bu dunya ne sana ne de bana kalmaz.
dunya ne sana ne de bana kalmaz.
sultan suleyman`a kalmadi.
boyle hicbir kitap yazmaz.

t:hatirladikca ya da dinledikce gercekligi yuze vuran sarki sozleridir.
devamını gör...

(bkz: feynman–stueckelberg interpretation)

görülebilen uzayı dolduran maddenin, zaman+zamanda geriye yolculuk eden madde eşitliğinin savunulması.

hala bulamamalarının nedeni, doğru zamanda aramıyor olmaları olabilir.
devamını gör...

yaklaşık 10 yıl kadar öncesinde hollanda merkezli bir firmada bir yıl süre ile çalışma fırsatım olmuştu. bu aynı zamanda benim ilk yurt dışına çıkışımdı.
ilk başlarda anlam verememiştim bu olaya. insanalar ışıkta araba olmamasına rağmen bekliyorlardı. tabi bende bekliyordum onlarla beraber.
sonra geldik buraya, dedim artık avrupa görmüş adamsın ışıkta bekleyiver bir zahmet.
şimdi bizim buralarda bir ışık var yayaya sürekli kırmızı yanıyor. yıllardır böyle. medeni insan olsan sonsuza kadar bekle orada.
yani anlayacağınız medeniyet sadece toplumsal değil birazda altyapısal bana göre.

ayrıca başka bir medeniyet göstergesi olarak
(bkz: kaydıraktan kayarken arkadan kayılması)
devamını gör...

ülkemde çoğunlukla dinleyenlerine satanist gözüyle bakılmaktadır, en azından bir kere "satanist misin?" sorusunu duymuştur dinleyicisi. ya da çoğunlukla hor görülmeye çalışılan bir müzik türüdür. " kapat şunu." lafına en çok maruz kalan güzeller güzeli müzik türü benim için. "seveni çok sever, sevmeyeni hiç sevmez." denilen şeylerden biridir. istisnalar var tabi arada eserse dinleyen ama kaideyi bozmaz. bana kalırsa sevilip sevilmeyeceği genelde ilk dinleyişte ortaya çıkar. aradığını bulmuş gibi hissettiriyorsa bayılırsın, ruhunda vardır yoksa eğer sende bir süre sonra kafa sürekli götürmüyorculardan olacaksındır. birde yarısına kadar bile tahammül edemeyenler vardır onlar genelde sevmeyeni hiç sevmez grubuna dahil oluyor. bu grubun genelde biraz ön yargıyla yaklaştığını düşünüyorum çünkü metal müzik zibilyon tane alt dalı olan bir müzik ve elbette hoşlarına gidecek şeyler vardır içerisinde ancak kişi çok uzak hissederse genelde aramak istemez. haklı da olabilir tarzına uymadığını düşünüyorsa neden tutup da diğer alt dallardan zorla uyanı bulayım, gider sevdiğim türü dinlerim diyebilir. sevmeyeni seveni, seveni sevmeyeni anlamıyor bu türün. yine de şahsım adına sevilmez mi be diyeceğimdir.
özellikle death... huzur veriyor bana... direkt ruhuma hitap ediyor. hissettirdikleri çok uç şeyler. sanılanın aksine anlamsız sözleri de yok neyi dinleyeceğini bilen için düşünürseniz çok güzel anlamlara çıkabiliyor o sözler. kendini kontrol edebilmeyi sağlıyor bence. "kendinle" ilgili bir müzik türü. kendini anlamlandırırsın, kendini ararsın, kendini-gücünü hissedersin, kendinle kavga edersin, kendine sahip çıkar kendini kontrol edersin.
metal müziğin derdi kendisidir yani. neden ergenlikte bu türe yöneldiğiniz de açıktır aslında. hepimizin derdi kendimiz değil midir o yıllarda? hah işte, bu sebeptendir kendisiyle problemi olan daha doğrusu problem kendisi olan ergenin yöneldiği türdür. hani dönüp bakınca "nasıl dinlemişim bu zımbırtıları?" diyorsanız eğer.
demek ki sizde o yıllarda bu hisleri hissetmişsiniz ancak şimdilerde unutmuşsunuz. birde unutamayanlar var...
metalde ruhundan parçalar bulanlar, onların kendisiyle olan hırçın dertler dönemi bitmiyor işte. kimsenin şahsıyla olan derdi bitmiyor bu aşikar ancak bazılarının ki yumrukların havada uçuştuğu minvalde devam ediyor. metalin sertliğini yaş kaç olursa olsun kabul ediyor bünye. yoksa öyle dedikleri gibi herkes için dönemlik olsaydı metal şimdi bu kadar metal dinleyeni bulamazdık çünkü kafaları götürmese canavarlar gibi bu müziğe hayat veren adamların kafa götürmezdi. götürecek olan her türlü götürüyor metali. ulan...çok güzel ama!
devamını gör...

felsefe kulübü kurun mübarekler.
devamını gör...

bir cem karaca şarkısı:

doğarken ağladı insan
bu son olsun bu son
devamını gör...

dear passengers, zeytinburnu is the interchange station for yenikapı airport metroline and bagcılar kabataş tramline or you can take mr 10 busline for marmaray.
devamını gör...

deli olduklarını düşünüyorum.

yükseleni akrep olan boğa kadınıyım. burçlara inanmayan arkadaşlar bu kadar şey bildiğim için aykümün 87 olduğuna inanacaklardır. yanlış biliyorlar. 56. onlar lütfen böyle başlıklardan uzak dursun. kuraklığı çözmek, çocuk ölümlerini engellemek, yoksullar için deprem yatağı tasarlamak gibi projeler üzerinde çalışmaya devam etsinler. bilimsel çalışmaları konusunda hepsini destekliyoruz biz.

evet. bu nedenler yüzünden akrep insanları ile bir şekilde birbirimizi çekeriz. kadın erkek fark etmez. sakin, dingin, konfor seven, garantici bir tarafım vardır. akrepler beni bu nedenle sıkıcı bulur. ateş gibiler çünkü. o tutkuları açığa çıktığı zaman hiçbir şey durduramıyor bu arkadaşları. yoruluyorum onları izlerken. sonra kendi kabuğuma çekiliyorum.

sonra bir zaman geliyor ki kaç farklı akrep tanıdık ile bunları yaşadık inanın bilmiyorum. karşıma dikiliyorlar . aramazlar bile. onlar beni bulur. bana geldiklerinde tamamen yenilmiş halde oluyorlar. cunku bunlar net insanlardır, ya siyahtır ya beyaz. griyi gördükleri bir an vardır, orada gücü kaybederler. ben o griyi netlestireyim diye bunların kullandığı salak oluyorum işte. haftalarca yanımdan ayrılmazlar bazen. bir netlik ararız. dinginliğe sokuldukca sokulurlar ve küllerinden şak diye doğarlar. çekip giderler. yeni bir savaşa başlar hepsi. o bozuk, tamamen dibe batmış hayatı sahiden üst seviyeye çıkarırlar ama. öyle savaşçı tipler. bayılırım bu yönlerine.

bi de benim akrep tarafım var. müthiş kinci, savaşa girdiği zaman durdurulamaz, acayip ters. o tarafım açığa çıktığı zaman onlar geri çekiliyor. yahu civciv allah aşkına bir otur soluklan demiyorlar, bu durumu yorucu buluyorlar. bu terslikten payına düşeni aldıkları an kendi kabuğuna çekiliyorlar. yani ne dingin yanınla ne de deli yanınla bu arkadaslara yaranamıyorsun.

arkadaşlar ne tür delisiniz? isteğiniz, derdiniz, beklentiniz nedir? yoruyorsunuz beni. lütfen.
devamını gör...

sokaklar çok güvenli ya.

zevk için hayvanın bacağını kuyruğunu kesen psikopatı var, arabası var, açlık var, kış aylarında soğuk, yaz aylarında susuzluk var.
bir tanesini bile kurtarıp iyi şartlarda bakabilirsek ne mutlu bize.
devamını gör...

açıklayamam, gözlerine bakarak rakı yudumlayıp kucağına kıvrılabilirim
devamını gör...

latince kökenli bir kavram olup, başkalarına fayda sağlama, hiçbir beklenti içinde olmadan başka kişiyi kötülükten ve zararlardan koruma amaçlı yardım davranışıdır.
bir çeşit ahlak davranışı ve dünya görüşü olup auguste comte tarafından ortaya atılmıştır. başka insanların mutlu olmasına önem vermek en yüce ahlak ilkesidir.
devamını gör...

(bkz: hamdım piştim yandım)
devamını gör...

günaydınnnn sözlük. *
doğru düzgün uyumama rağmen içimde bir kıpırtı ile uyandım ben bugün. gece boyu mutlu mutlu rüyalar görüp, uyanıp gülümseyerek tekrar yeniden uyumaya çalıştım. içimde deli deli kıpırtılar var, sanki hep bir kahkaha sesi duyuyorum. sizlere de bulaşşın istedim. * güpgüzel bir gün olsun.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

saf sevgiler yumağıydılar. bakışları, bizi de sev diye mee demeleri.
devamını gör...

her ürün. ucuz bir şey kaldı mı ki?...
devamını gör...

pinterest'te denk geldim. pasta parasını benim gibi kendi cebinden vermiş büyük ihtimalle.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kişinin kendisini hatasıyla sevabıyla kabullenmeye başlaması sanırım. çünkü zaman geçtikçe kendiyle kalıyor insan. ve bir kere daha anlıyor ki yalnızlık ömür boyu.
devamını gör...

onun gideri yok tabii bizim oluyor dediğim başlıktır.
devamını gör...

ilk aşaması, sorgusuz biat etmek olan kavram.
2. aşama rab edinmek
3. aşama ibadet etmek/ dua-medet.

mesela; ekmeği yerden alıp, 3 kez öpüp başa götürdükten sonra yüksek bir yere koymak.
dini vecibe gibi addedilir, ve o eylemden sevap kazanılması umulur.. kazanılır mı bilemem.

ama aynı kişi; yerde gördüğü incir ve zeytini umursamaz, görse bile tekmeler. e kuran'da ayet var "vettini vezzeytun"

not: çıkarım yapma ihtimali olanlar, incir ve zeytin de kutsal değil.. hani uyarayım da vebali kalmasın.
devamını gör...

türkiye'de bununla alakalı kafa karışıklığının temelinde bence çeviri hatası yatıyor zira orijinal terim theory of evolution'ın türkçesi evrimin teorisi. evrim bir vakıadır, gerçekliktir, evrimin teorisi de bu vakıayı açıklayan teoridir. yani öyle bak bu bir teori hala kanunlaşamamış ehi ehi şeklindeki karşı argümanlar komiktir. teorinin temeli mutasyona, kalıtıma ve doğal seçilime dayanır ve bunlar gayet de gözlemlenebilir şeylerdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim