(bkz: burayı yıkarlar)*

tanim: yıllar yıllar önce internetin ücra bir köşesinde ilk abaza keşişin haykırmasıyla hayat bulmuş yapış yapış bir akımı anımsatan "veri tabanı". seneler geçti şu yanlıştan dönülmedi ya ben de ona yanarım.*
devamını gör...

parlak mor ve pembe tonları ile toprağın üzerini veya duvarları halı gibi kaplayan bahar ve yaz aylarında açan harkulade görüntü veren çiçektir.

buzçiçeğigiller(aizoaceae) familyasına ait olup latince ismi ise "drosanthemum floribundum" olarak geçer.

acem, osmanlı zamanında iranlı anlamına gelen sözcüktür. iranın meşhur olan halıları sebebi ile bulunduğu yeri kaplayan bu çiçeğin güzelliğini anlatmak için "acem halısı" denmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

allah’ın ayı olarak bilinen recep ayı’nın 27. gecesine isâbet eden kandil gecesidir ve hz.peygamberimiz’in (allah’ın salât ve selâmı o’nun ve âilesinin üzerine olsun) isrâ sûresi’nin 1. ve necm sûresi’nin 7, 8 ve 9. âyetleri ile gerçekleştiği hususunda şüpheye yer bırakmayan isrâ ve mi'râc yolculuğu vukû bulmuş olup, islâm tarihçilerinin kitaplarına göre bu olay hicretten 1 yıl önce, yâni 621 yılında meydana gelmiştir.

‘‘bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu mescid-i harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız mescid-i aksâ’ya götüren allah eksikliklerden münezzehtir. o, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.’’ anlamına gelen isrâ sûresi’nin 1. âyetinde isrâ hadisesi anlatılmıştır. mi’râc olayı ise hz.peygamber’in semâya yükselmesi olayıdır. peygamber efendimiz’e isrâ ve mi’râc mucizesi ile üç önemli müjde verilmiştir: bunlardan birincisi, günde beş vakit kılınan namaz, ikincisi bakara sûresi’nin son iki âyeti ki allah, bu âyetlerle bize nasıl bir duâ ve yakarış içinde o’na yönelmemiz gerektiğini bildirir ve üçüncüsü ise allah’a ortak koşmadıktan sonra imânını ölüme dek muhafaza eden inananların hata ve kusurlarından ders alıp samimi pişmanlık hisleriyle her dâim tövbe ve istiğfar etmek suretiyle cennete gidecekleri müjdesidir.

elbette, olayın meydana gelmesi akabinde isrâ ve mi’râc, geçmişten günümüze kadar islâm bilginleri ve inkârcılar tarafından hep tartışılagelmiştir. isrâ ve mi’râc’ın aslında bir masal olduğunu, böyle bir olayın gerçekleşme imkân ve ihtimâlinin akıl ve mantık kâidelerine göre muhâl olduğunu ileri süren inkârcı ve inançsız tâife, olayı romantik bir mitolojik hikâye tadında okumuşlar; inananlar ise mi’râc’ı farklı yorumlara tâbi tutarak anlamaya çalışmışlardır.

inananların kimisi, mi’râc hâdisesinin tamamen bedenen ve rûhen birlikte gerçekleştiğini iddia ederken bir kısmı ise bu olayın bedenen olmayıp sadece rûhen bir seyahatten ibâret olduğunu vurgulamıştır. bâzısı mi’râc’ın bir, bâzısı iki ve hatta üç seyahatten oluştuğunu dile getirmiş, birinci seyahatin mescid-i harâm’dan mescid-i aksâ’ya (isrâ), ikinci seyahâtin cebrâil (aleyhisselâm)’in refâkatinde semâya ve üçüncü seyahatin ise cebrâil meleği olmadan allah’ın huzuruna olduğu yönünde farklı anlayışlar ortaya çıkmıştır. yine, mucizevî bir olay niteliğindeki mi’râc sırasında peygamberimiz’in allah’ı perdesiz şekilde, doğrudan doğruya gördüğü, o’na (celle celâlühû), necm sûresi’nin 9. âyetinde; ‘‘öyle ki, iki yay kadar hatta daha yakın oldu’’ şeklinde belirtildiği üzere yaklaştığını anlayanlar olduğu gibi, bu yorumun allah’ı tecessüm algısıyla değerlendirmek, mekân ve mesâfe fikirleriyle düşünmek anlamına geleceğinden hatalı olduğunu, âyetin zahirî mânâsıyla değerlendirilemeyeceğini, bunun peygamber’in mânevî makam ve mertebesinin artması, allah’ın duâsını kabul etmesi ve çeşitli nimetlere mazhar olması şeklinde anlaşılması gerektiğini söyleyenler de olmuştur.

halk tâbiriyle ‘‘kısa kes de aydın havası olsun efendi! sen ne düşünüyorsun?’’ denirse, derim ki; isrâ ve mi’râc, mucizevî bir olaydır ve kesinlikle gerçekleşmiştir. gerçekleştiğine dair en ufak bir şüphem yoktur. bu konuda ‘‘isrâ ve mi’râc olayı gerçekleşti mi gerçekleşmedi mi’’ şeklinde inanan bir insanın şüpheye düşmesi onu küfre sokar. zirâ âyetle sâbit olan bir olaydır. öte yandan peygamberimiz’den sahih rivâyetlerle gelen hadisler de mi’râcı anlatmaktadır. bununla birlikte, mi’râcın nasıl gerçekleştiği konusuna ilişkin inananların farklı yorum ve düşünceler içinde olması imânı zedeleyen bir durum değildir. meselâ, mi’râc’ın bedenen mi rûhen mi olduğu, peygamber’in allah’ı dolaysız şekilde görüp görmediği konularında inananların farklı düşünceler içinde bulunmalarının imâna müteallik olmadığını ve imânı etkilemediğini düşünüyorum. mi’râc olayını akla uygun bulmayıp reddedenler, allah’ın âyetine ve hz.peygamber’in sözlerine itibâr etmeyip fikrimce bu kez kendi akıllarını ilâhlaştırıyorlar. halbuki, akıl hata eder ve kısıtlı bir görüş yeteneğine sahiptir. yakın geçmişte, bugünün teknolojik gelişmişliği ve iletişim endüstrisi bize hayâl âleminin mahsulü gibi görünürdü. ancak bugün, örneğin fisyon ve füzyon reaksiyonları konuşulabiliyor, ölçülebiliyor, bunlarla ilgili bilimsel yayınlar yapılabiliyor, ıı. dünya savaşı sırasında yapılan philadelphia deneyi ile ışınlanmanın artık olası bir teknolojik imkân mesâbesinde olduğu ortaya çıkıyor. öyle ise ilmi, geçmiş ve geleceği kuşatmış sonsuz ilim sahibi yaratıcı’nın kulu ve resûlü için lûtfettiği isrâ ve mi’râc olayını, zamâne insanlarının bilgi ve mantığıyla bağdaşmıyor diye neden reddedelim?

peygamberlerin mucizeleri, insanlığın ilim ve teknikte gelebilecekleri son zirve noktalardır. bu mucizeler, bilime kendini yenileyebilmesi adına bir ufuk, bir ilhâm kazandırması icâb eder. ‘‘bilime göre böyle bir olay müphem ve belirsizdir. dolayısıyla bu olayın bir gerçekliği yoktur.’’ yaklaşımı ile inkâr ve inançsızlık tavrı, ebedî bir mutluluğu insana kaybettirir. inananların ise bilim ve teknolojideki gelişmeleri, mantıklı birtakım argümanları önceleyerek, isrâ ve mi’râc olayını doğrulayıp kabul etmeleri de yanlıştır. zirâ, imân şuuru, vahye konu inanılacak şeyin akla-mantığa uygun olup olmadığını irdelemez. böyle yaparsa, şüpheciliğine ‘‘acaba?’’ sorusu ile başlayacaktır. bu soru ile işe başlayanın imânı olmaz. ama, zâten inanıyor ve fakat; ‘‘nasıl oldu?’’ sorusu ile hikmet arayıcılığının peşine düşüyorsa, doğru olan budur. nitekim, elmalılı muhammed hamdi yazır, konuya dâir yaptığı; ‘‘mi‘racın bedenen meydana geldiğini temellendirme sırasında kelâmcılar konunun daha çok allah’ın irade ve kudreti dahilinde oluşuna ağırlık vermiştir. bu çerçevede yapılan yorumlar meseleyi insan aklının anlayabileceği bir seviyeye indirgemeye dayanmaktadır. ancak mu’cize anlamında ilâhî âyetlerden olan bu hadiseyi tamamen aklî çerçeveye sokmak kolay değildir.’’ tespiti önemlidir. vahiy ile sâbit olan konulara karşı ‘‘aklıma yatanı kabul ederim, uygun düşmeyeni reddederim’’ metodu, şâyet tüm âyetlerin akla uygunluğu ile neticelense bile bu bakış sahibine imânı kazandırmaz. zira, imân ancak gayba, yâni bilinmeyene, öngörülemeyene, ölçülemeyene, sınırlandırılmayanadır. inanç konusunun gayb olmaktan çıkması hâlinde imân, tabiatıyla gereksiz ve fonksiyonsuz kalacaktır.

uzun yazımı okuma zahmetine tahammülle katlanan müslüman sözlük yazarları ve takipçilerim başta olmak üzere inananların mi’râc kandillerini tebrik ediyor, her namazda bir mi’râc neş’esi ve zevkini yaşamayı tüm mü’minler için diliyorum.
devamını gör...

nerede halay çekiliyor peki. ben göremedim.
devamını gör...

anavatanı çin halk cumhuriyeti'nin 3 eyaletindeki dağlık bölgeler olan sevimli iri hayvan.

beyaz postunun üzerinde siyah benekleri vardır. ayıcık falan değildir, gayet büyük bir ayı türüdür. kızıl pandalar daha küçüktür, onlara ayıcık denilebilir. fakat onlar da tam olarak ayıya benzemezler.

siyah beyaz olan büyük pandalar sadece bambu ile beslenirler. bu yüzden bu hayvanlara bambu ayısı da denilir.

pandalar nesli tükenme tehdidi altında olan hayvanlardır. son yıllarda nesillerini kurtarmak için sıkı çalışmalar yapılmaktadır.

o kadar iri görünmelerine rağmen son derece nahif ruhlu hayvanlardır. morâlleri bozulduğunda ya da bir araba sesinde bile ölebiliyorlar.

çok zor cinsel ilişkiye girdikleri için nesillerini çoğaltmak oldukça zordur. buna rağmen yavaş yavaş da olsa sayıları çoğalmaya başlamıştır. bu hayvanların psikolojilerinde olumsuz küçücük bir etki bırakmamak için, bakıcıları bile panda kılığına girerek yiyecek verirler.

o kadar sevimli hareketler yaparlar ki, koca cüsselerine rağmen küçücük afacan bir kedinin ruhuna sahiplerdir.

umarım sonsuza kadar nesliniz tükenmez. hep bizimle kalın koca bebekler...
devamını gör...

adamsın sözlük. yeminle işte bu yüzden normal sözlük.

yönetim yeri geliyor sokarım sizin ifade özgürlüğünüze diyor.

t: yönetimin çat diye sildiği başlıklardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gregor samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini türkiye'de buldu.
devamını gör...

(bkz: karl marx) ve (bkz: friedrich engels)'in birlikte yazdıkları ve bilimsel sosyalizmin temel ilkelerini sistemli olarak dört ana başlık halinde ortaya koydukları, yazılan onlarca ciltlere rağmen 150 sayfada topladığı sade anlaşılır, bir kitap. uluslar arası emekçiler birliği'nin ve daha sonraki sosyalist ve komünist partilerin programlarının temelini oluşturmuş bi öngörüye sahiptir.

marx ile engels'in materyalist tarih anlayışını dile getiren komünist manifesto’da, bütün sınıflı toplumların tarihinin sınıf mücadeleleri, tarihi olduğu anlatılmak istenmiştir.

ı. bölümde; burjuvalar ve proleterler başlıklı toplumsal gelişme yasaları ele alınarak, kapitalist düzenin yerini sosyalist topluma bırakılması ve bu tarihsel rolün proleteryaya ait olması gerektiği anlatılır.

ıı. bölümde; proleterler ve komünistler başlıklı proleterya iktidarı, kapitalizmin sosyalizme geçiş, mülkiyet, aile ve ulus konuları çözümlenir.

ııı. bölümde; sosyalist ve komünist literatür'de çeşitli küçük burjuva akımlarının kapsamlı bir eleştirisinin yanı sıra tutucu ve ütopyacı sosyalist ve komünist akımlar irdelenir.

ıv. bölümde; komünistlerin bugünkü çeşitli muhalefet partileri karşısındaki tutumu adlı öbür muhalefet partileri ile komünistler arasındaki ayrımlar net bir şekilde ele almış kitaptır.

elinize bir yerden geçmese bile, ilgisi olanın mutlaka okuması gereken bir kitap.

komünizm'in açık saçık bir manifestosu..

--! spoiler !--

"varsın egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla titresinler. proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. kazanacakları bir dünya var. bütün ülkelerin işçileri, birleşin!"

''(..)artık yerli ham maddeleri değil de,en uzak yerlerden sağlanan ham maddeleri işleyen sanayiler;ürünleri yalnızca üretilen ülkede değil,aynı zamanda dünyanın dört bir yanında tüketilen sanayiler almaktadır.'

''modern devletin yürütme gücü,tüm burjuvazinin ortak işlerini yürüten bir kuruldan başka bir şey değildir.''

“çocukların ana-babalar tarafından sömürülmesini ortadan kaldırmak istiyoruz diye mi bizi kınıyorsunuz ? bu suçu kabul ediyoruz ."

--! spoiler !--
devamını gör...

herkesin kutsalı olmayabilir.
kutsalımdır. benim yarı tanrı’mdır. allah biliyor. allah’a sarılamadığım gibi ona da sarılamıyorum. allahtan şefkat beklediğim gibi onun da şefkatini arıyorum bu âlemde olmasa da. ve bazen ben de tanrılığa soyunuyorum onu yeniden yaratabilmek için. buna da allah şahit.
devamını gör...

öğrencilik için eskişehir,

partilemek için istanbul,

kariyer için yine istanbul,

a grubu memuriyet için ankara,

organik tarım yaparak hayatınıza renk katmak gibi bir hayaliniz varsa aydın,

emekli oldum ama büyükşehirde yaşamak istiyorum diyorsanız izmir,

sakin bir yerde sessizce ölümü bekleyeyim istiyorsanız muğla'nın datça ilçesi dediğim şehirler silsilesidir.
devamını gör...

1) şimdi millet birbirine artı veriyor verilen artıları kimin verdiği gözüküyor kankacılıkla mı aldı o artıları yoksa gerçekten hakkı mıydı diğer tanımlarındaki oylara bakarak anlaşılıyor.
2) herkes online yazarların hangi başlıkta olduğunu görüyor online sekmesine tıklayınca kaç kişinin sözlükte olduğu sözlükte olanların şu anda hangi başlığı okuduğu görünüyor.
3) sözlük modları ve yazılım ekibi yazarların görüşlerine önem veriyor kafa sözlük başlığına haftalık puan tablosunda ismimizi bulamıyoruz kendi ismimizi kırmızı ile görelim yazmıştım. iko adlı admin ve teknik sorumlu mesajımda geçen problemle ilgili düzeltme yaptığını mesaj attı. daha önce de yoldaş benjamin konuyla ilgileneceklerini söyledi.
4)herhangi bir parti ile ilgili antilik veya tarafgirlik söz konusu değil. ekşi sözlük gibi dindarları kapı dışarı atıp seküler insanları doldurmuyor. ya da dünya sözlük gibi büyük çoğunlukla aşırı dindar kişilerin yazdığı bir yer değil ilk defa her sese kulak veren bir yer oldu burası. uludağ sözlük troll olduğundan orda her sese kulak verilse bile cinsel başlıklar arasında kaybolup gidiyor sesler.
devamını gör...

kumbaramda hiç kâğıt para yok.
devamını gör...

eskiden çok.zamanla saldım artık.merhaba bile demeden lap diye sanki yıllardır tanıyormuş gibi muhabbete dalabilirim.
çocukluk hayalim*
sokakta denk gelmeyelim.
devamını gör...

işte dinleyelim ve hislerimize tercüman olalım. yaptıklarımdan ve yapmakta olduklarımdan dolayı pişman değilim. senin de, benim kadar acı çektiğinden şüpheliyim. onu daha fazla görmeye tahammülüm kalmadı artık. senin de, benim kadar acı çektiğinden şüpheliyim. hadi çektiğimiz acılardan konuşalım ve acılarımızın içinde boğulalım. biri aşık olduğunda bunu açıklayabilir mi? tatlı kış güneşi, serin yaz esintisi... hem sevdim onu, hem de öldürdüm.
(bkz: mauvais sang)
devamını gör...

doğrusu "şecaat arz ederken merd-i kıptî sirkatin söyler" şeklinde olan, sadrazam koca mehmet ragıp paşa'ya ait söz. "merd-i kıptî" de "çingenenin merdi" değil "çingenenin erkeği" demektir, farsça erkek anlamındaki "merd" kelimesidir kullanılan. sözün geçtiği gazeldeki kısım ise şöyledir:
"meyan-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun

şecaat arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler"
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir noktadan sonra mahmut abi* olacaginiz gercegi ile yuzlestirmek istemezdim fakat;

-les erkek muhabbetini kaniksayacaginiz icin biyiklariniz* hatta sakallariniz* cikacak,
-her seyi cat cat soylemeye alisacaksiniz, bu sebeple hicbir kiz arkadasinizla eskisi gibi konusamayacaksiniz,
-rahatligina eristikten sonra bakis aciniz koreleceginden duzlugunuz artacak,
-“yaa eyluling* sen kizdin* bi’ baksana ne yazalim manitaya?” gibi iliski koclugu yapmaniz beklenecek,

tum bunlara ragmen efsonello bir olay oldugunun altini cizeyim de tercih size kalsin, ben bi’ lol atip geliyorum.*
devamını gör...

kızılderililerin selamlama cümlesidir.

hollywood filmlerinden kızılderilileri tanıdık ve küçükken bu vahşi insanlardan pek hoşlanmamız için elinden geleni yaptı sinema sektörü. elbette amerikan sinemasından bahsediyorum.

çünkü amerikalılara göre kendileri dışındaki herkes vahşi, herkes barbar, herkes ilkeldir. kafa derisi yüzen bu vahşileri bize tanıtan amerikan sineması aklımız ermeye başlayınca kızılderililerin tarafını tutup sabahtan akşama kadar ulelek ulelek diye kızılderilicilik oynayacağımızı hesaba katmadı elbette.

biz büyüdükçe kızılderililerin haklı olduğunu düşünmeye ve düşündükçe de bundan emin olmaz başladık. hatta türkiye’de yaşayan çocuklar olarak yavaş yavaş kızılderililerin göç esnasında hızını alamayan türkler olduğuna bile inandık. kanımız daha da kaynadı bu doğa aşığı kabilelere.

işte başlıkta adını geçirdiğim cümle bize vahşi oldukları öğretilen, eğitilemez cahiller ve gözü dönmüş caniler olarak tanıtılan kızılderililerin gelirken ve giderken kullandıkları selamlama cümlesidir ve karşılarındaki insan ya da insanlara esenlik ve mutluluk dilemek için kullanılır.

kızılderililer sömürgeci vahşileri de ilk gördüklerinde muhtemelen bu cümlelerle selamladılar ve ben artık git gide daha çok hak veriyorum the walking dead’teki shane karakterine. wat cheer elbette güzel bir cümle ama yabancılar toprağına bu kadar aymazca girdiğinde yapılacak tek şey vahşiliğin hakkını vermektir.
devamını gör...

günaydın mı gerçekten? öyleyse üşüten bir cumartesi sabahından günaydın herkese.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim