normal sözlük'ün en yaşlı yazarı
bir bar taburesi üstünde babamın öldüğü yaştayım.
siz hesaplayın.
siz hesaplayın.
devamını gör...
biraz hızlı gitmiyor muyuz sorusu
iki üç günde 800 tanıma ulaşan yazarları gördükçe aklımdan geçen soru cümlesidir.
devamını gör...
muhabbet kuşu
henüz yeni kaybettiğim minik oğlumun cinsi.
bu bebeğimden önce de kuş bakmıştım ama en çok cinoş'umla yakınlaşmıştık,tahmin edersiniz ki bu yüzden en çok onun kaybı zor geldi.ağladım,ağladım,ağladım.o kadar tatlı ve o kadar sevgi dolu bir kuştu ki üzülmemek elde deģil.dahası hayatımızın o kadar içine girmişti ki her şeyde aklıma geliyor.salonda ailemle sohbet ederken gidecekken dönüp kafese bakıyorum,gitmeden seveyim diye ama minik oğlum artık orada yok.yemek yerken "şimdi burada olsaydı her şeyden yemeye çalışırdı,biz de zararlı deyip onu uzak tutmaya çalışırdık,"diye düşünüyorum;boğazıma bir yumru oturuyor.aklıma ilk kelimesini söylediği,ilk üzerime konduğu an geliyor;o günleri özlüyorum.muhabbet kuşlarına has ama onun olan o ses tonunu hatırlıyorum;bir daha o sesi duyamayacağımı fark ediyorum ve bunu nasıl kabul edebildiğimi bilmiyorum.masanın üzerinde en mutlu olduğu zamanlarda yaptığı hoplayıp zıplama hareketini hatırlıyorum ve başka bir kuşum olsa dahi niyeyse o kuştan bu hareketi göremeyecekmiş gibi hissediyorum.o sevgi kelebeģi halini,hiç tanımadığı insanlara bile anında ısınmasını,onları dahi hiç çekinmeden öpmesini hatırlıyorum ve onun kadar sevgi dolu,güven dolu,neşe dolu bir başka kuş var mıdır merak ediyorum.son zamanlarında kendine has o neşesini,saf mutluluğunu kaybettiğini hatırlayıp kötü oluyorum;içimde bir şeyler acıyor.elimde kalan birkaç tane fotoğrafına bakıyorum;daha çok olmadığı için üzülüyorum.vicdan azabı çekiyorum.ama her şeye rağmen bir başka kuş edinmek için araştırma yapıyorum;onun da ömrünün biz insanlara göre çok uzun olmayacağını ve o öldüğünde de canımın yanacağını bile bile.çünkü sevgisi,acısından büyük.yokluğu,aynı acıyı yaşama ihtimalini kabul ettirecek kadar güçlü.minik oğluma,biricik cinoş'uma fiziksel olarak çok benzeyen bir kuş buldum;bunun evimize ve ailemize yeni katılacak o kuşa haksızlık olacağını bilsem de bu fiziksel benzerliğin o kuşa garip bir sevgi hissetmeme neden olduğunu saklayacak değilim.fiziksel olarak benzese de cino olmayacak.belki cino'nun neşesini,saf mutluluğunu,sevgi dolu hallerini o kuşta hiç göremeyeceğim.bu düşünce bile içimi acıtıyor ama gerçek bu.bu düşünceye alışmak ve o kuşu cino'dan bağımsız olarak sevmek lazım;umarım bunu başarabilirim.birkaç gün içinde büyük ihtimalle yeni kuşumuz evine gelecek,dilerim o da cino gibi mutlu ve sevgi dolu bir kuş olur.
cinoş'um;canım bebeğim,minik oğlum,dünyanın en tatlı,en mutlu kuşu.senin ölümün henüz yeniyken başka bir kuş edinme çabalarına girdigim,büyük ihtimalle birkaç gün içinde o kuşu evimize,senin evine getireceğim için kızma bana.seni sevmediğim için değil;asla değil.ben kısa süreli baktigim kedimden ayrılırken bile bu kadar kötü olmamıştım be minik aşkım;sen bizi bırakıp gittin diye ağlamalara doyamadım.şu cümleleri yazarken bile göğsüme binen ağırlıģı hissediyorum,seni düşünmek çok zor.ama düşünmemek de imkansız.dedim ya;öyle girmişsin ki hayatımıza,şimdi her köşede senin eksikliğin hissediliyor.bu eksikliğe,yokluğuna;evimize kattığın neşeden,mutluluktan,sevgiden mahrum kalmaya dayanamadığım için bir başka arkadaşına sığınmaya çalışıyorum.evet;o sen olmayacak.bunu garip bir şekilde çok iyi biliyorum.dıştan sana çok benziyor;bir görsen,bir ton koyun sadece.ama o sen olmayacak.bunu hissediyorum.ama yine de onu da seveceğimizi,onun da bizi seveceğini ve evimize bir parça bile olsa sevgi katacağını ümit ediyorum.onun da kendine has bir karakteri olacak;senin kendine has bir karakterin olduğu gibi ve o da kendi karakterine uygun biçimde bizi sevecek,evimize aydınlık katacak diye umut ediyorum.seni sevdiğimiz gibi değil-çünkü diyorum ya;o sen olmayacak.o başka bir kuş.-ama bizim de onu seveceğimizi ümit ediyorum.sen her zaman benim en sevdiğim muhabbet kuşum olarak kalacaksın;hatta sadece benim değil,tüm ev halkının.ama şimdi sana vermek isteyip de veremediğimiz sevgiyi,şefkati ve merhameti bir başka arkadaşına aktarmak bence bize iyi gelecek;o arkadaşının da sevgimiz sayesinde mutlu bir hayat süreceğini,yani bunun ona da iyi geleceğini ümit ediyorum.seni çoook seviyorum benim minik sevgi kelebeğim;senin deyiminle "aşk kuş."boğazımdaki yumruyu yine geri ittim az önce,hissettin mi?henüz çok yeni sen gideli,özlemimin ve acımın beni ele geçirmesine izin vermeden seni düşünemiyorum ama daha şimdiden aynı-ya da benzer-bir acıyı yaşama ihtimalini kabul etmeyi yokluğundan daha katlanılır bulan ben; günü geldiğinde seni en çok ama en çok sevginle,neşenle düşüneceğimden eminim.seni çok çok çok ama çok çok seviyorum;cino.
bu bebeğimden önce de kuş bakmıştım ama en çok cinoş'umla yakınlaşmıştık,tahmin edersiniz ki bu yüzden en çok onun kaybı zor geldi.ağladım,ağladım,ağladım.o kadar tatlı ve o kadar sevgi dolu bir kuştu ki üzülmemek elde deģil.dahası hayatımızın o kadar içine girmişti ki her şeyde aklıma geliyor.salonda ailemle sohbet ederken gidecekken dönüp kafese bakıyorum,gitmeden seveyim diye ama minik oğlum artık orada yok.yemek yerken "şimdi burada olsaydı her şeyden yemeye çalışırdı,biz de zararlı deyip onu uzak tutmaya çalışırdık,"diye düşünüyorum;boğazıma bir yumru oturuyor.aklıma ilk kelimesini söylediği,ilk üzerime konduğu an geliyor;o günleri özlüyorum.muhabbet kuşlarına has ama onun olan o ses tonunu hatırlıyorum;bir daha o sesi duyamayacağımı fark ediyorum ve bunu nasıl kabul edebildiğimi bilmiyorum.masanın üzerinde en mutlu olduğu zamanlarda yaptığı hoplayıp zıplama hareketini hatırlıyorum ve başka bir kuşum olsa dahi niyeyse o kuştan bu hareketi göremeyecekmiş gibi hissediyorum.o sevgi kelebeģi halini,hiç tanımadığı insanlara bile anında ısınmasını,onları dahi hiç çekinmeden öpmesini hatırlıyorum ve onun kadar sevgi dolu,güven dolu,neşe dolu bir başka kuş var mıdır merak ediyorum.son zamanlarında kendine has o neşesini,saf mutluluğunu kaybettiğini hatırlayıp kötü oluyorum;içimde bir şeyler acıyor.elimde kalan birkaç tane fotoğrafına bakıyorum;daha çok olmadığı için üzülüyorum.vicdan azabı çekiyorum.ama her şeye rağmen bir başka kuş edinmek için araştırma yapıyorum;onun da ömrünün biz insanlara göre çok uzun olmayacağını ve o öldüğünde de canımın yanacağını bile bile.çünkü sevgisi,acısından büyük.yokluğu,aynı acıyı yaşama ihtimalini kabul ettirecek kadar güçlü.minik oğluma,biricik cinoş'uma fiziksel olarak çok benzeyen bir kuş buldum;bunun evimize ve ailemize yeni katılacak o kuşa haksızlık olacağını bilsem de bu fiziksel benzerliğin o kuşa garip bir sevgi hissetmeme neden olduğunu saklayacak değilim.fiziksel olarak benzese de cino olmayacak.belki cino'nun neşesini,saf mutluluğunu,sevgi dolu hallerini o kuşta hiç göremeyeceğim.bu düşünce bile içimi acıtıyor ama gerçek bu.bu düşünceye alışmak ve o kuşu cino'dan bağımsız olarak sevmek lazım;umarım bunu başarabilirim.birkaç gün içinde büyük ihtimalle yeni kuşumuz evine gelecek,dilerim o da cino gibi mutlu ve sevgi dolu bir kuş olur.
cinoş'um;canım bebeğim,minik oğlum,dünyanın en tatlı,en mutlu kuşu.senin ölümün henüz yeniyken başka bir kuş edinme çabalarına girdigim,büyük ihtimalle birkaç gün içinde o kuşu evimize,senin evine getireceğim için kızma bana.seni sevmediğim için değil;asla değil.ben kısa süreli baktigim kedimden ayrılırken bile bu kadar kötü olmamıştım be minik aşkım;sen bizi bırakıp gittin diye ağlamalara doyamadım.şu cümleleri yazarken bile göğsüme binen ağırlıģı hissediyorum,seni düşünmek çok zor.ama düşünmemek de imkansız.dedim ya;öyle girmişsin ki hayatımıza,şimdi her köşede senin eksikliğin hissediliyor.bu eksikliğe,yokluğuna;evimize kattığın neşeden,mutluluktan,sevgiden mahrum kalmaya dayanamadığım için bir başka arkadaşına sığınmaya çalışıyorum.evet;o sen olmayacak.bunu garip bir şekilde çok iyi biliyorum.dıştan sana çok benziyor;bir görsen,bir ton koyun sadece.ama o sen olmayacak.bunu hissediyorum.ama yine de onu da seveceğimizi,onun da bizi seveceğini ve evimize bir parça bile olsa sevgi katacağını ümit ediyorum.onun da kendine has bir karakteri olacak;senin kendine has bir karakterin olduğu gibi ve o da kendi karakterine uygun biçimde bizi sevecek,evimize aydınlık katacak diye umut ediyorum.seni sevdiğimiz gibi değil-çünkü diyorum ya;o sen olmayacak.o başka bir kuş.-ama bizim de onu seveceğimizi ümit ediyorum.sen her zaman benim en sevdiğim muhabbet kuşum olarak kalacaksın;hatta sadece benim değil,tüm ev halkının.ama şimdi sana vermek isteyip de veremediğimiz sevgiyi,şefkati ve merhameti bir başka arkadaşına aktarmak bence bize iyi gelecek;o arkadaşının da sevgimiz sayesinde mutlu bir hayat süreceğini,yani bunun ona da iyi geleceğini ümit ediyorum.seni çoook seviyorum benim minik sevgi kelebeğim;senin deyiminle "aşk kuş."boğazımdaki yumruyu yine geri ittim az önce,hissettin mi?henüz çok yeni sen gideli,özlemimin ve acımın beni ele geçirmesine izin vermeden seni düşünemiyorum ama daha şimdiden aynı-ya da benzer-bir acıyı yaşama ihtimalini kabul etmeyi yokluğundan daha katlanılır bulan ben; günü geldiğinde seni en çok ama en çok sevginle,neşenle düşüneceğimden eminim.seni çok çok çok ama çok çok seviyorum;cino.
devamını gör...
annelerin unutulmayan sözleri
''sesini duymayınca tedirgin oluyorum.'' dur. bir insanı annesi gibi kimse sevemez düşünemez net. hoş sevdalara kapılıp annenizi üzmeyin, bu dünyada kimse annenizin üstüne çıkabilecek kadar insan değil. annesini üzeni hırpalarım sözlük!
devamını gör...
dursun zaman
sevdiğim bir manga şarkısı. göksel'in sesiyle de çok güzel bir uyumları var.
devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
behlül kaçar
devamını gör...
uyuyamamak
şimdi çığlığı basıcam! ne uyuyorum ne uyanığım. neyse kalkayım soru notu çıkarayım en azından masanın başında falan ağlamaktan uyurum belki gı, sözlük?
devamını gör...
şu an sözlükte kadın olması
hakikaten enteresan! 83 kusur milyonluk ulke nufusunda , 41 milyon kusurluk kadin nufusuna ragmen, sozlukte kizlarin da bulunmasi inanilir gibi degil...takipteyim, daha ne kadar enteresan basliklar acilacak merakla bekliyorum.
devamını gör...
yavuz çetin
yaşamak istemem şarkısını hafızalara kazıdıktan sonra henüz otuz yaşında iken bipolar bozukluğu ile mücadele ettiği sıralarda boğaz köprüsü'nden atlayarak intihar eden türkiye' nin en önemli gitaristlerinden biri. erkan oğur ile çaldığı dünya parçası insanın iliklerine işliyor. erkan oğur yıllar sonra o günlerin anısını şöyle anlatıyor buradan
ve bonus: yavuz çetin öldüğü zaman henüz küçük bir çocuk olan oğlu yavuzcan çetin'in babası ile ilgili röportajı için tıklayın
edit: yavuz çetin'in sohbeti
ve bonus: yavuz çetin öldüğü zaman henüz küçük bir çocuk olan oğlu yavuzcan çetin'in babası ile ilgili röportajı için tıklayın
edit: yavuz çetin'in sohbeti
devamını gör...
insanı en çok perişan eden durum
dışlanmak
devamını gör...
yılmaz güney
birincisi; kendileri katildir. hem insan hem de bir hayvan öldürmüşlüğü vardır. ( bir kız çocuğunu da öldürdüğü konuşulmakla birlikte durum net olmadığı için bir şey diyemem)
ikincisi: ayrılıkçıdır. birleşik kürdistan düşüncesini savunmuştur. özgür kürdistan söylemleri
üçüncüsü: başlıkta ahmet kaya pkklı denilmiş. apo'yu özleyen ben değilim. kaya pkklı olmasa bile sempatizandır.
deniz gezmiş ve arkadaşları 72'de idam edildi. mahir çayan da 72'de öldürüldü. pkk 78'de bildirgesini yayınladı. gezmiş ve arkadaşları da ayrılıkçı gençler değildi. keza mahir çayan'ın da öncelikli tercihi birlikti. bazı aklıevveller 72'de katledilen bu gençleri absürt bir şekilde pkklı olmakla suçluyorlar bu da onların affedersiniz aptallığı maalesef.
dördüncüsü: ödüllü yönetmen, aktör veya yazar olmuş olabilir. bu o kişinin yaptığı her şeyi doğrulamaz.
beşincisi: kale alınmak için önce meseleyi enine boyuna yazmak gerek. solculara göre de sağcı herkes faşist, aptal, kültürsüz mesela. bir nevi kâle alınmayan.
büyük adammışmış... sanat camiasında o kadar büyük adam merak ediyorsanız buyrun (bkz: ümit yılbar)'ın hayatını okuyun, öğrenin.
saygı ve sevgilerimle.
ikincisi: ayrılıkçıdır. birleşik kürdistan düşüncesini savunmuştur. özgür kürdistan söylemleri
üçüncüsü: başlıkta ahmet kaya pkklı denilmiş. apo'yu özleyen ben değilim. kaya pkklı olmasa bile sempatizandır.
deniz gezmiş ve arkadaşları 72'de idam edildi. mahir çayan da 72'de öldürüldü. pkk 78'de bildirgesini yayınladı. gezmiş ve arkadaşları da ayrılıkçı gençler değildi. keza mahir çayan'ın da öncelikli tercihi birlikti. bazı aklıevveller 72'de katledilen bu gençleri absürt bir şekilde pkklı olmakla suçluyorlar bu da onların affedersiniz aptallığı maalesef.
dördüncüsü: ödüllü yönetmen, aktör veya yazar olmuş olabilir. bu o kişinin yaptığı her şeyi doğrulamaz.
beşincisi: kale alınmak için önce meseleyi enine boyuna yazmak gerek. solculara göre de sağcı herkes faşist, aptal, kültürsüz mesela. bir nevi kâle alınmayan.
büyük adammışmış... sanat camiasında o kadar büyük adam merak ediyorsanız buyrun (bkz: ümit yılbar)'ın hayatını okuyun, öğrenin.
saygı ve sevgilerimle.
devamını gör...
tilki
tavukların arasının pek iyi olmadığı ve kümeslere girerek tavuk çalan hırsızlardır.
devamını gör...
schindler’s list
holokost üzerine çekilmiş en iyi film bu sanırım. tekrar izledim de, yapım yılına göre görüntü, müzik, oyunculuklar gerçekten harika.
hayat güzeldir ve piyanist'i ayrı tutarak söylemek gerekirse; bundan daha iyisi gelmeyecekse ki öyle görünüyor, almanları artık rahat bırakmak gerek fikrimce.
hayat güzeldir ve piyanist'i ayrı tutarak söylemek gerekirse; bundan daha iyisi gelmeyecekse ki öyle görünüyor, almanları artık rahat bırakmak gerek fikrimce.
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
malatyalı yazarlar olarak okudum, ciddiyim de valla.
madalyalar altınmış bu arada, 5 gram ağırlığındaymış yani söyleyeyim de.
madalyalar altınmış bu arada, 5 gram ağırlığındaymış yani söyleyeyim de.
devamını gör...
ali babacan'ın partisinin 1. olağan kongresi'nde ağlaması
ne için yaptığını bilmediğim ve ilgilenmediğim ağlamadır.
ama anlattıkları gerçektir, ağlanacak kadar da vahimdir.
o dönem üniversitelerde bunlar yapılmasaydı vatandaş akp’ye bu kadar sarılmazdı.
şimdi de güç akp’nin elinde, onlar da bilmelidir ki yapılan haksızlıklar bir gün patlar.
mazlumun ahını almamak gerekir.
ama anlattıkları gerçektir, ağlanacak kadar da vahimdir.
o dönem üniversitelerde bunlar yapılmasaydı vatandaş akp’ye bu kadar sarılmazdı.
şimdi de güç akp’nin elinde, onlar da bilmelidir ki yapılan haksızlıklar bir gün patlar.
mazlumun ahını almamak gerekir.
devamını gör...
hukuk okumak
bu ülkede olmayan bir şeyi okuma hissini tatmak için okunan bölüm.
devamını gör...
normal sözlük
nickaltı girilince ya da bahsedebilince , bildirim de verse tadından yenmeyen sözlük olacak olan, sözlüğümüz.*
aman da aman, ne tatlişmiş ne tatliş.
aman da aman, ne tatlişmiş ne tatliş.
devamını gör...



