chandler bing
akrabam olmasını istediğim karakter, hemen hemen her repliğine yarılıyorum herifin. #72314 nolu entry'de belirttiğim gibi aslında karakter, kendisine yabancılaşmasıyla boğuşmaktadır tüm friends serüveni boyunca. ne yaptığını, ne yapmak istediğini pek bilemez, sadece sarkastik takılır ve bunun sayesinde günlerini geçirir. bu saydıklarımdan ötürü bir karakterden ziyade toplumdaki bir tipi yansıtmaktadır aslında chandler. seviyoruz seni.
devamını gör...
birini gözünde çok büyütmek
sonuç muhtemelen hüsrandır...
devamını gör...
korkusuz korkak
mesela yani.
bu herifi de hiç sevmem.
otobüsün olayım mülayim.
bu herifi de hiç sevmem.
otobüsün olayım mülayim.
devamını gör...
eve gelen akraba ile konuşacak mevzu bulamamak
zaten misafir sevmem, bir de muhabbet yoksa varoluşumu sorgulayabilir zaman mefhumunu irdeleyebilir hatta mekanlar arası yolculuk bile yapabilirim.
ne gerek var böyle şeylere herkes evinde otursun.
tabii bunlar hep iç ses.
ne gerek var böyle şeylere herkes evinde otursun.
tabii bunlar hep iç ses.
devamını gör...
nasıl sevilmek isterdiniz sorunsalı
menemenin üzerindeki yumurta sarısı gibi, o sarıya banılan taze ekmek gibi. yanında da bir bardak sıcak çay gibi. çok şey istemiyorum bence.
devamını gör...
normal sözlük'ü 3 kelime ile anlat
kafasının içinde yaşayanlar.
devamını gör...
kırk yılda bir televizyon izleyeyim deyip her defasında reklama denk gelmek
tam sevdiğin şarkıyı dinlerken ezan okunmasına benzer.
devamını gör...
hamile karısının karnını açarak poz veren adam
lan başlığa tıklarken aklıma o kadar kötü sahneler geldi ki..bir kez daha nefret edecektim hayattan.
mükemmel fotoğraf. sevgi kadar güzel bir şey var mı? çok çok sevmeniz ve çok çok sevilmenizi temenni ediyorum.
mükemmel fotoğraf. sevgi kadar güzel bir şey var mı? çok çok sevmeniz ve çok çok sevilmenizi temenni ediyorum.
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
mihrimah.
ismime ve doğum günüme göre yapılmış cami istiyorum ama.
ismime ve doğum günüme göre yapılmış cami istiyorum ama.
devamını gör...
udemy ücretsiz kurs bildirme ağı
tanım: udemy online eğitim sitesindeki eğitmenlerin normalde ücretli olan ve eğitmenler tarafından özel olarak oluşturulmuş kısa süreliğine ücretsiz kuponlu olan eğitimlerin paylaşıldığı ağdır.
bendeniz ramizdayiniz olarak yine yeniden kafa sözlükte faydalı bir içerik ile daha karşınızda olmanın kıvancı, heyecanı, deliliği, kışkırtıcılığı ve manyaklığı içerisindeyim!
c# programlama dili : temel, orta, ileri seviye
www.udemy.com/course/csharp...
sql server veritabanı programlama: tüm seviyeler [+kitap]
www.udemy.com/course/sql-se...
oracle veritabanı programlama : sql, pl/sql, oracle mimarisi
www.udemy.com/course/oracle...
postgresql veritabanı programlama : temeller ve sql
www.udemy.com/course/postgr...
sqlite veritabanı programlama
www.udemy.com/course/sqlite...
go programlama dili
www.udemy.com/course/go-pro...
go programlama dili : standart kütüphane
www.udemy.com/course/golang...
go ile restful apı programlama
www.udemy.com/course/golang...
restful apı temelleri : mimari ve tasarım
www.udemy.com/course/restfu...
lpıc-1: linux administrator 101 & 102 - 2021
www.udemy.com/course/lpic-1...
uygulamalı mvc fullstack .net yazılım geliştirme
www.udemy.com/course/uygula...
tamamı ile web tasarım - trunçgil akademi
www.udemy.com/course/web-ta...
sıfırdan fikir üreterek patentini al ve patent danışmanı ol
www.udemy.com/course/bir-pa...
excel - microsoft excel beginner to advanced [2021]
www.udemy.com/course/excel-...
temel borsa eğitimi
www.udemy.com/course/temel-...
active directory pentesting with kali linux - read team
www.udemy.com/course/active...
python dersleri: sıfırdan ileri seviyeye temel eğitim
www.udemy.com/course/python...
markalaşma eğitimi
www.udemy.com/course/markal...
sıfırdan girişimciliğe başlama
www.udemy.com/course/sifird...
kriptografi - akan şifreler
www.udemy.com/course/kripto...
iş' te eğitimcinin eğitimi
www.udemy.com/course/egitim...
dış ticaret uzmanlık eğitimi
www.udemy.com/course/dis-ti...
edit: imlâ.
bendeniz ramizdayiniz olarak yine yeniden kafa sözlükte faydalı bir içerik ile daha karşınızda olmanın kıvancı, heyecanı, deliliği, kışkırtıcılığı ve manyaklığı içerisindeyim!
c# programlama dili : temel, orta, ileri seviye
www.udemy.com/course/csharp...
sql server veritabanı programlama: tüm seviyeler [+kitap]
www.udemy.com/course/sql-se...
oracle veritabanı programlama : sql, pl/sql, oracle mimarisi
www.udemy.com/course/oracle...
postgresql veritabanı programlama : temeller ve sql
www.udemy.com/course/postgr...
sqlite veritabanı programlama
www.udemy.com/course/sqlite...
go programlama dili
www.udemy.com/course/go-pro...
go programlama dili : standart kütüphane
www.udemy.com/course/golang...
go ile restful apı programlama
www.udemy.com/course/golang...
restful apı temelleri : mimari ve tasarım
www.udemy.com/course/restfu...
lpıc-1: linux administrator 101 & 102 - 2021
www.udemy.com/course/lpic-1...
uygulamalı mvc fullstack .net yazılım geliştirme
www.udemy.com/course/uygula...
tamamı ile web tasarım - trunçgil akademi
www.udemy.com/course/web-ta...
sıfırdan fikir üreterek patentini al ve patent danışmanı ol
www.udemy.com/course/bir-pa...
excel - microsoft excel beginner to advanced [2021]
www.udemy.com/course/excel-...
temel borsa eğitimi
www.udemy.com/course/temel-...
active directory pentesting with kali linux - read team
www.udemy.com/course/active...
python dersleri: sıfırdan ileri seviyeye temel eğitim
www.udemy.com/course/python...
markalaşma eğitimi
www.udemy.com/course/markal...
sıfırdan girişimciliğe başlama
www.udemy.com/course/sifird...
kriptografi - akan şifreler
www.udemy.com/course/kripto...
iş' te eğitimcinin eğitimi
www.udemy.com/course/egitim...
dış ticaret uzmanlık eğitimi
www.udemy.com/course/dis-ti...
edit: imlâ.
devamını gör...
cinsellik
cinsellik, 19. yüzyılda ortaya çıkmış ve batı’da imâl edilmiş bir kavramdır. öncesinde, insanlar cinsel ilişkilerde bulunurlardı fakat ‘cinsellikleri’ yoktu. belirli bir duygular ve zevkler grubunun “cinsellik” adı altında ayrı bir görüngü olarak yalıtılabileceğini düşünmeden rahatlıkla cinsellik üzerine konuşabilirlerdi. ancak yeni cinsellik kavramı sayesinde; konuşmaya, düşünmeye ve eylemeye ilişkin muhtelif günahlar, insan kişiliğinin müstakil bir kısmı olarak yalıtabilir ve geri kalan insanî duygu ve eylem alanlarından ayrıştırılabilir, özel bir grup olarak birleştirilebilir hale geldi.
yüzyıllar boyunca batı’nın cinsel düşlemleri, kimilerine göre her türlü günahkâr sapmanın uçurumu, kimilerine göreyse yasaklanmış kösnül hazların hasretle düşlenen cennetiydi. yakın doğu’daki insanları bu pek ırgalamıyordu tabii, yeter ki onları rahat bıraksınlar. ancak 19. asrın akışı içinde, artık rahat bırakmaz oldular. sanayileşme ve anamalcılık, batı’yı iktisadî ve askerî bakımdan öyle güçlendirmişti ki, islam dünyasına dönük sömürgeci atılımını yakın doğu’nun aslî ülkelerine de taşıyabilmişti. böyle bir teşebbüs, ideolojik bir temellendirmeye gereksinim duyar. batı’nın, yeryüzünün geri kalanına karşı bir “medeniyet misyonunu” yerine getirmekle görevli olduğu iddiası, işte bu ereğe hizmet etti.
ne var ki yakın doğu, sömürgeci güçlerin bakışına göre batı tipi uygarlığın gerektirdiği hemen her şeye zaten sahip bulunuyordu. sağlam yapılı evlerde oturuyorlardı, “doğru dürüst” (yani tek tanrılı ve özdönüşümlü bir ilahiyatın olduğu) bir dinleri vardı; edeplice giyiniyor, düzenli olarak yıkanıyorlardı. edebiyat vardı, tarihyazımı ve bilim vardı, kurumlaşmış bir hukuk dizgesiyle yönetilen “doğru düzgün” devletler bile vardı. yakın doğu’nun sömürgeci yağmasını meşrulaştırmak, iptidai olarak tasnif edilen başka bölgelere nazaran –batılı ölçütlere göre bile- çok daha zordu. bundan çıkışı sağlayan, yükseliş ve çöküş modeli oldu. burada da yine ‘cinselliğe’ önemli bir rol düşüyordu.
hegelci bir şema izlenerek, dünya tarihi süreklilik arz eden bir ilerleme tarihi olarak tasavvur edildi, ‘eski dünyanın kültürleri’ de sırayla buna katkıda bulunmuşlardı. bir ekin, katkısını sağladıktan sonra, ilerlemenin doruğuna onu izleyen kültür geçiyor, o da katkısını sunuyor ve birikimini kendisinden daha üstün olan bir başka kültüre devrediyordu. bu modele göre, islam kültürünün katkısı, karanlık orta çağ devrinde batı’nın antik çağ bilgisine erişmesine aracılık etmek olmuştu. o zamandan beriyse avrupa, ilerlemenin yegâne penahıydı. bütün diğer kültürler –islam kültürü de dahil– kendi varoluş haklarını yitirmişlerdi, çünkü ilerlemenin temsilciliği bu arada onlardan geçmişti. onların yazgısı, tarihsizliğin uzamında kalakalmaktı, ta ki batı onlara ilerlemeyi yeniden getirene kadar.
ancak verili kültürlerin başka kültürlere bir şey katacak kadar güçleri varken, nasıl “daha yüksek” kültürler olarak inkişaf edemediklerini ve neden zayıf düştüklerini açıklamak gerekiyordu. bunu açıklayabilmek için, ilerleme mefhumunun refakatine ‘çöküş’ kavramının da gelmesi gerekiyordu. yakın doğu’nun durumunda, bu “çöküş” mefhumu, batı’nın hegemonik bilgisinin oraya nüfuzunu sağlamanın da en etkili aracıydı.
buna göre islam’ın 8. ve 9. yüzyılda bir “altın çağı” olmuştu; o sıralar yunan biliminin ve felsefesinin eserleri arapçaya çevrilmişti (sonra batı bunlardan yararlanmış) ve ussalcı ilahiyat okulu “mutezile” devlet doktrini idi. ama sonra karanlık din âlimleri galebe çalmış, “ortodoksinin” kamçısı altında her türlü özgür düşüncenin donmasına yol açmışlardı. o zaman, bir çöküş devri başlamıştı –tam tamına bin yıl süren sahiden etkileyici bir çöküş dönemi!–
âlimlik, eski betikleri hiç düşünmeden hatmetme derekesine düşmüş, bilimler yasaklanmış ve ölüp gitmiş, edebiyat anlamsız sözcük cambazlığına irca olmuştu. egemenler, yazgılarına teslim olmuş bir güruh mahiyetindeki tebalarına gaddarca ve sadistçe zulmeden, onları sömüren korkunç tiranlardı. islam dünyasının çöküşü hakkındaki geleneksel imge, aşağı yukarı böyledir; bugün hâlâ birçok batılı entelektüel tarafından, aynı zamanda birçok yakın doğulu münevver tarafından da, doğruluğuna inanılan bir imgedir bu. bu telakkinin tutamaksızlığını birçok yönden göstermek mümkündür. ancak bakışları, çöküş tasavvurunun önemli bir yapı taşına çevirmek gerekiyor: yozlamış cinsellik.
19. yüzyıl ortalarında fransız psikiyatr bénédict augustin morel, dini kanaatleriyle lamarck’ın o zaman yepyeni olan bilimsel kuramlarını sentezlediği “yozlaşma kuramı”nı yayımladı. sofu katolik olan yazar burada incil’deki adem’in günah öyküsünü modern tıbbın düşünce tarzına uyarlar. başlangıçta kusursuz yaratılmış olan insan, zararlı çevresinin onun ahlâkî ve bedenî bozulmasına katkıda bulunan etkilerine boyun eğmiştir buna göre. bu yozlaşma, kalıtımla intikal eder, zaten bozulmuş olan zürriyet daha da zararlı bir çevrede yetişme eğiliminde olduğundan, yozlaşma kuşaktan kuşağa artar.
yozlaşma kuramı, günümüzdeki reklamcılık sektörünün arabeskleşen sloganıyla ifade etmek gerekirse: kariyer basamaklarını çok hızlı tırmandı. 19. asrın seksenli ve doksanlı yılları ingiltere’sinde orta tabakanın büyük teveccühüne mazhar oldu, zira onların ilerleyen sanayileşme karşısındaki korkularına, “moloh” (tevrat’ta sözü edilen putperestlerin çocuk kurban ettikleri tanrı) toplumsal konumlarını yitirme korkularına, isyankâr proletarya ve göçmenler karşısındaki korkularına hitap ediyordu.
başta şehirli alt tabakaların, sanayileşmenin ilk dönemindeki koşullara karşı gösterdikleri tepkiye dayanan yozlaşma kuramı “sapkın” cinsel davranışı açıklamak için kullanılmaya da müsaitti. üremeye yaramayan her türlü davranış, hem hıristiyanlığa hem darwinci düşünce tarzına uygun olarak “sapkın” sayılıyordu bu anlayışta. almanya’da yayımlanan: ‘psychopathia sexualis’ adlı, modern cinsellik biliminin kurucu eseri sayılan ünlü kitapta, bu tür davranışların tamamı “işlevsel yozlaşma” olarak tanımlandı.
yozlaşma kuramının kendisini bu kadar çabuk kabul ettirmesinin nedeni, bireylerin “yozlaşması” hakkında bir açıklama sunması değildi çünkü bu kuram, baştan itibaren kolektifleri esas alıyordu. sorun bireyin değil, topyekûn halk gruplarının “soysuzlaşması” idi. kuramın kendi iç mantığına göre, eğer halk içindeki bazı kesimlerin yozlaşmasına büyük bir tepki gösterilmezse, sonuçta halkın tamamı bir yozlaşma sürecine kurban giderdi. bu teori: cürümlerle, alkolizmle, fuhuşla mücadele etmeye çalışmakla ve onlardan korunmak için hekimlerin müdahalesini meşrulaştırmakla kalmıyor, dahası gerekli kılıyordu. bununla batı dünyasının medikalizasyonuna doğru önemli bir adım atılmış oldu. hekimler, o zamana kadar kilisenin hâkim olduğu alanlarda kendilerini yetkili ilan ettiler ve devlete merbut bir sağlık kurumu hastalarla meşgul olmakla kalmayıp, yoksulluğu, bakımsızlığı, cürümleri ve cinselliği de tıbbî bir sorun olarak tanımladı. erkek erkeğe cinsellik şimdi artık bir günah olmaktan çıkıp sayrılığa, sonra da kalıtımla aktarılan bir yozlaşma görüngüsüne dönüştü, böylece tüm toplumu tehdit eden bir sorun haline geldi.
yozlaşma isteğinin başka yararları da vardı. birincisi, sosyal darwinist ve ırkçı kuramlarla bağdaştırılabilmesi kolaydı, ikincisi avrupa dışı halkların “geri kalmışlığına” değgin bir açıklama sunmakla kalmıyor, “uygarlaştırma” gayesiyle oralara müdahale etmeyi de meşrulaştırıyordu. napolyon, 1798’de mısır’a düzenlediği saldırıyı mısır’ı yozlaştırmış ve barbarlığa sürüklemiş olan “türkler”den “kurtarma” savıyla meşrulaştırmıştı.
insan yaşamının diğer alanlarından ayrıştırılmış bir “cinsellik” anlayışını kurumlaştırma tasarısıyla batı, bir şekilde cinsel yaşamla bağıntılı görünen edimleri ‘belirsizlikten’ arındırmaya dönük, çıkışsız olan fakat yine de dünya çapında başarıya ulaşan bir girişim başlatmış oldu. bu arada, dünyada yaygın olarak kullanılan bütün dillerde, batılı “cinsellik” kavramının mütekabili olacak sözcükleri üretme çalışmaları başlatıldı. genellikle, “yerli cinselliği” batılı standartlara uydurmaya çalışan bir söylem de kurumlaştı. cinsel hazzı ve kösnül duygulanımları müphemlikten arındırmaya dönük bu çabanın, “belirsizliğin” ilgasına yönelik her deneme gibi başarısızlığa mahkûm olduğu açıktır. ortaçağ’da rahiplerin hazırladığı mufassal günah kataloglarının yerini, hekimlerin sayısız sapkınlığa ilişkin daha da ayrıntılı tasnifleri aldı. günümüzde, kimlik piyasasında gittikçe ayrıştırılan cinsel kimliklerden bir tane edinebilirsiniz fakat böylelikle cinselliğe ilişkin “belirsizliği” sona erdirme hedefinden daha çok uzaklaşırsınız.
yüzyıllar boyunca batı’nın cinsel düşlemleri, kimilerine göre her türlü günahkâr sapmanın uçurumu, kimilerine göreyse yasaklanmış kösnül hazların hasretle düşlenen cennetiydi. yakın doğu’daki insanları bu pek ırgalamıyordu tabii, yeter ki onları rahat bıraksınlar. ancak 19. asrın akışı içinde, artık rahat bırakmaz oldular. sanayileşme ve anamalcılık, batı’yı iktisadî ve askerî bakımdan öyle güçlendirmişti ki, islam dünyasına dönük sömürgeci atılımını yakın doğu’nun aslî ülkelerine de taşıyabilmişti. böyle bir teşebbüs, ideolojik bir temellendirmeye gereksinim duyar. batı’nın, yeryüzünün geri kalanına karşı bir “medeniyet misyonunu” yerine getirmekle görevli olduğu iddiası, işte bu ereğe hizmet etti.
ne var ki yakın doğu, sömürgeci güçlerin bakışına göre batı tipi uygarlığın gerektirdiği hemen her şeye zaten sahip bulunuyordu. sağlam yapılı evlerde oturuyorlardı, “doğru dürüst” (yani tek tanrılı ve özdönüşümlü bir ilahiyatın olduğu) bir dinleri vardı; edeplice giyiniyor, düzenli olarak yıkanıyorlardı. edebiyat vardı, tarihyazımı ve bilim vardı, kurumlaşmış bir hukuk dizgesiyle yönetilen “doğru düzgün” devletler bile vardı. yakın doğu’nun sömürgeci yağmasını meşrulaştırmak, iptidai olarak tasnif edilen başka bölgelere nazaran –batılı ölçütlere göre bile- çok daha zordu. bundan çıkışı sağlayan, yükseliş ve çöküş modeli oldu. burada da yine ‘cinselliğe’ önemli bir rol düşüyordu.
hegelci bir şema izlenerek, dünya tarihi süreklilik arz eden bir ilerleme tarihi olarak tasavvur edildi, ‘eski dünyanın kültürleri’ de sırayla buna katkıda bulunmuşlardı. bir ekin, katkısını sağladıktan sonra, ilerlemenin doruğuna onu izleyen kültür geçiyor, o da katkısını sunuyor ve birikimini kendisinden daha üstün olan bir başka kültüre devrediyordu. bu modele göre, islam kültürünün katkısı, karanlık orta çağ devrinde batı’nın antik çağ bilgisine erişmesine aracılık etmek olmuştu. o zamandan beriyse avrupa, ilerlemenin yegâne penahıydı. bütün diğer kültürler –islam kültürü de dahil– kendi varoluş haklarını yitirmişlerdi, çünkü ilerlemenin temsilciliği bu arada onlardan geçmişti. onların yazgısı, tarihsizliğin uzamında kalakalmaktı, ta ki batı onlara ilerlemeyi yeniden getirene kadar.
ancak verili kültürlerin başka kültürlere bir şey katacak kadar güçleri varken, nasıl “daha yüksek” kültürler olarak inkişaf edemediklerini ve neden zayıf düştüklerini açıklamak gerekiyordu. bunu açıklayabilmek için, ilerleme mefhumunun refakatine ‘çöküş’ kavramının da gelmesi gerekiyordu. yakın doğu’nun durumunda, bu “çöküş” mefhumu, batı’nın hegemonik bilgisinin oraya nüfuzunu sağlamanın da en etkili aracıydı.
buna göre islam’ın 8. ve 9. yüzyılda bir “altın çağı” olmuştu; o sıralar yunan biliminin ve felsefesinin eserleri arapçaya çevrilmişti (sonra batı bunlardan yararlanmış) ve ussalcı ilahiyat okulu “mutezile” devlet doktrini idi. ama sonra karanlık din âlimleri galebe çalmış, “ortodoksinin” kamçısı altında her türlü özgür düşüncenin donmasına yol açmışlardı. o zaman, bir çöküş devri başlamıştı –tam tamına bin yıl süren sahiden etkileyici bir çöküş dönemi!–
âlimlik, eski betikleri hiç düşünmeden hatmetme derekesine düşmüş, bilimler yasaklanmış ve ölüp gitmiş, edebiyat anlamsız sözcük cambazlığına irca olmuştu. egemenler, yazgılarına teslim olmuş bir güruh mahiyetindeki tebalarına gaddarca ve sadistçe zulmeden, onları sömüren korkunç tiranlardı. islam dünyasının çöküşü hakkındaki geleneksel imge, aşağı yukarı böyledir; bugün hâlâ birçok batılı entelektüel tarafından, aynı zamanda birçok yakın doğulu münevver tarafından da, doğruluğuna inanılan bir imgedir bu. bu telakkinin tutamaksızlığını birçok yönden göstermek mümkündür. ancak bakışları, çöküş tasavvurunun önemli bir yapı taşına çevirmek gerekiyor: yozlamış cinsellik.
19. yüzyıl ortalarında fransız psikiyatr bénédict augustin morel, dini kanaatleriyle lamarck’ın o zaman yepyeni olan bilimsel kuramlarını sentezlediği “yozlaşma kuramı”nı yayımladı. sofu katolik olan yazar burada incil’deki adem’in günah öyküsünü modern tıbbın düşünce tarzına uyarlar. başlangıçta kusursuz yaratılmış olan insan, zararlı çevresinin onun ahlâkî ve bedenî bozulmasına katkıda bulunan etkilerine boyun eğmiştir buna göre. bu yozlaşma, kalıtımla intikal eder, zaten bozulmuş olan zürriyet daha da zararlı bir çevrede yetişme eğiliminde olduğundan, yozlaşma kuşaktan kuşağa artar.
yozlaşma kuramı, günümüzdeki reklamcılık sektörünün arabeskleşen sloganıyla ifade etmek gerekirse: kariyer basamaklarını çok hızlı tırmandı. 19. asrın seksenli ve doksanlı yılları ingiltere’sinde orta tabakanın büyük teveccühüne mazhar oldu, zira onların ilerleyen sanayileşme karşısındaki korkularına, “moloh” (tevrat’ta sözü edilen putperestlerin çocuk kurban ettikleri tanrı) toplumsal konumlarını yitirme korkularına, isyankâr proletarya ve göçmenler karşısındaki korkularına hitap ediyordu.
başta şehirli alt tabakaların, sanayileşmenin ilk dönemindeki koşullara karşı gösterdikleri tepkiye dayanan yozlaşma kuramı “sapkın” cinsel davranışı açıklamak için kullanılmaya da müsaitti. üremeye yaramayan her türlü davranış, hem hıristiyanlığa hem darwinci düşünce tarzına uygun olarak “sapkın” sayılıyordu bu anlayışta. almanya’da yayımlanan: ‘psychopathia sexualis’ adlı, modern cinsellik biliminin kurucu eseri sayılan ünlü kitapta, bu tür davranışların tamamı “işlevsel yozlaşma” olarak tanımlandı.
yozlaşma kuramının kendisini bu kadar çabuk kabul ettirmesinin nedeni, bireylerin “yozlaşması” hakkında bir açıklama sunması değildi çünkü bu kuram, baştan itibaren kolektifleri esas alıyordu. sorun bireyin değil, topyekûn halk gruplarının “soysuzlaşması” idi. kuramın kendi iç mantığına göre, eğer halk içindeki bazı kesimlerin yozlaşmasına büyük bir tepki gösterilmezse, sonuçta halkın tamamı bir yozlaşma sürecine kurban giderdi. bu teori: cürümlerle, alkolizmle, fuhuşla mücadele etmeye çalışmakla ve onlardan korunmak için hekimlerin müdahalesini meşrulaştırmakla kalmıyor, dahası gerekli kılıyordu. bununla batı dünyasının medikalizasyonuna doğru önemli bir adım atılmış oldu. hekimler, o zamana kadar kilisenin hâkim olduğu alanlarda kendilerini yetkili ilan ettiler ve devlete merbut bir sağlık kurumu hastalarla meşgul olmakla kalmayıp, yoksulluğu, bakımsızlığı, cürümleri ve cinselliği de tıbbî bir sorun olarak tanımladı. erkek erkeğe cinsellik şimdi artık bir günah olmaktan çıkıp sayrılığa, sonra da kalıtımla aktarılan bir yozlaşma görüngüsüne dönüştü, böylece tüm toplumu tehdit eden bir sorun haline geldi.
yozlaşma isteğinin başka yararları da vardı. birincisi, sosyal darwinist ve ırkçı kuramlarla bağdaştırılabilmesi kolaydı, ikincisi avrupa dışı halkların “geri kalmışlığına” değgin bir açıklama sunmakla kalmıyor, “uygarlaştırma” gayesiyle oralara müdahale etmeyi de meşrulaştırıyordu. napolyon, 1798’de mısır’a düzenlediği saldırıyı mısır’ı yozlaştırmış ve barbarlığa sürüklemiş olan “türkler”den “kurtarma” savıyla meşrulaştırmıştı.
insan yaşamının diğer alanlarından ayrıştırılmış bir “cinsellik” anlayışını kurumlaştırma tasarısıyla batı, bir şekilde cinsel yaşamla bağıntılı görünen edimleri ‘belirsizlikten’ arındırmaya dönük, çıkışsız olan fakat yine de dünya çapında başarıya ulaşan bir girişim başlatmış oldu. bu arada, dünyada yaygın olarak kullanılan bütün dillerde, batılı “cinsellik” kavramının mütekabili olacak sözcükleri üretme çalışmaları başlatıldı. genellikle, “yerli cinselliği” batılı standartlara uydurmaya çalışan bir söylem de kurumlaştı. cinsel hazzı ve kösnül duygulanımları müphemlikten arındırmaya dönük bu çabanın, “belirsizliğin” ilgasına yönelik her deneme gibi başarısızlığa mahkûm olduğu açıktır. ortaçağ’da rahiplerin hazırladığı mufassal günah kataloglarının yerini, hekimlerin sayısız sapkınlığa ilişkin daha da ayrıntılı tasnifleri aldı. günümüzde, kimlik piyasasında gittikçe ayrıştırılan cinsel kimliklerden bir tane edinebilirsiniz fakat böylelikle cinselliğe ilişkin “belirsizliği” sona erdirme hedefinden daha çok uzaklaşırsınız.
devamını gör...
kalınlığı yüzünden göz korkutan kitaplar
tutunamayanlar
devamını gör...
üstteki yazarın mahlasını cümle içinde kullanmak
tolgamental olarak çöküşte olduğunu düşünüyor.
devamını gör...
caps
sosyal medya icadı kelime.
bana sevimli geliyor resimli söz paylaşmak.
türkçede ki karşılığını bilmiyorum.
caps, microsoft paint gibi basit resim düzenleme programları kullanarak herhangi bir resmin altına kırmızı şerit ve metin ekleyerek oluşturulan internet fenomenidir. kelime, "capture" yani "yakalamak" kelimesinden gelmektedir.
bana sevimli geliyor resimli söz paylaşmak.
türkçede ki karşılığını bilmiyorum.
caps, microsoft paint gibi basit resim düzenleme programları kullanarak herhangi bir resmin altına kırmızı şerit ve metin ekleyerek oluşturulan internet fenomenidir. kelime, "capture" yani "yakalamak" kelimesinden gelmektedir.
devamını gör...
kati mou krivis
κάτι μου κρύβεις
την καρδιά σου δε μ' ανοίγεις
κι όλο περνάει απ' το μυαλό μου το κακό
πες μου τι τρέχει
η καρδιά μου εμένα αντέχει
ό, τι κι αν πεις δε φταις εσύ, ούτε κι εγώ
πες μου αν άλλον αγαπάς πες μου αν σε χάνω
εγώ θα γράψω ένα τραγούδι παραπάνω
δε θα μίλάνε οι στίχοι για γυναίκες σκάρτες
για κείνες που κρατάνε τις καρδιές σαν κάρτες
κι αν βρήκες άλλον ν' αγαπήσεις κι αν σε χάσω
θα βγω στους δρόμους και δεν ξέρω πού θα φτάσω
σε μέρη άγνωστα μονάχος θα γυρνάω να τραγουδάω
στα όνειρά μου, δοκιμάζω την καρδιά μου
σε βλέπω σ' άλλη αγκαλιά να ξενυχτάς
κι όλο μου λείπεις
είσαι δίπλα μου και λείπεις
πες μου αν άλλον αγαπάς πες μου αν σε χάνω
εγώ θα γράψω ένα τραγούδι παραπάνω
δε θα μίλάνε οι στίχοι για γυναίκες σκάρτες
για κείνες που κρατάνε τις καρδιές σαν κάρτες
κι αν βρήκες άλλον ν' αγαπήσεις κι αν σε χάσω
θα βγω στους δρόμους και δεν ξέρω πού θα φτάσω
σε μέρη άγνωστα μονάχος θα γυρνάω να τραγουδάω
κάτι μου κρύβεις
την καρδιά σου δε μ' ανοίγεις
κι όλο περνάει απ' το μυαλό μου το κακό
sözlerine sahip muhteşem bir orfeas peridis şarkısı.
την καρδιά σου δε μ' ανοίγεις
κι όλο περνάει απ' το μυαλό μου το κακό
πες μου τι τρέχει
η καρδιά μου εμένα αντέχει
ό, τι κι αν πεις δε φταις εσύ, ούτε κι εγώ
πες μου αν άλλον αγαπάς πες μου αν σε χάνω
εγώ θα γράψω ένα τραγούδι παραπάνω
δε θα μίλάνε οι στίχοι για γυναίκες σκάρτες
για κείνες που κρατάνε τις καρδιές σαν κάρτες
κι αν βρήκες άλλον ν' αγαπήσεις κι αν σε χάσω
θα βγω στους δρόμους και δεν ξέρω πού θα φτάσω
σε μέρη άγνωστα μονάχος θα γυρνάω να τραγουδάω
στα όνειρά μου, δοκιμάζω την καρδιά μου
σε βλέπω σ' άλλη αγκαλιά να ξενυχτάς
κι όλο μου λείπεις
είσαι δίπλα μου και λείπεις
πες μου αν άλλον αγαπάς πες μου αν σε χάνω
εγώ θα γράψω ένα τραγούδι παραπάνω
δε θα μίλάνε οι στίχοι για γυναίκες σκάρτες
για κείνες που κρατάνε τις καρδιές σαν κάρτες
κι αν βρήκες άλλον ν' αγαπήσεις κι αν σε χάσω
θα βγω στους δρόμους και δεν ξέρω πού θα φτάσω
σε μέρη άγνωστα μονάχος θα γυρνάω να τραγουδάω
κάτι μου κρύβεις
την καρδιά σου δε μ' ανοίγεις
κι όλο περνάει απ' το μυαλό μου το κακό
sözlerine sahip muhteşem bir orfeas peridis şarkısı.
devamını gör...
erkeğin ömründe sadece tek kişiye aşık olduğu gerçeği
doğru bir önermedir. her iki cins için de geçerlidir.
gerçekten aşık olduğunuz kişiyi anlayana kadar geçen sürede aşık olduğunuzu zannettiğiniz kişilerden sadece hoşlanmışsınızdır.
gerçekten aşık olduğunuz kişiyi anlayana kadar geçen sürede aşık olduğunuzu zannettiğiniz kişilerden sadece hoşlanmışsınızdır.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
birlikteliklerde yakın mesafe ya da uzak mesafe, saygı, anlayış, sadakat ve merhamet ile ilgilidir. öyle ki bazı insanlar daki duygu ne kadar yakınsa o kadar uzak, soğuk ve hissiz olabiliyor. herkes aynı duygu ile bunu yaşayamadığı için kişinin karakteri ile ilgilidir ve her zaman başaramayabilir. anlayış gösterip, birliktelik olmuyorsa zorlamadan, kimsenin zamanını çalmadan, yormadan ve yıpratmadan bir karar vermek gerekir. herkes mutlu olmayı sevmeyi, sevilmeyi, saygı duyulmayı hak ediyor, hepimiz bunun bilincinde olmalıyız.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
ocağın sonunda katıldığım sözlükte, o günden beri beğendiğim, her tanımın sahibi yazarlar.
bilgililer mi ararsın, hazır cevaplar mı ararsın, halk dilinden anlayan mı ararsın vb.
maşallah diyorum burda yazar yazarlara.*
bilgililer mi ararsın, hazır cevaplar mı ararsın, halk dilinden anlayan mı ararsın vb.
maşallah diyorum burda yazar yazarlara.*
devamını gör...

