fransız atasözü.

bir gerçekliğin kim tarafından ifade edildiği değil, ifade edilen gerçeklik önemlidir anlamına gelir.

önyargı yıkıcı bir cümledir.
devamını gör...

akademi ile ilgili çok şey söylenir, atılır tutulur. kimisinde haklılık payı muhakkak vardır. amacımda burada kimseyi yargılamak değil.

yabancı dil sorununu gündeme getiren akademisyen adaylarına söylemek istediğim şey ingilizce bilmeden bilim yapamazsınız. literatür takip edemezsiniz. makale yayınlayamazsınız .
iyi derecede ingilizce ve ispanyolca biliyorum. dil bilmeyen biri benim yanımda doktora yapamaz. kumda oynayacak yaşı geçtik. akademide itibar gören(q0.1, q1 ve q2) dergilerde atıf alan araştırmalar yapamayacaksak, buralarda oyalanmamın anlamı yok. unutma yazmak için çok okumak gerekir, hangi sığ dil bilginle okuyacaksın?
yurtdışında bir sempozyum da nasıl sunum yapacak, nasıl konuyu tartışacaksın?
çok uluslu bir projede nasıl yer alacaksın?
vs. vs.

bunu işin bir parçası olarak görmeyen, zoraki olarak yerine getirmeye çalışan gitsin başka iş yapsın.
devamını gör...

(bkz: uykusuzluk)
devamını gör...

bunlardan birisi benimdir. yok mu tanımımı beğenmeyip mesaj kutumu hakaretlerle dolduracak karşıt görüşlü bir yazar? yok mu birbirimizin nickaltına tanım girmemiz? hiç kaos yok bu sözlükte.
devamını gör...

hakkında daha fazlasını bilmek istediğim şair. onu intihara götüren önemli sebepleri olmalıydı mutlaka. ama hakkındaki tüm dökümanlarda "sylvia plath'e öykündüğü ve intihar ettiği" yazıyor. oysa hiçbir şey bu kadar basit olamaz.

bir antolojiyle harmanlanmış biyografisi yayınlanmalı, mutlaka.
gerçi kanat güner'in kitaplarını bile bulamadığımızı göz önüne alırsak türk yazınında ciddi bir araştırma-inceleme eğilimi eksikliği var. yakınlarının böyle bir işe kalkışacağını zannetmiyorum ama yine de bir ara burayı görürlerse bilgilerine sunalım: onun yaşam öyküsünü şiirlerinden güzel bir seçkiyle birlikte okumaktan memnuniyet duyarız.
devamını gör...

bbc yapımı 5 sezonluk fantastik dizi.2008'de başlayıp 2012'de ekranlara veda etmiştir.
devamını gör...

bir marcel proust kitabıdır.

kendisinin efsane serisi olan "kayıp zamanın izinde" serisine başlamak istediğim için önce bu kitabı okudum. o kitap öncesi bir hazırlık kitabı gibi okunabilirmiş.
kitabı okudum ve genel olarak çok beğendim. bir roman değil anlatı gibi. duygular, hazlar, hayat, insan, ruh, psikoloji, felsefe gibi bir çok konuyu yazar kısa kısa hikayelerle, şiirlerle anlatıyor.
yazar bu eseri 20 yaşında kaleme alıyor ve anlatmak istediklerini kısa hikayelerle ve şiirlerle anlatıyor. genç yaşına göre bence harika bir kitap yazmış. çok başarılı ve lezzetli buldum.

okuduğum diğer kitaplara göre yani alıştığımız türlere göre farklıydı. uzun cümleler ve ilginç betimlemeler vardı. üslubu çok güzeldi. insana ve duygulara daha doğrusu hazlara olan gözlemleri çok yerindeydi. bildiğimiz şeyleri anlatıyordu ama çok eşsiz şekilde anlatıyordu. kayıp zamanın izinde serisinden önce beni baya heyecanlandırdı.
en çok hoşuma giden tarafı ise yazarın zaman ile ilgili anlattıklarıydı. çok ilgimi çekti. zaman kavramını bir çok yazar incelemiştir üzerinde kafa patlatmıştır ama proust bir başka geldi. yine ilgimi çeken bir başka konu ise hastalık konusuydu. yazar astım hastalığından mustarip olduğu için o konuları biraz hüzünlü şekilde aktarmış. kitabı okumadan önce yazarın hayatına bir kısa göz atarsak kitap daha keyifli ve anlamlı hale gelecektir.

alışılanın dışında bir kitap olduğu için okuyan kişi yer yer sıkılabilir. pes etmeyin ve okumaya devam edin. benim sıkılmama sebebim bu seriyi ve bu kitabı okumaya çok önceden karar vermiş olmamdı sanırım. bayadır proust ve eserlerini araştırıyorum nasıl okunması gerektiğini ve sırasını araştırıyorum. neyle karşılaşacağımı bildiğim için bana güzel geldi ve zorlanmadım. yazarın tarzını ve tavrını öğrenip okumaya başlamak en mantıklısı olacaktır.

özellikle içimizde bulunan hazları çok güzel betimlemiş proust. daha doğrusu içimizde olan ve fark edemediğimiz hazlar çok güzel anlatılmış. okurken değerini biliyor insan, önemini kavrıyor. doğa, sanat, insan gözlemlemesi olarak da nefisti. dediğim gibi okuyan bazı kişilere uzun betimlemeler yorucu gelecektir ama devam etmeliler tavsiyem bu yönde olur.



bizi mutlu eden insanlara minnet duyalım; onlar ruhumuza çiçek açtıran sevimli bahçıvanlardır.




sen istemesen de, dedi, senin boynunla benim dudaklarım, senin kulaklarınla benim bıyığım, senin ellerinle benim ellerim arasında özel, mahrem dostluklar var.




henüz aşkı tanımıyordu. kısa bir süre sonra aşk acısını tattı, ki bu da aşkla tanışmanın tek yoludur.
devamını gör...

balkondayım. tabi kedim de ille dibimde uyuyacak
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir ankara klasiği
hamamönü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mekana ismimi veren
karacabey hamamı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

istanbul'da insanların, arabaların uyanmadığı henüz bembeyaz karın griye dönüşmediği andan minik bir görüntü. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

can yayınları'ndan, orijinal adı murasaki suka-to no onna olan, natsuko imamura 'ya ait, ödüllü kısa bir roman. *

romanda sürekli mor etek giymesi nedeniyle ' mor etekli kadın" olarak anılan bir kadın ile onunla saplantılı bir biçimde arkadaşlık kurma çabasındaki birinin düşündürücü hikayesi konu ediliyor.

romanın başlarında bu saplantılı insanın kadının neredeyse 24 saatini yediğinden içtiğine, oturmasından kalkmasına kadar kayıt altına alması ve onun ağzından bütün bunların aktarılması bana biraz sıkıcı gelmiş olsa da hikaye ilerledikçe ve karakterlerin gelişiminin farkına vardıkça bu durum ortadan kalktı. daha sonra ise bu saplantının sonunun ve çevresinde gelişen olayların nereye varacağına dair oluşan merak duygusu
romanı oldukça sürükleyici bir hale getirdi.

yazarın iş hayatındaki yozlaşmalara, sosyal ilişkilere ve çıkar ilişkilerine yönelik saptamaları ise çok yerli yerinde taşı tam gediğine oturtacak kalitesiyle etkileyiciydi.

ayrıca parayı bulan ve aşk yaşayan bir kadının olumlu yöndeki değişimin kademe kademe aktarılması da oldukça hoştu.

*

yazarın iyi bir gözlemci, akıcı ve kolay anlaşılır bir üsluba sahip olduğu söylenebilir.

bana kalırsa güzel bir kitaptı, tavsiye ederim.

*

daha detaylı bilgi için :
canyayinlari.com/kitapdetay...
devamını gör...

aynı zamanda anlayış da gösterilmesi gereken kadındır.
devamını gör...

bu ne lan. yeter artık iğrençlikleriniz. adamın yaptığı şey iğrenç bir şey elbette. ama ondan daha iğrenci adamın yaptığı/yapmaya çalıştığı şeyi yanlış olarak görmemesi. adam yanlışı ve doğruyu ayırt edemiyorken biz bunla aynı dünyada nefes alıp veriyoruz.
devamını gör...

açık kaynak kodlu, front end yazımında işimizi fazlasıyla kolaylaştıran popüler bir framework'tür. güncel versiyonu bootstrap 5'tir. kullanabilmek için ilgili paketleri indirilip projeye entegre edilir. ek özellikler icin ilgili paket ayri entegre edilir mesela carousel yapısı için utilities pakedi yüklenir. yukardaki arkadaşın da yazdığı gibi bootstrap'in en büyük avantajı sağladığı grid yani ızgara sistemidir. sayfayı temelde satırlara ve 12 sütuna ayırır. bu 12'nin kaçlık dilimine hangi etiket yazılacak bunu siz belirlersiniz. div tag'lerinin içinde kullanılır.
<div class="row">
<div class="col-md-8">
<p> bu kısım 8 karelik alani kapsar </p>
</div>
<div class="col-md-4">
<p> bu kısım 4 karelik alan kapsayacak</p>
</div>
</div>
üstteki kodda tek satırda 8'lik ve 4'lük alan kapsayacak iki tane yazı bastık ekrana. bootstrap'in çok geniş icon seçenekleri de vardır 1400+'den fazla. göze hitap eden card yapısı, carousel, formlar, butonları da vardır. boşluk bırakmada boyut ayarlamada seçenekleri çoktur mesela yukarıdaki kodda md yazdık sm, lg gibi seçenekler de vardır boşluk için div'in class'ına m veya p ile baslayarak kaclık boşluk istediğinizi yazmanız yeterlidir. sitesinde güzel bir dokümantasyonu vardır. girip incelemenizi tavsiye ederim. özellikle front end'de onlarca css kodu yazmak istemiyorsanız bootstrap kurtarıcıdır. tabii ki temel bir yapısı vardır daha göze hitap eden orijinal front endler için paraya kıyıp css html yazacak front end developer'ı alacaksiniz işe. bootstrap'in temaları da vardır bunlar genellikle ücretlidir lakin birkac tane de ücretsizi vardır. kodu yazılmış siteye, bu tema giydirilir kolayca daha sonra siteniz daha user friendly ve göze hitap eden bir görünüme kavuşacaktır.
devamını gör...

cahilliktir. belki bunu hastalık olarak görmeyen olacaktır ama kesinlikle hastalıktır. hastalıklı beyinler çok fazla, yobazlıkla süslenmiş her hücresi. tıbbın belki çare bulamayacağı hastalıklardan biridir bu cahiliye bölümünün açılmasını gerektirmektedir.

-gerçekçi olursak eğer; kanser.
devamını gör...

bu dünyanın kurallarını bir bedel ödemeden çiğneyemezsin.

kuşatma ve fırtına, leigh bardugo
devamını gör...

isveççe bir sözcüktür. stresliyken ve gerginken neşelenmek, rahatlamak ve iyi hissetmek adına, kişinin sevdiği ve kişi için özel bir anlamı olan yere gitmesi anlamına gelmektedir.
devamını gör...

baş karakter hep biraz hastalıklı ve iç buhranlarını sonuna kadar hissettirir
hep bir vodka aşkı
ani bayılmalar
"arzularına yenik düşmüş aciz ve basit insanlar"
"hava nasıl soğuk!"
" .. dedi ve uzaklaştı genç adam .."
destan seklindeki ad soyad ile hitaplar
sarhoş babalar, çilekeş kadınlar ve sefalet
cepte kalan üç beş ruble
upuzun psikolojik tahliler vb.
devamını gör...

en lüzumsuz şeyleri aldıran kampanya.
(bkz: indirim)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim