sırasını bekleyenler
bir pirandello romanıdır.
pirandello nobel edebiyat ödülü sahip bir yazar. çok ilginç bir hikayesi var yazarın. zengin bir ailenin çocuğu iken babasının sahibi olduğu kükürt ocakları selle birlikte yerle bir olur. bütün varlıklarını yitirirler, karışı felç geçirir ve ileriki zamanlarda akıl hastanesine yatmak zorunda kalır. oğlu savaşta esir düşer. pirandello intihardan öğretmenlik yaparak uzak tutar kendini. nobel ödülüne layık görüldükten iki yıl sonra da hayatını kaybeder.
pek bilinen bir öykü değil “sırasını bekleyenler”. bir adam kızını yaşlı ve zengin bir adamla evlendirmeye karar verir. adam ölünce bütün servet kıza kalacaktır ve hesaplamalara göre adamın ölmesi için de çok uzun bir zaman geçmesi gerekmeyecektir. adam bu arada kızının sonraki evliliğini de planlamıştır. ama hem kızın ruh hali hem sonradan cereyan eden olaylar işlerin arap saçına dönmesine neden olur.
aslında çok büyük bir kurgu gibi görünmese de pirandello anlatınca müthiş bir hikayeye dönüşüyor. bazen en sıradan, en bilindik, en alışıldık öyküler bile bir dehanın elinde büyüleyici bir sürprize dönüşebilir.
pirandello nobel edebiyat ödülü sahip bir yazar. çok ilginç bir hikayesi var yazarın. zengin bir ailenin çocuğu iken babasının sahibi olduğu kükürt ocakları selle birlikte yerle bir olur. bütün varlıklarını yitirirler, karışı felç geçirir ve ileriki zamanlarda akıl hastanesine yatmak zorunda kalır. oğlu savaşta esir düşer. pirandello intihardan öğretmenlik yaparak uzak tutar kendini. nobel ödülüne layık görüldükten iki yıl sonra da hayatını kaybeder.
pek bilinen bir öykü değil “sırasını bekleyenler”. bir adam kızını yaşlı ve zengin bir adamla evlendirmeye karar verir. adam ölünce bütün servet kıza kalacaktır ve hesaplamalara göre adamın ölmesi için de çok uzun bir zaman geçmesi gerekmeyecektir. adam bu arada kızının sonraki evliliğini de planlamıştır. ama hem kızın ruh hali hem sonradan cereyan eden olaylar işlerin arap saçına dönmesine neden olur.
aslında çok büyük bir kurgu gibi görünmese de pirandello anlatınca müthiş bir hikayeye dönüşüyor. bazen en sıradan, en bilindik, en alışıldık öyküler bile bir dehanın elinde büyüleyici bir sürprize dönüşebilir.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
6 ay oldu gideli. içimdeki her şeyi ona söyledim. ama çok özlüyorum. umarım sen de beni özlüyorsundur baba. mekanın cennet olsun...
devamını gör...
edirne'de 8 köpek yavrusunun diri diri yakılarak öldürülmesi
"bu ülkede dört şey olmayacaksın: kadın, çocuk, ağaç ve sokak hayvanı." sözünü bizlere her gün yeniden hatırlatan canilerin vahşeti. nasıl bir kalbe sahipsiniz ki böyle bir şeye kalkışabiliyorsunuz? öyle bir toplum haline geldik ki ne hayvana, ne ağaca ne de dünyaya bir saygımız kaldı. diyecek söz bile bulamıyor insan. umarım cezasını alırlar diyeceğim ama ona da emin değilim.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
sözde ödev yaparken dinleyecektim, her şeyi bıraktım videoyu izliyorum.
devamını gör...
normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası
gelecekse eğer açık eksi gelmelidir.
yok öyle artılarken yüzüme karşı ponçirella olup eksilerken sinsi gibi arkadan gizlice dürtüp kaçmak.
yok öyle artılarken yüzüme karşı ponçirella olup eksilerken sinsi gibi arkadan gizlice dürtüp kaçmak.
devamını gör...
hünnap
yalova’da bolca aşılı fidanı bulunan meyve. fidanı da meyvesi de pahalı sayılır.
iğde desen değil, elma desen değil. çok sulu bi’ yapısı da yok. tadı, aroması var mı, o da yok. ama yemeye bir kere başlayınca şişene kadar durduramıyor insan kendini. tam da zamanı, her bahçeye lazım. ağaçtaki görüntüsü de şu şekilde*;

ağacının dalları çok kırılgan, meyvesini taşıyamayınca dalları kırılıveriyor. dikenli bir ağacı var ve dikenleri de çok fena, batınca bırakmıyor insanı ve battığı yeri de epey ağrıtıyor. yaprakları yuvarlakımsı, parlak. çiçekleri minicik. meyve oluşup biraz büyüyene kadar anlaşılmıyor neredeyse.
faydası da pek çok. şeker düzenleyici özelliği olduğu biliniyor. kabızlığa da faydalı. c vitamini ve magnezyum açısından da oldukça zengin. annem de sırf kalp damar sağlığına iyi geliyor diye ekmişti.
şöyle de bir şey;

bu aşılı olduğu için biraz büyük, normalde iğdeden biraz büyük oluyor ve asıl faydalısı da o.
yiyin, yedirin.
iğde desen değil, elma desen değil. çok sulu bi’ yapısı da yok. tadı, aroması var mı, o da yok. ama yemeye bir kere başlayınca şişene kadar durduramıyor insan kendini. tam da zamanı, her bahçeye lazım. ağaçtaki görüntüsü de şu şekilde*;

ağacının dalları çok kırılgan, meyvesini taşıyamayınca dalları kırılıveriyor. dikenli bir ağacı var ve dikenleri de çok fena, batınca bırakmıyor insanı ve battığı yeri de epey ağrıtıyor. yaprakları yuvarlakımsı, parlak. çiçekleri minicik. meyve oluşup biraz büyüyene kadar anlaşılmıyor neredeyse.
faydası da pek çok. şeker düzenleyici özelliği olduğu biliniyor. kabızlığa da faydalı. c vitamini ve magnezyum açısından da oldukça zengin. annem de sırf kalp damar sağlığına iyi geliyor diye ekmişti.
şöyle de bir şey;

bu aşılı olduğu için biraz büyük, normalde iğdeden biraz büyük oluyor ve asıl faydalısı da o.
yiyin, yedirin.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
şehir dışındaki oğlumu aldım.
tembellik yapıyorum.
tembellik yapıyorum.
devamını gör...
paris iklim sözleşmesi
bu bir jack the ripper ukdesidir.
şimdi sevgili arkadaşlar, dünyanın sıcaklık ölçümlerinin tutulması olayı, 1860 yılından beri yapılmaktadır.
o tarihten bu zamana kadar, dünya sıcaklığının 0,5-0,8 derece arttığı görülmüş.
bu sıcaklık artışının en büyük nedenleri arasında, fosil yakıt kullanımı, ormanların yok edilerek tarım arazilerin açılması, gibi insanın direkt etkileri ile özellikele sanayinin gelişmesi ile son 150 yılda artan, metan (ch4), karbondioksit (co2), diazotmonoksit (n2o) gibi
genel olarak sera gazları olarak adlandırılan gazların salımında meydana gelen artış, iklimin bozulmasına , dünyanın aşırı ısınmasına, ve buzulların erimesine neden olmakta...
buzulların erimesi, çok trajik sonuçlar doğurabilir. bir kere deniz seviyesi yükselir. deniz suyu seviyesinin
yükselmesi, taşkınlar, kıyı kesimlerde toprak kaybına sebep olur. içeme suyu yada temiz suyun denize karışmasına neden olur.
temiz su kaynaklarının denize karışması, güneşe maruz kalan su miktarı artar buda aşırı buharlaşmaya sebep olur. aşırı buharlaşma aşırı yağmur getirebilir. yada aşırı buharlaşmadan dolayı kuraklık olabilir. yangınlar çıkar.
kıyamettir işte arkadaşlar daha ötesi yok.
işte dünya ülkeleri, birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesi kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren bir anlaşma imzalamışlar.
anlaşmanın adı da, paris iklim sözleşmesi.
paris anlaşması uyarınca, her ülke küresel ısınmayı azaltmak için çabalamalı planlamalı ve düzenli olarak rapor vermek zorundadır.
mart 2021 itibarıyla, birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesine dahil, 191 üye ülke imzalamıştır. birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesi imzalayıp, olup anlaşmayı , imzalamayan 6 devlet vardır.
ne yazık ki; bu ülkelerden biride türkiye'dir.
geri kalan 5 ülke ise; eritre, iran, ırak, libya, yemen'dir.
şimdi sevgili arkadaşlar, dünyanın sıcaklık ölçümlerinin tutulması olayı, 1860 yılından beri yapılmaktadır.
o tarihten bu zamana kadar, dünya sıcaklığının 0,5-0,8 derece arttığı görülmüş.
bu sıcaklık artışının en büyük nedenleri arasında, fosil yakıt kullanımı, ormanların yok edilerek tarım arazilerin açılması, gibi insanın direkt etkileri ile özellikele sanayinin gelişmesi ile son 150 yılda artan, metan (ch4), karbondioksit (co2), diazotmonoksit (n2o) gibi
genel olarak sera gazları olarak adlandırılan gazların salımında meydana gelen artış, iklimin bozulmasına , dünyanın aşırı ısınmasına, ve buzulların erimesine neden olmakta...
buzulların erimesi, çok trajik sonuçlar doğurabilir. bir kere deniz seviyesi yükselir. deniz suyu seviyesinin
yükselmesi, taşkınlar, kıyı kesimlerde toprak kaybına sebep olur. içeme suyu yada temiz suyun denize karışmasına neden olur.
temiz su kaynaklarının denize karışması, güneşe maruz kalan su miktarı artar buda aşırı buharlaşmaya sebep olur. aşırı buharlaşma aşırı yağmur getirebilir. yada aşırı buharlaşmadan dolayı kuraklık olabilir. yangınlar çıkar.
kıyamettir işte arkadaşlar daha ötesi yok.
işte dünya ülkeleri, birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesi kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren bir anlaşma imzalamışlar.
anlaşmanın adı da, paris iklim sözleşmesi.
paris anlaşması uyarınca, her ülke küresel ısınmayı azaltmak için çabalamalı planlamalı ve düzenli olarak rapor vermek zorundadır.
mart 2021 itibarıyla, birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesine dahil, 191 üye ülke imzalamıştır. birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesi imzalayıp, olup anlaşmayı , imzalamayan 6 devlet vardır.
ne yazık ki; bu ülkelerden biride türkiye'dir.
geri kalan 5 ülke ise; eritre, iran, ırak, libya, yemen'dir.
devamını gör...
seks esnasında ağlayan kadın
sevişmenin de böylesi mi olurmuş? sanki ne varsa ağlayacak? şu yanaklarından inen damla damla yaşlara bak. bir bahsi kaybettin de sana benimle sevişme cezası mı reva görüldü? ızdırap altında gibi dudaklarını ısırıp için için yakarışların neden?
hayır, cinsel organım da öyle devasa sayılmaz; canını yaktığımı hiç sanmıyorum. zaten ipeksi bir ıslaklık içinde kalmış baksana, ne acıması!?
cinsel organlar böyledir. bilhassa vajina böyledir. ''kurumak günahtır'' mı dediler ne ettilerse; sulanmakta pek acelecidir. kafandakilerden dolayı kendine yakıştıramadığın anlarda dahi tüm ahlaki kaideleri yok sayıp ''sen onu dinleme, devam et'' diye fısıldar penisin kulağına. penisimin kalkma hızıyla bir vajinanın sulanma hızını yarıştırmayı çok isterdim.
biricik sevgilini mi hatırladın? bir daha yarın olmayacakmış gibi seviştiğin, onun göğsünden daha güzel bir yatak yokmuş gibi sarılıp uyuduğun, bir başkasıyla hiç buluşulmayacakmış gibi yaşadığın sevgilini?
az evvel kedi zarafetiyle oral seks yapanın aynı sen olduğuna da kimseyi inandıramam yalnız. başının hareketleriyle bacaklarımı tatlı tatlı gıdıklayan saçların şimdi terden boynuna yapışmış halde. şu mateme, şu kederlenişe bak; sanki ölü evine girip çıkıyorum.
vücudunun her noktası uyanmış, altımda lambada oynuyor ama yüzünde cenaze marşı çalıyor. ''öz ağlamazsa göz ağlamaz'' demişler, külliyen yalan. belimdeki tırnak izlerin şahit. madem üstünde bir yük gibiydim, iyice kendine bastıracağına itivereydin? ruhuyla bedeni arasında sarsıcı bir çatışma var bu bariz. manyak eder insanı bu vaziyet.
aşk ebedi değil, sevgililer hiç sözünde durmuyor değil mi? sevişmek gibi, baharları getiren bir işi bana simsiyah gösterdin diye kızmak şöyle dursun; gözyaşlarına teşekkür edecek haldeyim. içimdeki bir başka karanlık tarafı keşfetmeme vesile olduğu için. şişmiş ıslak gözler, kızarmış yanaklar, kabarmış dudaklar ve burun...
hepsi el birliğiyle bir başka türlü hizmet edip şehvetimi beslemeyi bildiler. neydi bu şimdi, intikam seksi mi? ben anlamadım kimi cezalandırdık?
hayır, cinsel organım da öyle devasa sayılmaz; canını yaktığımı hiç sanmıyorum. zaten ipeksi bir ıslaklık içinde kalmış baksana, ne acıması!?
cinsel organlar böyledir. bilhassa vajina böyledir. ''kurumak günahtır'' mı dediler ne ettilerse; sulanmakta pek acelecidir. kafandakilerden dolayı kendine yakıştıramadığın anlarda dahi tüm ahlaki kaideleri yok sayıp ''sen onu dinleme, devam et'' diye fısıldar penisin kulağına. penisimin kalkma hızıyla bir vajinanın sulanma hızını yarıştırmayı çok isterdim.
biricik sevgilini mi hatırladın? bir daha yarın olmayacakmış gibi seviştiğin, onun göğsünden daha güzel bir yatak yokmuş gibi sarılıp uyuduğun, bir başkasıyla hiç buluşulmayacakmış gibi yaşadığın sevgilini?
az evvel kedi zarafetiyle oral seks yapanın aynı sen olduğuna da kimseyi inandıramam yalnız. başının hareketleriyle bacaklarımı tatlı tatlı gıdıklayan saçların şimdi terden boynuna yapışmış halde. şu mateme, şu kederlenişe bak; sanki ölü evine girip çıkıyorum.
vücudunun her noktası uyanmış, altımda lambada oynuyor ama yüzünde cenaze marşı çalıyor. ''öz ağlamazsa göz ağlamaz'' demişler, külliyen yalan. belimdeki tırnak izlerin şahit. madem üstünde bir yük gibiydim, iyice kendine bastıracağına itivereydin? ruhuyla bedeni arasında sarsıcı bir çatışma var bu bariz. manyak eder insanı bu vaziyet.
aşk ebedi değil, sevgililer hiç sözünde durmuyor değil mi? sevişmek gibi, baharları getiren bir işi bana simsiyah gösterdin diye kızmak şöyle dursun; gözyaşlarına teşekkür edecek haldeyim. içimdeki bir başka karanlık tarafı keşfetmeme vesile olduğu için. şişmiş ıslak gözler, kızarmış yanaklar, kabarmış dudaklar ve burun...
hepsi el birliğiyle bir başka türlü hizmet edip şehvetimi beslemeyi bildiler. neydi bu şimdi, intikam seksi mi? ben anlamadım kimi cezalandırdık?
devamını gör...
inci sözlük'ün normal sözlük'ten daha iyi olması
ben inci sözlük'ü merak ettim ve ne yazdıklarına girip baktım, resmen midem bulandı. midesi ve bünyesi kaldıran yazarlar orada bulunabilirler. sonuç olarak tercih meselesi.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
sözlüğe kaydolduğum günden beri en sevdiğim yazarlarımızdan birisiydi. bahsedildiği gibi "ben gidiyorum, sizi de götüreyim" tarzı bir söylemde de bulunmamıştı. "gidiyorum, iletişimi koparmayalım" gibi bir mesajdı gelen. hal hatır sorardık birbirimize. çok naif bir insandı gidişiyle çok üzmüştür. umarım dönüşüyle sevindirir. sanmıyorum döneceğini ama umarım haksız çıkarım.
devamını gör...
her şeyin çok pahalı olması
pazarlarda kalanları toplama olayı marketlere sıçramış durumda. o kadar vahim artık. marketlerin önlerinde birkaç kasa var ve bunlara ezik olanları koyuyorlar ve insanlar bu kasalardan alıp ödemeye giderken "çıktıdan aldım" diyor. ilk başta anlamadım çıktı da ne ola ki diye düşünürken gördüm kasaları.
geçen gün de burada bir başlık açılmıştı. babam yaşında bir adam çalışmak zorunda ve ağlıyor. bu ülkenin insanlarını bu hale soktunuz ya siz de gün görmeyin.
geçen gün de burada bir başlık açılmıştı. babam yaşında bir adam çalışmak zorunda ve ağlıyor. bu ülkenin insanlarını bu hale soktunuz ya siz de gün görmeyin.
devamını gör...
histrionik kişilik bozukluğu
eğer etrafınızda bu tip insanlar varsa uzaklaşın.
bütün enerjinizi sömürür, sizi de major depresyona sokarlar.
tanım: psikiyatrik bir hastalık.
bütün enerjinizi sömürür, sizi de major depresyona sokarlar.
tanım: psikiyatrik bir hastalık.
devamını gör...








