bir gün boyu yeten tüm vatandaşların polis olacağına inancım tamdır. (bkz: işsizlik)
devamını gör...

100tl=4.07 kuveyt dinarı.
devamını gör...

128 milyar karma puan nerede?
devamını gör...

ikinci el araçların, sıfır modelinden pahalı olduğu bir garip pazar.
devamını gör...

görüldü atın, bu kadar kasmayın bence. *
ya da direkt söyleyin konuşmak istemediğinizi.
devamını gör...

neden? sadece soruyorum, neden? gerek var mıydı böyle bir şeye? sevilen şeyleri mahvetmek için elinizden gelen her şeyi yapın durmayın. rowling zaten saçma sapan tivitleriyle mahvediyor siz de mahvedin.
devamını gör...

fakir baykurt'un kitaplarıyla biraz geç tanıştım ben ama tanışınca da tüm kitaplarını okumak istedim diyebilirim. ilk tanışmamda üniversitedeki bir hocamın bana hediye etmesiyle oldu. eşekli kütüphaneciydi kitabın adı. hatta kitabı imzalayıp hediye etmişti. kendisinden çok şey öğrendim. bunu görmeyecek olsa da teşekkürü bir borç bilirim.
alıntı yapmadan geçemeyeceğim.
--- alıntı ---

"beyim diyor, bizim yolumuz, köprümüz, çeşmemiz yok; kitaplığı ne yapacağız? anlatıyorum ona: eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur."

--- alıntı ---
devamını gör...

güzel program. içerik harika! kalite akıyor yayında. sek’inde dediği gibi aşırı ilgimi çekti. çok hoş bi ambians.

amma ve lakin ki şunu da belirtmek isterim:
sayın coldboy, lütfen hazırladığınız metni okurken biraz duygu katın. siri’nin erkek versiyonunu dinliyormuşcasına sıkıldım. üzülerek söylüyorum, sesinizle mayıştım. uykum geldi. biraz daha canlanarak anlatın haftaya lütfen.

geniş açıdan bakıldığında gerek filmler olsun, gerekse müzikler, çok güzel harmanlanmış bi emek görüyorum. elinize sağlık.
devamını gör...

bunu demem size garip gelebilir hatta tokat atma isteği uyandırabilir ama "özlediğim olaydır." evet gerçekten, cumartesi çalışıyorum diye söylenmeyi bile özledim.
devamını gör...

halktan biri, içimizden biri olan samimi insan. öyle not tutmaz, her şeyi çocukluğa bağlamaz. içi dışı birdir. yerim.
devamını gör...

japon rock grubu olan shinsei kamattechan'ın jidou karte adındaki sekizinci albümünde yer alan ilk şarkıdır. şarkı adını "ruru'nun canlı yayındaki intihar gösterisi" olarak çevirebiliriz. şarkı, rorochan_1999 kullanıcı adlı 14 yaşındaki bir japon kızın 24 kasım 2013 tarihindeki intiharını konu alır.

internetteki kaynaklara göre rorochan_1999, 1999 yılında doğmuştur. 2012 yılında fc2 ve niconico adındaki platformlarda yayın yapmaya başlar. ilk zamanlar piyano çaldığı ve şarkı söylediği, daha sonrasında ise trafiğe atlamak, binaların yüksek noktalarında durmak gibi tehlikeli durumlara girdiği bildirilmiştir. ölümüne yol açacak olsa bile internette bir efsane olmak istediğini yazmıştır.

24 kasım 2013 tarihinde balkona çıkar. internette bulduğum videosunda korkuyorum dedikten sonra balkonun ucuna biraz daha yaklaşır ve kendini aşağıya bırakır. telefonu bu esnada balkona düşer ve kısa bir süre sonra vücudunun yere çarpma sesi duyulur.

kendisi hakkında okulda çok yalnız olduğu, annesi ile arasındaki ilişkinin de kötü olduğu yazmaktadır. aradığı ilgiyi internette bulmaya çalışan rorochan_1999'un mental açıdan iyi olmadığı ortadadır. ona eğer atlarsa bir efsane olacağını söyleyen embesiller yüzünden hayatını kaybetmiştir ama efsane olmuştur da. sonuç olarak istediğini başarmıştır.



atlamadan önce kendisinin son görüntüsü: prnt.sc/12rw921

twitter adresi: twitter.com/rorochan_1999
devamını gör...

salata yaparken rendelediğim havucun kalan kısmını ağzıma atıyorum.
devamını gör...

nazım hikmet'in "bana mutluluğun resmini yapabilir misin abidin?" sorusuna bir şiir ile cevap vermiş çok yönlü bir insan.

kokusu buram buram tüten
limanda simit satan çocuklar
martıların telaşı bambaşka
işçiler gözler yolunu.
inebilseydin o vapurdan
ayağında varna’nın tozu
yüreğinde ince bir sızı.
mavi gözlerinde yanıp tutuşan
hasretle kucaklayabilseydim
seninle, bir daha.
davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
bağrımıza bassaydık seni nazım,
yapardım mutluluğun resmini

başında delikanlı şapkan,
kolların sıvalı, kavgaya hazır
bahriyeli adımlarla düşüp yola
gidebilseydik meserret kahvesine,
ilk karşılaştığımız yere
ve bir acı kahvemi içseydin.
anlatsaydık
o günlerden, geçmişten, gelecekten,
ne günler biterdi,
ne geceler…
dinerdi tüm acılar seninle
bir düş olurdu ayrılığımız, anılarda kalan.
ve dolaşsaydık türkiye’yi
bir baştan bir başa.
yattığımız yerler müze olmuş,
sürgün şehirler cennet.

işte o zaman nazım,
yapardım mutluluğun resmini
buna da ne tuval yeterdi;
ne boya…
devamını gör...

jiggly puff ve squirtle.
devamını gör...

tükçe müzik karmacası anlamına gelmektedir.fransızca pot-pourri "türlü yemeği, karışık şey" sözcüğünden alıntıdır. fransızca sözcük latince aynı anlama gelen putridus sözcüğünden evrilmiştir.fransızca pot "çanak, tencere" ve fransızca pourri "bozuk, bayat, çürümüş" sözcüklerinin bileşiğidir.
sevilen şarkı, türkü, opera ya da müzik yapıtlarından seçilmiş küçük bölümlerin sıralanmasıyla oluşan müzik parçası.
günümüzde ise gece mekanlarında eğlendirmek amaçlı ; seslendirilen parçaların kısa kısa geçilerek birbirine benzer sözlerde kesilip diğer şarkıya bağlanması şeklinde de yapılabilir.

nilüfer'den gelsin

devamını gör...

mobbing uygulayan işverenin zamanla kötü insana dönüşmesi, canavarlaşması para kazanacağım, kurallı çalıştıracağım adı altında ruhlarını sattıklarına şahit oluyoruz. sırf bu baskıdan kaçmak için istifa etmişliğim var peki istifa edemeyen onlara yapılan eziyete ne olacak?.. insanlara ömür boyu yaşayacağı travmatik izler bırakıyorsunuz inşallah çok yaşamazsınız.
devamını gör...

okuduğum ve üzerine yüksek lisans yapmakta olduğum muhteşem bir alandır. ulkemizde değeri bilinmiyor bu konuda ben dahil herkes haklı. atanamıyoruz ve dışarıda mesleki bir tanımımız yok. eğer araştırmayı, soru sormayı, problemleri ortaya koymayı ve daha ileriki süreçte özgün çalışmalar üretmek istiyorsanız, ben kitap okumayı seviyorum, bir konu hakkında bir şeyler yazabilmek istiyorum ve ekmeğimi üreterek kazanabilirim diyorsanız kesinlikle okumalı ve yüksek lisans, doktora .... devam etmelisiniz. ben hep iyi ki diyorum.

mezun olduktan sonra ek olarak dil beceriniz varsa çevirmenlik yapabilir, teknik resim programlarını iyi biliyorsanız ve bu konuda kendinizi geliştirirseniz restorasyon firmalarında çalisabilir, kpss ile kültür bakanlığına yeterli puanınız varsa bir ihtimal atanabilir, kültürel mirası koruma ve restorasyon, mimari restorasyon gibi çeşitli alanlarda yüksek lisans eğitimi alıp çalışabilirsiniz. eğer yüksek lisans yapmak istemiyorsanız, her ne kadar sanat tarihçi olsak da mesleki tanımımız olmadığı için okuduğunuz bölümü başka alanlarla birleştirmek, yollarını kesiştirmek durumundasınız. dolayısıyla işimiz sektör işi değil. sanat tarihi sektör işi de olmamalı bana kalırsa. sanat tarihi: tarih, sanat ve mimariyle iç içe olabileceğiniz baktığınız yapı, eser ve resmi daha iyi anlayabileceğiniz ve bunların üzerlerinde uzmanlık oluşturabileceğiniz bir alan. yani perge antik kenti hakkında bilgi sahibi olurken aynı zamanda selimiye camisini, avrupa'daki romanesk mimariyi, orta asya'daki kurganları, cumhuriyet dönemi mimar ve heykeltraşlarını, erken hristiyanlık döneminde bizans'ı, kiliseleri, selçuklu ve osmanlı camilerini, karahanlı dönemi minarelerini konuşuyor bulacaksınız kendinizi. oldukça geniş yelpazeli bir alan.

bunlar benim naçizane fikirlerim. mezun olduktan sonra işsiz kalıp kalmamak biraz da okurken "bu okuduğum alanı nereye doğru çekebilirim, bu alanı nasıl çeşitlendirebilirim ve üzerine neler ekleyerek kendimi bir adım öne cikarabilirim" gibi düşünceleriniz yönlendiriyor. mesela teknik resim dersimiz var lisans sürecinde. yapıların kesit, görünüş ve rölövelerini çıkarıyoruz. bunu bir adım daha ileri taşımak sizin dışarıdan autocad vb. teknik çizim programlarını öğrenmeniz ve bu sayede çeşitli restorasyon firmalarına başvurabilmenizi sağlayacaktır. bir ve birden fazla bildiğiniz dil lisans sonrasında alanınız ile ilgili literatürde ufak çaplı veya geniş çaplı çevirmenlik yapabilmenizi ve gelir elde etmenizi sağlayacaktır.

saydığım ve yapabilirsiniz dediğim şeyleri gerçekçi olmak lazım lisans aşamasında 10 kisiden belki 1-2 kişi yapabiliyor. lisans sonrasında ise bu sayı artabilir. ancak sanat tarihinde lisans sonrası dışarıdan bir şeyler yapabilmek ciddi bir mücadeleyi gerektirir. ama bunlar öyle ya da bu şekilde yapılabilir.

bölümün esas odağı yüksek lisans yapıp akademik olarak devam etmek. araştırmak ve bilgi birikiminize bilgi katmak. tez yazmak, makale yazmak, kazılara katılmak, arşiv belgeleriyle çalışmak, yurt dışı projelerinde görev alabilmek, akademik açıdan kendinizi geliştirmek ve maddi geçiminizi de bu yolla sağlamaktır. (dil becerisini lisans bitmeden edinmeniz sizin için çok çok faydalı olacaktır)

avrupalı ressamlar akla ilk önce gelir ama buzdağının görünmeyen kısmı, derslerde anlatılanlar, aklıma gelenler kadarıyla oldukça yüzeysel bir şekilde şu şekildedir.
osmanlı dönemi minyatür sanatı (nakşi'ler, seyyid lokman'lar, levni'ler)
avrupa resim sanatı (giotto'lardan pieter bruegel'e, da vinci'den michelangelo'ya )
antik çağ sanatı (yunan ve roma dönemi mimarisi)
avrupa mimarlığı (romanesk, barok ve gotik mimarileri, art nouveau, bauhaus, chicago ekolleri, )
cumhuriyet dönemi mimarlığı (kamu yapıları, egitim yapıları, sivil konutlar)
eski anadolu kentleri (antik kentler)
anadolu selçuklu mimarisi (konya ince minareli medrese, sivas ulu cami, divriği ulu cami...)
bizans mimarisi (1. constantinos'tan (330) 1453 yılına kadarki bizans yapıları)
bizans el sanatları (sikkeler, el yazmaları, küçük el sanatları, seramikler)
klasik osmanlı sanatı ve mimarisi (mimar sinan dönemi)
tabi başlıklar ve altbaşlıklar her üniversitenin bölümünde farklılaşabilir.
sevgiler :)
devamını gör...

tamam o zaman, kendisini sürekli aç bırakalım, oruca saysın. kafasına basıp alnını yere yapıştıralım onu da namaza saysın.

farz ve sünnette öncelik nedir? niyettir niyet! namazda, oruçta, allah'ın resulü'ne ve ehl-i sünnet ümmete tabiyette, allah'a imanda, gusülde bile ilk şart niyettir. allah rızası için niyet ederek başlar müslüman.

sor bakalım hüsniye hanım, o çocuklar kendi rızaları ile niyet etmişler mi hakları olan şeyden feragat etmeye?

sen kimsin?
devamını gör...

günaydın sözlük.
hayatta ki en tatlı şey
insanın yaşadığı şeyin
ihtiyacı olan şey olduğunu anlamasıdır

diyorum
kaldığım yerden*
mutlu pazarlar.
devamını gör...

zaten herhangi bir şeyden zevk almak haram...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim