incelenecek dokunun, bazı kimyasallar kullanılarak ölümünü engelleyip kararlı halde kalmasını sağlayan koruma işlemi.
devamını gör...



*
devamını gör...

gerçek adı charles panzram olan, gelmiş geçmiş en sadist seri katil unvanına sahip suç makinesi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

genel itibariyle hayatı şu şekilde;
hayata gözlerini 1891 yılında minnesota'daki evinde açıyor. o 8 yaşındayken babası tarafından terk ediliyorlar ve kalan ailesi carl'ı başka bir okula veriyor. gittiği okulda taciz, tecavüz ve işkence olmak üzere birçok zorlukla karşılaşıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"kendim dahil lanet olası tüm insan ırkından nefret ediyorum!"

yıllar geçtikçe içinde büyüttükleri insanlığa olan nefretini arttırıyor ve carl panzram yukarıdaki cümleyi kura kura 21 cinayet işliniyor. rivayetlere göre 1000 kadar da erkek bireye tecavüz/taciz suçundan sabıkası var.

"dünya bir b*k çukur ve ben buradan ona zarar vermeden ayrılmayacağım!"

işlediği suçlarla içten içe herkesi korkutan carl'ın erkeklere uyguladığı tecavüzün sebebi ise eşcinsel bir haz alması değildi; bunun aşağılama eylemi olduğunu düşündüğü için yapıyordu.
eninde sonunda idamına karar verildi ve onu asacak olan cellada "acele et, senin beni asacağın sürede 10 kişiyi asmıştım." demiş, sadistliğini ölmeden önce de göstermiştir.
devamını gör...

herkese, her yerde,dünya standartlarında,bedelsiz eğitim sloganıyla kurulan eğitim kuruluşudur.dersleri web sayfasından veya youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

şu anda sanat tarihi dersini alıyorum gerçekten dersler verimli geçiyor ayrıca videoların kısa olması da sıkılmamanızı sağlıyor.çok fazla alanda ders içeriğine sahip olduğundan herkesin faydalanabileceğini düşünüyorum.
devamını gör...

umursamazlıktır efendim.
dışarda akan dünyaya karşı bünyeye saate bir basıldığında birşeycik kalmaz.
devamını gör...

vali bey'i görevden alalım,birinci nesil jilet gibi biri geçsin.kim verdi görevini? onu da alalım.
devamını gör...

ders çalışırken nesguik yemek mi bayılırım yaşım kaç olursa olsun (gülücük)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhaba ben guardian. öncelikle tüm üniversiteye başlayacak yazarlara ve okuyuculara başarılar diliyorum. direkt konuya geçelim. bana günde 3 5 kişi bu bilgisayar mühendisliği nedir diye sorular soruyor. yazmalı mıyım? dersler nasıl? geleceği var mı? nasıl başlayacam nasıl devam edeceğim? okuması ne kadar zor derslerin ağırlığı nasıl? gibi onlarca soru soruyorlar haklı olarak. insanlar ömürlerinin 4 yılını buna gömecekler sonuçta. bu sorulara dilim döndüğünce cevap vermek istedim. benden farklı düşünen arkadaşlar da fikirlerini belirtirlerse toplu bir bilgisayar mühendisliği nedir rehberi çıkarabiliriz. sonuçta tüm açılarıyla ele almaya kalkmak ve bunu yazarak anlatmak saatler sürebilir ve cidden o kadar zamanım bulunmamakta ne yazık ki.

ben kabaca nasıl bir bölüm olduğunu yazıldıktan girildikten sonra neler yapılması gerektiğinden bahsedeyim.

bilgisayar mühendisliği nedir kaç para ulan bu bilgisayar mühendisliği

bilgisayar mühendisleri yazılım ve donanım alanında yetkin olarak kendini yetiştiren ve seçtiği alana göre üniversitelerde aldığı bu temel eğitimle kendini her zaman bir ileriye taşımaya çalışan. ömrü boyunca öğrenmeye ve düşünmeye dayanıklı, disiplinli ve sosyal kişilere verilen isimdir.

ben bilgisayarları çok seviyorum bilgisayar mühendisliğini de sever miyim?

seveceğini düşünen insanlar için atalarımızın söylediği çok güzel bir söz var (bkz: davulun sesi uzaktan hoş gelir). bu ağır bir disiplin arkadaşlar ve unutmayın ki bir mühendislik bu işi yapıyorsanız bilgisayarları sevmeniz ne yazık ki yetmiyor. sürekli olarak öğrenmeniz, bildiklerinizi paylaşmanız ve öğrendiğiniz veyahut geliştirdiğiniz teorileri veya düşünceleri uygulamaya dökmeniz gerekiyor. felsefeci değiliz * biz sevgi içimizde de değil. bu mesleği her insan evladı öğrenebilir fakat disiplin, hırs ve zeka üçgeniyle öğrenme hızınız ve okulunuz bittikten sonra iş bulup bulamayacağınız belirleniyor. çocuk değilsiniz siz kendinize yalanlar söylemeyin ve kendinizi bu üç maddeye göre değerlendirip seçiminizi buna göre yapın.

oyun oynamayı sevenler sizlere sesleniyorum

verin unity'mi c# bana ben oyun yapacağım diyenler veya ben bir cs oynuyorum varya uff şimdi de bilgisayar yazacağım diyen ve ne yazık ki yazıp gelecek sene okulu bırakacak veya bize böyle olduğu söylenmedi diyenler. kendinize bu kötülüğü yapmayın oynadığınız oyunların bilgisayar mühendisliğini sevmenizle uzaktan yakından ilgisi yok. şu anda tai'de çalışan senelerce yurtiçinde yurtdışında akadeisyenlik yapmış ve akdeniz üniversitesine giderseniz tanışacağınız bir adam bana şunları söylemişti "guardian oyun oynayan oyunları seven insanlar bu işte büyük oranda başarısız oluyor bu türkiyesi, almanyası, amerikası, japonyası hepsi için geçerli." yani oyunları seviyor ve oyun geliştirmek istiyor olabilirsiniz cidden bu işe meraklı olabilirsiniz o zaman sizin için önerebileceğim bölüm budur. ha tabi istisnaların kaideleri bozmadığını da belirtmek isterim.

bölümü yazacam ben kafaya koydum kardeş peki şimdi ne yapayım

ya kararınızı verdiniz ve tercihlerinizi yaptınız. size bu bölüme giderken hiçbir şey bilmene gerek yok öğretiyorlar kolay la bir şeyi yok algoritma dersinin diyenler olacaktır. en gıcık olduğum tembelliği kendine hedef edinmiş minik sülüklerin sesleri çok daha fazla çıktığından dolayı size bunları söylüyorlar. inanmayın arkadaşım hiçbir şey bilmiyorsan ve bilgisayar mühendisliği yazdıysan senin için ömrün boyunca sürecek ve sürekli hızlanmanı gerektirecek bir maraton başlıyor. ilk olarak unutmaman gereken şey bu maratonu kabul etmen ve hayatını buna göre düzenlemeye başlaman. ilk tavsiyem "bir arkadaşla konuştuktan sonra farkettim ki çoğu öğrenci ingilizce bilmiyor." ingllizce öğreneceksin. bunun kem kümü yok ciddiyim ingilizce öğrenmezsen maratonu koşamazsın yönünü bulamazsın, ilk işin internetteki tonlarca açık kaynaktan ingilizce öğrenmeye başlaman ve senin gibi bir arkadaş bularak aranızda türkçe konuşmayı bırakmanız. türkçe sizi geçmişte bırakıyor ne yazık ki. google translate demeyin ağzınıza bir tane çakarım ciddi ciddi. eğer şimdiden tembelliğe başvuracaksanız hiç gelmeyin 4 seneniz boşa gider işsiz kalırsınız en azından ben size asla iş vermem. ingilizceyi biliyom kardeş ben benim dedem ingiliz kralıydı bizde inglizce native diyorsanız. github, w3school, stack overflow vb pek çok site var. udemyden kurs alabilirsiniz ama ben open source hastası biri olduğumdan dolayı youtube ve internetteki eğitimleri öneririm. bunlara girdiniz buldunuz ve hepsine kaydoldunuz şimdi ne mi yapacaksınız google nasıl kullanılır? onu öğreneceksiniz. nası ya ama biliyorsun demi sen yok kanka yüzde 90 ihtimalle tam olarak nasıl kullanıldığını bilmiyorsun. şu makaleyi okumanı öneririm bak buda google dock en çok kullandığım şeylerden biri ve google'nın güzel bir şekilde kullanıldığında verimliliğin ne kadar artabileceğini gösteren şeylerden biri. kardeş geç bunları biz bunları biliyoruz okeyde 11. parti bitti sal bizi de biraz daha ilerleyelim diyenleri görüyorum çıldırmış durumdalar. tamam size vereceğim tavsiyelere geleyim. şimdi kardeş ilk yapman gereken geliştirmekte olduğun projelerin sayılarını arttırmak, üniversite'de bulunan ve ortamı tatlı olan bir kulübe katılmak. tanıyabildiğiniz kadar insan tanıyıp çok samimi olmamaya bakın, size yardımcı olabilecek sizi ilerletebilecek bilmediğiniz şeyleri öğretecek adamlarla takılın ve en önemlisi hocalarınızı kafalamaya bakın. 3 tane okul değiştim ve okulun ilk haftasında yaptığım ilk şey bölüm başkanını veya o sene bize ders verecek olan bölüm hocasını kafalamak oluyor. o adamlar size göre aptal olabilir hatta kankalarınıza "fahri hocaya bak ben ondan çok biliyorum" diyorsunuzdur belki de ha büyük ihtimalle daha çok biliyorsunuzdur öyle biliyorum fakat bu adamlar akademisyen ve sektör adam aradığına bu insanlara geliyor ve siz üniversiteden çıktığınızda bu adamlar size referans mektubu yazabilecek adamlar. bunları aşağı yukarı yaptıktan sonra şu saçma sapan tekno-bla bla projeleri yarışmaları tübitak yarışmaları falan oluyor. bir ekip bul veya bir ekip kurup bu yarışmalara katılmaya bak. bu senin cv'nde en güzel gözükecek şeylerden biri oluyor. bilgisayar mühendisi senin de bildiğin üzere içine kapanık sadece robot gibi kod yazan insan olamaz. çok sosyal olmak ve çalışkan olmak hem daha kolay hem de daha kazançlıdır. insanlarla konuştuğunda seni yemezler sorduğun soruların ve belki de alamadığın cevapların sana zararı değil karı vardır. karşındaki yüksek mevkide bir adamsa akşam eve gidip karşılaştığı binlerce insana rağmen sen aklına geliyorsan ve bunu sağlamayı öğrendiysen bu işi başarmışsın demektir. hitabetin akıcı ve düzgün konuşmanın olması hayati bir önem taşır bunu unutma. daha üst seviyedeyim kardeş ben ben ne yapayım diyorsan bana tavsiye verebilirsin. ben daha üst seviye için hazırlanan biriyim sonuçta ve tecrübelerini benimle paylaşmak istiyorsan bana mesaj atta mutlu olayım.

iş imkanları neler bu sektörde çalışmak için illaha bilgisayar mı okumalıyım?

işte bu göreceli bir soru. benim tanıdığım en iyi siber güvenlikçiler bilgisayar mühendisliği fakültesinin yanından bile geçmemiş insanlar (red team için). fakat aynı zamanda bazı akıl hocalarım, arkadaşlarım ülkenin hatta ülkeyi bırakın dünyanın en iyi üniversitelerinden mezun insanlar. bunun tam olarak bir cevabı ne yazık ki yok ve bu iş sizde bitiyor arkadaşlar. iş imkanları ise a101 kasiyerliğinden dünyanın en büyük teknoloji, lojistik, güvenlik şirketlerine varam hatta (bkz: gafam)'a dahi ulaşabileceğiniz büyük bir alan. kendinizi ne kadar ilerlettiğiniz ve ananızdan babanızdan gelen zekayı etkileyen şans faktörüne bağlı olarak değişir. yani bunu söylediğimden dolayı belki kızabilirsiniz fakat aranızdan gafam şirketlerinde çalışabilecek kişilerin çıkma olasılığı ne yazık ki çok düşük. neyse sayılar yalan söylemez sonuçta.

bilgisayara ihtiyacım var mı? benim külüstür emektar sarıkızım yeter mi?

bu soruyu bana soran bir iki kişi falan oldu. yani gittiğiniz üniversiteye göre değişkenlik gösterebilecek bir soru olsa bile sarıkızınız eğer bir dinazora dönüştüyse bir pc almanız sizin karınıza olur. öğrenme hızınızı arttırır. fakat size göre de değişir bir ara bilgisayarsız kaldığım dönemde bölüm başkanıyla konuşup okulda kalıyordum bilgisayar labında. yaptığım bazı projeler ve çalışmalar o bilgisayarsız kaldığım döneme ait.

pekala paranız var ne almalısınız benim tavsiyem gönlümün efendisi macbooklara ait. tuzlu olduysa hafif ama etkili bir şey bulmanızı tavsiye ederim çünkü bir süre sonra farkedeceğiniz şey kaplumbağa nasıl evini sırtında taşıyorsa sizde işinizi sırtınızda taşıyacaksınız.

hangi dili öğreneyim kardeş envai çeşit dil var

şimdi bazı arkadaşlar bana kızacak bu dediğimden dolayı ben cpp'ciyim yani bazılarınız portakalda vitaminken veya gta vice city falan oynarken ben cpp kodluyordum bu yüzden bana çok kızmazsanız iyi olur minik bir kalbim olduğundan dolayı üzülebiliyorum. python diyorum sebebi ise çok farklı. öğrenilmesinin kolay olması sözdiziminin anlaşılabilir olması ve flex olması yalanını size söylemeyeceğim bu yalan python ciddi manada öğrenebileceğiniz ileri seviyede en zor dillerden biri. fakat kurulumu ve başlangıcı kolay olduğundan aynı zamanda işin mantığını öğrenmenizin en başta yeterli olmasından dolayı python hiçbir şey bilmeyen ve maratona yeni başlayan biri için çok tatlı bir dil.


yazının sonuna geldim. atladığım aklıma gelmeyen pek çok soru ve farklı yaklaşımlar illaha vardır. bu alandaki büyüklerim fikirlerini ve düşüncelerini bizimle paylaşırlarsa sözlüğümüzün yazarlarına ve okuyucularına büyük katkılar sağlamış oluruz. bana vermek istedikleri tecrübeleri ve fikirleri varsa bana mesaj atmaları ve tavsiyelerini aktarmaları beni çok ama çok mutlu eder.

yeni başlayan ve aramıza katılacak arkadaşlar hepiniz aramıza hoşgeldiniz diyorum. hedeflerinize ve çalışmalarınıza sıkı sıkıya bağlanın ve en iyilerimizden olmaya çalışın. unutmayın ki bir gün iyi bir mühendis olursanız, muhteşem işler başarırsanız ve iyi yerlerde çalışıp müthiş start-uplar kurarsanız aynı zamanda uslu bir mühendis olursanız şirin guardian amcayi görebilirsiniz...
devamını gör...

bir kerim korcan romanıdır.

kitabın ismi olan linç, ingilizce lynch sözcüğünden gelmektedir ve amerikalı bir “vatansever” olan charles lynch’in afroamerikalıları yargısız infaz etmesi sonucunda dile kazandırıldığına inanılır. edgar allen poe ise bu sözcüğün ve hikayesini gerçeği örtmek için üretildiğini söyler.

linç, suçlu olduğu düşünülen bir insanın bir topluluk tarafından yargılanma beklenmeksizin dövülerek öldürülmesi anlamına gelir.

romanda da arap kadir isimli bir mahkumun hapishane yaşamı üzerinden hapishanelerde dönen çirkin ve kirli işler, karanlık ilişkiler, hukuksuzca verilen cezalar ve işkence niteliğinde davranışlar anlatılır.

arap kadir, çok da büyük olmayan bir suç dolayısıyla içeri girer ancak burda istemeden başka suçlara da bulaştırılır. bir de firar edip yakalanınca işler çığrından çıkar.

kadir iyi bir insan olmaya çalışsa da, hakbilir olmak için mücadele etse de hapishane içinde yürüyen sistem buna müsade etmez.

tam on iki yılını hapishanede geçiren kerim korcan’ın bu kitabına roman mı desek inceleme mi desek bilemedim. roman teknikleri açısından bazı bazı çok zayıf kalsa da, çok karanlık bir roman olsa da gerçekçi anlatımı ve samimiyetiyle okunmaya değer bir romandır.

hapishaneye giren bir gencin adım adım, sistemli bir linç uygulaması ile yok oluşa mahkum oluşu anlatılıyor romanda.
devamını gör...

kimyacımız labaratuvarda deney yaparken yanlış bir şeyleri karıştırdığı için ufak bi patlama olmuş o günden sonra lakabı bombacı izzet olarak kaldı.
devamını gör...

ya aynada kendimden başka birini görürsem korkusu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


oświęcim, polonya'da kurulmuştur. nazi almanya'sinin 2.dünya savaşında kurmuş olduğu toplama ve imhâ kampıdır.

buraya avrupa'dan 1.3 milyon kişi yerleştirilmiştir. bunların 1 milyonu yahudilerdir.

yaklaşık 900.000 kişi gaz odalarında ve vurularak imha edilmişlerdir. kalan 200.000 kişi ise hastalık, işkence, kötü muamelelerle hayatlarını kaybetmişlerdir.

ikinci dünya savaşı öncesi auschwitz, eski adıyla oscwinchim, yarısını yahudilerin teşkil ettiği, 14 bin kişinin yaşadığı sakin ve güzel bir kasabaydı. auschwitz ismi, holokost sürecinde kurban olanların ve dolayısıyla ıı. dünya savaşı'ndaki nazi katliaminin sembolü olmuştur.

bu kamplarda yahudiler, çingeneler, eşcinseller gibi nazi almanyasınca düşman ilân edilen kitleler, ekseri 6 milyon insan sistematik olarak katledilmiştir.

auschwitz ı-ıı-ııı olarak toplamda 3 kamp bulunurdu

auschwitz ı
1940'da kurulan ilk kamp auschwitz ı'de tüm kampların yönetim merkezi bulunuyordu.

burada yaklaşık 70.000 polonyalı entelektüel ve sovyet savaş esiri hayatını kaybetmiştir.

auschwitz ıı (birkenau)

auschwitz-birkenau çalışma ve imha kampıdır. burası 6 gaz odası ile 4 ölü yakma tesisini barındırır. hemen gaz odasına gönderilmeyen yüzbinlerce tutuklu, hayal bile edilemeyecek zor koşullar altında çalışmaya zorlanmış, işkence görmüş, soğukta bırakılmış, açlığa terkedilmiş, hastalıkları tedavi edilmemiş, tıbbi deneylerde kobay olarak kullanılmış ve sonunda da gaz odasında öldürülmüştür.

auschwitz ııı (monowitz)

bunlara ek olarak 40 km²'ye dağılmış 39 yan kampı ile beraber kz auschwitz ııı monowitz diye bir toplama kampı daha vardır.

bu kampları caniliği ile tanınan kamp doktoru josef mengele yönetmiştir.
devamını gör...

13 şubat 2000 tarihinde doğmuş rus müzisyen. sesi de kendisi de çok güzel.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beş asır önce ırak’taki tanınmış yargıçlardan biri olan ahmed ibn muhammed ibn hallikan tarafından derlenen bir ansiklopedidir.

önceki tanımımda bahsettiğim qinding gujin tushu jicheng benzeri bir ansiklopedidir.

bu eserin içinde farklı mesleklerden farklı insanların hikayeleri anlatılır. 1858 yılında tercüme-i vefeyatü’l-ayan li ibn hallikan adıyla osmanlıca yayınlanan eser sadece bir bilgi kaynağı olması amacıyla yazılmamıştır.

öğretmenin yanı sıra eğlendirmeyi de amaçlayan bu eserde bu niteliği yüzünden yazar tarafından peygamber ve arkadaşlarına yer verilmemiştir.

dev bir eser olarak niteleyebileceğimiz bu ansiklopedide sekiz yüz yirmi altı şair, hükümdar, komutan, filolog, tarihçi, manzume yazarı, gelenekçi, vaiz, sofu, vezir, kuran mealcisi, filozof, fizikçi, ilahiyatçı, müzisyen ve yargıcın yaşam öyküsünü içermektedir.

bu yaşam öykülerinin yazılmasındaki tek amaç bilgi vermek olmadığı için kitapta adı geçen herkesle ilgili genel bilgilerin yanı sıra mesleklerindeki yeterlilik ve erdemleri, toplumsal duruşları ve hatta cinsel eğilimleri ile ilgili de bilgiler bulunmaktadır.

okunabilirliği ve güncelliği tartışılır olsa da edebi bir fikir olarak beni çok etkileyen bir eserdir.
devamını gör...

ilk gördüğümde resmen ay çok şükür dedim. eğer yalansa ağlarım. çok mutlu oldum yaa hoşgelmiş biriciğimiz iyi ki gelmiş*. bi daha giderse ona çok küseceğimi de bilsin lütfen gidişiyle ben dahil bütün sözlüğü çok üzdü*. iyi ki gelmiş yaa nası mutlu olduumm*.
devamını gör...

sonra herkes kendi dünyasına daldı
geçti geçmez dediğimiz zaman. kuşları unuttuk.

(bkz: ilhan berk)
(bkz: kuşlar)
devamını gör...

bazen bunalıp sadece gözlem yapmaktır. bir yerden uzaklaşır sadece uzaktan seyredersiniz.
devamını gör...

"avradın gözəl isə nə işin var toy evində toy sənin evində gir oyna çıx oyna, avradın çirkin isə nə işin var ölü evində ölü sənin evində gir ağla çıx ağla."

şunu silersem hafızama 4 mb daha kazandırırım diye düşünüyorum.*
devamını gör...

trafiğe çıkmaya hazır olunmadığını gösteren, ve ciddi bir sermaye isteyen durum.

ama ne olursa olsun bir direksiyon sınavından 4 kere kalmak değildir, bir kere daha kalınmaması temenni edilir.
devamını gör...

kimseye ihtiyacı olmayan kişidir. ya da rutin bir kontrolle gidiyordur. bir çok sebebi olabilir ama ya kimsesi olmadığı için tek gidiyorsa.. bakın işte bu hüzündür.
mr çekilecektir tek gelmeyin derler ama eşlik edecek kimse yoktur. hastane koridorunda herkes eşi dostu ile beklerken o tek beklemek zorundadır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim