ilkokulu boş geçmiş insandır. kınıyorum, ben daha ana okulunda çok hızlıydım.
devamını gör...

kibritçi kız ya da küçük kara balık..net hatırlayamadım şuan
devamını gör...

''bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen hiç ol. menzilin yokluk olsun. insanın çömlekten farkı olmamalı. nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.,,
şems-i tebrizi
devamını gör...

11 temmuz 1995 - srebrenitsa katliamı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nemrudunkızıyandırdınbizi.
devamını gör...

"eğer bu ölümse, ölümden korkmamalı.
onun güzel yüzünde, ölüm bile güzeldi."

-francesco petrarca

her gün olduğu gibi bugün de birçok söz, cümle okudum ama en güzeli buydu.
devamını gör...

ekşi sözlüğün neredeyse yarısı kadar günlük tanım girilmiş. sadece iki aylık sözlük olduğumuz düşünülürse bir acayip olay. nereye gidiyor bu sözlük ?

link

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendisini kapitalist yazarlara karşı yetiştirmiş, yoldaşın yol ve kafa arkadaşı, sanki bizi emperyalist ülkelere karşı koruyacak gibi duran, dosta güven düşmana korku veren yazar.
devamını gör...

nasıl anlatılır ki bu boşluk? bir yoksunluğa inat başlayan, günbegün hayatıma dolan, kırılma noktasında kırılmayan, aksine daha da güçlenen, ömrüme kök salan, uzun bir aşk hikayesi bu. sonu baştan belli olan. ama başlamanın bir anlamı varsa o da bitişi göze almak değil miydi zaten?

kimim ben? senin için kim olabilirim? sevmekten başka verebileceğim bir şey yok. onu da tükettin sanırım. haklısın da. çünkü bir hayatın olmalı. ben bu hayatın neresinde duracağımı bilemem.

senin için ne olduğumu düşündüğüm çok zaman var. hayatının önünde bir engel, ayak bağı.

daha önce de içine düştüğüm bir kaygı bu. yiyip bitiren. etrafına zarar veren. ancak hiçbir zaman sebepsiz olmadı. küçük ipuçları beni bir şekilde buraya getirdi. hiç de yanıltmadı. ama bu sebep mi sonuç muydu? sanırım hiç öğrenemeyeceğim.

içimi kemiren o yoğun duygular başladığında elimden bir şey gelmiyor. yanımdayken yolladığın sevgi mesajları geliyor gözümün önüne. üçüncü tekil şahıs olduğundan habersiz çocuk. bu hale düşmek istemiyorum. bunu bana yapma. yalan söylemek mesela. tereddütsüz söyleyebildiğin. yalan söylenen biri yapma beni. bunu hak etmedim.

"ayrılık ne biliyor musun? ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar...ne yapacağımı sanıyorsun bundan sonra. tenin tenime bu kadar sinmişken, ömrüm azala azala önümde akarken, gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..."

ne zaman başladı biliyorum senin uzaklığını hissetmem. o gün gitmeliydim evden. dönmemecesine. kırılmış bir cam gibi. eski haline dönmesi mümkün olmayan. aslında kırmamak için uğraştığını gördüm gözlerinde. ama kırıktı işte. merhamet miydi? sevgi belki. sözlere inanmayı seçtim. başkasına baktığın fotoğrafları gördüm. artık bana bakmayan. içinde ben olmayan. korkularımı sana anlattığımda ben hep seni seveceğimden, yanında olacağıma dönüşen sözler. dayanırım sandım. olmadı.

yağmur yağıyor şimdi. gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına.

insan nereye giderse gitsin düşüncelerini de yanında götürüyor. o içindeki ince sızı hiç geçmiyor. nasıl anlatılır ki bu boşluk?

bir gün senin adını bana sorduklarında. dostum diyebileceğim sadece. sonbaharı hatırlatacak, gözlerimdeki hüznü kimse görmeyecek. dostum diyebileceğim sadece. bütün bu anlar yitip gidecek, tıpkı yağmurdaki gözyaşları gibi.
devamını gör...

yıllarca bebek arabasında gizlenmiş olan bir mektup aniden ortaya çıkar.
mektup, on bir yıl önce, o sıralarda üç buçuk yaşında olan oğula, kısa bir süre sonra ölmüş olacak babası tarafından yazılmıştır.
‘rahat oturuyor musun georg ?mutlaka rahat oturmalısın çünkü sana heyecan verici bir hikaye anlatacağım’
sözleriyle başlar.
...
‘ve söylesene, hubble teleskobu nasıl? biliyor musun? astronomlar evrenin yapısı hakkında daha fazla şey biliyorlar mı artık?’
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

25 nisan 1990 yılında uzay teleskobu görevine başlamıştı.(babanın hastalığını öğrendiğiyle aynı zamana rastlar).koskoca uzay boşluğunda ilerleyerek fotoğraflar çekecek ve yeryüzünde hiçbir teleskobun yapamayacağını gerçekleştirecekti: on iki milyar ışık yılı uzaklıktaki galaksilere aynalarını çevirecekti. bu evrenin tarihinde on iki milyar geriye bakmak demekti.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tıpkı geçmişe aynalarını çeviren hubblegibi bu mektup da babası ve portakal kıza, dolayısıyla georg’un da geçmişine de ayna tutacaktı.
...
ilerleyen sayfalarda baba, oğluna şunu soracaktı ve dolayısıyla okuyucuya :
‘eğer sana seçme şansı verselerdi, kısacık hayatın ardından öleceğini bile bile yaşamayı kabul eder miydin’.

kitap, hayattaki rastlantılarla örülmüş bir macerayla bizi içine çekiyor ve o kadar akıcı bir hızla ilerliyor ki okumak isteyenler için ileride neler olacağını anlatıp büyüsünü bozmak istemiyorum.

not: onu aldığımda baskısı yoktu, ikinci el bulabildim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yazar jostein gaarder felsefe öğretmenidir, genç insanlara bu bilimi öğretmekten keyif alır. her ne kadar öğretmek sözcüğünü kullansam da bunu farkettirmeden yapar. sophie’ nin dünyası, maya, iskambil kağıtlarının esrarı, prenelerdeki şato, sirk müdürünün kızı, jostein gaarder’in okuduğum diğer kitapları. hepsini ayrı seviyorum ve kütüphanemden hiç ayırmıyorum. hem neşeli hem de biraz buruk; ama hayata dair sorularla karşımıza çıkıyor, düşündürüyor.
devamını gör...

değeri bilinmeyecek insandır. kitap hediye etmek ne kelime yeri geldiğinde şiir bile yazar bu saf romantikler lakin kadın kısmı bunları sadece uzaktan sever.
devamını gör...

yağmur.
devamını gör...

sevdiğim yazarlardandır, kalemi de ismi gibi tatlıdır efendim.

vaay be, en iyi yazarın nickaltını şahsım açmış!
ulan var bende bi gurmelik ama, neyse.
devamını gör...

buddha
lao tzu
confucius
atatürk
arthur schopenhauer
carl jung
devamını gör...

hayatında hiç görmemiş, yaşamamış ve yaşayamayacak olanların sürekli kötülemeye çalıştığı ilimiz.
evet (özellikle iç-dış göç nedeni ile) eskisi gibi olmadığı doğru ve olamayacağı da kesin ama olsun yaşadıklarımız bile bize yeter.
devamını gör...

'bıktım artık bu memlekette uyanmak istemiyorum.' ile katıldığım akım.

telefonum kendi memleketine dönmek istiyor galiba. hiç kusura bakma canım daha yolun başındayız.
devamını gör...

zor zamanlar olur, nasıl çıkarsan içinden omurgan öyle şekillenir.
(bkz: adamlar)
devamını gör...

sadece karşı cinste değil tüm insanlarda, zeka..
devamını gör...

bahtiyarlık

bahtiyarlık ne zafer kısrağına binmektir;
ne yaşarken dünya uçmağına inmektir.
şekli olmaz, rengi yok, belirsizdir ve tektir.
bahtiyarlık: ömründe bir kere sevinmektir.

bir karanlık geceye akıyorken bu varlık
bulunur mu dünyada ebedi bahtiyarlık?
mükafatın, yapsan da en büyük bir yararlık
nihayet zafer adlı bir kısrağa binmektir.

dört hecelik söz olan “bahtiyarlık”... o bir sır...
bilmeyecek insanlık bunu daha bin asır.
bilgi, bolluk, din, para... hepsi boş, hepsi kısır...
en fazlası bir dünya uçmağına inmektir.

her şeyin bir şekli var, her derdin bir ilacı...
türlü türlü yemişler verir dünya ağacı.
zafer çetin, ilim güç, bozgun kötü, aşk acı.
halbuki bahtiyarlık: belirsizdir ve tektir.

bahtiyarlık: boraca yüce dağları aşmak
varılmadan ölünen uzak yerlere koşmak,
tanrı’nın sofrasında mest olarak konuşmak
ve ömründe bir kere, bir kere sevinmektir.
devamını gör...

değerli kurucumuzun kalbindeki güzel.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim