yedi numara
eşsiz diziydi.kızların recep ile haydar'ın köylerine gittikleri bölüm çok komikti.
haydar ile armağan'ın baş başa kaldıkları anlar ve duygular çok özeldi.
recep'in çorlu'daki ucuzlukçu markete gitmesi yardırırdı her seferinde.
haydar ile armağan'ın baş başa kaldıkları anlar ve duygular çok özeldi.
recep'in çorlu'daki ucuzlukçu markete gitmesi yardırırdı her seferinde.
devamını gör...
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek
yaşar kemal'in cenaze töreninde söylenmiştir. gerek ortamın güzelliğinden, gerekse ölen kişinin güzelliğinden şiir tekrar hayat bulmuştur.
çok güzel, etkileyici, muazzam gibi hiçbir kelimeye sığdırılamaz. daha güzeli olduğunu düşünen henüz bu şiiri haydar ertem'den dinlememiştir.
çok güzel, etkileyici, muazzam gibi hiçbir kelimeye sığdırılamaz. daha güzeli olduğunu düşünen henüz bu şiiri haydar ertem'den dinlememiştir.
devamını gör...
cesaretin var mı aşka
+40 yaş gençliği şarkısı.
bir yukarıda yazan yazar gibi apartmandaki komşu kızlarıyla anılarımız olan yaz şarkısı.
bir yukarıda yazan yazar gibi apartmandaki komşu kızlarıyla anılarımız olan yaz şarkısı.
devamını gör...
ölünce sevemezsem seni
bir karacaoğlan şiiridir. aynı zamanda ayna grubu bu şiirden güzel bir şarkı çıkarmıştır.
"ölünce sevemezsem seni" çok saçma söz değil mi la? diyenleri duyuyorum. bildiğim kadar bu sözü açıklayacağım.
cümlede kafa karıştıran yapı 'ölünce' sözcüğünde bulunmaktadır. bilindiği üzere -ınca, -ince zarf-fiil eki eylemi yaptıktan sonraki zamanı belirtir. tabii bu günümüzde öyledir. örneğin; 'eve varınca ara beni'. buradaki örnekte de görüldüğü üzere -ınca zarf fiil eki, eylem tamamlandıktan sonrasını karşılıyor. 'eve vardıktan sonra' desek de çok fazla anlam kaybına uğramamakla beraber hemen hemen aynı anlama gelmektedir.
dil, canlı bir varlıktır der bilim insanları. uzun zamanların ardında sözcükler, ekler gelişip değişebilir, hatta yok olabilirler. buradaki durum da bundan ibarettir. -ınca, -ince zarf fiil eki çok önceleri şimdiki anlamda değil, 'eylemin yapılacağı zamana kadar' gibi bir anlam taşıyordu. karacaoğlan'ın yaşadığı dönemde şimdiki türkiye türkçesi kullanılıyor olsaydı, karacaoğlan bu cümleyi 'ölünceye kadar sevemezsem seni' ya da 'ölene dek sevemezsem seni' şekillerinde yazabilirdi.
"ölünce sevemezsem seni" çok saçma söz değil mi la? diyenleri duyuyorum. bildiğim kadar bu sözü açıklayacağım.
cümlede kafa karıştıran yapı 'ölünce' sözcüğünde bulunmaktadır. bilindiği üzere -ınca, -ince zarf-fiil eki eylemi yaptıktan sonraki zamanı belirtir. tabii bu günümüzde öyledir. örneğin; 'eve varınca ara beni'. buradaki örnekte de görüldüğü üzere -ınca zarf fiil eki, eylem tamamlandıktan sonrasını karşılıyor. 'eve vardıktan sonra' desek de çok fazla anlam kaybına uğramamakla beraber hemen hemen aynı anlama gelmektedir.
dil, canlı bir varlıktır der bilim insanları. uzun zamanların ardında sözcükler, ekler gelişip değişebilir, hatta yok olabilirler. buradaki durum da bundan ibarettir. -ınca, -ince zarf fiil eki çok önceleri şimdiki anlamda değil, 'eylemin yapılacağı zamana kadar' gibi bir anlam taşıyordu. karacaoğlan'ın yaşadığı dönemde şimdiki türkiye türkçesi kullanılıyor olsaydı, karacaoğlan bu cümleyi 'ölünceye kadar sevemezsem seni' ya da 'ölene dek sevemezsem seni' şekillerinde yazabilirdi.
devamını gör...
hayattan gram zevk almamak
geçen hafta 6 gram alıyordum. kahretsin bu hafta 3 gram olmuş.
devamını gör...
sözlükte devrim sinyallerinin verilmesi
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
tanımlarını keyifle okuduğum, mahlasını görünce tebessüme sebebiyet veren ve sanırsam tanımlarımıda beğenen(gülücük) yazar arkadaş. severek takipteyiz efenim. yazan parmakları hiç yorulmasın..
devamını gör...
bilardo
spor oyunu dışında bir strateji oyunu. dört bandın içinde matematik var, fizik var, psikoloji var. sadece topların çarpışması değil, iki beynin de çarpışması oyunu.
devamını gör...
birçok yazarın başlıkların altına edebi ve biraz da depresif tanım girme sebebi
her zaman dedim diyeceğim, kim ne isterse yazsın bunu sınıflandırmak için güzel beyninizi yormak yerine siz de kendi stilinize uygun tanımlar girin. ya da başlıklar açın coşalım şenlenelim. ha şunu da demeden edemeyeceğim adam çaylak gelmiş bu konuda ahkam kesiyor. çaylakları en çok destekleyenlerden biriyimdir ama yavaş be güzel dostum yavaş!
devamını gör...
srebrenitsa katliamı
...
vakitlerden ölüm
gökyüzü ağlamaklıdır bağdat'ta
refah seviyesi yüksek
bir kurşun saplanır alnımın ortasına
...
bu da medeniyettir
bizden ırak
tuna boyunda
ve en medeni kurşun göğsünde durur
bosnalı bir çocuğun
srebrenitsa'da
...
vakitlerden ölüm
gökyüzü ağlamaklıdır bağdat'ta
refah seviyesi yüksek
bir kurşun saplanır alnımın ortasına
...
bu da medeniyettir
bizden ırak
tuna boyunda
ve en medeni kurşun göğsünde durur
bosnalı bir çocuğun
srebrenitsa'da
...
devamını gör...
ilişkide sorulan tuzak sorular
sence evlensek mutlu olur muyuz sorusu.
önce şöyle bir bakarsın. öylesine mi soruldu soru yoksa ufukta gözüken evlenme teklifi öncesi yoklama çalışmaları mı? karşı taraf oldukça kararlı şekilde cevap bekliyordur. yoklama çalışmasıdır.
tarihin gördüğü en müthiş sorulardan biri odanın ortasına bomba misali bırakılmıştır. mutlu olabileceğimizi sanmıyorum desen ben seninle mutlu olamıyorum anlamına gelecektir. madem onunla mutlu olamayacaksın neden onunla birliktesindir? öyleyse neden görüşmeye devam ediyorsundur? madem ciddi değilsindir o zaman karşı taraf istediği kisilerle dilediği şekilde ilişki kurma hakkını hem kendisinde bulacak hem de bir tartışma sonrası kendini öyle ya da böyle haklı çıkaracaktır.
mutlu olurduk desen daha fenadır. ben seninle tanıştığım gün sen görmedin ama üstümde gelinlik vardı. güldüğün ilk an 3 çocuğumuz oldu. bir seferinde böbreğe ihtiyacın oldu, o an çıkarıp attım önüne. beynimin tüm duvarlarına senin gülüşünü astım, günün 24 saati geçip karşısına izledim. o ilk an sen eve gittin, ben o günden beri senin gülüşünü takip ediyorum, evim gülüşün oldu diyeceksindir. evet evet kabul ediyorum hemen burada evlenelim demek isteyeceksindir. işler ciddi bir boyuta geçecek, bir anda kendini kıyafetlerin ve gittiğin her yerin hesabını verirken bulacaksındır. yatak odası takımını kim alır tartışmasının tam ortasında kaynananın tekmelerine maruz kalacaksındır.
öyle bir sorudur bu. saçma saçma konuşma diyerek konu kapatılmaya çalışılır, toplam 3 kez daha duyulduktan sonra karşı taraf aynı yıl biriyle evlenir. yasık.
önce şöyle bir bakarsın. öylesine mi soruldu soru yoksa ufukta gözüken evlenme teklifi öncesi yoklama çalışmaları mı? karşı taraf oldukça kararlı şekilde cevap bekliyordur. yoklama çalışmasıdır.
tarihin gördüğü en müthiş sorulardan biri odanın ortasına bomba misali bırakılmıştır. mutlu olabileceğimizi sanmıyorum desen ben seninle mutlu olamıyorum anlamına gelecektir. madem onunla mutlu olamayacaksın neden onunla birliktesindir? öyleyse neden görüşmeye devam ediyorsundur? madem ciddi değilsindir o zaman karşı taraf istediği kisilerle dilediği şekilde ilişki kurma hakkını hem kendisinde bulacak hem de bir tartışma sonrası kendini öyle ya da böyle haklı çıkaracaktır.
mutlu olurduk desen daha fenadır. ben seninle tanıştığım gün sen görmedin ama üstümde gelinlik vardı. güldüğün ilk an 3 çocuğumuz oldu. bir seferinde böbreğe ihtiyacın oldu, o an çıkarıp attım önüne. beynimin tüm duvarlarına senin gülüşünü astım, günün 24 saati geçip karşısına izledim. o ilk an sen eve gittin, ben o günden beri senin gülüşünü takip ediyorum, evim gülüşün oldu diyeceksindir. evet evet kabul ediyorum hemen burada evlenelim demek isteyeceksindir. işler ciddi bir boyuta geçecek, bir anda kendini kıyafetlerin ve gittiğin her yerin hesabını verirken bulacaksındır. yatak odası takımını kim alır tartışmasının tam ortasında kaynananın tekmelerine maruz kalacaksındır.
öyle bir sorudur bu. saçma saçma konuşma diyerek konu kapatılmaya çalışılır, toplam 3 kez daha duyulduktan sonra karşı taraf aynı yıl biriyle evlenir. yasık.
devamını gör...
bir şairden bir cümle
" küfredebilirim, bağırabilirim, duvarları yumruklayabilirdim ama sevilmiyor olmanın tuhaf acısını dindiremezdi hiç biri. "
-özdemir asaf
-özdemir asaf
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
neden gerçek "değerlerle" ölçmüyorsunuz herşeyi?
bu özellik de, karma puan da, hediye çekleri de, bunları almak için, saatte yüz işe yaramaz tanım girilip, puan doldurulmasına, aralıksız okumadan sürekli beğeni yapan yazarlara, yazarları önce takibe alıp, takip ettirdikten sonra, takipten çıkan yazarlara, daha aklıma gelmeyen saçma sapan şeylere sebep olmuştur....
neden gerçek rakamlarla ölçmüyorsunuz?
mesela tanımın ilk 2 veya 3 satırını gören okuyucu, devamını okursa, her tanımın, okunması yada görüntülenmesi herneyse, bunlara bakmıyorsunuz, ve bize de göstermiyorsunuz? saniyesi saniyesine herşey görülüyor artık bunu biliyoruz, hangi ülkeden hangi şehirden, hangi cihazdan...
sayın iko belediyesi;
bu beğeniler "gerçek" değil...
gerçek olan, ne kadar okunduğudur,
okunması için yazıyoruz..
bu beğeniler gerçeği yansıtmıyor, ben çok oyuncaklı buldum bu madalya işini..
suistimal edilmeye çok açık ve müsait şeyler yapıyorsunuz..
gerçek değerleri görmek isterim ben şahsen.. yazdığımız tanımı, okuyanın kaydetme özelliği olsun mesela, belki uzun olduğu için sonra okuyacak, ne biliyim aynı kişi ikinci defa okuyunca görüntüleme rakamını etkilemesin, sayı arttırılamasın, gerçek olan etkiler bunlar olmalı, yoksa o onu beğeniyor, oda iadeyi beğeni yapıyor, bin kişiyi takibe alıyor, takipçisi artıyor, bunların işlemediği bir sistem bulmanız gerekiyor bence,
sadece yazmak ve okumak üzerine bir sistem olmalı, gerçekten okunan tanımlar yazanların, bunu bilmeye hakkı var, ve okumak için de sözlüğe girilmesini sağladığı için, bu yazarlar ödüllendirilmeli, madalyamı takıyorsunuz, kupamı veriyorsunuz artık her ne ise, çünkü doğrusu budur, saçma sapan tanımlara, hak edilmeyen beğeniler yapılıyor, bunu söylüyorum çünkü, yazdığımdan daha çok okuyorum sözlüğü,
teşekkürler.
bu özellik de, karma puan da, hediye çekleri de, bunları almak için, saatte yüz işe yaramaz tanım girilip, puan doldurulmasına, aralıksız okumadan sürekli beğeni yapan yazarlara, yazarları önce takibe alıp, takip ettirdikten sonra, takipten çıkan yazarlara, daha aklıma gelmeyen saçma sapan şeylere sebep olmuştur....
neden gerçek rakamlarla ölçmüyorsunuz?
mesela tanımın ilk 2 veya 3 satırını gören okuyucu, devamını okursa, her tanımın, okunması yada görüntülenmesi herneyse, bunlara bakmıyorsunuz, ve bize de göstermiyorsunuz? saniyesi saniyesine herşey görülüyor artık bunu biliyoruz, hangi ülkeden hangi şehirden, hangi cihazdan...
sayın iko belediyesi;
bu beğeniler "gerçek" değil...
gerçek olan, ne kadar okunduğudur,
okunması için yazıyoruz..
bu beğeniler gerçeği yansıtmıyor, ben çok oyuncaklı buldum bu madalya işini..
suistimal edilmeye çok açık ve müsait şeyler yapıyorsunuz..
gerçek değerleri görmek isterim ben şahsen.. yazdığımız tanımı, okuyanın kaydetme özelliği olsun mesela, belki uzun olduğu için sonra okuyacak, ne biliyim aynı kişi ikinci defa okuyunca görüntüleme rakamını etkilemesin, sayı arttırılamasın, gerçek olan etkiler bunlar olmalı, yoksa o onu beğeniyor, oda iadeyi beğeni yapıyor, bin kişiyi takibe alıyor, takipçisi artıyor, bunların işlemediği bir sistem bulmanız gerekiyor bence,
sadece yazmak ve okumak üzerine bir sistem olmalı, gerçekten okunan tanımlar yazanların, bunu bilmeye hakkı var, ve okumak için de sözlüğe girilmesini sağladığı için, bu yazarlar ödüllendirilmeli, madalyamı takıyorsunuz, kupamı veriyorsunuz artık her ne ise, çünkü doğrusu budur, saçma sapan tanımlara, hak edilmeyen beğeniler yapılıyor, bunu söylüyorum çünkü, yazdığımdan daha çok okuyorum sözlüğü,
teşekkürler.
devamını gör...
insan sevmeyip hayvan seven kişi
empati duygusu gelişmiş kişilerdir. aziz nesin “insanın, insandan kaçışıdır” diye özetler.
lakin hayvanlar dilsizdir dertlerini anlatamaz. onlar da bize emanettir. emanetin sorumluluğunu da bilen insanlardır.
lakin hayvanlar dilsizdir dertlerini anlatamaz. onlar da bize emanettir. emanetin sorumluluğunu da bilen insanlardır.
devamını gör...
ak-pandemi
akp’nin lebaleb kongreleri ve haritanın kızıla dönen yüzünü eşleyen 54 saniyede sorum/n/lunun 84 milyondan başka bir yerlerde olduğunu gösteren enfes çalışma.
virüsten ampul logosu ayrıca keyif verdi.
izleyin izlettirin.
virüsten ampul logosu ayrıca keyif verdi.
izleyin izlettirin.
devamını gör...
kitap alıntıları
"... bu devirde duygusu olan bir insanın rahat etmesi mümkün mü? '' - savaş ve barış
devamını gör...
yazarların en sevdiği geçiştirme sözcüğü
bakarız.
devamını gör...
haksız tahrik
haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi halinde ceza sorumluluğunu azaltan bir ceza indirimi nedenidir.
haksız tahrik etkisi altında suç işleyen kişinin kusur yeteneğinde bir azalma söz konusudur. kusur yeteneğinde azalma meydana gelen fail, haksız tahrik altında suç işlediğinden ceza indiriminden yararlanır.
tck madde 29 - (1) haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
eskiden eşini ya da sevgilisini öldürenler “bana küfretti, aldattığını söyledi, şeyimle dalga geçti, gözüm döndü” diye haksız tahrik indiriminden faydalanırdı. hatta internette izlediği erotik filmdeki kişiyi eşine benzettiği için 22 yerinden bıçaklayarak öldürene haksız tahrik indirimi uygulayan mahkeme ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine 18 yıl hapis cezası vermişti. son senelerde ise mahkemeler bu konuda daha hassas davranmaya başladı. (kimsenin tanık olmadığı olaylarda öldürsün, sonra haksız tahrik indirimi istesin, o devir geçti).
haksız tahrik etkisi altında suç işleyen kişinin kusur yeteneğinde bir azalma söz konusudur. kusur yeteneğinde azalma meydana gelen fail, haksız tahrik altında suç işlediğinden ceza indiriminden yararlanır.
tck madde 29 - (1) haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
eskiden eşini ya da sevgilisini öldürenler “bana küfretti, aldattığını söyledi, şeyimle dalga geçti, gözüm döndü” diye haksız tahrik indiriminden faydalanırdı. hatta internette izlediği erotik filmdeki kişiyi eşine benzettiği için 22 yerinden bıçaklayarak öldürene haksız tahrik indirimi uygulayan mahkeme ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine 18 yıl hapis cezası vermişti. son senelerde ise mahkemeler bu konuda daha hassas davranmaya başladı. (kimsenin tanık olmadığı olaylarda öldürsün, sonra haksız tahrik indirimi istesin, o devir geçti).
devamını gör...
halkın tepkisizlik sebebi
şimdi bu adamlar memleketi yiyor, yarın muhalefet gelip yiyecek, benim gibiler için hiç bir şey değişmeyecek. ben şimdi niye gösteri yapıpta hayatımı berbat edeyim. benim annem kalp hastası, polis beni almaya kapıya gelse annem korkudan ölür. bunlardan sonra gelip ülkeyi yiyecek muhalefet partileri gösteri yapsın. bu adamlar mecliste birbirine bağırıp çağırıp, biraz sonra gidip beraber yemek yiyor, çay içiyor. bence bu soru sıradan vatandaşa değil, muhalefet partilerine sorulmalı.
devamını gör...
yazarları en umutsuz anda umutlandıran sözler
umudunu kaybetme.. bu sefer olacak..
devamını gör...