bağımlılıklar. bir maddeye, bir insana ya da başka bir şeye olan bağımlılık hayatı kısıtlar, insanın zihnine görünmez kelepçeler takar.
devamını gör...

genelde gereksiz egolu kişilerin yaptığı aşağılayıcı tavır. gülmeseniz de bazen devam ederler. bir nevi düşünce yoksunluğu.
devamını gör...

millet ne zaman niyeti bozar diye düşünüyodum. an itibariyle gerçekleşti ama unutmayın o günü hatırlayan old yazarlar bilir: yoldaş yoldaşa yürümez. hepimiz kardeşiz arkadaşlar..
devamını gör...

yarasa seneca ukdesidir.

sen ortayı yaparsın yarasam ben de voleyi çakarım no problem. *

evet efendim, çok iki yüzlü bir harekettir. sabahtan akşama kadar kankacılıktan dem vururlar ama kendileri aynı işlemi yaparlar. tutarlı olup madem söylediklerinizin arkasında durun. bu ne perhiz bu ne lahana turşusudur? çok ayıp hiç yakıştıramadım.
devamını gör...

___ ilk şiir kitabı gözlerim sığmıyor yüzüme 1988
___bir çift siyah eldiven şiir kitabıyla (1999)’da orhan murat arıburnu ödülünü,
___iskender’i ben öldürmedim (2006)kitabıyla melih cevdet anday şiir ödülü,
___elli belirsiz ( 2014) kitabıyla erdal öz edebiyat ödülünü
___ mayıs giremez (2017) kitabıyla behçet necatigil şiir ödülü
___ölen sevgilimin şiir defteri( 2018) yunus nadi şiir ödülü
almıştır.
3 temmuz 2019 tarihinde hayata gözlerini yummuş, bence türkiye'de ki en önemli şairlerden biridir.
rimbaud’ya akıl notları isimli kitabın kapağını kendisi çizecek kadar iyi bir ''çizer''dir.
ağır roman filminde oyunculuk yapmışlığı vardır.
1980'lerde arkadaşları adı olan iskender'le birleştirerek ''sen çok büyük iskender olacaksın'' dediğinde; ''benden olsa olsa ''küçük iskender olur'' demiştir. o dakikadan itibaren tüm isminin geçtiği kitap başlıklarında, gazete yazılarında, dergi başlıklarında adının büyük harfle yazılmamasını, küçük harfle yazılmasını istemiştir. bu kendisinin terchidir.
ancak türk şiir tarihine adını kocaman kazımış bir şair olduğu gerçeğini değiştirmez.
sözcükleri tek bir fiske ile dağıtıp, tekrar kurar. kurduğu cümleler hem agresiftir, hemde masum. hedefini ise tam 12'den vurur.
kendisi bu coğrafyada olduğundan memnun muydu? bilmem ama ; bu coğrafyada küçük iskenderin var olmasından ben çok memnunum.
iyi k, bu coğrafyadan küçük iskender geldi geçti.
son olarak kendisinin ''vurucu'' cümlelerinden bir ikisini bırakalım şuraya.

'' attığın tüm zarlar kaybettirdi bana. hani sen benim düş eşimdin.''
''belki de en sevdiğim sakarlığın, gözlerime takılıp yüreğime düşmendi''
devamını gör...

kafasız sözlük kursunlar, tüm kafasızlar gitsin, ne güzel olur...
devamını gör...

ara ara aklıma düşen tokat gibi gerçek. dünyadaki her şey çok hızlı bir şekilde yokuş aşağı gidiyormuş gibi hissediyorum. sonumuz ne olacak belli değil.
devamını gör...

(bkz: filiz sevişelim mi)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

albastı (albız) ile ilgili en enteresan yönlerden birisi. onun kan içen bir yaratık olarak betimlenmesidir.

misal; tatar türklerinin inanışına göre albastı cüsseli ve kilolu bir yaratık olarak tasvir edilmiştir. genelde uyuyan insanlara musallat olur. onların göğüslerini ezer ve boğar. gece vakti ortaya çıktığına inanılır. insanları boğmasının yanında, onların kanını da içer. bu noktadan baktığınızda batıda ki ''vampir miti'' ile benzerlik gösterir ki, bu inanışın temeli çok daha eskilere dayanır.

iğne mevzusu ile ilgili de, göğsünün haricinde gözüne iğne saplanması halinde de yakalandığından bahsedilir. ancak yine temel olarak göğse iğne saplanmasından bahsedecek olursak, vampir mitinde göğse kazık sapladığınızda vampiri yok edersiniz. albızın ise göğsüne iğne sapladığınızda onun artık size musallat olmasını engellersiniz. burada da ilginç bir benzerlik var. yani iki mistik ögenin de, en zayıf noktaları göğüsleri ve her ikisi de kan içiyor.

abdulhakim mehmet’in ''çın tömür batur'' adlı eserinde albastı ile ilgili şöyle iki hikaye var mesela;


albastı yaşlı bir nine kılığındadır, ateş aramaya gelen kadına bir köz verir ve kadının eteğine kül koyar. kadın giderken küller dökülür ve albastı bu külleri takip ederek kadının evine gelir. büyük, beyaz bir köpeğe biner. elinde bir yalak vardır. birisi büyük, ikisi küçük olmak üzere üç başlıdır, korkunç ve sert suratlıdır. eve girip kadının karşısına oturur ve gözlerini kapattırır. saçından bir iğne çıkarıp kadının alnına ve kollarına batırır. açtığı deliklerden üç başındaki üç ağzıyla kadının kanını emer. kadın bayılır. albastı kadının ayaklarına iğne batırıp yalağı kan doldurur ve köpeğine de kan içirir.



albastı insan eti yiyerek ve insan kanı içerek beslenir. bembeyaz bir nine kılığındadır, çadırda yaşar ve siyah beyaz bir köpeği vardır. üç başlıdır ve dudağından çıkan bir dişi vardır. kadının başından bir tabakla yarım tabak kan alıp içer, ayağından yarım tabak kan alıp köpeğine içirir ve öbür ayağından da yarım tabak kan alıp yere döker, çadırına geri döner. her gün gelip kadının kanını içer.


görüldüğü üzere bu hikayelerde de kan içtiğinden bahsediliyor.

karadeniz'de, çepni anlatılarında da bu hikayelere yakın söylemler mevcuttur.

bir başka benzerlik bağını da şekil değiştirme üzerinden kurabiliriz. albız'ın farklı şekillere girerek insanlara zarar verdiğinden bahsedilir. vampirler de, farklı şekillere girebilir ki en bilineni yarasaya dönüşmeleridir.

ikisinin de gece vakti ortaya çıktığını unutmamak gerek.

tabi şunun altını çizmek lazım; albız köken olarak çok daha eski ve mitolojik bir varlıktır. çıkış noktasını erlik han'a dayandırabiliyorsunuz ve türk mitolojisinin temel yaratıklarından bir tanesi olduğunu biliyorsunuz. vampir mitinin dayandığı kökler ise daha yakın zamanlara denk gelir. bu sebeple ortada bir esinlenme var ise; bu esinlenme tamamen batı dünyası kaynaklıdır.

şimdi vampir severler düşünsün*
devamını gör...

n.ulnaris'in seyri sırasında herhangi bir yerde hasarlanması sonucu oluşan deformitedir.
el herhangi bir cismi sıkıca kavramaya çalıştığında sağlam kısım olan elin lateralinde (1. ve 2. parmaklarda) pençeleşme görülür.
(bkz: kubital tünel sendromu)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
devamını gör...

buraya yerleşmek.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

karşılaştıktan sonra birkaç saniye hareketsiz kalıyoruz da teyze yüzümüze "yürü git hadi devam edeyim" der gibi bakıyor ya? o an tekrar hareket etmek çok zor. mümkün olsa merdiven trabzanlarından kayarak zemin kata kadar ineceğim ama olmuyor işte.
devamını gör...

kapının ne suçu var dediğim durumdur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lindy hop, 1928'de harlem, new york city'deki afrikalı-amerikalı topluluklarda doğmuş ve o zamandan beri gelişen bir amerikan dansıdır.
lindy hop kendisinden önce gelen veya gelişimi sırasında popüler olan ancak esas olarak caz, tap, breakaway ve charleston'a dayanan birçok dansın bir birleşimiydi. sıklıkla bir caz dansı olarak tanımlanır ve swing dansı ailesinin bir üyesidir.

frankie manning, yeni nesil lindy hoppers'ın bir parçası ve tarihteki en ünlü lindy hopper'dır. al minns ve pepsi bethel, leon james ve norma miller da lindy hop'un çağdaş tarihlerinde önemli bir yere sahiptir. frankie manning'in birkaç dans fotoğrafını aşağıya ekliyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

'lindy hop' isminin kökeni hala lindy hop toplulukları arasında çok fazla tartışılan bir konudur.

bir açıklamaya göre 19. ve 20. yy. amerikan sokak dilinde 'lindy' genç kızlara verilen bir isimdi. 'hop' kelimesinin ise 1913 tarihinde swing dansları için kullanılan bir terim olduğu belgelenmiştir. ayrıca texas tommy dansında temel adım için kullanılan bir terim olarak kullanılmıştır.

2000'li yıllardan itibaren tüm dünyada yaygınlaşmaya başlayan bu dans türkiye'de ilk istanbul'da swing istanbul stüdyosuyla eğitime başlamıştır.
sosyal bir ortam olarak harika bir atmosferin olduğu bu sınıflardan sonra pratik yapma ve her hafta olan dans partileride işin ayrı bir güzelliği doğrusu.
eskilerden siyah&beyaz bir dans videosu

buda 2019 yılında yapılan meşhur yarışmalardan birtanesinden kesit
devamını gör...

dünya sözlükte fikirlerini çürüttüğümüz yazar biraz da burda çürütelim.
devamını gör...

tiktokçu ergen kaynamasından yeğdir*
devamını gör...

sözlük kalitesini sadece küfür ve argo kullanmamak belirlemiyor ne yazık ki! ayrımcılık, hadsizlik, vicdansızca yapılan yorumlar yasaklanmalı asıl.
devamını gör...

hemen hemen her şey. insanların kafaya takıp kendine dert ettiği ve sonrasında da çenesine vuran hemen hemen her konu, aşırı şekilde boş geliyor bana.

mesela sevgilisinden ayrılmış. ilk 1-2 konuşmada anlatırsın, dertlenirsin tamam ama yatıp kalkıp her konuyu ona getirirsen ben sıkılırım. insanlar kanserle, covidle falan mücadele ediyor, şunun derdine bak derim bir süre sonra. tamam herkesin derdi kendine büyük de, çözümü olan ya da hayat memat meselesi olmayan şeyleri de bu kadar takmayın artık.

kimi lafla sözle vatan kurtarır, kimi dine imana söver, bir başkası düşmüş ortaya sevgili arar... gerçekten mi bu kadar işsizsiniz yahu! en çok da dedikodu yapanlara deli oluyorum.

kitap okuyun onu konuşalım, belgesel izleyin bana onu anlatın, birlikte gülüp eğlenelim, film izleyelim falan... ama sonu bir yere varmayan konularla kendinizi de başkalarını da bunaltmayın. herkesin derdi kendine yetiyor zaten.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim