insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
kaba saba tavır ve konuşmalar.
devamını gör...
sözlükte ders çalışan tip
baştan söyleyeyim kimse ile polemiğe girme, kimseyle dost ya da düşman olma amacım yok fakat bir şey bana son derece garip geliyor ki yazmadan edemeyeceğim: ders çalışıp bu konularda sözlükte başlık açmak.
sabah uyanıyorum, bilgisayarı açıyorum bir bakıyorum sol frame tamamen tıp terimleri ile dolu.
gelip niye konuları burada tekrar ediyorsunuz?
insanlar gelip endoplazmik retikulum da neymiş diye buradan mı bakıyorlar?
amacı nedir bir türlü anlayamıyorum.
sabah uyanıyorum, bilgisayarı açıyorum bir bakıyorum sol frame tamamen tıp terimleri ile dolu.
gelip niye konuları burada tekrar ediyorsunuz?
insanlar gelip endoplazmik retikulum da neymiş diye buradan mı bakıyorlar?
amacı nedir bir türlü anlayamıyorum.
devamını gör...
deniz gezmiş
mare nostrum
en uzun koşuysa elbet türkiye' de de devrim
o, onun en güzel yüz metresini koştu
en sekmez lüverin namlusundan fırlayarak
en hızlısıydı hepimizin
en önce o göğüsledi ipi
acıyorsam sana anam avradım olsun
ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun! (can yücel)
6 mayıs 1972... hoşça kal kardeşim deniz!
en uzun koşuysa elbet türkiye' de de devrim
o, onun en güzel yüz metresini koştu
en sekmez lüverin namlusundan fırlayarak
en hızlısıydı hepimizin
en önce o göğüsledi ipi
acıyorsam sana anam avradım olsun
ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun! (can yücel)
6 mayıs 1972... hoşça kal kardeşim deniz!
devamını gör...
hala yapmak istenilen çocukluk aktiviteleri
salıncağa ve tahterevalliye binmek. çocukluğumdan beri en sevdiğim şey olabilir.
devamını gör...
cinsiyetçi başlık açanlar uçurulsun kampanyası
ayrımcılık, nefret ve düşmanlık eksenindeki fikirleri savunan tek hücreli organizmaların esaslı bir linç yedikten sonra kendi açtıkları başlıktan topuklamalarını görmekten zevk aldığım için destek vermediğim kampanya.*
devamını gör...
kuru soğuk
şimdi dışarıdan geldim kesikler içinde. kağıt kesiği gibi yakıyor değdiği yeri. deniz yoksa ya da çok uzaksa kuruyor soğuk, yakıyor, kavuruyor ayaz.
devamını gör...
jaguar e-type
jaguar'ın 1961-1975 yılları arasında ürettiği efsanevi spor araba.. muhtemelen jaguar'ın ürettiği en meşhur, en bilinen, en spor araba da olabilir.. 240 km/h son hızıyla, 7 saniye civarında 0-100 değeri ile, monokok şasisiyle (ki o zamanlar çok yaygın değil), frenleriyle, ön arka bağımsız süspansiyonuyla oldukça kombine, hızlı, hafif bir spor arabaydı..

1955 yılında jaguar, d-type isimli yarış arabasıyla le-mans 24 saat yarışlarına girer ve 55'ten itibaren tam 3 kez üst üste bu yarışı kazanır.. bu başarısıyla oldukça büyük ün yapmış jaguar bunu paraya dökmek ister ve bu yarış araçları üzerinden insanların trafikte de kullanabilecekleri spor araç yapma fikri ile bu araç yapılır.. iyi ki de yapılmıştır..

araç o zamanlar yaygın olmayan monokok şasiye sahipti demiştik.. alttaki resimde görüldüğü üzere aracın ön tarafı profillerden yapılma kafesvari bir sistemden oluşuyor ve bu sistemde ön yürüyen aksam ve motor bulunuyor.. bu sistem ise monokok şaseye vidalarla bağlanıyor.. o zamanlar merdiven şase * yaygın iken bu aracın yapımında oldukça ileri görüşlü bir girişimde bulunulmuş ki, bu sayede aracın ağırlığı sadece 1315 kg idi.. günümüz süperspor otomobiller de bu şekilde yapılıyor, tek fark monokok şase ve profiller kompozit malzemeden yapılıyor..

e type 3 farklı tipte üretildi.. üstü açılmayan 2 koltuklu model, aynısının 4 koltuklu modeli ve üstü açılabilen yani "roadster" 2 koltuklu model.. 4 koltuklu olan modelinde tabi ki de o fazladan 2 koltuğu sığdırmak için daha uzun bir şase kullanılmış.. bu modeli 1966 yılında çıkmış..

tüm el yapımı araçlarda olduğu gibi bu araçlarda da farklılıklar mevcuttu ama üretildiği dönemde 1. seri*, 2. seri ve 3. seri vardır..
ama farklılıklar her araçta o kadar farklıydı ki series 1 ile series 2'yi ayırt etmek çok zordu.. bu araçların en pahalıları ve değerlileri de series 1'lerdi..

1961'den 1964'e kadar üretilen modellerde 3.8 litre sıralı 6 motor vardı.. bu motor xk150 modelindeki motor ile aynıydı.. 1965-1967 yılları arasındaki modellerde ise motor hacmi 4.2 litreye çıkarıldı ve güçte bir değişiklik olmadı ama torkta %10 civarında artış elde edildi.. zaten en değerli olanları ise bu modellerdir.. 265 hp güç, torku ise 325 nm'den 380 nm'ye çıkmıştı.. motor önceki motordan oldukça farklıydı ve bunun sonucu olarak gaz tepkileri vs. oldukça beğenildi..
3.8 litre

4.2 litre

series 2'de en büyük değişiklik farlardaki camların kaldırılması oldu.. buna ek olarak arka tamponda değişiklikler daha büyük sinyal lambalar, önde daha büyük bir hava girişi ve bu hava girişine yerleştirilmiş elektrikli soğutma fanlarıydı.. klima ve hidrolik direksiyon opsiyoneldi..

series 3'te motor da değişti ve 5.3 litre v12 motor konuldu.. bu motor aslında le-mans'ta yarışması için yapılmış bir yarış aracının motoruydu.. prototip olarak bir araç yapılmıştı ama iptal edildi, ardından motor 3. nesil e-type'a konuldu.. otomatik vites ve tel jantlar, biraz köşeli sayılabilecek bir ön ızgara bulunuyordu.. uzun olan şasi kullanıldı, kısa şase üretilmedi.. sadece 2+2 coupe ve roadster devam etti..

konsept tasarımları da vardır..
jaguar e-type low drag coupe: e-type tanıtıldıktan sonra "acaba daha fazla d-type ruhu katabilir miyiz bu araca?" düşüncesiyle yapılmış konsept bir model.. test için bir adet üretilmiş.. şasede çelik kullanılan normal e-type'ın aksine bunun şasesi komple alüminyumdan.. yani daha hafif.. daha hafif dış kaporta, daha eğimli ön cam, arka tekerin arkasındaki kaportada fren soğutması için hava kanalları yapıldı.. iç trim komple çıkarıldı ve sadece şanzıman tünelinin yalıtımı bırakıldı.. d-type'daki 3.8 litrelik motorun biraz daha oynanmış versiyonu kullanıldı..
1962 yılında bu araç yapıldı ve bir yıl sonra kendi yarışçıları dick protheroe'e satıldı.. kendisi vefat ettikten sonra da bir koleksiyoncuya satıldı..

lightweight e-type: low drag coupe modelinin üzerinden elde edilen tecrübeler ile üretilen özel bir modeldir.. sadece 20 adet üretilmiştir..
300 hp'lik modifiye edilmiş 3.8 litrelik motoru kısa vites oranlarına sahip 4 vitesli şanzımanla birlikte kullanılmıştır.. son modelleri 5 vitesli zf şanzımana sahiptir.. d-type'ın kazandığı le-mans gibi büyük organizasyonların aksine lightweight e-type, sahiplerinin katıldığı küçük yarışlarda oldukça başarılı olduğu söylenmektedir..

lightweight modelinden 18 adet üretilmesi gerekiyordu ancak 12 adet üretildi.. talep olmadığı için üretilmedi.. ancak şaseleri jaguar'ın elinde duruyordu ve kalan 6 şaseyi atmadı.. 2014 yılında jaguar heritage business üretmedikleri 6 aracı üretebileceklerini duyurdular.. tamamen eski zamanlarındaki yöntemlere bağlı kalarak, el yapımı bir şekilde üreteceklerini ve satış için önceliği koleksiyonculara vereceğini duyurdu..

1955 yılında jaguar, d-type isimli yarış arabasıyla le-mans 24 saat yarışlarına girer ve 55'ten itibaren tam 3 kez üst üste bu yarışı kazanır.. bu başarısıyla oldukça büyük ün yapmış jaguar bunu paraya dökmek ister ve bu yarış araçları üzerinden insanların trafikte de kullanabilecekleri spor araç yapma fikri ile bu araç yapılır.. iyi ki de yapılmıştır..

araç o zamanlar yaygın olmayan monokok şasiye sahipti demiştik.. alttaki resimde görüldüğü üzere aracın ön tarafı profillerden yapılma kafesvari bir sistemden oluşuyor ve bu sistemde ön yürüyen aksam ve motor bulunuyor.. bu sistem ise monokok şaseye vidalarla bağlanıyor.. o zamanlar merdiven şase * yaygın iken bu aracın yapımında oldukça ileri görüşlü bir girişimde bulunulmuş ki, bu sayede aracın ağırlığı sadece 1315 kg idi.. günümüz süperspor otomobiller de bu şekilde yapılıyor, tek fark monokok şase ve profiller kompozit malzemeden yapılıyor..

e type 3 farklı tipte üretildi.. üstü açılmayan 2 koltuklu model, aynısının 4 koltuklu modeli ve üstü açılabilen yani "roadster" 2 koltuklu model.. 4 koltuklu olan modelinde tabi ki de o fazladan 2 koltuğu sığdırmak için daha uzun bir şase kullanılmış.. bu modeli 1966 yılında çıkmış..

tüm el yapımı araçlarda olduğu gibi bu araçlarda da farklılıklar mevcuttu ama üretildiği dönemde 1. seri*, 2. seri ve 3. seri vardır..
ama farklılıklar her araçta o kadar farklıydı ki series 1 ile series 2'yi ayırt etmek çok zordu.. bu araçların en pahalıları ve değerlileri de series 1'lerdi..

1961'den 1964'e kadar üretilen modellerde 3.8 litre sıralı 6 motor vardı.. bu motor xk150 modelindeki motor ile aynıydı.. 1965-1967 yılları arasındaki modellerde ise motor hacmi 4.2 litreye çıkarıldı ve güçte bir değişiklik olmadı ama torkta %10 civarında artış elde edildi.. zaten en değerli olanları ise bu modellerdir.. 265 hp güç, torku ise 325 nm'den 380 nm'ye çıkmıştı.. motor önceki motordan oldukça farklıydı ve bunun sonucu olarak gaz tepkileri vs. oldukça beğenildi..
3.8 litre

4.2 litre

series 2'de en büyük değişiklik farlardaki camların kaldırılması oldu.. buna ek olarak arka tamponda değişiklikler daha büyük sinyal lambalar, önde daha büyük bir hava girişi ve bu hava girişine yerleştirilmiş elektrikli soğutma fanlarıydı.. klima ve hidrolik direksiyon opsiyoneldi..
series 3'te motor da değişti ve 5.3 litre v12 motor konuldu.. bu motor aslında le-mans'ta yarışması için yapılmış bir yarış aracının motoruydu.. prototip olarak bir araç yapılmıştı ama iptal edildi, ardından motor 3. nesil e-type'a konuldu.. otomatik vites ve tel jantlar, biraz köşeli sayılabilecek bir ön ızgara bulunuyordu.. uzun olan şasi kullanıldı, kısa şase üretilmedi.. sadece 2+2 coupe ve roadster devam etti..

konsept tasarımları da vardır..
jaguar e-type low drag coupe: e-type tanıtıldıktan sonra "acaba daha fazla d-type ruhu katabilir miyiz bu araca?" düşüncesiyle yapılmış konsept bir model.. test için bir adet üretilmiş.. şasede çelik kullanılan normal e-type'ın aksine bunun şasesi komple alüminyumdan.. yani daha hafif.. daha hafif dış kaporta, daha eğimli ön cam, arka tekerin arkasındaki kaportada fren soğutması için hava kanalları yapıldı.. iç trim komple çıkarıldı ve sadece şanzıman tünelinin yalıtımı bırakıldı.. d-type'daki 3.8 litrelik motorun biraz daha oynanmış versiyonu kullanıldı..
1962 yılında bu araç yapıldı ve bir yıl sonra kendi yarışçıları dick protheroe'e satıldı.. kendisi vefat ettikten sonra da bir koleksiyoncuya satıldı..

lightweight e-type: low drag coupe modelinin üzerinden elde edilen tecrübeler ile üretilen özel bir modeldir.. sadece 20 adet üretilmiştir..
300 hp'lik modifiye edilmiş 3.8 litrelik motoru kısa vites oranlarına sahip 4 vitesli şanzımanla birlikte kullanılmıştır.. son modelleri 5 vitesli zf şanzımana sahiptir.. d-type'ın kazandığı le-mans gibi büyük organizasyonların aksine lightweight e-type, sahiplerinin katıldığı küçük yarışlarda oldukça başarılı olduğu söylenmektedir..

lightweight modelinden 18 adet üretilmesi gerekiyordu ancak 12 adet üretildi.. talep olmadığı için üretilmedi.. ancak şaseleri jaguar'ın elinde duruyordu ve kalan 6 şaseyi atmadı.. 2014 yılında jaguar heritage business üretmedikleri 6 aracı üretebileceklerini duyurdular.. tamamen eski zamanlarındaki yöntemlere bağlı kalarak, el yapımı bir şekilde üreteceklerini ve satış için önceliği koleksiyonculara vereceğini duyurdu..
devamını gör...
normal sözlük kelimelik turnuvası
72 saatlik oyun açılıp, hamle yapılması için darlanmazsa katılabilirim. ancak bu durumda turnuva birkaç aya bitebilir. o yüzden turnuvayı sabote etmemek adına kenarıya çekiliyorum. *
herkese bol şans dilerim. umarım oyunlar her iki tarafa da "bu ne abi sesli/sessiz harf gelmiyor" diye çok sövdürmez.
favorim 4-3-3 oynatan aykut. şampiyonluğu mecidiyeköy'de birlikte kutlayacağız.
ekleme: #702293 numaralı tanımı okuyunca katılmayışımın çok doğru bir karar olduğuna kanaat getirdim. 27 kişi katılım gösterse ve ilk gruptan çıkıp ikinci gruba dahil olunsa turnuvanın bitmesi için 32 oyun oynamak gerekiyor. ben 32 oyunu 3-5 ayda oynuyorum. *
ekleme 2: bak bu oyunda da çok hile dönüyor. kelime üretme uygulamaları var bir sürü. bu işlere tevessül edilmesin rica edeceğim. garip garip kelime yazanlar olursa ibreti alem için hi my i run'a teslim edelim. *
herkese bol şans dilerim. umarım oyunlar her iki tarafa da "bu ne abi sesli/sessiz harf gelmiyor" diye çok sövdürmez.
favorim 4-3-3 oynatan aykut. şampiyonluğu mecidiyeköy'de birlikte kutlayacağız.
ekleme: #702293 numaralı tanımı okuyunca katılmayışımın çok doğru bir karar olduğuna kanaat getirdim. 27 kişi katılım gösterse ve ilk gruptan çıkıp ikinci gruba dahil olunsa turnuvanın bitmesi için 32 oyun oynamak gerekiyor. ben 32 oyunu 3-5 ayda oynuyorum. *
ekleme 2: bak bu oyunda da çok hile dönüyor. kelime üretme uygulamaları var bir sürü. bu işlere tevessül edilmesin rica edeceğim. garip garip kelime yazanlar olursa ibreti alem için hi my i run'a teslim edelim. *
devamını gör...
kedi tarafından takip edilmek
bence dünyanın en güzel ve belki de tek güzel takip eylemi.
aklıma şu fıkrayı getirmiştir:
adamın birinin evine bir kedi dadanmış. adam bir gün kediyi alıp uzak bir yere bırakıp eve dönmüş. bir süre sonra bakmış ki kedi karşısında.
biraz daha uzak bir yere bırakmış kediyi. "bu sefer dönemez." demiş ama kedi ertesi gün yine karşısında.
sonunda adam iyice sinirlenmiş. almış kediyi, düşmüş yollara. dolambaçlı yerlerden döne dolana kediyi karman çorman bir yere bırakmış.
fakat adam öyle karışık bir yerde bırakmış ki kediyi, eve dönerken kendisi de kaybolmuş. dönmüş, dolanmış, yolu bir türlü bulamamış. en sonunda karısını aramış:
- hanım, kedi geldi mi?
- evet.
- söyle o eşek sıpasına, gelsin beni buradan alsın!
aklıma şu fıkrayı getirmiştir:
adamın birinin evine bir kedi dadanmış. adam bir gün kediyi alıp uzak bir yere bırakıp eve dönmüş. bir süre sonra bakmış ki kedi karşısında.
biraz daha uzak bir yere bırakmış kediyi. "bu sefer dönemez." demiş ama kedi ertesi gün yine karşısında.
sonunda adam iyice sinirlenmiş. almış kediyi, düşmüş yollara. dolambaçlı yerlerden döne dolana kediyi karman çorman bir yere bırakmış.
fakat adam öyle karışık bir yerde bırakmış ki kediyi, eve dönerken kendisi de kaybolmuş. dönmüş, dolanmış, yolu bir türlü bulamamış. en sonunda karısını aramış:
- hanım, kedi geldi mi?
- evet.
- söyle o eşek sıpasına, gelsin beni buradan alsın!
devamını gör...
yazarların sevilmeme nedenleri
rehabilitasyon merkezi gibiyim çünkü ama bu bedava. herkes anlatıyo, ben yargılamadan yol göstermeye çalışıyorum. işleri bitince de taburcu oluyorlar hayatımdan, enteresan.
devamını gör...
duyulduğunda koşarak kaçılması gereken cümleler
(bkz: sana bir güzellik yaparız)
şu cümleyi duyduysanız bilin ki asıl güzelliği size değil kendine yapacak olan satıcı tarafından az sonra kazıklanacaksınız.
şu cümleyi duyduysanız bilin ki asıl güzelliği size değil kendine yapacak olan satıcı tarafından az sonra kazıklanacaksınız.
devamını gör...
30 ocak 2021 şekere zam gelmesi
nasıl alkole zararlı diye zam geldiyse, şekere de aynı sebeple zam yapılmıştır, sizi nankörler sizii.
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
ben çok gözlüyorum yahu. bana, "kendimi kirlenmiş hissediyorum. çıkın artık profilimden" diye bir mesaj gelmediğine göre yok böyle bir bildirim. korkmayın, zevk alınan bu ufak sapıklığa devam edin dostlar. hem okunsun diye yazılmıyor mu onca şey. okuyoruz biz de, başka bir şey mi yapıyoruz alla alla ya.*
devamını gör...
ferdinand von zeppelin
zamanda yolculuk mümkün olsaydı.
alman mucit geliştirdiği hava aracına soyadını verdi. kendisi ise ürettiği taşıta, hava gemisi diyordu. boyut olarak gerçekten gemi kadarlardı. 1852 yılında fransız mucit henri giffard balon ile buhar makinesini eşleyerek ilk denemeleri yapar. ancak iki taşıt arasında ciddi farklar vardır. teknik konulara hiç dalmayalım, tanım bitmez.
yazdı, çizdi, hesapladı, aerodinamiğin tüm nimetlerinden yararlandı. 1899 yılında işe koyuldu ve bir sene sonra ilk zeplini uçurmayı başardı. bizim ferdi, biz ona hep ferdi deriz. önce metal bir kafes tasarladı, kafesin içerisine gaz bölmeleri yerleştirdi. yoğunluğu havadan daha az olan hidrojeni bastı içine, efendim helyum denir çoğu zaman bu gaza ama helyum o zamanlar nerede bulunuyor? ilk zeplinler hidrojen ile havalanmış, helyum çok sonralarıdır. metal kafesin dışını sert kumaş ile kapladı, gaz zepline irtifa kazandırdı, içten yanmalı bir motoru kullanarak itme kuvveti ve dümen yerleştirerek yön kabiliyeti verdi uçan gemisine.
konumuz zeplin olunca olay tabii ki hindenburg faciasına geliyor. hani zamanda yolculuk mümkün olsaydı, bu zeplin ile bir yolculuk yapmayı çok isterdim. şunun güzelliğine bir bakın.

ancak sözlük yazarları olarak çok şanslıyız. çünkü devasa boyutlara sahip bu hava taşıtının düştüğü o tirajik anlara tanıklık etmiş bir yazar aramızda. ben ilgili tanımı şuraya bırakayım. gerçekten çok ilginç bir yazı #1230240 tık.
tam adı ferdinand adolf heinrich august graf von zeppelin, bir hava taşıtı tasarladı. yolcu taşımacılığı ve askeri alanda kullanıldı. tarihe geçen bir kaza ile unutulmaz oldu.
alman mucit geliştirdiği hava aracına soyadını verdi. kendisi ise ürettiği taşıta, hava gemisi diyordu. boyut olarak gerçekten gemi kadarlardı. 1852 yılında fransız mucit henri giffard balon ile buhar makinesini eşleyerek ilk denemeleri yapar. ancak iki taşıt arasında ciddi farklar vardır. teknik konulara hiç dalmayalım, tanım bitmez.
yazdı, çizdi, hesapladı, aerodinamiğin tüm nimetlerinden yararlandı. 1899 yılında işe koyuldu ve bir sene sonra ilk zeplini uçurmayı başardı. bizim ferdi, biz ona hep ferdi deriz. önce metal bir kafes tasarladı, kafesin içerisine gaz bölmeleri yerleştirdi. yoğunluğu havadan daha az olan hidrojeni bastı içine, efendim helyum denir çoğu zaman bu gaza ama helyum o zamanlar nerede bulunuyor? ilk zeplinler hidrojen ile havalanmış, helyum çok sonralarıdır. metal kafesin dışını sert kumaş ile kapladı, gaz zepline irtifa kazandırdı, içten yanmalı bir motoru kullanarak itme kuvveti ve dümen yerleştirerek yön kabiliyeti verdi uçan gemisine.
konumuz zeplin olunca olay tabii ki hindenburg faciasına geliyor. hani zamanda yolculuk mümkün olsaydı, bu zeplin ile bir yolculuk yapmayı çok isterdim. şunun güzelliğine bir bakın.

ancak sözlük yazarları olarak çok şanslıyız. çünkü devasa boyutlara sahip bu hava taşıtının düştüğü o tirajik anlara tanıklık etmiş bir yazar aramızda. ben ilgili tanımı şuraya bırakayım. gerçekten çok ilginç bir yazı #1230240 tık.
tam adı ferdinand adolf heinrich august graf von zeppelin, bir hava taşıtı tasarladı. yolcu taşımacılığı ve askeri alanda kullanıldı. tarihe geçen bir kaza ile unutulmaz oldu.
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara sorular
hiçbir erkek birlikte olmak istemeyeceği bir kızla yakın arkadaş olmak istemez freud
önermesi doğru mudur?
önermesi doğru mudur?
devamını gör...
roxa
nice güzel günler yaşaman dileğiyle doğum günün kutlu olsuuuun:*.
devamını gör...
ayrılık acısı geçer mi sorunsalı
"-hep geçer diyorlar ya olric. sence geçer mi?
-geçer elbet efendim;
bazısı teğet geçer,
bazısı deler geçer,
bazısı deşer geçer,
bazısı parçalar geçer,
ama mutlaka geçer."*
geçer efendim geçer. geçmez deriz ölüyoruz deriz. ama geçer ve biz ölmeyiz. sevilen kişinin gidişi zordur elbet. ayrılık dayanılmazdır başta. içinizde bir boşluk hissi vardır. o his hemen öyle geçmez.
içimizde bir duygu... böyle tarifi çok zor. alışmışsınızdır onun varlığına, onun varlığının yüreğinizdeki duruşuna. öyle bir anda ayrılmak, o varlığın yerinin bir anda boşalması sizi bitiren budur aslında. ama işte insan her şeye alışıyor zamanla, her şeye...
bir gün gelir uyanırsınız ve o boşluğun acısının artık canınızı yakmadığını fark edersiniz. geçmiştir artık o acı. belki teğet geçmiştir, belki delip geçmiştir, belki deşip geçmiştir, belki de parçalayıp geçmiştir ama geçmiştir işte...
-geçer elbet efendim;
bazısı teğet geçer,
bazısı deler geçer,
bazısı deşer geçer,
bazısı parçalar geçer,
ama mutlaka geçer."*
geçer efendim geçer. geçmez deriz ölüyoruz deriz. ama geçer ve biz ölmeyiz. sevilen kişinin gidişi zordur elbet. ayrılık dayanılmazdır başta. içinizde bir boşluk hissi vardır. o his hemen öyle geçmez.
içimizde bir duygu... böyle tarifi çok zor. alışmışsınızdır onun varlığına, onun varlığının yüreğinizdeki duruşuna. öyle bir anda ayrılmak, o varlığın yerinin bir anda boşalması sizi bitiren budur aslında. ama işte insan her şeye alışıyor zamanla, her şeye...
bir gün gelir uyanırsınız ve o boşluğun acısının artık canınızı yakmadığını fark edersiniz. geçmiştir artık o acı. belki teğet geçmiştir, belki delip geçmiştir, belki deşip geçmiştir, belki de parçalayıp geçmiştir ama geçmiştir işte...
devamını gör...


