merhabalar sevgili portakallar,
perşembe günü yapacağımız neşeli şarkılar konseptli yayınımız için son gün duyurusu yapmaya geldim!
bildiğiniz üzere yarın ses kaydı göndermemiz için son gün, son güne bırakılan anonslarda istenen şarkıların birbiriyle çakışma ihtimali fazla olduğu için anons göndermeden önce istenip istenmediğini sormanızı önemle rica ediyorum.
haftanın yıldızlarını yazacağım yeni tanımımızda tekrar görüşmek üzere, şimdilik mutlu ve sevgiyle kalınız.*
devamını gör...

burada aklı başında olan beş on kişiden biri.
devamını gör...

çalan şarkılara bayıldım. uzun vadede kimilerinin kariyer yolu dahi olabilir. tebrik ediyorum ve umut dolu bir heyecan yaşıyorum.
devamını gör...

“sınav haftası yaklaşıyor ya kimseyle görüşemiyorum”
çok çalışıyormuş gibi bir de bunu yazmışım. evet canım, gün içerisinde hiçbir şey yapmamakla meşgulüm ben.
devamını gör...

1853 küba'da doğan jose marti, xlx. yüzyıl latin amerikasında sömürgeciliğe karşı savaşın öncülerinden ve dünyanın ilk antiemperyalist savaşçılarındandır. küba bağımsızlık mücadelesinin öncülerinden jose marti, şair ve yazar, siyasetςi, devrimci, gazeteci, edebiyat profesörüydü.

“işte bütün kıtada egemenliği elde etmek isteyen yırtıcı canavar. düşünü gerçekleştirmeye başlıyor avrupa'yla yarışma ve dünyada başlıca güç olma arzusu yönetiyor onu. sanayisinin sürüm bulmayan ve gelişen ürünleri için tek bir zorlayıcı pazarın kurulmasını, gelecekteki egemenliğinin güvencesi olarak görüyor bir an önce gemlemek gerek bu canavarı. gerçeği cesaretle söyleyerek ve ortak düşmana karşı bir an önce örgütlenerek. “

"çürük ve sallantılı çağdaş eğitim sistemini tümden değiştirmek gerekir. i1k eğitim, temelde pratik olmadıkça halklar için gerçek ilerleme, insanlar için mutluluk olamaz. çocuğa onu besleyen yeryüzünün güçlerini kullanmayı öğretmek gerekir."

“şiirin yasal anası duygudur. duygusuz insan bir dize mimarı ya da görüntücü olabilir, ama şair olamaz.siyasa ya da sosyolojiyi dizeleştiren değil; yüreğin fışkırdığı ışıkları ve kokuları bir savaş tamburu gibi korkusuzca çalan, evreni zafer inancına çağıran kişidir şair.”

1895 yılında ispanyol sömürgecilerine karşı küba'nın kurtuluş savaşını yönetirken savaş alanında öldürüldüğünde 42 yaşındaydı. fidel castro ve arkadaşlarının önderliğinde küba halkının gerçekleştirdiği devrim, hiç kuşkusuz, jose marti'nin ülkülerinin ve eyleminin bir başka aşamada gerçekleşmesidir.

kalbini, kalemini, aklını, tüm varlığını ülkesinin bağımsızlığına adamış bir anti emperyalist savaşçıdır.


aynı yalınlıkla ölmek isterim
kırda bir çiçek gibi, sakin, gösterişsiz.
mum yerine yıldızlar parlasın üstümde
yeryüzü uzansın altımda sessiz.

ben aydınlık ve özgürlük delisiyim
varsın hainleri gizlesinler soğuk bir taş altında
dürüstçe yaşadım ben, karşılığında
yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim.


