türkiyenin en büyük kitap dizilerinden biridir, içerisinde 300 den fazla kitap vardır. hasan ali yücel'in milli eğitim bakanı olduğu dönemde meb tarafından basılmış, şimdi ise türkiye iş bankası kültür yayınları tarafından yayımlanmaktadır. güzel ve sade kapak tasarımının yanında kaliteli çevirileri ile insanda hepsini satın alıp tüm seriyi tamamlama isteği uyandırmaktadır. iddia ediyoruz, bu seriye başlarsanız bir daha başka yayınevinden çıkan klasikleri okuyamayacaksınız*
devamını gör...

"ben ne diyeceğimi bilemiyorum şuan, çok şaşırdım, bunu beklemiyordum. sonra konuşalım mı whis?"

(bir daha konuşamadılar).
devamını gör...

meyhane diye geldim, populer science çıktı.(bkz: lol) neyse votkayı içeyim gene de ziyan olmasın.(bkz: swh) sesler çok güzel radyocu mu doğdunuz be mübarek!

sonradan düşen jeton: dikkatimi çekti neden radyo başlığı sabitlenmiyor millet unutuyor görmüyor ki sonradan dahil olsun dinlesin etkileşsin! hayır sanki sol frame başlıklarda beyinler çarpışıyor da kıyamıyorlar, feridunabininsexhikayeleri.com başka nane yok.(bkz: swh)

bırakın marsı millet aç aç! biz yaşarken öldük, ver ordan müslüm babadan yakarsa dünyayı garipler yakar'ı.(bkz: lol)
devamını gör...

(bkz: dark)
(bkz: black mirror)
(bkz: the queens’s gambit)
(bkz: unorthodox)
(bkz: narcos)
(bkz: after life)
(bkz: love, death & robots)
listem bu şekildedir.
devamını gör...

bir artıdan ne çıkar ? mahlas'ın karma puanı çıkar , sözlüğün kirası çıkar.

al ver ekonomiye can ver mantığındaki müptezeldir.*
devamını gör...

benim için kasvet=pazar günü. hiçbir şey yapamadığım, yapsam da verim alamadığım bir gündür.
devamını gör...

ilk okuldaydık ve tam bir hıyar gibi gidip manzara resmi çizmiştim kıza vermek için.
zaten çok yetenekli de değilimdir ne diye resim çizdiysem o da ayrı bir konu.
sonra sınıfın en karizmatik velet i birol gelip resmi elimden alıp yırtmıştı.
bir de sevdiğim kızda dahil bütün sınıf dalga geçmişleri, gülmüşlerdi, hor görmüşlerdi.
haksız da sayılmazlardı gerçi. resim ne alaka.

pandemi öncesi gördüm birolu kızılayda, tanıdık birbirimizi, oturup iki çay içip lafladık.

kafa adammış.
devamını gör...

ikinci yeni şiiri temsilcilerindendir.
ikinci yeni'ye kadarki şiirleri ölçülü ve kafiyeli, konu olarak ise kendi hayatından izler görülen; aşk, ayrılık, yalnızlık gibi konuları işlemiştir.

ikinci yeni ile birlikte biçim ve öz yeniliğine gitmiş ve mensur şiir anlayışıyla yazmıştır. birçok şair zaman geçtikçe ikinci yeni şiirini terk etse de kendisi bir süre daha bu anlayışla yazmaya devam etmiş, 1967 sonrasında ''kayayı delen incir'' ve ''dün yok mu'' adlı şiir kitaplarında ikinci yeni'den bir bakıma kopmuş olduğunu göstermiştir.

''tamir ettirmedin gitti derler şu saati
ettirmek istiyor musun demezler.''
devamını gör...

iki psikoloji uzmanı philip brickman ve donald campbell' a göre: "dış dünyada mutlu olmak ve hayattan haz alabilmek için atttığımız bütün adımlar ile hamster çarkına girmiş oluyoruz. sahip olduğumuz bir şeyin, örneğin para ya da makam, daha fazlasını elde ettiğimizde, önce kendimizi mutlu hissederiz ama çok kısa süre sonra elde ettiklerimize alışmaya başlıyoruz. önceden ‘talih’ olarak gördüğümüz şimdiki seviyemiz yeniden ‘yetersiz’ gelmeye başlıyor. ve mutluluk hissini sürdürebilmek veya yeniden kazanabilmek için yeniden bu kez daha fazlasının peşine düşüyoruz. alıştığımız için, artık mutluluk için çok daha fazla şeye ihtiyaç duyar hale geliyoruz.'
devamını gör...

20 metreden sonra her kızın sizi kestiğini sanmanıza neden olan göz bozukluğu.

30 yaşından sonra "miyop astigmat" teşhisiyle dünyam bulanıklaştı.
devamını gör...

an itibarı ile youtube'da yerini almış olan mesajdır.

iko'muz canımız ciğerimiz de gerekli ayarları yaptıktan sonra, kaydını tamamlamış her genç kafa sözlük ferdinin gelen kutusu bu sesli mesajla turunculanacak.

devamını gör...

öğretilmesi ve üzerine çalışmalar yürütülmesi gereken bir alandır.
devamını gör...

cinselliği tabu olarak görmeleri diyen bir yazarın hayatında bastırma savunma mekanizmasini hiç kullanmayıp herşeyi cinselliğe bağlaması ve akabinde tuhaf tuhaf mesajlar atması.
devamını gör...

merhaba. param pulum yok. ben sana bakarım aslanım diyecek avratlar dm lütfen.
devamını gör...

o kadar yalnızım ki sıradaki şarkı bir sonraki şarkıya gelsin.
devamını gör...

(bkz: hayata dair iç burkan detaylar)a bir örnektir.
birkaç gün önce, annemin yemek yaparken, yakın gözlüğünü taktığını görünce farkettim. garip bir histi gerçekten. bunun olacağını biliyoruz ama gün olup, gerçekleşince insan bir tuhaf oluyormuş.
devamını gör...

en utandığım mı bilmiyorum ama ortaokula giderken yaşadığım birkaç anıyı aklıma getiren başlık.

anadolu lisesindeyiz, ilkokuldan sonra gitmişiz. genelde zengin aile çocukları var. çoğu kreşten beri arkadaş. biz birkaç kişi dışarıdan gelmişiz, tuhaf bakıyorlar bize.

hazırlık sınıfındayım, bir forma altına giydiğim ayakkabım, bir de spor ayakkabım var (o da zorunlu diye). arkasından basarak çıkardığım için ayakkabımın taban dikişleri açılmış ve yürüdükçe birbirinden ayrılıyor. yapıştırsam da açılıyor. bir gün bir arkadaşımın bunu bana söylemesiydi beni utandıran.

sonra yine aynı sene, beden dersinde giydiğim eşofmanların her hafta aynı olduğunu söylemişti aynı kişi.

tüm bunlar yetmemiş, yine aynı kişinin giydiğim arkasında kocaman tommy yazan montumun gerçek olup olmadığını sorması oldu, yakıştıramamış olacak.

çocuğum, marka nedir bilmiyorum bile. sonra sonra ne olduğunu öğrendim, büyük olup senelerce durduğu için mont.

karı da (evet karı) yememiş içmemiş beni takip etmiş, bana takmış kafayı, her şeyimi sorgular olmuş. çok utanmış olacağım ki, bu satırlar çıktı ortaya işte.
devamını gör...

1923 doğumlu zaman zaman eserlerinde postmodernizmin izleri görünen italyan yazar. zengin bir dil kullanımı ve okuyucu ile oynayan cümleleriyle italyan edebiyatında yeri oldukça ayrıdır. hayal gücüne hayran kalmamak elde değil .

l'entrata in guerra
ı racconti
palomar
se una notte d'inverno un viaggiatore

(bkz: ı nostri antenati)
(ıl cavaliere inesistente; ıl visconte dimezzato; ıl barone rampante)

--- alıntı ---

ıl nome richiama un potente telescopio, ma l’attenzione di questo personaggio pare si posi solo sulle cose che gli capitano sotto gli occhi nella vita quotidiana, scrutate nei minimi dettagli con un ossessivo scrupolo di precisione. forse è per rintracciare il filo del discorso che scorre là dove le parole tacciono, che palomar tende l’orecchio al silenzio degli spazi infiniti o al fischio degli uccelli, e cerca di decifrare l’alfabeto delle onde marine o delle erbe d’un prato.

--- alıntı ---
devamını gör...

bir şeyleri başarmak için hırs olmazsa olmaz ama açgözlülüğün ardı arkası kesilmez. hep daha fazlası olsun ister. bu da kişinin bazen sonunu getirir.
devamını gör...

bunu bir hastalık, bir günah, bir ahlaksızlık olarak gören var ama lgbt'li olmak ne günahtır, ne hastalıktır, ne de ahlaksızlıktır. bu sonradan keyfi olarak tercih edilen bir yönelim değildir. doğuştan olan bir hormonal bir durumdur. buna günah diyenler, doğuştan olduğunu yani allahın öyle yarattığını bilmeleri gerek, buna ahlaksızlık diyenler kime göre, neye göre ahlaksızlık? asıl lgbt'li insanlara yapılan iğrenç ayrımcılıklar, kötü sözler, hakaretler, uygulanan fiziksel ve sözlü şiddetler ahlaksızlıktır, herkesin özel hayatı ve tercihleri sadece o kişiyi ilgilendirir. kimsenin aşkına kimse karışamaz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim