stefan zweig
zweig'ın telaffuzu pek bilinmez. herkesin ağzından "sıtefan zıvayg" dökülür. lakin bu telaffuz çok yanlış. ortamlarda "abi zıvayg ne kadar büyük yazarmış ya la" - "kızım zıvayg çok romantik yazıyor ayol" *, gibi sözlere lütfen aldanmayınız. bu kişiler ellerine pek kitap alan kişiler olmasa gerek. veya alıyorlardır ama telaffuzunu bilmiyorlardır en basit haliyle ve öğrenmemişlerdir. o yüzden biz insanlar napıyoruz, yabancı isimleri söylemek için telaffuzlarını öğreniyoruz. veya dil öğrenmek de bir çözüm.
zıvayg demek nietzsche'yi ni - (y)- et-zı-çe gibi okumaya benzer. (hızlıca okumayı deneyin, tökezleyeceksiniz.) *
tabii diyebilirsiniz, "ben yabancı kelimeleri de yazıldığı gibi okuyorum." o zaman sizi alkışlarım. ayakta hem de. çünkü gerçekten de güzel bir prensip fakat yetersiz olduğunu düşünüyorum o ayrı. stefan zveig diye okursunuz böylece olur biter.
peki, o soruya geldik. peki be adam nasıl okuyalım bu kadar çıktın tepemize!(caps lock açık) est. canım... şitefan siveyg olarak okuyabilirsiniz. veyahut sıtefan siveyg olarak da olur. sivayg olarak da olur. farklı sürümleri mevcuttur efendime söyleyeyim. kombine edebilirsiniz kendi zweig'ınızı. zweig'ını kombin et, zweig'ını giydir. zweig'ını yarat! ama z harfi... o z harfi olmamalı...
z'ye hayır, s'ye evet.
zıvayg demek nietzsche'yi ni - (y)- et-zı-çe gibi okumaya benzer. (hızlıca okumayı deneyin, tökezleyeceksiniz.) *
tabii diyebilirsiniz, "ben yabancı kelimeleri de yazıldığı gibi okuyorum." o zaman sizi alkışlarım. ayakta hem de. çünkü gerçekten de güzel bir prensip fakat yetersiz olduğunu düşünüyorum o ayrı. stefan zveig diye okursunuz böylece olur biter.
peki, o soruya geldik. peki be adam nasıl okuyalım bu kadar çıktın tepemize!(caps lock açık) est. canım... şitefan siveyg olarak okuyabilirsiniz. veyahut sıtefan siveyg olarak da olur. sivayg olarak da olur. farklı sürümleri mevcuttur efendime söyleyeyim. kombine edebilirsiniz kendi zweig'ınızı. zweig'ını kombin et, zweig'ını giydir. zweig'ını yarat! ama z harfi... o z harfi olmamalı...
z'ye hayır, s'ye evet.
devamını gör...
girişimsel radyoloji
--- alıntı ---
girişimsel radyoloji ise son yıllarda hızlı ilerleme kaydeden bir yan dal olup, radyolojinin tedavi edici bölümüdür. günümüzde hastaya ve işlem yapılan dokuya en az zarar veren, hastanede kalış süresini kısaltan, bakımı kolay, genel anestezi ihtiyacı olmadan gerçekleştirilebilen, komplikasyon oranı ve maliyeti düşük yeni tedavi yöntemleri hızla uygulamaya girmektedir.
girişimsel radyoloji, bu prensiplere uygun bir şekilde geliştirilmiş, temelleri 60’lı yıllara dayanan, birçok farklı hastalıkta ameliyatsız tedavilerin yapılmasına olanak sağlayan yeni bir yan dal olup radyoloji bilim dalı bünyesinde girişimsel radyologlar tarafından uygulanmaktadır.
girişimsel radyoloji de amaç görüntüleme yöntemleri olan ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, anjiyografi ve manyetik rezonans kılavuzluğunda ciltten girerek damarların içinden veya başka çok farklı damar dışı yollardan milimetrik, ince materyaller ve cihazlar ile hastalığa ulaşarak tedaviyi ameliyatsız bir şekilde gerçekleştirmektir.
girişimsel radyolojik tedavilerin çeşitliliği son zamanlarda hızla artmakta ve teknolojinin gelişmesine paralel olarak ortaya çıkan yeni teknikler birçok hastalığın girişimsel yöntemlerle tedavisini mümkün kılmaktadır.
--- alıntı --- buradan
girişimsel radyoloji ise son yıllarda hızlı ilerleme kaydeden bir yan dal olup, radyolojinin tedavi edici bölümüdür. günümüzde hastaya ve işlem yapılan dokuya en az zarar veren, hastanede kalış süresini kısaltan, bakımı kolay, genel anestezi ihtiyacı olmadan gerçekleştirilebilen, komplikasyon oranı ve maliyeti düşük yeni tedavi yöntemleri hızla uygulamaya girmektedir.
girişimsel radyoloji, bu prensiplere uygun bir şekilde geliştirilmiş, temelleri 60’lı yıllara dayanan, birçok farklı hastalıkta ameliyatsız tedavilerin yapılmasına olanak sağlayan yeni bir yan dal olup radyoloji bilim dalı bünyesinde girişimsel radyologlar tarafından uygulanmaktadır.
girişimsel radyoloji de amaç görüntüleme yöntemleri olan ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, anjiyografi ve manyetik rezonans kılavuzluğunda ciltten girerek damarların içinden veya başka çok farklı damar dışı yollardan milimetrik, ince materyaller ve cihazlar ile hastalığa ulaşarak tedaviyi ameliyatsız bir şekilde gerçekleştirmektir.
girişimsel radyolojik tedavilerin çeşitliliği son zamanlarda hızla artmakta ve teknolojinin gelişmesine paralel olarak ortaya çıkan yeni teknikler birçok hastalığın girişimsel yöntemlerle tedavisini mümkün kılmaktadır.
--- alıntı --- buradan
devamını gör...
uzun entrylerin okunmaması
bazen yazının sığlığı anlaşılmasın diye dolambaçlı cümlelere başvurulur. belki de o yazılar derin mana taşır, biz anlayamayız. uzun ya da kısa, en güzeli anlaşılır cümlelerle yazabilmek ve okuyabilmektir.
devamını gör...
shoshone
şoşon. kuzey amerika'da yaşayan, uto - aztek dili konuşan bir kızılderili kabilesidir. kendilerine newe deselerde, büyük yüksek otlardan ev yaptıkları için, diğer kabileler tarafından shoshone yani "çim ev insanları" olarak, beyazlarsa "snake", "yılan" kabilesi olarak adlandırırlar.
eskiden sadece nevada civarında yaşıyorken, sonraları wyoming'de doğu shoshone, idaho'da kuzey shoshone, utah, nevada ve california'da yasayanlar batı shoshone olarak anılmışlardır. lewis ve clark'ın batıyı keşif gezisinde onlara yardım eden sacajawea adlı kadın bu kabiledendir.
ilk başlarda beyazlarla araları iyi olsada, onlardan geçen bulaşıcı hastalıklar yüzünden çok kayıp verdiler ama buna rağmen, beyazlar çoğaldıkça çatışmalar başladı. 1863'de bear river katliamında kabilenin çoğu kadın, çocuk 410 üyesi öldürüldü ama kabilenin diğer boyları 1868 yılına kadar a.b.d ordusuyla savaştılar. 1878 yılında bannock savaşında yenildikten sonra rezervasyonlara kapatıldılar.
a.b.d ordusuna karşı savaşmalarına rağmen, eski düşmanları olan sioux, cheyenne ve arapaho'lara karşı a.b.d askerleriyle birlikte savaşmışlardır.
bugün bu beş eyalettede rezervasyonları bulunmaktadır.
eskiden sadece nevada civarında yaşıyorken, sonraları wyoming'de doğu shoshone, idaho'da kuzey shoshone, utah, nevada ve california'da yasayanlar batı shoshone olarak anılmışlardır. lewis ve clark'ın batıyı keşif gezisinde onlara yardım eden sacajawea adlı kadın bu kabiledendir.
ilk başlarda beyazlarla araları iyi olsada, onlardan geçen bulaşıcı hastalıklar yüzünden çok kayıp verdiler ama buna rağmen, beyazlar çoğaldıkça çatışmalar başladı. 1863'de bear river katliamında kabilenin çoğu kadın, çocuk 410 üyesi öldürüldü ama kabilenin diğer boyları 1868 yılına kadar a.b.d ordusuyla savaştılar. 1878 yılında bannock savaşında yenildikten sonra rezervasyonlara kapatıldılar.
a.b.d ordusuna karşı savaşmalarına rağmen, eski düşmanları olan sioux, cheyenne ve arapaho'lara karşı a.b.d askerleriyle birlikte savaşmışlardır.
bugün bu beş eyalettede rezervasyonları bulunmaktadır.
devamını gör...
din
kurallar bütünüdür. toplumu düzen içinde tutmanın yollarından biridir. içinde bolca emirler ve yasaklar bulunması da bunun kanıtıdır. insan üstü varlık tarafından oluşturulduğuna inanmak ve inandirilmak ise bu kurallara ihtiyacın ne kadar fazla olduğunu kanıtlar. insan için yapılmayacak ya da yapmaya değer görülmeyecek her şey din tarafından rahatlıkla yaptırılabilir. günümüz için bilgiye ulaşmak kolaylastikca dine duyulan ihtiyaç azalır. (bkz: deizm) kavramı son 30 yılda çok fazla kullanılır oldu. bu da şu demek oluyor kitaplar yalan yaratıcı gerçek. insanın evrilmis mi yoksa çamurdan dirilmis mi olduğuna karar veremediğimiz için bir milat olmadığı için, daha doğrusu hala havada duran bir su balonu. ne zaman patlar bilemeyiz. inanç noktasında ise inanclilarin inancsizlara ya da inancsizlarin inançlara yaklaşımı rahatsız edici. insan bireysellikten uzaklaştığı andan beri inanmak zorunda bırakılmıştır. yani inanç bir toplumsal dayatmadir. bu nedenle altından kalkamadigimiz bir yük haline dönüşmektedir. son geldiğinde hepimiz rahatlayacagiz. dayatmalar ile toplum normalleri ile maalesef insan an be an korelmeye ureticiligini kaybetmeye devam ediyor. bilim gelişirken sanatın yok olmasi da buna güzel bir kanittir. diyeceksiniz ki daldan dala atlamış uzatmissin, doğru. ne zaman kendi kendime konuşsam hep uzuyor. altından kalmayinca da saçmalamaya başlıyorum. ama bunu kuralları belirleyenler sayesinde yaptığımı unutmuyorum. bu değilim. fazlasıyim ama susturuluyorum. isyan edecek yaşım da geçti. çaresiz kabullenme, toplumun istediği gibi yaşama ve buna benzer türlü saçmalıklar ile sıradaki olacakları bekliyorum. şunu da belirtmek isterim ki sanayi devrimi öncesi bir çağda yaşamış olsaydım keşke. söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
deniz gezmiş
25 yaşında kendini vatan uğruna gözünü bile kırpmadan feda etmiş yiğit devrimcidir. kendisinin de söylediği gibi vatan, onu parsel parsel satanların değil, uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır.
devamını gör...
sağını solunu bilmemek
yalnız olmadığıma çok sevindiğim başlık. aslında uzunca yıllardır ayırt edebiliyorum ama yine birisi aniden” sağdaki 2. dosyayı uzatsana” veya “sol en alt çekmeceden alsana” derse o an bir karmaşa yaşıyorum. en uyuz olduğumda yol tarifi isteyen taksiciler o yüzden direk taksi çağırmadan konumu ve adresi girip kurtuluyorum.
ha bu arada yön duygum benimde yok. neyimiz var acaba bizim, ölecek miyiz?
ha bu arada yön duygum benimde yok. neyimiz var acaba bizim, ölecek miyiz?
devamını gör...
hand schuller-christian hastalığı
kafatasında litik lezyonlar,diyabetes insipidus ve egzoftalmus(gözün dışarıya doğru çıkıntı yapması) ile karakterize hastalıktır.
devamını gör...
beni bilen bilir tarzı savunma
omnipotent düşünme.
normalde ergenlikte pik yaptıktan sonra azalarak yok olması beklenir ama bazı süper star arkadaşlar 24 saat izlendikleri sanrısından kurtulamazlar maalesef.
evet, sizi en iyi freud ve piaget biliyor devam edin.
normalde ergenlikte pik yaptıktan sonra azalarak yok olması beklenir ama bazı süper star arkadaşlar 24 saat izlendikleri sanrısından kurtulamazlar maalesef.
evet, sizi en iyi freud ve piaget biliyor devam edin.
devamını gör...
gigantizm
çocuklarda büyüme hormonunun fazla salınmasıyla beraber epifizyal plak henüz kapanmadığından, uzun kemiklerde aşırı büyümeyle seyreden "gigantizm" hastalığı gözlenir.
gigantizm: devlik.
gigantizm: devlik.
devamını gör...
hayatın dönüm noktaları
intihar edip başaramadığınız an.
18 ve 20. yaş günleri.
anne baba olduğunuz an
sınavı bir puanla kaybettiğiniz an
sevdiğiniz bir şairi öldükten sonra tanıdığınız an
her şeyin aslında boşa gittiğini , bir gün o yataktan cansız bedeninizin çıkacağını anladığınız an.
kedinizin doğum yapıp size dünyanın en güzel duygularını yaşattığı an.
o treni kaçırdığınız an.
vs.
18 ve 20. yaş günleri.
anne baba olduğunuz an
sınavı bir puanla kaybettiğiniz an
sevdiğiniz bir şairi öldükten sonra tanıdığınız an
her şeyin aslında boşa gittiğini , bir gün o yataktan cansız bedeninizin çıkacağını anladığınız an.
kedinizin doğum yapıp size dünyanın en güzel duygularını yaşattığı an.
o treni kaçırdığınız an.
vs.
devamını gör...
ölmek istemek
bugün çok sevdiğim bir arkadaşımın böyle bir girişimde bulunmaya çalıştığını öğrendim ve oldukça endişelendim.
ölmek istemek aslında gerçekten hayatı güzel yaşamak isteyen,bir yerden sonra maruz kaldığı kötü olaylardan, düşüncelerden sıyrılmak için tek çarenin hayattan bağını koparmak olduğu inancına sahip olan kimselerin tek çıkar yol olarak gördüğü bir istektir.
belki de sesimi duyun,beni fark edin çırpınışıdır ama emin olduğum tek şey var ki bu kişiler asla gerçekten ölmek istemez,son bir umut ışığı arayışı hep devam eder.ta ki tek bir ışık pırıltısı kalmayana dek..
ölmek istemek aslında gerçekten hayatı güzel yaşamak isteyen,bir yerden sonra maruz kaldığı kötü olaylardan, düşüncelerden sıyrılmak için tek çarenin hayattan bağını koparmak olduğu inancına sahip olan kimselerin tek çıkar yol olarak gördüğü bir istektir.
belki de sesimi duyun,beni fark edin çırpınışıdır ama emin olduğum tek şey var ki bu kişiler asla gerçekten ölmek istemez,son bir umut ışığı arayışı hep devam eder.ta ki tek bir ışık pırıltısı kalmayana dek..
devamını gör...
fizibilite
ingilizce feasibility kelimesinden gelen; bir şeyin yapılabilir, uygulanabilir olduğunu belirten bir tanımdır. bunun için hazırlanan rapora fizibilite raporu veya fizibilite etüdü denir. illa ki türkçesini kullanacağım diyorsanız yapılabilirlik raporu olarakta kullanılır.
genelde dört aşamadan oluşur. konu ekonomik, teknik ve finansal açıdan araştırılır, dördüncü aşama yasal araştırmadır ama ülkemizde ileri demokrasi olduğu için buna pek bakılmaz. gavur dediğimiz adamlar bu rapora bakmadan adım atmazlar ama bizde genelde kervan yolda düzülür mantığı ile hareket edildiğinden hele başlayalım, bakalım ne olacak tadındadır.
genelde dört aşamadan oluşur. konu ekonomik, teknik ve finansal açıdan araştırılır, dördüncü aşama yasal araştırmadır ama ülkemizde ileri demokrasi olduğu için buna pek bakılmaz. gavur dediğimiz adamlar bu rapora bakmadan adım atmazlar ama bizde genelde kervan yolda düzülür mantığı ile hareket edildiğinden hele başlayalım, bakalım ne olacak tadındadır.
devamını gör...
cehalet ve aptallık çağı
içinde bulunduğumuz çağ.
bilişim çağının bilgiye kolay erişim getirmesiyle tam tersi olması beklenirken, bilginin sorgusuz kabulü ile birlikte cehalet çağına sürüklenmiş bulunduk. bilgiye erişimin zor olduğu dönemlerde insanlar bilgiye ve çözüme ulaşmak için epey çaba sarfederken içinde bulunduğumuz çağda dijital ortamda gördüğümüz herhangi bir şeyi koşulsuz kabul ediyoruz. dijital ortamda görülen çoğu bilginin bir kaynağı ya da temeli olmamasına rağmen sorgulanmıyor. gelelim bunun 'bence' sebeplerine:
- bilgi kirliliği
arama motorlarında bir şey arayalım ya da aramayalım önümüze alakalı-alakasız yüzlerce bilgi yığılıyor. bunların %90 kadarı 'çöp' bile olmayacak kalitede. siyasi bir örnekle gidelim: siyah arka plana beyaz yazı ve mevzu bahis şahsın fotoğrafının yapıştırılmasıyla bir kaynak yaratılıyor. evet yaratılıyor çünkü doğru ya da yanlış olması önemli değil. nasıl olsa bunun alıcısı olan milyonlarca aptal var.
-gönüllü cehalet
covid ve pandemi konusunda iyice ayyuka çıkan konu bu oldu. zavallı bill gates örneğinden gidelim mesela. bu adam afrika'da çocuk felcinin kökünü kurutan adam.(vakfıyla birlikte tabii). milyar dolarlar harcayıp yüzbinlerce hatta milyonlara insanı aşıladı. geleceğe dair doğru tahminler yürüttüğü için(ki tutmayan çok tahmini de vardır) covid'i icat edip test ve aşı yoluyla beynimize çip yerleştirdiği iddia ediliyor(hem de bedava). buna neden gönüllü cehalet diyoruz? bunun zırva olduğunu herkes biliyor ama cehaleti tercih eden bir kitle var. bu insanlar kandırılmıyorlar, cehaleti tercih ediyorlar.
özetlemek gerekirse içinde bulunduğumuz dünyadan ve z kuşağından(şimdilik) çok ümitlenmememiz gereken çağın adıdır.
(bkz: çoğulcu cehalet) konusunda görüşmek üzere.
bilişim çağının bilgiye kolay erişim getirmesiyle tam tersi olması beklenirken, bilginin sorgusuz kabulü ile birlikte cehalet çağına sürüklenmiş bulunduk. bilgiye erişimin zor olduğu dönemlerde insanlar bilgiye ve çözüme ulaşmak için epey çaba sarfederken içinde bulunduğumuz çağda dijital ortamda gördüğümüz herhangi bir şeyi koşulsuz kabul ediyoruz. dijital ortamda görülen çoğu bilginin bir kaynağı ya da temeli olmamasına rağmen sorgulanmıyor. gelelim bunun 'bence' sebeplerine:
- bilgi kirliliği
arama motorlarında bir şey arayalım ya da aramayalım önümüze alakalı-alakasız yüzlerce bilgi yığılıyor. bunların %90 kadarı 'çöp' bile olmayacak kalitede. siyasi bir örnekle gidelim: siyah arka plana beyaz yazı ve mevzu bahis şahsın fotoğrafının yapıştırılmasıyla bir kaynak yaratılıyor. evet yaratılıyor çünkü doğru ya da yanlış olması önemli değil. nasıl olsa bunun alıcısı olan milyonlarca aptal var.
-gönüllü cehalet
covid ve pandemi konusunda iyice ayyuka çıkan konu bu oldu. zavallı bill gates örneğinden gidelim mesela. bu adam afrika'da çocuk felcinin kökünü kurutan adam.(vakfıyla birlikte tabii). milyar dolarlar harcayıp yüzbinlerce hatta milyonlara insanı aşıladı. geleceğe dair doğru tahminler yürüttüğü için(ki tutmayan çok tahmini de vardır) covid'i icat edip test ve aşı yoluyla beynimize çip yerleştirdiği iddia ediliyor(hem de bedava). buna neden gönüllü cehalet diyoruz? bunun zırva olduğunu herkes biliyor ama cehaleti tercih eden bir kitle var. bu insanlar kandırılmıyorlar, cehaleti tercih ediyorlar.
özetlemek gerekirse içinde bulunduğumuz dünyadan ve z kuşağından(şimdilik) çok ümitlenmememiz gereken çağın adıdır.
(bkz: çoğulcu cehalet) konusunda görüşmek üzere.
devamını gör...
takipçileri görmek
göremiyorum, görmek de istemiyorum. bir şekilde büyüsü bozulsun istemiyorum. böyle bilinmezlik güzel...
devamını gör...
karsinofobi
kısaca, kanser olmaktan korkma olarak açıklayabiliriz.
tabii ki her insan bu durumdan az da olsa korkar ama bu fobiye sahip kişilerde bu durum bir takıntı haline gelmiştir. ilk olarak 1995 yılında, doktor george crile tarafından tanımlanmıştır.
bu fobiye sahip kişiler, doktor raporlarına rağmen hasta olmadıklarına inanmazlar. yedikleri gıdadan soluduğumuz havaya kadar her şeyde kanser riski olduğuna inanırlar. hastalar ayrıca depresyon belirtileri gösterirler. öksürük, baş ağrısı gibi hafif semptomlar bile onlar için bir kanser belirtisi olabilir. küçük bir belirtinin kanser olmadığını doğrulamak için yüksek maliyetli testlere başvururlar.
tabii ki her insan bu durumdan az da olsa korkar ama bu fobiye sahip kişilerde bu durum bir takıntı haline gelmiştir. ilk olarak 1995 yılında, doktor george crile tarafından tanımlanmıştır.
bu fobiye sahip kişiler, doktor raporlarına rağmen hasta olmadıklarına inanmazlar. yedikleri gıdadan soluduğumuz havaya kadar her şeyde kanser riski olduğuna inanırlar. hastalar ayrıca depresyon belirtileri gösterirler. öksürük, baş ağrısı gibi hafif semptomlar bile onlar için bir kanser belirtisi olabilir. küçük bir belirtinin kanser olmadığını doğrulamak için yüksek maliyetli testlere başvururlar.
devamını gör...
çetin ceviz
genel olarak zor ve karmaşık karakterli olan ve yola gelmeyen insanlar için kullanılan bir deyim.
devamını gör...

