(bkz: andvari yüzüğü)
(bkz: njord)
(bkz: tyr)
(bkz: heimdall)
(bkz: baldur)
(bkz: mimir)
(bkz: vidar)
(bkz: valhalla)
devamını gör...

ailemin kız çocuğu olduğum için üstümde kurdukları baskı...
elin kızı 18 yaşında çin'e, güney afrika'ya, peru'ya gider; ben şehir içinde gezemem. sonra konuşurlar, 'obo ros kozloro ozgovonlo, ongoloz kozloro donyo gormoş, tork kozlooro şoylo koto, boylo koto' hadi lan!
5 yıl önce üniversiteden mezun oldum geldim 26 yaşına, paramı da kazanıyorum, evimi bile aldım. hala tepemde "aile şerefi "adı altında demokles'in kılıcı dolanıyor. kesss!
devamını gör...

türkiye'de yanlış bilinen kavramlardan birisidir. işin tuhaf yanı ateistler de "ben hümanist değilim abi" diye gezerler. kimse de demez ki "biz hümanist değilsek neden ateistiz?" diye.

bir felsefi akım olarak insancıllık. insanları çok sevelim değil mevzu, insanı baz almak söz konusu. yani doğa üstü güçlerle ilgilenmez, seküler bir duruşu vardır. her türlü otorite karşısında insanı özgürleştirme çabasıdır. ama bunun yanında insanı diğer canlılardan üstün tutmaz, doğa ve hayvan sevgisi de esastır.

hümanizme göre insan da bir hayvandır. tek farkı, doğru yanlış kriterlerini koyabilme becerisi sayesinde toplumsal bir düzen oluşturabilmiş olmasıdır. benzer bir düzen şempanzelerde de var ama tarif edemedikleri için bizim kadar gelişkin değil. hümanizm işte bu becerimiz sayesinde oluşturduğumuz düzeni istisnasız bir biçimde herkese uygulayalım der. katilse cezasını çekmeli. suçluysa hapislerde yatmalı. bunun aksini kim savunuyor? hayali bir hümanizm garabeti yaratmışsınız, toplumdaki bütün ikiyüzlülükleri onunla ilişkilendirmişsiniz, kendi straw man'inizi kötüleyip duruyorsunuz.

çünkü hümanizm, ırkçı, renkçi, kafatasçı, bazı insanları insan olarak görmeyen, oligarşist, kendini beğenmiş, kibirli, kendini diğerlerinden akıllı ve bir bok zanneden kim varsa hepsinin karşısında olan, bu yüzden de hepsinin ortakça nefret ettiği bir düşünce biçimidir.
devamını gör...

5 mart 1960 amerikalılar havana limanında demirli "la coubre" gemisini bombaladıktan sonra, cenaze töreninde dayanışma yürüyüşü.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

görsel kaynağı
devamını gör...

bazı kitaplar bazı güzel başlangıçlar için kapı oluşturur. özellikle erken yaşlarda okunduysa bu kapılar insanın içine açılan en güzel yolculukları başlatır. sofie'nin dünyası ve nietzsche ağladığında benim çocukluğumun bu konudaki en güzel iki örneğidir.

felsefe ve psikoloji için iyi bir başlangıç kitabıdır.
devamını gör...

kronik bir sütlaç ve kokoreç hastası olarak noluyo diyerekten savaş meydanına koşar gibi koşup geldiğim başlık.

sütlaç bile tamam ama kokoreç kırmızı çizgimizdir; yedirmeyiz.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#391870 yazarın tanımına katılıyor.beni de sayın beni de sayın diye elimi kaldırıyorum. kpss de iyi bir puan yaptın diyelim mülakatta suratına bakmıyorlar torpil olmadan. deneyimlemiş biri olarak söylüyorum kimsenin hevesini kırmak istemem ama kpss çok zor iş.. bunu dedikten sonra ben yine girerim akıllanmam ama benimkide sınav alışkanlığı.
devamını gör...

"...hitler'in kişisel fotoğrafçısı hugo jaeger'in, polonya'nın nazilerce işgalinin ardından kutno'daki yahudi gettosu'nda fotoğrafladığı bir genç kadın - ekim 1939. genç kadının akıbeti bilinmemekle birlikte, büyük ihtimalle soykırım sırasında öldürüldüğü düşünülmektedir."


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çocuklar bir şey talep edebilmeyi öğrenmişler en azından. bizim nesiller gibi ne yapacağını birinin ağzından duyunca susmuyorlar ,itiraz edebiliyorlar.
devamını gör...

2016'da yaşadığım olay.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


gördüğüm ilk günden beri ne zaman çarpıntı lafını duysam ben.
devamını gör...

fazla yeteneğinin üretiminin/derinliğinin önüne geçtiğini düşündüğüm müzisyen.

fazla yetenek mesaiyi engeller, sizin doğuştan bulunduğunuz noktaya bir diğeri çalışarak, üreterek, derinleşerek gelir, siz "ben bunları zaten yapabilirim" noktasında olduğunuzdan buna ihtiyaç duymazsınız bile; konsantrasyonunuz dağılır, tutkunuz azalır, aidiyetiniz çatallanır.

oğuz aksaç'ı kelenderis sayesinde tanıdım, çok dinledim sonra. kendi deyimiyle "bir varoş" çocuğu. geçim derdi yüzünden, ayakkabı boyacılığından mobilyacılığa kadar yapmadığı iş kalmamış biri. dansçılık, bağlama hocalığı yapmış, bağlama, gitar, dilsiz kaval, klarnet ve davulun deyim yerindeyse kitabını yazmış, ayrıca sesini de bir enstrüman gibi kullanabilen nadir sanatçılardan biri. yatay olarak genişlemek bu, deha düzeyindeki yeteneğini yoğunlaştıramamak.
bir uğur önür, erdal erzincan, erol parlak, muhlis berberoğlu derinliğini bulamam kendisinde, tesadüf etmezsem canım çekmez dinlemeyi, özlemem.
devamını gör...

zıtlıkları içinde barındıran felsefi öğretiye verilen ad. gece-gündüz, iyi-kötü, ruh-madde vb.
devamını gör...

yönetmenliğini emile ardolino'nun yaptığı, 1992 yapımı amerikan komedi filmi. orijinal ismi sister act. başrollerde whoopi goldberg, maggie smith, harvey keitel gibi, döneminin meşhur isimleri var.

2 bölümü var filmin. ilk bölümün konusu kısaca şöyle:
deloris (whoopi goldberg) bir gece kulübünde şarkıcıdır. bir gün sevgilisinin işlediği bir cinayete şahit olur ve bunu gören sevgilisi onu da ortadan kaldırmak için peşine düşer. polis, deloris'i onu arayan insanların aklına gelecek en son yere saklar: bir manastıra. sonrasında olaylar, olaylar...

2. bölümde ise, rahibeler deloris'i, okullarındaki sorunlu, asi gençlere müzik öğretmesi için tekrar manastıra çağırıyor.

eğlenceli zaman geçirmek isteyenlere tavsiye edebileceğim bir film. bence ikisi de birbirinden güzel ve hoş vakit geçirtiyor.

devamını gör...

jose saramago tarafından yazılan, bilinmeyen adayı bulmayı kafasına koyan bir adamın kraldan bir tekne istemesiyle hikaye başlıyor. adamın bilinmeyen bir ada bulmaya olan inancı saraydaki temizlikçi kadını da ona bağlıyor. ve o da artık bilinmeyen bu adayı bulmak için bu tanımadığı adamın peşine düşüyor.tayfası olmayan bu teknede bu adam ve bu kadın birbirilerini buluyor ve bilinmeyen adayı bulmak için yolculuğa çıkıyor.
--- alıntı ---

~ben bir bilinmeyen adayı bulmak istiyorum. o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum.

~bilmiyor musun ki kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin.

--- alıntı ---
devamını gör...

bu dönemin insanları yalnızlaşıyor isteyerek ya da istemeyerek. kimse kimseye ihtiyaç duymuyor,güvenmiyor,anlamak istemiyor birini anlama gücünü içinde bulamıyor. sadece kadınlara özgü bir durum değil galiba genel olarak yaşanan durum.yalnızlığı tercih ediyoruz.
devamını gör...

varsa reflünüzü azdıracak, yoksa da sizi reflü sahibi yapabilecek iş.

genç yaşta vücudunuz birçok şeyi kaldırır ama buna güvenmeyin. acısı sonradan çıkacaktır. kendimden biliyorum.
devamını gör...

gruplaşmayı fark etmeyenler ya da gruplara dahil olmayanlar olarak bir grup da biz kuralım derim, isin ucunda grupsuz kalmak var.*
devamını gör...

mecburiyettir. insanın umudunun kalmamasıdır.

bazen sevdiğin insana inancın kalmıyor. gitmek terk etmek zorunda kalıyorsun.
bazen senin verdiğin sevgiyle onun gördüğü sevgi farklı oluyor.
onun sana duyduğu sevgiyle senin ona duyduğun sevgi farklı oluyor.
her ne olursa olsun insanın umudu kalmıyor. umudu dara düşüyor.
sevdiğin insanı terk etmek son derece zor ama normal bir durumdur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ülkenin her yerinde görülebilecek çeviri türleridir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim