geceye neşeli bir şarkı bırak
daha neşelisine rastlamadım.
devamını gör...
domestic hıyar
hala mı domestos esprisi diye merak eden yazar...
olsun, sen yine de dene lütfen, vazgeçme.
elbet bir gün başaracaksın, sıkma canını..*
olsun, sen yine de dene lütfen, vazgeçme.
elbet bir gün başaracaksın, sıkma canını..*
devamını gör...
sevgiliye kitap hediye etmek
kitapların arasına hissettiklerinizi ufak notlar şeklinde bi iki sayfaya serpiştirirseniz daha da mükemmel hareket olur. *
devamını gör...
güneş ve dünya'nın dönüşü hakkında bilimsel konuşma yapan konyalı gençler
her ne kadar birbirlerine yanlış bilgiler verseler de akranları gibi boş boş siyaset ya da futbol muhabbeti yapmayıp bilime kafa yordukları için gözümü yaşartan konyalı gençler.
-şurası gışş, dediği yerin de güneş simgesine yakın tarafta olması da ayrı komik*.
-güneş gendi etrafında döner mi sözlük?
-şurası gışş, dediği yerin de güneş simgesine yakın tarafta olması da ayrı komik*.
-güneş gendi etrafında döner mi sözlük?
devamını gör...
gustav klimt
altın renkli boyan olaydım da ilmek ilmek işleyeydin beni dedirten ressam. görsel orgazm diye bir şey varsa en büyük sebebinin klimt olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar

canlı derste "u sesi ile başlayan kelimelerin resmini yapalim." dedim. herkes uğurböceği,uçurtma, uçak yapmış aynı zamanda öğrencim olan benim oğlan adam çizmiş. "herhalde uykuyu çizmeye çalıştın" dedim.
"hayır." dedi.
"o zaman insan mı çizdin? ama u ile başlayan şeyler çizeceksin." dedim. "off yaaa neden anlamıyorsun, dikkatli baksana biraz , usta çizdim işte." diyor. *
devamını gör...
jean paul sartre
egzistansiyalist ne ahlaki değerlere ne de tanrıya inanır; fakat insanın vicdanının olduğunu, iyi bir iş yaparsa onu güzelleştirdiğini, teskin edip huzurlu kıldığını ancak kötü işin vicdanı sızlattığını söylüyor. burada bir soru gündeme geliyor: vicdan varlığın mı yoksa mahiyetin, özün, niteliğin, sıfatın mı bir parçasıdır? açıktır ki özün,mahiyetin bir parçası. insan mahiyet ve sıfatlarda değil varlıkta müşterektir...
ali şeriati'ye göre albert camus teslim oluyor; fakat hayatı kötü bilen sartre acıklı bir tarzda hayata bir anlam vermek için çabalıyor, âlemde olmayan mefhumu oluşturmak istiyor, ama olmuyor
neden başarılı olamıyor: çünkü kendi hayatından daha yüksek ve daha kutsal bir merkeze ve mutlak bir hakikate inanan insan kendini feda eder. fakat kendi mutlak özgürlüğüne ve benmerkezciliğe, kendini ölçü almaya inanan -kendini hiç bilen- bir insan, acaba başkaları -onları da hiç biliyor- için böyle bir fedakarlık yapar mı?
ideolojilerde dert, aşk, eylem üçlüsü olmak mecburiyetindedir. zira olmazlarsa başarı elde edemezler. kalıcılık yakalayamazlar.
dert insanın veya ideolojinin aklına takılan herhangi bir sorun, yeryüzündeki bir bozukluktur.
aşk ise bu sorunu ve bozukluğu gidermek için insanın yapıştığı ideoloji veya felsefe akımıdır veya ideolojinin bunu gidermek için ortaya attığı düzeltme teklifidir.
eylem ise senin bu ideolojiye yapışarak o bozukluğu gidermek için harekete geçmek "ben" kavramını "biz" kavramına feda etmen veya ideolojinin insanı buna itmesi, insanı gönüllü olarak kendini fedaya davet etmesidir.
dinin dışında hiçbir ideoloji eylemi gerçekleştiremez ve eylem olmadan dert ve aşk aynı kalpte huzur ve uyum içinde yaşayamaz, bulunamaz.
neden din?
çünkü din dışı ideolojilerde gaye zevktir, ana hedeftir. dinlerde ise kutsal ideye erişmek için çekilen acı ve ızdırap zevktir. dinlerde kutsal bir ideye erişmek için ızdıraba tahammül eden bir kimse zevk alıyor; bu ızdırap dine inanan kimse için bir hedefe varma yolunda zevk veya lezzetttir. oysa diğer akımlarda zevkin bizatihi kendisi hedeftir. bu ise "biz" kavramını "ben" kavramına feda eder ve işin sonunda sartre çıkıp der ki
"özgürlükten kastım bu değildir"*
kısacası (bkz: çok yüce olan ahlâkı hiçlik üzerine inşa etmek)
(ahiret)
#605802
(bkz: psikolojik egoizm)
ali şeriati'ye göre albert camus teslim oluyor; fakat hayatı kötü bilen sartre acıklı bir tarzda hayata bir anlam vermek için çabalıyor, âlemde olmayan mefhumu oluşturmak istiyor, ama olmuyor
neden başarılı olamıyor: çünkü kendi hayatından daha yüksek ve daha kutsal bir merkeze ve mutlak bir hakikate inanan insan kendini feda eder. fakat kendi mutlak özgürlüğüne ve benmerkezciliğe, kendini ölçü almaya inanan -kendini hiç bilen- bir insan, acaba başkaları -onları da hiç biliyor- için böyle bir fedakarlık yapar mı?
ideolojilerde dert, aşk, eylem üçlüsü olmak mecburiyetindedir. zira olmazlarsa başarı elde edemezler. kalıcılık yakalayamazlar.
dert insanın veya ideolojinin aklına takılan herhangi bir sorun, yeryüzündeki bir bozukluktur.
aşk ise bu sorunu ve bozukluğu gidermek için insanın yapıştığı ideoloji veya felsefe akımıdır veya ideolojinin bunu gidermek için ortaya attığı düzeltme teklifidir.
eylem ise senin bu ideolojiye yapışarak o bozukluğu gidermek için harekete geçmek "ben" kavramını "biz" kavramına feda etmen veya ideolojinin insanı buna itmesi, insanı gönüllü olarak kendini fedaya davet etmesidir.
dinin dışında hiçbir ideoloji eylemi gerçekleştiremez ve eylem olmadan dert ve aşk aynı kalpte huzur ve uyum içinde yaşayamaz, bulunamaz.
neden din?
çünkü din dışı ideolojilerde gaye zevktir, ana hedeftir. dinlerde ise kutsal ideye erişmek için çekilen acı ve ızdırap zevktir. dinlerde kutsal bir ideye erişmek için ızdıraba tahammül eden bir kimse zevk alıyor; bu ızdırap dine inanan kimse için bir hedefe varma yolunda zevk veya lezzetttir. oysa diğer akımlarda zevkin bizatihi kendisi hedeftir. bu ise "biz" kavramını "ben" kavramına feda eder ve işin sonunda sartre çıkıp der ki
"özgürlükten kastım bu değildir"*
kısacası (bkz: çok yüce olan ahlâkı hiçlik üzerine inşa etmek)
(ahiret)
#605802
(bkz: psikolojik egoizm)
devamını gör...
turistin görebileceği herkesi aşılayacağız
yurdum insanına kuduz köpek muamelesi yapılmamıştı. o da yapıldı tam oldu. üç tane bas bana karşıma gelirsen ilk seni sonra tüm turistleri ısıracağım.
devamını gör...
güne bir siyasetçi yalanı bırak
dün dündü.. bugün bugündür..
bir vizyonsuzluk vecizesi..
bir vizyonsuzluk vecizesi..
devamını gör...
erdoğan'ın kitap çıkarması
adolf hitler kavgam kitabı gibi değerlenecek kitaptır.
şimdi gülüp eğleniyorsunuz ama 40 yıl sonra bu kitap çok satacak. nesilden nesile aktarılacak.
bir diktatörün başyapıtı gibi bir şey olacak.
şimdi gülüp eğleniyorsunuz ama 40 yıl sonra bu kitap çok satacak. nesilden nesile aktarılacak.
bir diktatörün başyapıtı gibi bir şey olacak.
devamını gör...
philadelphia deneyi
diğer adıyla gökkuşağı projesi olarak bilinen bu deneyin asıl amacı gemileri radara karşı görünmez yapmaktır. nikola tesla gibi birçok bilim insanının içinde bulunduğu grup hedefledikleri şeye ulaşmak için çalışmalara başladı. 1936 yılına gelindiğinde tesla önemli gelişmeler kaydetmiş, insansız bir gemiyi görünmez yapmayı başarmıştır. ancak yetkililer deneyin insanlı bir biçimde yapılmasını istemiş ama tesla bu deneyin insanlar için tehlikeli olabileceğini söylemiştir. ardından tesla projeden ayrılmış ve projeyi dr. john von neumann devralmıştır. amerika hükümeti için çalışan bilim adamlarının arasında albert einstein de yer alıyordu ve einstein'in birleşik alan teorisi philadelphia deneyinin başarılı olmasını sağlayan büyük etkendir.
çalışmalar bittikten sonra amerikan donanmasında koruma destroyeri* olan eldridge birçok ekipmanla donatıldı ve deneme için hazırlandı. 22 temmuz 1943'te saat 09.00'da jeneratörlere güç verildi ve deney başladı. geminin etrafında bir duman oluştu ve gemi birden görünmez oldu. projenin asıl amacı olan radara karşı görünmez yapılmak istenen gemi bir şekilde gözle bile görülmez hale geldi. ancak tesla'nın dedikleri doğru çıkmış, mürettebat bedensel ve zihinsel olarak ağır yaralar almıştı.( bazıları korkudan gemiden atlamış ve cesetleri bulunamamıştır.) bu olaydan sonra donanma bütün personelleri emekliye ayırmış, gemiye yeni personel atamıştır. 28 ekim 1943'te tekrardan eldridge üzerinde ikinci deneyi yaptılar.. gemi bir kez daha görünmez oldu ancak bir süre sonra gözleri kör edebilecek derecede güçlü mavi bir ışık oluştu ve gemi gözlerden tamamen kayboldu. eldridge inanılmayacak bir şekilde 600 km ötede norfolk da görüldü. orada birkaç dakika kaldıktan sonra yeniden görünmez oldu ve eski yerine geri döndü.
abd hükümeti bu deneyin hiç yapılmadığını söyler ve varlığını hiçbir zaman kabul etmez. aradan geçen yıllar sonra bile bu olay hala gizemini korumaktadır.
uss eldridge.
çalışmalar bittikten sonra amerikan donanmasında koruma destroyeri* olan eldridge birçok ekipmanla donatıldı ve deneme için hazırlandı. 22 temmuz 1943'te saat 09.00'da jeneratörlere güç verildi ve deney başladı. geminin etrafında bir duman oluştu ve gemi birden görünmez oldu. projenin asıl amacı olan radara karşı görünmez yapılmak istenen gemi bir şekilde gözle bile görülmez hale geldi. ancak tesla'nın dedikleri doğru çıkmış, mürettebat bedensel ve zihinsel olarak ağır yaralar almıştı.( bazıları korkudan gemiden atlamış ve cesetleri bulunamamıştır.) bu olaydan sonra donanma bütün personelleri emekliye ayırmış, gemiye yeni personel atamıştır. 28 ekim 1943'te tekrardan eldridge üzerinde ikinci deneyi yaptılar.. gemi bir kez daha görünmez oldu ancak bir süre sonra gözleri kör edebilecek derecede güçlü mavi bir ışık oluştu ve gemi gözlerden tamamen kayboldu. eldridge inanılmayacak bir şekilde 600 km ötede norfolk da görüldü. orada birkaç dakika kaldıktan sonra yeniden görünmez oldu ve eski yerine geri döndü.
abd hükümeti bu deneyin hiç yapılmadığını söyler ve varlığını hiçbir zaman kabul etmez. aradan geçen yıllar sonra bile bu olay hala gizemini korumaktadır.
uss eldridge.
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
başlık sahibi : timur.
başlık : deplasmanda beyazid'i tokat manyağı yapmam.
başlık : deplasmanda beyazid'i tokat manyağı yapmam.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
devamını gör...
sizi kaybetmek istemeyen ama sizi sevmeyi bilmeyen insanlar
benimle ilgili sevdiği şeyleri söylerken ''beni sevmeni seviyorum'' demesinden anladığımdır.
coşkuyla sevip, mutlu etmek için çırpınırken yüksek ihtimal karşınızda odun gibi takılacaktır. anlayamadığım da bende coşkun bir nehir gibi akıp kalbine ulaşmak için sabırsızlanan seviyelerdeki bir sevgi nasıl ifade edilemez olabilir ki? böyle bir sevgi yoktur ki ifade edilemez olsun, zira olan bir şeyi saklamak pek de mümkün değil.
bir de huyları vardır ki tam kaybedeceğini anladığı an girişimlerde bulunur. he anladı galiba problemi, sıkıntı yokmuş dediğiniz an yani kalacağınızdan ve sevmeye devam edeceğinizden emin olduğu an hoop eski hale dönüyorlar. (bkz: yer mi lan anadolu çocuğu) *
yüksek ihtimal kaçıngan bağlanma sorunu, ıssız adam tripleri ama bunun farkında değilse ya da kabullenmiyorsa pek de şansı olmayan insanlardır. unuttukları da çok önemli bir şey var; çok sevip çoook değer verebiliriz ama kendimizi daha çok sevip çok daha değerli görüyoruz. bu yüzden uğraşılmazsın koçero. (bkz: next)
coşkuyla sevip, mutlu etmek için çırpınırken yüksek ihtimal karşınızda odun gibi takılacaktır. anlayamadığım da bende coşkun bir nehir gibi akıp kalbine ulaşmak için sabırsızlanan seviyelerdeki bir sevgi nasıl ifade edilemez olabilir ki? böyle bir sevgi yoktur ki ifade edilemez olsun, zira olan bir şeyi saklamak pek de mümkün değil.
bir de huyları vardır ki tam kaybedeceğini anladığı an girişimlerde bulunur. he anladı galiba problemi, sıkıntı yokmuş dediğiniz an yani kalacağınızdan ve sevmeye devam edeceğinizden emin olduğu an hoop eski hale dönüyorlar. (bkz: yer mi lan anadolu çocuğu) *
yüksek ihtimal kaçıngan bağlanma sorunu, ıssız adam tripleri ama bunun farkında değilse ya da kabullenmiyorsa pek de şansı olmayan insanlardır. unuttukları da çok önemli bir şey var; çok sevip çoook değer verebiliriz ama kendimizi daha çok sevip çok daha değerli görüyoruz. bu yüzden uğraşılmazsın koçero. (bkz: next)
devamını gör...
rahatsız (yazar)
entryleri kulaklarımla ağzımı birbirine yaklaştırıyor.
devamını gör...
şirinevler'deki ucuz baklava kuyruğu
o baklavayı alıp , çoluk çocuğu zehirlemektense , almam ,yemem , yedirmem, gerçekten yenecek bir baklavanın kg fiyatı 100-150 tl arasında değişiyor, bu yenmez zehir , evde şekerpare yap ye daha iyi.
parası olan zaten kuyruğa girmez , arar siparişini verir gaziantep den gelir baklavası, parası olmayanlar da böyle sıraya girip ucuz baklava aldım diye sevinir.
adeletini seveyim böyle dünyanın.
bayram gelmiş kime ....
parası olan zaten kuyruğa girmez , arar siparişini verir gaziantep den gelir baklavası, parası olmayanlar da böyle sıraya girip ucuz baklava aldım diye sevinir.
adeletini seveyim böyle dünyanın.
bayram gelmiş kime ....
devamını gör...
şu hayatta üç yanlışım oldu
-hayatta üç yanlışım oldu olric.
+ne gibi efendim?
-tanıdım, inandım, güvendim. ama bir doğrum oldu.
+o nedir efendim?
-sevdim olric.
fakat sen de bilirsin ki, üç yanlış bir doğruyu götürür.
-oğuz atay
+ne gibi efendim?
-tanıdım, inandım, güvendim. ama bir doğrum oldu.
+o nedir efendim?
-sevdim olric.
fakat sen de bilirsin ki, üç yanlış bir doğruyu götürür.
-oğuz atay
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
meczup nedir yahu?.
söyle bana ilhami abi deli miyim ben?
siz yokken ben vardım bu sözlükte. ne güzel takılıyordum tek başıma. siz gelip sözlük kurdunuz. neyse emektar, badem sütü kreması, efendimiz, bizi o var etti, bi bu kadar da yerin altında var falan yazmanız lazım. hadi yapın whis'inize şöyle bi güzellik bekliyore *
burdan yoldi tolkiye, iko'ya ve istatistik departman başkanı pavlov ve göbeğine duyurumdur.
yönetim:
en ileri durma meczup seni de üzerler
kimileri var ki meczup derini yüzerler
kafana da takma meczup yoluna bakarlar
hiç oralı olma meczup seni de yakarlar.
söyle bana ilhami abi deli miyim ben?
siz yokken ben vardım bu sözlükte. ne güzel takılıyordum tek başıma. siz gelip sözlük kurdunuz. neyse emektar, badem sütü kreması, efendimiz, bizi o var etti, bi bu kadar da yerin altında var falan yazmanız lazım. hadi yapın whis'inize şöyle bi güzellik bekliyore *
burdan yoldi tolkiye, iko'ya ve istatistik departman başkanı pavlov ve göbeğine duyurumdur.
yönetim:
en ileri durma meczup seni de üzerler
kimileri var ki meczup derini yüzerler
kafana da takma meczup yoluna bakarlar
hiç oralı olma meczup seni de yakarlar.
devamını gör...
insan zekasının kökeni
esasen tam olarak aydinlanmamis bir konudur. darwin'den tutun gunumuzun bilim insanlarina kadar bircok kisi tarafindan sorgulanmis ve bir sonuca varilamamistir. ama meseleyle alakali sayisiz kuram ortaya atilmistir.
kuram 1: beynin evrimi buyuk olasilikla asama asama meydana gelmistir. sureci baslatan en buyuk olay iklim degisiklikleri olabilir. iklim degistikce (havalarin sogumasi, ormanlarin cekilmesi, kuraklik) atalarimizi savunmasiz birakip, daha kolay yiyecek avlayacaklari alanlara cikmalarina neden olmasi hayli yuksek bir ihtimaldir. bu yeni yasayis zorunlulugu da onlari iki ayak uzerinde durmalarina akabinde av icin keskin aletler yapmalarina olanak sagladi. bu da zekanin gelismesine dolayli yoldan etki etti. hatta bu kuramla ilgili soyle soylenir; eski insanlar sadece aletleri yaratmakla kalmadi, ayni zamanda aletlerde insanlari yaratti...
kuram 2: bu kuram daha cok insanoglunun sosyal ve kollektif yasayis tarziyla baglanti kurmaktadir. insanlar avlanma, cifcilik, savas vb. nedenlerden oturu toplu halde ekip olarak yasamaktaydi. bu gruplar maymunlardan cok daha kalabalikti. bu da her alanda onlari daha avantajli konuma sokmaktaydi. birbirinden farkli olan bireylerin etkilesim icinde bulunmalari zekalarinin gelismesine olanak sagladi. bir grup kesimce desteklenen bu kurama makyavelist zeka kuramı denir...
kuram 3: bu kurama gore ise disilerin zeki erkekleri es olarak secmesi insan zekasini o zamandan bu zamana kadar gelistirdigi yonunde. o donemlerde disil bireyler, fiziksel kapasitelerinden oturu, hayati ihtiyaclarini karsilamakta erkeklerden daha cok zorlandigini, bu yuzden "alfa" olarak bilinen lider vasifli, daha stratejik dusunen, zekasiyla avlanacak canlilari alt edebilen, daha zeki erkeklere yani cinsel seçilime yoneldigi, bu da genetiksel olarak gelismeye ittigi one surulmektedir.
kuram 4: sonradan kazanilan dilin gelismesi zekanin gelismesini ivmelendirmis olabilir. dilin ortaya cikmasi, soyut dusunmeyi, plan yapmayi, organize olmayi bircok benzeri ozelligi de insana dolayli yoldan kazandirmasi mumkundur. tabii ki bu faktor de beyin gelisimini desteklemistir.
gunumuzce en fazla desteklenen kuramlar bunlar. mesele zekanin evrimlesmesiyse eger, akla su soruda gelebilir. insan zekasi daha ne kadar gelisebilir? bilim insanlarinin bu konudaki gorusleri su yonde; gunumuz itibariyla insanin anatomik yapisi ve zekasinin degisimi artik durma noktasinda. baslica neden olarakta;
- ayaklari uzerinde duran bir tur olmamiz,
-gerceklesmis evrimsel baskilarin ortadan kalmasi, rahat kosullarda yasiyor olmamiz,
- ve de disi bedeninde dogum kanalindan gececek kafa ve beden capinin sınırlı olmasi,

ozellikle insan beyninin gelismesi icin on kosul, beyin yapisinin buyumesidir. su anki beyin yapimizdan buyuk beyinle noronlarin uzunlugu artabilir. buradaki asil mesele beynin enerji ihtiyacinin da dolayli yoldan artmasidir. beynin enerji kullanimi artikca vucut isisi da aratacaktir. bu da dokularimizda ciddi hasara hatta olume neden olabilecek boyutlara gelinmesine neden olabilir. bununla beraber noronlarin incelmesi yada kalinlasmasi gorulebilir. noronlarin incelmesi durumunda hatali refleksler olusabilir. kalinlasmasi durumunda ise sinyallerin hedeflere ulasmasi uzar, beyin yavas gelisir, ogrenme sureci zorlasir. lafin kisasi su anki beyin yapimizdan daha buyuk bir beyin boyutu insan icin zaralidir. bu da gelisiminin onunde bir engel teskil etmektedir, yani lafin kisasi insan anatomisinin evrimi sona erdi denilebilir evet...
kuram 1: beynin evrimi buyuk olasilikla asama asama meydana gelmistir. sureci baslatan en buyuk olay iklim degisiklikleri olabilir. iklim degistikce (havalarin sogumasi, ormanlarin cekilmesi, kuraklik) atalarimizi savunmasiz birakip, daha kolay yiyecek avlayacaklari alanlara cikmalarina neden olmasi hayli yuksek bir ihtimaldir. bu yeni yasayis zorunlulugu da onlari iki ayak uzerinde durmalarina akabinde av icin keskin aletler yapmalarina olanak sagladi. bu da zekanin gelismesine dolayli yoldan etki etti. hatta bu kuramla ilgili soyle soylenir; eski insanlar sadece aletleri yaratmakla kalmadi, ayni zamanda aletlerde insanlari yaratti...
kuram 2: bu kuram daha cok insanoglunun sosyal ve kollektif yasayis tarziyla baglanti kurmaktadir. insanlar avlanma, cifcilik, savas vb. nedenlerden oturu toplu halde ekip olarak yasamaktaydi. bu gruplar maymunlardan cok daha kalabalikti. bu da her alanda onlari daha avantajli konuma sokmaktaydi. birbirinden farkli olan bireylerin etkilesim icinde bulunmalari zekalarinin gelismesine olanak sagladi. bir grup kesimce desteklenen bu kurama makyavelist zeka kuramı denir...
kuram 3: bu kurama gore ise disilerin zeki erkekleri es olarak secmesi insan zekasini o zamandan bu zamana kadar gelistirdigi yonunde. o donemlerde disil bireyler, fiziksel kapasitelerinden oturu, hayati ihtiyaclarini karsilamakta erkeklerden daha cok zorlandigini, bu yuzden "alfa" olarak bilinen lider vasifli, daha stratejik dusunen, zekasiyla avlanacak canlilari alt edebilen, daha zeki erkeklere yani cinsel seçilime yoneldigi, bu da genetiksel olarak gelismeye ittigi one surulmektedir.
kuram 4: sonradan kazanilan dilin gelismesi zekanin gelismesini ivmelendirmis olabilir. dilin ortaya cikmasi, soyut dusunmeyi, plan yapmayi, organize olmayi bircok benzeri ozelligi de insana dolayli yoldan kazandirmasi mumkundur. tabii ki bu faktor de beyin gelisimini desteklemistir.
gunumuzce en fazla desteklenen kuramlar bunlar. mesele zekanin evrimlesmesiyse eger, akla su soruda gelebilir. insan zekasi daha ne kadar gelisebilir? bilim insanlarinin bu konudaki gorusleri su yonde; gunumuz itibariyla insanin anatomik yapisi ve zekasinin degisimi artik durma noktasinda. baslica neden olarakta;
- ayaklari uzerinde duran bir tur olmamiz,
-gerceklesmis evrimsel baskilarin ortadan kalmasi, rahat kosullarda yasiyor olmamiz,
- ve de disi bedeninde dogum kanalindan gececek kafa ve beden capinin sınırlı olmasi,

ozellikle insan beyninin gelismesi icin on kosul, beyin yapisinin buyumesidir. su anki beyin yapimizdan buyuk beyinle noronlarin uzunlugu artabilir. buradaki asil mesele beynin enerji ihtiyacinin da dolayli yoldan artmasidir. beynin enerji kullanimi artikca vucut isisi da aratacaktir. bu da dokularimizda ciddi hasara hatta olume neden olabilecek boyutlara gelinmesine neden olabilir. bununla beraber noronlarin incelmesi yada kalinlasmasi gorulebilir. noronlarin incelmesi durumunda hatali refleksler olusabilir. kalinlasmasi durumunda ise sinyallerin hedeflere ulasmasi uzar, beyin yavas gelisir, ogrenme sureci zorlasir. lafin kisasi su anki beyin yapimizdan daha buyuk bir beyin boyutu insan icin zaralidir. bu da gelisiminin onunde bir engel teskil etmektedir, yani lafin kisasi insan anatomisinin evrimi sona erdi denilebilir evet...
devamını gör...
atatürk düşmanlığı
hep vardı. hep olacaklar. adı üstünde düşman'dırlar.
devamını gör...
