yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek
yaşar kemal'in cenaze töreninde söylenmiştir. gerek ortamın güzelliğinden, gerekse ölen kişinin güzelliğinden şiir tekrar hayat bulmuştur.
çok güzel, etkileyici, muazzam gibi hiçbir kelimeye sığdırılamaz. daha güzeli olduğunu düşünen henüz bu şiiri haydar ertem'den dinlememiştir.
çok güzel, etkileyici, muazzam gibi hiçbir kelimeye sığdırılamaz. daha güzeli olduğunu düşünen henüz bu şiiri haydar ertem'den dinlememiştir.
devamını gör...
semah
semahlarda bireyin bağımsızlığı ana ilkedir, hiçbir biçimde semahçılar arasında el ele tutuşulmaz, her semazen kendi içinde bağımsızdır. semah, nefsin kötü arzu ve isteklerinden ve korkularından arınıp ruhsal olarak özüne, aslına yönelmedir. semah gitmek, hakk’a ulaşmada vesiledir.
tanrıya korku ile değil, sevgi ile varılır.
hacı bektaş veli
tanrıya korku ile değil, sevgi ile varılır.
hacı bektaş veli
devamını gör...
türkiye’de adım başı cami olması
bu kadar cami sevdalısı olup tapınak mimarisinde taş devrinde olmamız ise oldukça ironik.
devamını gör...
az bilinen güzel kitaplar
erhan bener'in bazı kitapları da bu kategoriye dahildir. kedi ve ölüm romanında ölümcül bir hastalığı olduğunu öğrenen bir resim öğretmeninin kalan son üç ayında yaşamını sorgulaması ustaca anlatılır. böcek romanında ise insanları birer böcekmiş gibi gören ve onlardan iğrenen polis bir başkarakter aracılığıyla ve bol bol ruhsal çözümlemeyle birey - toplum çatışması aktarılır. böcek kitabının konusu ilgi çekici olduğu için elimdeki adam yayıncılık baskısının arka kapağından bir kısım paylaşmak istiyorum:
"1980 öncesinde, ankara'da, kendisini birdenbire toplumsal çalkantıların tam orta yerinde bulan, ruhsal dengesizliğinin bunalımlarıyla kıvranan, mesleği gereği insanların hep pis yönleriyle uğraşmak zorunda olan ve ister istemez onlarla benzeştiğini fark eden bir insanın, hamamböceklerine karşı duyduğu insafsız tiksinti...
içine bir türlü kendisini yerleştiremediği bir toplum yapısına ve yaşayış biçimine karşı duyduğu nefret ve öfke..."
"1980 öncesinde, ankara'da, kendisini birdenbire toplumsal çalkantıların tam orta yerinde bulan, ruhsal dengesizliğinin bunalımlarıyla kıvranan, mesleği gereği insanların hep pis yönleriyle uğraşmak zorunda olan ve ister istemez onlarla benzeştiğini fark eden bir insanın, hamamböceklerine karşı duyduğu insafsız tiksinti...
içine bir türlü kendisini yerleştiremediği bir toplum yapısına ve yaşayış biçimine karşı duyduğu nefret ve öfke..."
devamını gör...
başörtüsüyle okumak isteyenler arabistan'a gitsin
türkiye sadece bir kesime ait değil. türkiye türklerindir yurdu. isteyen başörtüsüyle okur isteyen şapkasıyla, renkli saçlarıyla... kimsenin giyinişi kimseyi ilgilendirmez. nasıl ki açık giyinen insanlara yorum yapıldığında sizi ne ilgilendirir hrkes istediğini yapar diyorsak ve büyük bir kitle bunu savunuyorsa aynı şey başörtülü kadınlar içinde geçerli. herkes kendi inancına sahip ve inancı gereği giyinişini şekillendiriyorlar başkasını ilgilendiren bir durum yok.
devamını gör...
çabuk sinirlenen insan
bu kişi benim. çabuk sinirlenir çabuk sakinleşirim ama asla belli etmem .içimde fırtınalar kopsa yine de yüzümde mimik oynamaz. kendimi kontrol etmeyi uzun zaman önce ögrendim. ama karşımdaki kişiyi kırabilecek kadar sinirlendiysem hemen uzaklaşırım. yalnız başıma sakinlesmeye çalışırım. kendi dengesizligim yüzünden karşımdaki kişiyi kırmaya ne hacet?
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
karamsar olmak ,fazla detaycı olmak ve kendinizi hak etmeyen insanlar için yormak.
devamını gör...
atforvendetta
düz adamlar candır
lütfen ezmeyelim radyo sorumlumuzu
lütfen ezmeyelim radyo sorumlumuzu
devamını gör...
moderatör esprisine gülme zorunluluğu
devamını gör...
tek ayak cezası almak
biraz önce spor yaparken bir denge hareketi yapıyordum. tek bacağın üzerinde dengede kalıp, diğer ayağı arkaya doğru uzatıp, iki elimizi de açarak dümdüz uzattığımız ve de aşağı doğru 4 aşamada inip, 4 aşamada kalktığımız bir hareket. *
neyse o sırada ilkokul yıllarım aklıma geldi.* bu bir cezaydı ama farkında olmadan dengede kalmayı da öğretiyordu, diye düşündüm. sonrasında cezanın bizim için anlamını. düşünsenize minicik beden yaptığı bir suçun karşılığında birçok insanın karşısında cezalandırılarak yıldırılmaya çalışıyor. tekrarlanmaması için bedeni bir acı egzersizi yaparken ruhu da başkalarının önünde küçük düşürülmeye maruz kalıyor.
sonrasında bu cezayı aldığım anları düşündüm sırayla. * ilk başlarda bu durum üzücü idi. yanlış yapmış ve cezalandırılmıştım. sonrasında ise cezaya kalktığımız arkadaşlarım ile birlikte fısıltı ile konuşulan ve gizli gülümsemelerin olduğu bir ana dönüştü. ve umursamaz olmuştum artık. utanca mı alıştım yavaş yavaş, utanmamayı mı öğrendim? üstelik okulda ve öğretmenimden öğrendim. hata yapınca ceza alacağımı, cezalar karşısında yanlıştan vazgeçmemeyi ve de bu durumu tekrarladıkça umursamaz olmayı.
bir yerde yanlış varmış, yanlışlıklar ise hayatımda normal olmuş. belki de bu yüzden şu an birçok yanlışı kanıksadık kimbilir. ve belki de yanlışlıkları düzeltme yöntemlerine susmayı. *
neyse o sırada ilkokul yıllarım aklıma geldi.* bu bir cezaydı ama farkında olmadan dengede kalmayı da öğretiyordu, diye düşündüm. sonrasında cezanın bizim için anlamını. düşünsenize minicik beden yaptığı bir suçun karşılığında birçok insanın karşısında cezalandırılarak yıldırılmaya çalışıyor. tekrarlanmaması için bedeni bir acı egzersizi yaparken ruhu da başkalarının önünde küçük düşürülmeye maruz kalıyor.
sonrasında bu cezayı aldığım anları düşündüm sırayla. * ilk başlarda bu durum üzücü idi. yanlış yapmış ve cezalandırılmıştım. sonrasında ise cezaya kalktığımız arkadaşlarım ile birlikte fısıltı ile konuşulan ve gizli gülümsemelerin olduğu bir ana dönüştü. ve umursamaz olmuştum artık. utanca mı alıştım yavaş yavaş, utanmamayı mı öğrendim? üstelik okulda ve öğretmenimden öğrendim. hata yapınca ceza alacağımı, cezalar karşısında yanlıştan vazgeçmemeyi ve de bu durumu tekrarladıkça umursamaz olmayı.
bir yerde yanlış varmış, yanlışlıklar ise hayatımda normal olmuş. belki de bu yüzden şu an birçok yanlışı kanıksadık kimbilir. ve belki de yanlışlıkları düzeltme yöntemlerine susmayı. *
devamını gör...
lufthar
peki biz bu yazarı neden göremedik? bu kadar bilgi içerikli ve de okurken aynı zamanda fikren de aydınlatan, hayatın içinden de tanımlara sahip bu yazarı görmediysek bu da bizim ayıbımız olsun.
kafa sözlük yazarı. daim olsun.*
kafa sözlük yazarı. daim olsun.*
devamını gör...
grup sekste mastürbasyon yapan erkek
insanların arasına girmek istemiyor da olabilir.
devamını gör...
inançla alay etmek
herhangi bir inanç.. farketmez tüm inançlar soyuttur.
kişinin inancı ne olursa olsun; inancıyla ve inancına bağlı ritüelleriyle alay etmek ahlaksızlık, edepsizlik ve şerefsizliktir.
evrensel ahlak ve görüşün dışında adi bir eylemdir.
altta biri hakaret ve sövmeyi "ifade özgürlüğü" olarak algılıyor.. yarın başka bir başlık altında kendi fikrini eleştirecek.
"türk'ten ateist olmaz.. olamaz" irtifa düşük.
ilave: müslümanın rabbi "onların ilahlarına sövmeyin" der.. işte islam ile fırdöndü ahlak arasındaki fark.
kişinin inancı ne olursa olsun; inancıyla ve inancına bağlı ritüelleriyle alay etmek ahlaksızlık, edepsizlik ve şerefsizliktir.
evrensel ahlak ve görüşün dışında adi bir eylemdir.
altta biri hakaret ve sövmeyi "ifade özgürlüğü" olarak algılıyor.. yarın başka bir başlık altında kendi fikrini eleştirecek.
"türk'ten ateist olmaz.. olamaz" irtifa düşük.
ilave: müslümanın rabbi "onların ilahlarına sövmeyin" der.. işte islam ile fırdöndü ahlak arasındaki fark.
devamını gör...
şimdi ananı laciverte boyadım
yedi bela hüsnü filminde geçen replik.
+sen misin ulan yedi bela hüsnü?
-benim.
+sen insanı çorba yaparmışsın, öyle mi?
-ne çorbası? mercimek mi pirinç mi yoksa balık mı? senden iyi balina çorbası olur.
-şimdi ananı laciverde boyadım it oğlu it...
+sen misin ulan yedi bela hüsnü?
-benim.
+sen insanı çorba yaparmışsın, öyle mi?
-ne çorbası? mercimek mi pirinç mi yoksa balık mı? senden iyi balina çorbası olur.
-şimdi ananı laciverde boyadım it oğlu it...
devamını gör...
intikam almak vs bağışlamak
bağışlamak.
intikam almak o kişiye, "senden intikam alacak kadar seni önemsiyorum-benim için hala önemli ve kiymetlisin " demektir.
intikam aynı zamanda hırsı da getirir. hırs yaptıkça o kişiyi daha çok düşünür o kişiyle meşgul olursun. birinin sana yapabileceği en kötü şeydir bu. zihnini,zamanını "ele geçirmek"...
ama bağışlamak öyle değildir. bağışlamaktan kastım, affetmek eskisi gibi olmak,sarıp sarmalamak değil. zihnin ve bedenen o kişiyi bağışlamaktır. o kişiyi ardında bırakmaktır. yoluna bakıp, o kişinin aklını,zamanını ve bedenini ele geçirmesini izin vermemektir. bunun anlamı "ne yaparsan yap seni bağışlıyorum. beni eskisi kadar meşgul edemeyeceksin" demektir.
intikam almak o kişiye, "senden intikam alacak kadar seni önemsiyorum-benim için hala önemli ve kiymetlisin " demektir.
intikam aynı zamanda hırsı da getirir. hırs yaptıkça o kişiyi daha çok düşünür o kişiyle meşgul olursun. birinin sana yapabileceği en kötü şeydir bu. zihnini,zamanını "ele geçirmek"...
ama bağışlamak öyle değildir. bağışlamaktan kastım, affetmek eskisi gibi olmak,sarıp sarmalamak değil. zihnin ve bedenen o kişiyi bağışlamaktır. o kişiyi ardında bırakmaktır. yoluna bakıp, o kişinin aklını,zamanını ve bedenini ele geçirmesini izin vermemektir. bunun anlamı "ne yaparsan yap seni bağışlıyorum. beni eskisi kadar meşgul edemeyeceksin" demektir.
devamını gör...
güne bir başkent bırak
cape town(yasama), pretoria(yürütme), bloemfontein(yargı) - güney afrika
üç tane oldu ama yapacak bir şey yok, adamların üç tane başkenti var.
üç tane oldu ama yapacak bir şey yok, adamların üç tane başkenti var.
devamını gör...
uzun entrylerin okunmaması
uzun enrty giren yazarların kendini bilmezliğindendir.
eğer anlatılmak istenilen şey iki satırdan uzun ise filimi çekilmelidir.
terinden entellik akan yazarların olduğu şu sözlükte uzun enrty girip de insanların vaktini çalmak ne.
çekin bir kısa film izlesin insanlar.
sonra yok bilgi içerikli başlık tutmuyor, yok uzun enrty okunmuyor.
adam, söyle ilgimi çeken başlık gördü mü iki satır bir cümle yazıyım, yarım yamalak bildiğimi ile entel gibi gözükeyim fazla da yorulmayım derdinde.
ne okuyacak sizin kpss edebiyat sorusu gibi enrtylerinizi.
eğer anlatılmak istenilen şey iki satırdan uzun ise filimi çekilmelidir.
terinden entellik akan yazarların olduğu şu sözlükte uzun enrty girip de insanların vaktini çalmak ne.
çekin bir kısa film izlesin insanlar.
sonra yok bilgi içerikli başlık tutmuyor, yok uzun enrty okunmuyor.
adam, söyle ilgimi çeken başlık gördü mü iki satır bir cümle yazıyım, yarım yamalak bildiğimi ile entel gibi gözükeyim fazla da yorulmayım derdinde.
ne okuyacak sizin kpss edebiyat sorusu gibi enrtylerinizi.
devamını gör...
angaje olma
bir şeyi yapmayı üstlenme.
devamını gör...

