anksiyete
asla edebiyatı yapılamayacak çok acı bir şeydir.
devamını gör...
kendini üzen kişiyi teselli etmek
aslında bir erdemdir, sadece karşınızdaki kişinin sınırları aşmasına izin vermemeniz gerekir. kendi üzüntünüzü geri plana atıp ego yapmamak, bu öyle kıymetli bir şey ki. bunu yaptığımı fark ettiğim an çok duygulanmıştım, "ben" kavramını aşıp belki de empati kurması zor olan bir insanı teselli etmiş, onunla empati kurmuştum. elbette bu andan sonra daha fazla üzülmemek için ve kendime olan saygımdan dolayı o kişi ile iletişimimi kesmiştim, yine de kendimle gurur duyduğum bir an olarak kaldı. günün birinde öldüğümde tanrıya "o kadar da boktan ve bencilce yaşamadım, belki de sadece bir an bile olsa kendimi aştım ve iyi bir insan oldum" diyebileceğim.
devamını gör...
dünyanın en değerli şeyi
tatlı su kaynakları.
devamını gör...
stanford jay shaw
1930 yılında abd'de doğan stanford j. shaw, ingiliz ve ortadoğu tarihi üzerine çalışmalar yaptığı stanford üniversitesi'nden 1951 yılında mezun oldu. ortadoğu tarihi alanında çalışırken türkçe, arapça ve farsça öğrendi. londra üniversitesi'nde bernard lewis ve paul wittek ile birlikte araştırmalar yaptı. 1956 yılında istanbul üniversitesi'nde osmanlı mısırı üzerine çalışmalar yaparken ömer lütfi barkan, halil sahillioğlu ve zeki velidi togan'la tanıştı. doktorasını princeton üniversitesi'nde tamamladı ve 1992 yılında emekli oldu. los angeles üniversitesi'nde profesör olarak ders vermeye devam ederken "ermeni soykırımı yoktur" dediği için ermeni örgütlerce tehdit edildi ve evi bombalandı. 1999'da bilkent üniversitesi'nde osmanlı ve modern türkiye tarihi uzmanı olarak çalışmaya başladı. 2006 yılında ankara'da vefat etti.
devamını gör...
tanımlarını okuyarak bir yazara aşık olmak
dışarıda bir insanın görüntüsünden yola çıkarak oluşan ve arkasından iç dünyasına girerek hüzünlü biten bir aşk yerine buradan iç dünyasına dair fikirler edinip tanışmak belki daha iyi bile olabilir. olmayadabilir. sadece bir kıyas yapmak istedim.
ama benim açımdan önce insanların iç dünyasını görmek her zaman daha iyi fikir sahibi olmamı sağlıyor.
ama benim açımdan önce insanların iç dünyasını görmek her zaman daha iyi fikir sahibi olmamı sağlıyor.
devamını gör...
çok güldük başımıza bir şey gelecek
ne yazık ki gülmeyi kısıtlayan, çok gülmenin sonunda ağlamayı getirteceğini düşündüren batıl inanç.
çocukken anne babalarımız çalıştığı için anneanne babaanne yanında kalır, orada beklerdik annelerimizin gelmesini.
bir gün kuzenlerle anneannemdeyiz, hepimiz yaşıt olduğumuz için bir araya geldiğimizde ortaya çıkan manzara belli; kargaşa, bolca kahkaha, itiş kakış ve koşuşturma.
tabi anneanne yaşlı, kafası götürmüyor. diğer odadan çıkıp geliyor;
anneanne: yeter artık çocuğum çok güldünüz bak çok ağlayacaksınız sonra başınıza bir iş gelecek sonra.
ben: çok güldük diye neden ağlayalım ki pişman mı oluruz sonra?
anneanne: annen gelsin seni söyleyeceğim, her şeye bir cevabın var zaten.
10 dakika sonra kardeşim düşer başını pencereye vurur ağlamaya başlar.
anneannem gelir kardeşimi kucaklar; "ben size demedim mi çok güldünüz başınıza bir şey gelecek diye "
valla demişti kadın, haklıymış. *
çocukken anne babalarımız çalıştığı için anneanne babaanne yanında kalır, orada beklerdik annelerimizin gelmesini.
bir gün kuzenlerle anneannemdeyiz, hepimiz yaşıt olduğumuz için bir araya geldiğimizde ortaya çıkan manzara belli; kargaşa, bolca kahkaha, itiş kakış ve koşuşturma.
tabi anneanne yaşlı, kafası götürmüyor. diğer odadan çıkıp geliyor;
anneanne: yeter artık çocuğum çok güldünüz bak çok ağlayacaksınız sonra başınıza bir iş gelecek sonra.
ben: çok güldük diye neden ağlayalım ki pişman mı oluruz sonra?
anneanne: annen gelsin seni söyleyeceğim, her şeye bir cevabın var zaten.
10 dakika sonra kardeşim düşer başını pencereye vurur ağlamaya başlar.
anneannem gelir kardeşimi kucaklar; "ben size demedim mi çok güldünüz başınıza bir şey gelecek diye "
valla demişti kadın, haklıymış. *
devamını gör...
instagramını aç
artık hiçbir şeye şaşırmam derken, yine şaşırdım.
devamını gör...
bir şeyin ondan vazgeçince gerçekleşmesi
arzu ettiğin şeyler, beklemekten vazgeçtiğin anda gerçekleşir. bu, hayatın ''sen bakarken soyunamıyorum.'' deme şeklidir.
- shutter ısland.
- shutter ısland.
devamını gör...
you’re mine
oscar and the wolf’un 2015 yılında çıkarttığı albüm ve bu albümün çıkış parçası. bir yanınızı acıtırken diğer yanınızı dans ettirecek bir şey:
devamını gör...
saigo takamori
efsane olarak kabul edilen üç samuraydan birisidir. aynı zamanda ''son samuray'' olarak da adlandırılmaktadır.. 2003 yılında gösterime giren ''the last samurai'' adlı filmdeki ''katsumoto.'' karakteri, tokomori'den esinlenerek oluşturulmuştur.
takamori düşük rütbeli bir samurayın oğlu olarak dünyaya geldi. şogunları ölünce itibarını kaybetti ve adaya sürgün olarak gönderildi. sonrasında bir daimyo'nun ordusuna katılarak itibarının iadesi mücadele etti. itibarının iadesinden sonra ise hızla yükselerek, geçici hükümetlerde görev yaptı. ancak değişimin hızına ayak uydurmadı. hükümetteki görevinden istifa ederek, memleketi kagoshima'ya dönerek burada özel bir samuray okulu kurdu.
eski samuray geleneğini ve öğretisini onurlandırmak niyetindeydi. en azından tarihe bu şekilde bir iz bırakmak istiyordu. ancak işler onun düşündüğü gibi gitmedi. bir grup isyancı samuray ayaklanma başlattı. silah ve mühimmat depolarını ele geçirdi. ve takamori'yi liderleri ilan ettiler.
isyan haberinin duyulması ile birlikte japonya'nın dört bir yanından samuraylar takamori'nin yanına kogoshima'ya akın etmeye başladı. böylece takamori isteksizce dahi olsa, onun etrafında toplanan samurayların başına geçmek durumunda kaldı. sadakat buşido'nun en önemli ilkelerinden biriydi ve ona sadakatlarını sunan binlerce savaşçıyı yarı yolda bırakamazdı.
kalabalık gittikçe arttı. yanındaki adam sayısı 40 binlere ulaşmıştı. bu her ne kadar yüksek bir sayı olarak gözükse dahi modernize edilmiş hükümet ordusunun sayısı 300 binleri aşıyordu. bu dönemde samurayların kılıç taşıması yasaklanınca dananın kuyruğu kopmuş oldu.
isyancı samuraylar kumamoto kalesine baskın yaptılar ve kaleyi kuşattılar. 2 gün süren kuşatma sonucunda başarılı olamadılar. takviye kuvvetlerin intikaliyle birlikte geri çekilmek zorunda kaldılar.
ayaklanma 6 ay kadar sürdü. takamori ve adamları zaman zaman başarılı olsalar da, hükümetin modern silahları karşısında çaresiz kalıyorlardı. burada bir parantez açmak lazım; son samuray filminde olaylar epik şekilde anlatılmıştır. samurayların asla ve kata ateşli silah kullanmadıkları bir senaryo karşımıza çıkar. oysa takomori ve isyancı samuraylar, eski dahi olsa bu isyanda ateşli silahlar kullanmışlardır. buradaki temel mevzu japon yönetiminin ''samuray öğretisi''ni ortadan kaldırılmak istemesi ve samuray'ları tehlikeli olarak lanse etmeye başlamasıdır. ki bu algı çalışmaları takomori memleketi kagoshima'ya döndüğü andan itibaren yoğunlaşmıştır.
neyse efendim bir dizi çarpışmanın ardından samurayların sayısı gittikçe azalmaya başlamıştı. imparatorluk kuvvetlerine her ne kadar büyük zaiyatlar verdirmiş olsalar da, ordu bu zaiyatları kısa sürede giderebiliyordu. samuraylar tükeniyordu...
shimroyma'daki bir dağ kalesine baskın düzenleyerek, burayı ele geçirdiler. hükümet kuvvetlerinin samurayların yerini saptaması bir kaç gün sürecekti. takomori sonlarının kanlı bir biçimde olacağını biliyordu. en yakın arkadaşlarını etrafında toplayarak bir sake partisi verdi. hayatının son gecesinde saat üç sularında imparatorluk ordusu kaleye hücum etti. samuraylar bu saldırıyı püskürttüler. ancak geride sadece 40 samuray kalmıştı. takamori ciddi yaralar almıştı. buşido'yu takip etti. ve seppuku yaparak yaşamına son verdi.
liderlerini kaybeden ve savaşabilecek durumda olan diğer samuraylar ise atlarına atlayarak, kılıçlarını savurarak, intihar hücumu yaptılar. kurşunların üzerine yürüdüler...
bir dönem böylece sona erdi. arkalarında onur, cesaret ve sadakatten oluşan bir miras bıraktılar.
diğer iki büyük samuray üstadı için (bkz: miyamoto musashi) (bkz: minamoto tametomo)
takamori düşük rütbeli bir samurayın oğlu olarak dünyaya geldi. şogunları ölünce itibarını kaybetti ve adaya sürgün olarak gönderildi. sonrasında bir daimyo'nun ordusuna katılarak itibarının iadesi mücadele etti. itibarının iadesinden sonra ise hızla yükselerek, geçici hükümetlerde görev yaptı. ancak değişimin hızına ayak uydurmadı. hükümetteki görevinden istifa ederek, memleketi kagoshima'ya dönerek burada özel bir samuray okulu kurdu.
eski samuray geleneğini ve öğretisini onurlandırmak niyetindeydi. en azından tarihe bu şekilde bir iz bırakmak istiyordu. ancak işler onun düşündüğü gibi gitmedi. bir grup isyancı samuray ayaklanma başlattı. silah ve mühimmat depolarını ele geçirdi. ve takamori'yi liderleri ilan ettiler.
isyan haberinin duyulması ile birlikte japonya'nın dört bir yanından samuraylar takamori'nin yanına kogoshima'ya akın etmeye başladı. böylece takamori isteksizce dahi olsa, onun etrafında toplanan samurayların başına geçmek durumunda kaldı. sadakat buşido'nun en önemli ilkelerinden biriydi ve ona sadakatlarını sunan binlerce savaşçıyı yarı yolda bırakamazdı.
kalabalık gittikçe arttı. yanındaki adam sayısı 40 binlere ulaşmıştı. bu her ne kadar yüksek bir sayı olarak gözükse dahi modernize edilmiş hükümet ordusunun sayısı 300 binleri aşıyordu. bu dönemde samurayların kılıç taşıması yasaklanınca dananın kuyruğu kopmuş oldu.
isyancı samuraylar kumamoto kalesine baskın yaptılar ve kaleyi kuşattılar. 2 gün süren kuşatma sonucunda başarılı olamadılar. takviye kuvvetlerin intikaliyle birlikte geri çekilmek zorunda kaldılar.
ayaklanma 6 ay kadar sürdü. takamori ve adamları zaman zaman başarılı olsalar da, hükümetin modern silahları karşısında çaresiz kalıyorlardı. burada bir parantez açmak lazım; son samuray filminde olaylar epik şekilde anlatılmıştır. samurayların asla ve kata ateşli silah kullanmadıkları bir senaryo karşımıza çıkar. oysa takomori ve isyancı samuraylar, eski dahi olsa bu isyanda ateşli silahlar kullanmışlardır. buradaki temel mevzu japon yönetiminin ''samuray öğretisi''ni ortadan kaldırılmak istemesi ve samuray'ları tehlikeli olarak lanse etmeye başlamasıdır. ki bu algı çalışmaları takomori memleketi kagoshima'ya döndüğü andan itibaren yoğunlaşmıştır.
neyse efendim bir dizi çarpışmanın ardından samurayların sayısı gittikçe azalmaya başlamıştı. imparatorluk kuvvetlerine her ne kadar büyük zaiyatlar verdirmiş olsalar da, ordu bu zaiyatları kısa sürede giderebiliyordu. samuraylar tükeniyordu...
shimroyma'daki bir dağ kalesine baskın düzenleyerek, burayı ele geçirdiler. hükümet kuvvetlerinin samurayların yerini saptaması bir kaç gün sürecekti. takomori sonlarının kanlı bir biçimde olacağını biliyordu. en yakın arkadaşlarını etrafında toplayarak bir sake partisi verdi. hayatının son gecesinde saat üç sularında imparatorluk ordusu kaleye hücum etti. samuraylar bu saldırıyı püskürttüler. ancak geride sadece 40 samuray kalmıştı. takamori ciddi yaralar almıştı. buşido'yu takip etti. ve seppuku yaparak yaşamına son verdi.
liderlerini kaybeden ve savaşabilecek durumda olan diğer samuraylar ise atlarına atlayarak, kılıçlarını savurarak, intihar hücumu yaptılar. kurşunların üzerine yürüdüler...
bir dönem böylece sona erdi. arkalarında onur, cesaret ve sadakatten oluşan bir miras bıraktılar.
diğer iki büyük samuray üstadı için (bkz: miyamoto musashi) (bkz: minamoto tametomo)
devamını gör...
deniz kenarında oturan çok düşünceli tip
bu benim ya. deniz görünce rahatlayan biri olarak, düşüncelerimi denize akıtıp rahatlamak için öyle oturuyorum. çoğu zaman boşaltamıyoruz kafayı ama olsundu.. özür dilerim...
devamını gör...
suicedeboys
qa®de$im n£ i©®a €di¥or ßunlar?
devamını gör...
gereksiz abartılan şeyler
vlog denen şey. abi ben niye herkesin hayatını merak edeyim???
devamını gör...
merdumgiriz_
nicki benimkine çok benzeyen yazar. bu yüzden bazen kendim bile karıştırıyorum ben kimim o muyum yoksa bu muyum diye. mutlu günler diliyorum iyi tanımları olsun.
devamını gör...
14 yaşındaki kızını öldüren baba
yine birçok insan tarafından masum görülen babadır. çünkü bu ülkede bir erkek ne yaparsa yapsın suçsuzdur, masumdur. birileri onu delirtmiş, o noktaya getirmiştir. yoksa o öyle bir şey yapar mıdır canım? ama bunu yapan kişi anne olsaydı ardından -haklı olarak- söylenmeyen kalmazdı.
keşke önce kendisini öldürseydi de o çocuk hayatta kalsaydı dediğim kişidir.
ayrıca bir insanın mental hastalıkları * başka birinin canına kıymasında haklı ya da hafifletici bir neden olarak görülmemeli.
keşke önce kendisini öldürseydi de o çocuk hayatta kalsaydı dediğim kişidir.
ayrıca bir insanın mental hastalıkları * başka birinin canına kıymasında haklı ya da hafifletici bir neden olarak görülmemeli.
devamını gör...




