delirmemek için yapılanlar
insan delirtmektir. inanın öyle keyifli öyle zevkli ki.*
devamını gör...
cümlenin sonunu efendim sözcüğüyle bitirmek
(bkz: fazla kasmak) herkes istediği gibi konuşabilir ''efendim''.
devamını gör...
tayt giymenin toplumda normal karşılanması
vallahi bu kez de meriç olduğumu öğrendim. iyi ki varsın sözlük , böyle böyle kendimi taniyacagim. rahatlığını falan bilmem, kadınlara çok yakışıyor o ayrı. canınız ne istiyorsa onu giyin kardeşler. bizde olay pantolon , gömlek ile sınırlı zira.
devamını gör...
muazzez ben öldüm zaten yaşiyor da sayilmazdim
nickini görünce bir tuhaf hüzün kapladı içimi. acı bir tebessüm oluşuverdi yüzümde. böylelikle teşrif ettim nickaltına. bu kadar kasvet yeter efenimm.. olgulara oldukça farklı bakabildiğini, bolca okuyup, izlediğini yazdıklarından anlayabilirsiniz. tanımlarının bol, zihninin duru olması temennisiyle..
devamını gör...
sözlükçülerin bu geceki aktiviteleri
film izleyeceğim. kış uykusu
kitabımı okuyacağım. 1984
radyomu dinleyeceğim. matrax
kahvemi içeceğim.buzlu
tanım okuyacağım. sadece okumakla kalmayacağım...
kitabımı okuyacağım. 1984
radyomu dinleyeceğim. matrax
kahvemi içeceğim.buzlu
tanım okuyacağım. sadece okumakla kalmayacağım...
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
komşumdan nefret ediyorum.
devamını gör...
kara çarşaf
tesettürün zirvesidir çarşaf.kur'an da sana örtün denmiş,ayrıntılı şeklini rasulun olduğu dönemden öğreniyoruz.rasulun hanımları, kızları;sahabe hanımları nasıl giyinmiş,en güzel nasıl örtünür onlardan öğreniyoruz.
islamiyet'in olduğu dönemi iyice araştırınız sayın yazar.
islamiyet'in olduğu dönemi iyice araştırınız sayın yazar.
devamını gör...
unutmak
gitmek sadece bir eylemdir.
unutmak ise kocaman bir devrim...
nazım hikmet
unutmak ise kocaman bir devrim...
nazım hikmet
devamını gör...
ped zammı
(bkz: kan parası)
devamını gör...
keşkek
genelde köy düğünlerinde, mevlütlerde ve hayırlarda yapılan geleneksel bir yemek.
asıl yöresini bilmem ama çanakkale’de de çok meşhurdur. ana malzemesi buğday ve kırmızı et olup, kırmızı et yerine tavuk eti de kullanılır.
geceden ıslatılan buğday, haşlanır. içine et suyu, et konur ve büyük kazanda dövülür.
bizim burada ,o gelenek çok kalmasa da , özellikle köyün gençleri düğünün veya hayırın olacağı gün, ortaklaşa olarak bu keşkek dövme işini yaparlar. sabah saatlerinde başlayarak , elden ele tokmakla saatlerce döverler. buna keşkek dövmek denir. büyük kazanlarda yapılan bu yemek, sonrasında misafirlere dağıtılır.
zahmeti çok. şimdilerde biraz fabrikasyona dönmüş olay. en son 2 ay önce yedim. tavuk etiyle yapılmıştı. ben çok sevemedim nedense, ama birer ikişer tabak seve seve yiyenleri gördüm.
asıl yöresini bilmem ama çanakkale’de de çok meşhurdur. ana malzemesi buğday ve kırmızı et olup, kırmızı et yerine tavuk eti de kullanılır.
geceden ıslatılan buğday, haşlanır. içine et suyu, et konur ve büyük kazanda dövülür.
bizim burada ,o gelenek çok kalmasa da , özellikle köyün gençleri düğünün veya hayırın olacağı gün, ortaklaşa olarak bu keşkek dövme işini yaparlar. sabah saatlerinde başlayarak , elden ele tokmakla saatlerce döverler. buna keşkek dövmek denir. büyük kazanlarda yapılan bu yemek, sonrasında misafirlere dağıtılır.
zahmeti çok. şimdilerde biraz fabrikasyona dönmüş olay. en son 2 ay önce yedim. tavuk etiyle yapılmıştı. ben çok sevemedim nedense, ama birer ikişer tabak seve seve yiyenleri gördüm.
devamını gör...
7 mart 2021 ziya selçuk'un istifa ettiği iddiası
milli eğitim bakanı ziya selçuk kişisel instagram hesabından meb'i , recep tayyip erdoğan'ı ve fahrettin koca'yı takip etmeyi bırakması ve biosundan milli eğitim bakanı yazısını silmesini nedeniyle kulaktan kulağa dolaşan fısıltı.
ziya selçuk instagram hesabı
ziya selçuk instagram hesabı
devamını gör...
bir oturuşta bitirilen kitaplar
tess gerrıtsen
cerrah
cerrah
devamını gör...
akşam yıldızı
(bkz: iskender pala)’nın ocak 2020’de yayımlanan romanı.
bir göbeklitepe romanı…
sevgili yazarımız iskender pala, çok şık ve muhteşem bir hayal gücü ile bizi bugünden alıp taa on iki bin yıl öncesine götürüyor bu kitapla.
on iki bin yıl önce yaşamış insandan, günümüz modern dünyasına evrilişimizi, o günden bugüne süregelen anlam arayışımızı, belki de ilk insanın var oluşunu hikayeleştirerek anlatıyor bu kitapla iskender pala…
yazarın bir çok kitabını okudum.
okuduğum kitaplar arasından da kurgusu en zayıf olan kitap budur bence. ama bunu bir kusur olarak yazmadığımı belirtmeliyim. çünkü kendisinin de kitapta belirttiği üzere o dönemlere ait bilgimiz oldukça sınırlı. bu yüzden bunu kusur olarak değil, tanım olarak algılamanızı rica edeceğim.
kitapla ilgili söylemek istediğim bir çok şey var aslında…
öncelikle kitabı çok beğendim. diğer okuduğum bütün kitapları gibi...
( (bkz:babil de ölüm istanbul’da aşk) hariç. kitapta geçen eski türkçe’ yi çözmek için kitapla birlikte iki kitap daha okudum sayılır, çok yorucu idi…)
kitap özetle göbeklitepe efsanelerinden hareketle ve iç içe geçirilen müthiş kurgu ile avcı-toplayıcılıktan ilk yerleşik düzene geçişi, ilk çiftçiliği, ilk savaşları, ilk ibadeti anlatıyor diyebilirim. üstelik güzel ve ilkel bir aşk hikayesi ekseninde…
sarıca ve çira…
doğduktan sonra lanetli diye kabile tarafından öldürülmesi istenen bir bebek...
bebeğine bağlı bir anne...
ortaya çıkan kasırga, ateş topları…
felaketten sağ salim kurtulan sarıca, çira ve bebek…
sarıca'nın çira ve bebekle beraber bir oba kurabilme hayalleri…
başka kabilelerin olaya dahil olmasıyla başlayan kovalamaca ile birlikte gelişen olaylar…
çok çok sevdiğim bir kitaptır.
hoş, her ne kadar yazdığı kurgular ile tarihi saptırdığı bazı kesimler tarafından iddia edilse de kendisi bas bas bağırıyor kardeşim kurgudur diye, daha ne desin adam…
eski askerdir. askerliği bırakıp bence kalemi eline almakla da çok iyi etmiştir.
iskender pala ne yazsa okurum arkadaş…
tüm kitapları gibi tavsiyemdir..
bir göbeklitepe romanı…
sevgili yazarımız iskender pala, çok şık ve muhteşem bir hayal gücü ile bizi bugünden alıp taa on iki bin yıl öncesine götürüyor bu kitapla.
on iki bin yıl önce yaşamış insandan, günümüz modern dünyasına evrilişimizi, o günden bugüne süregelen anlam arayışımızı, belki de ilk insanın var oluşunu hikayeleştirerek anlatıyor bu kitapla iskender pala…
yazarın bir çok kitabını okudum.
okuduğum kitaplar arasından da kurgusu en zayıf olan kitap budur bence. ama bunu bir kusur olarak yazmadığımı belirtmeliyim. çünkü kendisinin de kitapta belirttiği üzere o dönemlere ait bilgimiz oldukça sınırlı. bu yüzden bunu kusur olarak değil, tanım olarak algılamanızı rica edeceğim.
kitapla ilgili söylemek istediğim bir çok şey var aslında…
öncelikle kitabı çok beğendim. diğer okuduğum bütün kitapları gibi...
( (bkz:babil de ölüm istanbul’da aşk) hariç. kitapta geçen eski türkçe’ yi çözmek için kitapla birlikte iki kitap daha okudum sayılır, çok yorucu idi…)
kitap özetle göbeklitepe efsanelerinden hareketle ve iç içe geçirilen müthiş kurgu ile avcı-toplayıcılıktan ilk yerleşik düzene geçişi, ilk çiftçiliği, ilk savaşları, ilk ibadeti anlatıyor diyebilirim. üstelik güzel ve ilkel bir aşk hikayesi ekseninde…
sarıca ve çira…
doğduktan sonra lanetli diye kabile tarafından öldürülmesi istenen bir bebek...
bebeğine bağlı bir anne...
ortaya çıkan kasırga, ateş topları…
felaketten sağ salim kurtulan sarıca, çira ve bebek…
sarıca'nın çira ve bebekle beraber bir oba kurabilme hayalleri…
başka kabilelerin olaya dahil olmasıyla başlayan kovalamaca ile birlikte gelişen olaylar…
çok çok sevdiğim bir kitaptır.
hoş, her ne kadar yazdığı kurgular ile tarihi saptırdığı bazı kesimler tarafından iddia edilse de kendisi bas bas bağırıyor kardeşim kurgudur diye, daha ne desin adam…
eski askerdir. askerliği bırakıp bence kalemi eline almakla da çok iyi etmiştir.
iskender pala ne yazsa okurum arkadaş…
tüm kitapları gibi tavsiyemdir..
devamını gör...
erkeklerin sakal bıyık bırakma merakı
insan gerçekten hayret ettiren meraktır. neden? nereden gelmiştir bu merak. belki evrime inansam maymundan derdim. zira kimi maymundan bir farkı yokmuşçasına dolaşıyor. şöyle model olsun böyle ucunda bırak ya da yok yok top olsun diyenler var. güzel kardeşlerim o sizi dürtmüyor mu? kuaförden çıkınca yüzümdeki o değişik hissi seven ben, bu duruma acayip merakla yaklaşıyorum. yüzünde kıl var güzel kardeşim. hem de na böyle görünüyor, hem de sert tüy falan değil yani ve bunu uzatıyor, bazen bakım yapıyor, şekilden şekle sokuyor, canın sıkılınca oynuyor ve hatta övünüyorsun. neden?
devamını gör...
kırmızı oda
ilk defa bir dizinin burun tıkanıklığımı gidermesine şahit oldum.
ağlaya ağlaya burnum açıldı resmen, ferah ferah nefes alabiliyorum sayesinde.
tanım : bir tv serisi.
ağlaya ağlaya burnum açıldı resmen, ferah ferah nefes alabiliyorum sayesinde.
tanım : bir tv serisi.
devamını gör...
gözlerin su yeşili
sadece ayşegül aldinç söylediği için değil, timur selçuk bestesi ve aysel gürel sözlerine sahip olduğu için de güzeldir.
müziğin verdiği yalnızlık ve özlem duygusuna sözlerin verdiği umut ve çocuksu neşe eşlik eder.
benim de en sevdiğim ayşegül aldinç şarkısıdır.
müziğin verdiği yalnızlık ve özlem duygusuna sözlerin verdiği umut ve çocuksu neşe eşlik eder.
benim de en sevdiğim ayşegül aldinç şarkısıdır.
devamını gör...
şarkılarda geçen acımasız cümleler
"uyandığımda onu ilk kim görecek
bıraktığım düşü kim büyütecek?"
manga-cevapsız sorular
bıraktığım düşü kim büyütecek?"
manga-cevapsız sorular
devamını gör...
11 kere üst üste fake hesap açan yazar
gel şu salonu süpür desem, işim var der.
ah siz ergenler ve sizin anlayamadığım, işleriniz.
ah siz ergenler ve sizin anlayamadığım, işleriniz.
devamını gör...
memlekette hala güzel insanlar var dedirten olaylar
900 kilometrelik yolun sonlarına yaklaşırken rakımı yüksek bir noktada aniden frenler arızalandı.dağ başında bir yerde kalınca çekiciyi aradım.
konaklayacağım eve varınca kimi eşyaları ve tavşanımı eve çıkarmam gerektiğini söyledim.halledip aşağı inince diğer getirdiklerimi de 2.eve koyacağımı belirttim.nasıl isterseniz dedi ve yola çıktık. hiç sesini çıkarmadı.siz gidin desem de dinlemedi.yardımıyla çekici üstünde ve dopdolu olan arabayı birlikte boşalttık.oradan da tamirciye geçtik.
tüm bunlar ekstraydı ve sürücünün zorunluluğu yoktu.ayrı bir ücret de almadı.
teşekkür edip uğurladım.
unutamam o güzel insanı.
konaklayacağım eve varınca kimi eşyaları ve tavşanımı eve çıkarmam gerektiğini söyledim.halledip aşağı inince diğer getirdiklerimi de 2.eve koyacağımı belirttim.nasıl isterseniz dedi ve yola çıktık. hiç sesini çıkarmadı.siz gidin desem de dinlemedi.yardımıyla çekici üstünde ve dopdolu olan arabayı birlikte boşalttık.oradan da tamirciye geçtik.
tüm bunlar ekstraydı ve sürücünün zorunluluğu yoktu.ayrı bir ücret de almadı.
teşekkür edip uğurladım.
unutamam o güzel insanı.
devamını gör...
