normal sözlük erkeklerinin aşırı kaba ve kırıcı olmaları
genel olarak insanlık olarak kaba ve kırıcıyız ama buradaki çoğu insanın öyle olmadığını düşünüyorum.
devamını gör...
karsu dönmez
sesi harika olan, çok güzel piyano çalan, minnoş bir görünümü olan çok tatlı sanatçı. sanatcı diyeceğim ortalıkta gezen kendine sanatçı diyenlerin canını okur yani. hemde öyle bir mütevazı ki.
bir de yemek tarifleri var ki çok sevimli o kırık türkçesiyle. severek takip ediyoruz efenim.
bir de yemek tarifleri var ki çok sevimli o kırık türkçesiyle. severek takip ediyoruz efenim.
devamını gör...
jessie j
money money money şarkısıyla tanımış olduğum ingiliz pop sanatçısı.
devamını gör...
faber est suae quisque fortunae
"herkes kendi talihinin mimarıdır" anlamına gelen latince deyiş.
evet.. hayat, bazı insanlar için kolay, bazıları için zor başlar. ama bir dereden geçerken basacağımız taşları biz belirleriz.
evet.. hayat, bazı insanlar için kolay, bazıları için zor başlar. ama bir dereden geçerken basacağımız taşları biz belirleriz.
devamını gör...
sevmek vs sevilmek
hayat sevince güzel.
sevildiğinizden asla tam olarak emin olamazsınız ama içinizde büyüttüğünüz sevgi aldığınız nefes kadar gerçektir.
ayrıca sadece ilişkiler boyutunda kalmasın bu sevme eylemi, çiçeğinden böceğine her şeyi sevebilecek kadar sonsuz sevgiye sahibiz, kullanın.
hayatım boyunca aldığım en güzel itfifat/söz yakın arkadaşlarımdan birinin doğum günümde yazdığı notta gizliydi; "... insan insanı ya da bir hayvanı onu geçtim bir nesneyi, bir rengi nasıl sevebilir ben senden öğrendim..."
kalplere sevgiyle dokunabilmenin mutluluğu nasıl tarif edilir bilmiyorum, böyle uçsuz bucaksız sevgiyi ruhumda yeşertebiliyor olmamla gurur duyuyorum. ve eminim ki bir insana verilebilecek en önemli hayat kurtarıcı öğüt sevilmeyi beklemeden sevmeyi öğrenmesi gerektiğidir.
sevildiğinizden asla tam olarak emin olamazsınız ama içinizde büyüttüğünüz sevgi aldığınız nefes kadar gerçektir.
ayrıca sadece ilişkiler boyutunda kalmasın bu sevme eylemi, çiçeğinden böceğine her şeyi sevebilecek kadar sonsuz sevgiye sahibiz, kullanın.
hayatım boyunca aldığım en güzel itfifat/söz yakın arkadaşlarımdan birinin doğum günümde yazdığı notta gizliydi; "... insan insanı ya da bir hayvanı onu geçtim bir nesneyi, bir rengi nasıl sevebilir ben senden öğrendim..."
kalplere sevgiyle dokunabilmenin mutluluğu nasıl tarif edilir bilmiyorum, böyle uçsuz bucaksız sevgiyi ruhumda yeşertebiliyor olmamla gurur duyuyorum. ve eminim ki bir insana verilebilecek en önemli hayat kurtarıcı öğüt sevilmeyi beklemeden sevmeyi öğrenmesi gerektiğidir.
devamını gör...
tıbbın çare bulamadığı hastalıklar
salaklıktır. ve bulaşıcıdır.
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
tarifsiz mutluluktur. bakın yine tarif edemedim.
devamını gör...
hindistan’ın oksijensiz kalması
gerçekten çaresizlik. milyarlarca insan ve sağlık sisteminin iyi olmaması birleşince acı verici bir tabloya dönüşüyor.
devamını gör...
fight club
yönetmenliğini , david fincher'in yaptığı 1999 yapımı film. oyuncuları ise brad pitt, edward norton, helena bonham carter.
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen .
film amerika'da çokça bulunan terapi gruplarının eleştirisini jack ve tylar üzerinden yapmaktadır. bu arada kapitalizm eleştirisini de çat çat yapmaktan da geri kalmaz.
jack temiz titiz, düzenli, eşyaları kendisi için önemli, toplumsal normlardan şaşmayan bir heriftir. burada jack düzenli terapi gruplarının temsilidir. aynı zamanda kapitalist düzenin temsilidir.
tylar, jackın olmadığı; dolayısı ile düzenli terapi gruplarının olmadığı her şeydir. o ''dövüş kulübü'' terapi grubudur. düzenin ise eleştirisidir.
filmin başlama noktası, jackin uykusuzluğundan bahsetmesidir. jack'ın 6 aydır acı çektiği uykusuzluğunu doktoruna danışıyor. doktoru onu küçümsüyor ve testis kanseri hastalarına git de gör acı neymiş diye başından savıyor.
o da terapi gruplarına gidiyor. üstelikte bir sene boyunca, ve nihayetinde tyların kurduğu döğüş kulübüne de katılıyor. ve bu katıldığı terapi grupları uykusuzluğuna çözüm oluyor efem .
bir terapi grubunda meme kanseri olan bir kadının, ''sonunun geldiğini'' ''ölmekten korkmadığını'' söylemesi, peşine de ''ölmeden önce son defa sevişmek istiyorum'' demesi ve çevredekilerin bu olayı tuhaf karşıladığını görmemiz ile aslında düzenli terapi gruplarında seks ve saldırganlığın bir tabu olduğunu anlıyoruz. zaten kadın susturuluyor. ölümden acıdan bahsetmek normal, ancak seksten bahsetmek yasak.
döğüş kılübünde tabu yoktur. saldırganlık ve seks olmazsa olmazdır. zaten tylar ve marla'nın sabaha kadar sevişmesi buna itirazdır. çünkü sevişmek doğaldır.
filmde tyların yaptığı bir konuşmada güçlü ve zeki erkeklerin kapitalizmin pençeleri altında ezildiğini; ömürlerinin benzin pompalayarak, garsonluk yaparak, nefret edilen işlerde çalışarak erkek olmaya çalışmanınzor olduğu söyleniyor. . bu anlamda erkekliği kaybetme korkusu da işlenmiş filmde . kapitalizm erkekleri hadım ediyor. bir zamanların erkek vücut güzeli bob gibi... kapitalizm size ''güzel'' görünmenizi söyler. bunun için ihtiyaçlarınız olmayan doping ilaçları alırsınız. ama ilaç yan etki gösterir memeleriniz çıkar ve testisiniz alınır.
yani bu film o kadar güzel ki; her bir anından bir film çıkar. anlatmakla bitmez.
filmin sonunda jack'te ki bozukluk nasıl tyları yaratıyorsa, yani tylar jackin alternatifi ise; düzen de düzensizliğin alternatifi haline geliyor. kapitalizm'in alternatifi olan kaos projesini yaratıyor. ama proje, ortada kapitalizm var olduğu için var. kapitalizmin alternatifinin kaos projesi olduğunu tokat gibi suratımıza yiyoruz.
süprüz sonlarıyla beni benden alan, yazanın, yönetenin, oynayanın eline yüreğine sağlık diyeceğimiz harika bir filmdir. izlemeyeni olduğunu sanmıyorum ama izlemeyen varsa hemen izlesin.
fight club soundtrack çalışmasını da şuraya bırakalım.
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen .
film amerika'da çokça bulunan terapi gruplarının eleştirisini jack ve tylar üzerinden yapmaktadır. bu arada kapitalizm eleştirisini de çat çat yapmaktan da geri kalmaz.
jack temiz titiz, düzenli, eşyaları kendisi için önemli, toplumsal normlardan şaşmayan bir heriftir. burada jack düzenli terapi gruplarının temsilidir. aynı zamanda kapitalist düzenin temsilidir.
tylar, jackın olmadığı; dolayısı ile düzenli terapi gruplarının olmadığı her şeydir. o ''dövüş kulübü'' terapi grubudur. düzenin ise eleştirisidir.
filmin başlama noktası, jackin uykusuzluğundan bahsetmesidir. jack'ın 6 aydır acı çektiği uykusuzluğunu doktoruna danışıyor. doktoru onu küçümsüyor ve testis kanseri hastalarına git de gör acı neymiş diye başından savıyor.
o da terapi gruplarına gidiyor. üstelikte bir sene boyunca, ve nihayetinde tyların kurduğu döğüş kulübüne de katılıyor. ve bu katıldığı terapi grupları uykusuzluğuna çözüm oluyor efem .
bir terapi grubunda meme kanseri olan bir kadının, ''sonunun geldiğini'' ''ölmekten korkmadığını'' söylemesi, peşine de ''ölmeden önce son defa sevişmek istiyorum'' demesi ve çevredekilerin bu olayı tuhaf karşıladığını görmemiz ile aslında düzenli terapi gruplarında seks ve saldırganlığın bir tabu olduğunu anlıyoruz. zaten kadın susturuluyor. ölümden acıdan bahsetmek normal, ancak seksten bahsetmek yasak.
döğüş kılübünde tabu yoktur. saldırganlık ve seks olmazsa olmazdır. zaten tylar ve marla'nın sabaha kadar sevişmesi buna itirazdır. çünkü sevişmek doğaldır.
filmde tyların yaptığı bir konuşmada güçlü ve zeki erkeklerin kapitalizmin pençeleri altında ezildiğini; ömürlerinin benzin pompalayarak, garsonluk yaparak, nefret edilen işlerde çalışarak erkek olmaya çalışmanınzor olduğu söyleniyor. . bu anlamda erkekliği kaybetme korkusu da işlenmiş filmde . kapitalizm erkekleri hadım ediyor. bir zamanların erkek vücut güzeli bob gibi... kapitalizm size ''güzel'' görünmenizi söyler. bunun için ihtiyaçlarınız olmayan doping ilaçları alırsınız. ama ilaç yan etki gösterir memeleriniz çıkar ve testisiniz alınır.
yani bu film o kadar güzel ki; her bir anından bir film çıkar. anlatmakla bitmez.
filmin sonunda jack'te ki bozukluk nasıl tyları yaratıyorsa, yani tylar jackin alternatifi ise; düzen de düzensizliğin alternatifi haline geliyor. kapitalizm'in alternatifi olan kaos projesini yaratıyor. ama proje, ortada kapitalizm var olduğu için var. kapitalizmin alternatifinin kaos projesi olduğunu tokat gibi suratımıza yiyoruz.
süprüz sonlarıyla beni benden alan, yazanın, yönetenin, oynayanın eline yüreğine sağlık diyeceğimiz harika bir filmdir. izlemeyeni olduğunu sanmıyorum ama izlemeyen varsa hemen izlesin.
fight club soundtrack çalışmasını da şuraya bırakalım.
devamını gör...
takım tutmayan insan
gereksiz tartışmalardan uzak kalabilen,
daha az stres yaşayan,
bir takım yerine, bir çok kaliteli takım maçını izleyerek daha çok mutlu olabilen,
kız arkadaşı/eşi ile muhtemelen daha az sorun yaşayan,
kendine yatırım yapma ihtimali daha yüksek olan insandır.
daha az stres yaşayan,
bir takım yerine, bir çok kaliteli takım maçını izleyerek daha çok mutlu olabilen,
kız arkadaşı/eşi ile muhtemelen daha az sorun yaşayan,
kendine yatırım yapma ihtimali daha yüksek olan insandır.
devamını gör...
anksiyete bozukluğu
zaman zaman kapımı çalan ama kendisini alt etmekte uzmanlaştığım, bozukluk.
devamını gör...
mandalina soyarken utanan insan
hepiniz mi yaratıcısınız anlamadım ki. adının son harfini atıp nick alan tek saf ben miyim
devamını gör...
üniversitede aşık olunan kişi sayesinde ilk müzik aletinizi almak
okulun ilk haftasında oryantasyon programında, bir gün boyunca toplulukların tanıtımları yapılıyordu. türk müziği topluluğuydu zannedersem ismi ya da klasik türk müziği topluluğu da olabilir, tanıtım sırasında çok yakışıklı bir bey kanun çalıyordu. ben tabi hemen aşık oldum. ilk tanışma toplantısına gittim. kanun çalmak istiyorum dedim. bu istekle giden 4 kişi vardı toplamda ve perşembe günleri akşamüstü dersler olacaktı. ilk derse gittim, tabi hemen çocuğu soramıyorum, zannediyorum ki o çok tatlı bey gelip bizlere kanun çalmayı öğretecek. neyse ilk dersin sonunda çay içip, sohbet ederken sordum ''tanıtım günü kanun çalan biri vardı, ne de güzel çalıyordu, acaba o nerede'' diye bir ağız yokladım. aldığım skandal cevap ile yıkıldım, beyefendi makine mühendisliğinden mezun olup, amerikada master programdan kabul almış ve gitmiş. hayal kırıklığına uğradım ama kanun konusuna gelecek olursak, notaları öğrendim. öğreten tatlı hocam ise solakların her zaman daha iyi kanun çalabildiğini söylenmişti. üzerine fazla düşmedim fakat ileride bir kanun almayı düşünüyorum.
aşkın kanununu yazarım belki yeniden.
aşkın kanununu yazarım belki yeniden.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
hem tanımlarıyla hem de aramızda geçen ufak tefek konuşmalarda içimi ısıtan, genellikle tanımlarına katıldığım yazardır. profiline girdiğimde beğenmeden geçtiğim tanımı olmuyor nerdeyse zira güzel yazıyor. güzel güzel tanımlar yazmaya devam etsin, ben beğeni neferi olarak buradayım kendisi için*.
devamını gör...
binlerce iyi yazar varken zweig kafka ve sabahattin ali diye tutturmak
yaşar kemal gibi bir yazar dururken , nobel’i orhan pamuğa vermek gibi bir şeydir.
devamını gör...




