''dans edemediğim devrim, devrim değildir'' diyen anarko-sosyalist. hatırlamadığım bir kaynaktan hatırladığıma göre, sözün aslının ''seks yapamadığım devrim, devrim değildir'' şeklinde olup günün koşullarında dans olarak ifade edildiğidir.
devamını gör...

sözlük kadınları muhteşem ya. herkesin enerjisi yüksek. bayılıyorum yazara da. daha ne olsun. şımarmaya herkesin hakkı var.*
devamını gör...

zeki müren varken zeki müren dinlenir:

devamını gör...

+korkunçlu mu baba bu?
-seyret oğlum
+baba o kadın öldü mü şimdi?
-ya sabır, oğlum bi sus!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhabalar,şimdi biliyorsunuz çocukluktan beri yani ta ilkokuldan beri bizlere demokrasinin diğer sistemlerden daha iyi olduğunu hatta mükemmel bir sistem olduğunu öğrettiler.fakat gerçek şu ki sanılanın aksine hiçbir zaman iyi bir sistem olmamıştır neden ? çünkü çok açığı bulunan bir sistem.mesela monarşide kral-padişah gibi yöneticiler çok ağır eğitimlerden geçerdi ve yönetici olduğunda vasıfsız biri olmayarak lider olurdu.demokrasilerde ise ilkokul mezunu olan biri bile yönetici olabiliyor ve sonuçları ağır oluyor.cahil ve geri kalmış toplumlar kendini idare edemez.monarşilerin sıkıntısı tek adam yönetimi olduğu için yanlış biri lider olursa yada taht kavgası olursa ülke bölünebilir.en iyi sistem aristo'nun dediği elit ve entellektüel kişilerin(aydın-düşünür-felsefeci) oluşturduğu bir meclis ile ülkenin kaderini gerçekten okumuş ve işin ehli insanlar tarafından yönetilmesidir.tam veya ileri demokrasi denilen bu sistem fazlasıyla açık ve hatalıdır.yüzde 51 lik bir kesim yüzde 49 un istemediği bir hayatı dayatıyor.bunun diktatörlükten farkı nedir sizce ?şöyle düşünün bir gemidesiniz ve gemi kaptanı kalp krizi geçirip ölür ve gemi rotadan çıkar.iki kişi bu işe aday olur.biri ikinci kaptandır,diğeri sıradan bir denizci.fakat tayfa ikinci kaptandan haz etmediği için oy birliği ile sıradan denizciyi kaptan yaparlar.bu gemi ne kadar nereye gider sizce ?
devamını gör...

benimdir o, ikinci okul olduğundan gereksiz olduğunu düşünüyorum. ayrıca sevmediğiniz insanlarla beraber okuyorsanız eğer gitme gereği duymadığınız organizasyondur.
devamını gör...

lisede iki yıla yakın başörtüsü takmıştım fakat hayata bakışım ve fikirlerim çok değişti. açılmak istedim çünkü başörtüsü tesettür benim için artık uygun değildi. bu kararı verdikten sonra ailemle konuştum. fazlaca bağırış çağırış oldu, eve bir daha gelme gelme seni redderiz diye tehditlerde de bulundular. yani beni korkutmaya çalıştılar. o gün gerçekten kararımdan emin oldum ve içine girdiğim zihniyetten nefret ettim. onlara bu şekilde mutlu olmadığımı artık fikirlerimin değiştiğini güzelce anlattım. ben başörtüsü takmayı bıraktıktan sonra da uzun zaman surat yaptılar beni yok saydılar fakat o kadar umrumda değildi ki.. ailemle aramda asla kapanmayacak bir mesafe oluştu. hala daha önemsemiyorum. tabi bu iş aile ile de sınırlı kalmıyor. okulda da kendinde söz hakkı gören din bilgisi hocam resmen sorgulamıştı beni. aynı sakin tavırla ona da açıklama yapmıştım. ne aptalmışım.. oysa tek söylemem gereken bu sizi ilgilendiren bir konu değil demek olmalıydı. ondan başka da çok kişi tepki gösterdi. bu olaydan kısa bir süre sonra da okulda bir kız yanıma geldi. o da tesettürden çıkmak istiyordu fakat ailesi yüzünden bunu yapamadığını söyledi. o kadar üzgün ve mutsuzdu ki.. ne kadar hoş ve güzel değil mi? ailelerimiz bizim diğer yaşantımızla o kadar ilgili ki mutsuzluğumuza bile katlanabiliyorlar. her neyse.. böyle bir konuda insanlar genelde desteğe ihtiyaç duyar, ben de ona destek oldum. o da isteğini gerçekleştirdi. geçenlerde de eski bir arkadaşımı gördüm. lisede ciddi şekilde tesettürlüydü kimseyle konuşmazdı her zaman o kadar mutsuz görünürdü ki.. o da tesettürden çıkmış ve onca yıl bir kere bile yüzünde görmediğim ifadeyi gördüm onda. insanlar tamamen kendi seçimleri doğrultusunda tesettüre girmediği sürece mutsuzluktan başka bir şey getirmiyor. bu yüzden bence en azından lise bitene kadar bu yapılmamalı. fikriniz değiştiği anda hayatınıza etkisi çok büyük oluyor.
devamını gör...

sözlükteki tanımlar yazarlar hakkında fikir verebilir. yazarın başından neler geçmiş, demokrat mı değil mi, kaba mı kibar mı, nasıl bir psikolojisi var, nasıl bir aile hayatı geçirmiş, yakınlarıyla arası nasıl, samimi mi yoksa tanımlarının arkasına mı saklanıyor?
ama tanımak? işte o zor. bol şans.
devamını gör...

sen beğendiysen sıkıntı yok dediğim başlıktır.

ha annen evlenecekse o ayrı tabii. ayrıca çirkin falan değilsin birader. neye göre çirkinsin, kime göre çirkinsin.

lier değil mi hepsi aynı.
devamını gör...

başıma ara ara gelen olaylardan biri. br şeyi içimden çok istediğim oluyor, onun için uğraşıyorum didiniyorum ama o an olmuyor. bir süre sonra pes ediyorum ve zamanla olayı unutuyorum. derken beklenmeyen bir anda, o şeyin olduğunu görüyorum. sanki "olmasını istediğin şeylerin nasıl gerçekleşeceğini sen belirleyemezsin, kendini rahat bırak" diyor yukarıdan birileri. *
devamını gör...

öncelikle feminizm erkek düşmanlığı değildir.her feminisitin kedisi yoktur,her feminist kilolu değildir.birazcık bunlardan bahsetmişken şimdi başlığa yazdığım şey hakkında konuşacağım.biraz önce akışta iki tane feminizmle ilgili başlık gördüm ve yazılanları okudum.lütfen daha fazla saçma sapan konuşup kendinizle dalga geçilmesine izin vermeyin yoksa ben sizinle daha çok dalga geçerim.kimse sizden nefret etmiyorken sizdeki bu öfkenin nedeni ne ?
devamını gör...

-rahmetli olmuş eski tanıdıkları sayarak istatistik belirlemek
-geçmişte olmuş iki olayin öncelik sırası konusunda tartışmak
-kimin hastalığinin daha zor ve çaresiz olduğu konulu yarışmak
-gelin ya da kiraci dedikodusu
-cami derneğinin gereksiz harcamaları konulu hasbihal
- günlük zikir tavsiyeleri.
devamını gör...


everything will be okay in the end. if it’s not okay, it’s not the end.

(bkz: unknown)
devamını gör...

ruhsuz hayattır. böyle bir hayatı düşünmek bile bayıyor. müzik olmasa doğanın seslerine, melodilerine sığınırım herhalde.
devamını gör...

gerçekten insanın ufkunu açan ve başka dünyaların da farkında olunmasını sağlayan harikulade olay. aradaki kültür farkını böylece çok daha iyi görüyorsunuz. kendi memleketimden insanlarla karşılaştırdığımda benim gözlemlediğim farklar şöyle:
- çok daha mutlular ve hayata daha pozitif bakıyorlar.
- daha rahatlar.
- en büyük far burada meydana çıkıyor. bir iş yaparken size köstek değil destek oluyorlar. o işi kötü bile yapsanız hiçbir zaman küçük ve önemsiz görmüyorlar ve yapabilirsin gibisinden gazlıyorlar.
devamını gör...

gündem ve yahut türkiye’de son 10 yılda popülerleşmiş henüz isimlendiremediğim, belirli bir müzik tarzıyla ilişkilendiremediğim kendilerine “alternatif” denilen birbirine benzer bir çok müzisyen’den biri. ara ara isimleri çok duyulur olduğunda belki gerçekten iyidir diye dinlemeye başlıyorum. hissettiğim ya da bulduğum şey hep “aynı” oluyor. müzik çoğu zaman bireysel bir zevk olduğundan “kötü” demek yerine bana hitap etmiyor diyebilirim. müzikalite olarak ortalama olmasının yanı sıra içinde bulunduğu “aynı” lar topluluğundan onu ayıracak, farklı kılacak ya da pohpohlanacak her hangi bir güzellik bulamıyorum müziğinde.
müzik dışında değerlendirecek olursak bazı ideolojilerin aktivizm satar niteliğinde içinin boşaltılması güruhundandır kendileri. savunduğu fikrin niteliklerini, tarihini öğrenme, yorumlama ve eyleme dökme açısından bir çoklarının düştüğü hataya düşüyor çoğu zaman. o bir çokları yüzünden de ideolojilerin temel niteliklerini gerizekalı’ya anlatır gibi yeniden anlatmak zorunda kalıyoruz herkese.

benim aklıma adını duyduğumda ilk gelen aldığı tepkilere karşın “sınıf kini” kelimesini kullanması. bu kelimeyi kullanan istisnasız herkesin bir sınıfa tabii olduğuna inandığı ve bu sınıfın üst sınıf olduğu gerçeği, karşı durdukları her şeyin “onlar” oldukları iki yüzlülüğü ve satış politikasını suratınıza çarpıyor. burjuvazinin üst kademesinde olmanın gizli tatminkarlığı bazen yetersiz olmayı “coğrafya kaderdir” e bağlayabiliyor.

bu kimilerinin diline pelesenk olan ama ‘canım sizinki de sınıf kini’ söylevi, sömürme ve sömürülme üzerine duyulan kindir ve sizi ve tavrınızı beğenmeyen insanlara karşı kullanılan içi boş bir laf sokma argümanına dönüşmesi de yine kavramın içini boşaltan bir cehaletten kaynaklıdır.
devamını gör...

herkesin aklı bel altında olduğundan mütevellit doğru olan durum.
yahu bir tanışın, anlaşın, birbirinize alışın hele! sonra zaten gelir gerisi, illa ki sevişirsiniz. hayvan mıyız yahu biz önümüze gelenle...
devamını gör...

bir stj.dt olarak bana moral veren topluluktur
devamını gör...

ender bitkilerin bilimsel çalışma ve teşhir amacıyla sergilendikleri bir çeşit bitki müzesi.
devamını gör...

benim naciz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. fakat türkiye cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.
her şey için teşekkürler atam.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim