"ne ayak oldugunu" anlamlandiramadigim ender insanlardandir elon musk. dovuyor mu seviyor mu, dunyayi mi kurtarmak istiyor yoksa daha da mi batirmak istiyor cozemedim henuz. kureselci kesime karsi da tavirli. bill gates'le de arasi limoni, karakter olarak biraz trump'a da benzemekte. bir cins yani. an itibariyle de dunyanin en zengin is adami unvanini jeff bezos'tan almis bulunmakta. zamanla gorecegiz neci oldugunu...
devamını gör...

coğrafi zenginlikleriyle bilinen frigya ile hint-avrupa istilası ile yunanlılar arasında bir çatışma çıkmış olmalı ki frigya kralı'nı eşek olarak aşağılamıştır bu mit.

kültürel çatışmalardan biri müzik yarışması hikayesiyle anlatılıyor;
apollon liriyle sahnede, marsyas ise athena'nın flüdüyle. bakın athena, atina'ya adını veren tanrıçadır. atina halkı dağın tepesine yerleşim kurarlar ama su yok. poseidon gelir çatalıyla dağı yarar su çıkar. ama yerleşimciler suyun tadına baktığında suyun tuzlu olduğunu anlarlar. daha sonra athena gelir ve onlara zeytinyağı getirir. burada poseidon çok arkaik bir tanrıdır. doğayla ilişkilidir. oysa athena kültürle ilişkilidir. kültür ve doğa hep çatışır. zaten poseidon hep agresif, öfkeli bir tanrıdır. zeus ile sürekli çatışır.
buradan anlıyoruz ki poseidon aslında ege coğrafyasında prehistorik bir ana tanrıçanın oğludur. orta asya'dan hint-avrupa istilası'yla gelenler (atı ilk evcilleştirenler) ege kıyılarına geldiklerinde buradaki tapınımı, kültürü değiştiriyorlar. (bkz: kurgan hipotezi)
işte muhtemelen frigya kralı da ege coğrafyasının yerlisi, otokton, hep oradalar. ama apollon sonradan gelmiş bir halkın tanrısı olarak frigya kralını eşek kulaklarıyla aşağılıyor.

zaten hikayeyi okuyunca apollon'un nasıl hilekar olduğunu anlarsınız. müzik enstrümanını ters tutup çalalım bir de diyor.
apollon neyi temsil ediyor? güneşi yani göksel bir tanrı. frigya kralını niye eşek kulaklarıyla cezalandırıyor? çünkü at varken eşek değersizdir. peki neden kral midas neden cezalandırılıyor? öyle zengin öyle zengin ki, offff. apollon tapınağı frigya kralı midas'ın sarayının yanında püüüühhh bir taş yığını sadece. hint-avrupa kökenli yunanlılar otokton anadolu krallığının kendilerinden daha zengin olmalarına dayanamıyorlar. tıpkı şimdiki "dünya bizi kıskanıyor" saçmalığı gibi bencilliklerinden, egosantrik fikirlerden öteye gidemiyorlar.
devamını gör...

en büyük derdiniz, iç acınız, en büyük yaranız, en büyük sevdanız, en büyük olmazınız, en uzağınız, en büyük hayaliniz, en büyük ihanetiniz, yediğiniz en büyük kazık, o / bi an geriye baktığınızda / aklınıza gelen ilk kişi, o gidip gelmeyeniz, o kaçıp geriye dönmediğiniz, o ilk kaybınız, o size son kayıp etiketini takan kimse, o size ait şarkı, o rüzgâr, o bahçe dışında her şey.

çünkü bunlardan birine bilerek veya bilmeyerek takılırsanız bir daha kurtulamazsınız.
devamını gör...

türk dil kurumuna göre dilimize fransızcadan geçen bibliyoman kelimesi kitap düşkünü anlamına gelirken bibliyomani kelimesi kitap düşkünlüğü anlamına gelir.
bibliyomani olan kişilerin kitaplara olan aşırı düşkünlükleri obsesif-kompulsif bozukluğu* belirtisi olarak gösterilebiliyor. bu da bize bibliyomani kelimesini kitapları sağlıklı bir psikoloji ile seven anlamına gelen bibliyofil kelimesi ile karıştırılmaması gerektiğini gösteriyor.
devamını gör...

doğum günlerini hiç kaçırmam.süprizde yaparım,süprizde severim..ama adım başı bir gün de olmaz, orada bir durun o kadar da sevgi pıtırcığı değiliz. çok mu eğlenmek istiyoruz o günleri geçirip kendimize başka bir gün armağan edelim ki yeterince özel olsun.
devamını gör...

onur: honoré de balzac'ın da ismi olan onur, insan ismi olarak kullanılacak kadar türkçeleşmiş ve fransızcadan geçmiş olma ihtimali türk insanının aklına gelmeyecek kadar bizdenleşmiş bir kelimedir.

türkçemizdeki en eski yazılı örneği şemseddin sami'nin 1905 yılında yayımlamanan kamus-ı fransevi adlı sözlüğündedir. orada 'onör' diye geçer, oradan da bugünkü biçimine evrilmiştir.

--- alıntı ---

honneur [fr.]: ... şeref, şan, şöhret, itibar, haysiyet, onör اونور

--- alıntı ---
devamını gör...

ben de hep yapıyorum bunu. ama benim kedim sevmiyor, çıkıyor yorganın altından. ama ben yine de yapmaya devam ediyorum. içime içime işlemiş.
devamını gör...

hayatın cilvesi.
devamını gör...

bir varmış bir yokmuş, çok eski zamanlarda, uçsuz bucaksız ormanlarda, yıkık dökük bir evin içinde yaşayan büyülü bir kadın varmış. ev o kadar eski, yıkık dökük ve karanlıkmış ki herkes oraya bakarken bile ürperirmiş.
kadın ilk başlarda buna çok içerlemiş, cok  üzülmüş oysa ki orman çok güzelmiş ve evinin manzarası dünyada başka hiçbir yerde olamayan bir manzaraya sahipmiş.
ama insanlar ormanın korkutucu olduğunu düşünür ve evinden hoşlanmazlarmış. ayrica kadının büyülü olduğu tüm insalar taranfindan da bilinirmiş. kadıncağaz da bir süre sonra alışmış yalnız yaşamaya. hatta o kadar alışmış ki, ormanın kenarından geçen insanların sesini bile duymak istemezmiş artık.
günlerden bir gün bu büyülü ve lanetli kadın her zamanki gibi müthiş bir manzaraya sahip evinin balkonunda güneşin doğuşunu bekliyormuş. hergün güneşin doğuşunu ve batışını izler, "insanlar bu güzelliği nasıl olur da görmek istemez?" diye düşünür ama yine de anlayamazmiş. oysa ormanda korkulacak hiçbir şey yokmuş ve evi de oldukça büyükmüş.
saatler geçmekte, güneşin doğuş saati yaklaşmaktaymış. lakin bu büyülü kadının içinde kötü bir his varmış. kadın beklemiş, beklemiş ama hiç geçmemiş bu his derkeeen kapının çaldığıni duymuş."kim olur da buraya gelir?" diye düşünmüş. korka korka merdivenlerden aşağı inmiş, kapının arkasına geçmiş ve dinlemeye başlamış. kapı çalmaya devam ediyormuş. kadın kendini tutamayıp seslenmiş yabancıya.
"kimsin sen?"
"ah çok şükür buldum birilerini. lütfen korkmayınız benden madam, yolunu kaybetmiş bir gezginim ben."
"nereden buldun burayı?" diye sertçe sormuş kadın.
"burada böyle bir yerin olduğundan bile haberim yoktu, ormanda ilerlerken yolumu kaybettim. aç ve susuzum bana yardım eder misiniz madam?" diye sormuş tüm nezaketiyle adam.
kadın hem şaşırmış, hem de korkmuş. kim büyülü ve lanetli bir kadına bu şekilde nazik davranirmiş ki? hem korkmamış mı bu evden ve kadından?
kadın yavaşça açmış kapıyı, biraz geri çekilmiş. karşısındaki adamda farklı bir şeyler varmış. kadın bu farklılığı anlayamamiş.
"buraya giremezsiniz bayım" demiş kadın. kehaneti anlatması gerekiyormuş.
"neden?" diye sormuş adam.
" yıllar yıllar önce bir kehanetin esiri oldu bu beden. eğer bu eve girersen bu kehanet ikimizi de yok eder."
"ne kehanetiymiş bu?" diye sordu adam tüm merakiyla.
"eğer bu manzarayı sonsuza kadar izlemek ve huzurlu olmak istiyorsam bu karanlık evde, sonsuza kadar tek başıma ve yalnız yasamaliyim. yoksa bu eve giren yabancı da ben de sonsuz mutsuzluğun esiri olacagız" diye açıklamış kadın.
adam buna çok şaşırmış lakin bu kadının halinden o kadar etkilenmiş ve manzarayi o kadar çok merak etmiş ki kendisine engel olamayıp içeri girmiş.
"ne yapıyorsun sen?" diye sormuş kadın. "ikimizi de mutsuz mu etmek istiyorsun?"
"hayır madam fakat bu manzarayı sizinle izlemek için tüm her şeyimi verebilirim. bırakın bu manzarayı izlerken mutsuz olalım, en fazla ne olabilir ki?"
kadının bir şey demesine gerek kalmadan adam girmiş içeri. içerisi olabildiğince karanlık ve soğukmuş. adam ürperdiğini hissetmiş.
"neden bu kadar karanlık ve soğuk burası? "diye sormuş kadına.
"çünkü buna mecburum. hem alıştım artık, seviyorum burayı." demiş kadın.
adamın şaşkınlığı ve kadına olan merakı artıyormuş.
"ne zaman görebilirim manzarayı?" diye büyük bir merakla sormuş genç adam.
"yukarı balkona geçelim, görmemiz an meselesi" diyerek merdivenlerden çıkmaya başlamış kadın. hem yıllardan sonra ondan korkmayan birileri olduğu için mutluymuş hem de olacakları bildiği için korkuyormuş bu lanetli kadın.
birlikte balkona çıkmışlar. kadın sandalyelerden birine oturmuş ve adamın da oturması için karşısındaki sandalyeyi göstermiş. adam sakin ve yavaş adımlarla ilerleyerek oturmuş kadının gösterdiği yere. kadın adama bir fincan kahve koymuş ve adamdan bir şarkı rica etmiş. iki sessiz ruh bu eşsiz manzarayı beklemeye başlamış. manzara yavaş yavaş yükselirken adam manzaraya aşık olmuş. bu ne güzel manzaraymiş böyle? kadın "çok alışmayin ve sevmeyin bu manzarayi yoksa ikimiz için de çok zor olur"demis.adam kadının bu dediklerini bir türlü anlayamıyormuş.güneş tamamen doğana kadar izlemisler bu manzarayı. kadın bir yandan çok mutlu bir yandan da çok rahatsızmış bu durumdan.

 adam gün batımıni da izlemek istediğini söylemiş. kadıncagiz kıramamış ruhu güzel adamı. gün batmaya başlayana kadar sohbet etmişler, şarkılar dinlemişler, danslar etmişler ve gün batımı başladığında oturup izlemeye başlamışlar bu mükemmel manzarayı. tam o sırada adamın aklına gitmek zorunda olduğu gelmiş. adam gitmek zorundaymiş çünkü onu bekleyen küçük bir kızı ve işleri varmış. kadın da biliyormuş adamın gidecegini, çünkü belliymiş kehanetin neler getireceği.
taa en başında söylemisti bu gönlü kara kadın kehaneti ama dinlememisti adamın meraklı kalbi. iki aciz ruh, sabaha kadar ayrılacaklarini bilerek, nasıl ayrılacaklarini düşünmeye başlamışlar. adam bilmiyormuş eve girerken bu manzaraya aşık olacağını, bu kadına alışacağını. kadın ise biliyormuş olacakları fakat karşı koyamamış bu hayran olunası kişiye. zar zor gözleri buluşmuş bir anda. ağlamaya başlamış yarım olan bu ruhlar. ayrılacak olmalarına, kaderlerine, kehanete, aciz ve çaresiz olmalarına...
hiçbir şey diyemeden, sessizlikleri ile konuşarak ağlamaya başlamışlar. derken güneş aydınlatmaya başlamış etrafı lakin artık bu iki ruhun tek manzarası karşısındaki aciz bedenden başka bir sey değilmiş. birbirlerinden daha güzel bir manzara bulamayacaklarini ikisi de biliyormuş çünkü. ne adam kalkıp gidebilmiş yerinden ne de kadın kovabilmis bu adamı. sonra kader belirivermiş birden. kadını sonsuz bir uykuya yatırmış, adamı da alıp kapı dışarı etmiş ve rivayete göre bir daha hiçbir zaman orada güneş doğmamış.
devamını gör...

ingilizce demonstration “gösterme” sözcüğünden türetilmiştir.
müşteriye fikir edinebilmesi için ücretsiz verilen nümune. bazı önemli özellikleri çalışmayan oyun veya yazılım örnek verilebilir.
devamını gör...

sony (playstation) microsoft (xbox) nintendo (switch) olarak günümüzde aktif rol üstlenmektedirler. sony ve microsoft genellikle aaa kaliteli grafiği yüksek detaylı senaryosu güçlü olan oyunlar yapmaktadır. nintendo ise günümüzden bugüne kadar mario zelda gibi farklı oyuncu kitlelerine hitap eden oyunlar geliştirmektedirler.

sony playstation oyun konsolu yıllara göre,

- playstation (ps, ps1, ps one) 1994 yılında piyasaya çıkan konsolun 2004 yılında üretimi durmuştur. özellikleri * movie card sayesinde vcd filmleri oynatma özelliği. (sony'nin lisanslı aksesuarı değildir) * müzik cdlerini çalıştırma * kendi psone oyunlarını çalıştırma * modchip sayesinde back-up oyunları çalıştırma (sony'nin lisanslı aksesuarı değildir) * kendi movie card'ı haricinde; gameshark adlı kod makinesi bulnumaktadır, içindeki kayıtlı kodlar ile beraber yüklenen oyunlar şifreyle oynanabilmektedir, ayrıca bu eklentiyle cd, mp3 vb. çalınabilir.

- playstation 2, 2005 yılının aralık ayında, 100 milyonuncu kullanıcısına kavuştu. artık konsol piyasasının %90’ını sony ve sony’nin playstation 2’si oluşturuyordu. ps 2 tarihin hala en çok satan oyun konsolu ünvanını bügüne kadar korumaktadır.

- psp (portable taşınabilir oyun konsolu) sony bu kez taşınabilir konsol piyasasında yer almak istiyordu ve playstation 2 ile neredeyse aynı güce sahip bir el konsolu olan psp‘yi satışa sundu. böylece gelmiş geçmiş playstation modelleri arasında bir el konsolu katılmış oldu.

- 2006 – playstation 3 playstation 3’ü piyasaya 2006 yılında sürdü. ilk dönemlerini oldukça pasif ve eleştiri altında geçiren playstation 3’ün yapabilecekleri ancak yıllar geçtikten sonra anlaşılabildi. son dönemlerini yaşayan playstation 3’ün gücünü uncharted 3: drake’s deception, heavy rain, god of war 3 gibi oyunlar sayesinde görebildik.

- 2011-2012 – ps vita sony, 2005 yılında piyasaya sürdüğü psp ile istediği başarıyı yakalayamamış olsa da, bu kez çok daha sağlam bir şekilde taşınabilir konsol piyasasına giriş yaptı diyebiliriz. ps vita‘yı duyurduktan yaklaşık altı ay sonra japonya‘da piyasaya süren sony, satış rakamlarında şu anda stabil bir grafik çiziyor. neredeyse playstation 3 ile aynı görsellik sunan ve tam bir multimedya merkezi olan ps vita, 27 şubat 2012‘de ülkemizde satışa sunulacak.

- 2013 – playstation 4 sony, 15 kasım 2013 tarihinde playstation 4 modeliyle karşımıza çıktı. aydınlatmaya sahip olan dualshock 4 oyun kolu oldukça dikkat çekmeyi başardı.

- 2020 – playstation 5 playstation 5‘in gelmiş geçmiş en hızlı oyun konsoludur.hatta bu hızın, oyun açılış sürelerinin de ne kadar geliştiğini bizlere ssd sayesinde göstermiştir.sony’nin şimdiye kadar ürettiği en güçlü playstation olan playstation 5, güçlendirilmiş ve özelleştirilmiş bir cpu ve gpu‘ya ek olarak; aynı zamanda ultra yüksek hızlı bir ssd sabit sürücüye de sahip. bu özellikleriyle eşsiz bir yükleme hızı ve kullanıcısına harika bir deneyim yaratmayı hedefliyor. konsolların ek olarak; donanım destekli ray tracing, göz kamaştırıcı 8k çıkış, 120 fps’ye kadar destek ve 3d ses kalitesi özellikleri de bulunuyor. önceki konsolların aksine 120 fps desteğiyle, belirli oyunların daha düzgün çalışmasına olanak tanıyor. oyunların çözünürlük açısından nasıl göstereceği performans oyun geliştiricisine ait olsa da ps5 yüksek çözünürlükle akıcı bir oyun deneyimi sunuyor. ray tracing, ışık ve gölgenin gerçek dünyada çalışma şeklini sanal dünyaya aktarmak için tasarlanmış bir grafik teknolojisi olan ray tracing, ışık ışınlarını simüle ettikten sonra takip ederek çalışır ve gerçekçi sahnelerin oluşmasını sağlar. disney pixar gibi önemli sinema şirketleri tarafından filmlerde kullanılan teknolojiyle aynı olan ray tracing teknolojisi sayesinde oldukça çarpıcı sonuçlar elde ediliyor. playstation 5 zaten artık bilindiği üzere dev gibi bir gövdeye sahip. bu boyuyla beraber sony'nin şu ana kadarki en büyük oyun konsolu oluyor, bununla da kalmıyor microsoft cephesinin xbox series x modelinden de daha büyük, daha kallavi duruyor. sony, bu kez beyaz bir konsol üretti. özel sürümleri saymazsak 3 jenerasyon boyu siyah renkten sonra beyaz tasarım, ne yalan söyleyelim biraz içimizi açtı. iç kısmındaki siyah bölüm ise parlak piyano renginde tasarlanmış. bu arada dikkat etmek lazım, bu yüzey çizilebilir duruyor. dualsense. ps5’in oyun kolu, xbox one’ın kontrol cihazıyla dualshock 4’ün karışımına benziyor. ancak dualsense, fiziksel tasarımından daha fazlasıyla öne çıkıyor. dualsense, daha büyük analog kontrollere ve yön tuşları (d-pad) arasında çok fazla alana sahip. yeni nesil kontrol cihazı, dualshock gibi ön tarafta geniş bir dokunmatik yüzeyle geliyor. diğer yandan artık touchpad’in solunda “paylaş” (share) düğmesi yer almıyor.

microsoft xbox

- xbox serinin ilk çıkış yapan konsolu olarak 15 kasım 2001 tarihinde kuzey amerika'da, 22 şubat'da japonya'da ve 14 mart 2002 tarihinde avustralya ve avrupa ülkelerinde satışına başlanmıştır. xbox'un kendiliğinden içerisinde yer alan depolama ünitesiyle 8 gb'lık bir alan sunması oyun konsolları konusunda devrim niteliğindeydi. ayrıca xbox rakiplerini geride bırakmayı planlayan pentium ııı işlemci, 250 megahertz 3d grafik işlemcisi, dvd sürücüsü, hdtv desteği ve diğer birçok öne çıkan özelliği içerisinde barındırıyordu.

- xbox 360 kasım 2005 yılında sony'nin ps3'ü ve nintendo'nun wii'sine rakip olarak geliştirilmiştir. 2013 yılına kadar gerçekleşen satışlarda xbox 360 dünya çapında 78.2 milyon satış hacmini yakalamayı başarmıştır. xbox 360 bir önceki ürün olan xbox'a göre tamamen farklı bir fiziksel görünüme sahip olarak kullanıcıların karşısına çıkmıştır. ayrıca bir önceki nesle göre çok daha gelişmiş özellikleri içerisinde barındıran xbox 360, 3.2 ghz trile-core işlemci, 10 mb dram grafik işlemcisi, 512 megahertz ram ve 12x okuma hızına sahip dvd-rom'a sahiptir.

- xbox one kasım 2013 yılında kuzey amerika başta olmak üzere satışına başlanan ve şuan için xbox serisinin çıkış yapmış olan ürünüdür. rakibi olarak sony'nin ps4'ü ve nintendo'nun wii u'su gösterilmektedir. diğer xbox ürünlerine göre xbox one daha çok internet bazlı özellikleriyle öne çıkmaktadır. içerisinde ekran kayıt etme ve yayınlama gibi birçok gelişmiş özellik yer almaktadır. ayrıca xbox one sesle de kontrol edilebilmektedir.

- xbox series x ile s playstation 5’e cevabını iki farklı xbox modeliyle verdi. xbox series x ve xbox series s aynı aileye dahil olsalar da birbirlerine hiç benzemeyen tasarımlara sahip. tasarımları arasındaki farklar, yukarıdaki görsele bakıldığı zaman kolaylıkla anlaşılabiliyor. xbox series x dikey kullanım için üretilmiş gibi duruyorken xbox series s yatay bir şekilde de rahatlıkla kullanılabilmesi için üretilmiş gibi duruyor. box series x, açıklanan donanımlar göz önüne alındığı zaman tam bir performans canavarıdır. xbox series s ise series x’e yetişemiyor olsa da günümüzün gereksinimlerini yeterince karşılamaktadır. series x de series s de amd tarafından özel olarak geliştirilen, zen 2 mimarisi üzerine kurulu sekiz çekirdekli işlemcilere sahip. series x işlemcisinin frekans hızı 3,8 ghz iken series s işlemcisinin frekans hızı 3,6 ghz olacak. işin içine ‘multithreading’ girdiği zamansa series x işlemcisi 3,6 ghz, series s işlemcisi ise 3,4 ghz hızında çalışmaya devam edebilecek. xbox series x’in ekran kartı 12 teraflop işlem gücüne sahipken series s’in ekran kartı 4 teraflop işlem gücüne sahip.

oyun dünyasının atası nintendo

- game & watch 1980 yılında nintendo’nun çıkarttığı ilk oyun konsoludur. gunpei yoko yazılımını yaptı. elinde hesap makinesiyle uğraşan birini gördükten sonra aklına böyle bir fikir geldiğini söylüyor.

- nintendo eğlence sistemi (nes) 1985 yılında tv’ye bağlanabilen konsol nes’i çıkartan nintendo 62 milyona yakın bir satış yaptı. 90’lı yılların sonunda hiç beklenmeyen bir başarı ile oyun dünyasında bir numara oldu.

- game boy ( el konsolu) 1990 yıllarının en çok satan oyun konsolu olan game boy 1989 yılında çıktı ve 120 milyona yakın bir satış yaptı. günümüzde hala genç yaşlı çoğunluk bu oyun konsolunu hatırlar vaybeee!! gibi tepkiler verirler.

- süper nintendo eğlence sistemi (snes) 1990 yılında çıkan çıkan snes’in rakibi tek rakibi sega‘ydı. fakat aralarında fark biraz daha yumuşak olan oyunları ile ailelerin tercihi olan nintendo idi. sega daha çok büyük yaştaki çocuklar ve gençleri kendine çekmeyi başarmıştı. sega’nın efsane oyunu mortal kombat, kan ve şiddet vardı. hepimizini atari diye bildiğimiz kartuş oyun konsolları snes oyun konsolundan esinlenmiştir.

- virtual boy 1995 yılında çıkan virtual boy resmen başarısızlıktı. çünkü 1 milyon bile satamamıştı. 800 binlik bir satışa ulaşamayan virtual boy, 1996 yılında üretimi durduruldu. sanal gerçeklik ilk defa gündeme düşmeye başladı.

- nintendo 64 1996 yılında çıkardığı oyun konsolu nintendo 64, 33 milyonluk bir satışa ulaştı fakat sony play station’u eğer çıkarmasaydı belki daha da satabilirdi. sony cd teknolojisine geçmişti, fakat nintendo kasetli teknolojisini halen kullanıyordu.

- gamecube piyasada sony playstation vardı ve ciddi rakipti. sony playstation 2’yi çıkarttı ve ardından herkesin heyecanla beklediği gamecube çıkmıştı. fakat nintendo dc’den görünüş olarak aynı, gözle görülen diğer farkı kaset yerine cd’ye geçmişti. 2001 yılında çıkan gamecube 22 milyon satarken, play station 2 ise 155 milyon satmıştı.

-nintendo ds 2004 ( el oyun konsolu) özellikle şiddet içermeyen oyunlar geleneğini bozmaması ve beyni zorlayan oyunlar çıkartan nintendo ilk defa 154 milyonluk satışı 2004 yılında çıkarttığı nintendo ds ile yakaladı.

- wii 2006 yılında çıkan wii, 102 milyona yakın bir satışla sony playstation‘a ilk defa yaklaştı. oyun dünyasına bambaşka bir soluk getirmiştir. özellikle aileler arasında spor bowling gibi hareket algılayacısı ile yoğun kitlelere keyifli oyun imkanı sunmuştur.

- wii u nintendo ürün ailesinin en kötü 2. satışını yapan wii u 2012 yılında çıktı ve 13,4 milyonluk bir satış yapabildi.

- nintendo switch 3 mart 2017 (switch) 20 eylül 2019 (switch lite) nintendo switch, firmanın piyasaya sürdüğü hibrit özellikli ve mobil oyun konsolu olarak dikkat çekiyor. hem bir tablete sahip olup taşınabilir bir oyun konsolu haline gelebilen switch, hem de switch dock adını taşıyan aparatı ile sabit bir oyun konsolu konumuna gelebiliyor. nintendo switch, dock üzerinden tv ile oynama, tablet ile oynama, tableti ekran olarak kullanım şeklinde oynama, taşınabilir oyun kumandasını ikiye bölerek iki kişi oynama, birden fazla switch ve kolları ayırarak 4 kişi ortak oynama gibi birçok farklı modu bulunuyor. böylece oyun zevkinizi her zaman ve her yerde farklı farklı şekilde deneyimleyebileceğiniz oyun konsoludur. nintendo switch öncelikli olarak joy-cons olarak adlandırılan iki ayrılabilir, kablosuz kontrol cihazı tarafından kontrol ediliyor ve sistem rahat bir kanepe oyunu için onları kilitlemek için kullanışlı bir kumanda koluyla birlikte geliyor. bu harika! maalesef, switch'in kontrol cihazlarını birlikte verilen tutamakla şarj etmek imkansız. kontrol cihazlarını kutudan çıkarmanın tek yolu onları doğrudan switch tabletine bağlamaktır, böylece eğer piller bittiğinde tv modunda oyun oynamayı imkansız kılar. nintendo switch, her bir ürünü ile sahiplerini ömür boyu oyunlara hapsedebilecek bir özelliğe sahip. konsolun ilk yılında 20 milyon satış rakamını devirmesinde büyük rol oynayan oyunların başında ise super mario odyssey, mario kart 8 deluxe ve the legend of zelda: breath of the wild gibi oyunlara sahiptir. nintendo switch oyunları tek oyunculu ve çok oyunculu seçenekleri ile hane halkı için de hazır eğlence imkanı sunuyor. örneğin pist ve oyuncu seçeneği içinde boğulma tehlikesi geçirdiğiniz mario kart 8 deluxe ikiden fazla oyuncu ile oynanabiliyor. dahası, ek bir kontrol cihazı almak üç oyuncunun bir taneye karşı kapışmasına izin veriyor. nintendo switch, sınırsız bir oyun dünyasına açılan küçük bir konsol. rakiplerine kıyasla bir bilgisayar hissi vermeyen switch anında açılan bir nintendo arayüzü gibi işliyor. kullanımı son derece pratik ve hızlı olan konsolun oyunseverleri çeken özelliğinden biri oyun esnasında ekran görüntüsü almaya imkan vermesi. switch oyun heyecanının arasına internet tarayıcısı, sosyal medya veya streaming hizmetleri sokmuyor, sadece oyuna odaklanıyor. switch, oyun donanımlarının getirdiği alışkanlıkların dışına çıkıyor ve oyunseverleri kendi dünyasına çekiyor.
devamını gör...

sabahın bu köründe dinlenen akıl sır ermez müzikler serisinin bir başka hali, orijinali türkü.

ama bu sabah türkünün bu hallerine takıldık biz, allah ve türkü severler affetsin.*

öykümüz chicago'da 1979 model pontiac gto marka bir arabada başlıyor, bissssmiiii!

devamını gör...

filmde tüm saatler 4:20 yi gösterir gerçekten bununla ilgili bir kaç teori var:

- filmlerde görürüz polislerin telsizle konuştuğu anda suçu tanımlamak için kullandıkları kodlar vardır. 420 kodu marijuana içimi için kullanılan kodmuş.
- adolf hitler' in doğum günü 20 nisandır. amerikancada bu 4/20 olarak okunur.
- kimisi bob dylan’ın “rainy day women 12 & 35” şarkısını referans gösterir çünkü 12 kere 35 = 420.

en kabul gören teori ise california da bir lisede 1971 yılında beş öğrencinin saat 4:20 pm de buluşarak marijuana içmeleridir. o saatte ortalık boş oluyormuş, onlarda hazır ortalık boş diye çekiyorlarmış.

4/20 yani 20 nisan abd de yanlış bilmiyorsam "weed day" olarak kullanılıyor.
devamını gör...

çitleri çevirip ilk kez burası benimdir diyen insanı ortadan kaldırırdım.
çünkü dünyadaki bütün sorunlar benimdir diyenler yüzünden başladı.
devamını gör...
(tematik)

aysuns isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

zekai tunca, (d. 1944, ankara). türk sanat müziği sanatçısı.
devamını gör...

edgar wright’ın yazıp yönettiği muhteşem bir komedi filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
nerd do well kitabının yazarı ve nerd olma konusunda alnı açık, başı dik olarak göğsümüzü kabartan simon pegg ve her zaman, her haliyle doğal bir komik olan ve simon pegg ile bir araya geldiğinde kaymaklı sütlaç etkisine neden olan nick frost devamlı olarak yaptıklarını yapmışlar ve izleyenlerin kahkaha atmalarına neden olmuşlardır elbette. oyuncular arasında güzel bir de sürpriz var. canımız ciğerimiz bilbo baggins’imiz martin freeman.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
londra’nın en iyi polisi, belki en iyi demek yeterli olmaz, süper polisi, mega polisi, ultra polisi nicholas angel suç oranı sıfır olan tatlı ve sevimli bir kasabaya gönderilir başarılarından ötürü. bu başarılar, birlikte çalıştığı insanları çok rahatsız ettiği için de olabilir tabii bu atamanın nedeni.


atandığı kasaba şirinler köyü gibidir, herkes sevgi pıtırcığıdır, sıkıcı olmamak belki de kasabada işlenecek tek suçtur. ama kasabada hiç suç işlenmediği için nicholas başta çok sıkılmaya başlar ve ona yardımcı olmak için atanan pc danny butterman bazı taşları kaldırıp altlarına bakmaya karar verir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
o taşların altından ne çıkacağını siz izleyince göreceksiniz ama ben şunu bilir şunu söylerim ki eğer bir yer çok sessizse orada çok fena şeyler yaşanmıştır.
devamını gör...

çalıştığım fabrikada elektrikçi usta var 50-55 yaşlarında manisalı, geçen ağzında sigara elinde sarı apaçık bir çay diğer elinde bayatlamış negro (bu arada dünyadaki en ırkçı gıdadır) bana hayatımda duyacağım en mantıklı tezi sundu. "yav mehendis aşı var olcenmi sen kevkev, bak çıkarsa sakın olma benim hanım astım hastası ben zor engelledim aşı olmasını sakın hee kevkev yavur biz türklerin çok kudretli ve dahi olduğumzu öğrendi ve dünyayı yönetmemizi engellemek için bize aşılarla çip enjekte edip bizi mallaştıracaklar" dedi. bunu söyleyen adama inanır mıyım? tabii inandım okadar lisans, mba, almanca italyanca bilmemne yurtdışı yurtiçi yok diploma hepsi çöp, bu adam gözümü açtı işte gerçekleri farketmemi sağladı. aslında mal olmamıza gerek yok çünkü ben zaten malım o kadar emekle bu adamın yarı maaşını alan bir malım. aşı çıkarsa iki kolumada vurdurcam lan bide dönücem popodan bassınlar ne çipi olm...
devamını gör...

sevgili bulmaya çalışıyoruz. şaka şaka. kitap falan okuyorum, bir şeyler karalıyorumara sıra, müzik aletlerini öğrenmeye çalışıyorum. film izliyorum falan yapıyorum bir şeyler. mutlu olmak için illa da yanımızda biri olmasına gerek yok bunu unutmayın. öpüldünüzz
devamını gör...

satrançta e4-c5 olarak yapılan çok keskin bir açılıştır. şu an the queen's gambet dizisini izleyenler ya da satranç oynayanlar bunu mutlaka bilir. çok sert bir açılış olmasıyla ünlü olup ufak bir hata veya dikkatsizlikte karşı tarafı aniden yenebilirsiniz. eğer rakibiniz sicilya savunması ile oyunu başlatmışsa dikkat edin derim çarpılabilirsiniz.

aşağıda ilgili videoyu izlemenizi tavsiye ederim:

sicilya savunması
devamını gör...

zamanında pir sultan abdal'ın ölümüne sebep olan zihniyet ile madımak katliamını yapan zihniyet aynıdır! failleri hâlâ aramızda olan ve ülkemizde derin izler bırakan bu katliamı unutma!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim