yorumlarin gayet tadindaydi, aslinda sozluge ayri bir renk katmistin, guzeldi boyle. tekrar yolun buralara duser umarim...
devamını gör...

dostum, güzel insan , ben ,kendisine kardeşim diyebilecek kadar samimi bulduğum yazar.
tanımlarını akıcı ve tam isabet buluyorum, yazmaya devam maç ne kadar zor geçer se geçsin.
devamını gör...

bu ülkede bulunduğum sürece asla g class alamam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

az önce bir arkadaşımla mesajlaşırken bir yandan da buraya tanım gireyim diye sözlüğü açıp tanım gireceğim başlığı açtım.
arkadaşımla gayet güzel konuşurken yazdığı mesaja şu şekilde cevap yazdım "aaaafffeeerrrriiiiiin sanaaa şapşiiiik" ardından da gönder tuşuna bastım. sonra ne oldu bilin bakalım?
tanım gireceğim başlığın aynısını sol akışta gördüm ve o saniyede aydınlanarak "hayır bengaripsengüzeldünyaumutlu * bu kadar gerizekalı olamazsın, sen adeta mükemmelsin, mesaj atacağın cümleyi sözlüğe tanım olarak girdin." diyerek yaklaşık 3 salise içinde tanımı imha ettim. ancak az önce sol akıştaki bir başlıkta tarafımca yazılmış "aaafffeeeerrriiin sanaaaa şapşiiiiik" şeklinde bir tanım gördüyseniz bilin ki zeka problemi yaşamıyorum sevgili yazarlar, küçük bir dalgınlık, hepsi bu.
(bkz: salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk ya)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mudskipper balıkları, karada suda olduğundan daha fazla zaman harcarlar. göç yüzgeçlerini kullanarak kendilerini öne çekerek veya atlama yaparak karada hareket edebilirler.mudskipper balıkları, afrika, asya, avustralya, samoa ve tonga adalarında yaşarlar. genellikle tropik veya subtropikal habitatlarda bulunurlar, ancak birkaç tür ılıman bölgelerde de bulunur.

balıklar, gelgit bölgelerinde, gelgit eylemine maruz kalan bataklıklarda veya nehirlerde bulunurlar. genellikle çamurda görülürler. düşük gelgit sırasında karada beslenirler. bazı türler diğerlerine göre su kenarından daha uzaklara gider. bazıları ise sadece en yüksek gelgitlerde suyla kaplı bir alanda yaşar. bu balıklar gerektiğinde girmek için ıslak bir yuvaya sahip olur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel kaynak
devamını gör...

izlerken epey güldüüüüm!! alttan bilinçaltına mesajlar gönderilmiş.. ponçik hia? ellerine sağlık yahuuu kadıköy beyefendisi!
devamını gör...

can kazaz'ın sözü ve müziği kendisine ait olan, babasına ithaf ettiği, insanın (hele de babası artık bu dünyada değilse) yüreğini parça parça eden şarkısıdır.

sürsün bahar...

can kazar klibin sonunda der ki;
yetim kalmadan önce,
sizi seven babanıza "seni seviyorum" demeyi lütfen unutmayın.
ben unuttum.


ben de babama hiç "seni seviyorum" demedim. ondan da beni sevdiğini duymadım. başımı okşadığını, "kızım" dediğini kendimi bildim bileli hatırlamam. zaten çok oldu gideli, mezarına da gitmeyi sevmiyorum çünkü kabul etmiş oluyorum gittiğini o zaman. o bence uzun bir seyahate çıktı, dönecek mi belli değil, hiç soramayacağım ona beni sevip sevmediğini...
oysa ki kız çocuğu olsun çok istemiş. belki küçükken de sevdi ama ben hatırlamıyorum. insanlar neden anne-baba olur belki de anlamama sebebim bu, çocuk sahibi olmama (olamama) sebebim bu. o kadar yakından nasıl olunmadığını gördüm ki ben ve hayatım boyunca bu sevgisizliğin sonuçlarını o kadar güzel tecrübe ettim ki buna hiç cesaret edemedim. pişman mıyım değilim...

kendine göre sevmek diye bir şey yok çünkü, çünkü onu dünyaya getirmek sizin tercihiniz, eğer verecek sevginiz yoksa getirmemeyi de tercih edebilirdiniz. çünkü o çocuk dünyaya geldiyse ona bakmak zorundasınız. onu kaderine terk edemezsiniz. bir var, bir yok olamazsınız. onu büyütmek, büyürken her konuda arkasında olmak, doğruları göstermek zorundasınız. imkanlarınız ne ise o kadar. maddi olarak imkanlarınız yeterli olmayabilir (ki bizde sorun bu da değildi) bu ayıp değil asla ama sevginin bir sınırı yok; o çocuğu çok severek, ona örnek olarak onu hayata hazırlamak zorundasınız. yoksa sizden bir tane, iki tane daha olmasının ne anlamı var ki?

ben hayatımın en büyük tartışmalarını babamla yaptım ve hep ona karşı geldim çünkü o olması gerektiğinde hiç yanımda olmamıştı.
baba-kız olamadık biz hiç mesela, dışarıda böyle birbirine sevgi dolu insanları görünce burnumun direği sızlardı hep, onlar için çok mutlu olurken, onların ne kadar şanslı olduğunu düşünürken kendim için ise inanılmaz üzüldüm hep. çünkü zamanında tecrübe edilememiş, depolanamamış ve hiçbir zaman da yeri dolmayacak bir şey bu.
sonra sonra anladım ki insan en büyük hataları sevgi eksikliğinden yapıyor.
en çaresiz anlarında sığınmak istiyorsun, sırtında "merak etme ben yanındayım" diyen bir el istiyorsun.
hep istenmiş ama hiç olmamış bir şeye özlem hiç geçmiyor oysa...

can kazaz'ın aksine ben de diyorum ki;
size hayran ve sizi annesi-babası olduğunuz için seven, size belli bir yaşa kadar muhtaç olan çocuklarınızı çok sevin, onlara çok sarılın, başını okşayın. "canım kızım", "canım oğlum" deyin onlara. "seni çok seviyorum" demekten çekinmeyin. "hata yapsan da yanındayım" deyin. deyin ki en ufacık hatalarında kendi içlerindeki kuytulara kaçmasınlar, deyin ki büyüdüklerinde iki gram sevgi peşinde koşarak geçmesin ömürleri.

şükür ki hatalar değil belki bir iki hata yapmışımdır hayatım boyunca (ki onları da hala hata saymam) ama daha güzel bir hayatım olabilir miydi kesinlikle olabilirdi. seçim şansının bende olmadığı bir şekilde geldiğim dünyada elimi taşın altından hiç çekmeden usulca yaşayıp gitmeye çalışıyorum. başarabilirsem ne ala, başaramazsam da tek sorumlu benim. benden bir tane daha bırakmıyorum ardımda. çünkü hep iyi ve doğru bir insan olmaya çalışarak en büyük cezayı kendi kendime verdim ben zaten.
artık hata yapmaktan korkmuyorum, özür dilemekten ya da seni seviyorum demekten korkmuyorum.
kendim öğrendim. kendime en iyi öğretmen benim.

sahi baba beni hiç sevdin mi?
devamını gör...

"evi yakan şizofren mete" karakterine de hayat vermiş olan oyuncudur.

bence gayet de iyi bir oyuncudur. karakterini pek bilemem ama en azından can yaman tarzı soytarılar gibi saçma sapan şeylerle medya önüne çıkmamıştır.
devamını gör...


bir yerden aşağı,
çok aşağı düştüm
zaman:
solgun ve gri bir koridordu
orada çok üşüdüm.

birhan keskin, zaman
devamını gör...

bir yeriniz ağrıdığında bazen öyle bi raddeye geliyor ki daha fazla dayanamayacakmış gibi hissediyorsunuz, işte o zaman diyorsunuz "galiba ölüyorum".
devamını gör...

önce ölümün kabulü gerek...
her gün haber kanallarında, gazetelerde, sosyal medyada ve hatta zaman zaman da çevremizde duyduğumuz ölüm, yani aslında yaşamımızın her anında var olan o sıradanlaştırdığımız kelime çok sevdiğiniz birinin bu dünyadan göçü ile bambaşka bir anlama ulaşıyor. ölümlülüğün kabulü, ölüm olgusuna her gün şahit olmakla gerçekleşen bir şey değil maalesef. evet, her canlı ölür. evet, kimse sonsuza kadar yaşayamaz. mesele bunu bilmek değil.
ben ki sözcüklerle birazcık aram iyi iken, türlü acılarımı ölümle bir tutup ölüm'lü şiirler yazmışken, hiçbir acının gerçek bir ölümü kabullenmeye çalışmakla kıyaslanamayacağını anladım. kabullendim mi, hayır. hala beceremiyorum.
ölümle yaşamın bu kadar içe içe ve her ikisinin de bu kadar gözümüzün önünde olduğu bir dünyada sevdiğim birinin ölümünü kabullenemiyorum. orada yıkanmış, pür-i pak, tertemiz yatan o yakışıklı adamın artık bir daha hiç gülemeyeceğini, hiç konuşamayacağını, ben, "ya babaaa yaa" dedikçe o'nun "babaam", diyemeyeceğini... kabullenemiyorum. daha az önce yaşıyorken bir anda gidiyor ve artık sonsuza kadar yok. almıyor aklım, almıyor.
devamını gör...

gitme desem canım
kalır mısın benimle
gitme desem canım
sever misin beni de
gitme gitme gitme ne olur .
tarkan.
devamını gör...

kendisi diğer moderatörlerimiz kadar tatlı, samimi, kibar birisi. ayrıca yazarlarımıza yardım etmeyi ve görevini yapmayı çok seviyor. kendisini çok seviyor ve sayıyorum. iyi ki kafa sözlüğün moderatörlerinden ve yazarlarından birisi. sözlükte ilk bulunduğum zamanlar çok şey bilmiyordum, kendisi sayesinde nasıl tanım girileceğini vb. öğrendim. buradan kendisine sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. ayrıca yazdığı tanımları okumak çok büyük bir keyif veriyor insana.
devamını gör...

hiçbir halta yaramaz, hiçbir şeyi yıkamaz. elinizde bir çift kanlı kurbağa bir de ıslak yastık kalır.

*
devamını gör...

şirinler' deki şirine.
devamını gör...

güzel bir açıklama olmuş. bazı şeylerin pohpohlanıp şişirilerek servis edildiği bizlerin de gözünden kaçmıyor temel başkan.
devamını gör...

böyle de bir anımız olsundur.

sabah uyandığımda aniden böyle bir şeyle karşılaşmak şaşırtıcı oldu. sözlük yönetiminin gece dört itibari ile yönetime el koyması bize yazarları meydanlara ve havaalanlarına davet etme imkanı vermediği için bu ismi alıyor ve kabul ediyorum.

benimsemek güç olsa da düne kadar yazar olanlar hariç kimse kafa sözlük yazarı sayılamayacak, yeni gelenler normal yazarlar olacak. yıllar sonra sadece bir grup kafa yazar hatırlayacak bu günü ve normal yazarları bir ateş başında toplayarak o eski kafa günleri anlatacaklar.

bir gecede normal bir yazara dönüşmek biraz üzücü elbette ama normalleşmeye ve birlik beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde eski normallerin yerine yeni bir normal koymak kabul edilebilir görünüyor.
devamını gör...

28 mayıs 1925 tarihinde istanbul’da doğmuş, 5 kasım 2006’da vefat etmiş türk siyasetçi, gazeteci, yazar ve şair. karaoğlan… vefatının 15. yılında saygı ve rahmetle anıyoruz…

türk siyasetinin hem üstlendiği görevler hem de icraatları bakımından en önemli isimlerindendir bülent ecevit. siyasete chp çatısı altında başlamış ve 1952 yılında milletvekili seçilerek meclise girmiştir. ilk kez başkaban olduğu 1974 yılından önce çalışma bakanlığı da yapmıştır. 1974-2002 arasında geçen 28 yıllık süreçte farklı dönemlerde dört kez türkiye cumhuriyeti başbakanı olarak görev yapmıştır. 1974 yılının 20 temmuz’unda ilk kıbrıs harekâtı ve 14 ağustos’ta gerçekleştirilen ikinci harekât onun önderliğinde gerçekleştirilmiştir. yine pkk terör örgütü lideri abdullah öcalan 1999 yılında onun zamanında yakalanarak türkiye’ye getirilmiştir.

karaoğlan bir röportajında bilhassa siyasi kariyerine başladıktan sonra şiir yazmanın kendisi için fikir açıklama, iletişim üretme biçiminden çok düşünme yöntemi olduğunu vurguluyor ve siyasetle uğraşan herkesin siyaset dışında bir dünyasının da olması gerekliliğini ve zaman zaman o dünyadan siyasete bakabilmesi gerektiğini savunduğunu dile getiriyor.

boşluğa bulut buluta yağmur
yağmura toprak ne güzel uymuş
gündüze güneş güneşe tarla
tarlaya başak ne güzel uymuş
başağa buğday buğdaya insan
insana emek ne güzel uymuş
emeğe eylem eyleme yürek
yüreğe sevgi ne güzel uymuş
*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim