radyo yayını
türkiye'de başlangıcı 1927 yılında gerçekleşmiştir. radyo yayını, türkiye'de altın çağını 90'lı yılların başlarında özel radyo kavramının hayatımıza dahil olmasıyla birlikte yaşadı. bununla birlikte de ülkemizde özel radyo sayısı arttı. dijital radyo platformları ile de bugün radyo yayınları yayılım alanlarını genişletmeye devam ediyor. radyo yayınları, televizyon ve sosyal medyaya göre daha olumlu bir hava veriyor. radyo dinleyenlerin tercih sebepleri de doğallık, içtenlik ve güven duygusu aşılamasından dolayı. sohbet ve müzik yayınları gibi sıcak içerikler dinleyiciyi kendine yakın görüyor. radyoların en çok açık olduğu yerler araçlar. araçlarda en çok trafikteki son durumlar ve haberler dolayısıyla dinleniyor. bundan başka ofis ortamlarında. ve mutfakta yemekle uğraşırken dinleniyor. teknoloji ilerledikçe de istenilen ülkenin yüzlerce radyo kanalları da dinlenilebiliyor. akıllı telefonlara indirilen radyo uygulamaları ile de herhangi bir kentin radyo istasyonlarına da erişebilmek mümkün. hatta beğenilen frekanslar favorilere eklenebiliyor. radyolarda müzik dışında haber, gündem, politika, sanat, spor alanında farklı kategoriler bulmak da mümkün. müzik dinlemek isteyenler için caz radyosu, arabesk radyosu, nostaljik müzik, sanat müziği radyosu, 90'lar pop radyosu, etnik müzik radyosu gibi karasal frekanslar ve dijital yayınlar da farklı yelpazeler olarak karşımıza çıkıyor.
devamını gör...
una nocte
geri döneceğini umut ettiğim yazar arkadaşımız. eğer ki kepenkleri kilitleyip bir daha geri gelmemek üzere gittiyse böyle bir yazarı çok arayacağız. sözlüğün ağır, oturaklı ve kıdemli yazarları arasında bir kafa izni modası baş göstermeye başladı. umarım bu furya haline dönüşmez.
devamını gör...
fikirleri beğenilerin şekillendirmesi
haklı bir serzeniş olmakla birlikte eksi oy butonunun gelmesi ile dahi bu mevzunun çözülebileceğine inanmıyorum. bu sözlükteki oylama alışkanlığı neredeyse sözlüğün kodlarına işlemiş durumda. iko dahi bu kodları silemez. zira bu sözlüğün teşrifatçıları var. bu mekanla nefes alıp verdikleri için her yeni üyeyi karşılamayı ve onların zihinlerine de bu kodları raptetmeyi görev bilmiş durumdalar. * tabii bunu sözlük için yapmıyorlar bizatihi kendileri için yapıyorlar. biz bu mevzular hakkında iki senedir yazıp, çiziyoruz. merak eden açıp okur. şayet bu kadar kelamı deveye etseydik, o deve hendeği atlamış, bitiş çizgisine doğru koşmaya başlamıştı. artı kendisine neden boynun eğri diye sorduğunuzda bunu olgunlukla karşılayabilecek düzeye gelmişti. * ancak sözlük teşrifatçıları ve ballı lokma tatlıları için ne yaparsanız yapın çözüm bulmanız ciddi anlamda zor. buraya yeni üye olan her aklı başında yazar benzer serzenişlerle başlıklar açıyor. sözlük, bu tarz mevzulara değinilen başlıklar ve tanımlar mezarlığına döndü. ben arada sırada çiçeğimi alıp bu başlıkları ziyaret ediyorum. sözlükten ayrılan, hali hazırda burada kalan, aklı başında insanlara rahmet okuyorum ya da çok yaşayın diyorum. * lakin akış değişmiyor ve bu bakış yağlı bir urgan gibi sözlüğün boynunu iyice sıkmaya başlıyor. sandalyeyi tekmeleseler rahatlayacaklar ama o da yok. kıvranıp duruyoruz işte. *
hülasa; eksi oy butonu çok bir şeyi değiştirmeyecek. bu seferde onaylanmamaktan korkanlar ve fikirlerini başkalarının tutumlarına göre ifade edenler, bu tepkilere göre vaziyet almaya başlayacak. bir de sözlükte dikkat ettiyseniz gruplar, çeteler, sivil toplum kuruluşları vs artık adına her ne derseniz deyin değişik örgütler var. * eksi oy butonu gelirse bu gruplar kuvvetle muhtemel birbirlerine toplu eksi saldırıları düzenlemek suretiyle 3. dünya savaşının fitilini burada ateşleyebilirler. artı oy, eksi oy, vesaire aslında önemsiz. insanların bu butonları amacına uygun kullanmayı öğrenmesi gerekiyor. bu da iki senedir olmadı. zamanında tüm butonlar kalksın sadece tanımların okunma sayıları kalsın tarzı bir öneride de bulunmuştuk ama butonların kardeşliği gizli örgütü bu çabalarımızı boşa çıkarmıştı. * öncelikle sözlüğün teşrifatçılarının buranın bir sözlük olduğunu öğrenmesi gerekiyor. yaz, oku, çık! bu kadar basit bir mevzu! ama olmuyor işte * bu mecrayı yaşam ünitesi olarak görüp tüm benliğini buraya vakfedenlerin fişlerini çekmek lazım. zira yoğun bakımdan çıkmaları pek mümkün görünmüyor.* ancak burada da şu sıkıntı mevcut; normal sözlüğün yoğun bakım ünitesinde çok fazla hasta var. hepsinin fişi çekilirse bu da sözlük açısından sıkıntı oluşturur. o yüzden yönetime de kızamıyorum. * resmen rehabilitasyon merkezi olmak zorunda kaldılar. *
sonuç olarak, bu mecranın alışkanlıklarını ve genel yapısını karakteristik bir hale getirmeye çalışan bir kitle var. şu an sözlüğün kodlarına bile zerk etmiş olan bu anlayıştan bir buton ekleyerek kurtulmak kanımca mümkün değil. tabii yine de denemek isteyenler çıkabilir. çıksın elbette ben kabak çekirdeğimi alır olanları takip etmeye çalışırım. *
hülasa; eksi oy butonu çok bir şeyi değiştirmeyecek. bu seferde onaylanmamaktan korkanlar ve fikirlerini başkalarının tutumlarına göre ifade edenler, bu tepkilere göre vaziyet almaya başlayacak. bir de sözlükte dikkat ettiyseniz gruplar, çeteler, sivil toplum kuruluşları vs artık adına her ne derseniz deyin değişik örgütler var. * eksi oy butonu gelirse bu gruplar kuvvetle muhtemel birbirlerine toplu eksi saldırıları düzenlemek suretiyle 3. dünya savaşının fitilini burada ateşleyebilirler. artı oy, eksi oy, vesaire aslında önemsiz. insanların bu butonları amacına uygun kullanmayı öğrenmesi gerekiyor. bu da iki senedir olmadı. zamanında tüm butonlar kalksın sadece tanımların okunma sayıları kalsın tarzı bir öneride de bulunmuştuk ama butonların kardeşliği gizli örgütü bu çabalarımızı boşa çıkarmıştı. * öncelikle sözlüğün teşrifatçılarının buranın bir sözlük olduğunu öğrenmesi gerekiyor. yaz, oku, çık! bu kadar basit bir mevzu! ama olmuyor işte * bu mecrayı yaşam ünitesi olarak görüp tüm benliğini buraya vakfedenlerin fişlerini çekmek lazım. zira yoğun bakımdan çıkmaları pek mümkün görünmüyor.* ancak burada da şu sıkıntı mevcut; normal sözlüğün yoğun bakım ünitesinde çok fazla hasta var. hepsinin fişi çekilirse bu da sözlük açısından sıkıntı oluşturur. o yüzden yönetime de kızamıyorum. * resmen rehabilitasyon merkezi olmak zorunda kaldılar. *
sonuç olarak, bu mecranın alışkanlıklarını ve genel yapısını karakteristik bir hale getirmeye çalışan bir kitle var. şu an sözlüğün kodlarına bile zerk etmiş olan bu anlayıştan bir buton ekleyerek kurtulmak kanımca mümkün değil. tabii yine de denemek isteyenler çıkabilir. çıksın elbette ben kabak çekirdeğimi alır olanları takip etmeye çalışırım. *
devamını gör...
günaydın sözlük
good morning evribadi sözlük.
hayırlı cumalar iman ihlas sahibi mümin kardeşlerim.
bugün cuma ama bana pazartesi gibi görünüyor çünkü haftalık izin yapmadan çalışmaya devam edeceğim.
o yüzden bana hergün pazartesi.
yapacak birşey yok üstelik, mızmız etmeden mücadeleye devam.
hepinize mutlu bir gün dilerim,
biz buradan devam.
hayırlı cumalar iman ihlas sahibi mümin kardeşlerim.
bugün cuma ama bana pazartesi gibi görünüyor çünkü haftalık izin yapmadan çalışmaya devam edeceğim.
o yüzden bana hergün pazartesi.
yapacak birşey yok üstelik, mızmız etmeden mücadeleye devam.
hepinize mutlu bir gün dilerim,
biz buradan devam.
devamını gör...
atatürk'e ilah benzetmesi yapanlar
kimsenin atatürk'e ilah muamelesi yaptığı, ona ibadet ettiği falan yok. şuurunu o kadar yitirmiş olan kişi zaten gazi'yi anlamamıştır. paşa hayattayken kendisi böyle taleplerde bulunmamış, muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kandadır diyerek kurtarıcı beklemeyin çare sizsiniz kendinize inanın mesajı vermiş, bir gün sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin diyerek de yolumuzu çizmiştir. ulu önder'e tanrı muamelesi yapan insan varsa bile toplasan bir elin parmaklarını geçmez.
türk'ün atası, ülkenin kurucusu olan olan başbuğ'un fotoğraf ve heykellerinin olması da gayet doğaldır.
başlık altında bu fotoğraf ve heykel meselesine gönderme yapan arkadaşın -ülkenin en kalabalık şehri olması sebebiyle- istanbul'da yaşadığını umarak, sahil yolundan bi eminönü - halkalı seyahati yapmasını tavsiye ediyorum. 3-5 metrede bir bulunan her sokak lambası direğinde erdoğan'ın çarşaf çarşaf posterleri mevcuttur. ayrıca bilbordlarda yan yana zibilyon fotoğrafı asılması da çok sık karşılaşılan bir durumdur. -yanlış hatırlamıyorsam- cevizlibağ'da 4-5 katlı binanın yan duvarı dev bir posteriyle kaplıdır. bunlar aklıma sadece şuan gelenlerdir. bakkal kadar dükkan açsa market kadar posteri asılır her yere, yapılan işin bilmem kaç katı maliyeti umursanmadan bakın biz yaptık ha diye puntolarla yazılır. (parti gözetmeksizin tüm belediyelerde olan bir saçmalıktır bu aslında. ama madem fotoğrafı 30-40 kişi görünce sorun oluyor, o fotoğrafsa bu kartpostal mı bu da fotoğraf. yol yapanın fotoğrafı asılıyorsa ülke kuranın pekala asılır.)
bir diğer konu atatürk'e ilah diyen adam çıkmışsa, erdoğan'a da peygamber diyenler çıktı. kimi erdoğan'ı karısıyla yakalasa kızmayacağını söyledi, kimi erdoğan istese kocasını düşünmeden gideceğini. kimileri oturma organına kıl bile oldu:) bunlara da lafınız var mı sevgili yazar yoksa kafayı kuma gömmeye devam mı? belki de bunlar vahim durumlar değildir ne dersin ;)
türk'ün atası, ülkenin kurucusu olan olan başbuğ'un fotoğraf ve heykellerinin olması da gayet doğaldır.
başlık altında bu fotoğraf ve heykel meselesine gönderme yapan arkadaşın -ülkenin en kalabalık şehri olması sebebiyle- istanbul'da yaşadığını umarak, sahil yolundan bi eminönü - halkalı seyahati yapmasını tavsiye ediyorum. 3-5 metrede bir bulunan her sokak lambası direğinde erdoğan'ın çarşaf çarşaf posterleri mevcuttur. ayrıca bilbordlarda yan yana zibilyon fotoğrafı asılması da çok sık karşılaşılan bir durumdur. -yanlış hatırlamıyorsam- cevizlibağ'da 4-5 katlı binanın yan duvarı dev bir posteriyle kaplıdır. bunlar aklıma sadece şuan gelenlerdir. bakkal kadar dükkan açsa market kadar posteri asılır her yere, yapılan işin bilmem kaç katı maliyeti umursanmadan bakın biz yaptık ha diye puntolarla yazılır. (parti gözetmeksizin tüm belediyelerde olan bir saçmalıktır bu aslında. ama madem fotoğrafı 30-40 kişi görünce sorun oluyor, o fotoğrafsa bu kartpostal mı bu da fotoğraf. yol yapanın fotoğrafı asılıyorsa ülke kuranın pekala asılır.)
bir diğer konu atatürk'e ilah diyen adam çıkmışsa, erdoğan'a da peygamber diyenler çıktı. kimi erdoğan'ı karısıyla yakalasa kızmayacağını söyledi, kimi erdoğan istese kocasını düşünmeden gideceğini. kimileri oturma organına kıl bile oldu:) bunlara da lafınız var mı sevgili yazar yoksa kafayı kuma gömmeye devam mı? belki de bunlar vahim durumlar değildir ne dersin ;)
devamını gör...
hadi bakalım
sezen aksu'nun türkçe pop patlamasına öncülük eden şarkısı. daha sonra mesut yılmaz liderliğindeki anavatan partisi için seçim şarkısı olarak uyarlandı.
devamını gör...
robnaja
tanıdığım en güzel, en tatlı, en naif, en güçlü ama bir o kadar da kırılgan, içinde dünya kadar şey yaşayıp dışarıya tek bir şey yansıtmayan ve ne mutlu ki bana aynı zamanda meslektaşım olan canım robnaja'm.
kanlı canlı gördüğüm, öncesinde defalarca konuşup güldüğüm, geceyi gündüz ettiğim hatta ve hatta birlikte yemek yapıp yediğim güzel kadın; iyi ki doğdun! iyi ki doğdun ve biz iyi ki tanıdık seni.
o güzel kahkahanın yüzünden hiç eksik olmadığı, sevgi dolu kalbinin hiç kırılmadığı ve hep mutlu olduğun bir yaş diliyorum sana. bizimle birlikte bir sürü güzel senelere!* seni çooooook seviyoruz!
kanlı canlı gördüğüm, öncesinde defalarca konuşup güldüğüm, geceyi gündüz ettiğim hatta ve hatta birlikte yemek yapıp yediğim güzel kadın; iyi ki doğdun! iyi ki doğdun ve biz iyi ki tanıdık seni.
o güzel kahkahanın yüzünden hiç eksik olmadığı, sevgi dolu kalbinin hiç kırılmadığı ve hep mutlu olduğun bir yaş diliyorum sana. bizimle birlikte bir sürü güzel senelere!* seni çooooook seviyoruz!
devamını gör...
geceye bir arabesk şarkı bırak
orhan gencebay-bir teselli ver
devamını gör...
normal sözlük'te gündem konularının konuşulmaması
dikkat ettim de sol frame de hiç gündem konuları konuşulmuyor varsa bile tek tük başlıklar. biraz gündem konuları tartışılsa, biraz siyaset konuşulsa ya da gündemdeki olayları tartışsak çok süper bir ortam olur. yazarlar ne siyaset konularına giriyor ne de gündemdeki olayları tartışıyor. benim bildiğim sözlük konsepti bu şekildi. bakıyorum başlıklara sırasıyla; sigarayı bırakmak isteyenlere tavsiyeler, düğün yapmak istemeyen gelin vb başlıklar var.
edit: artık gündem konuları da konuşulduğuna göre bu başlık biraz anlamsız kalmıştır.*
edit: artık gündem konuları da konuşulduğuna göre bu başlık biraz anlamsız kalmıştır.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
örtünmüş aydınlıklar sancısının geçmediği bir günde bir kıvılcım yanar.
ders almadığıma emin olduğum notlar tekrar tekrar önüme gelir. dip nedir son nedir. bu sadece yeni bir başlangıçtır. yine bir başlangıç.
istediğim bir son bu yeni bir başlangıç.
ders almadığıma emin olduğum notlar tekrar tekrar önüme gelir. dip nedir son nedir. bu sadece yeni bir başlangıçtır. yine bir başlangıç.
istediğim bir son bu yeni bir başlangıç.
devamını gör...
türkiye'nin afrika'da tarım için arazi kiralaması
zaten yıllardır kişisel olarak afrika'da tarım yapan türk çok. belli bir sermayesi olup zengin olmak isteyenlere afrika büyük nimet. çok ucuza tarla kiralanabiliyor, çalışanlar çok ucuza çalışıyor. yada ticaret yapıp herşeyi satabilirsiniz, çünkü ne yazık ki pek birşey yok orada.
devamını gör...
fakirlik belirten detaylar
çocuktuk. şifresiz kanalda verilen beşiktaş barcelona şampiyonlar ligi maçını beko bayisinin önünde izlemiş adamım ben. dükkan sahibi acımış da içeri almıştı. başımı okşamıştı kedi gibi. çay da vermişti. evet kediydim o zamanlar.
unutulmaz. şimdi ne kadar yayın platformu varsa üyeyim. kedim de var.
unutulmaz. şimdi ne kadar yayın platformu varsa üyeyim. kedim de var.
devamını gör...
konya büyükşehir belediyesi'nin kadınlar günü için hazırladığı video
"kıymet, bir kadına yakışan en güzel mücevherdir" sözü çok hoşuma gitti.
emeği geçenlerin eline sağlık, güzel video.
emeği geçenlerin eline sağlık, güzel video.
devamını gör...
gece cadıları
gece cadıları ıı. dünya savaşı sırasında, sovyetler birliği hava kuvvetleri'ne bağlı, daha sonraları taman muhafızları 46. gece bombardıman hava alayı olarak adlandırılacak, 588. gece bombardıman hava alayının tüm kadın pilotlarına almanlar tarafından takılan lakap.
yukarıdaki alıntıdır.
hikayesi ise oldukça ilgi çekicidir. güçlü kadın dendiğinde aklıma gelen kadınlardandır bu insanlar. sovyetlerin ikinci dünya savaşındaki bombardıman uçakları teknolojik açıdan donanımlı ve güçlü uçaklar değildi , küçük ve nispeten daha dayanıksız bu uçakları kullanan kadın pilotlar geceleri havalanır karanlıktan faydalanarak önce yüksekten uçarak düşman bölgesine girerler sonra yukarıdayken uçakların motorlarını durdurur süzüle süzüle sessizce düşman mevzilerine yaklaşır ve hiç fark edilmeden düşman bölgelerini bombalar ve geri dönerlerdi. almanlar sovyetlere girerken kadın savaşçıları hesaba katmamıştı xd.
yukarıdaki alıntıdır.
hikayesi ise oldukça ilgi çekicidir. güçlü kadın dendiğinde aklıma gelen kadınlardandır bu insanlar. sovyetlerin ikinci dünya savaşındaki bombardıman uçakları teknolojik açıdan donanımlı ve güçlü uçaklar değildi , küçük ve nispeten daha dayanıksız bu uçakları kullanan kadın pilotlar geceleri havalanır karanlıktan faydalanarak önce yüksekten uçarak düşman bölgesine girerler sonra yukarıdayken uçakların motorlarını durdurur süzüle süzüle sessizce düşman mevzilerine yaklaşır ve hiç fark edilmeden düşman bölgelerini bombalar ve geri dönerlerdi. almanlar sovyetlere girerken kadın savaşçıları hesaba katmamıştı xd.
devamını gör...
hasret gültekin
ilk başta adını duyup pek aldırmadığım ama sonradan aklıma takılan sanatçı. nasıl öldüğünü biliyordum ama daha da derine inip araştırdığımda sinirlerime hakim olamadım. bu ülkede veya bu dünyada çok fazla sanatçı öldü. yine de yaşadıkları ana kadar ne kadar güzel şeyler bıraktıklarını görebiliyoruz. düzgün düşünen, tüketen ve üreten insanların burada tehlike altında olduğunu da biliyoruz. kendileri de bunun farkında olarak yaşıyorlar zaten. biraz dağınık ve aklımdakileri toparlayamadan anlatmış olabilirim ama kendisinin de şarkısında söylediği gibi: "sür umut tarlalarını ki ufukta belirsin güneş."
devamını gör...
dubleks evde yaşamanın zorlukları
derdini öpeyimciler gelmeden biraz söylenip gidiyorum.
evet efendim her şeyin olduğu gibi bunun da zorlukları vardır.
-mesela ihtiyacınız olan bir nesne sizin bulunduğunuz katın dışında bi yerde olduğunda merdiven inip çıkmak,
-kışın aktif kullanılan katı ısıttığınız için öteki alanlarda işinizi üşüyerek halletmek,
-mutfağın olmadığı katta yiyecek içecek ile birliktelik yaşamak istediğinizde sürekli merdiven zorluğuyla uğraşmak,
-temizlik yaparken temizlik gereçlerini oraya buraya taşımak vs. diye artırabilecek zorluklardır.
evet efendim her şeyin olduğu gibi bunun da zorlukları vardır.
-mesela ihtiyacınız olan bir nesne sizin bulunduğunuz katın dışında bi yerde olduğunda merdiven inip çıkmak,
-kışın aktif kullanılan katı ısıttığınız için öteki alanlarda işinizi üşüyerek halletmek,
-mutfağın olmadığı katta yiyecek içecek ile birliktelik yaşamak istediğinizde sürekli merdiven zorluğuyla uğraşmak,
-temizlik yaparken temizlik gereçlerini oraya buraya taşımak vs. diye artırabilecek zorluklardır.
devamını gör...
erkeklerin kusurlu varlıklar olmaları
erkekler kapatılsın.
devamını gör...
yazmak
"yazmak, mutsuzluktur. mutlu insan yazmaz."
devamını gör...
normal sözlük
iddialı ama iddiasız demişti yoldaş tam öyle olmuş. ama neden bilmiyorum bir garip geldi bana. olmamış gibi. alışmak lazım sanırım.
devamını gör...
