nagehan alçı
nazlı ılıcak’ın üst ranzasında uyuması gerekirken birileri ona kıyak geçti.
devamını gör...
bütün iyi erkeklerin kapılmış olması
hanimlari derinden sarsan durum. o guzel beyler o kaprisli hanimlara binip gittiler evet..
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
sevgili dışınızdaki irlandalı ve miko hanımefendiler, en kısa bu kadar oluyor kusura bakmayın.
hayatımda yalnızca bir kez içip içip eski sevgiliyi aramak isimli güzide eylemimizde bulundum, yıllağğğğr önce. kendisi çok mantıklı bir insan evladı olduğundan, gecenin bir yarısı ex manit’ten gelen bu telefonu açmadı. peki ben durdum mu? durmadım. sms attım.
“şeni şöyle seviyorum balım, böyle yaptım hatalarım vardı işte heeerrrrşeyi yaparım (gerekirse sarhoş olduğum için kelimeyi birleşik de yazarım yani o derece) bak, toparlarız. sen ne dersen de, seni hala çok seviyorum lan allahsız"
ertesi gün facebook üzerinden yanıtladı. onun ss’leri aşağıda (mesajlar mail kutuma da geldiğinden, benimkilerin kaydı yok malesef ama yine de belgelerle geldim.)

- yani, gerçekten bu mesajda buna mı odaklandın? sarhoştum kusura bakma ama mesajın odak noktası orası değildi sanki.

- tamam, özür dilerim o kelime için. ama şu an dünyanın en ayık adamı benim, sabahtan beri sadece çay içtim inanmıyorsan ev arkadaşıma sor. mesajın orası hariç tamamının altına da imzamı atıyorum. hath bakalım.

o günden beri hanımefendinin benim nezdimdeki nickname'i allahsız. yolda falan görsem nabün lan allahsız derim.
hayatımda yalnızca bir kez içip içip eski sevgiliyi aramak isimli güzide eylemimizde bulundum, yıllağğğğr önce. kendisi çok mantıklı bir insan evladı olduğundan, gecenin bir yarısı ex manit’ten gelen bu telefonu açmadı. peki ben durdum mu? durmadım. sms attım.
“şeni şöyle seviyorum balım, böyle yaptım hatalarım vardı işte heeerrrrşeyi yaparım (gerekirse sarhoş olduğum için kelimeyi birleşik de yazarım yani o derece) bak, toparlarız. sen ne dersen de, seni hala çok seviyorum lan allahsız"
ertesi gün facebook üzerinden yanıtladı. onun ss’leri aşağıda (mesajlar mail kutuma da geldiğinden, benimkilerin kaydı yok malesef ama yine de belgelerle geldim.)

- yani, gerçekten bu mesajda buna mı odaklandın? sarhoştum kusura bakma ama mesajın odak noktası orası değildi sanki.

- tamam, özür dilerim o kelime için. ama şu an dünyanın en ayık adamı benim, sabahtan beri sadece çay içtim inanmıyorsan ev arkadaşıma sor. mesajın orası hariç tamamının altına da imzamı atıyorum. hath bakalım.

o günden beri hanımefendinin benim nezdimdeki nickname'i allahsız. yolda falan görsem nabün lan allahsız derim.
devamını gör...
normal sözlük yanarken kaşını alan yazarlar
ben kaş da almam saç da taramam sadece raks ederim.
devamını gör...
tom clancy's splinter cell
ubisoft'un içine ettiği bir diğer oyun serisi. serideki ilk 4 ana oyun**** ve playstation portable oyunu* oldukça iyidir; ancak double agent'ın xbox 360/playstation 3/pc sürümü, ilk 3 oyuna göre sönük kalmaktadır ve bir ton teknik sorun barındırmaktadır. double agent'ın playstation 2/xbox (6th generation) sürümü ise daha başarılıdır. pandora tomorrow ise yine double agent gibi pc'de milyon tane yama kurduğunuzda düzgün çalışmaktadır. çok değerli (!) ubisoft, bu yüzden ne oyunun satışını online mağazalarda gerçekleştirmektedir ne de oyunu düzeltmeye uğraşmıştır. serinin tartışılmaz en iyi oyunu, gelmiş geçmiş en iyi oyunlardan biri olarak görülen chaos theory'dir. double agent'ın 6. kuşak konsollar için yapılan sürümü de chaos theory'nin uzantısı olarak görülür. ayrıca ilk 4 oyunda yer alan müzikler olağanüstüdür.
umarım ubisoft, yeni bir splinter cell oyunu çıkarmaz. son iki oyunu**, "düzgün oynanış mekanikleri olan çok başarılı bir oyun serisini, aptal oynanış mekanikleriyle nasıl yerle bir ederiz" düşünce yapısıyla çıkardıkları çok belli. ubisoft'un alışıldık kafa yapısı. üzgünüm; ancak son 2 oyuna iyi diyorsanız, ya stealth oyunlardan anlamıyorsunuzdur ya da oyunlardan anlamıyorsunuzdur. eğer açık dünya gibi saçma sapan şeyler getireceklerse ve son 2 oyundaki oynanış mekanikleri olacaksa hiç yeni oyun yapmasınlar, daha iyi. oynanış mekaniklerine hiç dokunmadan, ilk 4 oyunu güncel sistemlere remaster yapsalar yeterli. remake de değil, reboot da değil.
dizisi ve filmi gelecek dediler, onlardan da ses yok. sam fisher gibi bir karakteri de tom clancy's ghost recon serisinin yeni oyunlarında küçük rollerin adamı yaptılar. hay ben sizin yapacağınız işe...
prince of persia serisinin de içine etmişti bu ubisoft. neyse, benim ubisoft'a olan öfkem dinmez; sizleri eğlenceli bir splinter cell videosuyla baş başa bırakayım:
bunu beğenenler, bunları da beğendi:
(bkz: hitman)
(bkz: metal gear solid)
umarım ubisoft, yeni bir splinter cell oyunu çıkarmaz. son iki oyunu**, "düzgün oynanış mekanikleri olan çok başarılı bir oyun serisini, aptal oynanış mekanikleriyle nasıl yerle bir ederiz" düşünce yapısıyla çıkardıkları çok belli. ubisoft'un alışıldık kafa yapısı. üzgünüm; ancak son 2 oyuna iyi diyorsanız, ya stealth oyunlardan anlamıyorsunuzdur ya da oyunlardan anlamıyorsunuzdur. eğer açık dünya gibi saçma sapan şeyler getireceklerse ve son 2 oyundaki oynanış mekanikleri olacaksa hiç yeni oyun yapmasınlar, daha iyi. oynanış mekaniklerine hiç dokunmadan, ilk 4 oyunu güncel sistemlere remaster yapsalar yeterli. remake de değil, reboot da değil.
dizisi ve filmi gelecek dediler, onlardan da ses yok. sam fisher gibi bir karakteri de tom clancy's ghost recon serisinin yeni oyunlarında küçük rollerin adamı yaptılar. hay ben sizin yapacağınız işe...
prince of persia serisinin de içine etmişti bu ubisoft. neyse, benim ubisoft'a olan öfkem dinmez; sizleri eğlenceli bir splinter cell videosuyla baş başa bırakayım:
bunu beğenenler, bunları da beğendi:
(bkz: hitman)
(bkz: metal gear solid)
devamını gör...
felipe melo
bir zamanlar galatasaray'da top kosturmus, brezilyali futbolcu.
futbol oynarken duygularini uc noktada yasamasi ve asiri hirsli olmasi; karsi takimi -ozellikle fenerbahçe'yi- olumune tahrik etmesi sebebiyle kendisine edilen kufurlerin haddi hesabi yoktur.
ukteydim doldum.
futbol oynarken duygularini uc noktada yasamasi ve asiri hirsli olmasi; karsi takimi -ozellikle fenerbahçe'yi- olumune tahrik etmesi sebebiyle kendisine edilen kufurlerin haddi hesabi yoktur.
ukteydim doldum.
devamını gör...
istemeden spoiler vermek
hep ama hep düştüğüm durum. öyle ki; bana hiç kimse "sen şu filmi seyretmiştin biraz konusundan bahsetsene" demiyor, diyemiyor. çünkü ne kadar kıvransam da yanlışlıkla spoiler veriyorum. neyin söylenip neyin söylenmeyeceğini ayırt edemiyorum.
bir keresinde üç kişi oturuyorduk ve bir dizi hakkında konuşuyorduk. ben o dizinin ilk sezonunu, bir arkadaş da tüm sezonlarını seyretmişti. diğeri ise hiç seyretmemiş ama başlamayı düşünüyordu. konuşmaya başladık, ben diziyi bitiren arkadaşa "ikinci sezon nasıl sence? ilk sezonun sonunda hepsi ölünce hevesim kaçtı biraz" dedim. ağzımdan çıkıverdi işte. bir anda ortamın tadı kaçtı. çünkü diziyi izlemeyen kişi abimdi. bana birtakım kırıcı ithamlarda bulundu. sen, dedi, salaksın.
bir keresinde üç kişi oturuyorduk ve bir dizi hakkında konuşuyorduk. ben o dizinin ilk sezonunu, bir arkadaş da tüm sezonlarını seyretmişti. diğeri ise hiç seyretmemiş ama başlamayı düşünüyordu. konuşmaya başladık, ben diziyi bitiren arkadaşa "ikinci sezon nasıl sence? ilk sezonun sonunda hepsi ölünce hevesim kaçtı biraz" dedim. ağzımdan çıkıverdi işte. bir anda ortamın tadı kaçtı. çünkü diziyi izlemeyen kişi abimdi. bana birtakım kırıcı ithamlarda bulundu. sen, dedi, salaksın.
devamını gör...
armysuzy
üslubunu çok sevdiğim bir yazardır, var olsundur.
devamını gör...
tadı hayal kırıklığına uğratan yiyecekler
avakado.ılk yedigimde el kremi yiyormuş gibi hissetmiştim.
devamını gör...
yazlık kışlık kıyafet değişimi
aslında sevdiğim aktivitedir ama bu sene yaparken, beni hüzünlendiren bir aktivite oldu. yazı severim, yazlık kıyafetlerin inceliği, rahatlığı ve yazın enerjisi beni mutlu eder. ama bu sene her birini çıkartıp, dolaba yerleştirirken, bunların hangilerini giyebileceğim acaba? bunları giyip, dışarı çıkabilecek miyim acaba? düşünceleri arasında koydum yerlerine. kışlıkları kaldırırken de, eşofman ve sweetler dışında diğerlerinin giyilmeden, tekrar kaldırıldıklarını fark etmek üzdü.
zaten bir tek evden çıkmayanın, tatile gitmeyenin ben olduğu düşüncesi beni hayli üzüp, korkuturken, bu yaz hiçbir yere gidememe fikri beni çok üzdü. umarım gerçekten vaka sayıları düşer ve az da olsa nefes alabiliriz.
zaten bir tek evden çıkmayanın, tatile gitmeyenin ben olduğu düşüncesi beni hayli üzüp, korkuturken, bu yaz hiçbir yere gidememe fikri beni çok üzdü. umarım gerçekten vaka sayıları düşer ve az da olsa nefes alabiliriz.
devamını gör...
her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım
polonyalı büyük yazar jerzy kosinski’nin ölmeden önce söylediği son sözlerdir.
uyku başımın hiç hoş olmadığı bir durumdur. çünkü az önce söylediğim gibi uyku bir durumdur ve bir gün içinde bu kadar uzun bir süre ölüme benzer bu durumda kalmak başlı başına korkutucudur. buna dair çok büyük bir fobim var.
işte kosinski’nin intihar notu olarak böyle bir söz bırakması beni doğal olarak çok etkilemişti ilk okuduğumda. çünkü derin bir hayranlık duyduğum bir yazar bu sözü sarf ederek ölüm ile uykuyu aynı kefeye koyuyor ve benim korkularımı da bir anlamda haklı çıkarıyordu.
kosinski nazi zulmü yüzünden kaçmak zorunda kalan, küçücük bir çocuk olarak olmayacak şeylere şahit olan ve bilinç altında bunları depolayıp daha sonra da yazarak hayatımıza damga vurmayı başarmış bir yazardı. ama 1981 yılında dünyanın kötülüğüne daha fazla dayanamayarak kendi sonsuzluğuna yol aldı.
notun tamamı ise şöyleydi: her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. buna sonsuzluk deyin.
kosinski sonsuz uykusunda beklemekte. ben de bir gün her zamankinden fazla uyumayı düşünüyorum. buna ne derseniz deyin.
uyku başımın hiç hoş olmadığı bir durumdur. çünkü az önce söylediğim gibi uyku bir durumdur ve bir gün içinde bu kadar uzun bir süre ölüme benzer bu durumda kalmak başlı başına korkutucudur. buna dair çok büyük bir fobim var.
işte kosinski’nin intihar notu olarak böyle bir söz bırakması beni doğal olarak çok etkilemişti ilk okuduğumda. çünkü derin bir hayranlık duyduğum bir yazar bu sözü sarf ederek ölüm ile uykuyu aynı kefeye koyuyor ve benim korkularımı da bir anlamda haklı çıkarıyordu.
kosinski nazi zulmü yüzünden kaçmak zorunda kalan, küçücük bir çocuk olarak olmayacak şeylere şahit olan ve bilinç altında bunları depolayıp daha sonra da yazarak hayatımıza damga vurmayı başarmış bir yazardı. ama 1981 yılında dünyanın kötülüğüne daha fazla dayanamayarak kendi sonsuzluğuna yol aldı.
notun tamamı ise şöyleydi: her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. buna sonsuzluk deyin.
kosinski sonsuz uykusunda beklemekte. ben de bir gün her zamankinden fazla uyumayı düşünüyorum. buna ne derseniz deyin.
devamını gör...
guy debord
socialisme ou barbarie üyesi marksist. gösteri toplumu'nda gösteri'nin kitle iletişim teknolojilerinin ürettiği görsel yanılgılara indirgenemeyeceğini savunarak 20. yüzyılın en önemli eserlerinden birine imza atmıştır.
gösteri toplumu'nda kurtuluş vaatleri de gösterinin bir parçasıdır ve her birimiz yine bu gösterinin bir parçasıyızdır. belki de kurtuluşumuz yoktur.
gösteri toplumu'nda kurtuluş vaatleri de gösterinin bir parçasıdır ve her birimiz yine bu gösterinin bir parçasıyızdır. belki de kurtuluşumuz yoktur.
devamını gör...
bacha bazi
bir an önce son bulması gereken sapık bir afganistan geleneğidir. geleneğe göre 5 yaşından itibaren erkek çocuklar ailelerinden para karşılığı satın alınarak oryantal dans eğitimlerine tabi tutulur. 8 yaşından itibaren ise orta yaş ve üzeri kodomanlara meze edilir. kadınsı kıyafetler ile dans ettirilir ve tecavüze uğrar. bu gelenek osmanlı devletinde zenne kültürü olarak karşılık bulmuş ve saray eğlencelerine bolca yer almıştır. hala günümüzde köçek kültürü olarak doğu karadeniz'de sürdürülmektedir. köçek kültürü artık profesyonel meslek olarak yetişkin erkeklerce sürdürülmektedir ancak kökeni bu leş afgan geleneğine dayanır. insan hakları komisyonundan unicef'e hiç bir global kuruluş bu geleneğin sürdürüldüğü arap ülkelerine ses çıkarmamaktadır.
sırrı süreyya önder'in beynenmilel filminin bir sahnesinde bu konuya şöyle değiniyor;
yerel müzisyenler olan gevendeler'in sorumlusu olan abuzer karakteri kızı ile girdiği diyalogda şöyle bir cümle kuruyor; ''benim annem açlıktan öldü, babam ise kardeşlerim ölmesin diye bana etek giydirip ağlayarak oynattı.''
sırrı süreyya önder'in beynenmilel filminin bir sahnesinde bu konuya şöyle değiniyor;
yerel müzisyenler olan gevendeler'in sorumlusu olan abuzer karakteri kızı ile girdiği diyalogda şöyle bir cümle kuruyor; ''benim annem açlıktan öldü, babam ise kardeşlerim ölmesin diye bana etek giydirip ağlayarak oynattı.''
devamını gör...
kalp hastası
2013 senesinde çıkan sagopa kajmer albümüdür.
albümde 19 şarkı bulunur.
kapılar açılır introsuyla başlar ve kapılar kapanır outrosu ile biter.
fiziksel olarak satın aldığım dinlerken büyük keyif aldığım bir albümdü.
eskiden çok aşırı şekilde sagopa kajmer hayranıydım. albümü çıkar çıkmaz almak istemiştim. ilk gün müzik markete gelmemişti. iki gün sonra kavuşmuştum. korsan dinlemeyi tercih etmemiştim çok büyük sagopa kajmer hayranı olduğum için.
hala hayranıyım ama eskisi gibi bağlılıkla değil tabii.
albümü satın aldıktan sonra bilgisayara takıp bir iki kere bütün albümü dinlemiştim. sonra telefona yükleme falan derken baya sevmiştim. önemli bir albüm benim için. sanırım ulaşması zor olduğu için bu kadar sevdim.
albümün içeriğine gelecek olursak sagopa kajmer’in iç dünyasını anlatan sözler albümde bolca mevcut. sagopa kajmer beatleri her zaman olduğu gibi nefisti.
albümde en sevdiğim şarkı meftun şarkısıydı ve şarkının beatinde ismail tunçbilek bağlama çalmıştı. hala favori şarkılarımdan birisidir.
albümde nakaratlar uzun ve eski tarzda, dini göndermeler bolca kullanılıyor. toplamına geldiğimizde güzel bir albümdü.
sagopa kajmer türkçe rap tarihinde kendi türünü icra eden bir rapçidir. bu albüm kendi türünde bir albümdü.
has eski sagopa kajmer kitlesi pek beğenmemişti tabii.
şahsen en sevdiğim sagopa kajmer albümü değil ama sevdiğim albümlerinden bir tanesi.
yunus abimize tekrar teşekkür ediyoruz. yeni albüm yap lan diyoruz ve yazımızı sonlandırıyoruz.
albümde 19 şarkı bulunur.
kapılar açılır introsuyla başlar ve kapılar kapanır outrosu ile biter.
fiziksel olarak satın aldığım dinlerken büyük keyif aldığım bir albümdü.
eskiden çok aşırı şekilde sagopa kajmer hayranıydım. albümü çıkar çıkmaz almak istemiştim. ilk gün müzik markete gelmemişti. iki gün sonra kavuşmuştum. korsan dinlemeyi tercih etmemiştim çok büyük sagopa kajmer hayranı olduğum için.
hala hayranıyım ama eskisi gibi bağlılıkla değil tabii.
albümü satın aldıktan sonra bilgisayara takıp bir iki kere bütün albümü dinlemiştim. sonra telefona yükleme falan derken baya sevmiştim. önemli bir albüm benim için. sanırım ulaşması zor olduğu için bu kadar sevdim.
albümün içeriğine gelecek olursak sagopa kajmer’in iç dünyasını anlatan sözler albümde bolca mevcut. sagopa kajmer beatleri her zaman olduğu gibi nefisti.
albümde en sevdiğim şarkı meftun şarkısıydı ve şarkının beatinde ismail tunçbilek bağlama çalmıştı. hala favori şarkılarımdan birisidir.
albümde nakaratlar uzun ve eski tarzda, dini göndermeler bolca kullanılıyor. toplamına geldiğimizde güzel bir albümdü.
sagopa kajmer türkçe rap tarihinde kendi türünü icra eden bir rapçidir. bu albüm kendi türünde bir albümdü.
has eski sagopa kajmer kitlesi pek beğenmemişti tabii.
şahsen en sevdiğim sagopa kajmer albümü değil ama sevdiğim albümlerinden bir tanesi.
yunus abimize tekrar teşekkür ediyoruz. yeni albüm yap lan diyoruz ve yazımızı sonlandırıyoruz.
devamını gör...
normal sözlük kulüp başkanlığı müracaatları
sanat tarih bilim kulübünün bölünmesi hk. acil khk!!!!
sanat kısmına tamamım, - onu da müzik, film vs. ayrı alındığı için-
tarihe de sanat tarihi kısmından tamamım,
bilime de sosyal bilimlerden tamamım.
şartları sağlıyorsam alın beni.
ama dediğim gibi bu üç alan kendi içlerinde bile bambaşka alanlara ayrılıyor, koordinesi biraz zor olacak gibi böyle.
sanat kısmına tamamım, - onu da müzik, film vs. ayrı alındığı için-
tarihe de sanat tarihi kısmından tamamım,
bilime de sosyal bilimlerden tamamım.
şartları sağlıyorsam alın beni.
ama dediğim gibi bu üç alan kendi içlerinde bile bambaşka alanlara ayrılıyor, koordinesi biraz zor olacak gibi böyle.
devamını gör...
yeniden dünyaya gelinse seçilecek ülke
türki... şaka şaka italya ya da ispanya.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
devamını gör...
mahlassızım
sohbet ederken tatlılığı karşısında eridiğim, çok kibar, düşünceli ve hoşsohbet bir yazarımızdır kendileri. *
tanımlarının güzelliğinden bahsetmeme gerek bile yok, verdiğim her artı kalbimin derinliklerinden kopup geliyor bilesin.*
seviyoruz seni sevgili yazar, tanımlarını heyecanla bekleyen bir kitle olduğunu unutma sakın.
edit : kendisi bi müzik olsa bu olurdu buradan
tanımlarının güzelliğinden bahsetmeme gerek bile yok, verdiğim her artı kalbimin derinliklerinden kopup geliyor bilesin.*
seviyoruz seni sevgili yazar, tanımlarını heyecanla bekleyen bir kitle olduğunu unutma sakın.
edit : kendisi bi müzik olsa bu olurdu buradan
devamını gör...

