ölümün en iyi tanımı
"yeni yaşam kapısı" diyeceğim başlık.
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
kafasozluk.com/radyo
an itibarı ile gerçekleşmiş olaydır.
bir hafta test yayını olarak, yalnızca playlistler ile ilerleyeceğimizi bilmenizi isterim.
bu 1 haftalık süreçte program yapımcıları ile temasımız sürecek.
önümüzdeki hafta canlı programlar, podcastler vb yayınlarımız başlayacak.
keyifli dinlemeler dileriz.
an itibarı ile gerçekleşmiş olaydır.
bir hafta test yayını olarak, yalnızca playlistler ile ilerleyeceğimizi bilmenizi isterim.
bu 1 haftalık süreçte program yapımcıları ile temasımız sürecek.
önümüzdeki hafta canlı programlar, podcastler vb yayınlarımız başlayacak.
keyifli dinlemeler dileriz.
devamını gör...
2023'te ay'a gidiyoruz
gerçekten gidiyorlar mı? tek yön değilmi geri gelmeyecekler.
devamını gör...
demet akalın sözlüğe üye olsa kullanacağı nick
(bkz: kesbişolsun neoltu)
devamını gör...
kastamonu'da hes barajının patladığı iddiası
valilik yalanlamıştır. hidroelektrik santrallerde su seviyesi çok artınca su tahliye edilir. tahliye için farklı yöntemler var. kapak açılarak da tahliye edilebilir. kapakların patlaması gibi bir ihtimali düşünmüyorum çünkü hesapları ona göre yapılır ve su belirli bir seviyeye geldiğinde tahliye edilir.
çok acı görüntüler izledim, çok üzgünüm.
taşkınlarda can ve mal kayıplarında meteorolojik koşulların yanında insan ihmalinin de büyük bir etkisi vardır. yerleşim alanlarının planlaması afet alanlarına göre yapılmalı, riskli alanlardaki mevcut yapılar kaldırılmalı ve afet alanlarında erken uyarı sistemleri olmalıdır, telefonla da artık herkese ulaşılabiliyor. çok yağış olabilir, su tahliye edilmek zorunda kalınabilir ancak meteorolojik veriler değerlendirilip erken önlem alınabilirdi, insanlar su basmadan oradan tahliye edilebilirdi, sonuçta suyun nerelere yayılacağı bellidir.
çok acı görüntüler izledim, çok üzgünüm.
taşkınlarda can ve mal kayıplarında meteorolojik koşulların yanında insan ihmalinin de büyük bir etkisi vardır. yerleşim alanlarının planlaması afet alanlarına göre yapılmalı, riskli alanlardaki mevcut yapılar kaldırılmalı ve afet alanlarında erken uyarı sistemleri olmalıdır, telefonla da artık herkese ulaşılabiliyor. çok yağış olabilir, su tahliye edilmek zorunda kalınabilir ancak meteorolojik veriler değerlendirilip erken önlem alınabilirdi, insanlar su basmadan oradan tahliye edilebilirdi, sonuçta suyun nerelere yayılacağı bellidir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
çok zengin olmayı hayal ediyorum.
hayat:
masadayım, çocuklarım rutin didişmelerini yapıyorlar, ev değirmen gibi, yarın şehir dışından arkadaşım yatıya gelecek, dolap bomboş.
hayal:
çocukların gece gündüz kursları olsa didişmeye fırsat bulmasalar.
evde bir kaç tane yardımcı olsa evi temizlemek zorunda kalmasam, yemek yapmak zorunda kalmasam.
bir yardımcı markete gitse markete gitmek zorunda kalmasam.
bir yardımcı arkadaşımla benim ne yapmam gerektiği ile ilgili bana fikir listesi verse ben oradan seçsem.
ona desem ki listeye şunları da ekle,
yarın akşam sezen aksu'yu ankaraya davet ettim. güzel bir mekan ayarlar mısın?
ertesi gün tarkan gelecek. performansı için ona da bir mekan ayarlar mısın?
şimdilik bu kadar. gidebilirisin.
hayat:
masadayım, çocuklarım rutin didişmelerini yapıyorlar, ev değirmen gibi, yarın şehir dışından arkadaşım yatıya gelecek, dolap bomboş.
hayal:
çocukların gece gündüz kursları olsa didişmeye fırsat bulmasalar.
evde bir kaç tane yardımcı olsa evi temizlemek zorunda kalmasam, yemek yapmak zorunda kalmasam.
bir yardımcı markete gitse markete gitmek zorunda kalmasam.
bir yardımcı arkadaşımla benim ne yapmam gerektiği ile ilgili bana fikir listesi verse ben oradan seçsem.
ona desem ki listeye şunları da ekle,
yarın akşam sezen aksu'yu ankaraya davet ettim. güzel bir mekan ayarlar mısın?
ertesi gün tarkan gelecek. performansı için ona da bir mekan ayarlar mısın?
şimdilik bu kadar. gidebilirisin.
devamını gör...
seyyid nesimi
seyyid nesimi ye göre, iyi/kötü insan yoktur. kamil/cahil insan vardır.
çünkü nesimi; insanın, allah tan bir parça olduğunu, iyilik ve kötülüğün allah tan kaynaklanan olgular olmadığı tezini savunur. kemalat mertebesini; bu duruma vakıf olmak olarak, cehalet mertebesini ise; bu duruma vakıf olmamak olarak yorumlar.
bektaşilikte 7 ulu ozandan biridir.
çünkü nesimi; insanın, allah tan bir parça olduğunu, iyilik ve kötülüğün allah tan kaynaklanan olgular olmadığı tezini savunur. kemalat mertebesini; bu duruma vakıf olmak olarak, cehalet mertebesini ise; bu duruma vakıf olmamak olarak yorumlar.
bektaşilikte 7 ulu ozandan biridir.
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara sorular
ilk mesajı beklediğimi öğrendiğim başlık oldu. teşekkürler sözlük.
devamını gör...
eski sevgiliyle arkadaş olmak
karşılıklı güzel duygularla bir ilişki yaşadıktan sonra herhangi bir sebeple yollar ayrılıyorsa tekrardan arkadaş olarak kalmak istemek, doğru bir davranış değildir diye düşünüyorum. insan, bir zaman tutkuyla bağlı olduğu bir kalbi artık duygusuz bir hisle kabul etmeye tahammülü olabilir mi? birçok insan için zordur, olamaz.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
burada beni hiç kimsenin tanımamasıyla rahatça yazacağım.
2018 yılında mezun oldum. 2 ay sonra iş buldum. devam eden bir ilişkim vardı gayet güzel giden. hem iş, hem aşk, hem de sosyal hayatım güzeldi gayet.
2019'un haziran ayında bir çöküntüye girdim. o günden sonra gerçekten sevinememeye, mutlu hissedememeye başladım. zaten ilişki iyice kötüleşmişti derken ayrıldık. daha sonrası daha da kötü oldu. normalde sürekli neşe saçan, genelde mutlu, maddi ve manevi hiçbir problemi olmayan biriydim. ama 2019'un haziran ayında acayip bir çöküntü başladı.
2019 haziranda, ilk önce durgunluk geldi. mutsuz hissetmeye başladım. hiçbir şeye hevesim kalmadı. zaten kötü giden bir ilişkinin fişini çektim. daha sonra hayatıma başkası girdi. kendisi ilişkiden yeni çıktığımı bile bile başlamak istedi. onla da hiçbir zaman mutlu olduğumu hatırlamıyorum.
2020'nin ocak ayında iş değiştirdim. ortam aşırı kasıntı, hiçkimsenin hiçkimseye güveni yok. tamamen yalan ve çıkar üzerine kurulmuş muhabbetler vardı. ilk şirketimdeki insanlar tam tersi samimi insanlardı. neyse. ben bu üstümdeki çöküntünün sebebini işyerine bağladım. aslında haziran ayında başlayan sıkıntıları farketmemiştim. geriye dönüp baktığımda farkediyorum o zaman başladığını.
işyerinde nerdeyse hep tek takıldım. yemeklere, partilere çağırdılar 1 2 kez gittim. hiç sarmadı. bütün yemeklere tek başıma çıkmaya başladım. ilk zamanlar tek başıma kalmak çok koysa da zamanla alıştım.
derken pandemi süreci başladı. evden çalışmaya geçtik. mart ayından bu yana evden çalışıyorum. benim için mükemmel fırsattı. hem 1.5 saat yol gitmeyeceğim hem de evdeyim. ama hayatımdaki olumlu her şeyi anında sönümleyip moralsizliğe devam ettim. içinden çıkmaya çalıştıkça daha da battım. şu an aralık ayındayız. iyiye giden hiçbir şey yok psikolojimde. neden bu haldeyim sorusunu çok sordum kendime. yanıtını bulamadım. araba aldım bu süreçte. hayalimdi. daha 2 sene olmadı işe gireli. büyük başarı kendi çapımda. ama ona bile adam akıllı sevinemedim. çok daha sosyal bir insanken yalnızlaşmaya başladım pandeminin de etkisiyle. telefonuma hiç bakma gereksinimi bile duymuyorum çoğu zaman.
bütün hevesimi, mutluluğumu kaybettim. sürekli geçecek geçecek dedikçe daha da arttı. mutlu olmaya çalışmamak doğru olan belki de. ama şu genç yaşlarımı böyle bok etmek de çok koyuyor. bu kadar uzun bir entry elbette okunmayacaktır. ama 1 kez durup nefes almak istedim.
2018 yılında mezun oldum. 2 ay sonra iş buldum. devam eden bir ilişkim vardı gayet güzel giden. hem iş, hem aşk, hem de sosyal hayatım güzeldi gayet.
2019'un haziran ayında bir çöküntüye girdim. o günden sonra gerçekten sevinememeye, mutlu hissedememeye başladım. zaten ilişki iyice kötüleşmişti derken ayrıldık. daha sonrası daha da kötü oldu. normalde sürekli neşe saçan, genelde mutlu, maddi ve manevi hiçbir problemi olmayan biriydim. ama 2019'un haziran ayında acayip bir çöküntü başladı.
2019 haziranda, ilk önce durgunluk geldi. mutsuz hissetmeye başladım. hiçbir şeye hevesim kalmadı. zaten kötü giden bir ilişkinin fişini çektim. daha sonra hayatıma başkası girdi. kendisi ilişkiden yeni çıktığımı bile bile başlamak istedi. onla da hiçbir zaman mutlu olduğumu hatırlamıyorum.
2020'nin ocak ayında iş değiştirdim. ortam aşırı kasıntı, hiçkimsenin hiçkimseye güveni yok. tamamen yalan ve çıkar üzerine kurulmuş muhabbetler vardı. ilk şirketimdeki insanlar tam tersi samimi insanlardı. neyse. ben bu üstümdeki çöküntünün sebebini işyerine bağladım. aslında haziran ayında başlayan sıkıntıları farketmemiştim. geriye dönüp baktığımda farkediyorum o zaman başladığını.
işyerinde nerdeyse hep tek takıldım. yemeklere, partilere çağırdılar 1 2 kez gittim. hiç sarmadı. bütün yemeklere tek başıma çıkmaya başladım. ilk zamanlar tek başıma kalmak çok koysa da zamanla alıştım.
derken pandemi süreci başladı. evden çalışmaya geçtik. mart ayından bu yana evden çalışıyorum. benim için mükemmel fırsattı. hem 1.5 saat yol gitmeyeceğim hem de evdeyim. ama hayatımdaki olumlu her şeyi anında sönümleyip moralsizliğe devam ettim. içinden çıkmaya çalıştıkça daha da battım. şu an aralık ayındayız. iyiye giden hiçbir şey yok psikolojimde. neden bu haldeyim sorusunu çok sordum kendime. yanıtını bulamadım. araba aldım bu süreçte. hayalimdi. daha 2 sene olmadı işe gireli. büyük başarı kendi çapımda. ama ona bile adam akıllı sevinemedim. çok daha sosyal bir insanken yalnızlaşmaya başladım pandeminin de etkisiyle. telefonuma hiç bakma gereksinimi bile duymuyorum çoğu zaman.
bütün hevesimi, mutluluğumu kaybettim. sürekli geçecek geçecek dedikçe daha da arttı. mutlu olmaya çalışmamak doğru olan belki de. ama şu genç yaşlarımı böyle bok etmek de çok koyuyor. bu kadar uzun bir entry elbette okunmayacaktır. ama 1 kez durup nefes almak istedim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
içine bir anda bir sıkıntı düşer ya insanın hani. kelimelere sığmaz, boğazına kadar gelir ve düğümlenir. süzülemez ağzından. çıkamaz dışarı. karışamaz havaya. göremez kimse onu.
yalnızca sen görürsün onu ve sadece sen hissedersin. sıkıntı tüm bedenini ele geçirir de sen bir şey yapamazsın ya. bırakırsın kendi haline. geçerse geçer, geçmezse kendi bilir dersin ya hani.
umursamazlığından cesaret alarak daha da sarmalar seni. nefes alış-verişin hızlanır. avcunun içi terler.
geldiğin gibi git dersin sıkıntıya.
yavaşça etkisi azalır. gitmeye başlar. gider gider ve gider. "yeniden geleceğim bekle beni" der alaycı bir ses tonuyla.
sen gülersin. gidiyor diye sevinirsin.
"yeniden geleceğim bekle" der tekrar, sesi gittikçe uzaklaşır ama yankılanır kulaklarında.
"seni duyamıyorum, sesin gelmiyor" dersin sıkıntıya, halbuki yalandır bu, sesi net duyulur, dedikleri net anlaşılır.
yeniden geleceğim bekle beni, bir öncekinden daha çok yakacağım canını, daha uzun süre kalacağım içinde. bu kez de hiç gitme diye yalvaracaksin. çünkü bilirsin ben her içine düştüğümde daha çok yakarım canını.
yutkunamadı. soğuk soğuk terledi. içindeki sıkıntı geçmişti. paniğe kapıldı. bir daha ne zaman gelecekti o sıkıntı? ne demişti o? "yeniden geleceğim" demişti.
daha çok yakacağım canını, demişti.
belirsizlikti sıkıntı,ne zaman geleceği belli olmayan... bununla baş edemeyecek kadar yorulmuştu artık. o gelmeden kendi bir şeyler yapmalıydı...
edit: arkadaşlar sırf üzülmeyeyim diye beğenmeyin bu tanımı. ben de biliyorum guzel bi karalama olmadığını.
ben de isterdim... sağda solda yayınlanmalik, okuyani alıp götüren, götürdüğü gibi geri getirmeyen, 40 yıllık şairin dizelerine haykırdığı gibi haykırıp, yılların blog ve köşe yazarı gibi methiyeler düzmeyi. ama eldeki mal bu.
deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış hesabı. edebiyatın içinden geçtim...
yalnızca sen görürsün onu ve sadece sen hissedersin. sıkıntı tüm bedenini ele geçirir de sen bir şey yapamazsın ya. bırakırsın kendi haline. geçerse geçer, geçmezse kendi bilir dersin ya hani.
umursamazlığından cesaret alarak daha da sarmalar seni. nefes alış-verişin hızlanır. avcunun içi terler.
geldiğin gibi git dersin sıkıntıya.
yavaşça etkisi azalır. gitmeye başlar. gider gider ve gider. "yeniden geleceğim bekle beni" der alaycı bir ses tonuyla.
sen gülersin. gidiyor diye sevinirsin.
"yeniden geleceğim bekle" der tekrar, sesi gittikçe uzaklaşır ama yankılanır kulaklarında.
"seni duyamıyorum, sesin gelmiyor" dersin sıkıntıya, halbuki yalandır bu, sesi net duyulur, dedikleri net anlaşılır.
yeniden geleceğim bekle beni, bir öncekinden daha çok yakacağım canını, daha uzun süre kalacağım içinde. bu kez de hiç gitme diye yalvaracaksin. çünkü bilirsin ben her içine düştüğümde daha çok yakarım canını.
yutkunamadı. soğuk soğuk terledi. içindeki sıkıntı geçmişti. paniğe kapıldı. bir daha ne zaman gelecekti o sıkıntı? ne demişti o? "yeniden geleceğim" demişti.
daha çok yakacağım canını, demişti.
belirsizlikti sıkıntı,ne zaman geleceği belli olmayan... bununla baş edemeyecek kadar yorulmuştu artık. o gelmeden kendi bir şeyler yapmalıydı...
edit: arkadaşlar sırf üzülmeyeyim diye beğenmeyin bu tanımı. ben de biliyorum guzel bi karalama olmadığını.
ben de isterdim... sağda solda yayınlanmalik, okuyani alıp götüren, götürdüğü gibi geri getirmeyen, 40 yıllık şairin dizelerine haykırdığı gibi haykırıp, yılların blog ve köşe yazarı gibi methiyeler düzmeyi. ama eldeki mal bu.
deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış hesabı. edebiyatın içinden geçtim...
devamını gör...
fark etmek
bilinç ile bir şeyin ona has olan özelliklerinin ayırdına varmak. diğerlerinden ayrı tutmak.
hayat, her an farklı farklı fark edişlerle bizi şaşırtmaya devam ediyor.
hayat, her an farklı farklı fark edişlerle bizi şaşırtmaya devam ediyor.
devamını gör...
felsefe hocalarının ortak özellikleri
erkek olanlar fularsız dolaşamazlar.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
son zamanlarda kızım * benim bebekliğime takmış vaziyette.
-babacım sen bebekken bana ne diyodun biliyo musun?
+ne diyordum kızım?
-abla diyodun. çünkü ben senden büyüktüm sen bebekken.
birlikte alışverişten geliyoruz ellerim çanta dolu.
-babacım çok yoruldum kucağıma* alır mısın?
+alamam kızım ellerim dolu.
-ama sen bebekken ben hep seni kucağında taşıyodum.
bir gün kahvaltı yapıyoruz.
- babacım ben peynir yemek istemiyorum. sevmiyorum peynir.
+ama peynir yemezsen büyüyemezsin, kemiklerin güçsüz olur.
- sen bebekken sevmediğin bi şeyi yemen için zorlamadım ben seni.
cevaplara bak. sen büyüdükçe napıcam ben böyle.
-babacım sen bebekken bana ne diyodun biliyo musun?
+ne diyordum kızım?
-abla diyodun. çünkü ben senden büyüktüm sen bebekken.
birlikte alışverişten geliyoruz ellerim çanta dolu.
-babacım çok yoruldum kucağıma* alır mısın?
+alamam kızım ellerim dolu.
-ama sen bebekken ben hep seni kucağında taşıyodum.
bir gün kahvaltı yapıyoruz.
- babacım ben peynir yemek istemiyorum. sevmiyorum peynir.
+ama peynir yemezsen büyüyemezsin, kemiklerin güçsüz olur.
- sen bebekken sevmediğin bi şeyi yemen için zorlamadım ben seni.
cevaplara bak. sen büyüdükçe napıcam ben böyle.
devamını gör...
lisede yaşanmış en garip olay
bizim hocalar arabalarıyla okulun etrafında bahçede döne döne gezdiriyordu öğrencileri.bir de öğretmenimin kafasına top attım teneffüste özür dilemeye gittiğimde hatırlamıyorum ne zaman attın dedi.dakikalarca birbirimize baktık.
devamını gör...
flynn etkisi
james flynn'e ait olan, toplumsal zekâ seviyesinin belirli bir döneme kadar gittikçe yükseldiğini daha sonra düşüşe geçtiğini söyleyen teori.
flynn, yaptığı araştırmalarda şunu görmüş: geçmişten bu yana her yeni kuşak için hazırlanan iq testleri, bir önceki kuşağınkilere göre biraz daha zorlaştırılırsa görülür ki, her yeni kuşak bir öncekinden daha zekidir. bu nedenle eski toplumlarda üstün zekâlı olarak görülen kişiler, günümüzde orta zekâlı kabul edilebilir.
bu etkinin ortaya çıkma nedeni olarak, büyük ve dünya çapındaki savaşlar döneminin yavaş yavaş bitmesi, beslenme ve sağlık koşullarının eskiye kıyasla iyileşmesi sayılabilir. bilgi çağının ve bilgiye erişim kolaylığının gittikçe artmasının etkisi de büyük tabi ki.
ancaaaak...
1975'e kadar geçerli olan bu durumun, o yıldan sonra tersine dönmeye başladığı görülmüş. toplumsal zekâ seviyesinin bu tarihten itibaren düşüşe geçmesinin nedeni olarak da, sağlıksız beslenmenin artışı, teknoloji bağımlılığı gibi bazı durumlar kabul görmüş. bu sonuca da negatif flynn etkisi adı verilmiş.
flynn, yaptığı araştırmalarda şunu görmüş: geçmişten bu yana her yeni kuşak için hazırlanan iq testleri, bir önceki kuşağınkilere göre biraz daha zorlaştırılırsa görülür ki, her yeni kuşak bir öncekinden daha zekidir. bu nedenle eski toplumlarda üstün zekâlı olarak görülen kişiler, günümüzde orta zekâlı kabul edilebilir.
bu etkinin ortaya çıkma nedeni olarak, büyük ve dünya çapındaki savaşlar döneminin yavaş yavaş bitmesi, beslenme ve sağlık koşullarının eskiye kıyasla iyileşmesi sayılabilir. bilgi çağının ve bilgiye erişim kolaylığının gittikçe artmasının etkisi de büyük tabi ki.
ancaaaak...
1975'e kadar geçerli olan bu durumun, o yıldan sonra tersine dönmeye başladığı görülmüş. toplumsal zekâ seviyesinin bu tarihten itibaren düşüşe geçmesinin nedeni olarak da, sağlıksız beslenmenin artışı, teknoloji bağımlılığı gibi bazı durumlar kabul görmüş. bu sonuca da negatif flynn etkisi adı verilmiş.
devamını gör...
aklı havada
jason reitman'ın yönettiği, başrollerini george clooney, vera farmiga ve anna kendrick'in paylaştığı 2010 yılında çekilmiş, abd yapımı dram-romantik komedi filmi.
bryan bingham, amerika'nın bir ucundan diğer ucuna havalimanlarında, otellerde ve kiralık arabalarda geçen özgür yaşam tarzından oldukça memnundur. ihtiyacı olan her şeyi bir valize sığdırabiliyordur. var olan tüm uçuş mili programlarının seçkin ve el üstünde tutulan bir üyesidir. üstelik hayatındaki en önemli amaç olan 10 milyon uçuş miline ulaşmasına da az kalmıştır. fakat ryan'ın hayatında elle tutulur bir şey yoktur. sempatik yol arkadaşına vurulduğunda, ryan'ın müdürü, genç bir verimlilik uzmanının etkisinde kalarak, ryan'ı ebediyen yollardan çekmekle tehdit eder. bu ihtimalle karşılaşınca, yere inmekten başta korkan ryan, insanın bir evinin olmasının aslında ne demek olduğunu düşünmeye başlar.
bryan bingham, amerika'nın bir ucundan diğer ucuna havalimanlarında, otellerde ve kiralık arabalarda geçen özgür yaşam tarzından oldukça memnundur. ihtiyacı olan her şeyi bir valize sığdırabiliyordur. var olan tüm uçuş mili programlarının seçkin ve el üstünde tutulan bir üyesidir. üstelik hayatındaki en önemli amaç olan 10 milyon uçuş miline ulaşmasına da az kalmıştır. fakat ryan'ın hayatında elle tutulur bir şey yoktur. sempatik yol arkadaşına vurulduğunda, ryan'ın müdürü, genç bir verimlilik uzmanının etkisinde kalarak, ryan'ı ebediyen yollardan çekmekle tehdit eder. bu ihtimalle karşılaşınca, yere inmekten başta korkan ryan, insanın bir evinin olmasının aslında ne demek olduğunu düşünmeye başlar.
devamını gör...
kürtajın yasaklanması gerekliliği
kürtaj her kadının hakkıdır . hiçbir kadın isteği dışında doğum yapmaya zorlanamaz .kürtaj yaptırıp yaptırmamak sedece çocuğu doğurucak olan kadının kararıdır
devamını gör...

