insan hangi tarafını besler ise ona dönüşür bence. yani ikisi de mevcut bizde. mutlaka iki taraf için de sebepler vardır. fakat bu dönüşümün nedeni bir şekilde içimizdeki sevginin miktarıdır. bu sevginin miktarı kendimizi ve çevremizi sevmemizi ayrıca bütün var olanlara karşı duyarlı davranmamızı sağlar. eğer yeterli değil ise sevgimiz, iyi tarafı besleyemeyiz muhtemelen.
devamını gör...

nereye gidiyoruz? yedikule hayvan barınağına mı?

laf aramızda kulübeler, puflar falan 10 numara.

oraya gidiyorsak geliyorum. yoksa kabuğumu oynatmam.
devamını gör...

bakalım biz yoldaş'ı takip edecek miyiz hı?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yoldaş takibe takip, 5 tanımını da seri beğenir favlarım var mısın?
edit: takip edince haber verir misin, takipçilerimi göremiyorum da?
edit 2: iki taraf da verdiği sözleri tuttu, verimli bir anlaşma oldu bence.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu su. boşuna değil o "bu".
dünyada tek bir su yok neticede. "bu" su bir tane. hem unique hem tekil hem de durmaz doğru. doğrusun bülent. ama ben de haklıyım. aynı değil bu ikisi.
devamını gör...

the lord of the rings için karma puanı biriktirmeye çalışırken aklımı çelmiş olan hede. hayır zaten benim lotr için karma puanı biriktirmem kadar saçma bir şey olabilir mi? yönetim çok sıkı; ben gandalf soyundan geliyorum niye bu rozete para ödemek zorundayım dedim kovdular beni, eru ılúvatar'dan korkuları yok adamların.*
devamını gör...

bir mekana sıklıkla gidip gelen kişiye verilen isim. müdavim, gittiği mekanı ayakta tutan kişidir. bu yüzden, müdavimlik eskiden gelen bir kültür.
devamını gör...

1962 abd doğumlu bir broker ve dolandırıcı. onun hayatını anlatan, the wolf of wall street isimli bir film vardır. henüz 24 yaşında milyonlarla ifade edilebilecek kadar zengin olmuş fakat kendini kadınlar ve uyuşturucuya kaptırdıktan sonra bütün yatırımcılarını dolandırmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

endotel (damarın en iç tabakası) hasarına karşı gelişen immun(bağışıklık) cevap olarak tanımlanır. kabaca o hasardan sonra yağların damarın iç tabakasına girmesi ve orada inflamatuar bir süreç oluştururak plak oluşturması. damar duvarı kalınlaşır damarın genişleyebilme yeteneği kaybolur.ayrıca plak orada bir tıkanıklık oluşturur bu da etkilediği organa göre farklı semptomlara neden olur. kalp krizine,felce götürebilir. bu olay çok küçük yaşlarda başlar ve uzun süre sessiz sinsi seyreder. yüksek yaş,aile öyküsü,sigara tütün,yüksek kolesterol,obezite,fiziksel aktivite eksikliği,diyabet risk faktörlerindendir.
devamını gör...

26 mart ölmeme günü türk edebiyatında can yücel, edip cansever, cemal süreya, turgut uyar, tomris uyar gibi önemli isimlerin başlattığı, şiirsel bir gelenektir.

masadakilerden isa çelik’in anlattığına göre bir 26 mart günü sanatçılar rakı sofrasında sohbet ederken ismet adında dostları gelir.canı oldukça sıkkın olan ismet’e ne olduğunu sorarlar ama bir türlü anlatmaz.
tomris uyar da masaya bir büyük rakı ister. rakıyı bir kağıda sarar ve tüm masadakilere imzalatır. “ismet önümüzdeki yıl bugüne kadar bu rakıyı sakla ve önümüzdeki yıl bu rakıyı burada açıp içeceğiz”der. sonraki yıllarda her 26 mart günü eski rumelihisarı avcılar lokantası’nda toplanarak ölmeme gününü kutlarlar. gecenin sonunda imzalanan şişe en umutsuz olana emanet edilir, ta ki tekrar bir araya gelene kadar...

bu gelenek 1985’te turgut uyar’ın vefatına kadar devam eder ve sonrasında bir daha kutlanmaz.
devamını gör...

sıla özkan
devamını gör...

bazı insanlarımız tarafından ciddi ciddi var olduğu sanılacak enstitü. başlıkta "kitap" diye belirtilmesi isabetli olmuş. kürk mantolu madonna'yı şarkıcı (bkz: madonna)'nın hayatını anlatan kitap sanan insanları gördük. pekala birileri de çıkıp "nerede bu enstitü acaba" diye sorabilir.
devamını gör...

her ne kadar depresyonlu kişinin sinirini bozsa da, aslında doğru olan tavsiye.

link
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

6 senedir çayı şekersiz içiyorum ve çok memnunum. gerçekten çay içtiğimi hissediyorum.
ben de şöyle bir huy var çayı şekersiz içsem de çayı kaşıksız içemiyorum, illaki o karıştırma hareketini yapmalıyım, sıcaklığı ilk etapta gitmeli.
şekersiz, çay kaşıklı çay.
devamını gör...

alman psikanalistlerinden fritz perls * tarafından 1940’larda geliştirilmiş bir psikanalitik teknik. sıcak sandalye tekniği de deniliyor.

kişi, sıcak sandalye adı verilen bir sandalyeye oturtularak topluluk önünde konuşması sağlanır. böylelikle toplumun tehlikeli bulduğu bastırılması gerektiği düşünülen hislerini topluluk önünde açığa çıkarmış olur. bu şekilde kişinin kendisinden dahi sakladığı duyguların farkına varması sağlanır. kişi o duyguları tanıyıp o duygulara hakim olabilme cesareti ya da yetisi kazanır.

amaç şudur: kişinin kim olduğunun, nasıl davrandığının ne hissettiğinin bir önemi yoktur. kişi ne hissederse hissetsin o şeye sahip olduğunu bilmeli, o şeyin başkaları tarafından bastırılmasına müsaade etmemeli, kontrol edilmesi gerekiyorsa da kendisi kontrol etmeli. yani böylelikle kişiye bir özerklik alanı tanınmış olur.

fritz perls hastasına gestalt terapi uygularken
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yorgunluğun son dem'indeyim. *
devamını gör...

yaptığımız ve yanlış olduğunu bildiğimiz her davranış için zihnimiz kılıf uydurur. aslında yapman gereken bir şeymiş gibi gösterir.
örnek verecek olursak torpille bir yerlere gelmiş bir kişiye bunu söylerseniz yüksek olasılıkla bu duruma kendinin de maruz kaldığını, zamanında onun da mağdur olduğunu falan söyleyecektir. yani mağdur olması ona bu hakkı tanımıştır(!)
ya da sigara içen bir bireye bunun zararlı olduğunu söylerseniz"amaan hepimiz öleceğiz, bir tanıdığım günde 3 paket içerdi 90 yaşını buldu, içince rahatlyorum" gibi bahaneler öne sürecektir. bu durum yanlış olduğunu bildiği ama yapmaya devam ettiği şeyler için zihninin uydurduğu kılıflardan ibarettir. bilişsel çelişkiye düşmemek için kendini inandırdığı düşüncelerdir.
(bkz: bilişsel çelişki)
devamını gör...

yalan mı?
devamını gör...

ruh çözümlemeleri, duygu tahlilleri, karakterlerini halktan seçişi, ve dipteyken yazabilmesi. dibi gördüğü için dibine kadar iyi yazabildi. kendisini de üstün görmeyişi, kibirli olmayışı bunda etkili oldu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim