feminizm
günümüzde o kadar yanlış insanların dilinde dolaşan bir tabir oldu ki okuyup araştırmayan bir neslin sadece bayan değil kadın ibaresinden feminizm hakkında bilgileri olduğunu sanması içler acısı. ha bir de bunun dalga konusu olduğu bir zamandayız tabi ki. lütfen biraz okuyun
devamını gör...
meriçlerin tüm erkek yazarları engelleme ihtimali
(bkz: samanlıkta iğne aramak)
(bkz: saman altından su yürütmek)
(bkz: sakla samanı gelir zamanı)
meriçler ve samanlık...
(bkz: saman altından su yürütmek)
(bkz: sakla samanı gelir zamanı)
meriçler ve samanlık...
devamını gör...
pediatri
nispeten daha tatlı olan hocalarıyla bilinen bölümdür.genel cerrahiden sonra bu stajı almak, kişide insan olduğunu hatırlama gibi yan etkiler yaratabilir ama çalışılacak konular biriktikçe zaten o zor günler geri döner kendiliğinden.
devamını gör...
maaş beklentisi ve konusunu tartışırken kıdemi unutmak
örtülü kast sisteminin damarlarımıza nasıl enjekte edildiğini gösteren açıklama. bir toplumda gördüğün değerin terazideki ağırlığı kartvizindeki ünvanınsa ve buna koşut olarak ücret alıyorsan, 21 yaşındaki bir gencin bunu söylemesine hiç şaşırmam.
türkiye'de ünvan isimden önce yazılır, batı toplumlarında isimden sonra.
- prof. dr. ali velioğlu
- jack mcpeterson, prof.
türkiye'de ünvan isimden önce yazılır, batı toplumlarında isimden sonra.
- prof. dr. ali velioğlu
- jack mcpeterson, prof.
devamını gör...
yaraları sarmaya başlamak
iyileşmenin ilk adımlarındandır.
o güzel hisler geri gelmeye başlar yine.
yine anlam kazanmaya başlar her alınan nefes.
renkler yine parlıyordur ve hayat artık siyah beyaz renklerden uzaklaşıyordur.
"hayat tek bir parmak şıklatması ile değişir" demişti bilen bir kişi zamanında.
kafada sonuca bağlandı ise başıboş düşünce iplikleri, işte o zaman başlar her şey ve yaşam arzusu tekrar doldurur insanı.
bazen unuturuz hayatın ne kadar kısa ve yaşamaya değer olduğunu. koşuşturmaktan yaşamayı unuturuz. uykuya dalarız.
tek bir tetikleyici yeter hatırlatmaya. uyandırmaya.
temkinli ama korkusuzca yaşamak lazım hayatı.
hiç bir şey ummuyorum, hiç bir şeyden korkmuyorum. özgürüm.
o güzel hisler geri gelmeye başlar yine.
yine anlam kazanmaya başlar her alınan nefes.
renkler yine parlıyordur ve hayat artık siyah beyaz renklerden uzaklaşıyordur.
"hayat tek bir parmak şıklatması ile değişir" demişti bilen bir kişi zamanında.
kafada sonuca bağlandı ise başıboş düşünce iplikleri, işte o zaman başlar her şey ve yaşam arzusu tekrar doldurur insanı.
bazen unuturuz hayatın ne kadar kısa ve yaşamaya değer olduğunu. koşuşturmaktan yaşamayı unuturuz. uykuya dalarız.
tek bir tetikleyici yeter hatırlatmaya. uyandırmaya.
temkinli ama korkusuzca yaşamak lazım hayatı.
hiç bir şey ummuyorum, hiç bir şeyden korkmuyorum. özgürüm.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bilmiyorum
hayatımda hiçbir şey devam etmiyor. 1 haftadır toplasan 10,11 saat ya uyudum ya uyumadım. geceleri şiddetli kramplar ve kabuslar eşliğinde uyanıyorum uykularımdan. bu kabuslar neler? onu bile bilmiyorum. kramplar yüzünden tüm gün topallayarak geziyorum adeta. canım acıyor ama farkında bile olmuyorum.
24 saat yemek yemediğim oluyor. unutuyorum da yemek yemeyi çoğu zaman ama bir an oluyor 3 saat içerisindeki 5. öğünümü yiyorum. neden? yine bilmiyorum. bütün gün alkol almasam bile ayık olmuyorum, hiçbir şeyi tam algılayamıyorum çoğu zaman. kafam başka yerlerde, ama nerede? bilmiyorum .
samimi olduğum, dostum dediğim insanların maskelerinin birer birer düşüşünü izliyorum. neden yaptılar bunları? yine bilmiyorum
bir adama veriyorum kalbimi, olmaz diyorum yapamayız, devam edemeyiz. sonra soluğu yanında alıyorum. ona şiirler hikayeler yazıyorum. anlayamıyor beni*. neden engel olamıyorum kendime? bilmiyorum .
hergün kulaklıklarımı takıp saatlerce yürüyorum. akşama kadar dönmüyorum eve. nereye gidiyorum? bilmiyorum
günden güne yok oluyorum, daha önce var miydim? onu da bilmiyorum
artık üzülemiyorum bile. kafam farklı alemlerde. ruhumun acıya ihtiyacı var, hissediyorum ama neden üzülemiyorum? bilmiyorum
son paramı sigaraya harcıyorum. 1 haftadır ne kadar içtim, bilmiyorum
ne kitap okuyabiliyorum ne film izleyebiliyorum. hemen dikkatimi dağılıyor, sıkılıyorum.
birçok şeyi bilmiyorum, sınıfta kaldım sanırım.
ben biraz gidiyorum dostlarım, bir şeyler ögrenmeye. belki gelirim belki gelmem. kim bilir. artık yazmak bile gelmiyor içimden.
giderim, dönmek için saatler de sayabilirim hiçbir zaman dönmeye de bilirim. her zamanki dengesizliklerim.
kendinize iyi bakın.
kaçtım benn, arivederciii.
hayatımda hiçbir şey devam etmiyor. 1 haftadır toplasan 10,11 saat ya uyudum ya uyumadım. geceleri şiddetli kramplar ve kabuslar eşliğinde uyanıyorum uykularımdan. bu kabuslar neler? onu bile bilmiyorum. kramplar yüzünden tüm gün topallayarak geziyorum adeta. canım acıyor ama farkında bile olmuyorum.
24 saat yemek yemediğim oluyor. unutuyorum da yemek yemeyi çoğu zaman ama bir an oluyor 3 saat içerisindeki 5. öğünümü yiyorum. neden? yine bilmiyorum. bütün gün alkol almasam bile ayık olmuyorum, hiçbir şeyi tam algılayamıyorum çoğu zaman. kafam başka yerlerde, ama nerede? bilmiyorum .
samimi olduğum, dostum dediğim insanların maskelerinin birer birer düşüşünü izliyorum. neden yaptılar bunları? yine bilmiyorum
bir adama veriyorum kalbimi, olmaz diyorum yapamayız, devam edemeyiz. sonra soluğu yanında alıyorum. ona şiirler hikayeler yazıyorum. anlayamıyor beni*. neden engel olamıyorum kendime? bilmiyorum .
hergün kulaklıklarımı takıp saatlerce yürüyorum. akşama kadar dönmüyorum eve. nereye gidiyorum? bilmiyorum
günden güne yok oluyorum, daha önce var miydim? onu da bilmiyorum
artık üzülemiyorum bile. kafam farklı alemlerde. ruhumun acıya ihtiyacı var, hissediyorum ama neden üzülemiyorum? bilmiyorum
son paramı sigaraya harcıyorum. 1 haftadır ne kadar içtim, bilmiyorum
ne kitap okuyabiliyorum ne film izleyebiliyorum. hemen dikkatimi dağılıyor, sıkılıyorum.
birçok şeyi bilmiyorum, sınıfta kaldım sanırım.
ben biraz gidiyorum dostlarım, bir şeyler ögrenmeye. belki gelirim belki gelmem. kim bilir. artık yazmak bile gelmiyor içimden.
giderim, dönmek için saatler de sayabilirim hiçbir zaman dönmeye de bilirim. her zamanki dengesizliklerim.
kendinize iyi bakın.
kaçtım benn, arivederciii.
devamını gör...
kara delik
bir gök cismi. hakkında çok fazla bilinmeyen olmasına rağmen bilinen az şeyin de toplum tarafından yanlış bilindiği veya abartıldığını düşünüyorum.
görme olayının, görmek istenilen cisimden gözlemciye ışık gelmesi koşulu sağlanmadığı zaman gerçekleşmesi imkansızdır. işte bu yüzden kara delikleri göremiyoruz.
bir gök cisminin çekim kuvvetinden kurtulmak için sahip olunması gereken bir hız vardır, buna kaçış hızı denir. kaçmak isteyen cismin kütlesinden bağımsız, gök cisimlerine göre farklılık gösteren bir hızdır. neyse uzatmayayım, bir kara deliğin kütle çekimi o kadar büyüktür ki belirli bir yakınlıktan sonra kaçış hızı ışık hızından büyük olur. ışık hızı evrenimiz için limit hız olduğu için bu sınırı geçen hiçbir şey geri dönemez. bahsedilen sınıra olay ufku denir.
bir zamanlar bilim adamlarının bir bölümü kara deliklerin bir sistemi tamamen yutabileceği ve hiçbir şey dönemediği için sistemin entropisini de yutacağını böylelikle evrendeki toplam entropinin azalacağını yani termodinamiğin ikinci yasasının ihlal edileceğini söyleyerek böyle bir gök cisminin var olamayacağını söylediler. sonra stephan hawking buldu ki kara delikler vardı ve yasalarla çelişmiyordu: (bkz: hawking radyasyonu).
görme olayının, görmek istenilen cisimden gözlemciye ışık gelmesi koşulu sağlanmadığı zaman gerçekleşmesi imkansızdır. işte bu yüzden kara delikleri göremiyoruz.
bir gök cisminin çekim kuvvetinden kurtulmak için sahip olunması gereken bir hız vardır, buna kaçış hızı denir. kaçmak isteyen cismin kütlesinden bağımsız, gök cisimlerine göre farklılık gösteren bir hızdır. neyse uzatmayayım, bir kara deliğin kütle çekimi o kadar büyüktür ki belirli bir yakınlıktan sonra kaçış hızı ışık hızından büyük olur. ışık hızı evrenimiz için limit hız olduğu için bu sınırı geçen hiçbir şey geri dönemez. bahsedilen sınıra olay ufku denir.
bir zamanlar bilim adamlarının bir bölümü kara deliklerin bir sistemi tamamen yutabileceği ve hiçbir şey dönemediği için sistemin entropisini de yutacağını böylelikle evrendeki toplam entropinin azalacağını yani termodinamiğin ikinci yasasının ihlal edileceğini söyleyerek böyle bir gök cisminin var olamayacağını söylediler. sonra stephan hawking buldu ki kara delikler vardı ve yasalarla çelişmiyordu: (bkz: hawking radyasyonu).
devamını gör...
iibf mezunu normal sözlük yazarları
işsizliğin pençesindeki mezunlardır. çalışanlar da bölümüyle alakasız bir meslek yapar ve çalışanların çoğu asgari ücrete lâyık görülür. kpss kasıp memur olanlar bir nebze şanslıdır.
devamını gör...
elm radyo'da (sözlük radyosu mini dizisi)
o nasıl bir introydu, tit-re-dim!
devamını gör...
coronavirüs aşısı olmuş sözlük yazarları
2 doz sinovac aşımı oldum diyerek katılıyorum.
devamını gör...
atatürk’ü hatırlatan şarkılar
bana bu hatırlatır:
devamını gör...
gece yatakta kendini yatarken görmek
eyvahlar olsun.. kafasına bir şey fırlatıp kaç.. topuk topuk..
devamını gör...
alt sınıfın ayaklanmasını engellemenin yolu
düşünmelerine izin vermeyip kendi düşüncelerinizi onların düşüncesi gibi göstermek. bir süre sonra bu yalana inanıyor ve öyle düşünmeye başlıyorlar.
devamını gör...
koeri.boun.edu.tr
aktif deprem takip sitesi
her zaman açık tutulan sekme
her zaman açık tutulan sekme
devamını gör...
yazarların uyumama sebepleri
ağrı, sancı, ağlama zırlama
devamını gör...
sınıf grubu
normal zamanlarda ortasından kovboy filmlerindeki çalının geçtiği, sınav dönemindeyse adeta bir metropole dönüşen, iletişim kurulması amacıyla kurulmuş ama kesinlikle iletişim kurulamayan bir platform.
devamını gör...
tenet
sinema tarihinde sayısız kere gördüğümüz zamanda yolculuk, kişinin geçmiş ya da gelecekteki kendisiyle karşılaşması gibi konuları bu sefer farklı bir yorumla işleyen cristopher nolan filmi.
--! spoiler !--
bütün eski filmlerde geçmişe gidildiğinde ya da gidilmekte olunduğunda dahi zaman doğrusal yani a-b düzleminde akardı. nolan demiş ki ulan ben b'den a'ya gidiyorsam zamanı mantıken ters algılamam gerekmez mi? işte filmin ana olayı da buradan geliyor. her şey o kadar tersine işliyor ki oksijeni bile soluyamıyorsunuz. nolan bunu bile düşünerek mantık hatası arayacak olanları baştan nakavt etmiş.
geçmişe ışınlanma diye bir şey yok. zaman doğrusal ve sabit bir hızla akmaya devam ediyor. mesela 3 gün geriye gitmek isteseler yine 3 gün geçiriyorlar ama tersine. mesela gemi sahnesi. fakat kahramanlarımız zamanda geri giderken mantık gereği her hareketi ters algılıyor. filmdeki zaman kırılmalarını anlatan şu grafiği incelerseniz taşlar biraz daha yerine oturabilir.
--! spoiler !--
bu zekice fikrinden dolayı nolan'ı kutluyorum. (çok ihtiyacı varmış gibi ehe) nolan'ın her filminde olduğu gibi bu film üzerinde çok konuşulabilir ama uzatmamak gerekirse güzel film. bir memento değil elbette. insanlar çokça kötülemiş ama genelde filmi anlamadıklarından. spoylırda verdiğim grafik ve bilgiler eşliğinde bir kere daha izlenirse keyif alınır diye düşünüyorum.
--! spoiler !--
bütün eski filmlerde geçmişe gidildiğinde ya da gidilmekte olunduğunda dahi zaman doğrusal yani a-b düzleminde akardı. nolan demiş ki ulan ben b'den a'ya gidiyorsam zamanı mantıken ters algılamam gerekmez mi? işte filmin ana olayı da buradan geliyor. her şey o kadar tersine işliyor ki oksijeni bile soluyamıyorsunuz. nolan bunu bile düşünerek mantık hatası arayacak olanları baştan nakavt etmiş.
geçmişe ışınlanma diye bir şey yok. zaman doğrusal ve sabit bir hızla akmaya devam ediyor. mesela 3 gün geriye gitmek isteseler yine 3 gün geçiriyorlar ama tersine. mesela gemi sahnesi. fakat kahramanlarımız zamanda geri giderken mantık gereği her hareketi ters algılıyor. filmdeki zaman kırılmalarını anlatan şu grafiği incelerseniz taşlar biraz daha yerine oturabilir.
--! spoiler !--
bu zekice fikrinden dolayı nolan'ı kutluyorum. (çok ihtiyacı varmış gibi ehe) nolan'ın her filminde olduğu gibi bu film üzerinde çok konuşulabilir ama uzatmamak gerekirse güzel film. bir memento değil elbette. insanlar çokça kötülemiş ama genelde filmi anlamadıklarından. spoylırda verdiğim grafik ve bilgiler eşliğinde bir kere daha izlenirse keyif alınır diye düşünüyorum.
devamını gör...
mezar fiyatlarının pahalılığı
her şey para..
devamını gör...
unstabil anjina
tam tıkayıcı olmayan bir trombüsün kitle etkisine bağlı daralma sonucu oluşan göğüs ağrısı ile karakterize durumdur.
stabil anjina'ya nazaran hem istirahat hem egzersiz zamanı oluşabilir.
ileri tıkanıklıklarda miyokart infarktüsüne neden olabilir.
stabil anjina'ya nazaran hem istirahat hem egzersiz zamanı oluşabilir.
ileri tıkanıklıklarda miyokart infarktüsüne neden olabilir.
devamını gör...
müverrih
tarihçi, tarih yazan kişi.
devamını gör...