(bkz: sen benim kim olduğumu biliyor musun)
devamını gör...

kongrelerin hesabını yine bize kestiler. tebrik ederim bayram sonrası turizm için vakaları azaltma kararı aldılar, bizler için değil. sonra yine aynı, milletini düşünen mi var.
devamını gör...

"ben gülüşüne öldüm, o ölüşüme güldü. farklıydık işte..."

özdemir asaf
devamını gör...

mobile.twitter.com/monstern...

böyle bir paylaşım yapmışlar.
devamını gör...

toplamda dokuz ülkeye yayılmış ve yaklaşık beş buçuk milyon kilometrekarelik alanı kaplayan yağmur ormanlarının genel adı.

son dönemlerde yapılan araştırmalar gösteriyor ki amazon ormanları hiç de öyle el değmemiş ve balta girmemiş değildi.

binlerce yıl boyunca bölgede yaşayan halkların müdahaleleriyle sürekli değişime uğradı.

yöre halkları özellikle yiyecek ve yapı malzemesi kaynağı olduğu için başta palmiye gibi türlerin büyümesini teşvik etti.

sonuç olarak büyüdükçe büyüyen orman bir çok canlı türünün yaşam alanı için elverişli bir hal aldı ve günümüzdeki halini aldı.

insan eliyle büyüyen bu ormanlar ironiktir günümüzde de yine insan eliyle bir yok olma sürecine girmiş durumda.
ayrıntılar şuradaki makaleden incelenebilir.
devamını gör...

#35234 hey gidi hey. selam sabah yok direkt girmişim mevzuya ve koşmuşum bir mutsuzluk başlığına. ilk üç tanımım mutsuzluk,burç ve kitap üzerine olmuş.parça parça kendimi anlatmaya başlamışım. yalnız başlık insanı sormuş ben mutsuzluğun tarifini yapmışım gözümden kaçmadı tabii sistemi algılamaya çalışıyordum. 2. tanımıma bir mesaj gelmişti korkudan cevap verememiştim.* insanların mesaj yoluyla birbirlerini yemediğini öğrenmemde zaman almıştı.
devamını gör...

hayatımda ilk defa edindiğim unvandır. çok sevdim bu işi.
devamını gör...

evet layık olan budur. yıllarca kötü ekonomiyi görüp oy değiştirmek için fırsatları vardı.vatandaş bunu istedi. demek ki memnunlar.

adaylardan biri üretim, uzay madenciliği, sanayi dedi onu seçmediler.adam mala anlatır gibi elinde benzin bidonuyla anlattı yine anlamadılar. keki daha anlamlı buldular.

adama diyorum ki dolar artınca mazot fiyatı da artıyor dolayısıyla ekmek fiyatı da artıyor diyorum adam bana gepçük diyor.
devamını gör...

kadın olmak zordur evet; türkiye'de daha zordur.
birileri tarafından sesinin hep kısılmasıdır. öteki olmaya zorlanmaktır.

bu ülkede yaşlı bir kadın adres sorduğu birisinin tecavüzüne uğrayıp gasp edildi.
bu ülkede 6 yaşındaki kız çocuğu akrabasının defalarca tecavüzüne uğrayıp öldürüldü.
bu ülkede evine internet bağlatmak isteyen bir kız teknik servisten gelen elemanın tecavüzüne uğradı.
bu ülkede 17 aylık bir kız bebeğe 3 kişi tecavüz etti.

bu ülkede giydiğiniz her şeyden tahrik olan bir zihniyet var. erkek güçlüdür ve bu gücü kadının üzerinde kullanır, kadın sesini çıkaramaz, kadın güçsüzdür erkegine itaat eder düşüncesinde olan bir zihniyet var.

kadın toplum içinde kahkaha atmayacak diyen...
kadın mıdır kız mıdır bilmem diyerek aklınca kadını aşağılamaya çalışan...
sürekli benim başörtülü bacılarım diyerek kadınları sınıflandıran... siyasiler bile var bu ülkede.

benim kadınlardan ricamdır, lütfen erkeklere genelleme yapmayın. ben bunlar gibi olamam, aynı kefeye koymayın.
devamını gör...

mete özgencilin bu konu üzerine yaptığı bir eser de vardır. hande yener pek de güzel dillendirmiştir.

nasıl zor şimdi
tanışmak başka biriyle
yeniden kurmak
o devrilen cümleleri
anlatmak kendini
ilk kez anlatır gibi
dinlemek her şeyi
unutması zor olsun diye.



buyrunuz
devamını gör...

sağda solda görüyorum, kah ucuz prodüksiyonlar kah üstünde düşünülmüş ince ayrıntılarla bezenmiş çeşit çeşit evlilik teklifi yapılıyor.
benimle evlenir misin diye bile sorulmayan bir kadın olarak hüzünleniyorum bazen, anlatacak bir anım olaydı keşke.
evleneceğimizi biliyormuşcasına başladığımız ilişki bir süre sonra hakikaten evlilikle başka bir boyuta geçmiş oldu, hepsi bu.
25. yılımızda bir evlilik teklifi yapsa kocam, ben de sevinçle hayır desem*
devamını gör...

cougar tipi bir helikopterle yaşanmış elim kazadır.

google'da biraz araştırdım ve ordu envanterine 1977 yılında girdiğini gördüm. yani tam 44 yıl önce. savunmaya bu kadar bütçe ayrılıyor, ihalarımız, sihalarımız, yerli üretim helikopterlerimiz falan var ama 9 tane gencecik askerimiz uçan bir tabutta şehit oluyor.

bu işin uzmanları "o helikopterlerin bakımı ve modernizasyonu sürekli yapılıyor." diyecektir. inanırım, sürekli yapılıyordur. ama 1977 model bir aracı ne kadar modernleştirebilirsiniz?

maalesef ateş yine düştüğü yeri yakacak. ailelerin çektiği acıyı tahmin edemiyorum. çok zor çok.

edit: işimbu'nun uyarısıyla cougar'ın ordu envanterine 95-96 yılında girdiğini düzeltmek isterim. ilk üretim yılı 1977'ymiş. ama cougar'ın sabıkası kabarık. link
devamını gör...

devamını gör...

kraliyet armasını 6111 puan ile almak.
devamını gör...

çok geç karşılaştığım bir yazar. bilgi dolu tanımlarıyla beni mest etti. yazdıklarını baştan sona okuma arzusu oluşturdu bende. kaleminiz daim olsun. daima yazın, biz de okuyalım efendim.
devamını gör...

dream theater - pull me under
metallica - turn the page
testament - the more than meet the eyes
r.j.dio - holy diver / heaven and hell
devamını gör...

çöpçü.

biz normal vakitte sokağa inemezken, adamlar gece kamyonla dolaşıyorlardı. inanılmaz havalı geliyordu bana. hala da saygım sonsuz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

istanbul panorama dili olarak kabul edilebilen bilhassa eski istanbullular tarafından kullanılan beyefendi ve hanımefendi dilidir.*
ırkı yoktur denilemez fakat bilhassa eski* istanbullu yahudi, ermeni ve türkler'in konuştuğu telaffuz biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. bir anlamda saray dili olarak da adlandırılabilir.*

bir dönem yani yaklaşık cumhuriyet öncesi ve 1940'lı yıllar arası, bütün türk dünyası lehçelerini, istanbul türkçesi'nde birleştirmek gibi bir gaye güdülmüştür. başta azerbaycan olmak üzere, tüm türk coğrafyalarında çıkarılan dergilerde gazetelerde, istanbul türkçesi örnek alınmaya çalışılmıştır.
muhtemelen panturanizm akımı gereği siyaseten başlayan bu yöntem ve uygulama, daha sonra türk cumhuriyeti aydınlarınca eleştirilmiş ve her halkın kendi lehçesinde konuşması ve kendine özgün bir dil ortaya koyması, keza halk ve aydın kesimin arasında, yeniçağ'daki gibi bir kopukluk olmaması, yani bir anlamda uygulanmak istenen istanbul türkçesi'nin, zamanla bir saray dili haline gelmesinin önüne geçilmiştir.

o dönem baz alındığında türk cumhuriyetlerinin, bilhassa yıkılan osmanlı devleti özelinde türk halkına destek, daha doğrusu türk aydınlanmasını, kendi halklarına da indirgemek istemeleri göz önüne alındığında normal görülebilir. çünkü doğrudan bir aydınlanma hareketi başlatmak yerine, bağı ve bağlantısı olan bir halkın hareketini alıp uygulamak daha akla yatkın görünmüş ve dönem aydınlarınk bir savunduğu büyük türk birliğinin sağlanması olayı, ancak dilde fikirde ve ilimde birlik sağlamakla gerçekleşebilecekti. ve bunun ilk dayanağı da dildi.
bu konuda yapılan çabalar çok da sonuç vermemiş, daha doğrusu bu görüşe muhalif olan diğer grup aydınlarca, kendi benliklerine bağlı kalmanın, ancak sahip oldukları dili korumakla mümkün olacağı görüşü ortaya atılmıştır.
ek olarak, her dilin, birbirine bağlı lehçelerini korumanın, tarihi bilinç olduğu, tarihe de böylece sahip çıkılabileceği savunulmuş ve bu görüş; 20. yüzyılın ikinci çeyreğinin ortasına doğru baskın gelmiş ve günümüze ulaşmıştır.
şimdi size buradan, bu görüş doğrultusunda selam idirem aybalalarım.
devamını gör...

(bkz: yalap şalap)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim