herkes mahlasına yakışanı yapsın
öğrenmeye devam etmek.
devamını gör...
kaltakçı
kaltak imal eden kişilere verilen addır. eyerin üzeri meşin, halı gibi şeylerle kaplanan tahta bölümüne kaltak denir.
kuskunu (atın kuyruğu altından geçirilip eyere bağlanan kayış) bulunmayan eyere de kaltak denir.
yüksek olur arap atın kaltağı
ıssız kalmaz koç yiğidin yatağı (karacaoğlan)
eskiden anadolu’nun bazı yörelerinde çamaşır yıkamak için kullanılan tahtalardan oluşan alet yapan kişilere de kaltakçı denmiştir.
1934 yılında soyadı kanunu çıkınca birçok kişi meslek dalları olan kaltakçı soyadını almıştır. ne var ki zaman içinde yanlış anlaşılmalardan ötürü “kaltakçı” soyadlarını değiştirmişlerdir.
halen bu mesleği icra edenler bulunmaktadır.
kuskunu (atın kuyruğu altından geçirilip eyere bağlanan kayış) bulunmayan eyere de kaltak denir.
yüksek olur arap atın kaltağı
ıssız kalmaz koç yiğidin yatağı (karacaoğlan)
eskiden anadolu’nun bazı yörelerinde çamaşır yıkamak için kullanılan tahtalardan oluşan alet yapan kişilere de kaltakçı denmiştir.
1934 yılında soyadı kanunu çıkınca birçok kişi meslek dalları olan kaltakçı soyadını almıştır. ne var ki zaman içinde yanlış anlaşılmalardan ötürü “kaltakçı” soyadlarını değiştirmişlerdir.
halen bu mesleği icra edenler bulunmaktadır.
devamını gör...
e-okul öğrenci fotoğrafları
çoğunluğun düzgün çıkmadığı fotoğraflardır. bir de bununla ösym fotoğrafı kapışır. ne oldu, ne bitti anlayamadan fotoğrafın çekilir.
devamını gör...
doğru insanı bulmak
doğru insan olması yetmez, seninle uyumu da doğru olmalı dediğim başlıktır.
devamını gör...
günaydın mesajı
babam her sabah kardeşime ve bana günaydın mesajı atardı. bana günaydın paşam falan yazardı sadece yeterdi de ama kardeşime uzun uzun güzel şeyler yazardı bi defa ona atacağı mesajı bana atmıştı oradan biliyorum. babalar ve kızları gerçekten ayrı bi dünyaya aitler. kardeşim artık yok babam o günden beri günaydın mesajı atmıyor. ufak ayrıntılar boğazı düğümlüyor.
gününüz güzel olsun herkese günaydın.
gününüz güzel olsun herkese günaydın.
devamını gör...
sözlüğün sakin havası
kaossuz falan çok güzel kokan havadır. sanki şu an tüm yazarlar gözümde fularlı, pipolu şeklinde canlanıyor.
t: özlediğimiz havadır.
edit: şom ağzımı yiyim.
t: özlediğimiz havadır.
edit: şom ağzımı yiyim.
devamını gör...
ilk başta sevmediğin sözlük yazarını sonradan sevmek
bazen bazılarımızın başına gelen durum.
"buradan birini sevmek ne ya!" falan demeyin hemen! çoğumuzda uzaktan, tanımadan birilerine yakın hissetme ya da birilerine uyuz olma gibi bazı duygular vardır. bunu gerçek anlamda tanıdığınız birine duyduğunuz sevgiyle tabii ki kıyaslayamazsınız ama başlıklarda karakter sınırı var. mecburen böyle açtım kısa yoldan.
bazen bir sözlük yazarı başlarda sinirinize dokunur. yazdıkları ya da yazış şekli hoşunuza gitmez. ancak bazen bir kırılma noktası olur. kimi zaman bunun nedenini gayet iyi bilirsiniz ama kimi zaman da belirli hiçbir nedeni olmaz. yavaş yavaş o insana sempati duymaya başlarsınız. bazen özel mesaj yoluyla konuşur, hiç de sandığınız gibi biri olmadığını görürsünüz. aynı şeyleri birileri size karşı da hissedebilir tabii ki.
bazen de tam tersi olur. başlarda sevdiğiniz bir yazar zamanla garipleşir. sakin diye seversiniz, saldırgan bir tutum takınır zamanla ya da çok güzel içerikler üretirken bir anda başka sözlüklerden ya da sitelerden yazı aşırmaya başlayabilir vs... o kişiye karşı olan yakınlık hissiniz yavaş yavaş yerini, onun yorumlarını gördükçe rahatsız olmaya bırakır.
elbette bunların hiçbiri önemli şeyler değil. sekmeyi kapatana kadar bizi mutlu eden ya da canımızı sıkan geçici şeyler. kimse gerçek hayatında buradakilerin hayaliyle yaşamıyor*. o yüzden yazacağını yazıp çıkmak varken birilerine sataşmak mantıklı değil.
peki o zaman ben bu başlığı neden açtım? hiçbir fikrim yok. laf olsun torba dolsun...
"buradan birini sevmek ne ya!" falan demeyin hemen! çoğumuzda uzaktan, tanımadan birilerine yakın hissetme ya da birilerine uyuz olma gibi bazı duygular vardır. bunu gerçek anlamda tanıdığınız birine duyduğunuz sevgiyle tabii ki kıyaslayamazsınız ama başlıklarda karakter sınırı var. mecburen böyle açtım kısa yoldan.
bazen bir sözlük yazarı başlarda sinirinize dokunur. yazdıkları ya da yazış şekli hoşunuza gitmez. ancak bazen bir kırılma noktası olur. kimi zaman bunun nedenini gayet iyi bilirsiniz ama kimi zaman da belirli hiçbir nedeni olmaz. yavaş yavaş o insana sempati duymaya başlarsınız. bazen özel mesaj yoluyla konuşur, hiç de sandığınız gibi biri olmadığını görürsünüz. aynı şeyleri birileri size karşı da hissedebilir tabii ki.
bazen de tam tersi olur. başlarda sevdiğiniz bir yazar zamanla garipleşir. sakin diye seversiniz, saldırgan bir tutum takınır zamanla ya da çok güzel içerikler üretirken bir anda başka sözlüklerden ya da sitelerden yazı aşırmaya başlayabilir vs... o kişiye karşı olan yakınlık hissiniz yavaş yavaş yerini, onun yorumlarını gördükçe rahatsız olmaya bırakır.
elbette bunların hiçbiri önemli şeyler değil. sekmeyi kapatana kadar bizi mutlu eden ya da canımızı sıkan geçici şeyler. kimse gerçek hayatında buradakilerin hayaliyle yaşamıyor*. o yüzden yazacağını yazıp çıkmak varken birilerine sataşmak mantıklı değil.
peki o zaman ben bu başlığı neden açtım? hiçbir fikrim yok. laf olsun torba dolsun...
devamını gör...
günaydın sözlük
evet cuma görünümlü perşembeden günaydınlar sözlük. ee hal böyle olunca da ilk hissiyatımız gol sevinci yaşarken gelen ofsayt kararı gibi. * motor hafiften su kaynatsan da yola devam yapacak bişey yok akımı sağ olsun! ummadığınız yerden para gelen bir gün sizin olsun dostlar! *
devamını gör...
forrest gump
tom hanks filmleri aslında yabancı sinema severlerin, ülkemizde yabancı filmlere rağbet göstermeye yeni başlamış seyircileri etkisi altına aldığı kanıksanmış bilinen bir gerçektir. tom hanks filmdeki ismi ile forrest olan zeka seviyesi düşük gibi görünen aslında yarı anlaşılmamış bir dehada olduğunu biraz şans birazda insanların ne yaptığını anlayamadık lafı için bir insanı zirveye taşıdığını gözlemleyebiliriz. film aslında tür bakımından epik, dram, romantik bir filmdir. ülkemiz ve dünya çapında geniş seyirci kitlelerine hitap ettiğini varsayarsak., kendi ülkemiz ve yurt dışında kişisel gelişim seminer konferans ve sosyoloji alanında da gönüllerdeki yerini almıştır. romantizm anlamında platonik bir aşkın gerçeğe dönüşmeden evvelki karşılık bulamaması sevdiği insanın uzak durması ve onun karşısına forresttan olma bir çocukla karşısına çıkması tişört markasını oluşturması asker arkadaşının teknesiyle avlaması ve derken mucize dolu bir değişim yakalayarak zengin oluşu büsbütün seyircileri büyüleyici bir etki ile duygu sellerine kavuşturan başyapıt. filmin ana fikri aslında umutsuzluğa hiçbir zaman engellerin engel olamayacağını anlatabilen yegane insanların var olduğu dünyamızda nasıl başarılı işlere yol açan yüreği kendi iyi niyetli insanları bizlere göstermektir. etrafımızda yanımızda bu tür farklı karakterlerin imkan verilmesi ve biraz şans ve tanrı yardımıyla neler yapılabilir, neleri başarabilir bizlere gösterme imkanını gözler önüne seren güzel kalpli insanları bizlere daha güzel gösteren filmi, izlemediyseniz eğer muhakkak izlemeniz kanaatindeyim. türkçedeki “ koş“ ingilizcedeki anlamı “run” olan bir kelimenin hiç bu kadar anlam yüklenip bir insan üzerinde taşıyabileceğini görünce etkilenilmemesi imkansız olacak kanaatindeyim şimdiden iyi seyirler dilerim.
devamını gör...
kill bill
beatrix kiddo elinde kılıçla crazy 88 çetesini doğramak için bara girer. beatrix kiddo yürürken cam zeminde gelinin onitsuka tiger marka ayakkabılarının altını görürüz. ayakkabının altında yazan yazı için; buradan
devamını gör...
yabancı damat
memik dede, gökhan kırdar müziği ve "endaksi canim" repliğiyle aklımda kalmış; antepli bir kızın niko isminde yunan bir adamla evliliğini ve iki tarafın da ailelerinin yaşadığı entrikaları konu alan dizidir.
güzel bir diziydi.
güzel bir diziydi.
devamını gör...
zor günlerden geçenlerin en iyi bildiği şey
geçecek. geçmese de alışacaksın.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bu vesileyle behzat firik’i de anmış olalım.
bir soğuk yel eser, üşür ölüm bile..
bir soğuk yel eser, üşür ölüm bile..
devamını gör...
yazarların en sevdiği şiir
sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.
bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı.
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telâşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.
gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vaktiniz olmadı.
sevgilerde/ behçet necatigil
devamını gör...
yazarların canını yakan şarkı
seni dert etmeler.
çoban yıldızı.
çoban yıldızı.
devamını gör...
sözlükte hiçbir kadın yazara yürümemiş yazar
ben kendime yürüyorum, hele aynaya bakınca koşuyorum. uzaklara tabii.
devamını gör...
kandil
simidi de vardır. normal simitten daha küçüktür, avuç içi kadardır.
devamını gör...
buzdolabının üstüne koyulan fırın
eski anılarımı depreştiren davul fırın. evet gerçekten de buzdolabı üstünde dururdu. kek konusunda kabiliyetli bir fırın olmasa da, harika börekler , baklavalar pişerdi bu fırında.
devamını gör...

