yaşanan şehrin en güzel yanı
dunyanin en kalabalik sehirlerinden biri olmasina ragmen sabah kalktiginda pencerende kus sesleri duyuyor olmak.
devamını gör...
anın fotoğrafı
benim canım yavrum ne kadarda misafirperver.


annecim azcık sevebilir miyim? azcık öpüp koklayabilir miyim? minicik ısırabilir miyim? biraz yutsam azıcık küçücük lütfen.

ev kalabalık. bety ve casper ara ara görünüp genelde saklanıyorlar. kuşları görmediler bile. biraz tedirgin biraz meraklılar.
cokcok hep dibimizde. o da sevsin beni bu da sevsin beni modunda. ara ara kuşlara miyuvv atıyor. hayır annecim yemek değil o o kardeş diyorum. kabul ediyor gibi görünüyor ama yok inatla havayı kokluyor, koşturuyor belki bana verirler mi acaba diye hevesleniyor. ikna edeceğiz sanırım.


annecim azcık sevebilir miyim? azcık öpüp koklayabilir miyim? minicik ısırabilir miyim? biraz yutsam azıcık küçücük lütfen.

ev kalabalık. bety ve casper ara ara görünüp genelde saklanıyorlar. kuşları görmediler bile. biraz tedirgin biraz meraklılar.
cokcok hep dibimizde. o da sevsin beni bu da sevsin beni modunda. ara ara kuşlara miyuvv atıyor. hayır annecim yemek değil o o kardeş diyorum. kabul ediyor gibi görünüyor ama yok inatla havayı kokluyor, koşturuyor belki bana verirler mi acaba diye hevesleniyor. ikna edeceğiz sanırım.
devamını gör...
kendinden önce başkalarının menfaatini düşünen kişi
değeri bilinmez sadece üzüldüğünüz ile kalırsınız.
devamını gör...
şener şen replikleri
aganın pokunun ustune pok olur mu ?
tanım : kibar feyzo filminde geçen şener şen repliği:
tanım : kibar feyzo filminde geçen şener şen repliği:
devamını gör...
babaların garip huyları
uyurken tv izlediğini sanmak
- değiştirme kanalı
- e uyuyon
- uyumuyorum ben izliyorum (sırtı tv ye dönük, gözler kapalı, horlamaya yeni ara verilmiş)
- değiştirme kanalı
- e uyuyon
- uyumuyorum ben izliyorum (sırtı tv ye dönük, gözler kapalı, horlamaya yeni ara verilmiş)
devamını gör...
enflamasyon
yangı. vücudun hasara verdiği yanıt. bu yanıtın amacı hem hasarı ortadan kaldırmak hem de yanıt verirken oluşturduğu artıkları ortadan kaldırmaktır. yani yanıt verirken hasara sebep oluyor sonra da bunu onarmaya çalışıyor ama öyle zamanlar oluyor ki tabiri caizse kaş yapayım derken göz çıkarıyor. hipokrat enflamasyon için 'yanan şey' demiştir. damar sertliği,koah,alerji gibi hastalıklar direkt enflamatuar hastalık olarak geçer zaten. psikiyatrik hastalıklardan kansere birçok hastalıkla bağlantısı gösterilmiştir ve bu ilişkiler de birbirini alevlendirir.
devamını gör...
kişinin kendini en özgür hissettiği an
2 yaz öncesi, küçük bir beldede arkadaşlarımın işlettiği tatilevine kısa süreli yerleşmiştim. hiçbir sorumluluğum yoktu, telefonum kapalıydı. saatin hiçbir önemi yoktu. hayvanlarla ve böceklerle samimi olup, biraz yüzüp biraz yürümüş, acıkınca yemiş, uykum gelince uyumuştum. yattığım yerin, giydiğim kıyafetin, saçımın, yüzümün, gözümün hiçbir önemi yoktu. araba sesi, şehir gürültüsü, kalabalık hepsini unutmuştum. cırcır böcekleri senfoni orkestrasına eski şarkılar eşlik ediyordu, ne istersem yapabilirim gibi hissediyordum. bazen bunaldığımda gözümü kapatıp orada hissediyorum kendimi.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
(bkz: yoldaş getir götürümü yapıyor o derece)
bir de hepimizin nickname'i mavi olsaydı ya. bu birazcık üzüştü.
bir de hepimizin nickname'i mavi olsaydı ya. bu birazcık üzüştü.
devamını gör...
zakkum
devamını gör...
z kuşağı
haksız bir eleştiriye maruz kalmış nesildir. geçenlerde bir yazıda, yakın zamanda bulunan bir çin tabletinde, gelecek nesilden umutsuzuz şeklinde bir yazının bulunduğunu okumuştum. her kuşak kendinden bir öncekini beğenmemekte, bir sonrakini de anlamamakta kanaatimce. eğer benzer özelliklerimiz olsaydı zaten farklı kuşaklar olarak nitelendirilmeyecektik.
eksikleri olduğu su götürmez bir gerçek ama unutmayın beyin gelişimi 20 yaşına dek devam eder ve bu sancılı bir süreçtir. hala arayış içinde olan bireyleri yaftalamadan önce bir beklemek ve olmalarına izin vermek gerek diye düşünüyorum. beğenmediğimiz noktalarda da yol göstermeli, örnek olmalı ve de sabretmeliyiz. beyinle ilgili yazılmış bir paragrafı da merak edeni için aşağıya alıntılıyorum.
yaş aldıkça beyin gelişimi nasıl olur?
10 yaşından sonra beyin gelişimi daha çok kimlik, benlik ve özbilinç kavramları üzerine olur. beyinde yeni oluşan bağlantılar aynı zamanda dürtü kontrolü üzerine de gelişir ve bu 20 li yaşlara kadar devam eder. bu dönemde beyin risk almayı sever. yapılan davranışlara nasıl tepkiler alabileceğini öğrenir. bir aracı hızlı sürme, yalan söyleme ya da cinsel içerikli mesajlar yazma bu dönemde fazlaca görülür. sigorta şirketlerinin genç yaştaki sürücülerden daha fazla para talep etmesi ya da hukuki süreçlerdeki 18 yaş kuralının temelleri aslında beyin gelişiminde yatmaktadır. bu noktada anne ve babalar için de önemli bir mesaj geliyor aslında. ergenlik çağında nasıl birisi olduğumuz, basitçe bir seçim ya da tavrın değil, yoğun ve kaçınılmaz bir beyin değişim döneminin sonucudur.
eksikleri olduğu su götürmez bir gerçek ama unutmayın beyin gelişimi 20 yaşına dek devam eder ve bu sancılı bir süreçtir. hala arayış içinde olan bireyleri yaftalamadan önce bir beklemek ve olmalarına izin vermek gerek diye düşünüyorum. beğenmediğimiz noktalarda da yol göstermeli, örnek olmalı ve de sabretmeliyiz. beyinle ilgili yazılmış bir paragrafı da merak edeni için aşağıya alıntılıyorum.
yaş aldıkça beyin gelişimi nasıl olur?
10 yaşından sonra beyin gelişimi daha çok kimlik, benlik ve özbilinç kavramları üzerine olur. beyinde yeni oluşan bağlantılar aynı zamanda dürtü kontrolü üzerine de gelişir ve bu 20 li yaşlara kadar devam eder. bu dönemde beyin risk almayı sever. yapılan davranışlara nasıl tepkiler alabileceğini öğrenir. bir aracı hızlı sürme, yalan söyleme ya da cinsel içerikli mesajlar yazma bu dönemde fazlaca görülür. sigorta şirketlerinin genç yaştaki sürücülerden daha fazla para talep etmesi ya da hukuki süreçlerdeki 18 yaş kuralının temelleri aslında beyin gelişiminde yatmaktadır. bu noktada anne ve babalar için de önemli bir mesaj geliyor aslında. ergenlik çağında nasıl birisi olduğumuz, basitçe bir seçim ya da tavrın değil, yoğun ve kaçınılmaz bir beyin değişim döneminin sonucudur.
devamını gör...
ilk buluşmada su içen kadın
cep dostu kızdır.
devamını gör...
futbol toplumların afyonudur
marx'ın ''din toplumların afyonudur'' sözünde olduğu gibi eksiklik ihtiva eden bir önerme. zira çokları tarafından marx'ın sözünün önü arkası kesilir ve anlatılmak istenilen sekteye uğratılır. din temel olarak kitlelerin afyonu olarak değerlendirilemez.
ne zaman kitlelerin afyonu haline gelir ?
egemen yapı, kendi siyasi ve toplumsal dizayn sürecinde dini kullanmaya başladığı andan itibaren kırmızı çizgi geçilmiş olur. o ana kadar din kişisel bir özgürlük alanıdır. insanların kendi özelidir. siz bunu yeni bir siyasal yapının inşası için kullanmaya başladığınızda ve hayatın her alanına zerk etmeye çalıştığınızda mesele değişir ve işler karışır.
futbol da böyledir. temel olarak insanların kişisel eğlence alanlarından birisidir. siz futbolu da kendi egemen yapınızı kuvvetlendirmek için kullanmaya başladığınızda, o da afyon haline gelir. yukarıdaki iletilerden birinde arkadaşımız değinmiş. salazar ve franco dönemleri bunun için en güzel örnektir.
lakin mevzu salt bu dönemlerle sınırlı değil ki. futbolun doğuşunda ve gelişmesinde pek çok farklı hikaye karşınıza çıkar. misal liman işçilerinin kendilerini ifade etmek ve egemen sınıfa karşı bende buradayım demek için kurduğu liverpool'un doğuş hikayesini nereye koyacağız ?
veyahut ''kızıl kıttiler'' lakabı ile anılıp, faşistlerle mücadele eden, ciddi bedeller ödeyen, bu uğurda ölen, işkenceler gören roma taraftarını bu mevzunun neresine oturtacağız ?
ya da, franco yönetimi ile açıktan açığa papaz olan athletic bilbao camiası ne olacak ?
brezilya'daki faşist yönetime karşı “savunmacılara çalım atmak diktatörlere çalım atmaktan daha kolay… siz zoru başaracak, brezilya’ya demokrasi şampiyonluğunu getireceksiniz.” diyen dr.sokrates ne olacak ? ya metin kurt ?
futbol bunun gibi binlerce hikayeyi içerisinde barındırır. gün gelmiştir, isyanın ve direnişin sesi olmuştur. futbolu tek taraflı bir bakış açısı ile değerlendirir ve hikayenin bu kısmını görmezden gelirseniz doğru analiz yapamazsınız.
evet başlıkta söylendiği gibi bugün özellikle az gelişmiş ülkelerde futbol, toplumu derin bir uyuşukluğa ve tepkisizliğe sevk etmek için kullanılıyor. ama futbolu ve kulüplerin tarihini bilenler şunu da iyi bilir ''futbol sadece futbol değildir''. ve tribünler ne zaman meşaleleri yakar kimse bunu kestiremez.
bu sebeple başlıktaki genellemeye katılmam mümkün değil. zira futbolun sadece kendi yarı sahasına bakan dilimine değinilmiş. oysa bu oyunun bir de diğer yarı sahası var.
özetle şunu söylemek isterim ki; futbol maçları izleyenleri hor görebilirsiniz, daha düşük zekalı insanlar olarak değerlendirebilirsiniz, koyun sürüsü olarak niteleyebilirsiniz. bu size haz verebilir. kendinizi daha gelişmiş bireyler olarak görüp egonuzu okşayabilirsiniz. * lakin kazın ayağı asla öyle değil. futbolu bir topun peşinde 22 adam koşuyor diye değerlendirdiğinizde baltayı taşa vurmuş olursunuz.
son olarak peşinen şu şerhi de koyayım; sözlerim burada düşüncelerini ifade eden arkadaşların hiç birisine yönelik değildir. mevzuya dair düşüncelerimi yazmak istedim. kimsenin kırılmasını üzülmesini istemem.
ne zaman kitlelerin afyonu haline gelir ?
egemen yapı, kendi siyasi ve toplumsal dizayn sürecinde dini kullanmaya başladığı andan itibaren kırmızı çizgi geçilmiş olur. o ana kadar din kişisel bir özgürlük alanıdır. insanların kendi özelidir. siz bunu yeni bir siyasal yapının inşası için kullanmaya başladığınızda ve hayatın her alanına zerk etmeye çalıştığınızda mesele değişir ve işler karışır.
futbol da böyledir. temel olarak insanların kişisel eğlence alanlarından birisidir. siz futbolu da kendi egemen yapınızı kuvvetlendirmek için kullanmaya başladığınızda, o da afyon haline gelir. yukarıdaki iletilerden birinde arkadaşımız değinmiş. salazar ve franco dönemleri bunun için en güzel örnektir.
lakin mevzu salt bu dönemlerle sınırlı değil ki. futbolun doğuşunda ve gelişmesinde pek çok farklı hikaye karşınıza çıkar. misal liman işçilerinin kendilerini ifade etmek ve egemen sınıfa karşı bende buradayım demek için kurduğu liverpool'un doğuş hikayesini nereye koyacağız ?
veyahut ''kızıl kıttiler'' lakabı ile anılıp, faşistlerle mücadele eden, ciddi bedeller ödeyen, bu uğurda ölen, işkenceler gören roma taraftarını bu mevzunun neresine oturtacağız ?
ya da, franco yönetimi ile açıktan açığa papaz olan athletic bilbao camiası ne olacak ?
brezilya'daki faşist yönetime karşı “savunmacılara çalım atmak diktatörlere çalım atmaktan daha kolay… siz zoru başaracak, brezilya’ya demokrasi şampiyonluğunu getireceksiniz.” diyen dr.sokrates ne olacak ? ya metin kurt ?
futbol bunun gibi binlerce hikayeyi içerisinde barındırır. gün gelmiştir, isyanın ve direnişin sesi olmuştur. futbolu tek taraflı bir bakış açısı ile değerlendirir ve hikayenin bu kısmını görmezden gelirseniz doğru analiz yapamazsınız.
evet başlıkta söylendiği gibi bugün özellikle az gelişmiş ülkelerde futbol, toplumu derin bir uyuşukluğa ve tepkisizliğe sevk etmek için kullanılıyor. ama futbolu ve kulüplerin tarihini bilenler şunu da iyi bilir ''futbol sadece futbol değildir''. ve tribünler ne zaman meşaleleri yakar kimse bunu kestiremez.
bu sebeple başlıktaki genellemeye katılmam mümkün değil. zira futbolun sadece kendi yarı sahasına bakan dilimine değinilmiş. oysa bu oyunun bir de diğer yarı sahası var.
özetle şunu söylemek isterim ki; futbol maçları izleyenleri hor görebilirsiniz, daha düşük zekalı insanlar olarak değerlendirebilirsiniz, koyun sürüsü olarak niteleyebilirsiniz. bu size haz verebilir. kendinizi daha gelişmiş bireyler olarak görüp egonuzu okşayabilirsiniz. * lakin kazın ayağı asla öyle değil. futbolu bir topun peşinde 22 adam koşuyor diye değerlendirdiğinizde baltayı taşa vurmuş olursunuz.
son olarak peşinen şu şerhi de koyayım; sözlerim burada düşüncelerini ifade eden arkadaşların hiç birisine yönelik değildir. mevzuya dair düşüncelerimi yazmak istedim. kimsenin kırılmasını üzülmesini istemem.
devamını gör...
dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
sefiller = fakir ama gururlu.
devamını gör...
deniz gezmiş
25 yaşında kendini vatan uğruna gözünü bile kırpmadan feda etmiş yiğit devrimcidir. kendisinin de söylediği gibi vatan, onu parsel parsel satanların değil, uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır.
devamını gör...
çilli hatun
gayet tatlı olan hatun. veya kadın. kızıl saçlı ise bir başka oluyor, enfes bir çekicilik kattığını söylemek yanlış olmaz.
devamını gör...
oje bağımlılığı
hayatımdaki ikinci bağımlılığım. genel bağımlılığın yanında, bir de renklere ayrı ayrı bağımlılığım oluyor. mesela iki gündür, flormar'ın dovetail rengine düştüm. sapık gibi ellerime bakıp duruyorum. yeni bir renk bağımlılığına kadar favori budur.
edit: #1026700 derdin ne arkadaşım? baya ana bacı sövülmüş gibi hissediyorum şu an.
edit: #1026700 derdin ne arkadaşım? baya ana bacı sövülmüş gibi hissediyorum şu an.
devamını gör...
kur'an incil ve tevrat'ın sümer'deki kökeni
örnek olarak:
sümer destanı olan gılgamış destanında nuh tufanı olayı geçer.
gılgamış destanı milattan önce 2100'lü yıllarda yazılmıştır.
sonuç olarak nuh tufanı olayı gılgamış destanında kutsal kitaplar inmeden önce yazılmıştır.
bu durumda kutsal kitapların gökten inme olmayabileceğini sorgulatan bir bağlantıdır.
edit: bu tanımı girdiğim günden bugüne düşüncelerim değişti bu konu hakkında. farklı coğrafyalardan benzer metinlerin çıkması hepsinin tek bir hakikatten geldiğini gösterir.
(bkz: gılgamış destanı)
sümer destanı olan gılgamış destanında nuh tufanı olayı geçer.
gılgamış destanı milattan önce 2100'lü yıllarda yazılmıştır.
sonuç olarak nuh tufanı olayı gılgamış destanında kutsal kitaplar inmeden önce yazılmıştır.
bu durumda kutsal kitapların gökten inme olmayabileceğini sorgulatan bir bağlantıdır.
edit: bu tanımı girdiğim günden bugüne düşüncelerim değişti bu konu hakkında. farklı coğrafyalardan benzer metinlerin çıkması hepsinin tek bir hakikatten geldiğini gösterir.
(bkz: gılgamış destanı)
devamını gör...
takipçilerle buluşma düzenlemek
takipçi sayım kadar liram bile yok.
devamını gör...
erken kalkacağını bile bile uyumamak
yarın vermem gereken tahlillerin sonuçlarından tırstığım için yaptığımdır.
edit: temiz çıktı tahliller. şimdi sıra diğerlerinde. swh
edit: temiz çıktı tahliller. şimdi sıra diğerlerinde. swh
devamını gör...
