2 lira 47 kuruşa burger king whopper menü alma taktiği
azmine hayran kaldığım yazar beyanı. son çarem olsa dahi benim ''acımdan öleyim ağabey böyle iyi'' diyeceğim eylem.
devamını gör...
antalya'da bir kadının cinsel saldırıya uğraması
adalet denilen şeyin ne kadar yok olduğunun kanıtıdır. kendini savunanlar içerideyken gerçekten dünya için zararı dokunan insanlar dışarıda şu an. adam öldürmek en basit suç artık ülkede, özellikle tanıdığın varsa ya da yetkin biriysen suç bile değil. gider basarsın parayı ya da konuşursun bir tanıdığınla sonra hop dışarıdasın.
ülkede adalet varmış gibi yapmaya çalışanlar da bunu düzeltmeye çabalamayanlar da torpili insanlıktan öne koyanlar da cezasını çekmeli. para uğruna insaniyetini satanlar oldukça bu ülkede ne adalet olur ne de huzurlu bir yaşam.
ülkede adalet varmış gibi yapmaya çalışanlar da bunu düzeltmeye çabalamayanlar da torpili insanlıktan öne koyanlar da cezasını çekmeli. para uğruna insaniyetini satanlar oldukça bu ülkede ne adalet olur ne de huzurlu bir yaşam.
devamını gör...
yazıp yazıp silinen mesajlar
yazıp yazıp siliniyorsa konu derindir. derin konuları da sakin olunan bir zamanda yüz yüze konuşmak en iyisi.. yoksa, bir derdini anlatmaya çalışırken, ortaya başka bir dert çıkıyor, sonra ayıkla pirincin taşını..
bir de yüz yüze konuşurken karşı tarafa duygunuzu geçirme imkanınız var ama mesajda karşı taraf hangi duygu tonundaysa mesajı öyle yorumluyor, yani kendinizi onun duygularının insafına bırakmış oluyorsunuz ki bu da çok riskli bir durum..
bir de yüz yüze konuşurken karşı tarafa duygunuzu geçirme imkanınız var ama mesajda karşı taraf hangi duygu tonundaysa mesajı öyle yorumluyor, yani kendinizi onun duygularının insafına bırakmış oluyorsunuz ki bu da çok riskli bir durum..
devamını gör...
2 yaşındaki tecavüz mağduru
insanlığımdan utandım, bu cümleleri okurken utandım. sen nasıl bir varlıksın bunu yapabilecek kadar nasıl gözün dönmüş olabilir. diyecek söz bulamıyorum senin ben cibilliyetini mikeyim. ülke değil nerden baksan bok çukuru ...
devamını gör...
yazarların engellediği ilk yazar
(bkz: yigityilmaz) isimli arkadaşı engellemiştim ilk olarak. bir tanım ile alakalı benimle diyaloğa girmeye çalıştı, kendi seviyesine düşmeyeceğimi anladığında gelip nick altıma hakaretvari şeyler yazmıştı. uyarıldı değiştirdi aradan zaman geçti sonra gelip tekrar yazdı ve onuda moderasyon sildi.
devamını gör...
birine sadece kadın olduğu için saygı duymak
"fazladan ağırlık taşımak" çirkin bir tabir olmakla birlikte doğum yapmak kadının göreviymiş gibi lanse etmektir ve tamamıyla yanlış bir düşüncedir.
"bir insanın bu dünyaya gelip yaşamış olması bile kendisine saygı duyulmasını gerektirir" diye bir söz var ve ben buna da katılmıyorum mesela.
evet insanların düşüncelerine, yaptıklarına, söylediklerine saygı göstermeliyiz fakat bunun bir sınırı var, kendimizi kandırmayalım. mesela neden genç bir insan genelin yanlış gördüğü bir şey yaptığında eleştirilirken aynı şeyi yaşlı bir birey yaptığında "o büyük, saygı göster" oluyor? saygı, yaşa göre artıp azalan bir kavram mı? o kişi kendisine saygı gösterilmesi için çabalamadı ki, sadece uzun süre hayatta kaldı.
kısaca, birine sadece cinsiyeti ya da yaşından dolayı saygı duymak bana düşüncesizce bir hareket olarak geliyor. normal konularda ve insanların hassasiyetine dokunmayan alanlarda zaten saygı göstermek zorundayız fakat dediğim gibi her şeyin bir sınırı var. sınırı geçen kişilere saygı gösteremem. saygı göstermeme hareketim de o kişileri dinlememek ve söylediklerini, yaptıklarını önemsememektir.
"bir insanın bu dünyaya gelip yaşamış olması bile kendisine saygı duyulmasını gerektirir" diye bir söz var ve ben buna da katılmıyorum mesela.
evet insanların düşüncelerine, yaptıklarına, söylediklerine saygı göstermeliyiz fakat bunun bir sınırı var, kendimizi kandırmayalım. mesela neden genç bir insan genelin yanlış gördüğü bir şey yaptığında eleştirilirken aynı şeyi yaşlı bir birey yaptığında "o büyük, saygı göster" oluyor? saygı, yaşa göre artıp azalan bir kavram mı? o kişi kendisine saygı gösterilmesi için çabalamadı ki, sadece uzun süre hayatta kaldı.
kısaca, birine sadece cinsiyeti ya da yaşından dolayı saygı duymak bana düşüncesizce bir hareket olarak geliyor. normal konularda ve insanların hassasiyetine dokunmayan alanlarda zaten saygı göstermek zorundayız fakat dediğim gibi her şeyin bir sınırı var. sınırı geçen kişilere saygı gösteremem. saygı göstermeme hareketim de o kişileri dinlememek ve söylediklerini, yaptıklarını önemsememektir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının telefon rehberlerinde kayıtlı en garip isim
beyin fetişi.
gerçi artık yok*
gerçi artık yok*
devamını gör...
en iyi saat markası
seiko.
öyle saatten falan anladığım için söylemiyorum. evlendikleri ilk gün babam anneme gümüş rengi seiko marka bir saat hediye etmiş. saat, içindeki bir bilyenin* hareket etmesi sayesinde pilsiz çalışıyor. bir de öyle zarif, öyle sade, gösterişsiz bir saat ki çok hoşuma gidiyor. ee tabi saati abilerimin "bak bu annemindi, artık senin sevgilim" zamazingolarına* bırakmadım. yıllar önce rezerve ettim.
edit: niye en iyi marka olduğunu belirtmeyi unutmuşum. dayanıklı çünkü. 41 sene.
öyle saatten falan anladığım için söylemiyorum. evlendikleri ilk gün babam anneme gümüş rengi seiko marka bir saat hediye etmiş. saat, içindeki bir bilyenin* hareket etmesi sayesinde pilsiz çalışıyor. bir de öyle zarif, öyle sade, gösterişsiz bir saat ki çok hoşuma gidiyor. ee tabi saati abilerimin "bak bu annemindi, artık senin sevgilim" zamazingolarına* bırakmadım. yıllar önce rezerve ettim.
edit: niye en iyi marka olduğunu belirtmeyi unutmuşum. dayanıklı çünkü. 41 sene.
devamını gör...
lc waikiki
büyüyünce giyinmeyi bıraktığım bir mağazadır. maymunlu poşet kullandığı dönem aklıma geldi...
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
seninle çekilecek fotoğraflar,
seninle olacak mutluluklar,
seninle dinlenecek müzikler,
seninle olacak gülümsemeler,
seninle yapılacak yolculuklar,
seninle bakılacak gökyüzü,
seninle ıslanılacak yağmurlar,
seninle izlenilecek filmler,
seninle geçirilicek bir ömür var bende. *
seninle olacak mutluluklar,
seninle dinlenecek müzikler,
seninle olacak gülümsemeler,
seninle yapılacak yolculuklar,
seninle bakılacak gökyüzü,
seninle ıslanılacak yağmurlar,
seninle izlenilecek filmler,
seninle geçirilicek bir ömür var bende. *
devamını gör...
tul-i emel
tasavvufta, insanın hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya aşırı bir şekide bağlanmasıdır.
bitmek bilmez güçlü arzuların peşinde koşmak, kendine çok büyük hedefler koymak, arzularına gem vurmamak, tamahkar olmak demektir.
bitmek bilmez güçlü arzuların peşinde koşmak, kendine çok büyük hedefler koymak, arzularına gem vurmamak, tamahkar olmak demektir.
devamını gör...
köy enstitüleri
beyaz zambaklar ülkesi'ni okuyanlar kırsaldaki korkunç sefaleti ve cehaleti bilir. osmanlı kırsalı o dönem belki fin kırsalından bile beterdi. dönemin anadolu kırsalını anlatan tek bir eser dahi okumuş birinin içi sızlamıyorsa köy enstitülerinden komünist yuvası diye bahsetmesi normaldir. aynı zihniyet üniversiteyi de fuhuş yuvası olarak görüyor.
1923 yılında 5 bin okulu ve yalnızca 10 bin öğretmeni olan, neredeyse hiç doktoru olmayan fakir cumhuriyet'in en önemli kalkınma hamlesidir. halkın %80'inin kırsalda yaşadığı düşünülürse yeterli kaynağı olmayan genç cumhuriyet için son derece akılcı bir çözümdür. sonraki yıllarda iklim ve kırsal alan anlamında türkiye'ye benzer ülkelere de bu kalkınma metodu bm tarafından önerilmiştir. bu enstitüler sadece okur yazarlık değil, tarım ve sağlık gibi osmanlı kırsalının yüzyıllardır kökünü kazıyan dertlere de çare oluyordu. zaten çok hızlı netice vermişti: okur-yazarlık hızla yükselmiş, tarımsal üretim artmış, bebek ölüm oranları düşmüş ve nüfus da haliyle artmıştı.
proje doğu vilayetlerinde de uygulanabilseydi ne aşiretler ne de feodalite kalır, pkk gibi bir derdimiz de olmazdı. köylüyü topraklandırma yasasına karşı çıkan büyük toprak sahibi adnan menderes tarafından abd talimatıyla sonlandırıldı. gerisi malum.
1923 yılında 5 bin okulu ve yalnızca 10 bin öğretmeni olan, neredeyse hiç doktoru olmayan fakir cumhuriyet'in en önemli kalkınma hamlesidir. halkın %80'inin kırsalda yaşadığı düşünülürse yeterli kaynağı olmayan genç cumhuriyet için son derece akılcı bir çözümdür. sonraki yıllarda iklim ve kırsal alan anlamında türkiye'ye benzer ülkelere de bu kalkınma metodu bm tarafından önerilmiştir. bu enstitüler sadece okur yazarlık değil, tarım ve sağlık gibi osmanlı kırsalının yüzyıllardır kökünü kazıyan dertlere de çare oluyordu. zaten çok hızlı netice vermişti: okur-yazarlık hızla yükselmiş, tarımsal üretim artmış, bebek ölüm oranları düşmüş ve nüfus da haliyle artmıştı.
proje doğu vilayetlerinde de uygulanabilseydi ne aşiretler ne de feodalite kalır, pkk gibi bir derdimiz de olmazdı. köylüyü topraklandırma yasasına karşı çıkan büyük toprak sahibi adnan menderes tarafından abd talimatıyla sonlandırıldı. gerisi malum.
devamını gör...
yazarların hoşuna giden başlık türleri
bir soru.
herhangi yeni bir şey öğreneceğim türden ne varsa seviyorum.
herhangi yeni bir şey öğreneceğim türden ne varsa seviyorum.
devamını gör...
çivit mavisi
koyu maviye mor katılmış, aslen cezayir, tunus ve fas'ın, bir nebze de yunan adalarının sembolü olan renk. çoğu akdeniz ülkesinde kapı ve duvar boya renginde açığı yahut koyusu olmak üzere. bu renk tercih edilir. sebebi ise; akdeniz'in kendine has, loş mavisidir. pandemi sonrası, caanım denizim, yine o loş mavisine kavuştu.
kelime; mürekkeple yazma tekniği olan çivitten gelmektedir.
uluslararası literatürde, indigo diye geçmesine ek olarak, türk diline özgü çivit kelimesini, literatürden silmek gibi bir algı logaritması da söz konusudur.
kelime; mürekkeple yazma tekniği olan çivitten gelmektedir.
uluslararası literatürde, indigo diye geçmesine ek olarak, türk diline özgü çivit kelimesini, literatürden silmek gibi bir algı logaritması da söz konusudur.
devamını gör...
jonas edward salk
aşının, günümüzde ticari kazanç için insanlığı utandıran yerlere götürdüğü bu dönemde, anmamız gerektiğini düşündüğüm bilim insanı.
salk çocuk felci aşısını geliştiren yahudi kökenli amerikalı virolog ve tıp araştırmacısıdır. bulduğu çocuk felci aşısı için patent çıkarmamıştır, patent çıkartmış olsaydı, 7 milyar dolar kazanç sağlayabilirdi. o insanları kurtarmayı seçti.
buradan
salk çocuk felci aşısını geliştiren yahudi kökenli amerikalı virolog ve tıp araştırmacısıdır. bulduğu çocuk felci aşısı için patent çıkarmamıştır, patent çıkartmış olsaydı, 7 milyar dolar kazanç sağlayabilirdi. o insanları kurtarmayı seçti.
buradan
devamını gör...
türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
ilgi gösteren insanların beyin göçüne zorlanmasıdır. daha sonra yurt dışındaki türklerin başarılarını görüp halkımız gururlanır fakat aslında düşünmek lazım neden bu insanlar bu ülkeyi bırakıp gidiyor, bu durumu nasıl değiştirebiliriz diye.
devamını gör...
fırat yılmaz çakıroğlu
pkk’lı köpekler tarafından katledilmiş yiğit türk genci.
allah mekanını cennet eylesin güzel ay yüzlü kardeşim, askerlerimiz buldukları her fırsatta senin, eren kardeşimizin ve bu şerefsizlerin katlettiği diğer vatan evlatlarının intikamını bu köpek soylarından alıyor.
allah mekanını cennet eylesin güzel ay yüzlü kardeşim, askerlerimiz buldukları her fırsatta senin, eren kardeşimizin ve bu şerefsizlerin katlettiği diğer vatan evlatlarının intikamını bu köpek soylarından alıyor.
devamını gör...


