unutuyorum.

her şeyi unutuyorum evet. karşımdakinin kim olduğundan bağımsız olarak, ona dair herhangi bir ya da birkaç bilgiyi unutuyorum. deli gibi bir aşkla sevdiğim adam bile olsa... 20 küsur yıllık en yakın dostum da olsa...

bazen sözlükte aşırı muhabbet ettiğim halde karşımdakinin adını unutuyorum. onun benimkini unutmadığını görünce utanıyorum bir parça ama bilerek yapmıyorum ki... kafa siliyor bazı bilgileri kendiliğinden.

***

bir itirafım daha var: insanlar umurumda değil genel olarak. daha doğrusu haklarında hemen hemen hiçbir şeyi merak etmiyorum. hani tanışınca sorular sorulur ya karşılıklı, işte ben onları nezaketen sormak zorunda kaldığım için soruyorum. oysa bana "japonya'da restoran işletiyorum" da dese "amerika'da homeless hayatı yaşıyorum" da dese fark etmiyor benim için. nereli oldukları, ne iş yaptıkları, aileleri, kaç kardeş oldukları... zerre kadar ilgilendirmiyor beni. bu konuda kesinlike meraksız bir insanım. konuşmanın gidişatına göre bazen hakikaten merak edip sorduğum şeyler olsa da %99 oranında umurumda değil.

fakat anlatmak isteyeni de dinlerim genelde. "umurumda değil, anlatma" demem. güzel bir fikri varsa onu merakla dinleyebilirim.

marie curie'nin "insanlar hakkında değil fikirler hakkında meraklı olun" sözüne fena halde katılıyorum.
devamını gör...

kartalaç anneannemden duyduğum bir söz, trakya tarafında kullanılır, çi börek gibi bir şey ama kızartılmıyor, sacda/sobada pişirilir.
devamını gör...

danimarkalı, çocuklar ve yetişkinler için dünyaca ünlü masalların yazarı. fakir bir ailede doğmuş, çok sinirli yapıda bir çocukmuş. 14 yaşında evinden “ünlü olmak için” ayrılıyor ve ünlülüğün ilk adımlarını kraliyet tiyatrosunda yan rollerde oynayarak başlıyor. hem danimarka hem de genel olarak batının kültürünü yansıtan 3381 tane masal yazmıştır. masalları dünyada 125 dile çevrilmiş. daha yaşadığı zamanlarda masallarından tiyatro oyunları oynanmıştır.
hiç evlenmemiş ve çocukları olmamıştır. karaciğer kanserinden 67 yaşında vefat etmiştir.
devamını gör...

yapılan emeğe saygı duymuş ve resmi yapan kızımızı onore etmek için çizdiği resmi profil fotoğrafına koymuş. işte bu. her yaştan insana ulaşabilen bir başkan ile çok güzel adımlar atılır. bu davranışından ötürü dikkatimi çekmeyi başardı, kendisini tebrik ederim.
devamını gör...

zuğaşi berepe 1993 yılında ilk lazca rock grubu olarak kurulmuştur. grubun türkçe adı "denizin çocukları"dır. mehmedali barış beşli ile kazım koyuncu, lazca rock yapma fikriyle bu grubu kurmuşlardır. grup 1998'de dağılmıştır. ardından kazım koyuncu, "dinmeyen müzik topluluğu" ile müzik kariyerine bir süre devam ettikten sonrasında kariyerine solo olarak devam etmiştir. iki albümleri vardır : vi mişkunan (bilmiyoruz) 1995 ve igzas (yürüyor) 1998 yılında çıkmıştır. ilk albüm genel olarak ikincisine göre daha zayıftır. kazım koyuncu, albüm için : "o zamanlar yeni şeyler yapmak isteyen bir yandan da içimizde rock ateşi olan çocuklardık. bizim için bir başlangıçtı fakat orada daha çok toydum, bu albümün kendimizi geliştirmemizde çok katkısı oldu" demişti.

güzel parçalarından birkaçı :
ma a koçi vore
igzas
anlat bana
devamını gör...

bunun layıkı ile yapılmış olanını bulduğunuzda, bünyenizdeki doyma reseptörleri devre dışı kalacaktır.
devamını gör...

kimse kimseyi sevmek zorunda değil.

bu ülke şu meselelere gülüp geçmeyi artık öğrensin, valla billa bıktım. belli dönemlerde siyasal islam marjinalliği, belli dönemlerde atatürkçülük marjinalliği ve sürekli sistem içerisinde bu tartışma yapılıyor. bırakın arkadaşım geçmişi ve geleceği, teknoloji diye bir tren var ve kaçıyor. ona bindik bindik yoksa yine atatürk gibi birine ihtiyaç duyup bizi kurtarması için çabalayacağız.

suni gündemlere toplumsal tepkiler verilmeli artık, tv lerde reyting uğruna bütün değerlerimizin içi boşaldı.

ben gelecek istiyorum, bana geçmişle gelmeyin. 50 yıl sonra 100 yıl sonra işleyecek devlet projeleri koyun ortaya, eğitimi düzeltin. bıktık marjinalliğinizden, radikallığınızdan
devamını gör...

boşanmayı da başarısızlık olarak görenlerdir. halbuki ne övün ne de yerin. ikisi de bir imzaya bakıyor zaten.
devamını gör...

%70 e varan indirimler!
devamını gör...

girişi sinirlerimi zıplatmıştır, bu ülkede ergenekon sürecinde yaşanmış kıyımların yakın takipçisi ve şahidi olarak sedat peker'in bu konunun savunucu olması, bugün fetöcü gazeteci güzellemeleri yapan sözde muhalifler kadar tiksindiricidir.
ve fakat gülünecek çok güzel ayrıntılar vardı....
siyah gömlek bir erkeğin her koşulda en büyük kurtarıcısıdır. nasıl ki bir kadının dolabında siyah düz elbise olmalıysa bence bir erkeğinde muhakkak siyah gömleğe sahip olması gerekiyor.
sedat peker'in gömleğinin beden olarak büyük seçilmiş olması hatta ütüsüz olması hayli dikkat çekiciydi. bunu bilerek tercih ettiğini düşünüyorum. bakın oğlum ben sizlennnn billur geçiyorum havası yaratılmıştı adeta.

sedat peker'in akrabası reşat baba, tehdit altındaymış.. süleyman soylu, reşat babayı sıkıştırmış. reşat baba, paran varmış, bas git abicim.
reşat babayı harcayacaklar matmazel!


ülke dışına ilk çıktığında sadece kitap okumak için çıkmış. ben yıllardır aileme söylüyorum, bırakın gideyim israil'e vallahi okuyacağım amma ikna olmuyorlar. sedat, seni o kadar iyi anlıyorum ki!
bir insana bu kadar zulm edilir mi? oturduk daaa kitap okuyorduk....*

balkan ülkelerinde sürekli deport yemiş. nereye gitsem deport deport deport . bu cümleyi beş kere geri alıp, dinledim.
amerika'ya giderse fetöcü,
almanya'ya giderse can dündar'a yoldaş,
yunanistan'a giderse düşman yanına,
israil'e giderse yahudi lobisi desteği aldığına,
rusya'ya giderse çeçen yardımı sebebiyle aç kurt tarafından harcanacağına,
dair yakınmalarda bulundu. bir tripota, bir kameraya ve bir zekaya yenileceklerini iddia ediyor fakat uluslararası hukuk okuduğunu söyleyen bir adamın, israil'i eğitim amacıyla seçmemesi komiktir. ilgililer bilir uluslararası hukuk kuralları ve düzenlemeleri yahudi öğretisi, alfabesi ve sayıları ile temellendirilmiştir.
ikinci cumhuriyetçiler'den bahsetti vallahi bazen şaşırtıyor. fakat çok çok az şaşırtıyor.
dünyanın hümanizme hazır olmadığını söylüyor, erasmustan bahsetti yine şaşırdım.
geçenlerde, ben akıldan yanayım, olaylara akılcılık yöntemleri ile yaklaşırım dedikten sonra iki peygamber örneği vermişti.*

okuyom, konuşuyom, yapıyom ..... kulak tırmalıyonnnnnn, sedat bey.

next level'ın, soylu'nun akrabası tarafından yönetildiğini söyledi. tühhh ya çayyolu next level'a temelden girmiştim, sanırım patlayacağım*.

doksanlarda işlenen cinayetler ve hapishanelerdeki zulümlerden çirkin bir dille bahsetti, günaydın sedat. gençtim demek yanlışı kapatmaz, bayım. tıpkı bugün fetöcü gazetecilerin, sistemi eleştirirken bizim söylemek istediklerimizi dile getirmelerine rağmen yaptıkları ve yaşattıkları aşağılık yanlışları yok edemediği gibi.....

uyuşturucu kayıpları ile ilgili binali yıldırım'ın oğlunu hedef gösterdi. lakin biz o çocuğun yatında, berat albayrağın kaçamak yaptığını ve ayrıca o bey'in kumar düşkünü olduğunu biliyorduk. ekstrası uyuşturucu mudur, okay.

kıbrısta rauf denktaş'ın kahırdan ölüme sürüklendiğini hepimiz izledik, gördük.
özellikle bugün kıbrıs'ın geldiği halin müsebbibi abiiiii olarak vurguladığın şahsım değil midir?*
bize bilmediğimiz şeylerden bahsetmelisin sedat.
devamını gör...

modern kültürün ürettiği en ilginç iletişim dili olarak karşımıza çıkmıştır. kullanıcılar, kelimelerle zaman harcamak istemediklerinden olsa gerek insanlığın ortak dili olarak tanımlanan emojilerle iletişimin ve kendilerini basit bir biçimde ifade etmenin tadını çıkarmaktadır. bu iletişim biçiminin mimarı, kuşku yok ki 2000 sonrası doğan teknoloji nesli olan z kuşağı bireyleridir.
devamını gör...

akran zorbalığı
recep ivedik türevleri
yontulmamış heriflerin romantize edilmesi
doğallığın b*kunun çıkarılması.
devamını gör...

kimse. her şeyi tek başına atlattım.
devamını gör...

ben telefonumun şarjı da bittiği için, biraz ön yargılı olduğum, düğün dernek filmini izlemek zorunda kalmıştım, ve çok gülmüştüm,
tüpçü adamın bir yerde su içip, yüzünü buruşturup, "musluk suyu değil bu" demesine çok gülmüştüm.
devamını gör...

despicable me 3, 2017 yapımı çocuk, macera, 3d animasyon filmidir.

pierre coffin, kyle balda ve eric guillon yönetmenliğinde, cinco paul ve ken daurio senaristliğiyle çekilmiştir.

serinin 3. ve şimdilik son filmi. gru eşi lucyle ajancılık oynarken anti-kötülüğün başkanı silas ramsbottom emekli olur ve yerine valerie da vinci gelir. valerie, gru'nun son işindeki başarısızlığı bahane ederek onu ajanlıktan kovar ve bunun üzerine lucy de istifa eder.

bu sırada esrarengiz bir adam çıkar ortaya ve gruyla konuşmaya çalışır. bu konuda tabi zorlanır çünkü gru kendisiyle konuşmaya bir türlü ikna olmaz. amacına ulaştığında gru'ya büyük sürprizi yapar. gru'nun bir ikizi vardır ve gru'yu tanışmak için kendi ülkesi özgüristan'a çağırmaktadır.

gru başta çok heyecanlanır fakat kardeşiyle tanıştığı an huzursuz olur ve gitmek ister. kardeşler arası minik kıskançlık krizleri orada devreye girer sanırım. gru'nun babası yaşadığı dönemin en kötülerindendir ve kötülük onlarda aile geleneğidir. fakat dru bu konuda pek başarılı olamamış ve babasının takdirini alamamıştır. gru'dan ona kötülüğü öğretmesini ve beraber dünyaya meydan okumayı teklif eder. babasının onunla çok gurur duyduğunu söyler. ama gru eski gru değildir. hayatına giren agnes, adith ve nargo'dan sonra çok değişmiş ve kötülüğü komple bırakmıştır.

yine de kafası karışır gru'nun ve son işinde elinden kaçırdığı balthazar bratt'ın peşine düşerler. macera böylece başlar.

bratt çocukluğunda yıldızdır. filmlerde, dizilerde oynamış oyuncakları yapılıp satılmıştır. yaramazlık yaptım söylemiyle herkeslerin hayran olduğu bratt ergenliğe girmesiyle yıldızı söner ve artık istenmez. o da bu duruma fazlasıyla içerler ve içindeki kötülüğü keşfeder. herkesten, her şeyden intikam almak ister. ve karşısında gru, dru kardeşleri bulur.

film serinin diğer filmlerine göre daha aksiyon varidir. çok fazla atraksiyon ve mekan değişikliği içerir. diğer filmleri donuk diye eleştirenler bu filmi yine eleştirmiş yine beğenememişlerdir. sanırım yeşil çamın kötü karakterlerine kafaya takmışlar ve hınçlarını gru'dan çıkarıyorlar. kim bilir.

dr. nefario bu filmde yoktur. kendini dondurmuş ve film boyunca sadece heykeli sahnelere yansımıştır. minyonlar için son damla olmuş ve sabırları taşmıştır. gru'nun iyilik meleği olmasını zaten hezmedemezken birde işten kovulduğunu öğrendiklerinde tası tarağı bırakıp gru'yu ter ederler. bu filmde biraz geri plandadırlar yani. ama sahneye girdikleri an yine yüzlerde kocaman gülümsemeler bırakırlar.

seslendirme ekibi,
gru (ali ekber diribaş)
dru (ali seyitoğlu)
lucy (arzu doğan)
trey parker ... balthazar bratt (bulut buldu)
margo (melis severcan)
edith (mısra balkan)
agnes (su elmasoğlu)
fritz / silas ramsbottom (sinan divrik)

film eleştiri oklarını üzerine çekmiş olsa da animasyon severler ve çocuklar tarafından yine sevilmiştir. ailecek izlenecek keyifli filmler arasında sayılabilir.
iyi seyirler efem.
devamını gör...

senfonik metal grubu epica'ya ait bir parçadır. sanırım en bilinen şarkıları. ilahi misali... şuan uzaklarda olan bir yazar arkadaş bırakmış başlığı. boş kalmasın mağrem.

devamını gör...

katıldığımı düşündüğüm önerme.

neden ilgim olmayan başlığa yazayım ki? o zaman millet demez mi; nedir bu kelime karmaşası, bu anlam kopukluğu, parça bütünsüzlüğü? girerim haklı olanı oylarım, sonra ilgi alanıma, bilgilerime yönelirim. mümkünse herkes böyle yapsın.

not: yazılanlar son feci mars isimli yazarın konu hakkındaki düşüncelerini içermektedir. hiçbir entrye istinaden yazılmamıştır.
devamını gör...

allah'ın böyle şeylere çok takılacağını sanmıyorum.
devamını gör...

marmaris'teki bir gezi teknesi kıyıya yanaşırken...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaptığınız şakalara gülen olmaması, bir şey planlanırken size danışılmaması bu detaylardan ikisidir..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim