20 kadına birden yürüyen erkek
yokluğun dahi bünyesinde yok olduğu sözlük erkeğidir. tenine sigaranızı sürterek yakabilirsiniz.
devamını gör...
bülbülü öldürmek
harper lee' nin romanının ilk adı ‘atticus’ dur. fakat, kitabın yazarı lee, kitabın ismini sadece bir karaktere bağlamanın son derece sınırlandırıcı olduğunu düşünerek kitabın ismini değiştirmiş.
devamını gör...
hasret gültekin
hasret gültekin hayat şiiri
peki öyle olsun hayat.. zannetme ki pes ettim. kilonu tartarım kilonu. satarım kilonu da, bırakmam onuru. haziran 1992
peki öyle olsun hayat.. zannetme ki pes ettim. kilonu tartarım kilonu. satarım kilonu da, bırakmam onuru. haziran 1992
devamını gör...
alemdağ'da var bir yılan
sait faik abasıyanık'ın siroz hastalığı ile uğraşırken, içinde ölüm korkusu olduğu için karamsar bir bakış açısı ve dille yazdığı, ölümünden önce yayınlanan son öykü kitabıdır. yani yazdığı son eserdir.
sait faik'in doğa, hayvan ve insan sevgisini ve bunlara olan kendine has bakış açısını bilmeyen yoktur. içinde sonsuz bir sevgi besler o. fakat içinde bu tatlı duyguları barındıran kişi ölümle burun buruna gelince duygularına engel olamasa gerek, birden karamsarlaşmış ve bunu eserinde de göstermiştir. o çok sevdiği şeyleri bir daha göremeyeceği düşüncesi küstürmüştür belki onu. hatta istanbul'a bile küsmüştür yazar. nitekim şu sözünde içindeki kırgınlığı ve umutsuzluğu görebiliriz. evet, her şey sevgiyle başlamıştır fakat burada (istanbul'da) bir insanı sevmekle bitmiştir:
''yalnızlık dünyayı doldurmuş. sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor.''
karamsar bir bakış açısı ile yazmış diye kitabın ve içerisindeki öykülerin sakın can sıktığını sanmayın. tam tersi, o kadar kendimizden birer parça gördüğümüz, bize bir şeyler katan öykülerle dolu ki... özellikle benim kitaptaki favori öyküm dülger balığının ölümü'nden bir alıntı paylaşarak tanımımı sonlandırmak istiyorum şimdi.
elimize görünüşü dehşetli, korkunç, çirkin ama aslında küser huylu, pek sakin, pek korkak, pek hassas, iyi yürekli, tatlı ve korkak bakışlı bir yaratık geçirdiğimizden böbürlenerek onu üzmek için elimizden geleni yapacağız... bir kere suyumuza alışmayagörsün. onu canavar haline getirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayacağız.
sait faik'in doğa, hayvan ve insan sevgisini ve bunlara olan kendine has bakış açısını bilmeyen yoktur. içinde sonsuz bir sevgi besler o. fakat içinde bu tatlı duyguları barındıran kişi ölümle burun buruna gelince duygularına engel olamasa gerek, birden karamsarlaşmış ve bunu eserinde de göstermiştir. o çok sevdiği şeyleri bir daha göremeyeceği düşüncesi küstürmüştür belki onu. hatta istanbul'a bile küsmüştür yazar. nitekim şu sözünde içindeki kırgınlığı ve umutsuzluğu görebiliriz. evet, her şey sevgiyle başlamıştır fakat burada (istanbul'da) bir insanı sevmekle bitmiştir:
''yalnızlık dünyayı doldurmuş. sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor.''
karamsar bir bakış açısı ile yazmış diye kitabın ve içerisindeki öykülerin sakın can sıktığını sanmayın. tam tersi, o kadar kendimizden birer parça gördüğümüz, bize bir şeyler katan öykülerle dolu ki... özellikle benim kitaptaki favori öyküm dülger balığının ölümü'nden bir alıntı paylaşarak tanımımı sonlandırmak istiyorum şimdi.
elimize görünüşü dehşetli, korkunç, çirkin ama aslında küser huylu, pek sakin, pek korkak, pek hassas, iyi yürekli, tatlı ve korkak bakışlı bir yaratık geçirdiğimizden böbürlenerek onu üzmek için elimizden geleni yapacağız... bir kere suyumuza alışmayagörsün. onu canavar haline getirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayacağız.
devamını gör...
güne bir söz bırak
bunca yıllık yaşamımda bir tek şunu öğrendim. şu reçeteyi; mutlu olmadığın ortamdan kaç git. bunun için de güçlü ol, kendi kendine yet.
duygu asena
duygu asena
devamını gör...
başlayınca durdurulamayan şeyler
başlıklara uygun tanım girmek. mümkünse karikatürlü olanından. *
akışta gördüğüm başlıkları okuyunca aklıma ister istemez onunla ilgili bir karikatür geliyor kendimi tutamayıp yüklüyorum. "hazır bunu yuklemisken bunun bir de şöyle bir versiyonu vardı" deyip baska başlığa ya da tanıma koşuyorum, aslında tempolu yürümek lazım.*
akışta gördüğüm başlıkları okuyunca aklıma ister istemez onunla ilgili bir karikatür geliyor kendimi tutamayıp yüklüyorum. "hazır bunu yuklemisken bunun bir de şöyle bir versiyonu vardı" deyip baska başlığa ya da tanıma koşuyorum, aslında tempolu yürümek lazım.*
devamını gör...
drama köprüsü
çok severek dinlediğim bir türküdür kendileri. özellikle(bkz: haramiler) grubu tarafından çok güzel söylenmektedir.
devamını gör...
şamanizm kökenli türk adetleri
geline kırmızı kuşak bağlanmasını çoğu kişi bekaretle ilgili sanar ama aslında şamanizm kökenli bir adettir. uğur getirdiğine inanıldığı için takılır.
devamını gör...
2. ramses
ii. ramses hakkında çözülen bir hiyeroglif yazısında şöyle der: "muzaffer komutanların en büyüğü, gerçeğin koruyucusu güneş kral."
ramses, m.ö. 1279 yılından m.ö. 1212 yılına kadar tam 67 yıl boyunca ülkesini yönetmiş; politik ve kültürel gücü sayesinde m.s. 2021 yılında bile asırlar boyunca kendisinin bilinmesini sağlamıştır. eşi nefertari'dir ve şu günlerde bile mısır topraklarında gezen bir yolcu, her adımında ramses ile karşılaşır. hem hükümdarlığından önce hem de sonra sayılamayacak birçok anıta damgasını vurmuş bir kraldan bahsediyoruz.
ramses ile eşi nefertari'den oluşan çiftin, sonsuzluğa dek hüküm sürdüğü ebu simbel'deki iki tapınakta, karnak tapınağının büyük salonunda ve luxor tapınağında güler yüzlü heykellerini hiçbir mısır yolcusu akıllarından çıkaramaz derler.
resimde ramses'in kolunu nefertari'nin beline sarması, nefertari'nin ise elini ramses'in omzuna sarması gerçekten çok hoş bir görüntü sağlıyor bize.
ramses, m.ö. 1279 yılından m.ö. 1212 yılına kadar tam 67 yıl boyunca ülkesini yönetmiş; politik ve kültürel gücü sayesinde m.s. 2021 yılında bile asırlar boyunca kendisinin bilinmesini sağlamıştır. eşi nefertari'dir ve şu günlerde bile mısır topraklarında gezen bir yolcu, her adımında ramses ile karşılaşır. hem hükümdarlığından önce hem de sonra sayılamayacak birçok anıta damgasını vurmuş bir kraldan bahsediyoruz.
ramses ile eşi nefertari'den oluşan çiftin, sonsuzluğa dek hüküm sürdüğü ebu simbel'deki iki tapınakta, karnak tapınağının büyük salonunda ve luxor tapınağında güler yüzlü heykellerini hiçbir mısır yolcusu akıllarından çıkaramaz derler.
resimde ramses'in kolunu nefertari'nin beline sarması, nefertari'nin ise elini ramses'in omzuna sarması gerçekten çok hoş bir görüntü sağlıyor bize.
devamını gör...
kedi sahibi olmak
kedinin evine sığıntı olarak yerleşmek. kedinin lütfedip kişiyi evine kabul etmesi. kedi bey diyeceksiniz ulan. *
çok küçük yaşlarda köpek sahibi olmuştum. ve çok uzun yıllar hep en yakın arkadaşım olmuştu köpekler. hep etrafımda beni sev diye dolaşan, beni sevmek ve onu sevmem için can atan canlılar. nasıl lüks nasıl huzurlu...
işte sonra apartman dairesine taşındım ve bir kedi beni sahiplendi. sağ olsun evine aldı. arada dövdü, bazen sövdü...
eve geldiğimde sinirlendi. eve gelmedigimde sinirlendi. bazen beni kapıda karşıladı ve üzerime zıplayıp kollarımı tırmaladı. canım çok seviyor beni. nasıl acılı nasıl umutlu...
4 senedir daha sakin bir hayatım var. cokcok ve casper la iyi bir ev arkadaşlığı kurduk. onlara gelene kadar ki kedi maceralarım akıllara zarardı.
neyse ki artık orta yolu bulduk. derken bety geldi bana minnoş oğullarıma canavar ama olsun bir şekilde çocuklarım alttan aldı ve ona da kucaklarını açtılar. şimdi minik bir misafirimiz var. henüz ismi yok. hişt deyince bakıyor.
bolca kedili günler efem.
çok küçük yaşlarda köpek sahibi olmuştum. ve çok uzun yıllar hep en yakın arkadaşım olmuştu köpekler. hep etrafımda beni sev diye dolaşan, beni sevmek ve onu sevmem için can atan canlılar. nasıl lüks nasıl huzurlu...
işte sonra apartman dairesine taşındım ve bir kedi beni sahiplendi. sağ olsun evine aldı. arada dövdü, bazen sövdü...
eve geldiğimde sinirlendi. eve gelmedigimde sinirlendi. bazen beni kapıda karşıladı ve üzerime zıplayıp kollarımı tırmaladı. canım çok seviyor beni. nasıl acılı nasıl umutlu...
4 senedir daha sakin bir hayatım var. cokcok ve casper la iyi bir ev arkadaşlığı kurduk. onlara gelene kadar ki kedi maceralarım akıllara zarardı.
neyse ki artık orta yolu bulduk. derken bety geldi bana minnoş oğullarıma canavar ama olsun bir şekilde çocuklarım alttan aldı ve ona da kucaklarını açtılar. şimdi minik bir misafirimiz var. henüz ismi yok. hişt deyince bakıyor.
bolca kedili günler efem.
devamını gör...
muhafazakar ailenin kızı olmak
en üstteki arkadaş her şeyi söylemiş kendisine de geçmiş olsun ...
devamını gör...
güzel bir kadının merhaba demesi
merhaba! *.
devamını gör...
yaşlıların sanıldığı kadar masum olmaması
70 yaşında camiden çıkmış dedelerin baştan ayağa sapık gözlerle süzüp "maşallah yavrum" dedikten sonra babacan babacan gülmelerini, kucaklarına oturttukları küçücük çocukların orasını burasını sıkıştırmalarını, toplu taşımada yanıma oturup eliyle koluyla bacağıyla temas etmeye çalışmalarını gördükten sonra %100 katıldığım başlıktır.
devamını gör...
sözlükteki bazı yazarların densiz samimiyeti
anonimliği türkiye'de elden bırakmayın. burada insanlar aç.
devamını gör...
şah ismail
ı. ismail veya şah ismail, safevî tarikatı'nın lideri, safevi devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarı. ismail'in egemenlik dönemi, iran tarihinin en önemli dönemlerinden biridir.
safevi tarikatı, safiyüddin ishak tarafından güney azerbaycan’ın erdebil kentinde kurulmuş bir sufi tarikatdır. --- alıntı ---
safevi tarikatı, safiyüddin ishak tarafından güney azerbaycan’ın erdebil kentinde kurulmuş bir sufi tarikatdır. --- alıntı ---
devamını gör...
iz bırakan kitap cümleleri
t: ara sıra uğradığım ve bundan büyük bir keyif aldığım başlık.
"çok gençsin martin, çok gençsin evlat. yükseklere kanat çırpacaksın ama kanatların en açık renklerle bezenmiş, en narin, en ince tülden. yakıp kavurma onları. ama zaten yanıp kavrulmuşlar.."
-martin eden (kitap).
"çok gençsin martin, çok gençsin evlat. yükseklere kanat çırpacaksın ama kanatların en açık renklerle bezenmiş, en narin, en ince tülden. yakıp kavurma onları. ama zaten yanıp kavrulmuşlar.."
-martin eden (kitap).
devamını gör...
merdumlar baskında radyo yayını
hayatım bu yayını dinlediğini biliyorum. seni çok seviyorum öpüldün.
devamını gör...
jackson pollock
damlatma tekniğini kullanan ressam.bu teknikte çok geniş yüzeylere, fırça kanvasa değmeden- uzak mesafeden damlamalar ile eser ortaya çıkar. hatta öyle rivayet edilir ki pollock resim yaparken kürek, tırmık, bıçak gibi materyalleri de kullanmıştır. pollock’a göre insanlar dünyayı kendi bakış açılarından görmeyi öğrenmeli , dünyanın onların görmesini istediği bakış açısından kurtulmalıdır. yani insan dayatmalardan sıyrılmalı, ve kendi gerçekliğini haykırmalıdır.
devamını gör...

