın diye ayakları sürüye sürüye ilerliyorum.
(bkz: aynı zamanda güzel bir nick olabilr bence. ne dersiniz?)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insan ne olursa olsun ölüm herkesi eşitler diye düşünürüm hep. herkesin en eşit olduğu yer o mezardır. istediğin kadar zengin ol ya da fakir ol, okumuş alim ya da cahil vasıfsız biri ol farketmez herkes o çukura girer ve herkesin üstünde aynı kefen vardır. her şey gelip geçici olsun, yalan dolan olsun hatta bu hayat bir oyun, bir sahne olsun yine de ölüm tek gerçektir. buna inanıyorum.
toplumun her kesiminden insanlardan oluşan 5 farklı hikaye okuyoruz. insanların ekonomik düzeylerinin ölümlerini ne kadar etkilediğini hatta ölülerin ardından okunan duaların bile kiliseye ödenen parayla orantılı olduğunu, insanın her koşulda önce kendisini önemsediğini ve düşündüğünü ve aslında ölüme ne kadar aşina ve kayıtsız olduğumuzu okuyoruz kitapta.
sonra durup düşünüyoruz mutlaka, ölüme karşı sahip olduğum his ne? kayıtsız mıyım bu kadar? biri öldüğünde gerçekten onun için mi üzülüyorum yoksa bir noktada kendi pişmanlıklarım ve keşkelerim mi üzüldüğüm? sen gittin ben şimdi ne yapacağım derken ne kadar bencilim?

bu kitap bir nesne olsaydı ingiliz anahtarı olurdu. hiç tadına baktınız mı bilmiyorum ama ben küçükken böyle bir manyaklık yapmıştım. metalimsi insanı huzursuz eden bir tat. ayrıca gri olması huzursuzluğumu katlamıştı. atmak bir daha dokunmamak istemiştim ama atamadık çünkü gerekli bir edevattı. bu yüzden varlığını kabul edip gerekmedikçe dokunmadım ve tabiki bir daha her bulduğumun tadına bakmadım. öyle işte
devamını gör...

söz ve müziği ümit sayın'a ait olan 2011 çıkışlı leman sam tarafından seslendirilen şarkı.

taşırım ben hasretin yükünü
acılarım koynumda sır gibi
açarım baharda çiçek gibi
dolarım içine gün gibi
yeter ki sen üzülme
kendine dert etme
varsın uzasın yollar
sen aşkımdan vazgeçme
karışır hüzünlenirim sen aldırma
susar dillerim yanarım ben aşkınla
karışır hüzünlenirim sen aldırma
tenimde taşırım kokunu hala
taşırım ben hasretin yükünü
acılarım koynumda sır gibi
açarım baharda çiçek gibi
dolarım içine gün gibi
devamını gör...

çoğu kişinin gerçekleştiremediği arzusunu gerçekleştirebilecek kadar parası var demek ki.
devamını gör...

isterseniz 10 tane takın eğer karşınızdaki kişi korona hastası ie ve maske takmıyorsa ya da taktığı maske koruyuculuk işlevini yitirmişse üzülerek söylüyorum ki o virüs çok yüksek ihtimalle bulaşır. önemli olan, korona hastasının maske takmasıdır. e doğal olarak hepimiz potansiyel korona hastası olduğumuza göre, hepimizin maske takması bulaş oranını düşürmek adına hem bir mecburiyet hem de görevdir.

kamu spotu: mas-ke tak mas mas-ke tak.
devamını gör...

günaydın sözlük...

ama öyle bağlı bulunduğunuz şirket, ürün yönetimini beceremeyip, perakendenin mantığına aykırı olarak, doğru ürünü, doğru zamanda, müşteriye sunamamış da; ay sonunda ''ne bu hedefler'' ''yok size prim mirim'' çıkışı sonucunda, toplantının ortasında dalıp giderek, yöneticinizi/patronunuzu 23 farklı şekilde öldürme hayalleri kurmuşsunuz gibi bir günaydın değil elbet...

hepinizin içinde şuncacık da olsa bir (bkz: mandıra filozofu) bulunduğunu düşündüğümden, istatistikten, veriden, hedeften, stressten, dolar kurundan, gelecek endişesinden, geçim derdinden çoook uzak bir günaydın...

''i have a dream !'' li bir günaydın...
anarşik bir günaydın...
bay creedy'lerden, sutler'lardan uzak,
''bu maskenin altında etten fazlası var. bu maskenin altında bir fikir var'' lı,
'' ve fikirlere kurşun işlemez'' li, bir günaydın...
devamını gör...

lisedeyken yurtta kalıyordum, daha ilk senenin ilk aylarındaydık, belletmeni, arkadaşları yeni yeni tanımaya başlamıştık. birinin bir eşyası kaybolmuştu. hepimizi yemekhaneye topladılar, odalarımızda arama yaptılar, yatak, yastık, dolap ne varsa her şeyimizi didiklediler. hırsız kim çıkacak diye çok korkuyorduk çünkü ya birisi çalıp dolabımıza koyarsa yani bir iftiraya maruz kalırsak diye ağlaşıyorduk. nitekim, bir sınıf arkadaşımın yastığının altında o eşyayı buldular. kızcağız "ben çalmadım, birisi çalıp benim yastığımın altına koymuştur" diyerek ağlamaktan helak olsa da belletmen, kızı hırsız ilan etti, okuldan, yurttan attırdı. ama ben kızın masum olduğuna inanıyordum, hislerimde yanılmam genelde..2 sene sonra tüm velilerin şikayeti ile yaptığı bir hareketten dolayı o belletmen de okuldan ve yurttan atıldı. ben de bunu o kızcağızın ahı tuttu ve ilahi adalet olarak yorumluyorum..
devamını gör...

istiklal ve hürriyet benim karakterimdir.
devamını gör...

hafif bir gıcıklanma, hafif bir titremeyle beraber sıcaklık üzerine de mutluluk hissettiğim durum. fav verince de bir "oynama huylanıyom" olmuyor değil.
devamını gör...

peki aynı şey favoride de oluyor mu dediğim durumdur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yanlışlıkla paylaştığını iddia ediyor.

kaynak
devamını gör...

aslında yanlış olan uygulama, doğrusu şırınga ile elma sirkesinin damardan vermeniz ya da lavman ile mabadınızdan zerk etmeniz olmalıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mozaik pasta.
3 tane olgun muz çatalla ezilir. 2 yemek kaşığı kakao, 1 yemek kaşığı bal, 1 su bardağı yulaf, isteğe göre ceviz eklenir. streç filme sarılıp buzluğa atılır. sonra çıkarıp kesip yiyebilirsiniz. afiyet olsun.
devamını gör...

geceye gizem ve güzellik katan, ayın en çekici hali.

ne zaman dolunay olsa,
kaldırıp başımı baksam ona,
kimler bakıyor diye düşlerim,
içlerinde acaba var mıdır ruh eşim?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim