canaşırılık
yarı yeşilevham ukdesi.
iki gün yoktum, taaa diplerdeki sandık lekeleri gitsin, bi hava alsın içim diye dolaşmaya çıktım yarımadamda, güzel de oldu. neyse;
döndüm, o iki günde ve daha öncesinde gözümden kaçanları okumaya başladım, yeşilevham'ın bir yazısında denk geldim bu kelimeye, o zaten her zaman olduğu gibi kelimeleri harika kullanıp içini yarı dökmüş, kazak türkçesinde şefkatlilik, merhamet anlamına geldiğini de yazısının en başına iliştirmiş, de?
yazısında bir şey yazmış, ben de katılıyorum buna, bu kelimenin ardında başka bir şey var, kelime anlamı yetmiyor, kelime anlamı tam karşılamıyor içini, içimi.
üfleseler sönüverecek gibi bir kelime bu, hani bir saniye bakmasan yok olacak, o merhamet ve şefkat sahipsiz kalacak, aniden bitecek.
ne zor kelime tanrım ve bazen içinde olan biteni yansıtıp kelimelere dökmek ne kadar zor?
bazen sadece kullanmak gerekiyor ama böyle kelimeleri, anlamını anlamlandırmaya çalışmadan, insanın içinde yansıttığı boşluk ve hoşluk kıvamına uydurarak öylece kullanmak.
mesela ben gidenim için şöyle derim gönül rahatlığı içinde, ne cümle içinde sırıtır ne de kendi içimde.
bir canaşırılık nefesim vardı, o da yokluğunla soldu.
evet, bazı kelimeler çok güzel ve çok zor ve teşekkürler tanrım!
iki gün yoktum, taaa diplerdeki sandık lekeleri gitsin, bi hava alsın içim diye dolaşmaya çıktım yarımadamda, güzel de oldu. neyse;
döndüm, o iki günde ve daha öncesinde gözümden kaçanları okumaya başladım, yeşilevham'ın bir yazısında denk geldim bu kelimeye, o zaten her zaman olduğu gibi kelimeleri harika kullanıp içini yarı dökmüş, kazak türkçesinde şefkatlilik, merhamet anlamına geldiğini de yazısının en başına iliştirmiş, de?
yazısında bir şey yazmış, ben de katılıyorum buna, bu kelimenin ardında başka bir şey var, kelime anlamı yetmiyor, kelime anlamı tam karşılamıyor içini, içimi.
üfleseler sönüverecek gibi bir kelime bu, hani bir saniye bakmasan yok olacak, o merhamet ve şefkat sahipsiz kalacak, aniden bitecek.
ne zor kelime tanrım ve bazen içinde olan biteni yansıtıp kelimelere dökmek ne kadar zor?
bazen sadece kullanmak gerekiyor ama böyle kelimeleri, anlamını anlamlandırmaya çalışmadan, insanın içinde yansıttığı boşluk ve hoşluk kıvamına uydurarak öylece kullanmak.
mesela ben gidenim için şöyle derim gönül rahatlığı içinde, ne cümle içinde sırıtır ne de kendi içimde.
bir canaşırılık nefesim vardı, o da yokluğunla soldu.
evet, bazı kelimeler çok güzel ve çok zor ve teşekkürler tanrım!
devamını gör...
sokağa çıkma yasağında evde yapılacaklar
ne büyüttünüz bu olayı be.
sanki normal zamanda çok matah bir şey yapıyormuşsunuz gibi.
sanki normal zamanda çok matah bir şey yapıyormuşsunuz gibi.
devamını gör...
am ile pm'i karıştırmak
şimdi yapacağım ufak açıklamadan sonra çözebileceğiniz problemdir. am, "ante-meridiem" için bir kısaltma ve bu söz latincede "öğleden önce" anlamına geliyor. pm ise "post-meridiem"in kısaltması ve tahmin edersiniz ki "öğleden sonra" anlamına geliyor. "post" zaten ingilizcede de "sonra" anlamına işaret eden bir ön ek olduğu için oradan da akla getirilebilir. tebrikler, artık karıştırmıyorsunuz.*
devamını gör...
metalci gençliğin tarihe karışması
böyle diye diye metalci ruhumu şahlandırdınız. sabahın köründe işe giderken artık doom metal dinliyorum. püü size.
devamını gör...
bizi her şey sinirlendirir çünkü paramız yok
maalesef bir gerçektir.
gerçek bir cümledir.
insanlar geçim sıkıntısı yüzünden agresif oluyorlar ve agresif yaşıyorlar.
gerçek bir cümledir.
insanlar geçim sıkıntısı yüzünden agresif oluyorlar ve agresif yaşıyorlar.
devamını gör...
fotoğrafta gözleri kapalı çıkmak
birde ağzının açık kalması olayı var. aman allah korusun*
devamını gör...
cözülemeyen sudoku (yazar)
ilk kez böyle bi şey yaşıyorum. çok sevindim. neden ç değil de c orasının gizemi inception filminin sonuyla kapışır. iyi günler.
devamını gör...
türk kökenli kadın erkek ve çocukların onuru dokunulmazdır
türkiye-almanya işçi göçü anlaşmasının 60. yıl dönümünde son seçimlerde seçilmiş cumhurbaşkanı frank walter steinmeier'in beyanı. kendisinin yerli ve milli vekillerimize, partili başkanlara ve terörist fetişi olan siyasilere örnek olmasını dilerim.
konuş başkanım, en çok benim başkanım.
başkanım akıyor;
almanca kaynak
türkçe kaynak
konuş başkanım, en çok benim başkanım.
başkanım akıyor;
almanca kaynak
türkçe kaynak
devamını gör...
denizden babam çıksa yerim
tanım : deniz ve deniz altında yaşayan canlı bilgisi çok az olan ama denizi çok sevdiğini, deniz canlıları konusunda bilgisi olduğu hissini uyandırmaya çalışan mal beyanı
bu konu çok derin fakat çok kısa olarak balık özelinden sıkılmayacak kafacılar için özetliyeyim
balık zehirlenmeleri - yemekten dolayı oluşan zehirlenmeden bahsediyorum.yoksa ısırma, sokma vb aktivileri de sayarsak zehirli balık anlamında 1200 den fazla tür var, iş çok uzar - 3 ana başlık altında toplanır bunlar tetradoksik, ciguatera ve scomborid zehirlenmeleridir .
tetrodoksik zehirlenmeler ttx içeren diodontidae ve tetradontidae familyaları altında yer alan balon balıklarının yenmesinden oluşan zehirlenmelerdir. bu nörotoksinin vücuda alınmasından sonra ölümle dahi sonuçlanan bir sürü vaka mevcuttur. hatta yapılan son güncel araştırmalardan birinde bu balıklardan elde edilen toksinin cinayette bile kullanıldığını göstermektedir.
cigueratoksik zehirlenmeler genellikle epiptik deniz bentik filgellatı olan gambierdiscus toxicus un besin zinciri içerisinde tüketilerek balıklara ulaşması sonucunda, bu balıkların yenmesi sonucu oluşur. genellikle resif balıklarında bu zehir bulunabilmektedir. ciguatera balık zehirlenmesi (cfp) genelde orta ila şiddetli gastrointestinal semptomlar (kusma, ishal ve karın krampları) yanında nörolojik belirtiler (miyalji, parestezi, soğuk allodini ve ataksi), kaşıntı ve daha az yaygın olarak kardiyovasküler etkiler ile karakterize edilmektedir.
scomborid zehirlenmesi ise scomboridae familyası içerisinde yer alan uskumru, uskumru benzeri balıklar ve orkinos türevi balıkların avcılık sonrasında yanlış depolanması sonucunda etteki olan değişimlerden dolayı oluşan zehirlenmelerdir. balıkların 20 sanigrat derecenin üstündeki sıcaklıklarda tutulması veya güneş altında bırakılması durumunda balıklarda proteus morganii, p. vulgaris, clostridium, escherichia, salmonella ve shigella üreyebilmektedir. bu üreyen bakteriler de balık etindeki histamin seviyesinin artmasına sebep olmakta ve histamin zehirlenmesi ile aynı belirtileri gösteren bir zehirlenme çıkabilmektedir.
bu konuda uzun uzun şeyler yazmaktan ziyade konuyu sözlük formatına da uyması açısından bu şekilde toparladım.
bu konu çok derin fakat çok kısa olarak balık özelinden sıkılmayacak kafacılar için özetliyeyim
balık zehirlenmeleri - yemekten dolayı oluşan zehirlenmeden bahsediyorum.yoksa ısırma, sokma vb aktivileri de sayarsak zehirli balık anlamında 1200 den fazla tür var, iş çok uzar - 3 ana başlık altında toplanır bunlar tetradoksik, ciguatera ve scomborid zehirlenmeleridir .
tetrodoksik zehirlenmeler ttx içeren diodontidae ve tetradontidae familyaları altında yer alan balon balıklarının yenmesinden oluşan zehirlenmelerdir. bu nörotoksinin vücuda alınmasından sonra ölümle dahi sonuçlanan bir sürü vaka mevcuttur. hatta yapılan son güncel araştırmalardan birinde bu balıklardan elde edilen toksinin cinayette bile kullanıldığını göstermektedir.
cigueratoksik zehirlenmeler genellikle epiptik deniz bentik filgellatı olan gambierdiscus toxicus un besin zinciri içerisinde tüketilerek balıklara ulaşması sonucunda, bu balıkların yenmesi sonucu oluşur. genellikle resif balıklarında bu zehir bulunabilmektedir. ciguatera balık zehirlenmesi (cfp) genelde orta ila şiddetli gastrointestinal semptomlar (kusma, ishal ve karın krampları) yanında nörolojik belirtiler (miyalji, parestezi, soğuk allodini ve ataksi), kaşıntı ve daha az yaygın olarak kardiyovasküler etkiler ile karakterize edilmektedir.
scomborid zehirlenmesi ise scomboridae familyası içerisinde yer alan uskumru, uskumru benzeri balıklar ve orkinos türevi balıkların avcılık sonrasında yanlış depolanması sonucunda etteki olan değişimlerden dolayı oluşan zehirlenmelerdir. balıkların 20 sanigrat derecenin üstündeki sıcaklıklarda tutulması veya güneş altında bırakılması durumunda balıklarda proteus morganii, p. vulgaris, clostridium, escherichia, salmonella ve shigella üreyebilmektedir. bu üreyen bakteriler de balık etindeki histamin seviyesinin artmasına sebep olmakta ve histamin zehirlenmesi ile aynı belirtileri gösteren bir zehirlenme çıkabilmektedir.
bu konuda uzun uzun şeyler yazmaktan ziyade konuyu sözlük formatına da uyması açısından bu şekilde toparladım.
devamını gör...
malcolm x
"kimse sana özgürlüğünü vermez, kimse sana eşitliği, adaleti ve başka hiçbir şeyi vermez. eğer gerçekten adamsan bunları kendin alırsın."
beyazların şeytan olması, sadece siyahların müslüman olabileceği inancı onun hapisteyken tanıştığı cemaatin görüşüydü. hac için mekke'ye gidince islamın ne olduğunu öğrenebildi.
beyazların şeytan olması, sadece siyahların müslüman olabileceği inancı onun hapisteyken tanıştığı cemaatin görüşüydü. hac için mekke'ye gidince islamın ne olduğunu öğrenebildi.
devamını gör...
mermerşahi
ilk duyduğumda kuş cinsi sandığım pamuklu kumaş türü. genellikle bebek için kullanılacak ürünlerde tercih ediliyormuş.
devamını gör...
deprem yardımlarını ramazan kolisi olarak dağıtmak
(bkz: çalıyor ama çalışıyor)
devamını gör...
haçova muharebesi
24 26 ekim 1596 tarihleri arasında yaşanmış ve osmanlı imparatorluğunun avusturya arşidüklüğü ve erdel prenseliğine karşı zaferi ile sonuçlanmıştır. nihai muaarebe ise 26 ekim 1595 te sona ermiştir.
24 ve 25 ekimde daha çok öncü birliklerin yaklaşma taarruzu şekilnde başlayan muharebe sonrası esas birlikler 26 ekim günü haçova'da karşı karşıya geldiler.
avusturya ordusuna 2. rudolf'un kardeşi arşidük maximilien kumanda ediyordu. asi erdel prensi sigismund bathory de düşman birliklerinin arasındaydı. düşman tarafının esas kuvvetini çeşitli alman devletlerinin askerleri teşkil etmekle beraber, bol sayıda ispanyol, erdel, macar, papalık, florensa, leh, çek, slovak, italyan, hollanda ve belçika alayları hatta fransız gönüllüleride vardı. bu kadar çeşitlilik şuan avrupa birliğinin bir nevi beta versiyonu gibi görünebilir.
avusturya ordusunun 100 adet sahra topu ve "feth - name-i eğri"ye göre 300 bin askeri vardı. fakat hepsinin muharip asker sınıfında olmadıkları da bilinen bir gerçek. o zamanın avrupa ordlarında adet olduğu üzere, bir kısmının uşak, satıcı, aşçı vs. hizmetlilerden oluştuğunu söyleyebiliriz. hatta bu sayıya bir takım hayat kadınları da dahildir.
türkler ise: 60 bin tımarlı sipahi, 55 bin kapıkulu askeri ki bunları yeniçeriler ve kapıkulu sipahileri oluşturuyor, 25 bin ilave kırım birlikleri ile birlikte takriben 140 bin muharip askerden oluşuyordu. bu 25 bin kırım askeri kırım hanı gazi giray'ın kardeşi fetih giray tarafından kumanda ediliyordu ve büyük bir şans eseri son günlerde katılmışlardı.
türk ordusunun önünde kırımlılar ile çoğaloğlu sinan paşanın komuta ettiği sipahiler bulunuyordu. bunlar düşmanla ilk teması yaptılar. 6 bine yakın zayiat veren, bu arada ditmar von koenigsberg ve bavyeralı fronsberg gibi önemli kumandanlarını kaybeden düşman öncüsü geri çekildi.
daha sonra iki tarafta tekrar harp pozisyonu alıp birbirine yaklaşmaya başladı. merkezde kapıkulu askerleri ile birlikte sultan 3.mehmed han vardı. başının üzerinde sancak-ı şerif dalgalanıyordu. padişahın hemen sağında sadrazam damad ibrahim paşa, onun sağında da diğer vezirler vardı. sol tarafta ise padişahın yanında hoca saadeddin efendi, onun solunda anadolu ve rumeli kazaskerleri yer almışlardı.
sağ kanada anadolu beylerbeyi mehmed paşa anadolu tımarlı sipahi birlikleri ile kumanda ediyordu. sol kanada ise rumeli tımarlı sipahileri ile birlikte sokulluzade hasan paşa kumanda ediyordu. yeniçeriler ve diğer kapıkulu ocağı askerleri merkezde padişahın yanındaydılar. sltan mehmed ataları gibi büyük kumandan vasıflarına sahip olmadığı için idareyi sadrazam yapacaktı ve diğer kanatların komutası aynı şekilde berlerbeylerin insiyatifindeydi.
türk zaferlerinin en büyük amillerinden biri merkezden kanatlara gönderilen emirlerin en kısa sürede ulaşabilmesiydi fakat haçova muharebesi için bunu söylemek pek mümkün değil. bu şekilde bir emir komuta zinciri o an türk ordusunda yoktu ama tesadüf karşı taraf da bundan yoksundu hatta onların hali daha kötüydü. birbirinin dilinden anlamayan binlerce adam yan yanaydı.
büyük taarruz düşman tarafın saldırısı ile başladı. çok kuvvetli bir şekilde merkeze öyle bir yüklendiler ki türk ordusu sarsıldı. arşidük'ün emirlerini de hiçe sayan birlikler savaş henüz bitmeden çadırları yağmalamaya başladılar. bu sıradan sultan mehmed geri çekilip otağına girdi, savaş tehlikeli bir vaziyet almıştı. sırtına peygamberin hırka-i şerifini giyip eline mızrağını aldı. o sırada bazı düşman askerleri ganimetlerin üzerinde dans etmeye başlamışlardı.
ibrahim paşa padişaha geri çekilmeyi tavsiye etti ve padişah kabul edip atına atladı ve geri çekilmenin başlaması için talimat verdiği sırada 60 yaşında ki saadeddin efendi padişahın atının gemlerine yapıştı: "padişahım, nereye gidersiniz? cengin hali budur, hatır-ı şerifinizi hoşça tutun. lazım olan yerinizde sabit ve ber-karar olmaktır. inşaallah zafer bizim olacaktır!
eğer hocanın bu müdehalesi olmasaydı veya biraz gecikseydi, yalnız türk tarihinin e büyük savaşlarından biri kaybedilmiş olmayacak, belki topyekun savaş kaybedilecek ve ikinci viyanadan 87 yıl önce evlet büyük bir felakete uğrayacaktı. meydan muharebelerinde yurt kazanılıp, yurt kaybedildiğini hiçbir millet türkler kadar iyi bilmez.
bu hengamenin arasında sultanı dimdik atının üzerinde gören askerler moral bularak o sırada yağmaya dalmış olan düşman askerlerinin üzerine tekrar taarruza geçtiler. neye uğradığını anlayamayan arşidük birliklerine hakim olamadı. "kafir kaçtı, sindi" diye bağıran türk askerleri yarım saat içinde 20 bin düşman atlısını haçova ovasının kenarındaki bataklığa sürüp yok ettiler. 50 bin düşman askeride muharebe alanında imha edildi. avusturya birlikleri kaçarken arkalarında, 100 top ve arşidük'ün ordugahında 10 bin düka altını bırakıp kaçtılar. kaçan düşman askerlerinin bir kısmı türk süvarileri tarafından esir edildi.
haçova muharebesi çoğu tarihçiye göre en az mohaç muharebesi kadar önemli bir zafer olarak gösterilir. fakat bu muharebenin değerlendirilememesi çok vahim bir durumdur. ordunun merkezi bozuldu diye geri çekilme teklif eden bir sadrazamı varken zaten değerlendirememesi pek sürpriz değildir.
yine tüm olumsuz şartlara rağmen haçova zaferi ve eğri kalesinin zaptı duraklama döneminde osmanlının gücünü yer yer göstermiş olması açısından önemli yer tutar.
24 ve 25 ekimde daha çok öncü birliklerin yaklaşma taarruzu şekilnde başlayan muharebe sonrası esas birlikler 26 ekim günü haçova'da karşı karşıya geldiler.
avusturya ordusuna 2. rudolf'un kardeşi arşidük maximilien kumanda ediyordu. asi erdel prensi sigismund bathory de düşman birliklerinin arasındaydı. düşman tarafının esas kuvvetini çeşitli alman devletlerinin askerleri teşkil etmekle beraber, bol sayıda ispanyol, erdel, macar, papalık, florensa, leh, çek, slovak, italyan, hollanda ve belçika alayları hatta fransız gönüllüleride vardı. bu kadar çeşitlilik şuan avrupa birliğinin bir nevi beta versiyonu gibi görünebilir.
avusturya ordusunun 100 adet sahra topu ve "feth - name-i eğri"ye göre 300 bin askeri vardı. fakat hepsinin muharip asker sınıfında olmadıkları da bilinen bir gerçek. o zamanın avrupa ordlarında adet olduğu üzere, bir kısmının uşak, satıcı, aşçı vs. hizmetlilerden oluştuğunu söyleyebiliriz. hatta bu sayıya bir takım hayat kadınları da dahildir.
türkler ise: 60 bin tımarlı sipahi, 55 bin kapıkulu askeri ki bunları yeniçeriler ve kapıkulu sipahileri oluşturuyor, 25 bin ilave kırım birlikleri ile birlikte takriben 140 bin muharip askerden oluşuyordu. bu 25 bin kırım askeri kırım hanı gazi giray'ın kardeşi fetih giray tarafından kumanda ediliyordu ve büyük bir şans eseri son günlerde katılmışlardı.
türk ordusunun önünde kırımlılar ile çoğaloğlu sinan paşanın komuta ettiği sipahiler bulunuyordu. bunlar düşmanla ilk teması yaptılar. 6 bine yakın zayiat veren, bu arada ditmar von koenigsberg ve bavyeralı fronsberg gibi önemli kumandanlarını kaybeden düşman öncüsü geri çekildi.
daha sonra iki tarafta tekrar harp pozisyonu alıp birbirine yaklaşmaya başladı. merkezde kapıkulu askerleri ile birlikte sultan 3.mehmed han vardı. başının üzerinde sancak-ı şerif dalgalanıyordu. padişahın hemen sağında sadrazam damad ibrahim paşa, onun sağında da diğer vezirler vardı. sol tarafta ise padişahın yanında hoca saadeddin efendi, onun solunda anadolu ve rumeli kazaskerleri yer almışlardı.
sağ kanada anadolu beylerbeyi mehmed paşa anadolu tımarlı sipahi birlikleri ile kumanda ediyordu. sol kanada ise rumeli tımarlı sipahileri ile birlikte sokulluzade hasan paşa kumanda ediyordu. yeniçeriler ve diğer kapıkulu ocağı askerleri merkezde padişahın yanındaydılar. sltan mehmed ataları gibi büyük kumandan vasıflarına sahip olmadığı için idareyi sadrazam yapacaktı ve diğer kanatların komutası aynı şekilde berlerbeylerin insiyatifindeydi.
türk zaferlerinin en büyük amillerinden biri merkezden kanatlara gönderilen emirlerin en kısa sürede ulaşabilmesiydi fakat haçova muharebesi için bunu söylemek pek mümkün değil. bu şekilde bir emir komuta zinciri o an türk ordusunda yoktu ama tesadüf karşı taraf da bundan yoksundu hatta onların hali daha kötüydü. birbirinin dilinden anlamayan binlerce adam yan yanaydı.
büyük taarruz düşman tarafın saldırısı ile başladı. çok kuvvetli bir şekilde merkeze öyle bir yüklendiler ki türk ordusu sarsıldı. arşidük'ün emirlerini de hiçe sayan birlikler savaş henüz bitmeden çadırları yağmalamaya başladılar. bu sıradan sultan mehmed geri çekilip otağına girdi, savaş tehlikeli bir vaziyet almıştı. sırtına peygamberin hırka-i şerifini giyip eline mızrağını aldı. o sırada bazı düşman askerleri ganimetlerin üzerinde dans etmeye başlamışlardı.
ibrahim paşa padişaha geri çekilmeyi tavsiye etti ve padişah kabul edip atına atladı ve geri çekilmenin başlaması için talimat verdiği sırada 60 yaşında ki saadeddin efendi padişahın atının gemlerine yapıştı: "padişahım, nereye gidersiniz? cengin hali budur, hatır-ı şerifinizi hoşça tutun. lazım olan yerinizde sabit ve ber-karar olmaktır. inşaallah zafer bizim olacaktır!
eğer hocanın bu müdehalesi olmasaydı veya biraz gecikseydi, yalnız türk tarihinin e büyük savaşlarından biri kaybedilmiş olmayacak, belki topyekun savaş kaybedilecek ve ikinci viyanadan 87 yıl önce evlet büyük bir felakete uğrayacaktı. meydan muharebelerinde yurt kazanılıp, yurt kaybedildiğini hiçbir millet türkler kadar iyi bilmez.
bu hengamenin arasında sultanı dimdik atının üzerinde gören askerler moral bularak o sırada yağmaya dalmış olan düşman askerlerinin üzerine tekrar taarruza geçtiler. neye uğradığını anlayamayan arşidük birliklerine hakim olamadı. "kafir kaçtı, sindi" diye bağıran türk askerleri yarım saat içinde 20 bin düşman atlısını haçova ovasının kenarındaki bataklığa sürüp yok ettiler. 50 bin düşman askeride muharebe alanında imha edildi. avusturya birlikleri kaçarken arkalarında, 100 top ve arşidük'ün ordugahında 10 bin düka altını bırakıp kaçtılar. kaçan düşman askerlerinin bir kısmı türk süvarileri tarafından esir edildi.
haçova muharebesi çoğu tarihçiye göre en az mohaç muharebesi kadar önemli bir zafer olarak gösterilir. fakat bu muharebenin değerlendirilememesi çok vahim bir durumdur. ordunun merkezi bozuldu diye geri çekilme teklif eden bir sadrazamı varken zaten değerlendirememesi pek sürpriz değildir.
yine tüm olumsuz şartlara rağmen haçova zaferi ve eğri kalesinin zaptı duraklama döneminde osmanlının gücünü yer yer göstermiş olması açısından önemli yer tutar.
devamını gör...
10 mart 2021 fahrettin koca'nın mutasyonlu virüs açıklaması
sağlık bakanı fahrettin koca toplanan bilim kurulu'ndan sonra kişisel twitter hesabından mutasyonlu virüs hakkında paylaşımlarda bulundu.
bakanın paylaşımları şöyle :
unutmayalım! inanç, azim ve kararlılık olduğu sürece kırmızı maviye en yakın renktir.

bugüne kadar 76 ilimizde toplam 41.488 b.1.1.7 (ingiltere) mutantı, 9 ilimizde toplam 61 b.1.351 (güney afrika) mutantı 1 ilimizde 2 b.1.427 (california-newyork) mutantı ve 1 adet de p.1 (brezilya) mutantı tespit edilmiştir.
mutant virüsler yayılım hızını artırmıştır. her ne kadar bu artış hastanelere yatışları paralel şekilde etkilemese de çok vaka maalesef çok hasta potansiyelini barındırıyor.
fahrettin koca twitter hesabı
bakanın paylaşımları şöyle :
unutmayalım! inanç, azim ve kararlılık olduğu sürece kırmızı maviye en yakın renktir.
bugüne kadar 76 ilimizde toplam 41.488 b.1.1.7 (ingiltere) mutantı, 9 ilimizde toplam 61 b.1.351 (güney afrika) mutantı 1 ilimizde 2 b.1.427 (california-newyork) mutantı ve 1 adet de p.1 (brezilya) mutantı tespit edilmiştir.
mutant virüsler yayılım hızını artırmıştır. her ne kadar bu artış hastanelere yatışları paralel şekilde etkilemese de çok vaka maalesef çok hasta potansiyelini barındırıyor.
fahrettin koca twitter hesabı
devamını gör...
tanrı varsa kim yarattı sorusu
insanı tanrı yarattı.
tanrıyı daha yetkili tanrı,
daha yetkili tanrıyı daha da yetkili tanrı.
daha yetkili tanrıyı yaratan daha yetkili tanrıyı daha da yetkili tanrı yarattı.
sen yaratma işini böyle düşünürsen sonsuzdan beri gelen sürekli yaratma silsilesi gerekir.
sonsuzdan gelir mi? el cevap gelmez
işte tanrı ilk sebeptir. zaten tanım gereği tanrı yaratılmayan zorunlu varlıktır.
tanrıyı daha yetkili tanrı,
daha yetkili tanrıyı daha da yetkili tanrı.
daha yetkili tanrıyı yaratan daha yetkili tanrıyı daha da yetkili tanrı yarattı.
sen yaratma işini böyle düşünürsen sonsuzdan beri gelen sürekli yaratma silsilesi gerekir.
sonsuzdan gelir mi? el cevap gelmez
işte tanrı ilk sebeptir. zaten tanım gereği tanrı yaratılmayan zorunlu varlıktır.
devamını gör...
babanın sevilmeyen huyları
fena halde benmerkezci olması. yoruyor...
devamını gör...
yasemin sakallıoğlu
beni güldüren, bizim oralardan olan, yetenekli bulduğum kadın.
devamını gör...
hayatına biri giren kişinin karşı cins arkadaşlarlarını silmesi
karakteri tam oturmamış bireydir. sizin kiminle görüşeceğinize bir başkası karar veremez. bu sevgiliniz- eşiniz olsa bile. hayatınıza giren kadın- adam için arkadaşlarınızı yok sayarsanız, yarın o kişi tarafından terkedilip, hüsrana uğratıldığınızda omzunda ağlayacak bir dost bulamazsınız.
devamını gör...

