kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

anavatanın, çin olduğu yönünde de
anadolu olduğu yönünde de görüşler olan meyvedir.

uygur destanında fındık ağacından bahsedilmektedir.

eski çin kaynaklarında ‘ tanrının ihsan eylediği beş kutsal meyveden biri’ diye geçer.

evliya çelebi trabzon için ‘dağları taşlarında cümle ormanları fındıklıktır. ‘ der.

eski beri kıymetli görülen meyve, çikolata hayatımıza girdikten sonra daha da kıymetlenmiştir.

türkiye, dünya fındık üretimin yaklaşık yüzde yirmisini sağlamaktadır.

fındık yetiştirilen yerler için, her sene ağustos ayı, fındık zamanı olarak geçer.
fındık, çay gibi hemen satılabilecek bir ürün değildir.

toplandıktan sonra kurutulması, tanelerine ayrılması, sonra da tanelerinin iyice kurutulması gerekir.

iyice kurutulmayan fındık, nemli havası ile nam salmış karadeniz bölgesinde, çok çabuk çürüyebilir ve tüm ürün zayi olabilir.

eylül gibi satışa hazır hale gelen fındık, devletin açıkladığı fiyatla satışa sunulur.
eskiden bir çok ailenin bir yıllık geçim kaynağı olan fındık bu, zamanda ek gelir olarak görülmektedir.

fındık psödomaki türünde bir bitkidir.
boyları 3 metre civarı, beş on tane daldan oluşan ocakların, sıra sıra dizildiği fındıklıklarda yetişir. her fındık zamanı sonrası, yaşlı dallar genç dalların ocakta rahatça büyümesi için kesilir, bu işleme seyrekleme adı verilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


fındık ocakları çapalanırsa ve gübrelenirse verim de ona göre artar.

yaşlıların fındıklıkta gördüğü her tane ile gözlerine nur indiren, aynı yaşlıların fındığa özen göstermeyen gençleri çeneleri ile canından bezdirmesine sebep meyvedir.

aslında, kafa dengi olunca, oyun masasında oyun oynar gibi sohbeti bol bir eyleme sebep olabilecek bir meyvedir. *

ezcümle; bir iki güne benim de maruz kalacağım ağustos ayının tatlı çilesidir.
devamını gör...

(bkz: birbirini gösteren spiderman)
devamını gör...

1987 doğumlu amerikalı lezbiyen porno starı ve model.
vivid ile allie haze: true sex isminde, porno sektöründe altın portakala yakışır bir film çekmiştir.

lezbiyen olması benim ona karşı yakın bir ilgi beslememi sağlıyor.
gerçi bir ara biseksüel olduğunu açıklamıştı ancak ben bunu sektörde yer elde etmek için olduğunu düşünüyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cafeden hesabı ödeyip çıkmak üzereyken çok tatlış bir ayraç hediye almam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.

bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.

gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.

sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim.

bencil olduğun için vazgeçtim.

bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.

ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.

bu yüzden ben de senden vazgeçtim."

frida kahlo'nun eşi diego'ya yazdığı mektup.
devamını gör...

mekan psikolojisi kaynaklı bir durumdur. kişi bu durumu aşmak isterse aynı yerlerde yeni ve farklı anılar oluşturmak zamanla bu sıkıntıyı atlatmasına yardımcı olacaktır. kişinin bu sıkıntıyı aşmak için uğraşmak istememesi de bir tercih meselesidir gerçi. sevgilisi artık hayatta değilse ve o yerlerde onun anısı saklıysa, anısına saygı duymak için o yerlerde yeni anılar oluşturmak istemeyebilir benim gibi.
devamını gör...

aile kabristanı.
reyon filan demezsek sevinirim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kıl oluyorum şerefsize! mal geldi mal gidecek, üstüne üstlük bu üç kuruşluk dünyada üç kopeklik insanları kafaya takmıyor mu çıldırıyorum. erken ölecek haberi yok!
devamını gör...

vatman kısaca şehir içi hatlarda kullanılan tramvayların ve metroların sürücülerine verilen isimdir.
çoğunlukla makinistlik ile karıştırılan vatman, yalnızca kent içi ulaşım sağlayan ve yoldan herhangi bir yüksekliği bulunmayan raylı sistemlerde görev yapan kişilerdir.
dün yaşanan bir olay
devamını gör...

zoraki olmayacak tek şey.
devamını gör...

her seferinde başıma gelen şeydir. sadece keyif kaçması da değildir. üzüntüdür. korkudur. çaresizliktir. ne yapabiliriz ki, ne olur da değişir ki bu ülke? hoş sorun tek bizde de değil. biz sadece burayı görüyoruz diye sıklıkla buradaki olayları duyuyoruz diye tek sorun bizde zannediyoruz. sorun insanlıkta.
devamını gör...

hayat görüşümüze ve cesaretimize göre şekillendirdiğimiz bir eylem muhteviyatı.

şimdiye kadar yaşadıklarımızdan eğer memnun değilsek aynı olmamalı. eksikse tamamlanmalı. yoksa bir oluşum başlatmalı.
harekete geçilmeli.
devamını gör...

önceden çok üzülüyordum, kendimi sorguluyordum. ama şimdi duygusal açıdan yaklaşmıyorum. fark ettiğim an cümlemi yarıda bırakıp susuyorum. sonra "ya lütfen devam et, ben seni dinliyorum" dese de devam etmiyorum. bazen insanlar sorduğu sorunun bile cevabını dinlemiyor ki.

önce şunu çok iyi anlamak gerekiyor; kimse kimse için bir lütuf değildir. ikili ilişkilerin sağlıklı yürütülebilmesi için tarafların karşılıklı özen göstermesi gerekir.
devamını gör...

hanımeli. dünyada hiç bir koku bu kadar etkileyemez beni. önünden geçtiğimde kokusu gelir ve duraksarım onu görmeden kokusunu duyarım. kendimden geçerim kokusunu içime çekerken.
devamını gör...

(bkz: neredeyse bir balina) steve jones'un 1999 yılında yayımlanan kitabıdır. kitabın yazılış amacı; türlerin kökeninin mevcut bilimsel birikimin ışığında yeniden yorumlanması yada güncellenmesidir. kitap; yazıldığı dönemin bilgi düzeyi üzerine kurulu olsa da çok fazla detaya inmeden, konuya hakim olmayan kişilere de darwin'in kuramını güncel örneklerle, sade ve akıcı bir dille anlatıyor.

-

kladistiğin becerisi, genlerin karşılaştırmalı anatomisi sayesinde gelişmiştir. dna molekülü geçmişe uzanan ve kimileri beklenmedik desenler sergileyen milyonlarca bağlantı kurar. genleri temel alan bir floresan sondası, bir hayvanın başka hayvanlarla uyum düzeyini ortaya çıkarmakta kullanılabilir. birkaç bin bazın uyum gösterdiği bir bölgede olta kaldırılır ve kromozomlar üzerinde kızılımsı bir leke oluşur. insanlar ve domuzlar, ya da insanlar ve sığırlar, elliden fazla uzun seriyi ortak olarak taşırlar. bunlar, yavrularını canlı olarak doğurmak, tüylü olmak ve süt vermek gibi özellikler kadar, bu hayvanların ortak atadan geldiğine ilişkin kanıt oluşturur.
daha şimdiden pek çok canlının genleri baştan sona okunmuş durumda. ortaya çıkan sonuç, doğa bilimcilerin daha önceden imgelemlerine sığmayacak biçimde, canlılar arasında gruplar içinde gruplanmalar olduğudur. insan kromozomlarında bulunan otuz bin genin ve fare kromozomlarında neredeyse bir o kadarının yeri saptandı. pıgmap, domuzun genetik haritasını çıkarma çalışmasında, şimdiye kadar yaklaşık altı yüze yakın gen tanımlanmıştır. kedilerde, yüzden fazla genin kromozomdaki yeri belirlenmiştir. küçücük iplik kurdu, dna molekülündeki bütün harfleri okunan şimdiye kadar ki tek hayvan, tam olarak on dokuz bin doksan dokuz gene sahiptir ve bunların tümünün izleri sürülerek bulunmuştur. birkaç bakteri çeşidi ve tek hücreli parazitin de bütün genetik malzemesi deşifre edilmiş durumdadır.
bu canlıların çözülen genetik şifresi birbirine fazlasıyla benzemektedir. insanlar ve farelerde tümüyle aynı olan pek çok bölüm vardır ve iki bin insan geninin farelerde tam olarak özdeşleri bulunmaktadır. dna molekülünü deşifre etmek için yapılan yorucu çabalar, farelerde bulunan kromozomlardan birisinin düzeninin bir bölümü ile aşağı yukarı özdeş olduğunu ve sığırların bize farelerden de fazla benzediğini gösterdi. bitki genlerinin yarısından fazlasının farelerde eşdeğeri olduğu ortaya çıktı. nematod kurtçuğu ile maya bakterisinin kalıtım materyalinin yaklaşık yarsının ortak olduğu görüldü ( bu ikisi yaklaşık bir milyar yıl önce ayrılmıştır). oldukça uzak canlıların genetik tasarımda sergiledikleri bu beklenmedik paralellik şaşırtıcı olmuştur. insanlarda kalıtsal bir sinir sistemi hastalığına neden olan bir genin, maya bakterisinde ( sinir sistemi yoktur) tam bir dengi bulunmuştur. sy 402


- darwin'in düşüncelerinin bir bölümü bugün de geçerliliğini korumayı sürdürürken, kimi düşüncelerinin yanlış olduğu anlaşılmıştır. buna karşılık, türlerin kökeni, bir bilim eseri olduğu kadar sanat eseri olarak ele alınmayı da hak etmektedir. onun temel mesajları geçerliliğini korumaktadır. en gelişkin hayvan ve tasarlama yeteneğine sahip en yüksek varlık olarak insan, tıpkı diğer canlılar gibi, açlığın ve ölümün hüküm sürdüğü doğadaki savaşın içinden doğmuştur. ama yalnızca insan, bu savaşın sınırlarını kabul etmeyerek onun ötesine ilerleyebilmiştir. fakat bunu önceden belirlenmiş bir yazgı olarak değil, tümüyle kısa erimli ve çıkarcı seçilimin ardışık birikimi sonucunda gerçekleştirmiştir. sy 464
devamını gör...

ben güzel bir kitap okudum ve hakkında konuşmadan edemeyeceğim.  önce kitabın yazarından bahsetmek istiyorum.

lou andreas salome 1861 yılında rusya’da doğdu. bir rus generalinin kızı olarak çok başına buyruk büyüdüğü söylenir. zürih’te üniversite eğitimini felsefe ve psikiyatri alanında almıştır. kendisi genelde nietzsche’nin evlenme teklifini reddeden kadın olarak bilinir. "feminist’’ olarak tanımlanmasa da özgürlükçü düşünceleriyle dönem kadınlarına ilham olmuştur.


kadınların özgürlüğünü savunan bu kadının da nietzsche  ,rilke, freud gibi insanların hayran olduğu kadın, evlenme teklifini reddeden kadın olarak bilinmesi de bana göre ironiktir. bu yüzden de biraz şu aşk hayatına da değinip kitap hakkındaki düşüncelerime geçmek isterim.


üniversite eğitiminden sonra roma’ya giden salome orda paul reeile tanışır. ree’nin evlenme teklifini reddeder. ree’ye evlenmek yerine dostluklarının devam etmesini ve bir komün kurmak istediğini söyler. ree de arkadaşı nietzsche’yi de bu komüne davet eder ve üçlü bir komün kurmaya çalışır. nietzsche’nin  salomé’ye hitaben, “hangi yıldızlardan düşüp birbirimizi bulduk biz” diyecek kadar âşık olduğu söylenir. ona evlenme teklifi eder ancak salome kabul etmez. nietzsche ile yalnız yaşadığı bir dönemde tekrardan evlilik teklifi eder ama salome yine kabul etmez.  aşk ve cinselliğin olmadığı bu birliktelik kısa sürer ve salome ree ile birlikte nietzsche’den ayrılarak başka bir şehre yerleşir. ree ile de birlikteliği uzun sürmez ve ikilinin yolları ayrılır. zamanına göre bir hayli özgür ruh olan salomé’ye göre, “evlilik ve sadakat sevginin ancak azılı bir katili olabilir”.  nietzsche’ye acılar çektiren ve çok da ilham veren bu tek taraflı aşk hikâyesi, ırvin d. yalom’un “nietzsche ağladığında” ve lance olsen’in “nietzsche'nin öpücükleri ” adlı romanlarına konu olur. salome  nietzsche'nin kadınlardan nefret etmesinin sebebi olarak gösterilir.



daha sonra kendisi ile evlenmezse intihar edeceğini söyleyen bir akademisyen ile 1930’a kadar evli kalır. ama evliliği yalnızca kağıt üzerindedir. salome eşinin de bildiği başka ilişkiler yaşar. kendisinden 15 yaş küçük 21 yaşındaki ünlü alman şair rainer maria rilke ile ilk cinsel deneyimini yaşar ve sonra da 1937’de ölümüne kadar özgür cinselliği sonuna kadar tecrübe eder. rilke ona o kadar aşık olacaktır ki, “senin sınırlarına tozlu halde gelen güneş ışını ruhunun parlak dalgasında bin kat berraklaşıyor. dünyayı senden görmek istiyorum benim berrak kaynağım çünkü o zaman sadece seni, seni, seni görüyorum” der. salome ise rilke’den ‘’tek gerçekliğim’’ diye bahseder.



rilke ve salome arasındaki ilişki üç yıl sürer ve ardından mektuplardan da anlaşılacağı üzere rilke’nin ölümüne kadar sürecek bir dostluğa dönüşür. 1937 yılında freud, salome’nin rilke ile olan ilişkisinden şöyle bahseder: “o, büyük şairin hem ilham perisi hem de özenli bir annesiydi.“ salome 50 yaşında freud ile tanışır. bu tanışıklık 25 yıl boyunca süren mektuplaşmalarla devam eder ve freud salome’nin zekasına ve düşüncelerine hayran kalır.



o dönemde yaşayan bir kadın olarak hepimizin bildiği bir çoğumuzun hayranlık duyduğu insanları kendine aşık etmiş. peki neydi ki salome’de bulunan bu özel şey? işte bunu anlamak bence biraz güç.

gelelim kitabımıza*
feniçka kitabında salome’nin kendi hayatından bir kesit anlattığı söyleniyor.  kitabın genel hatlarına bakacak olursak eğer baş karakterimiz feniçka ile bir psikolog olan max werner arasındaki dostluk anlatılıyor. alanında çalışmalarını insanların içinde yapmak isteyen werner feniçka ile tanışıyor. üniversite mezunu, özgürlükçü bir kadın olan fenya (ona kısaca böyle hitap ediyorlar) elbette ki weber’in ilgisini çekiyor.  ikili almanya’da sonra rusya’da karşılaşıyor fenya weber’in kadınlara karşı bakışını değiştiriyor, kendisine hayran bırakıyor. ikilinin karşılıklı diyalogları ve bunların üzerine werner’in düşüncelerini okuyoruz.  kadını yalnızca kendilerine ait bir eşya gibi gören adamların, tek vasıflarının evlenmek çocuk doğurmak olduğu kadınların dünyasında bu kadar özgürlükçü bir kadınla herkes gibi düşünen bir erkeğin dostlukları var aslında.
kitapta salome’nin neden evlenme teklifini de reddettiğini görebiliriz. hatta bunu şu alıntı ile desteklemek isterim;


"söylesene, sizlerden biri bunu ister miydi acaba, bütün gençliğini özgür ve bağımsız olmaya adamış genç bir insan, tam amacına varmak üzereyken, eşikte dururken, hayata sa dece bu yüzden değer verirken; meslek aşkına, sorumluluk aşkına, bağımsızlık aşkına yaşarken! hayır! bunu kesinlikle bir yaşam amacı olarak hayal edemiyorum; bir yuva, aile, ev kadınlığı, çocuklar, bu bana çok yabancı, çok, çok! belki sadece şu anda böyle, belki sadece yaşamın bu kesitinde. nereden bileyim? belki ben böyle bir şey için hiç uygun değilim. aşk ve evlilik aynı şey değil zaten." (syf.57)


kitabı beğendim ama dönem şartları düşünüldüğünde. bana kalırsa olaylar, karakterlerin fikirleri vs çok üstünkörü geçilmişti. daha derinlik beklerdim. günümüz şartlarında fenya çok da abartılacak düşüncelere sahip olmayan belki de bir çok kadın gibi düşünen bir kadın. çoğumuz özgürlüğümüz, bağımsızlığımız, kendi ayaklarımız üzerinde durmak için mücadele ediyoruz. her ne kadar ‘’feminist’’ bir kitap olarak geçse de bence  feminizmin ne olduğunu yalnızca kulaktan dolma bilgilerle bilenler için öyle bir kitap. o yüzden dönem şartlarında belki buna daha yakınken günümüzde bu kitabı feminist olarak değerlendiremem. okurken de buna dikkat ederek okunmalı diye düşünüyorum.  fenya benim için bana çok şey katmayan ama bazı katıldığım düşünceleri olan aynı zamanda bana toplumumuzda yaşanan şeylerin onca yıl önce medeni saydığımız toplumlarda da yaşandığını gösteren bir kitap oldu. son olarak bir alıntı ile bitirmek istiyorum


“fakat bizim için durum çok farklı. bunu biz de hissediyoruz belki, -sizlerden çok daha hassas ve ürkek biçimde de olsa-; fakat biz kadınlar, gizliliğe ihtiyacımız olduğuna inandığımız için korkaklığın üstümüze düşen hayalini de hissediyoruz. böyle bir gizliliğin nedeni hassasiyet değil, diğer insanlara karşı duyulan korkuymuş gibi görünüyor; böylece, açık davranmamız halinde tüm hayat görüşleriyle bizi lanetleyecek olan insanların bizi sayması ve onurlandırması durumunda da aşağılanmış oluyoruz." (syf.37)


 

ince bir kitap olması açısından, salome’yi tanımak için okunacak bir kitap. keyifli okumalar diliyorum..

ek not: ben iş bankası kültür yayınlarının çıkardığı modern klasikler dizisinden okudum bu kitabı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaşadığım durumdur. acınız geçene kadar gittiğiniz her an içiniz acır. geçmişi hatırlarsınız. bu sadece mekan için öyle değildir tabi. onu hatırlatan her şeyde böyledir.

edit: çok dram hocam ya.
devamını gör...

hatta ispanyol gribinin sebebi de imamoğludur.

tanım: saçma sapan bir söylemdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim