şerefle bitirilmesi gereken en önemli görev hayattır.
devamını gör...

böyle bir durum sahiden vardır. geç kaldığını uzun geceler kalbi sızlayarak, beyin hücreleri infilak ederek anlar insan. eğer nedamet* diye bir şey olmasaydı, biz bu ifadeyi tutup onun yerine kullanırdık. yahut başka bir deyişle birine geç kalmak nedametin vücut bulmuş halidir. o gün şunu deseydim, öteki gün şunu yapsaydım, evvelsi gün açılacaktım işte gibi binlerce keşke demektir aynı zamanda bu mesele.

bu durumun herkes için benzer olandan farklı bir anlamı da var benim için. benim aptallığımın karşılığı olan durumdur bu. evet birine geç kalmaktan daha kötü bir şey var bu hayatta: iki kişiye geç kalmak. insan kısacık ömrüne bunu iki defa sığdırıyorsa onu bir sığır olarak tanımlayabiliriz. *

kim söylemiş olursa olsun o afili cümleyi, birine geç kaldıysanız eğer bir diğeri için acele edin lütfen. ikinciden sonra hayata biraz aptal hissederek devam edebilirsiniz. *
devamını gör...

ailesine bağlı bir burç. biraz fazla boğuyor insanı. aceleci ve sabırsız bir burç. ama tatlı dilli oluyorlar genelde. hemen kandırıyorlar. çok ayıp ediyorlar*.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bal özümlemeyi görev bilmeyerek reçel kaynatan koca yürekli arı, o hem nur*la pîrüpâk hem kurtuluşa erenlerden bir eren ancak ve ancak.
devamını gör...

geçenlerde kara para aklıyorum. attım makineye paraları. bir güzel kuruttu. sonra bi’ takım değişik sesler gelmeye başladı makineden. açtım filtresini. bir güzel temizledim. her zaman ki gibi çöpüme attım. meğer fbi’da çalışan labaratuvar sakinleri de benim çöp poşetimden çıkan kimyasallardan çözmüşler bu işi yaptığımı. neyse efendim, beni kelepçelerle götürdüler. turuncu tulum giydirdiler. iğrenç yemekler yedirdiler ve suçumu itiraf ettirdiler. şimdi günlük yarım saatlik telefon kullanım hakkım bitti. gardiyan çimleri biçmemi emrediyor, ben kaçtım.

hayır!

henüz hapishaneden kaçmadım. henüz.
devamını gör...

hiç öyle hisler yaşamadığımdan katılmadığım beyan.

insanım sonuçta. arada bir saçmalamak, hatta bazen hep saçmalamak hakkına sahibim herkes gibi. bu nedenledir ki 1 dakika öncesinde gecikmiş seçim deneyi ve kuantum silgisi hakkında başlık açarken 2 dakika sonra kafa sözlük aşık atışmasında görülebilirim. *
devamını gör...

çabuk ve sık sinirlenir, aynı hızda özür diler, sonra yine devam eder.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne zaman kolunu kızının boynuna dolamış yürüyen baba kız görsem gözlerimi alamam.
baba ile ilişki,sıcak içten ve daimi olmalı.
5 yaşına kadar bir kızı her birey sever. sevimlidir çünkü. 30 yaşındaki bir kadını peki her yiğit baba sevgisini gösteremez.neden peki? 30 yaşında olan kadın da bir gün 5 yaşında idi. ne değişti. bir babanın kizina sarılması arayıp sorması,halini durumunu öğrenip yardımcı olması ve her zaman senin yanındayım arkandayım demesi çok mu zor. benim babam var ama aslında hiç olmadı.
sevgili babalar; kızlarınizi sevin. onlarla toksit ilişkiler kurunca siz, aynı size benzeyen toksit kişiliklere aşık oluyorlar . kaliteli, sevgi dolu,candan baba olmayacaksaniz bir kızın dünyaya gelişine sebeb olmayın.
devamını gör...

birçok insanın yalan söylemeden önce arkasına sığındığı bahane. söyle gitsin olum ne olacak yalancıyı mokoko yapmıyolar ya h****a.
devamını gör...

bizim toplumda herkes iyi insan olduğu için* biz hep kazanan taraftayız sıkıntı yok.
devamını gör...

son zamanlarda sözlükte gördüğüm durum. genelleme yapmam anlamsiz tabi ama genel olarak kendilerinin ülkede rahat edemediğinden , inanan bakın dini olan demiyorum inanan kesim tarafindan yaftalanip kendilerine farklı davranildigindan , bir sürü ritüeli yobazlık olarak yorumlayıp kendilerine saygı gösterilmediginden, inanan insanların uyguladığı rituelleri anlamsız bulup bunu rahat ve dalga geçer şekilde dile getirip kendi boşluğuna yokluguna tek laf edilince özgürlüğüm diye bas bas bağıran, bir tane cahil bulup kendisine davranış şekliyle koca bir dini bagdastiran ya da bir iki tane insanların hiç dusunemedigi(!) soru bulup her inanana sorup yüzünde aptal bir siritmayla cevap bekleyen insanlardan bahsediyorum. o kadar basitsiniz ki inancınız ,düşünceniz önemli değil. insan olarak şu davranışlarınız o kadar aşağılık ki. tekrar söylüyorum lafım yukarıdaki özellikleri taşıyan insanlara, herkesin yolu kendine kalbi, inancı. bize insanlık lazım. sonradan eklenen not: yazma gereği duydum cunku tek tek aynı şeyi anlatmak istemiyorum . soru sorulmasından değil cevap beklerkenki mustehzi usluptan rahatsız olduğumu yazdım. acaba yanlış mı anlatmisim diye baktım ama yooo. neyse. herkes sorsun zaten ayrıca ama öğrenmek için, farklı bir görüş alıp sentez yapmak için , üstünlük taslamak için değil.
devamını gör...

(bkz: eppur si muove) albümünün kapağında ünlü gökbilimci ve filozof (bkz: galileo galilei)'ye yer veren senfonik metal grubudur.
yine aynı albüm içinde bu yüksek şahsiyete ithafen harika tınıları olan eppur si muove (yine de dönüyor) isimli bir parça bulunur.
grup 2011 yılında eskişehir 222'de efsane bir konser vermiştir.
devamını gör...

aralarına dahil olduğum ancak aşağıda anlattığım anı ile tövbe ettiğim yazarlardır.
hiç unutmam yaz tatilindeyiz. yan komşumuz yıllardır tanıdığımız, artık ailemizden sayılan insanlar. çocuklarıyla da yaşıt olduğumuz için kardeş gibi büyüdük hep. biz nereye gitsek onları götürüyoruz, onlar nereye gitse bizi alıyorlar.
yine o günlerden biriydi, pikniğe gideceklerdi ve bizi de götürdüler kardeşimle. gittiğimiz alan meyve bahçeleri ile dolu evlerin önünden dereler akan, salıncaklar, oyuncaklar ne ararsan var olan rüya gibi bir yerdi benim için.
arkadaşlarla oynamaya başladık ama oynamak da bir yere kadar sevgili yazarlar, meyve bahçelerine takıldı gözümüz. aynı meyvelerden pikniğe gelirken getirmiş olmamız bizi bağlamıyor, gördük bir kere tırmanıp toplayacağız hepsinden. yaptık da efendim, çeşit çeşit erik, elma, kayısı ne varsa topladık. yetmezmiş gibi tişörtlerimizin eteklerine doldurup "eve de götürelim, annemler de yer." diyerek açgözlülük de yaptık.*
yok hayır, yakalanmadık; hikaye burada başlamıyor.
yedik topladığımız meyveleri, planladığımız gibi eve de getirdik. bizimkiler sordu, "nereden geldi bu meyveler?" diye. anlattık, izin alarak toplama konusunda öğüt verdiler, sonra babam "bunlar ilaçlı gibi duruyor sanki, baksana dışına, yıkamadan yemediniz inşallah?" dedi. * "hıhım, elbette" diyerek konuyu geçiştirdik.
evet olay burada başlıyor sevgili yazarlarım.
ertesi gün kardeşimle öğleden sonra uykusuna yatmıştık. hayatımda hiç o kadar derin uyuduğumu hatırlamıyorum. kapı çalmış duymamışız, telefonla aramışlar duymamışız, cama taş atılmış duymamışız. ben uyuyorum tüm bu seslerin rüyamda olduğunu sanıyorum. kardeşim uyandırdı "abla, kapı çalıyor koş bak."* bir uyandım, babam kapıyı yumrukluyor, adımızı haykırıyor. pişkin pişkin "yaa tamam geldik baba ne bağırıyorsun, anahtarını neden almadın?" diye adama kızıyorum. bir yandan da kardeşim arkamdan tin tin geliyor, kıs kıs gülüyor.* babam kapıya bir omuz daha atsa kırılacak çünkü görüyorum kapı yerinden oynamaya başlamış, sesimi duyunca sakinleşti. ben kapıyı açar açmaz arkamdan koşturmaya başladı. kardeşim önde ben arkada babam benim arkamda evde koştuğumuzu düşünün sevgili yazarlar.* kardeşim zeki, en yakın sığınak olan tuvalete girdi, babam onu bıraktı arkamdan koşuyor, hemen odama girdim, kapıyı kapadım. babam kapıya kadar geldi, yüksek ihtimal dişlerini sıktı, iki üç kere duvara vurdu gitti.
meğerse bizim yediğimiz eriklerden zehirlendiğimizi sanmış bu yüzden paniklemiş. saatlerce kapıyı bacayı zorlamışlar girmek için, son çare babam kapıyı kırmaya çalışmış.
düşündükçe gülüyorum ama çocuklarının zehirlendiğini sanarak çaresizce kapıya vuran babam aklıma geldikçe utanıyorum da.
her neyse efendim, işte o gün bugündür kimsenin bahçesinden izinsiz yaprak bile koparmadım ama meyveleri silmeden yemeye devam ettim.*
devamını gör...

nutkum tutuldu yemin ederim. bu nasıl bir vahşet böyle!? insanlıktan nasibini alamamış. yazacak, söyleyecek bir şey kalmamış. allah senin belanı versin, şeref yoksunu gulyabani.
devamını gör...

.......
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım.
turgut uyar
devamını gör...

halk arasında kırmızı peygamber çiçeği, yanardöner ve gelin düğmesi isimleriyle anılan bitki, dünyada sadece ankara’nın gölbaşı ilçesinde yetişen endemik bir bitkidir. son zamanlarda tahmin edebileceğimiz gibi nesli tükenme tehlikesindeymiş. ekolojik tarım ile bunun öne geçilebileceği söyleniyor. sevgi de tüketiliyor ya günümüzde, çiçeğine de sıra geliyor yavaş yavaş. sevip de kavuşamayan iki aşığı temsil ediyormuş bu çiçek işte buradan çiçek açıyormuş.
devamını gör...

demir kadın olarak bilinen belki yeryüzünde olan en güleç en kahkahacı ve yaşadığı tüm acılara rağmen güçlü kalabilmeyi başarmış insandı kendisi. çektiği acıların son bulduğuna sevinsem bile onu kaybetmenin üzüntüsü daima insanın yüreğini burkmaktadır.
devamını gör...

biz yine arkalarinda durmusuz.. desteklemişiz de büyük adam mı olmus bu erkekler..
cocuk da yaparım kariyer de iste burdan çıktı..
fazla sorumluluk yüklenip ünlü şair.. yazar vs.. olamadık.. 0lan kadinlarımızı destekleyemedik..
erkeklerin çıkıp da büyük yazar olamadınız nidaları arasında..
ileriyi göremedik..
ama büyük kadınlar olduk..
kadinligimizin hakkını verdik de erkekler verebildi mi orası muamma?!?!?
devamını gör...

adın rabia fatma mı diye soran oldu. gay misin diye soran oldu.
he adım rabia fatma ve gayim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim