kokusu yaşam sevincini artıran şeyler
kapari çiçeği kokusu. bu mevsimde henüz çalı gibi ama açınca hayat gibi bir koku soluyor insan. koparınca, çiçek solmaya başlayınca o güzel kokuya çürük bir koku ekleniyor. solgun kokuyor sanki ölünce. hayatla bağını kaybedince birçok insanın yaşadığı gibi bir çürüklük ekleniyor. o bağ kuvvetliyken kokusundan bir tutku taşıyor.
devamını gör...
kahramanmaraş'ta bir esnafın böbreğini satışa çıkarması
kısa sürede dükkanı zabıtalar tarafından gözünün üzerinde kaşı var sebebiyle mühürlenip ikinci böbreğini de satışa çıkartmak zorunda kalacak esnaf eylemi.
devamını gör...
yazarların aile evindeki adı
ustalık eseri
devamını gör...
redhanded
birçok kısa film festivalinde ödül kazanmış çok eğlenceli bir edward andrews kısa filmidir.

hollywood filmlerinin klişelerinden biridir. korku filmlerinde ilk önce şişman olan kişi ölür. bu filmde hiç formda olmayan bir baş kahramanımız var. kendisi ormanda sağlıklı bir koşu yapmaya niyetlidir ama şişman olduğunun farkında olduğu için kendini gizlemek ister.
hayat yanlış anlaşılmalardan ibarettir aslında. hatta hayat ve ölüm birer yanlış anlaşılmalar bütünüdür. film boyunca bunu düşündüm. tesadüfler ve yanlış anlaşılmalar olmasa hayatı sürdürmemiz ya da hayatın son bulması bu kadar rahat bir şekilde gerçekleşmeyecek.
film boyunca kendiyle barışık olmamanın ortaya çıkarabileceği saçma sonuçlar, her şeye burnunu sokmanın nelere mal olacağı, merakın kediyi öldüreceği gibi konulara çok eğlenceli bir şekilde değinilmiş.
eğer ormanda altı kişi kendi halinde spor yapmak için koşuyorsa ve bu olay bir filmde gerçekleşiyorsa ilk olarak şişman olan kişi ölmek zorunda olmayabilir. tabuları yıkmanın tam zamandır. bazen fit olmak sizi ölümün avuçalarından alamayabilir. ve bu çok komik bir olaya dönüşebilir.
redhanded

hollywood filmlerinin klişelerinden biridir. korku filmlerinde ilk önce şişman olan kişi ölür. bu filmde hiç formda olmayan bir baş kahramanımız var. kendisi ormanda sağlıklı bir koşu yapmaya niyetlidir ama şişman olduğunun farkında olduğu için kendini gizlemek ister.
hayat yanlış anlaşılmalardan ibarettir aslında. hatta hayat ve ölüm birer yanlış anlaşılmalar bütünüdür. film boyunca bunu düşündüm. tesadüfler ve yanlış anlaşılmalar olmasa hayatı sürdürmemiz ya da hayatın son bulması bu kadar rahat bir şekilde gerçekleşmeyecek.
film boyunca kendiyle barışık olmamanın ortaya çıkarabileceği saçma sonuçlar, her şeye burnunu sokmanın nelere mal olacağı, merakın kediyi öldüreceği gibi konulara çok eğlenceli bir şekilde değinilmiş.
eğer ormanda altı kişi kendi halinde spor yapmak için koşuyorsa ve bu olay bir filmde gerçekleşiyorsa ilk olarak şişman olan kişi ölmek zorunda olmayabilir. tabuları yıkmanın tam zamandır. bazen fit olmak sizi ölümün avuçalarından alamayabilir. ve bu çok komik bir olaya dönüşebilir.
redhanded
devamını gör...
toplaşıp allah dememizi bekleyen insan
her şeyden önce birilerine allah demek için yanıp tutuşanlar olmasaydı böyle bir insan tipinin olmayacağını bilmek gerekir. bahsi geçen insan tipi acizlere kendini fark ettirmek ve onları bir araya getirmek için kendini parlatır. aklı başında olanlara bu gösteri işlemez, toplanıp allah dememizi bekliyor herhalde deyip geçeriz.
devamını gör...
ida
homeros'un ilyada adlı destanında ida adı çokça geçer ve daima "hayvanların anası" ya da "kaynağı bol ida" olarak tanımlanır. antik çağdan bize ulaşan eserlerden anladığımız kadarıyla ida, çoktanrılı dinler döneminde kutsal bir dağdır. bu çağlardaki inanışa göre baştanrı zeus, girit'te bulunan bir ida dağında anatanrıça kybele ile kainatın efendisi kronos'un birleşmesinden doğar.
devamını gör...
plajda namaz kılan adam
ben de tek benim kıblem bikinili kızlar zannediyordum.
devamını gör...
yersiz alıngan insanla mücadele etme yolları
ya hiç öyle biri ile arkadaş olunmamalıdır, olundu ise az laf çok iş prensibini ilke edeceğiz.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
m.jackson-black or white.
devamını gör...
abazan vs abhaz
abaza, kuzey kafkas halkıdır.
abazan ise cinsel açlık yaşayan kimsedir.
bi öğrenin artık veletler.
abazan ise cinsel açlık yaşayan kimsedir.
bi öğrenin artık veletler.
devamını gör...
the human centipede
2010 yılında yayınlanmış korku filmi türünde olan fakat fazlaca psikopatlık ve gerilim içeren film.
film psikopat bir cerrahın insandan kırkayak yapmayı deneyimlemesini anlatıyor. merak edip izlemeye cesaret edemeyenler için kısa bir özet geçmek gerekirse.
filmdeki çoğu şey klişe üzerine kurulu, fakat klişeye biraz farklılık katıp üstüne de iğrençlik ekleyelim diyerek bu senaryoyu ortaya çıkarmışlar.
ilk sahne, ben safım ölmeye müsaitim diyen iki kız arkadaşın çıktıkları tatil yolunda arabalarının arıza yapmasıyla başlıyor. yoldan geçenlerden yardım isteyen kızlar bekledikleri yardımı bulamayınca çok mantıklı bir fikir olan ormana doğru yola çıkıyorlar bir de ne görsünler ormanda son derece güvenli görünen minnoş bir ev. tabi kızlarımız hemen atlıyor zili çalmaya başlıyolar. işte filmde kızlara tam olarak bu sahneden sonra üzülmeyi bırakıyorsunuz. kapıyı açan cerrahın suratı ben psikopatım diye bağırıyor, ama kızlar o kadar saf ve çaresizler ki adamın davetini kabul edip içeri giriyorlar. anormal olaylar da bu sahneden sonra başlıyor. adamın evini görüyorsunuz. insan kırkayak şeklinde tabloları var kısacası adamın evi bu eve girerseniz bi daha çıkamazsınız diye bağırıyor ama kızlarımız yine de eve girip adamla sohbet etmeye başlıyorlar. sohbet ilerledikçe kızlarımızdan biri nihayet aklını çalıştırıp adamın normal olmadığını anlıyor ve gitmek istiyor ama o kadar salak ki nasıl hareket edeceğini nasıl davranması gerektiğini bilmediği için doktorumuzu kızdırıp boyunlarından iğneyi yiyorlar.
ertesi sabah ameliyathane gibi bir odada yanlarında bir başka adamla uyanıyorlar o da onlar gibi yatağa bağlanmış ne olduğunu anlamaya çalışıyor.
daha sonra doktor abimiz gelip bu arkadaşlarımızın kafa karışıklığını gideriyor ve hayalinde yapmak istediği insan kırkayak modelini anlatıyor ama o nasıl anlatmak. zevk alıyor, adama bir haller oluyor. mideniz bulanıyor izlerken. tabii bunları duyan kızlar keşke ölseydik bizi öldür, bize bunu yapma diye yalvarıyorlar ama adam kafasına koymuş bir kere sizi mi dinleyecek salaklığınıza yanın demekten başka çare kalmıyor. ağzınıza bir adet mide bulantısı hapı atarak izlemeye devam ediyorsunuz filmi.
kızlarımız dehşet korku içinde kaçma girişimlerinde bulunmuyor mu derseniz bulunuyorlar ama yakalanıyorlar ve kaderlerine teslim olmak zorunda kalıyorlar.
hatta doktorumuz kaçan kıza ceza olsun diye kırkayakın en ortasına koyuyor daha fazla acı çekmesi için öyle bir psikopat yani düşünün.
ameliyat gerçekleştikten sonra filmin asıl iğrenç sahneleri o zaman başlıyor zira ağzınızın bir başkasının poposuna yapışmış olduğunu düşündüğünüzde mideniz hiç zorlanmadığı kadar zorlanıyor üstüne bu insanların karınlarını doyurmak için önlerindeki insanın dışkısını yemek zorunda olduğunu anladığınızda devam etmesem mi diye düşünüp filmin bitmesine çok az kaldığını farkedip vazgeçiyorsunuz.
eee bu kızların arabası ormanda kaldı kimse mi sorgulamadı derseniz sorguluyorlar tabii ama doktorcuğumuz birkaç kere başından savmayı beceriyor. fakat bu sefer arama emri ile gelen polisleri eve almaktan başka çaresi kalmıyor.
seslerden şüphelenen polis evi aramaya başlıyor ve hayatlarının en büyük şokuyla karşılaşıyor bunu gören doktor polisi polis de doktoru vuruyor. diğerleri de kan kaybından ölüyor zaten.
tam anlamıyla iğrenç bir film. sadece midenizin ne kadar zorlanacağını merak ediyorsanız izlenebilir sonra pişman olur musunuz orasını bilemem.
film psikopat bir cerrahın insandan kırkayak yapmayı deneyimlemesini anlatıyor. merak edip izlemeye cesaret edemeyenler için kısa bir özet geçmek gerekirse.
filmdeki çoğu şey klişe üzerine kurulu, fakat klişeye biraz farklılık katıp üstüne de iğrençlik ekleyelim diyerek bu senaryoyu ortaya çıkarmışlar.
ilk sahne, ben safım ölmeye müsaitim diyen iki kız arkadaşın çıktıkları tatil yolunda arabalarının arıza yapmasıyla başlıyor. yoldan geçenlerden yardım isteyen kızlar bekledikleri yardımı bulamayınca çok mantıklı bir fikir olan ormana doğru yola çıkıyorlar bir de ne görsünler ormanda son derece güvenli görünen minnoş bir ev. tabi kızlarımız hemen atlıyor zili çalmaya başlıyolar. işte filmde kızlara tam olarak bu sahneden sonra üzülmeyi bırakıyorsunuz. kapıyı açan cerrahın suratı ben psikopatım diye bağırıyor, ama kızlar o kadar saf ve çaresizler ki adamın davetini kabul edip içeri giriyorlar. anormal olaylar da bu sahneden sonra başlıyor. adamın evini görüyorsunuz. insan kırkayak şeklinde tabloları var kısacası adamın evi bu eve girerseniz bi daha çıkamazsınız diye bağırıyor ama kızlarımız yine de eve girip adamla sohbet etmeye başlıyorlar. sohbet ilerledikçe kızlarımızdan biri nihayet aklını çalıştırıp adamın normal olmadığını anlıyor ve gitmek istiyor ama o kadar salak ki nasıl hareket edeceğini nasıl davranması gerektiğini bilmediği için doktorumuzu kızdırıp boyunlarından iğneyi yiyorlar.
ertesi sabah ameliyathane gibi bir odada yanlarında bir başka adamla uyanıyorlar o da onlar gibi yatağa bağlanmış ne olduğunu anlamaya çalışıyor.
daha sonra doktor abimiz gelip bu arkadaşlarımızın kafa karışıklığını gideriyor ve hayalinde yapmak istediği insan kırkayak modelini anlatıyor ama o nasıl anlatmak. zevk alıyor, adama bir haller oluyor. mideniz bulanıyor izlerken. tabii bunları duyan kızlar keşke ölseydik bizi öldür, bize bunu yapma diye yalvarıyorlar ama adam kafasına koymuş bir kere sizi mi dinleyecek salaklığınıza yanın demekten başka çare kalmıyor. ağzınıza bir adet mide bulantısı hapı atarak izlemeye devam ediyorsunuz filmi.
kızlarımız dehşet korku içinde kaçma girişimlerinde bulunmuyor mu derseniz bulunuyorlar ama yakalanıyorlar ve kaderlerine teslim olmak zorunda kalıyorlar.
hatta doktorumuz kaçan kıza ceza olsun diye kırkayakın en ortasına koyuyor daha fazla acı çekmesi için öyle bir psikopat yani düşünün.
ameliyat gerçekleştikten sonra filmin asıl iğrenç sahneleri o zaman başlıyor zira ağzınızın bir başkasının poposuna yapışmış olduğunu düşündüğünüzde mideniz hiç zorlanmadığı kadar zorlanıyor üstüne bu insanların karınlarını doyurmak için önlerindeki insanın dışkısını yemek zorunda olduğunu anladığınızda devam etmesem mi diye düşünüp filmin bitmesine çok az kaldığını farkedip vazgeçiyorsunuz.
eee bu kızların arabası ormanda kaldı kimse mi sorgulamadı derseniz sorguluyorlar tabii ama doktorcuğumuz birkaç kere başından savmayı beceriyor. fakat bu sefer arama emri ile gelen polisleri eve almaktan başka çaresi kalmıyor.
seslerden şüphelenen polis evi aramaya başlıyor ve hayatlarının en büyük şokuyla karşılaşıyor bunu gören doktor polisi polis de doktoru vuruyor. diğerleri de kan kaybından ölüyor zaten.
tam anlamıyla iğrenç bir film. sadece midenizin ne kadar zorlanacağını merak ediyorsanız izlenebilir sonra pişman olur musunuz orasını bilemem.
devamını gör...
sözlüğün en zeki ve güzel kadını
devamını gör...
zombieland
bir ruben fleischer filmidir.
eğer benim gibi nerdgiller ekibine dahilseniz ve bu olayı sadece zevk için değil önemseyerek benimsiyorsanız, mutlaka postapokaliptik senaryolar konusunda hazırlıklı olmalısınız.
kardeşlerim ve kuzenlerimle birlikte 15 yıldır gizli bir çalışma ile kurduğumuz bir grubun içindeyim. ve her türlü kıyamet sonrası hazırlığımız en azından teorik olarak yaptığımızı düşünüyorum. yani böyle bir durumda benimle iletişim kurabilirsiniz.
uzaylı istilasından, vampir saldırılarına, doğal afetlerden hastalıklara kadar her duruma hazırlıklıyız. ama en yetkin olduğumuz konu zombiler. ön hazırlık olarak dawn of dead’den shaun of dead’e kadar bütün filmleri, the walking dead’den fear the walking dead’e kadar bütün dizileri izleyip çizgi roman ve kitapları da bir bir elden geçirdik.

tıpkı zombieland’deki colombus gibi bir kurallar listemiz mevcut. hayatta kalmak için kurallar elzemdir. ne kadar mantıksız görünürse görünsün kurallara uymak sizi hayatta tutacaktır. tabii ki tallahassee gibi kaba kuvvetle de sorunları çözmeye uğraşabilir ya da wichita ve little rock gibi zekanızla kurnazlığınıza sığınabilirsiniz.

çok da farklı olmayan konusuna rağmen çekimleri ve oyunculukları ile benim için öne çıkan bir filmdir. zombi istilasına bu kadar gülerek tepki verebileceğime beni inandıran nerd dünyasının göz bebelerinden simon pegg’in shaun of dead’inden sonra bu film oldu.

colombus rolünde the social network filmiyle en iyi erkek oyuncu oscar’ına aday olan jesse eissenberg, little rock rolünde little miss sunshine filmiyle en iyi yardımcı kadın oyuncu oscar’ına aday olan abigail breslin; wichita rolünde the favourite ve birdman filmleriyle en iyi yardımcı kadın oyuncu oscar’ına aday olan ve la la land filmiyle en iyi kadın oyuncu oscar’ını kazanan overrated güzel ama underrated bir oyuncu olan emma stone ve son olarak da three bilboards outside ebbing, missouri ve the messenger filmleriyle en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne aday olan the people vs. larry flynt filmiyle ise en iyi erkek oyuncu oscar’ına aday gösterilen ancak kazanamasa da gönlümüzdeki nadide yeri hiç değişmeyen woody harrelson oynamakta.

unutmayın kurallar önemlidir.
eğer benim gibi nerdgiller ekibine dahilseniz ve bu olayı sadece zevk için değil önemseyerek benimsiyorsanız, mutlaka postapokaliptik senaryolar konusunda hazırlıklı olmalısınız.
kardeşlerim ve kuzenlerimle birlikte 15 yıldır gizli bir çalışma ile kurduğumuz bir grubun içindeyim. ve her türlü kıyamet sonrası hazırlığımız en azından teorik olarak yaptığımızı düşünüyorum. yani böyle bir durumda benimle iletişim kurabilirsiniz.
uzaylı istilasından, vampir saldırılarına, doğal afetlerden hastalıklara kadar her duruma hazırlıklıyız. ama en yetkin olduğumuz konu zombiler. ön hazırlık olarak dawn of dead’den shaun of dead’e kadar bütün filmleri, the walking dead’den fear the walking dead’e kadar bütün dizileri izleyip çizgi roman ve kitapları da bir bir elden geçirdik.

tıpkı zombieland’deki colombus gibi bir kurallar listemiz mevcut. hayatta kalmak için kurallar elzemdir. ne kadar mantıksız görünürse görünsün kurallara uymak sizi hayatta tutacaktır. tabii ki tallahassee gibi kaba kuvvetle de sorunları çözmeye uğraşabilir ya da wichita ve little rock gibi zekanızla kurnazlığınıza sığınabilirsiniz.

çok da farklı olmayan konusuna rağmen çekimleri ve oyunculukları ile benim için öne çıkan bir filmdir. zombi istilasına bu kadar gülerek tepki verebileceğime beni inandıran nerd dünyasının göz bebelerinden simon pegg’in shaun of dead’inden sonra bu film oldu.

colombus rolünde the social network filmiyle en iyi erkek oyuncu oscar’ına aday olan jesse eissenberg, little rock rolünde little miss sunshine filmiyle en iyi yardımcı kadın oyuncu oscar’ına aday olan abigail breslin; wichita rolünde the favourite ve birdman filmleriyle en iyi yardımcı kadın oyuncu oscar’ına aday olan ve la la land filmiyle en iyi kadın oyuncu oscar’ını kazanan overrated güzel ama underrated bir oyuncu olan emma stone ve son olarak da three bilboards outside ebbing, missouri ve the messenger filmleriyle en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne aday olan the people vs. larry flynt filmiyle ise en iyi erkek oyuncu oscar’ına aday gösterilen ancak kazanamasa da gönlümüzdeki nadide yeri hiç değişmeyen woody harrelson oynamakta.

unutmayın kurallar önemlidir.
devamını gör...
online listesi isimlerin yanındaki yuvarlak sembol
nerede ne yaptığınızı ifşalayan seçenek. evet izleniyoruz. hem de dıj gücler tarafından...
devamını gör...
seda tripkolic dinlemiş yazarlar
dinlememiş olmak mümkün mü ? askerde paket paket üstüne giderdi dinlerken.
devamını gör...
100 koyunun şanlıurfa'da gözaltına alınması
fıkra gibi haber.
klasik (bkz: vatandaşı olmasan eğlenceli ülke)
klasik (bkz: vatandaşı olmasan eğlenceli ülke)
devamını gör...
gereğinden fazla rüya görmek
sigarayı yeni bırakan kişilerde sıklıkla karşılaşılan bir durum. bende şahsen olmuştu her gece üç dört farklı fantastik rüya görüyordum.
devamını gör...

