saatler gömebileceğiniz oyun. çok oynadım zamanında... çok detaylı oyun... türkiye özelinde konuşursak son bosphorus dlc'si muhtemelen lise ve üniversitede okutulan inkılap tarihi dersinden çok daha detaylı ve öğretici. oğlum çok komik lan nazilli basma fabrikasını falan inşa edebiliyorsunuz.

tabi türkiye'nin en büyük sorunu doğal olarak interwar arada ihtiyaç duyduğu sanayileşme... yapabildiğiniz kadar fabrika yapmalısınız. tüm bunları yaparken de ordunuzu olabildiğince modernize etmeniz gerekmekte.

mutlaka kıyı bölgelerinize tahkimat radar veya uçaksavar ekleyin. doğuda sovyetlere dalmayı planlarken arkanızdan gelebiliyorlar.

politika çok önemli oyunda. batıya yanlarsanız kafanız rahat oluyor. çünkü ingiltere amerika sovyetler üçlüsü çok güçlü. yunanistan olmasa bile aradan bulgaristanı dızzolayıp topraklarınıza katabilirsiniz.

ha ben ne oraya ne buraya modunda takılacam derseniz o iş işte biraz tehlikeli günün sonunda çünkü iki taraftan birisi mutlaka size kafayı takıp dalıyor. o yüzden aynı ismet paşanın yaptığı gibi batı tarafına girmenizde fayda var.

iç politikada da hepsini denedim. eğer demokrasiye geçerseniz işin boku çıkıyor (anladınız siz). ben yılanın başı küçükken ezilir mantığı ile ülkede demokrasiyi komple yasaklayıp basın sansürü çakıyorum içerde başınız ağrımıyor.

sovyetler ya da mihver grubundan birine meyil ederseniz. ne kadar engellerseniz engelleyin politik güç olarak karşınıza çıkıyorlar.

ordu doktrininde kara kuvvetlerinde ben daima sanayileşmeye de önem verdiğimden motorize saldırı ekolünü benimsiyorum. great rush gibi rus tarzı şeyler bizim orduya göre değil çünkü asla great rush yapabilecek kadar man powerınız yok.

oyunda tüm politik tarzları denedim arkadaşlar. oyundan maksimum verim ve keyif almanız için içerde yapabileceğiniz en mantıklı politik ilerleme sağ kemalizm oluyor. ultra tarafsız aman tadımız kaçmasın tarzı giderseniz bir yerden çok fena patlıyor. tabi bir de halkı ilk savaşın öcünü alacaz diye boostlayıp yunanistan ve bulgaristanın tepesine çökmek de çok tatmin edici ve yararlı. çünkü yunanistanda müthiş fabrika var.


haa son olarak sadabat paktına çok güvenmeyin. çünkü ırak iran afganistanın üçünü toplasan kedi osuruğu etmiyor oyunda... gerçi gerçek dünyada da öyle değiller mi ? dlkfgjdlşkfh yani paktı maktı boşverin ırak petrolüne çökün.
devamını gör...

dışarda çıplak ayak dolaşan hobbitler var ellam birileri bakıp bir yargıya varıyor. yada ayakkabı ötesi gösteren gözlük takıyor olabilir kişi.
devamını gör...

tartı aleti.
son yıllarda doğru tartanı yok, hep fazla tartıyor.hergün kavga.
"tartılar değil insanlar yalan söyler"
devamını gör...

heavy metal.
tava ile tencerenin kavgası gibi.
devamını gör...

daha kötüsü de açılamayan kavanozun hoşlanılan kız tarafından tek hamlede açılmasıdır.
devamını gör...

honore de balzac (fransız yazar): çok fazla kahveden boğuldu diye bilinir. ama aslında kalp yetmezliğinden ölmüştür. onu bu sebebe iten şey ise kupalarca içmiş olduğu kahvedir.

lev tolstoy (rus yazar): başka kalacak yeri olmadığı için tren istasyonunda kalmak zorunda olan tolstoy, soğuk bir kış günü donarak öldü.

virginia woolf (ingiliz yazar): ceplerini taşla doldurarak kendini ouse ırmağı'na bıraktı. ardında eşine bıraktığı şu sözler kaldı: sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumdan eminim. yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. bu kez iyileşemeyeceğim. sesler duymaya başladım, hiçbir şeye odaklanamıyorum. bu yüzden yapabileceğimin en iyisi olduğunu düşündüğüm şeyi yapıyorum.

slyvia plath (amerikalı yazar): çocuklarını odalarına götürdükten sonra odalarının kapılarını içeri gaz girmeyecek şekilde bantlar ve mutfağa gidip gazı açıp kafasını fırına sokarak intihar eder.

stefan zweig (avusturyalı yazar): 1941 yılında bezilya'da yaşarken avrupa'nın durumundan dolayı üzüntüden eşiyle birlikte zehir içerek intihar etmiş.
devamını gör...

ihtimal kelimesinin en antipatik hali.
dsö aklımızla eğleniyor bizde maşallah dünya olarak, koyuna bağladık gidiyoruz sürü halinde.
pandemide lider olmak dünyanın en kolay işiymiş, herkes yapabilirmiş, otomatik pilot gibi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

evet değerli okuryazarlar sözlük ahalisi olarak her gün yeni bir skandalla karşılaşıyoruz. sözlük resmen yayık ayranı misali çalkalanıyor. köpüklü skandallar trenine bindik, varacağımız noktayı büyük bir tedirginlikle bekliyoruz. her çuf çufla yerimizden hopluyor, hayretler içerisinde kalıp şaşkınlık naraları atıyoruz. sözlüğün bel kemiği olarak gördüğümüz ve sözlüğe katkıları yadsınamayacak yazarların içine düştükleri haleti ruhiye ve yaptıkları şeyler karşısında ağzımız açık kalıyor.

antik kentler ve tarihi eserler konusunda büyük hassasiyete sahip olduğunu düşündüğümüz kıymetli yazar arkadaşımız evernevergreen'in bu kentleri niye dolaştığı ve tarihi eserlere neden bu kadar tutku ile bağlı olduğu, süveyş kanalına oturan geminin yerinden kalkmaması sebebiyle ortaya çıkmış bulunuyor.

meğer hanımefendi yıllardır anubis'in gizlenen mezarını aramakta ve onun adına gizlice yapılan piramidi bulmaya çalışmaktaymış. pop corn hükümet yetkililerinden aldığımız bilgilere göre, koca piramidi bir gece vakti parça parça gemiye yüklemişler ve bunu çöldeki develerin haricinde hiç kimse fark etmemiş. develerin ihbarı sonucunda pop corn hükümeti kolluk güçleri, yazarımızın peşine düşmüş ancak kendisini yakalayamamışlar. siyah gözlük takan bir kedinin dikkat çekmeden pop corn devletinin sınırlarını terk etmesi ise cidden büyük skandal. amma velakin göklerden gelen bir karar vardır. kardeş mitoloji karakteri anubis'e yapılan bu saygısızlığı, zeus sineye çekmemiş ve olaya el atmış, poseidon süveyş kanalındaki su miktarını düşürmüş , kara gözlüklü kedimizin gemisini karaya oturtmak suretiyle cezasını kesmişler.

piramidi çalan kılıfını hazırlar derler lakin tam kıvamında yapılan, kanalda gemi oturtma mönüsü tüm planları yerle yeksan etmiş gibi duruyor. kara gözlüklü kedinin şu an nerede olduğu bilinmiyormuş. ancak bazı kaynaklar kendisinin tutuklandığı konusunda çok ısrarcı oldukları için haberimizi bu şekilde vermek durumunda kaldık. tutuklanma haberini doğrulatır doğrulatmaz, yaşanan gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

açık mert korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz...

sürç-i lisan ettiysek af ola!
devamını gör...

yapmak isteyenler varsa, yapmamalarını tavsiye ederim. zekanın yüksek çıkması ihtimalinde havalara girme halleri başlıyor. "ben zekiyim, çalışmasam da olur" kafası yaşayıp tembelleşilir. kendimden biliyorum ve bunun araştırması bile yapılmış.
bir sınıfta yüksek iq'ya sahip olduğunu öğrenen çocuklarda tembelleşme gözlemlenmiş. normal zekaya sahip çocuklar daha çok çalışmaya gayret ederken, zeki çocuklar başka alemlerde.
devamını gör...

üniversitedeyken pet şişe kapağı açamayan arkadaşım vardı. hadi len ordan o ne saçma takıntı falan diyoduk ki bir gün 2 alt komşusu biz inerken seslenip "gençler bişi sorcam bu eren deli mi geçen gün bayramda kimse yok apartmanda gece yarısı kapıları çalıyo, açtım beş litrelik su şişesinin kapağını açtırdı teşekkür etti gitti." diyene kadar.

eren deli miydi? deliydi, hepimiz kadar. hangimizin takıntıları yok ki? benim de var ama neyse ki pet şişe kapağı açabiliyorum. balon da yalayabiliyorum az önce denedim sıkıntı yok. yani saçma bi his ama yalanıyo gayet, kremşanti sürüp mis.
devamını gör...

türk müziğinin dahi çocuğu. 25 yıllık kısa ömründe birçok muhteşem parçanın arenjesini veya bestesini yapmıştır. bazen oturur düşünürüm acaba onno tunç ve uzay heparı hâlâ aramızda olsaydı türk popu bugün yine de bu hâlde olur muydu diye.
devamını gör...

37 yaşındayım ve hala oyun oynarım. 4 senedir fifa oyunlarına bağımlılığım var. hatta şu an bile konsolun başına geçeceğim anın hayallerini kuruyorum.
devamını gör...

sağlık...
devamını gör...

çok sevdiğim bir meyvedir ama yedikten sonra nedense dudaklarımı uyuşturur.

ayrıca kabuklarını yıkayıp reçel de yapabilirsiniz.
devamını gör...

yazın beni en başa 39 numara ile potatosfer kızan diye.
devamını gör...

aslinda olasi bir durumdur. sekiz milyara yakin insanin barindigi bir duzenegin icerisinde yasiyoruz. bu yuzden ama "ben farkliyim" diye dusunmenin, kibrin getirdigi gulunc bir iddiakarliktan oteye gecmesi pek mumkun degil.
ha birileri tarafindan sevilip onemseniyorsan, kismen onlar icin ayri bir kefeye konmussundur ama onun disinda ufak tefek degisikliklerle neredeyse aynisindir/ayniyizdir...

yasayislar ayri olabilir, kulturler, alinan egitim, bulunulan cevre... hicbiri farketmez, insanin yazilimi aynidir, yasam boyunca karsiliastigi sorunlar uc asagi bes yukari aynidir, hatta hissettikleri aynidir. bunlar degismez, bunlar bakidir. dolayisiyla herkes aslinda gercekten herkes'dir. yani tabii sen yine de kendince farkli oldugunu dusunebilirsin, o da olur.
devamını gör...

yapması gereken bir iş, ödev, çalışması gereken bir sınav olup da burada takılanlar için doğru olabilecek önerme. onun dışında kalanların burada ne yaptığına bakmak lazım.

sadece başlıklarda boş yapıp tek kelime bir şey katmayan varsa kendine, bana göre de vakit kaybediyordur ama önemli olan o kişinin bu konuda ne düşündüğü. kendisi bunu vakit kaybı olarak değil bir çeşit kafa dağıtma, oyalanma aracı olarak görüyor olabilir. belki stresini atıyordur ki zamanımızın en önemli sorunu stres olduğuna göre, sözlükte atabiliyorsa ne mutlu ona! strese sebep olan her şeyden bu kadar kolay bir yöntemle kurtulmayı kim istemez ki?

bazılarına garip gelebilir ama ben sözlükte takılırken bir yandan da kitap okuyorum. ara başlıklara ya da belirlediğim bir paragrafın başına gelince biraz durup buraya biraz takılıp kaldığım yerden devam ediyorum okumaya. dolayısıyla aralarda kafayı dinlendirip kitapta yazanları sindirmeme vakit tanıdığı için bence pek de vakit kaybı olmuyor burası. benzer şeyi python çalışırken de yapıyorum.

sonuç; buraya gelen herkes halinden memnun olmalı ki bir şekilde yazmaya devam ediyoruz. hal böyle olunca çok da fazla irdelememek gerekiyor sanırım.
devamını gör...

"sormaz ki bilsin
sorsa bilirdi.
bilmez ki sorsun
bilse sorardı."
-sadi şirazi.
devamını gör...

bulabilmesi muhtemel olan kızdır. fakat başını göğsüne yaslamak isterse başaramayabilir.

olsun oda midesine yaslar, gurultuları dinler.

aşk böyle küçük şeyleri affeder efenim.
devamını gör...

hayat devam ediyor. bir türlü şahsiyete anlam yüklemenin, koca bir ahmaklık olduğunun farkına varılamıyor, dünya durmaz dostlar.

yaprak düşer, rüzgar süpürür, yeni bir yaprak düşer, yerini doldurur taaaki yeni bir esintiye kadar. bu işlerin doğası bu.

kimleri yuttu bu piyasa, ne yazarlar unutuldu gitti, seni mi unutamayacak? kaç gün? gün içinde bile önemsizleşiyor bazı şeyler, yeni bir yazar keşfine bakar.

kimse kimsenin umrunda değil. olmamalı da. anı yaşayıp takılmalı. uzatmamalı, şov g.tte patlar.

saf saf offline kim ne yazmış nickaltıma diye bakarken 1 haftaya kalmaz nickaltına bir kişi bile yazmaz olur.

farkına varın durumun bence.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim