aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
ama artık yani kim giydi yine benim gömleğimi?
devamını gör...
yazarların yaptığı en büyük dalgınlık
güle güle kullanın diyen satıcıya size de demek.
devamını gör...
sözlükte bildirimlerin geç gelmesi sorunsalı
neredeyse saat 19:00'dan beri sözlük bildirimlerinin on beş, yirmi dakikalara varan gecikmelerle gelmesi sorunudur.
acaba benim internetimde mi sıkıntı diye diğer sitelere göz attım ama her yerde canavar gibi dolaştıran internet sözlüğe gelince korku filmlerinde canavara yem olacak olan aptal kişi moduna giriyor.
sadece bende mi bu durum söz konusu, başka yaşayan var mı?
acaba benim internetimde mi sıkıntı diye diğer sitelere göz attım ama her yerde canavar gibi dolaştıran internet sözlüğe gelince korku filmlerinde canavara yem olacak olan aptal kişi moduna giriyor.
sadece bende mi bu durum söz konusu, başka yaşayan var mı?
devamını gör...
ailenin normal sözlük'te yazar olduğunu öğrendiklerinde tepkileri
işi çok ciddiye alıp gurur duydular nickaltımı falan gösterdim aaa ne yazmışlar falan dediler çok iyi tepkiler aldım.
içeride portakal atıyoruz birbirimize dedim gururlu hoş tepki verdiler.
içeride portakal atıyoruz birbirimize dedim gururlu hoş tepki verdiler.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
dup duru bir ses, dinlerken sanki derin bir denizin içinde yavaş yavaş dibe doğru soluksuz batıyorsunuz;
yalan dünya senden senden
senden usandım
elden usandım
yardan usandım
candan usandım….
deli gönül senden senden
senden aldandım…
rakı içmelik şarkılar veri tabanı
öyle işte.
yalan dünya senden senden
senden usandım
elden usandım
yardan usandım
candan usandım….
deli gönül senden senden
senden aldandım…
rakı içmelik şarkılar veri tabanı
öyle işte.
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
linç edilsem de ben mutlu oluyorum.
çıkın çıkın gelin anacığım.
çıkın çıkın gelin anacığım.
devamını gör...
spinifex kabilesi
büyük victoria çölü'nde yaşayan spinifex (pile nguru) kabilesi, yaptıkları sanat eserleriyle bilinen ve yaklaşık 15 bin yıldır bu coğrafyada, sert iklim koşullarına rağmen varlığını sürdüren aborjin kabiledir.
avrupalıların avustralya'ya göç edip, orada yaşamaya başladıktan sonra, soğuk ve kuru bir işgal ortamında bulunmaları sebebiyle spinifex kabilesi yalnız kalmıştır. bu durum, 1950'li yıllarda değişmiştir. spinifex toprakları tarımsal açıdan değerlendirildiğinde değerli değildi fakat yabancılar bu çorak toprakları kullanmak için nükleer testler gibi güçlü bir sebep bulmuştu.
1953'te ingiltere ve avusturya hükümetleri, spinifex'in ana vatanında, onların rızası olmadan nükleer bir bomba patlatmıştır. bu vakadan sonra, halkın çoğu başka yerlere taşınıp, 1980'li yılların sonuna dek topraklarına geri dönmediler. geri döndüklerinde ise, kendi bölgelerini geri alabilmek için oldukça zorlu bir savaş vermişlerdir.
bölgede bırakmış oldukları sanat eserleri vardı ve bunlar 1997 yılında, onların yerli halk olduklarını kanıtlamalarında yardımcı olmuştur. bireysel ve toplumsal birçok sanat eseriyle geniş bir beğeni toplamışlardır.
şu an, kaç spinifex üyesinin mevcut olduğunu belirlemek zordur. fakat tjunjuntjara olarak bilinen en büyük spinifex topluluğu, yaklaşık 180-220 civarı kişiden oluşmaktadır.
avrupalıların avustralya'ya göç edip, orada yaşamaya başladıktan sonra, soğuk ve kuru bir işgal ortamında bulunmaları sebebiyle spinifex kabilesi yalnız kalmıştır. bu durum, 1950'li yıllarda değişmiştir. spinifex toprakları tarımsal açıdan değerlendirildiğinde değerli değildi fakat yabancılar bu çorak toprakları kullanmak için nükleer testler gibi güçlü bir sebep bulmuştu.
1953'te ingiltere ve avusturya hükümetleri, spinifex'in ana vatanında, onların rızası olmadan nükleer bir bomba patlatmıştır. bu vakadan sonra, halkın çoğu başka yerlere taşınıp, 1980'li yılların sonuna dek topraklarına geri dönmediler. geri döndüklerinde ise, kendi bölgelerini geri alabilmek için oldukça zorlu bir savaş vermişlerdir.
bölgede bırakmış oldukları sanat eserleri vardı ve bunlar 1997 yılında, onların yerli halk olduklarını kanıtlamalarında yardımcı olmuştur. bireysel ve toplumsal birçok sanat eseriyle geniş bir beğeni toplamışlardır.
şu an, kaç spinifex üyesinin mevcut olduğunu belirlemek zordur. fakat tjunjuntjara olarak bilinen en büyük spinifex topluluğu, yaklaşık 180-220 civarı kişiden oluşmaktadır.
devamını gör...
güne anlamlı bir fotoğraf bırak
kıymetli ukde sahibi earle teşekkürler.*
çok kararsız kaldım günaydın sözlük kısmına mı yazsam yoksa karalama defterine mi? sonra the matrix isn't real abimizin hortlattığı 'anlamsız fotoğraf' başlığını görüp,önceden görmüş olduğum bu başlığı hatırladım. bu kadar gereksiz bilgiden sonra mevzuya geçiş yapmak isterim.

bu abdürrezzak.mayıs ayında dünyaya geldi ve çok yoğun sevgi ile erkenden büyüdü.
neyse efendim bu garibim benim çöküşüm ile* yavrum da kurudu kaldı*. çok üzüldüm,acaba atmalı mıyım,hayata bağlanır mı,güçlü mü..zaman böyle geçerken ve ben de hâli hazırda aynı buhran denizlerinde yüzerken bu sabah bu yeni doğan pıtırcığı gördüm.*.öyle bir şey ki sayın okur; artık küf tutmaya başlayan tohumun yeşermesi, tıpkı hayattan vazgeçen insanın tekrardan doğuşu gibi...
burada söyleyeceğim tek şey* acı çekiyorsan onu bile layıkıyla yap,yeniden doğuş elbet gerçekleşir.
onun ile içimde umut yeşerdi*,en azından kendime ders çıkardım.ben de onun ile iyileşebilirim belki.*
sevincimi dinleyip/okuyup ortak olduğunuz için teşekkürler.herkese benden çay
çok kararsız kaldım günaydın sözlük kısmına mı yazsam yoksa karalama defterine mi? sonra the matrix isn't real abimizin hortlattığı 'anlamsız fotoğraf' başlığını görüp,önceden görmüş olduğum bu başlığı hatırladım. bu kadar gereksiz bilgiden sonra mevzuya geçiş yapmak isterim.

bu abdürrezzak.mayıs ayında dünyaya geldi ve çok yoğun sevgi ile erkenden büyüdü.
neyse efendim bu garibim benim çöküşüm ile* yavrum da kurudu kaldı*. çok üzüldüm,acaba atmalı mıyım,hayata bağlanır mı,güçlü mü..zaman böyle geçerken ve ben de hâli hazırda aynı buhran denizlerinde yüzerken bu sabah bu yeni doğan pıtırcığı gördüm.*.öyle bir şey ki sayın okur; artık küf tutmaya başlayan tohumun yeşermesi, tıpkı hayattan vazgeçen insanın tekrardan doğuşu gibi...
burada söyleyeceğim tek şey* acı çekiyorsan onu bile layıkıyla yap,yeniden doğuş elbet gerçekleşir.
onun ile içimde umut yeşerdi*,en azından kendime ders çıkardım.ben de onun ile iyileşebilirim belki.*
sevincimi dinleyip/okuyup ortak olduğunuz için teşekkürler.herkese benden çay
devamını gör...
eczacıbaşı
levent'te, kanyon alışveriş merkezi, özdilek alışveriş merkezinin olduğu yerdeki otobüs durağının ismi, etrafta hiç fabrika olmamasına rağmen fabrikalar durağıdır. eskiden orada alışveriş merkezleri değil, eczacıbaşı ilaç fabrikası vardı.
devamını gör...
erdoğan'ın kitap çıkarması
düşünsene ağaçsın ve bu kitap için kesiliyorsun. kahrından ölürsün lan.
devamını gör...
pide salonuna dönüştürülecek yolcu uçağı
ilçenin sembolü olacakmış. ondan sonra da karadenizlilerle dalga geçildiğinde kızıyorlar.
devamını gör...
vaftiz
cape town'da iken bazı türk arkadaşlar bizi davet etmiş, beraber denize gitmiştik ama tabi şehrin meşhur sahillerine değil, kadın, kız göremeyeceğimiz kuytu köşe bir yere.
kimi yatıyor, kimi yüzüyor, kimi de tatil günümüz burada mahvoldu, şimdi clifton yada camp's bay'de beyaz kızların etrafında olmalıydık diyordu.
neyse biz bu durumdayken, iki otobüs dolusu, çoğunluğu kadın, kız coloured melez, bizim sahile geldi. bazı türkler haydaaa oldumu şimdi derken, bazılarının yüzü pis, pis sırıtmaya başladı.
tabi bizim yüzü sırıtan türkler bekliyor ki, kızlar artık üstünü çıkarsın ama kimse üstünü çıkarmıyor, tam tersine def çalıp, ilahi gibi birşeyler söylüyorlardı. tabi afrikaans dili olduğu için bir kelime bile anlamıyorduk.
sonunda papaz kıyafetli bir adam, göğsüne kadar gelecek kadar denize girdi ve kıyıdaki diğer adam bir kızı tutup, papazın yanına gittiler. papaz birşeyler söylüyordu ve diğer adamla birlikte kızı iki taraftan omuzlarından tutup denize sokup, çıkardılar. papaz denizde kaldı ve diğer adam kızı kıyıya getirip diğerini götürerek, sırayla bütün kadınlara ve adamlara aynısını yaptılar.
ertesi gün melez arkadaşlara anlattık ve onlar bunun vaftiz olduğunu, bazı protestan kiliselerin sadece saça su sürmeyi kabul etmediğini, baştan aşağı suya girmek gerektiğini söylediler.
kimi yatıyor, kimi yüzüyor, kimi de tatil günümüz burada mahvoldu, şimdi clifton yada camp's bay'de beyaz kızların etrafında olmalıydık diyordu.
neyse biz bu durumdayken, iki otobüs dolusu, çoğunluğu kadın, kız coloured melez, bizim sahile geldi. bazı türkler haydaaa oldumu şimdi derken, bazılarının yüzü pis, pis sırıtmaya başladı.
tabi bizim yüzü sırıtan türkler bekliyor ki, kızlar artık üstünü çıkarsın ama kimse üstünü çıkarmıyor, tam tersine def çalıp, ilahi gibi birşeyler söylüyorlardı. tabi afrikaans dili olduğu için bir kelime bile anlamıyorduk.
sonunda papaz kıyafetli bir adam, göğsüne kadar gelecek kadar denize girdi ve kıyıdaki diğer adam bir kızı tutup, papazın yanına gittiler. papaz birşeyler söylüyordu ve diğer adamla birlikte kızı iki taraftan omuzlarından tutup denize sokup, çıkardılar. papaz denizde kaldı ve diğer adam kızı kıyıya getirip diğerini götürerek, sırayla bütün kadınlara ve adamlara aynısını yaptılar.
ertesi gün melez arkadaşlara anlattık ve onlar bunun vaftiz olduğunu, bazı protestan kiliselerin sadece saça su sürmeyi kabul etmediğini, baştan aşağı suya girmek gerektiğini söylediler.
devamını gör...
yalnız insan
delirmemek için yalnızlıktan kaçan insan. hiç kimse yalnız kalamaz, herkesin ruhu illaki birine bağlanmak ister. bazense bir şeye bağlanır, buna din, ideoloji adını veririz.
insan doğası dehşet verici bir şekilde iğrençtir. yalancıdır. başkalarına yalan söylediği gibi, kendine de yalan söyler. kendisini kandırır. muhtemelen koruma içgüdüsüdür bu. "ben kimseyi istemiyorum artık! yalnızlığım ebedi benim! ve böyle kalmalıyım!" der ve elinin tersiyle aşkına karşı gelir. halbuki içten içe biliyordur sevdiğini. ama yalnızlığa alışmıştır o ruh, ondan vazgeçemez.
yalnızlığa alışmıştır çünkü hayat böyledir belki de. ama hayır, ince bir ruh taşıyan herkes yalnızlığa mahkumdur dünyada. ve umut, sevgili sözlük, umut olmayınca bu mahkumiyetten kurtulamayız çoğunlukla. acıyı seviyoruzdur çünkü. acıya alışmışızdır. o olmadan yapamayız.
insan doğası dehşet verici bir şekilde iğrençtir. yalancıdır. başkalarına yalan söylediği gibi, kendine de yalan söyler. kendisini kandırır. muhtemelen koruma içgüdüsüdür bu. "ben kimseyi istemiyorum artık! yalnızlığım ebedi benim! ve böyle kalmalıyım!" der ve elinin tersiyle aşkına karşı gelir. halbuki içten içe biliyordur sevdiğini. ama yalnızlığa alışmıştır o ruh, ondan vazgeçemez.
yalnızlığa alışmıştır çünkü hayat böyledir belki de. ama hayır, ince bir ruh taşıyan herkes yalnızlığa mahkumdur dünyada. ve umut, sevgili sözlük, umut olmayınca bu mahkumiyetten kurtulamayız çoğunlukla. acıyı seviyoruzdur çünkü. acıya alışmışızdır. o olmadan yapamayız.
devamını gör...
güzel kadın isimleri
- leyla
- begüm
- sanem
- asya
- figen
- füsun.
- begüm
- sanem
- asya
- figen
- füsun.
devamını gör...
evlilik
güzel şeydir. ama diğer yarınızı bulursanız.
kendinize küçük bir dünya inşa edersiniz.
gerçekten ruh eşinizse gülmediğiniz gün olmaz. mesela yemeği birlikte yapıp kaliteli zamanlar geçirebilirsiniz. sorunlarınızı konuşursunuz, çözüm üretirsiniz. çocuklar gibi şen olursunuz bir gün, diğer gün el ele şehri gezersiniz. çeşitli konularda tez çürütme temelli tartışmalar yaparsınız, sonra münazarayı kazanan küçük bir öpücük ve sarılma ile hakkını alır. ağladığınızda gelip sarılır mesela. siz kötüyken arkasını dönüp uyuyan, mahkeme duvarı olan kişiyle evlenmeyin. mesela ansızın onu anlatan birkaç satırı gözlerine bakarak söyleyip mutlu edebilirsiniz. biri sizi ezmeye çalıştığında arkanızdaki dağ olsun eşiniz. evlilik güzel şey ya bence..
dost olacağınız, can ve canan olacağınız biriyle evlenmeniz ümidiyle.. *
kendinize küçük bir dünya inşa edersiniz.
gerçekten ruh eşinizse gülmediğiniz gün olmaz. mesela yemeği birlikte yapıp kaliteli zamanlar geçirebilirsiniz. sorunlarınızı konuşursunuz, çözüm üretirsiniz. çocuklar gibi şen olursunuz bir gün, diğer gün el ele şehri gezersiniz. çeşitli konularda tez çürütme temelli tartışmalar yaparsınız, sonra münazarayı kazanan küçük bir öpücük ve sarılma ile hakkını alır. ağladığınızda gelip sarılır mesela. siz kötüyken arkasını dönüp uyuyan, mahkeme duvarı olan kişiyle evlenmeyin. mesela ansızın onu anlatan birkaç satırı gözlerine bakarak söyleyip mutlu edebilirsiniz. biri sizi ezmeye çalıştığında arkanızdaki dağ olsun eşiniz. evlilik güzel şey ya bence..
dost olacağınız, can ve canan olacağınız biriyle evlenmeniz ümidiyle.. *
devamını gör...
hayattaki küçük mutluluklar
metroya binerken akbilim "doğum gününüz kutlu olsun!" diye tüm istasyonun duyabileceği şekilde ötmüştü.
sırt çantamı dedektörle kontrol eden güvenlik görevlileri gülerek doğum günümü kutlamıştı. aşırı mutlu olmuştum. sevdiğim, tanıdığım insanlardan böyle şeyler görmek normal. ama hiç tanımadığım birinin böyle düşünmesi ve hiç tanımadığı birine böyle ince bi hareketi beni aşırı mutlu ediyo. hâlâ iyi ve kalbi güzel insanların varlığına inandırıyo.
sizin de doğum günleriniz kutlu olsun güvenlik görevlilerii. sevmiştim sizi.
sırt çantamı dedektörle kontrol eden güvenlik görevlileri gülerek doğum günümü kutlamıştı. aşırı mutlu olmuştum. sevdiğim, tanıdığım insanlardan böyle şeyler görmek normal. ama hiç tanımadığım birinin böyle düşünmesi ve hiç tanımadığı birine böyle ince bi hareketi beni aşırı mutlu ediyo. hâlâ iyi ve kalbi güzel insanların varlığına inandırıyo.
sizin de doğum günleriniz kutlu olsun güvenlik görevlilerii. sevmiştim sizi.
devamını gör...


