yoldaş benjamin franklin, af furyası ve hedeflenen yeni sözlük düzeni üzerine

evet değerli okuryazarlar gün geçmiyor ki, sözlüğümüzde yeni bir skandal patlak vermesin. baskıcı tek adam yönetimi, muhalif yazarların sesini kısmak için türlü türlü bahaneler üreterek, sürekli yeni uygulamaları gündeme sokuyor.

bu uygulamaların son halkası ise geçtiğimiz günlerde yoldaş'ın onayından geçerek yürürlüğe giren af kararı. bazılarınız bunun neresi kötü? sözlükten uzaklaştırılan yazarlar geri gelmiş işte, fena olmamış diye düşünüyor olabilir. ancak kazın ayağının öyle olmadığını sizlere bu yazımızda ayrıntıları ile anlatacağız.

bildiğiniz üzere cesur habercilik anlayışını şiar edindiğimiz için, önceki bültenlerimizde muhalif yazarların başına gelen elim hadiseleri sizlere tek tek aktarmış ve bu olayların takipçisi olacağımızın altını çizmiştik.

o yazarlara ilişkin bu konu bağlamında bir kaç ayrıntı vermek istiyoruz;

aldığımız bilgilere göre dady başına gelenler sonrasında, psikolojik destek almaya başlamış. klostrofobi tedavisi görüyormuş. metruk bir binada yoldaşın ajanları tarafından rehin tutulmasının yarattığı travmayı bir türlü atlatamıyormuş. yakın çevresinden aldığımız duyumlara göre, yoldaş'ı sözlükte gördüğü an sağ gözünde aniden bir seğirme başladığı için sözlük penceresini kapatıp hemen bilgisayarın başından kalkıyormuş.

bir diğer muhalif mellisho ise son günlerde yoldaşın saflarına katılmış gibi gözüküyor. devrim neferi yaşadığı kötü hadiseler sonrasında evirilerek tek adam yönetimini destekler hale geldi.

eski jön kafacılar aralarında ona ''benjamin franklinin anahtarı'' lakabını takmışlar. zira onun artık bir paratoner vazifesi gördüğüne inanıyorlar. yönetime yapılan eleştirilerde, eski ününü ve şanını kullanarak kendisini ortaya attığını ve bu eleştirilerin şiddetini bir nebze olsun düşürdüğünü iddia ediyorlar.

şef oglala lakotanın durumuna ise hiç girmek istemiyoruz. adamın barış çubuğu tüttürecek tütünü bile kalmamış. karma puanlarını kullanmasına izin verilmiyor. tek başına zor bir hayat sürüyor. kendisini tanıyan, onu seven bir kaç kişi hariç, özel mesajlar kesilmiş. millet bu güzel insanla selamı sabahı kesmiş.

işte tam da bu manzara-i umumiye çerçevesinde söz konusu af kararları yürürlüğe girdi. peki amaçlanan nedir ?

buradan yönetime bir takım sorular sormak istiyoruz;

-ortaya çıkması muhtemel yeni muhalif hareketleri, hakkında af kararı verdiğiniz, çoğunluğu karanlık ilişkiler ağının parçası olan troll ordunuzla mı sindirmek niyetindesiniz ?

-bu af kararını alırken, affettiğiniz trollere ne vaat ettiniz?

- istibdadi yönetiminiz hakkında konuşan muhaliflerin başlık ve tanımlarına bu troller aracılığı ile saldırılar düzenleyip, onlara itibar suikastları yapmayı mı amaçlıyorsunuz?

af kararı ile ilgili kafamızda çok fazla soru işareti var. ancak bu üç soru dahi niyetin ifşası açısından önem arz edecektir diye düşünüyoruz.

elbette görüşümüzü sadece dile getirmekle yetinmeyeceğiz. acar muhabirlerimiz, olanları içine sindiremeyen bazı sözlük yöneticilerine ulaştı ve konuyla ilgili ciddi bilgiler edindiler. noktasına virgülüne dokunmadan bu bilgileri sizinle paylaşıyoruz;

''bu bir haftadır falan konuşulan bir mevzu. yoldaşa bunun doğru yol olmadığını defalarca söyledim. ama şu sıralar gözü hiç bir şey görmüyor. özellikle muhalif kanadın sürekli yeni yazarlar ortaya çıkarması canını iyice sıktı. ne yaparız da bunun önünü alırızın telaşına düşmüş vaziyette. elinde gözlüğü yanında kahvesi sürekli çaylak iletilerini okuyor. hah işte bu diye bağırdığında anlıyoruz ki, okuduğu çaylağı çoktan mimlemiş. bunu yazar yapmayalım diyor bize. tehlikeli bu adam/kadın diyor ve keyif kahkahasını attıktan sonra bir başka iletiye geçiyor. yoldaşla son dönemlerdeki iletişimimiz resmen bir kabusa dönüştü. sözlükte pirinç ayıklar gibi kırık taş arıyor. bulduğunda ise sevinç nidaları atıyor. sadece bu mevzuya odaklanmış durumda.''

bir başka yönetici ise yoldaşın direktiflerini şöyle aktardı;

'' geri getirelim bu arkadaşları, ilgilenin konuyla, hem bize karşı minnet borçları olur. ne istersek yaptırırız. benim gözümden kaçıp yazar olan muhalifleri bu arkadaşlar aracılığıyla raptı zapt altına alırız. ne istiyorlarsa verin. karma puan konusunda elinizi korkak alıştırmayın. adamlara takipçi falan ekleyin. güzel güzel giydirin ki, efendi gözüksünler. ama gözdağı vermeyi de ihmal etmesinler. önce mesaj kutularına yönlendirin bunları. baktık sonuç alamıyorlar, başlık, tanım allah ne verdiyse ileri sürün. şöyle böyle koysunlar. küfür yasak ona dikkat etsinler. gerekirse masum pipileri falan kullansınlar. yani ne bileyim işte uygun bir jargon bulun bu çocuklara. ''

görüştüğümüz üçüncü yönetici ise mevzuya son noktayı koyuyor.

''canlı yayında sürekli es vermesinin, sesinin titremesinin sebebi kahve falan değil. bu konuda o kadar gergin ki, bize sürekli avazı çıktığı kadar bağırıyor. af önerisine karşı çıkan arkadaşların hepsine tabiri caizse gümbürdeyen gök gürültüsü misali gürledi. günde 5-6 paket sigara içmeye başladı. hatta içmiyor sigarayı resmen yiyiyor. ama yapacak bir şey yok. o olmazsa sözlük olmaz. sonuna kadar yanındayız. biz eskiden tanım/başlık kuyrukları görmüş nesiliz. bir başlığa yazabilmek için bize karne verilirdi. tanımlarımız onaydan geçerdi. en azından şimdi bunları yaşamıyoruz. hem biraz müdahale olacak ki, ortam müreffeh olsun!''

evet değerli okuryazarlar umarız tehlikenin farkındasınızdır. bu af kararından sonra huzurlu bir sözlük ortamı beklememiz abesle iştigal olacaktır. yoldaş'ın kontrklavye örgütü nerede demokrat, ilerici, açık fikirli bir yazar görürse üzerine çullanacaktır.

sizlere açıkça ve büyük puntolarla sesleniyoruz;

daha gün o gün değil, kaldırılmasın klavyeler.
dinleyin, uzaktan duyduğunuz trollerin ulumasıdır.
safları sıklaştırın yazarlar,
bu kavga yoldaşa karşı, bu kavga demokratik sözlük kavgasıdır.


***bugün sizlerle özel bir dosya paylaştığımız için sözlükle ilgili diğer haberlere bir sonraki bültende ulaşacaksınız. bazı skandallar üzerine ise ciddi çalışmalar yürütmeye devam ediyoruz. özellikle sözlük radyosunun kuruluş amacı ve biz yazarlar üzerindeki etkisine dair edindiğimiz çarpıcı bilgileri ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağız.

ayrıca masum pipiler konseyi hakkında da kulağımıza gelen bazı duyumlar var. bu konunun da üzerine eğilmeyi düşünüyoruz.

açık mert korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz.

sürç-i lisan ettiysek af ola!
devamını gör...

(bkz: mahlas tanım başlık uyumu)
yeminle bıhtım yav!!!
eğitimi mahvettiler, şimdi de helvasını kavuruyorlar.
devamını gör...

eski bir arkadaşımın çıkarları için (bazen de meraktan) yakınları üzerinde uzmanca uyguladığı kontrol, ikna yöntemi.
bir gün bana yakın arkadaşım olabilmek için beni manipüle ettiğini itiraf etmişti ama buna rağmen ona küsememiştim. benim dış görünüşüme sürekli laf ederek beni küçük görerek özgüvenimi yerle bir etti, bir yandan da kendisinin ne kadar güzel olduğunu söyleyip dururdu tabi. güzel biri olduğumu kabul etmem yıllar aldı. bunu fark ettiğimde de çirkin olanın o olduğunu gördüm.
böyle insanlardan kurtulmak zordur, size neler yaptığını yıllar sonra kafanız dank eder. o kişi hayatınızdan çıkardığınızda da bir daha nerede böyle bir insan olsa fark edersiniz. bazen bedelleri ağır olsa da iyi bir derstir
devamını gör...

türkiye'nin kar leoparı unvanına sahip ilk kadın dağcısı.
devamını gör...

ağlarlar efenim pek de güzel ağlarlar, hem de istedikleri yerde istedikleri zaman. demek isterdim ama pek de öyle değil maalesef. evet, erkekler de ağlar. ama nedense toplumun bir kesimi erkekleri güçlü(bir makine gibi), ağlamayı da güçsüzlük ilan etmiş. mesela yolda giderken ağlayan bir kadın görmek normal gelirken nedendir bilinmez ağlayan bir erkek görünce yadırgar. yadırgamaktan öte ayıplayan bile çıkabilir. bundan ötürü bir kadına oranla ağlarken daha çok saklanmaya çalışıyorlar. zira her an bir yerden "erkek adam ağlar mı?" diye biri çıkabilir.
ne diyelim erkeklerin de çekinmeden, yadırganmadan ağlayabildiği zamanlara. umarım o güzel zamanlarda bu ve benzeri gereksiz kalıplar kaybolup giderler.
devamını gör...

türkiye'de bol bulunan lüzumsuz şey. şey kelimesini bilerek kullandım. insanı insan yapan bazı vasıflar olmazsa, karşınızdaki insan olmaktan çıkıp "bir şey"e dönüşüyor, ne olduğunu anlamlandıramadığınız...

insan olmak en başta düzgün bir üslup gerektirir. "o bana dedi önce, o başlattı" gibi bahanelere sığınıp tartışırken ağzını bozan tipleri sevmem. demek ki zaten farkınız yok diye düşünürüm. önemli olan o ne derse desin kendi terbiyeni muhafaza edebilmek. yoksa karşılık olarak sövmek o kadar kolay ki...

tartışma adabını, üslubu biliyor diyelim. bu kez devreye at gözlüğüyle bakıp bakmadığı girer. kendi fikirlerini mutlak doğru kabul eden insanla tartışmaya girilmez. bilimsel bir konuda "doğrusu budur" diye diretebilirsiniz sadece ama onda da bir pay bırakarak. zira bilim geliştikçe bildikleri de her zaman olmasa bile, değişir. fakat tartışılan şey kişisel bir fikirse, bunu dayatamazsınız kimseye.

bir şeyi tartışırken onu kimseye kabul ettirme zorunluluğumuz yok. bu böyle ya da bence böyle der, bırakırsınız. üzerinde düşünmek o kişiye kalmıştır. belki de bir süre sonra "düşündüm de sen haklısın" diyecektir, kim bilir.

son olarak, özellikle dini ve politik tartışmalara dikkatli katılın. karşınızdakini doğruyu düşünmek yerine inandığınız fikirlerden nefret ettirme durumuna getirebilirsiniz.
devamını gör...

bırak git demek.. ne acıdır ki hala ona ihtiyaç duymak..
devamını gör...

bakın tüm yazarlar ve çaylaklar. nedensellik ilkesi diye bir şey var. yani geçmişe gidip bir şeyi değiştirdiğinizde zaten daha önce değiştirmiş oluyorsunuz ve sonucu olarak böyle bir dünyaya geldiniz. 12 monkeys dizisini izleyenler anlıyacaktır ama daha uzun anlatmak gerekirse şu (bkz: nedensellik) başlığa veya şu (bkz: nedensellik ilkesi) göz atabilirsiniz.

kısacası o iş biraz sıkar :)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kar yağmasını özleyen yazarlar için yaptığım ufak jest.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sıkıldığım ortamlarda hayallere dalıp ortamın sıkıcılığından bir nebze de olsa sıyrılıyorum. astral seyahate yakın tecrübelerim var bununla ilgili.
devamını gör...

kedilerimin adı sırasıyla muhittin servet, güneş ve tesla. isimlerinin birbirinden alakasız olmaları biraz ilginç olabilir bence.
devamını gör...

çok sevdiğim meleklerdir.* ancak lütfen, oy verecekseniz rastgele tanımlara oy vermeyin. gerçekten hakeden tanımlarımı oylayın. hakkında bir şey bilmediğiniz tanımları sırf beğenmek için beğenmeyin.
devamını gör...

yeni keşfettiğim kafa sözlük yazarı.

ayrıca ingilizcede amaçsızca dolaşan kimse anlamına gelen kelime.

daha iki gün önce kadim dostum dr. sokratesin kadehi ile bu kelime hakkında konuşmuştuk. kelimenin etimolojik kökü fransızca flâner kelimesidir. anlamı da savrulmaktır.
devamını gör...

türkiyenin'de 50'li yıllarda demokrat parti zamanında nasibini aldığı yardımlar. elazığ depreminden sonra bir okulun çatısında o kadar yıldır bozulmadan durabilen yağlar çıkmıştı.ilgili habere şuradan bakabilirsiniz.https://www.milliyet.com.tr/gundem/...
devamını gör...

aslında hiç gitmemiş mutsuzluktur.
devamını gör...

eğer ki çayı şekersiz içiyorsanız browni - negro ikilisinden birisini diyorum.
devamını gör...

wattpad'ten çıkan kitaplar.
hiçbir vasfı olmadan önüne gelenin yazarlığa kalkıştığı kitaplar. (şeyma subaşı, barış murat yagci)
popüler diye çok satan kitaplar. genelde bunların birçoğu "okumasaydım da olurdu" dedirtir.
devamını gör...

heykeltıraşının, (bkz: düşünen adam heykeli)'ni yapmasına ilham kaynağı olmuş yazar.
devamını gör...

o kadrolara kimlerin geçeceği daha şimdiden bellidir.

boşu boşuna umutlanmanın hiç anlamı yok.

torpil artık bir akp gerçeği.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim