theodor adorno
"yanlış bir hayat doğru yaşanmaz" demiş kişi. behzat ç.'nin baş karakter olduğu her temas iz bırakır (kitap)'ında çok güzel bir pasaj vardır bu sözle ilgili.
"ben istifa edip idman ocağı'na döndüm. yarın öbür gün, 'gel sana emekli maaş: bağlayalım,' derlerse ne diyeceğimi bilemiyorum, sonuçta idman ocağı'nın durumu malum, bu da benim hakkım sayılır, yirmi bir yılımı verdim cinayet bürosu'na, içim karardı. bahar'ı arayıp, sen haklıymışsın diyeceğim, yanlış bir hayat doğru yaşanmaz. artık bu söz kime aitse o daha iyi bilir, tornalı, pornolu bir adı vardı, işte bıraktım. kendi dişlimi alıp, bu çarktan ayrıldım."
"ben istifa edip idman ocağı'na döndüm. yarın öbür gün, 'gel sana emekli maaş: bağlayalım,' derlerse ne diyeceğimi bilemiyorum, sonuçta idman ocağı'nın durumu malum, bu da benim hakkım sayılır, yirmi bir yılımı verdim cinayet bürosu'na, içim karardı. bahar'ı arayıp, sen haklıymışsın diyeceğim, yanlış bir hayat doğru yaşanmaz. artık bu söz kime aitse o daha iyi bilir, tornalı, pornolu bir adı vardı, işte bıraktım. kendi dişlimi alıp, bu çarktan ayrıldım."
devamını gör...
bilgi kategorisi
"bizim puanla muanla işimiz yok, maksat halka hizmet olsun." diye değerlendirdiğim özellik.
devamını gör...
sauk
sac. kendilerine othakiwa, sarı toprak halkı diyen ama komşu ojibwe'ler tarafından ozaagii, dışarıdakiler denilen ve bu kelimeyi duyan fransızların sac, ingilizlerin ise sauk dediği, algonkin dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
eskiden new york eyaletinin kuzey bölgelerinde yaşarken huron kabilesinin saldırıları sonucu batıya gittiler ve wisconsin, illinois civarlarında yaşadılar. zaten bu yüzden o bölgede yaşayan algonkin dili konuşan kabileler tarafından "dışarıdakiler" diye adlandırıldılar. önceleri diğer algonkin kabileleri gibi fransızlarla ticaret yaptılar.
1730'larda fransızlar meskwaki, fox kabilesine saldırıp büyük katliam yapınca kurtulanlar sauk kabilesine sığındı. sauk'lar onları koruma altına aldı ve o günden bugüne bu iki kabile beraber yaşıyorlar.
beyazlar, göller bölgesine geldikçe toprakları elden gitti ve artık kansas, iowa civarlarına gidip ova yerlileri gibi yaşamaya başladılar. 1832'de son topraklarınıda satmaları istenince reis keokuk antlaşma yapmayı kabul etti ama reis kara şahin savaştı. black hawk war denilen savaş sonucu kayıplar verdiler ve teslim olmak zorunda kaldılar.
bugün çoğu oklahoma'da bazılarıda kansas ve iowa'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
eskiden new york eyaletinin kuzey bölgelerinde yaşarken huron kabilesinin saldırıları sonucu batıya gittiler ve wisconsin, illinois civarlarında yaşadılar. zaten bu yüzden o bölgede yaşayan algonkin dili konuşan kabileler tarafından "dışarıdakiler" diye adlandırıldılar. önceleri diğer algonkin kabileleri gibi fransızlarla ticaret yaptılar.
1730'larda fransızlar meskwaki, fox kabilesine saldırıp büyük katliam yapınca kurtulanlar sauk kabilesine sığındı. sauk'lar onları koruma altına aldı ve o günden bugüne bu iki kabile beraber yaşıyorlar.
beyazlar, göller bölgesine geldikçe toprakları elden gitti ve artık kansas, iowa civarlarına gidip ova yerlileri gibi yaşamaya başladılar. 1832'de son topraklarınıda satmaları istenince reis keokuk antlaşma yapmayı kabul etti ama reis kara şahin savaştı. black hawk war denilen savaş sonucu kayıplar verdiler ve teslim olmak zorunda kaldılar.
bugün çoğu oklahoma'da bazılarıda kansas ve iowa'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
devamını gör...
sevilmediğini anlamak
hissetmeyeceğim duygudur.
kimse beni sevmese bile ben kendimi seviyorum. her zaman sevmeye devam edeceğim. bunun ego olduğunu düşünmüyorum. kime gidersem gideyim en sonunda kendime dönüyorum. kimse sevmese bile siz sevin kendinizi, en azından sevildiğinizden emin olursunuz.
kimse beni sevmese bile ben kendimi seviyorum. her zaman sevmeye devam edeceğim. bunun ego olduğunu düşünmüyorum. kime gidersem gideyim en sonunda kendime dönüyorum. kimse sevmese bile siz sevin kendinizi, en azından sevildiğinizden emin olursunuz.
devamını gör...
yazarları en umutsuz anda umutlandıran sözler
what a wonderful thought it is that some of the best days of our lives haven’t happened yet.
hayatımızın en güzel günlerinin belki de hala yaşanmadığını düşünmek çok güzel bi fikir.
hayatımızın en güzel günlerinin belki de hala yaşanmadığını düşünmek çok güzel bi fikir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kehanet bu ya tam da orada bir boşlukta bulduğu bir tarot kartında çekti burnunu. yoo öyle nezle mezle değildi. burnu düştü. şıp diye.
şıp dedi ve örtüsü kırmızı masada buldu kendini haliyle. kan revan örtüyü enterese de etmedi aynı renk olmalarından mütevellit.
acı var mı? ebleh ebleh baktı öteki, sanki düşen burnu değil kellesiydi...
ne var bunda dedi tekrar.
sahi nasıl bu kadar soğukkanlı olabiliyordu. tarot kartı elinde 8 eşit parçaya bölündü.
tek elinle mi? dedi.
tek elimle.
demek kendini hazırlamış çok önce. çok önce.. çook çok önce. evvel zaman içinde. kalbur sensin. belki kanbur bile sensin.
kambur öyle yazılmaz yalnız.
nereden biliyorsun yazdığımı?
gittiğin yerde izler bırakmaya pek mahirsin.
hatta kaldığın...
şu tarot kartında..
şu masada ...
sana dokunmadım bile.
bu da mühim maharet vesselam. yine de razıyım. hakkın. hakkım, avucuma verdin.
her neyse nutuk vakti geçti çoktan. beri vakit zamanı... 8 parçanın her biri çoktan buldu yerini. şimdi ister tek tek bul ait olan yere koy eskisi gibi ya da burada sonsuza dek....
kalırım. razıyım değil, razıydım en başından.
bitirmedim sözümü
bitirme.. kalsın öylece kalsın.
buralı mıyım sandın?..
?.... buruna karşı... bir ölüyle mi?. bunu bana yapamazsın.. hem razıydım
kalmaya...
delikanlının fark ettiği andan bir salise sonra, tarot parçalarıyla birlikte siluet de kaybolmuştu..
bir ölüyle mi konuştum onca an?.. peki değer mi? değdi mi?.. dedi kanayan burun sızısını hissetmeye başlayarak.. ve içinden bir ses, hoş bir ses değer dedi... değdi... değer...
şıp dedi ve örtüsü kırmızı masada buldu kendini haliyle. kan revan örtüyü enterese de etmedi aynı renk olmalarından mütevellit.
acı var mı? ebleh ebleh baktı öteki, sanki düşen burnu değil kellesiydi...
ne var bunda dedi tekrar.
sahi nasıl bu kadar soğukkanlı olabiliyordu. tarot kartı elinde 8 eşit parçaya bölündü.
tek elinle mi? dedi.
tek elimle.
demek kendini hazırlamış çok önce. çok önce.. çook çok önce. evvel zaman içinde. kalbur sensin. belki kanbur bile sensin.
kambur öyle yazılmaz yalnız.
nereden biliyorsun yazdığımı?
gittiğin yerde izler bırakmaya pek mahirsin.
hatta kaldığın...
şu tarot kartında..
şu masada ...
sana dokunmadım bile.
bu da mühim maharet vesselam. yine de razıyım. hakkın. hakkım, avucuma verdin.
her neyse nutuk vakti geçti çoktan. beri vakit zamanı... 8 parçanın her biri çoktan buldu yerini. şimdi ister tek tek bul ait olan yere koy eskisi gibi ya da burada sonsuza dek....
kalırım. razıyım değil, razıydım en başından.
bitirmedim sözümü
bitirme.. kalsın öylece kalsın.
buralı mıyım sandın?..
?.... buruna karşı... bir ölüyle mi?. bunu bana yapamazsın.. hem razıydım
kalmaya...
delikanlının fark ettiği andan bir salise sonra, tarot parçalarıyla birlikte siluet de kaybolmuştu..
bir ölüyle mi konuştum onca an?.. peki değer mi? değdi mi?.. dedi kanayan burun sızısını hissetmeye başlayarak.. ve içinden bir ses, hoş bir ses değer dedi... değdi... değer...
devamını gör...
ilk buluşmada su içen kadın
olmayandır, en hası bile cimrilik testi yapar adettendir.(bkz: swh)
devamını gör...
hdp kapatılsın diyen tip
hdp , "benzer bir parti kurulmamak üzere"kapatılmalı. dağdaki eşkıyanın savunuculuğunu yapan bir partinin demokrasilerde yeri olamaz.
devamını gör...
kitaplardaki en etkileyici giriş cümlesi
“hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.”
masumiyet müzesi, orhan pamuk
“zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana.”
iki şehrin hikayesi, charles dickens
“bugün annem öldü. belki de dün, bilmiyorum.”
yabancı, albert camus
masumiyet müzesi, orhan pamuk
“zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana.”
iki şehrin hikayesi, charles dickens
“bugün annem öldü. belki de dün, bilmiyorum.”
yabancı, albert camus
devamını gör...
spirometre
akciğer hacim ve kapasitelerini ölçmeye yarayan cihaza verilen isimdir.
önemli bir nokta olan rezidüel hacim ve bunun içinde bulunduğu akciğer kapasiteleri spirometre ile ölçülemez bu durumda helyum dilüsyon yöntemi kullanılır.
önemli bir nokta olan rezidüel hacim ve bunun içinde bulunduğu akciğer kapasiteleri spirometre ile ölçülemez bu durumda helyum dilüsyon yöntemi kullanılır.
devamını gör...
eski sevgili takıntısı
insanin bunyesini alt ust edecek bir eylemdir. bunalima hatta depresyona neden olabilir. cok sevmek, iliskinin biranda bitmesi, uzun surmus bir iliski olmasi, farkli sebeplerden oturu yarim kalan bir iliski olmasi ve hatta terkedilmek, bu ruh haline girmenin belli basli sebepleri olabilir.
devamını gör...
yusufçuk
yaklaşık bir yıl boyunca uçabilecek olgunluğa erişmek için suda larva olarak gelişimini tamamlamaya çalışan, uçmaya başladığında sivrisinek ve küçük arılarla beslenen,
erkeği sadece birkaç hafta sürecek hayatında neslini devam ettirmek için eş aramakla zamanını geçiren, ilk ve tek çiftleşmesi sonrasında da dişisi tarafından kafası yenmek suretiyle öldürülerek ömrünü tamamlayan bahtsız uçucu böcek.
peygamber devesi böceği ile ortak özellikleri olan bu alışkanlıkları, dilimizde çok kullanılan "başının etini yemek" deyiminin de çıkış noktasıdır.
erkeği sadece birkaç hafta sürecek hayatında neslini devam ettirmek için eş aramakla zamanını geçiren, ilk ve tek çiftleşmesi sonrasında da dişisi tarafından kafası yenmek suretiyle öldürülerek ömrünü tamamlayan bahtsız uçucu böcek.
peygamber devesi böceği ile ortak özellikleri olan bu alışkanlıkları, dilimizde çok kullanılan "başının etini yemek" deyiminin de çıkış noktasıdır.
devamını gör...
ah sen bilmedin
zafer güler'in ayrılık zamanları derbeder olmak için dinlenen şarkısıdır.
şükrü erbaş'ın cam ile taş şiirinden bir kuple okunduğu kısmı iç parçalar cinstendir.
bizden büyük tanrısı yok yalnızlığın
getirdiğin hevesi götürdüğün imkanı seviyorum
şükrü erbaş'ın cam ile taş şiirinden bir kuple okunduğu kısmı iç parçalar cinstendir.
bizden büyük tanrısı yok yalnızlığın
getirdiğin hevesi götürdüğün imkanı seviyorum
devamını gör...
bazı yazarların hak ettiği değeri alamaması
olsundur, yazmaya devam etsindir, onu da bulacağızdır. oylanmak ya da favlanmak için yazmasın zaten. kendisi için yazsın. kendisi için yazarken görülsün, beğenilsin. çok fazla yazar var, mutlaka arada kaynayanlar oluyordur. ancak zamanla yazarlar oturunca onlar parlayarak kendilerini göstereceklerdir.
devamını gör...
normal sözlük'ü ekşi'ye çevirmiyoruz kampanyası
ekşi sözlük o kadar farklı bir mecra ki, istese de hiçbir mecra ekşi sözlük'e benzeyemez.
kafa sözlük de o kadar farklı bir platform, hatta kendi jargonuna göre o kadar farklı bir kafa ki, o kafaya silah dayasanız da, kafa sözlük'ten başka sözlüğe benzeyemez.
kafa sözlük de o kadar farklı bir platform, hatta kendi jargonuna göre o kadar farklı bir kafa ki, o kafaya silah dayasanız da, kafa sözlük'ten başka sözlüğe benzeyemez.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
bir şey istiyorum, gürültüden,
kalabalıktan uzak karanlığımda kendi başıma kalmak.
kalabalıktan uzak karanlığımda kendi başıma kalmak.
devamını gör...
herkes 07 kullanırken 05 kullanan kişi
0.5 uç kullananların durduk yere mal olduğu başlık.
devamını gör...


