120. efsaneler kulübünde falan gözüm yok. yaşamanın b..nu çıkarmak isterim.
devamını gör...

tuzluyeşileriğinkamaştırdığıdiş beni kendine yakın hissediyorsan yazdığım filozoflarıda kendine yakın hissedeceksin.*
şuraya muhteşem üçlü bırakayım. birini daha yeni ekledim listeme.

friedrich nietzsche yeri ayrıdır. en yakın.
jean paul sartre
albert camus

yazmadıklarımdan özür diler. onlarıda başka bir grup olarak tekrar çıkartırım karşınıza. çünkü bu üçlü birbirine biraz yakın fikirler inşa etmiş. sartre ile camus her ne kadar bizi nasıl aynı gruba koyarsın diye tartışmalara başlasada ben öpüşün barışın yaklaşımıyla yanyana koyuyorum, ayırmıyorum ikisinide.
bu ekibin içinden sağ çıkmak biraz zor. önce kafayı yakarlar sonra palas pandıras hayata döndürürler. ben ne okudum ,ne gördüm ,ne hissettim tüü bana, hiçim, yokum, saçmayım, iğrencim,vasatım, varım yooo yokum.. işte ben bunlara yakınım dostlar.
devamını gör...

(bkz: sen ne diyorsun lan deyişik)
devamını gör...

ural-altay dil ailesine dahil olmayan dildir zira artık bu devasa dil ailesinin dilbilim camiasında pek taraftarı kalmamıştır. hatta altay dil ailesi hipotezi de büyük ölçüde terkedilmiştir. türkçenin kesinkes dahil olduğu bir dil ailesi varsa bu türki dil ailesidir.

sanıldığı gibi moğolca ile akraba değildir. akraba olmadığı gibi moğolcanın yanından bile geçmez. bir başka yanlış da osmanlıcayı türkçenin devamı gibi görmektir. osmanlıca da türki bir dildir ama türkçe değildir, başka bir dildir. en eski latince metni 1553 tarihli de turcarum moribus'tur. 14. yüzyılda yazılmış codex cumanicus kıpçakçadır. aynı şekilde 732 tarihli orhun yazıtları da günümüzde ardılı kalmayan güney sibir koluna bağlı eski uygurca ile yazılmıştır. oğuz türkçesi ile alakası yoktur.
devamını gör...

böyle bir grup varsa seve seve katılabilirim. yalnız bazı kadın yazarlar beni erkek zannediyor lakin olsun, ben onlara grupta memelerimi atabilirim. sadece kadınlar tabi, barzolar ötede dursun rica ediyorum. şaka şaka yüzümü göstersem yeter yani meme falan ne höst!

dipnot: sözlük erkeklerinin dedikodusunu yaparız ne güzel olur. an itibariyle numara bekliyorum, evet.
devamını gör...

bir düzine saçmalık..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başlığı açan arkadaştan daha fazla ciddiye alacağım kesindir.
devamını gör...

yeni yazarımız. nickaltısı boşmuş, açmaya geldim. kendisine güzel vakitler diliyoruuuuuuuum.*hoşşgelmişş..

ha gifsiz olmaz tabi bu da gifin:*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fakir olmasak burada işimiz ne?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yani garip mi bilmiyorum ama bir şeyler tamir etmesi. tornavida, pense falan. a-acayip nesneler bunlar. pense neye benziyor hiç gözümün önüne gelmiyor şu an mesela. ama adını biliyorum, yeter bence. ben zaten genel olarak yapılan işin kendisiyle değil yapanla ilgileniyor oluyorum. bilemedim. saçmalıksa da çok vurmayın e mi?
günlük anket seansımızın sonuna geldik.
devamını gör...

başımıza bela ettiler dediğim film. eskiden kadife sokağın tadı tuzu vardı. filmdeki orta yaşlı abazan karakterler gibi olmaya özenen insanlar doluştu sonra. ayrıca o karakterlerin gerçekleri öyle kuul kişiler filan değil, barda kendisinden 15 20 yaş küçük kız düşürmek için çırpınan sıkıcı amcalardır. kültürel sermayeleri de bir hayli azdır.
devamını gör...

moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evet değerli okuryazarlar gün geçmiyor ki, sözlükte düzenlenmesi planlanan satranç turnuvası ile ilgili yeni skandallar patlak vermesin. büyük bir emek ve özveri ile turnuvayı düzenlemeye çalışan yazarların, kafasının attığına dair söylentiler kulağımıza gelmiş ve yaşanan gelişmeler ziyadesiyle hepimizi üzmüştür. özellikle 0330 mahlaslı yazarımızın an itibarı ile bir elinde şah diğer elinde tahta ve kafasında huni ile gezmeye başladığına dair duyumlar aldık. yazarın; ''arkadaş eni topu bir kaç oyun oynayacağız asgari katılma şartı anaokulu mezunu olmak neden böyle yapıyorsunuz?'' diyerek sözlük sokaklarında bağırarak gezmesi ise cabası. kendisini bu şekilde görenler sözlük kolluk kuvvetlerine haber vermiş olsalar da, kimseye zararının dokunmaması, sadece kendisini paralaması nedeniyle hakkında herhangi bir cezai işlem başlatılmadı.

muhabirimizin 0330'a neden böyle davranıyorsunuz şeklindeki sorusunu yazar şu şekilde cevapladı;

''ne şekilde? hangi şekilde? bende şekil mi kaldı? bak kafamda huni var. sen bir kere onun farkında mısın? huni diyorum. ben bunu niye taktım? var mı fikrin? yok tabi! olmaz. olsa zaten bana bu soruyu sormazsın. ha sordun diyelim, böyle yanıt alırsın. artı ben sana şu anda yanıt dahi vermiyorum. ya bak arkadaş hicligindansi ve hidano'ya söyledim. siz bu deneme oyunlarında neden filleri alıp alıp kaçıyorsunuz? diye defalarca sordum. ayıp değil mi dedim? ne deseler beğenirsin? akıllarına dumbo geliyormuş. o filciği çok seviyorlarmış, dayanamıyorlarmış. sonra sayılar sayılar sayılar... hata verince ben suçlu oluyorum. sonra bu adam niye kafasına huni taktı değil mi? değil işte sorma sen bana böyle soru sorma!'' diyerek muhabirimizin olay yerinden usulca ayrılmasına sebep oldu diyecekken, peşinden koşarak muhabirimizi tekrar yakalamış.

''hooop! sordun bir dinle. madem sordun dinleyeceksin! bitmedi ki daha! bak bir sürü oyuncu var. hepsi bir garip, üzerime sağdan soldan çullanıyorlar. bir kırgın papatya var mesela. mahlasını görünce kırılgandır bu dedim. bunu yenerim dedim. nereye yeniyorsun? kırık sayılar atlası oldum. kendimi kandırılmış hissediyorum. sen ne yaptın bana arkadaş dedim? yugo faülü yapmış. o dedim basketbolda olur. ayıp dedim mahlasından utan dedim. ama sıkıntı bende yugo saldırısı yapana bile efendiliğimizi bozmuyoruz. anlıyor musun?''

muhabirimiz bu ikinci dalga ile birlikte iyice sarsılmış ancak habercilik görevini yerine getirmeye çalışarak kafasını sallamış.

''ha işte anca kafa sallarsın! sen benim buralarda neler çektiğimi bilmiyorsun. bak bu huni var ya bu huni öyle kolay kazanılmıyor. devrin var mesela, tamam iyi oyuncusun arkadaş da, güzel güzel oynarken niye mat ediyorsun! hadi mat ettin elimi sıkarken bana niye devrin daim olsun deyip, benimle kafa buluyorsun. yahu emek var burada emek! ben burada bu turnuva düzenlensin diye kanguruya yumruk atan adam'dan yumruk yemişim, adam bana kanguru muamelesi yapmış ha bende buna mukabil kendisine kafa atmışım, ortalık birbirine girmiş, kaleler vezirler havada uçuşmuş ödeşmişiz. ama bunlar hep emeğin kıymetinin bilinmemesi yüzünden oluyor. bak hafız var misal dedim hafız bir iki oku beni rahatlat, şu oyunu sakince oynayayım. neymiş efendim sekülerleşmiş, okuyamazmış, durumu yokmuş. benim var sanki? bir baksana şu halime kafamda huni var adam bana durumum yok diyor. e ne dersin sen buna? söylesene?''

-ne derim?

''işte sen hiç bir şey diyemezsin, ben derim! dedim de, al dedim şu piyonları kenarda oyna. dinledi mi? dinlemedi! sıkıntı burada zaten. sakal bırakıyorum dinletemiyorum. sinek kaydı traş oluyorum yine dinletemiyorum. beni bunlar delirtti! evet... evet.... sayılarrrrr!''

ha dur asıl meseleye gelemedim. mahsun bakışlı delikanlı var bir tane. bak bu da beni mahlası ile kandırdı. kıyamadım adama, öyle mahzun mahzun bakıyor. delikanlı adam şimdi bunu yenersin adamın gururu incinir yapmayalım şöyle şeyler diyorum kendi kendime. ne oldu? adamın içinden canvarar çıktı. 1-2-3 mat! hoppala tekrar sayılar sayılar sayılar... güreşe doymuyorum sayın basın emekçisi anladın değil mi?''

-anladım efendim.

''efendiler götürsün seni ne anladın yahu? bak sabahtan beri sana ne diyorum? sen anca anladım de, evet de, başını emme basma tulumba gibi salla. bak izmir marşıyla uğurlatacaksın bana kendini. bir dinle hele! önce dinlemeyi öğren. beni kesip durma! gitarist diye bir arkadaş var. 2 bira aldım gittim deneme turnuvasına. dedim bir iki bir şey tıngırdatır keyfimiz yerine gelir. çalamazmış! çalma! çokta ihtiyacımız var sanki. satranç oynuyoruz biz zaten burada ama o mahlasla gelirsen beklentiler değişiyor. benim değişti. sağ olsun ama sonra yumuşadı. çalmaya başladı. vals yaptırdı bana resmen. meğer viyana açılışı mıymış neymiş onu yapmış, punduna getirmiş beni. bende müzik eşliğinde dans edip bira yudumluyorum. sabır! ya sabır! görüyorsun değil mi?''

-görüyorum lakin bence bu röportaj yeterli sayın 0330

''yeterli mi? kime göre? sana göre! niye çünkü algı yaratacaksınız. benim üzerime oynayıp, olmayan şeyleri haber yapacaksınız. yemem ben bunları. o yüzden her şeyi ayrıntısı ile anlatacağım, sende dinleyeceksin. nevermid var misal. rahat adam. hani sinirleri alınmış derler ya öyle gibi sanki, yani emin değilim ama öyle olması lazım. bir boş vermişlik, bir umursamazlık falan. dedim bak bu benim kafadan herhalde. bununla anlaşırız. sıkıntı olmaz. ama oldu! niye oldu peki? adam beni de boş verdi. elimde boş tahta ile kalakaldım. yahu bir iki piyon bırak değil mi? yok tahta tertemiz. hiç taş yok üzerinde, yani hiç taş yok derken benim taşım yok. ahanda bak elimde o tahta. sonra bu adam niye tahta ile geziyor? neyle gezeyim koltuk altıma tavla mı alıp gezeyim. tahta verdiler elimize onunla geziyoruz. ya ne yapacaktık?''

-ne yapacaktınız?

''sabır yahu! bak seni tosbağaya şikayet ederim. attırırım seni işten adam gibi soru sor. benim asaplarımın, sinirlerimin yerlerini mütemadiyen değiştirip durma. beynimde çok fazla sinir stres değişimine yol açıyorsun.''

tamam sayın 0330. ekleyeceğiniz başka bir şey var mı?

''var bir sürü var. ama bir röportaj daha yapacağız orada anlatacağım! anlaştık mı?''

elbette

''hah şöyle ya haberci olun biraz. bak biz adam yemiyoruz. gelin oynayın şu maçları ben oynuyorum başıma gelmeyen kalmadı. fedakarlıkta bir yere kadar. ha bir de yeneceğim birilerini kayıt ettirin şu oyuna. yoldaşı çağırın mesela ben onu yenerim kesin!''

röportaj notu: ayaküstü gerçekleşen bu röportajı yayınlayıp, yayınlamamak konusunda çok kararsız kaldık lakin, yazarların kendini ifade edebilmesi ve sözlük ahalisinin olanları bilmesi açısından yayınlanmasını uygun bulduk.

açık, mert korkusuz kafa sözlük haber ajansı özel röportajını okudunuz.

sürç-i lisan ettiysek af ola!
devamını gör...

acının türleri vardır. bir ordu gibidir. kademeleri, komutanları, emirleri vardır. korkutucudur. silahlarını çıkardığı zaman, üstünüze doğru başlayan taarruza karşı sakince kılıcı kınından çıkarıp pozisyon almak yeterli değildir. kendinizi çoğaltıp karşınızdaki orduya karşı savaşmanız, yaralanmanız hatta ölmenizde olasıdır. acının askerleri öylesine şuursuzdurki bazen birkaç kişilikte olsalar, az da olsalar saldırırlar. yenildiklerindede size kendi hikayelerini anlatıp sizi o savaş meydanının ortasında ağlatabilirler. sizi aciz bırakabilmek için ellerinden geleni yaparlar. acziyet, acının zaferidir.
acı, insanı biçimlendirir ancak acının çekiç darbeleri bazen öyle sert gelir ki, bu bir şekillendirme değil, o mermer yatağında duran şeklinize kocaman bir çiziktir. bazen de üstünüzdeki parçayı koparıverir.
insan, tüm hislerinden kurtulsada, tüm duygulardan arınıp tamamen hissizleşse de insana tekrar bir şeyler hissettirebilecek tek duygu acıdır. çok gariptir ki acı, bir insanı hissizleştirebilecek yegane şeydir aynı zamanda.
panzehiri ve zehri yine kendisi olan bu şahane duygunun içindeyseniz eğer, kılıcınızla ona saldırırken kendinizi de kesip biçmemenizde oldukça zordur.
devamını gör...

fizik yasalarını çiğneyebilecek kadar tuhaf davranışlara sahip olan, gözlemsel olarak kanıtlanmamış teorik maddeler.

(bkz: maddenin halleri)
devamını gör...

farkındalığımın arttığı bir yıl oldu. hayatımda olmaması gereken şeylerin olmaması için uğraştım. olması gerekenler için hala uğraşmaktayım.
devamını gör...

iko'cuğum, canımın içi, üzümlü kekim; sen de biliyorsun ki bir gözlüklü şirin kolay yetişmiyor. canına yandığımın algoritman bir tane daha üretmezse oldukça sevinirim.

yalnız ben değil, diğer şirinler köyü ahalisi de bu durumdan hoşnut olmaz. köyde herkesten bir tane var. düşünsene hepimizden kırk tane olduğunu? hele şu sevimsiz şirin baba'dan? bence alma başına belayı, yapma, gözünü seveyim. kalbimdesin. *
devamını gör...

cidden mi? yani bu kadarı olamaz. ben çok nadir geceleri erken uyurum. dün gece erken yattım, sözlükte darbe olmuş. en son böyle erken yattığımda da 15 temmuz darbesi olmuştu. ben hep kaçırıyorum bu darbeleri. eyy darbeciler! neden darbe yapmak için benim uyumamı bekliyorsunuz? * bundan sonra uyumayacağım erken saatte, yaramıyor.
devamını gör...

aşağı yukarı 1400 yıl evvel meydana çıkmış ancak geçen 1400 yıl içerisinde;

tek bir kitabı olmasına rağmen, yazılanlar üzerinde binlerce farklı yorum yapılarak bir sürü farklı versiyonları oluşmuş,

tek bir peygamberi olmasına rağmen, kulaktan dolma pek çok hurafe ile peygamberin sünnetlerinden kopulmuş,

tek bir tanrısı olmasına rağmen, bu dine mensuplar çalıdan çırpıdan, hacıdan hocadan, bezden kıldan medet ummaya alışmış,

tek bir din olmasına rağmen, sayısız kola bölünmüş,

mensubu herkesin din alimi olduğu, ama okudukları kitabın ne dediğini bilmeyen insanların inandığı bir din.

mesela, kadınların kıyafetlerine bu kadar laf edilir, inanmayanlara bu kadar laf edilir;

siz bir gün bile din yetkililerinin çıkıp doğa için bir şey dediğini, belki demişlerse bile yaptığını gördünüz mü?

gerçek islam budur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim