sözlükteki sabah sakinliği
çoğu zıpır yazarımız gececidir ve ağızlarını ayırıp henüz uyumuşlardır. ben mi ben köleyim sözlük, piramite taş taşıyoz başladı mesai. efenim o koca taşları nasıl mı şaapıyorsunuz? bir ara anlatırım hadi gene iyisiniz.*
devamını gör...
lanet olası federaller
ben bu yazara ne yaptım da, böyle nefret dolu başlık açmış.
adın çıkacağına canın çıksın dedirten durum.
adın çıkacağına canın çıksın dedirten durum.
devamını gör...
ekşi sözlük'ten gelen yazarlar
buyurun benim demek istediğim başlıktır.
devamını gör...
animasyon film önerileri
üniversiteden mezun olacağım sene katıldığım "mezuniyet sonrası iş bulma süreci ve psikolojisi" temalı bir konferansta, konuklar arasındaki psikolog ablamızın salonda bulunan 40 50 gence tavsiye ettiği inside out (film) mutlaka izlenmeli.
bunun dışında keyifle izlediğim yapımlar;
how to train your dragon serisi
shrek serisi
toy story serisi
ice age serisi
up
bunun dışında keyifle izlediğim yapımlar;
how to train your dragon serisi
shrek serisi
toy story serisi
ice age serisi
up
devamını gör...
dünyanın en gizemli olayları
(bkz: dyatlov geçidi olayı)
(bkz: tamam shud olayı)
(bkz: tarsus'taki gizemli kazı)
(bkz: young deneyi)
(bkz: tamam shud olayı)
(bkz: tarsus'taki gizemli kazı)
(bkz: young deneyi)
devamını gör...
köle
insanlar tamamen özgür doğarlar ama bütünüyle bağımlıdırlar. bir çocuk, eğer ebeveynleri kendisine bakmazsa, öleceğini bilir. böylelikle sevgi, onun için bir ölüm kalım meselesi haline gelir.
aslında her şey ailede başlar ve ölene kadar bu durum devam eder. çünkü temelinde ailen seni reddederse hayatının tehlikeye gireceği korkusu yatar. ebeveynlerin senin bu korkunu sana doğru olduğuna inandıkları şeyleri yaptırmak için kullanırlar. "yemeğini yemezsen kötü çocuk olursun, iyi bir çocuk olmazsan seni sevmem, diğer insanlar da sevmez!"
işe yaradı da çünkü suçluluk duygusu yaratmak, diğer insanları kontrol etmenin en iyi yoludur.
bu kitap beni fazlasıyla etkiledi. hayatım da ki sorunlara, eksikliklere, gereksiz çabalarıma, aptalca kaygılarıma ne kadar çok önem verdiğimi gördüm. oysa hayat her sabah uyanmaya, kalp atışlarımı duymaya, duygularımı tartmaya, elimdekilerin değerini anlamama ,düşüncelerimi ve sevgimi ifade etmeme yardımcı olan şeydi. çünkü bu saydıklarım ve sayamadığım nice şeyler aslında bize bu hayatta verilen bir hediyedir. çoğu insan bunun farkında bile değildir. kitabın arkasında şöyle bir yazı yazar. " tüm anne ve babaların mutlaka okuyup, çocuklarına da okutması gereken bir kitap..." o kadar doğru ki. bu kitabı siz de okuyunca benim gibi düşüneceksiniz.
sevginin acı verdiğini söyleyenler, aslında sevdikleri kişinin kendi istedikleri şekilde davranması gerektiğine inandıkları için acı çekerler.biz buna kibir deriz... sevdiği kişinin kendi ihtiyaçlarını tatmin etmesi gerektiğini düşünürler. buna da bencillik deriz.
kitaptaki ana karakter olan john doe hayatının eşiğindeyken hayatının önemini, ailesinin değerini, kız arkadaşının ve onun küçük mucizesiyle nasıl hayata tutunduğu anlatıyor. ölüm ile kalım, çıkarılan dersler, ters köşeler okurken sizi etkileyecek ve en az siz de benim kadar etkileneceksiniz. şunu unutmamak gerek " sen kendi hayatından sorumlusun. hayatın kendisinden değil. kendi hayatının kıymetini bil. yoksa her şey için çok geç olabilir. şuan bile bunun farkına varsan çok şey kazandığını göreceksin. ve belki de kitapta sonsuz kere karşınıza çıkacak olan o sözü buraya bırakıp yorumumu bitiyorum.
"akıl, her şeyin öncüsüdür. neye inanırsan hayatında o görünür"...
edit:kitabı okuyacak arkadaşlara iyi okumalar. okuyun, okutun.
aslında her şey ailede başlar ve ölene kadar bu durum devam eder. çünkü temelinde ailen seni reddederse hayatının tehlikeye gireceği korkusu yatar. ebeveynlerin senin bu korkunu sana doğru olduğuna inandıkları şeyleri yaptırmak için kullanırlar. "yemeğini yemezsen kötü çocuk olursun, iyi bir çocuk olmazsan seni sevmem, diğer insanlar da sevmez!"
işe yaradı da çünkü suçluluk duygusu yaratmak, diğer insanları kontrol etmenin en iyi yoludur.
bu kitap beni fazlasıyla etkiledi. hayatım da ki sorunlara, eksikliklere, gereksiz çabalarıma, aptalca kaygılarıma ne kadar çok önem verdiğimi gördüm. oysa hayat her sabah uyanmaya, kalp atışlarımı duymaya, duygularımı tartmaya, elimdekilerin değerini anlamama ,düşüncelerimi ve sevgimi ifade etmeme yardımcı olan şeydi. çünkü bu saydıklarım ve sayamadığım nice şeyler aslında bize bu hayatta verilen bir hediyedir. çoğu insan bunun farkında bile değildir. kitabın arkasında şöyle bir yazı yazar. " tüm anne ve babaların mutlaka okuyup, çocuklarına da okutması gereken bir kitap..." o kadar doğru ki. bu kitabı siz de okuyunca benim gibi düşüneceksiniz.
sevginin acı verdiğini söyleyenler, aslında sevdikleri kişinin kendi istedikleri şekilde davranması gerektiğine inandıkları için acı çekerler.biz buna kibir deriz... sevdiği kişinin kendi ihtiyaçlarını tatmin etmesi gerektiğini düşünürler. buna da bencillik deriz.
kitaptaki ana karakter olan john doe hayatının eşiğindeyken hayatının önemini, ailesinin değerini, kız arkadaşının ve onun küçük mucizesiyle nasıl hayata tutunduğu anlatıyor. ölüm ile kalım, çıkarılan dersler, ters köşeler okurken sizi etkileyecek ve en az siz de benim kadar etkileneceksiniz. şunu unutmamak gerek " sen kendi hayatından sorumlusun. hayatın kendisinden değil. kendi hayatının kıymetini bil. yoksa her şey için çok geç olabilir. şuan bile bunun farkına varsan çok şey kazandığını göreceksin. ve belki de kitapta sonsuz kere karşınıza çıkacak olan o sözü buraya bırakıp yorumumu bitiyorum.
"akıl, her şeyin öncüsüdür. neye inanırsan hayatında o görünür"...
edit:kitabı okuyacak arkadaşlara iyi okumalar. okuyun, okutun.
devamını gör...
her kızın 25 tane flörtü olduğu gerçeği
eğer doğruysa birileri çok fena hakkımı yiyor.
devamını gör...
elektra kompleksi
elektra kompleksi, sigmund freud'un bir görüşü olan oedipus kompleksinin kız çocukları için geçerli olanıdır. 3-6 yaş arası (fallik dönem) çocuklarının babaya aşırı düşkün olmaları ve anneyi rakip olarak görmeleri olarak tanımlanmaktadır. bu karmaşa, yaş ilerleyince anneyle özdeşleşme yoluyla çözümlenir.
devamını gör...
bir sözlük yazarına aşık olmak
hislerimiz karşılıklımı bilmem ama greenland den çok hoşlanıyorum
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
tanımlarını beğendiğim yazarlara gönderilmesini sağladığım iletidir.
bana gelince de hoş olur tatlış olur sevimli olur. sivrilik yapıp atıp tutamayacağım tabi ki de mutlu ediyor. selamlar gençler.*
bana gelince de hoş olur tatlış olur sevimli olur. sivrilik yapıp atıp tutamayacağım tabi ki de mutlu ediyor. selamlar gençler.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının evdeki konumu
evin terazisiyim. herkesi dengeliyorum birbirlerine giriyorlar sonra. çok olgunlaştırıyor insanı ama bir süre sonra herkesi idare etmek yoruyor.
evin en büyük çocuğu olanların kaderi galiba bu.
evin en büyük çocuğu olanların kaderi galiba bu.
devamını gör...
yazarların kişisel çöküşünün başladığı yıl
hiç şahlanmadık ki çöküşe geçelim..ben sigara içemiyorum ama bugünde bana yakın lütfen..
devamını gör...
sözlük radyo istek saati
tenturdiyot' a katılıyor ve bir yol'a düş- mavi türkü' de ben rica ediyorum.
devamını gör...
lahit açmanın ölüye saygısızlık olması
var olan saygısızlıktır. 4000 yıllık ebedi istirahatte olan mısırlı mumya kardeşlerimizin mezarı açılmamalıdır. onlar sizin köy mezarlığındaki hüseyin dedenizin mezarını eşiyor mu lan.. biraz kendinize geliniz lütfen.
devamını gör...
yatakta kadının yapma dedikçe erkeğin hazza gelmesi
"hayır" demek, "hayır" demektir. bu tip hatalı tespitler; kadının hep istemiyor göründüğü ve zorlanmaktan hoşlandığı gibi bir algı oluşturuyor.
devamını gör...
insanın anlam arayışı
kesinlikle okumayacağını bildiğim gereksiz bir arkadaşın kitaplığımdan aldığı ve hala geri getirmediği viktor e. frankl'a ait güzel kitap.
yine sinirlendim.
yine sinirlendim.
devamını gör...
nick güzellik ilişkisi
uzun zaman yaptığım incelemeler sonucu vardığım sonuçtur. bir insanın nicki ne kadar iddialıysa kendisi o kadar çirkindir, çirkeftir aynı durum şehir plaka gibi sonuçlarda da geçerlidir.
(bkz: tespit yaptım yer misin)
(bkz: tespit yaptım yer misin)
devamını gör...
günaydın sözlük
serin ama parlak bir ankara sabanından günaydın sözlük.
güzel bir gün görmeyi diliyorum kendime ve sizlere.
hatta mis gibi bir gün olsun inşallah.
olur mu olur,neden olmasın.
güzel bir gün görmeyi diliyorum kendime ve sizlere.
hatta mis gibi bir gün olsun inşallah.
olur mu olur,neden olmasın.
devamını gör...