(bkz: guantanamera)

kaynak
devamını gör...

sorumluluklar.
devamını gör...

unuttuklarınızı ekleyeyim.
gayet fiziği güzel olabilirler.
bakımlı olabilirler.
saçları doğal olabilir.
fıstık gibi olabilirler.
duşlarını alıp güzel kokular sürebilirler.
regl olmanın başarı ya da başarısızlık değil doğal bir döngü olduğunu bilebilirler.
toplumda çok güzel yerlerde olabilirler.
saatlerce sohbet edilecek kişiler olabilirler.

asıl önemli olan ne biliyor musunuz? ayrışmamak...
bizi yıllarca kürt, türk, alevi, sünni diye birbirimize kırdırmadılar mı?
şimdi modernleştik feminist, bilmem ne partili, bilmem ne takımlı, açık, kapalı diye devam ediyoruz...
yapmayın. biz biziz...
feministler feminist kalsın, ama femibizme karşı olanlardan nefret etmesin.
feminist olmayan da feminist böyle saydırmasın.
açık saçını, kapalı şalını düzeltsin. ne saçtan ne şaldan rahatsız olmasın kimse.
ezcümle, hayat birilerini kafaya takacak kadar, birilerine hakaret edip kalp kıracak kadar kısa değil... yaşayalım bu hayatı... hep birlikte...
devamını gör...

temelsiz, boş bir soldur.
vatanı sevmenin sağı solu olmaz.
bunu bilmeyenler marx okuyup, 6 mayıs'ı bilip, kızıldereyi haritada gösterebilip, yaz-kış yeşil parke giyip, "che de doktordu biliyor musun?" diyince solcu oldum zannediyor.

ha tabi birde olmazsa olmazı felsefenin temel ve başlangıç ilkelerini okuyup ben materyalistim diyip,grup yorum dinleyeceksin. konuşurken de açılım, özeleştiri vb. jargonlar kullanacaksın. sevgiline de ali asker'den "eylem güzeli" şarkısını ısmarlayacaksın. yoksa solcu sayılmazsın.
devamını gör...

bir hitap seklidir. bazi anne babalar cocuguna “yavrum” diye hitap ederken, bazi insanlar bazi insanlara sevgi gosterimleri olarak da “yavrum” derler.
“yavru” kelimesi argo olarak kullanildiginda “guzel, alimli genc kiz” anlaminda da kullaniliyormus, * o zaman “yavrum” demek de bir argo ve “guzelim” anlaminda kullaniliyor olabilir diye dusunuyorum.
devamını gör...

türk sinema tarihinin en efsane senarist ve yönetmenlerinden biridir.

şener şen özellikle son zamanlar da sadece onunla çalışıyor.

5-6 yılda bir senaryo yazıyor ama filmi ses getiriyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



asıl adı j'accuse olan emile zola eseridir.

bu eser aslında bir mektuptur. dönemin başkanına yazılmıştır bir uyarı niteliğindedir. tarihte çok önemli bir yere sahiptir.

yazar dreyfus olayıyla ilgili söylemlerini dile getirir ve bir gazetede yayınlanır. yayınlanan gazete l'aurore gazetesidir ve tarihler 13 ocak 1898 i gösterir.

mektup üçüncü fransız cumhurbaşkanı félix faure ithafen yazılmıştır ve açık mektuptur.

daha sonra kitap haline getirilmiştir. mektupta dreyfus olayının gelişmelerini anlatır. toplumda bulunan yozlaşmayı, adaletsizliği, hak ve hukuk kavramının rezil bir halde olduğunu söyler. sık sık cumhurbaşkanı faureyi uyarır. bu olay sizin döneminizde yaşandığı için hep üzerinizde leke olarak kalacak der. mektup sık sık yahudi karşıtlığını eleştirir ve dreyfusu haklamaya çalışır.

dreyfusun haksız yere hüküm giydiğini savunan zola dönemin insanlarına korkusuz olmayı öğretmiştir. o dönemden sonra yazarlar ve insanlar korkmadan söylemlerini dile getirmiştir. toplum ikiye bölünmüştür. dreyfus karşıtları ve dreyfus savunucuları oluşmuştur.
dreyfus karşıtları emile zolaya kin ve nefret kusmuştur hatta yazar ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır.

benim okuduğum kitap can yayınları tarafından basılmış çevirisini tahsin yücel yapmış.

çeviriyi çok beğendim çünkü tahsin yücel olayın öncesini ve sonrasını kitaba eklemiş çok güzel şekilde okuyucuya aktarmış. çok hoşuma gitti. önce olayın öncesini ve sonra olayın sonrasını görüyoruz olaya hakim oluyoruz.

kısa ve okunması gereken bir eser. tavsiye ederim. bir insan olarak cesur yazar emile zolaya teşekkür ederim.
devamını gör...

ısırma, ısırma, ısırma.. allah kahretmesin emi. nasıl insan içine çıkacağız şimdi.
devamını gör...

türk pop müziğinin altın yılları. televizyonda klibi oynayan her şarkıcı şimdinin deyimiyle birer yıldıza dönüşüyor. bu kliplerdeki hareketler birer akım haline geliyor. albümler milyonlarca satışlara imza atıyor. sanatçıların hem sokakta yürüyemediği, hem de ulaşılmaz olduğu dönemler.
devamını gör...

büyük deha charlie chaplin'in sesli olan efsanevi filmi. film sadece nazi almanyası'nı değil halkın tutumunu yahudilerin olaylar karşısında sessiz kalışını ve bazı şirketlerin hitler almanyası ile işbirliği yapışını da eleştirir. bazı sahneleri var ki ömür boyu unutacağımı sanmıyorum.

"nefret geçer, diktatörler ölür. halktan aldıkları iktidar, halka geri döner. insanlar ölür, hürriyet ölmez."



o efsanevi konuşması:
devamını gör...

birbirimizle iletişim kurmamayı tercih ediyoruz.*
devamını gör...

füzyon ya da termonükleer bomba da denilen bir nükleer bomba türü. atomların füzyonunu hafif çekirdeklerin birleşerek, daha ağır bir çekirdek oluşturması sırasında ortaya çıkan bir miktar enerjinin denetim altına alınması anlamına gelmektedir. bu bombalarda açığa çıkan enerji, atom bombalarına oranla daha fazladır. hidrojen bombasının ilk denemesini, amerika birleşik devletleri 31 ekim 1952'de sovyetler birliği ise 12 ağustos 1959'da gerçekleştirmişlerdir. sonradan ingiltere, fransa ve çin halk cumhuriyeti de füzyon bombaları yapmışlardır.

bununla beraber gerek diplomatik teşebbüsler, gerekse taraflar arasında varılan anlaşmalar bakımından söz konusu olan nispi "açıklığı" fazla da abartmamak gerekir. gerçekten günümüzde açıklıktan uzak bir diplomatik faaliyetten söz etmek mümkündür. kaldı ki, teorik düzeyde de diplomatik faaliyetlerin açık veya kapalı olmasının fayda ve sakıncaları tartışma konusudur. bazılarına göre kapalı diplomasi, zarar alıcıların kapalı kapılar ardından geniş kitlelerin aleyhine bazı kurallar alabilmelerini mümkün kılan ve demokrasinin özüne aykırı bir nitelik taşımaktadır. bazılarına göre, ise gerektiğinde uygulandığı takdirde kritik sorunların ele alınışında, genellikle hisleri ile hareket eden ve kolayca yönlendirilebilen geniş halk kitlelerinin etkisini azaltarak, sorunun çözümü için gerekli teknik bilgi ve deneyime sahip uzmanlara daha fazla inisiyatif tanıması dolayısı ile gerekli bir diplomasi biçimidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kadının, ölen eşinin kardeşi ile evlenmesidir. bu evliliklere aile büyükleri kadının mağdur olmasının önüne geçmek için karar verir. doğu vilayetlerinde bu evlilik türünün görülmesinin sebeplerinden birisi ise; namusun kirletilmesini önlemektir.

yahudilik'te ise bir ibadet olma özelliği taşımaktadır. çocuğu olmadan eşi ölen kadın, eşinin kardeşi ile evlendirilmek suretiyle eşinin adını taşıyacak bir çocuk doğurması beklenir.. tevrat’ta bilinen ilk levirat örneği, yakub peygamber’in oğlu yahuda’nın gelini tamar’ın evliliğidir.
devamını gör...

kırgın yazardır, bir kişi bile olsa, gelsin yazsın ister. bir daha başlık açmayacaktır. üzmüştür.
devamını gör...

"ah, kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya"
g.a.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim