pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin
ıslak bir bulutun ağışını mı

pencereyi kapama
kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin
kırık bir dalın yükünü mü

pencereyi aç
soluğun çıksın dışarı
sen büyütmedin mi ciğerinde onu
kokusu hayatı yıkasın diye

pencereyi aç
sesin sarsın dünyayı
duyulur elbet ta ötelerden
yürek kendini tanır.

(bkz: arkadaş zekai özger)
devamını gör...

-arac kullaniyorsaniz bu mesaji okumayin! bayramda sevdiklerinize ulasmanin en guvenli yolu, trafik kurallarina uymaktir. kurallarla #yolverhayata! icisleri bakanligi 112 acil cagri merkez b003
- tamam
devamını gör...

kimsenin bana ihanet edeceği kozu eline vermediğim için kafam rahat hayatıma devam ederim.
devamını gör...

entry girmekle moderatör olmanın bir alakası yoktur.
moderatör olmak için gerçekten vaktini verebilen, sabırlı ve sinirlerine hakim olanlar seçilir.
sanıldığı kadar da kolay bir iş değildir.
devamını gör...

deniz paraşütü ile marmaris üzerinde yükseldiğim, etrafımda gökyüzünden başka hiçbir şeyin olmadığı andı.

sağ sol, aşağısı yukarısı sadece mavi... açıklı koyulu... ondan güzel ve özgür bir an hatırlamıyorum hayatımda.
devamını gör...

slytherin binasının sembolü olan hayvan.
devamını gör...

kaliteli bir şarap.
devamını gör...

güüüünayyydınnnn!
hava güneşli, günlerden pazar, çaylar sıcak ve keyifler yerinde!
pazar yürüyüşü, gezmesi başlasınn! kahveleri içmeyi unutmayın çünkü bugün (bkz: 5 aralık dünya türk kahvesi günü)!
öpüldünüüüz!
devamını gör...

özellikle cüneyt arkın'ın olağan üstü filmiyle tanıdığımız bir destan... en azından bizim yaş grubunun.
bu destanda kahraman da, konu da ''at'' üzerine kuruludur.
yabana atılmamalıdır, çünkü; dünya edebiyatında ''büyük eserler'' arasında yer alır.
anadolu, azerbaycan, balkanlar, kırım ve kafkas, türkmen, özbek, uygur, kazak, karakalpak ve tacik gibi toplumlarda değişik versiyonları bulunmakta.

her türk destanında olduğu gibi at; kahramanın yardımcısı, yoldaşı, ve gerektiğinde yol göstericisi konumundadır. ruşen'in atı muhteşemdir. bir deniz aygırı sudan çıkarak, at sürüsü içinde bir kısrağı aşmasından doğar aşgar. bu sebeple muhteşemdir.
aşgar bir sürü destanda, ”atadan bidevdir anadan kühlan” sözleriyle tasvir edilmiştir. burada ki bidev; su aygırı'dır.

en iyi at yetiştiricisi olan ruşen ali'nin babasından bolu beyi, elindeki ''en iyi atı'' ister. baba söz namustur diyerek, elindeki en iyi atı bolu beyine gönderir. ancak, at çok çelimsiz görünmektedir ve bolu beyi kendine hakaret edildiğini düşünerek ruşen alinin babasının gözüne mil çektirir. at sürüleri elinden alınır.
ruşen ali'nin adı bundan gayri ''köroğlu''dur. elinde kalan iki şey vardır: kör babası ve ''aşgar''
40 gün karanlıkta, bakılır beslenir aşgar. ancak ahırın toplu iğne kadar bir noktası gün ışığı almıştır. .
çamur içinde koşturulmuş olan atın toynağı hiç çamur olmamaktadır. bu atın ayaklarının koşarken yere değmediğine delalettir. o gün ışığı girmese atın kanatları da çıkacaktır. (bkz: pegasus)
böylelikle zalım bolu beyine karşı köroğlu savaşırken, aşgar en büyük yardımcısı ve destekçisi olacaktır.

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

--- alıntı ---
ırk karışımı teorisine göre, sapiens neandertal topraklarında yayılınca, iki insan nüfusu tamamen birleşene kadar birbirleriyle karıştılar. eğer gerçek buysa , bugünkü avrasyalılar saf sapiens değil iki ırkın karışımıdır.doğu asyaya ulaşan sapiens de benzer şekilde oradaki yerli eractusla karışmıştır, dolayısıyla çinliler ve koreliler sapiensle ve eractusun karışımıdır.

buna karşılık "yerine geçme teorisi" başka bir kurgu anlatır: uyumsuzluk, tepki ve hatta belki de soykırım. bu teoriye göre sapiens ve diğer insanların farklı anatomileri vardı ve muhtemelen çiftleşme alışkanlıkları hatta vücut kokuları bile farklıydı, dolayısıyla birbirlerine cinsel ilgi duyma ihtimalleri düşüktü. yanı sıra bir neandertal ile sapiens aşık olsalar bile üretken çocuklar yapamazlardı, çünkü iki tür arasında genetik uçurum çok fazlaydı. bu yüzde iki tür birbirlerinden tamamen ayrışmış olarak var oldular ve neandertaller tamamen ölünce veya öldürülünce , genleri de onlarla birlikte yok oldu. bu görüşe göre göre sapiens diğer türlerle hiç
karışmadan onların yerine geçti. eğer bu doğruysa günümüzdeki insanların tamamının soyo 70 bin yıl öncesine güney afrikaya kadar götürülebilir. bu durumda "saf sapienleriz".
--- alıntı ---
hayvanlardan tanrılara, sapiens, yuval noah harari

ama şuanda ikinci teori daha ağır basıyor çünkü 2010' da arkeolojik kazılar sonucunda genom haritası açıklandı. modern ortadoğu ve avrupa insanı dna'sının yüzde 1 ile 4 arasında neandertal dna'sı olduğu ortaya çıktı. denisova'da ki fosilleşmiş parmaktan alınan dna'ya göre sonuçlar modern melanezyalıların ve avustralyalı aborjinlerin yüzde 6'ya varan oranda denisova dna'sı kökenli olduğu ortaya çıktı.
ama yine de bu çok az bir oran yani yüzde yüz gerçeklik vermez, ikinci teoride sapiens ve diğer türler arasında tam bir karışım olduğu söylenemez.
devamını gör...

totaliter rejimler ve insanın özne olarak rolü*nün azaltılması konulu bir yapıt.

bu kısıtlama ve insanı indirgeme çabası birkaç alana yayılıyor.

düşünsel alanda, gerçeğin sürekli değişken tutulması, tarih ve geçmişin ortadan kaldırılması, dilin kapsamının daraltılarak düşünme yeteneğinin baskılanması gibi faktörler var.

duygusal alanda :insanın sosyalleşme, aile kurma, çocuk sahibi olma gibi ihtiyaç ve isteklerinin kendisine karşı çevrilmesi durumu var. arkadaşlarınız, eşiniz, çocuklarınız hepsi size karşı gerek onları sevdiğiniz ve kollamak istediğiniz için; gerekse sizin zaaflarınızı ve kimliğinizi en yakından takip etme şansına sahip oldukları için birer silah olarak kullanılıyor.

fizyolojik alanda : yemek yemek, sevişmek gibi insanı duygusal olarak da değiştirme gücüne sahip eylemleri katı, monoton, zevksiz süreçler haline getirip insanın içindeki enerjinin nefrete kanalize edilmesi var.
içgüdüler ve duygular otokratik rejimin bir numaralı düşmanı iken akıl eğitilip yönlendirilebilir olduğu için bazen dostu bile oluyor.

insanın bir etken faktör olarak doğada bulunma hakkının bariz yansımaları yaratma eyleminde,aşk ve nefret gibi yoğun duygularda, analiz veya tasarım gerektiren mesleklerde, kompleks ve kullanıcının düşüncelerinin doğrultusunu evrilten bir dil kullanmakta iken bunların hepsi yok edilerek ya da azaltılarak insan nesne konumuna indirgeniyor.
bilgi alma ve onu uslamlama hakkı 'çiftdüşün' denen bir süreçle proleter olmayan kesime farklı yollardan veriliyor ve çoğunluk bundan memnun. tıpkı matrix çözülse de özgür şehirlere değil yapay rahimlere gitmek isteyecek insanlar gibi ya da cesur yeni dünya'da meskalinleri elinden alınınca ağlayan ve gerçeklik algısının çarpıtılmış halini sevenlerin varlığı gibi.

bu kitapla beraber iyi gidecek yapımlardan biri de das leben der anderen. burada hem otoritenin belli bir kademesindeki anti kahramanımız güçlü olmayı , baskın çıkmayı reddederek diğer insanlar üzerindeki yaptırımından vazgeçiyor. bu kahraman bu şekilde evrilirken, ilk başta rejim tarafından çizilen sınırlar içerisinde hoplayıp zıplayan bir piyes yazarının giderek yaratma eylemini bir karşı duruş'a çevirmesi ve özne olma hakkını elde etme mücadelesini görüyoruz.

bu olay 1984'te en başından düşünülüp engellenmiş durumda. meslek tanımları daha mekanik ve arada bir çalışanlar biraz zeka isteyen işlerle yemlenerek itiraz etmemeleri sağlanıyor. daha sorgulayan yapıdaki bireyleri de sistem kendi lehine kullanacak alanlar buluyor, iç parti üyeleri, newspeak yaratıcıları (daha doğrusu yok edicileri) nispeten daha kafa yoran işlerle oyalanıyor.

umudumuz proleterlerde lafı sık sık geçiyor ve mesaj veriliyor lakin, realiteye bakılınca winston proleterlerin çoğunun günlük hayatlarının koşuşturmacası içinde olduğunu, muhabbetlerinde büyük ölçekli işlere , değişimlere yer kalmadığı gibi hafızalarından da önemli şeylerin silinmiş olduğunu görüp hayal kırıklığına uğruyor. burada kafka'nın der prozess'indeki gibi bir kabulleniş ve maktulün giderek işkencecisini ve süreci tersinden algılama eğilimi yani stokholm sendromu görülüyor. bir başka benzerlikse düşmanın kim olduğunun bilinmezliği, bir otorite ve ters gidişat mevcut lakin belli bir birey ya da olay doğrudan sebep gösterilemiyor.

dilin indirgenmesinin human as an agent rolüne vurulan en büyük darbe olduğunu görüyoruz. fazla konuştuğu için sonradan uçurulan arkadaş winston'a yaptıkları işin önemini anlatan uzun bir nutuk çekmişti. iyiyi ve kötüyü aynı kelimelerle tanımlamaya en sonunda da sadece 1 kelime kalana kadar dili bitirmeye çalıştıklarını, böylece kimsenin düşünce suçu işleyemeyeceğini dile getiriyor. yani düşünme sürecini en başından baskılarsanız, her şey tıkır tıkır işler ve kimse aksini düşünüp mutsuz olamaz .

1984, cesur yeni dünya vb. romanların distopya mı ütopya mı olduğu konusu aslında o kadar basit değil. içindeki bütün insanların gidişattan memnun olduğu, herkesin rolünü benimsediği, hayatını sevdiği , aykırı düşüncelerin hiç oluşmadığı bir mekana distopya demek için dışarıdan bakanların aksaklıklar görüyor olması yeterli midir? özellikle cesur yeni dünya içeriden bakıldığında bir ütopyadır. toplumsal hiyerarşi vardır lakin herkes kendi sınıfını sevmeye koşullanmıştır, yaşam şartlarından memnundur. şu anki dünya düzenindeki aksaklıkların ve özne rolünü elde etmiş ama bunu birbiri üzerinde egemenlik kurmak için harcamış insanların, kakao çekirdeği işleyip çikolatanın tadından habersiz insanların mevcudiyetinde; fırsat eşitliği , demokrasi gibi yalanların mevcudiyetinde; insanların hırsı kullanılarak emek sömürüsünün kariyer diye yutturulduğu yalan dolan mesleklerin mevcudiyetinde bu yapımların dünyasına distopya demekte ve bunları değiştirmeye çalışan baş kahramanları övmekte ne kadar haklıyız?
devamını gör...

bu kahverengi gözlüler size ne etti a sözlük yazarlarım? bir kere de kahve gözü savunun yahu.
devamını gör...

sürekli şikayet ve sitem eden insanlar için kullanılan kelime.

eylem- mızmız
devamını gör...

zekat dünya malına karşı aşırı düşkünlüğü ve açgözlülüğü gidermek zengin-fakir ilişkisini dengede tutmak aynı cemiyette yaşayan muhtaçları başkalarına el açmaktan kurtarmak ve yüce allah tarafından verilen nimeti idrak etmek için emredilmiştir.
devamını gör...

(bkz: biblioteca nacional do brasil)
bugün brezilya'dan bir kütüphaneye göz atalım istiyorum sizlerle. fotoğraflarını inceleyip hikayesini okuyunca bu kütüphaneye hayran kaldım, umarım sizler de seversiniz.
rio de janeiro'da bulunan bu kütüphane dünyanın yedinci en büyük kütüphanesi. latin amerika'nın en büyük kütüphanesi olması dışında onu özel kılan ve diğer kütüphanelerden ayıran önemli bir özelliği var.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
1775 yılında lizbon'da meydana gelen büyük bir deprem, yüzlerce binanın yıkılmasına ve binlerce insanın ölümüne neden oldu. işte bu depremde yıkılan binaların arasında royal ribeira palace'daki kraliyet kütüphanesi de yer alıyordu. kütüphane ülke için çok önemli bir yere sahip olduğundan dolayı portekiz kralı joseph kraliyet kütüphanesinin tekrar yapılması için çalışma başlattı. şehir yeniden bir deprem tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan kütüphanenin brezilya'ya taşınması gündeme geldi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu sırada yaşanan napolyon savaşları kraliyet kütüphanesinin brezilya'ya taşınması için elverişli bir ortam yarattı. kütüphanenin ilk kısmı 1808 yılında ikinci kısmı 1810 yılında brezilya'ya taşındı. böylelikle sonraki yıllarda adı biblioteca nacional do brasil olacak kütüphane brezilya'ya kurulmuş oldu.
bugün yaklaşık olarak 10 milyon kitaba ev sahipliği yapan kütüphane unesco tarafından dünyanın önde gelen kütüphaneleri arasında yer alıyor.
kaynağın bir kısmı; kraliyet kütüphanesi
diğer kısmı; kraliyet kütüphanesii
düzeltme: tarihte rakam hatası, dikkati için sevgili 4-3-3 oynatan aykut 'a teşekkürler.
devamını gör...

kızım, bulaşık makinasını boşalt.
devamını gör...

sinoatrial nodu baskılayarak bradikardi oluşturan kalsiyum kanal blokörleri grubundan ilaçtır.
devamını gör...

#86576 & #86661
başarısız bir troldür. acınası.
devamını gör...

çizgili flanel pijamalarıma laf etmeyin, bacaklarımda sallayarak çocuk uyutuyordum ben orada..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bununda cahilce ve herhangi bir alt yapı olmadan gerçekleştiğini üzülerek söylemek zorundayım.

bilinçli bir tercihten çok, siyasal islamın özgürlük alanlarını işgali ve sonrasında oluşan tıkanmışlığın öfkeye dönüşmesinin ürünüdür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim