- like dilencileri. "efsane şarkı, bana katılan like atsın!" yorumları.
- bir başka klişe. "2020'de hala dinleyen var mı?"
- yabancı videolarda "türksen like at gücümüzü görsünler" tipi yorumlar.
- "bu şarkıcının ilk şarkısını 1996'da dinledim, o zaman lisedeydim. ah ah çok değişti her şey."ci fosil tayfası. tamam amcacım/teyzecim, en yaşlı sensin.
- "bu şarkıyı her beğenmenizde bir kez daha dinleyeceğim." tabi tabi... *
- "greetings from france", "as an english i love this!" türevi yorumlar. bunların yarısından fazlası aslında bir türk tarafından atılır. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hindistancevizi yağını hindistancevizi yağı yapan meşhur içeriğinin adıdır çünkü hindistancevizi yağının yüzde ellisini oluşturur. tam adı medium-chain triglyceride (mct) tatsız, yağ tadı olmayan bir içerik. ben amerikadayken yağ formunu kullanıyordum çünkü gerçekten tadı hissi yoktu. geçen gün online bir vitamincide görünce aklıma geldi ve aldım yoksa eczanede çok karşılaştığım bir içerik değil.

bir doktor vs. olmadığım için başlık açacakken güvendiğim iki siteye baktım ve sizin için bilgileri çevirdim. buyrun etkilerine bakalım.

1)zayıflama etkisi:

peptit yy and leptin ve salınımını arttırdığı düşünülmekte ve bunun da açlık hissini bastırabildiği düşünülmekte.

long-chain triglyceridelerden yani bu zeytinyağı avokado yağından yüzde 10 oranında daha az kalori bulundurduğundan yine sağlıklı bir yağ alternatifi olarak görülmekte.

yine zayıflamada iyi bakterileri beslemesinin de etkisi olduğu düşünülüyor.

2)enerji etkisi:
ketojenik diyette keton oluşturmada ve aynı şekilde karaciğere daha kolay geçmesi ve safra özü tarafından sindirilmeye ihtiyacı olmadığı için (yani uzun trigliseritlere göre). ketonun kan beyin bariyerini aşabilmesi de bir avantaj olarak görülüyor.

3)atletlerde yağın enerji için kullanımında destek ve laktik asidin birikmesini azalttığı düşünülüyor.

4) epilepsi, alzheimer ve otizmde ketojenik etkiye katkısından dolayı katkısı olabileceği yazılmış.

5) kalp sağlığı için faydalı olduğu belirtilmiş. bu da aslında kilo kaybının bir etkisi olarak geliyor.

6)kan şekerini dengelediği düşünülüyor.

mct'nin ishal, kusma, asabiyet, mide bulantısı, mide rahatsızlığı, bağırsak gazı, esansiyel yağ asidi eksikliği gibi oluşabilecek yan etkilerinin yemekle beraber tüketilmesiyle çözülebileceği belirtilmiş. risk faktörü olarak keton birikmesinden ötürü diyabetliler uyarılmış. aynı şekilde karaciğerden geçtiği için karaciğer problemi olanların da kullanmaması önerilmiş. hamilelik ve emzirme dönemindeki etkisi bilinmediğinden yine bu dönemde kullanılmaması konusunda uyarıda bulunulmuş (yazar burada artık belirtilmiş uyarılmış yok şey etmiş kusuyordu).

peki pastirmalicorek bunu ne için kullanıyor? taş devri karatay gibi diyetler sağlıklı yağları hep vurguluyorlar dolayısıyla ben de bu anlamda iyi yağları da kullanıyorum. yani ülkemizde kolayca bulunulsa saf yağ yani ghee'yi de yemeklerimde kullanırdım çünkü tereyağından çok farklı bir lezzet katıyor ama elde olanlarla bir kombinezon yaratıyorum.


kaynak 1
kaynak 2
devamını gör...

net ve direkt söylediği için pek sevilmeyen insandır ama bence doğruyu yapandır.

muhatap olunan kişiyi kırmayayım diyor, yumuşatarak söylüyorsun, olmuyor. ya da ima ediyor, üstü kapalı söylüyorsun, kişi olmadık anlamlar çıkarıyor. bazı insanlar söylenenleri anlamamak için ısrar ediyor. zaafı var diye kondurmak mı istemiyor anlamıyorum ki. valla bazen (üzgünüm ama) patavatsızlığı bile hak eden var.
devamını gör...

burada yatanların hemen hemen tümü toplumdan dışlanmış olanlardır. uyuşturucu bağımlıları, evsizler, sahipsizler, hayat kadınları, sokak çocukları, kayıplar, alkolikler, akli dengesi yerinde olmayanlar, mülteciler, istenmeyen çocuklar, evden atılan yaşlılardır.
mezar taşları bile yoktur. ne bayramda ne seyranda elinde çiçeklerle gelen ve mezarına su döken ziyaretçileri de yoktur. ismini kimsesiz koymuşlar, kimseleri olmasına rağmen o kimseleri kayıp olmuştur. ondan kimsesiz olmuşlardır.
bir dönem 90'lı yıllarda kayıp çocuklarını arayan cumartesi anneleri denilen yaşlı anaların çocuklarını aradıkları yer olarak da akıllarda kalmıştır.
devamını gör...


sedef, ömür boyu içinde beslediği inciyi,
kaybolmuş zannederek, denizin kenarında aramakta,

bizde belki sedef gibi yokluğundan şikayet ediklerimizi yanı başımızda solduruyoruz...
devamını gör...

bu başlığı takibe alıyorum. kurgu dediğin böyle olur işte. edebiyatın üstüne bir güneş gibi doğacak wattpad.
devamını gör...

underrated yazar olmayı, overrated yazar olmaya yeğleyecek yazarlardır.
devamını gör...

12 eylül döneminde, ihtilal süreci içerisinde bir paşa, baklava satın almış ve fiyatını oldukça pahalı bulmuş. daha sonra bu baklava fiyatlarının pahalılığını sıkıyönetimin belediye başkanlığına getirdiği emekli korgenerale şikayet etmiş. olaya el atan paşa da, ramazan bayramı halka ucuz baklava yedirmek için baklava fiyatına narh koydurmuş . rivayete göre o günün baklavacıları bu fiyata değil fıstıklı cevizli baklava bile yapılıp satılamaz demişler, ancak halkı da baklavasız bırakmamak için maliyeti düşük ve ağır çeken fındıklı baklava türü geliştirmişler. ancak lezzeti pek tutmayınca baklavaya süt eklemişler. üstüne üstlük 5 kilo olan baklava tepsisi sütle birlikte 6 kiloya ulaşınca maliyet sorunu da ortadan kalkmış. bu baklavaya da sütlü nuriye adını koymuşlar. bu nuriye isminin, kimine göre tatlıyı akıl eden kadın ustanın ismi olduğu, kimine göre de ilgi çekmek için bulunmuş bir isim olduğu rivayet edilir. bu tatlı, bir anlamda da ihtilal tatlısı diye de anılır. başka bir rivayete göre de istanbul'da baklavaya narh konmadan önce (bkz: gaziantep)'te yapılıp yenilen bir tatlı türü.
devamını gör...

bir nevi yaz(a)mamanın yaz(a)mamaya etkisini yaz(a)mayarak itiraf etmeye yarayan dijital defter, fasilite.

bak yine yaz(a)madım.
devamını gör...

isminin veriliş hikayesi şöyledir: bir gün buckingham sarayında kraliçe ve prensler kahvaltı ederlerken prenslerden biri ekmeğine haddinden fazla çikolata sürüyor ve bunu gören anneleri prensi "çok o prens" diyor ve kahvaltıda sürülmelik cikolatanin adı cokoprens olarak kalıyor.
devamını gör...

biyolojik saat tik tak tik tak....
devamını gör...

ileride psikopat ya da çok başarılı çocukların yetişmesine sebep olacak süreç.
anne babasını kaybetmeyen ama sürekli kavgalarına şahit olan bir çocuk kendini tanıyamaz, aile kavramını tam olarak bilemez. bu sebeple de huzursuzluğa karşı oldukça çok öfkelenir. ya sabıkasından film yazılacak bir tipe dönüşür, ya da parmakla gösterilen bir akademisyene, doktora, yöneticiye...
devamını gör...

bu utancı ve acıyı kelimelerle anlatamayız.
şiirler ve türkülerle anlatmaya çalıştığımız bir yayın olacak. yüreklerimiz bir kez daha yanacak.

korlar arttıkça karanlığa teslim olduk,korlar arttıkça kaybettik hayata dair ne varsa, karanlıkta bir tutam ışık aradık...
yiğitlik midir emanet cana kıymak diye başlayan şiirlere sığındık..

yakanları,yaktıranları,izleyenleri, alkışlayanları unutmadımaklımda.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devamını gör...

istanbul'un sarıyer ilçesinde, kemerburgaz bahçeköy yolu üzerinde bulunan muhteşem bir botanik bahçesidir.

arboretum, çok çeşitli bitkilerin bulunduğu, özel olarak hazırlanmış bir botanik bahçesidir. arboretuma canlı ağaç müzesi de diyebiliriz. atatürk'ümüzün adını taşıması ise ayrı bir güzelliktir.
devamını gör...

erkekle aynıdır. ancak yaradılış diye bir şey var. bu realiteyi de ıskalamaz islam dini. eşitlikle adaletin aynı şey olmadığını insanlar ne zaman idrak edebilecek acaba?
devamını gör...

1910 yılında doğan, gerçek ismini 1954 yılına kadar kullanmamış olan edebiyatçı. daha önce tipi soyadını almış. ancak, bu soyadını kullanmayıp daha sonra demir ve benerci soyadını kullanmış. yazılarında da cemalettin mahir, ismail kemalettin, körduman, samim aşkın, f. m. gibi müstear isimler de kullanmıştır.

siyasal sebeplerle 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış, 12 yıl yattıktan sonra çıkan afla serbest kalmıştır. 1960 yılından sonra tamamen edebiyata yönelmiş ve romanlarından kazandığı gelir ile geçimini sağlamıştır. eserlerinde osmanlı dönemi, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemi, tek parti iktidarı, köy enstitüleri, toprak ağalığı konularına değinmiştir.

devlet ana eseri, edebiyat dünyasında büyük ses getirdi. osmanlı'nın kuruluşunu anlatan bu roman, hafızalara devletin yurttaşları için bir ana kucağı olduğu imgesi yerleştirdi. aynı şekilde 1965 çıkışlı yorgun savaşçı romanıyla da edebiyat hayatında yeni bir döneme işaret etmiştir. rahmet yolları kesti eseriyle de eşkıyalık sorununa değinmiş, ama eşkıyalığın kahramanlaştırılmasına karşı çıkmıştır. romanlarındaki yorum ve fikirlerden dolayı, bugün de güncelliğini koruyan yazar 1973 yılında vefat etmiştir.
devamını gör...

kalbim yeterince açıyor zaten,bırak da yaram kabuk bağlasın artık.kendini hatırlatarak habire canımı yakıyorsun.dingil.
keşke ne istediğine karar versen de kendime gelebilsem.senin yüzünden bak sözlüklere geldim*.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim