bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
“şairler şiirler yazıyor. ressamlar resimler yapıyor ve biz ozanlar türküler söylüyoruz. peki, bütün bunları niçin yapıyoruz? dünya alışkanlıktan değil de, sevgi ve mutluluktan dönsün diye.”
demişti hasret gültekin... 1971 doğumluydu. o günlerde insanlara tekrar türküleri sevdiren, insanlara tekrar türkü söyleten insandı. televizyona "şelpe"yi ilk taşıyan adamdır... yaşasaydı çok büyük bir müzisyen olacaktı eminim. yaşasaydı çok büyük bir ozan olacaktı... yaşasaydı,bugün 50 yaşında olacaktı... maalesef şimdi o benim, benden 19 yaş küçük kardeşim...
"bu kekre dünyada yazık, geçit yok aşka,
birşey yok paylaşılacak, acıdan başka...”
“sen gel, bu oyunun kuralını değiştir,
mutsuzluk ceza değil ehven bir iştir..."
yukardaki sözleri yazan kalbi kül ettiler... 1941 doğumluydu metin altıok... felsefe öğretmeni, şair, hatta ressamdı... babasının ölümünden sonra ölümü takıntı haline getirmiş, ölüm üzerine sürekli farklı metodlar kurgulamıştır şiirlerinde... yatağında ölecek bir insan değildi asla, öyle de oldu.. yangından yaralı kurtuldu fakat hastanede 8-9 temmuz'du yanılmıyorsam komadan çıkamadı... çıksaydı yangınları da anlatırdı bize, hoş çıksaydı ayrı bir ölüm daha olurdu muhakkak... çektiği acıları her satırda bize de yaşatırdı eminim...
"kalem yazmaya başlayınca, gönlün gözü açıldı..." demişti saki çimen'in dedesi, mazlum çimen'in babası nesimi çimen... dünyanın en önemli müzikhollerinde sahne almıştır, memlekette ise ha bire gözaltı ve işkenceye alınmıştır... yazmakla anlatmakla bitmeyecek bu insanın hayat öyküsünü muhakkak okuyun.
"akarsu ateşim yanar tüterse, aşkın gülü yüreğimde biterse, ayırsın feleğin gücü yeterse, ayrılamam ben o gül yüzlü yardan..."
demişti muhlis akarsu... sözünün eri adam, sözünün arkasında durur ya... işte tam da öyle oldu... ikisi de 45 yaşındaydı... ayıramadı felek onları, gücü yetmedi feleğin... eşi muhibe akarsu ile beraber kucakladılar oradaki cehennem ateşini...
şimdi, memleket yangın yeri diye şaşırmamak gerek… çünkü bu zihniyet ilk sivas’ı ateşe vermişti.. bu saydıklarım da o ateşte can veren canlar içinden sadece birkaçı… o yüzdendir ki, unutmamalıyız… unutanlara hatırlatmalıyız… yeni muaviyeler’in karşısında yeni ali’ler, yezidlerin karşısında hüseyin’ler gibi durmalıyız…
demişti hasret gültekin... 1971 doğumluydu. o günlerde insanlara tekrar türküleri sevdiren, insanlara tekrar türkü söyleten insandı. televizyona "şelpe"yi ilk taşıyan adamdır... yaşasaydı çok büyük bir müzisyen olacaktı eminim. yaşasaydı çok büyük bir ozan olacaktı... yaşasaydı,bugün 50 yaşında olacaktı... maalesef şimdi o benim, benden 19 yaş küçük kardeşim...
"bu kekre dünyada yazık, geçit yok aşka,
birşey yok paylaşılacak, acıdan başka...”
“sen gel, bu oyunun kuralını değiştir,
mutsuzluk ceza değil ehven bir iştir..."
yukardaki sözleri yazan kalbi kül ettiler... 1941 doğumluydu metin altıok... felsefe öğretmeni, şair, hatta ressamdı... babasının ölümünden sonra ölümü takıntı haline getirmiş, ölüm üzerine sürekli farklı metodlar kurgulamıştır şiirlerinde... yatağında ölecek bir insan değildi asla, öyle de oldu.. yangından yaralı kurtuldu fakat hastanede 8-9 temmuz'du yanılmıyorsam komadan çıkamadı... çıksaydı yangınları da anlatırdı bize, hoş çıksaydı ayrı bir ölüm daha olurdu muhakkak... çektiği acıları her satırda bize de yaşatırdı eminim...
"kalem yazmaya başlayınca, gönlün gözü açıldı..." demişti saki çimen'in dedesi, mazlum çimen'in babası nesimi çimen... dünyanın en önemli müzikhollerinde sahne almıştır, memlekette ise ha bire gözaltı ve işkenceye alınmıştır... yazmakla anlatmakla bitmeyecek bu insanın hayat öyküsünü muhakkak okuyun.
"akarsu ateşim yanar tüterse, aşkın gülü yüreğimde biterse, ayırsın feleğin gücü yeterse, ayrılamam ben o gül yüzlü yardan..."
demişti muhlis akarsu... sözünün eri adam, sözünün arkasında durur ya... işte tam da öyle oldu... ikisi de 45 yaşındaydı... ayıramadı felek onları, gücü yetmedi feleğin... eşi muhibe akarsu ile beraber kucakladılar oradaki cehennem ateşini...
şimdi, memleket yangın yeri diye şaşırmamak gerek… çünkü bu zihniyet ilk sivas’ı ateşe vermişti.. bu saydıklarım da o ateşte can veren canlar içinden sadece birkaçı… o yüzdendir ki, unutmamalıyız… unutanlara hatırlatmalıyız… yeni muaviyeler’in karşısında yeni ali’ler, yezidlerin karşısında hüseyin’ler gibi durmalıyız…
devamını gör...
bir evi daha yaşanılır kılan detaylar
evde kızım var.
devamını gör...
yazılımcımızdan ne istiyoruz
spoiler özelliği direkt olarak görünmeyip bir buton işlevinde olsa da üstüne basınca açılsa güzel olmaz mıydı diye minik bir öneri bırakıyorum buraya. şahsen girdileri okurken spoiler olan kısımlara gözüm kayıyor bazen.
devamını gör...
dört kapı kırk makam
dört kapı kırk makam şeklindeki kâmil(olgun) insan olma ilkelerini hünkâr hacı bektaş-ı veli’nin tespit ettiğine inanılır. hacı bektaş-ı veli “kul tanrı’ya kırk makamda erer, ulaşır, dost olur.” buyurmuşlardır. bu ilkeler aşama aşama insanı olgunluğa ulaştırır. bir başka yoruma göre ise şeriat anadan doğmak, tarikat ikrar vermek, marifet nefsini bilmek, hakikat hakkı özünde bulmak yollarıdır. ne mutlu 4 kapı 40 makamdan geçene..
dört kapı şunlardır:
1.şeriat
2.tarikat
3.marifet
4.hakikat
her kapının on makamı vardır. 4 kapının makamları aşağıdaki gibidir.
şeriat kapısının makamları:
1. iman etmek,
2. ilim öğrenmek
3. ibadet etmek
4. haramdan uzaklaşmak
5. ailesine faydalı olmak
6. çevreye zarar vermemek,
7. peygamberin emirlerine uymak
8. şefkatli olmak
9. temiz olmak
10. yaramaz işlerden sakınmak
tarikat kapısının makamları
1. tövbe etmek
2. mürşidin öğütlerine uymak
3. temiz giyinmek
4. iyilik yolunda savaşmak
5. hizmet etmeyi sevmek
6. haksızlıktan korkmak
7. ümitsizliğe düşmemek
8. ıbret almak
9. nimet dağıtmak
10. özünü fakir görmek
marifet kapısının makamları
1. edepli olmak
2. bencillik, kin ve garezden uzak olmak
3. perhizkârlık
4. sabır ve kanaat
5. haya
6. cömertlik
7. ilim
8. hoşgörü
9. özünü bilmek
10. ariflik
hakikat kapısının makamları
1. alçakgönüllü olmak
2. kimsenin ayıbını görmemek
3. yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek
4. allah’ın her yarattığını sevmek
5. tüm insanları bir görmek
6. birliğe yönelmek ve yöneltmek
7. gerçeği gizlememek
8. manayı bilmek
9. tanrısal sırrı öğrenmek
10. tanrısal varlığa ulaşmak
devamını gör...
yazarların engellediği ilk yazar
benim de can havliyle buraya engellediğim yazarı ve bana dm'den yaptığı hakareti yazasım geldi. ama bunu yapınca sadece onun hakkında kötü bir algı oluşturacağım. belki bana bunu yaparken en iyi gününde değildi ve bu şekilde mimlenmeyi hak ettiğini düşünmüyorum. ben engelledim hepsi bu. o nedenle buraya yazar isimleri yazmayı kötü bir olay olarak gördüğüm başlıktır.
devamını gör...
musicbuddy
bu saatlerde, bu havalarda çok güzel gider, iyi dinlemeler.*
edit: bu ne tatlı bir başlık böyle içim açıldı.*
edit: bu ne tatlı bir başlık böyle içim açıldı.*
devamını gör...
messela yanni
#1021045 ne alaka lan ahahshshshd.
devamını gör...
aşık olunan sözlük yazarının nickini öpmek
devamını gör...
meteoroloji (yazar)
güneşli günlerinin bol, parçalı kırıklı bulutlu günlerinin kutuplar kadar uzak, tanımlarının karlar kadar kalıcı olması dileğiyle. mutlu olma sebeplerinden biri nickaltı tanımıymış efenim. yağmurlar kadar mutlu olunuz..
devamını gör...
spawn
kendisi tam bir nickaltı canavarıdır.
başka yazarların nickaltına yazdığı yaratıcı tanımları ayrı diğer tanımları ayrı güldürür. adı bahar falan değildir. adama bahar diyip durmayalım lütfen. sevdiğim yazarlardandır, kripto paralarla ilgili verdiğim tavsiyeler sayesinde köşeyi dönmüştür, kıymetimi bilsindir.**
başka yazarların nickaltına yazdığı yaratıcı tanımları ayrı diğer tanımları ayrı güldürür. adı bahar falan değildir. adama bahar diyip durmayalım lütfen. sevdiğim yazarlardandır, kripto paralarla ilgili verdiğim tavsiyeler sayesinde köşeyi dönmüştür, kıymetimi bilsindir.**
devamını gör...
linç yerim korkusuyla düşünceleri özgürce söyleyememek
inanışla ilgili herhangi bir cümle.
a inanışı b inanışı (hahah ben bunu genelde a partisi b partisi olarak kullanırdım valla buraya da uydu.) fark etmiyor. tahammül edemiyoruz birilerinin bizden başka bir şeye inanıyor olmasına. gerçi hoş oraya kadar nelere tahammül edemiyoruz ama inanç bam telimiz galiba.
aile içi ya da arkadaş toplantılarında misal ben inandıkları dine herhangi bir söz söylemeden sadece inanmadığımı dile getirmem bile herkesi sinirlendiriyor. inanmıyor olmam bile hakaret gibi algılanıyor.
burada bir gün inanmadığımı dile getirdim ve 5 kişi takipten çıktı. yani normalde fark etmem 2 kişi gelir 3 kişi gider ok. ama o dakika olması garip gelmişti. yani zaten takip eden aşağı yukarı beni tanır kendi halimde biriyim kimsenin fikrine saldırmam (tabi fikirse - hakaret ya da alaysa orda dur.) yani demeye çalıştığım inanmadığını söylemen ya da güne bir ayet bırakman fark etmeden sırf inandığın 'kutsal' uğruna ötelene biliyorsun.
sağlık olsun napalım hahah.
a inanışı b inanışı (hahah ben bunu genelde a partisi b partisi olarak kullanırdım valla buraya da uydu.) fark etmiyor. tahammül edemiyoruz birilerinin bizden başka bir şeye inanıyor olmasına. gerçi hoş oraya kadar nelere tahammül edemiyoruz ama inanç bam telimiz galiba.
aile içi ya da arkadaş toplantılarında misal ben inandıkları dine herhangi bir söz söylemeden sadece inanmadığımı dile getirmem bile herkesi sinirlendiriyor. inanmıyor olmam bile hakaret gibi algılanıyor.
burada bir gün inanmadığımı dile getirdim ve 5 kişi takipten çıktı. yani normalde fark etmem 2 kişi gelir 3 kişi gider ok. ama o dakika olması garip gelmişti. yani zaten takip eden aşağı yukarı beni tanır kendi halimde biriyim kimsenin fikrine saldırmam (tabi fikirse - hakaret ya da alaysa orda dur.) yani demeye çalıştığım inanmadığını söylemen ya da güne bir ayet bırakman fark etmeden sırf inandığın 'kutsal' uğruna ötelene biliyorsun.
sağlık olsun napalım hahah.
devamını gör...
cumhurbaşkanının kafa yakan fotoğrafı
yeni nesil bilmez böyle şeyler, mesela eskiden liderler trt’ye çıkar, gayet seviyeli bir şekilde görüşlerini tartışabilirlerdi de.
devamını gör...
burcuna göre sevgili seçme
burcumu sorup duraksadiktan sonra"olsun" diyen tipler tanıdım. görende köprü altında bali çekerek bugünlere geldik sanır ne salak tepkilerdir bunlar denilesi cinsten seçmeler.
devamını gör...
bir evi daha yaşanılır kılan detaylar
ben.. ben olmazsam hiç bir şeyin tadı olmaz ki..
devamını gör...
düşük iq'lu kişilerin temel özellikleri
iq'larının 75 ve altı olmasıdır. cahillik ve gerizekalılık karıştırılmamalıdır.
devamını gör...
yazarların başına gelen doğaüstü olaylar
korku hikayelerini okumayı severim, hepsi beni çok etkiler ancak hepinizin bir psikiyatri servisini ziyaret etmesi gerektiğini düşünüyorum, psikoloji bilimi herkesin aynı paranormal olayı görmesini, duymasını dahi açıklar. sevgiler...
edit: sonradan aklıma geldi, üniversite sınavına hazırlandığım dönem, gitmeyi çok istediğim bir üniversite vardı herkesin olduğu gibi, ancak o üniversitenin olduğu şehre veya o kampüse hiç gitmemiştim veya hiçbir yerden açıp bakmamıştım, sadece adını ve ne kadar çok istediğimi biliyordum, bir gün rüyamda o kampüste elimde bardak bir yokuşu çıktığımı gördüm, uyandığımda emindim orası olduğuna ancak kimseye söylemedim, herneyse sonunda o üniversiteyi kazandım ve o yokuş yabancı diller yüksek okuluna giden yokuştu birebir aynısıydı rüyamdakiyle ve 1 sene boyunca her gün o yokuşu söverek çıksam da, beni hala çok şaşırtır bu olay, okula gidene kadar hiçbir fotoğrafına dahi bakmamıştım.
edit: sonradan aklıma geldi, üniversite sınavına hazırlandığım dönem, gitmeyi çok istediğim bir üniversite vardı herkesin olduğu gibi, ancak o üniversitenin olduğu şehre veya o kampüse hiç gitmemiştim veya hiçbir yerden açıp bakmamıştım, sadece adını ve ne kadar çok istediğimi biliyordum, bir gün rüyamda o kampüste elimde bardak bir yokuşu çıktığımı gördüm, uyandığımda emindim orası olduğuna ancak kimseye söylemedim, herneyse sonunda o üniversiteyi kazandım ve o yokuş yabancı diller yüksek okuluna giden yokuştu birebir aynısıydı rüyamdakiyle ve 1 sene boyunca her gün o yokuşu söverek çıksam da, beni hala çok şaşırtır bu olay, okula gidene kadar hiçbir fotoğrafına dahi bakmamıştım.
devamını gör...


