kafa açan kesitler kadınlar günü özel
öncelikle dikkat çekmesi adına bu platforma dahil ettiğiniz için gerçekten teşekkür ederim kendi adıma. ciddi anlamda sorun olan şeylere önem verilmiş bu kısa videoda. bu sene ya da bugünden sonra bi şeyler değişir ; daha fazla kadın cinayeti,istismarı ya da vahşet haberi duymayız diye umut ediyorum her şeye rağmen.
devamını gör...
değeri bilinmeyen anlar
gençlik yıllarımız.
devamını gör...
barnum etkisi
forer etkisi adıyla da bilinen, insanların hemen hemen her insana uyacak şekilde yapılan genel yorumları, kendileirne özgü şekilde algılaması ve bunlara yüksek puan verme eğilimi.
1948 yılında psikolog bertram forer öğrencileri için bir test hazırlar. bir kağıda bazı şeyler yazarak onlara dağıtır ve hepsinden, bu yazıların kendilerine ne kadar uyduğuna bakarak yazıyı puanlamalarını ister. yazı şudur:
--- alıntı ---
"başkalarının sizi beğenmesine, size hayran olmasına ihtiyaç duyuyorsunuz, ama aynı zamanda kendinize karşı eleştirel olmaya da eğilimlisiniz. kişiliğinizin bazı zayıf yönleri var ama genelde bunları telafi etmeyi başarıyorsunuz. kendi yararınıza çevirebileceğiniz halde kullanmadığınız önemli bir kapasiteye sahipsiniz. dışarıdan disiplinli ve öz güvenli görünürken, içten içe kaygılı ve güvensizsiniz. bazen doğru kararı verip vermediğiniz ya da doğru şeyi yapıp yapmadığınız konusunda kafanızda ciddi şüpheler uyanıyor. belli bir miktarda değişiklik ve farklılığı tercih ediyorsunuz; kısıtlamaların, sınırlandırmaların içinde kalmak sizi mutsuz ediyor. bağımsız bir düşünür olmakla gurur duyuyorsunuz ve başkalarının iddialarını tatmin edici kanıt olmadan kabul etmiyorsunuz. ama kendinizi başkalarına açarken çok açık, çok içten olmayı akıllıca bulmuyorsunuz. bazı zamanlar dışa dönük, sokulgan ve sosyalsiniz; bazı zamanlarsa içe dönük, sakıngan bir kapalı kutu oluyorsunuz. bazı çok gerçek dışı arzularınız var."
--- alıntı ---
puanlama 5 üzerinden yapılır ve sınıf ortalaması 4,26 çıkar. öğrencilerin çoğu bu anlatılanların kendisini tarif ettiğini düşünmüştür çünkü. oysa öğrencilere özel olarak ayrı ayrı değil 1 tane olarak yazılan ve dağıtılan bu metin, bir astroloji metninden alınmıştır. özellikle astroloji alanında sonradan benzer çalışmalar da yapılmış ve insanların bu tür şeylere inanma ve bunları kendilerine özel zannetme eğiliminde olduğu gösterilmiştir.
1948 yılında psikolog bertram forer öğrencileri için bir test hazırlar. bir kağıda bazı şeyler yazarak onlara dağıtır ve hepsinden, bu yazıların kendilerine ne kadar uyduğuna bakarak yazıyı puanlamalarını ister. yazı şudur:
--- alıntı ---
"başkalarının sizi beğenmesine, size hayran olmasına ihtiyaç duyuyorsunuz, ama aynı zamanda kendinize karşı eleştirel olmaya da eğilimlisiniz. kişiliğinizin bazı zayıf yönleri var ama genelde bunları telafi etmeyi başarıyorsunuz. kendi yararınıza çevirebileceğiniz halde kullanmadığınız önemli bir kapasiteye sahipsiniz. dışarıdan disiplinli ve öz güvenli görünürken, içten içe kaygılı ve güvensizsiniz. bazen doğru kararı verip vermediğiniz ya da doğru şeyi yapıp yapmadığınız konusunda kafanızda ciddi şüpheler uyanıyor. belli bir miktarda değişiklik ve farklılığı tercih ediyorsunuz; kısıtlamaların, sınırlandırmaların içinde kalmak sizi mutsuz ediyor. bağımsız bir düşünür olmakla gurur duyuyorsunuz ve başkalarının iddialarını tatmin edici kanıt olmadan kabul etmiyorsunuz. ama kendinizi başkalarına açarken çok açık, çok içten olmayı akıllıca bulmuyorsunuz. bazı zamanlar dışa dönük, sokulgan ve sosyalsiniz; bazı zamanlarsa içe dönük, sakıngan bir kapalı kutu oluyorsunuz. bazı çok gerçek dışı arzularınız var."
--- alıntı ---
puanlama 5 üzerinden yapılır ve sınıf ortalaması 4,26 çıkar. öğrencilerin çoğu bu anlatılanların kendisini tarif ettiğini düşünmüştür çünkü. oysa öğrencilere özel olarak ayrı ayrı değil 1 tane olarak yazılan ve dağıtılan bu metin, bir astroloji metninden alınmıştır. özellikle astroloji alanında sonradan benzer çalışmalar da yapılmış ve insanların bu tür şeylere inanma ve bunları kendilerine özel zannetme eğiliminde olduğu gösterilmiştir.
devamını gör...
yazarların hayat felsefesi
buralardan gittiğimde arkamdan iyi bir iz olması.
kim gibi mi ? aradan kaç yıl geçmemesine rağmen iyi hatırladığımız arşimet , newton , galileo gibi .
kim gibi mi ? aradan kaç yıl geçmemesine rağmen iyi hatırladığımız arşimet , newton , galileo gibi .
devamını gör...
ana
(bkz: ana)
maksim gorki romanda devrim öncesi kitlelerin uyanışını ve aydınlanma sürecini işler. kitabın en etkileyici karakteri pavelin annesi pelageyadır. pelageya halkın içinden ve eğitimsiz biridir. çara ve kiliseye son derece bağlıdır. hatta oğluna zarar geleceğini düşünerek çoğu zaman onu vazgeçirmeye ve engel olmaya çalışır. kitabın bence en vurucu kısmı pelageya ananın bu süreçte oğlu ve arkadaşlarından etkilenerek sürekli kendini geliştirmesi ve yaşadığı değişim sürecidir. ilgi kültür sanat ve oda yayınevlerinin çevirileri bende mevcut. iki çeviri de birbirinden kötü. aşağıya pavel ve annesi arasında geçen kısa bir konuşmayı bırakıyorum.
- yasak kitaplar okuyorum anne. devletimiz bu kitapların okunmasını yasakladı çünkü bu kitaplarda, halkın gerçekleri yazıyor. halk eğer bu gerçeklerin farkına varırsa devlet, onu idare edemez. bu kitaplar gizli gizli basılır. eğer bende bu kitapların olduğunu bilseler, hemen hapse tıkarlar. yani kendi gerçeğini öğrenmek isteyen birini hapse atarlar anne, anladın mı?
korku dolu gözlerle oğlunu dinleyen anne, zor nefes alır gibiydi. onun halindeki yabancılaşmayı sezdiği için korkusu iki katına çıkmıştı. pavelin sesindeki kararlılık ve ciddiyet karşısında bir hamle daha yapmak istedi :
- bunları neden okuyorsun oğlum?
pavel başını kaldırdı, ince bıyıklarını parmaklarının arasına aldı ve annesine baktıktan sonra yine aynı tonla cevap verdi:
- gerçeği öğrenmek için...
pavel bunları yavaş yavaş söylemişti. bayan pelageya, oğlunun kalbine giren şey her ne ise -o, buna o kadar inanmıştı ki- söküp atmanın kolay olmadığını sezmişti. yaşadıklarını gözünün önüne getirdi ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
pavel annesinin bu haline yine sakin bir edayla karşılık verdi ve onu yanına çekti:
- ağlama anne. düşünsene, bu yaşadığımız hayata, hayat mı denir? kırk yaşındasın ve bugüne kadar doğru dürüst yüzün gülmedi. hep acı çektin. babamı düşün anne. çaresizlikten ve acizlikten her gün döverdi seni. onu daha iyi anlıyorum çünkü hiçbir şey yapamamanın verdiği sıkıntıyla böyle davranıyordu. otuz yıl çalıştığı fabrika bir zamanlar sadece iki tane binaydı. şimdi koskocaman bir şehir oldu. fabrikalar, insanlar çalıştıkça gelişir ve çoğalır ama insanlar çalıştıkça ölürler... sy 16
maksim gorki romanda devrim öncesi kitlelerin uyanışını ve aydınlanma sürecini işler. kitabın en etkileyici karakteri pavelin annesi pelageyadır. pelageya halkın içinden ve eğitimsiz biridir. çara ve kiliseye son derece bağlıdır. hatta oğluna zarar geleceğini düşünerek çoğu zaman onu vazgeçirmeye ve engel olmaya çalışır. kitabın bence en vurucu kısmı pelageya ananın bu süreçte oğlu ve arkadaşlarından etkilenerek sürekli kendini geliştirmesi ve yaşadığı değişim sürecidir. ilgi kültür sanat ve oda yayınevlerinin çevirileri bende mevcut. iki çeviri de birbirinden kötü. aşağıya pavel ve annesi arasında geçen kısa bir konuşmayı bırakıyorum.
- yasak kitaplar okuyorum anne. devletimiz bu kitapların okunmasını yasakladı çünkü bu kitaplarda, halkın gerçekleri yazıyor. halk eğer bu gerçeklerin farkına varırsa devlet, onu idare edemez. bu kitaplar gizli gizli basılır. eğer bende bu kitapların olduğunu bilseler, hemen hapse tıkarlar. yani kendi gerçeğini öğrenmek isteyen birini hapse atarlar anne, anladın mı?
korku dolu gözlerle oğlunu dinleyen anne, zor nefes alır gibiydi. onun halindeki yabancılaşmayı sezdiği için korkusu iki katına çıkmıştı. pavelin sesindeki kararlılık ve ciddiyet karşısında bir hamle daha yapmak istedi :
- bunları neden okuyorsun oğlum?
pavel başını kaldırdı, ince bıyıklarını parmaklarının arasına aldı ve annesine baktıktan sonra yine aynı tonla cevap verdi:
- gerçeği öğrenmek için...
pavel bunları yavaş yavaş söylemişti. bayan pelageya, oğlunun kalbine giren şey her ne ise -o, buna o kadar inanmıştı ki- söküp atmanın kolay olmadığını sezmişti. yaşadıklarını gözünün önüne getirdi ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
pavel annesinin bu haline yine sakin bir edayla karşılık verdi ve onu yanına çekti:
- ağlama anne. düşünsene, bu yaşadığımız hayata, hayat mı denir? kırk yaşındasın ve bugüne kadar doğru dürüst yüzün gülmedi. hep acı çektin. babamı düşün anne. çaresizlikten ve acizlikten her gün döverdi seni. onu daha iyi anlıyorum çünkü hiçbir şey yapamamanın verdiği sıkıntıyla böyle davranıyordu. otuz yıl çalıştığı fabrika bir zamanlar sadece iki tane binaydı. şimdi koskocaman bir şehir oldu. fabrikalar, insanlar çalıştıkça gelişir ve çoğalır ama insanlar çalıştıkça ölürler... sy 16
devamını gör...
çok şey yapmak isteyip hiçbir şey yapamamak
çok şey yapamayabilirsin belki ama hala bir şeyler yapabilirsin. o bir şeyler birikir zamanla ve çok şey oluverir. bir şeyde iyi olmak için ona zamanını ve emeğini vermek gerekiyor. her şeyde yarım olmaktansa bir şeyde tam olmak daha makul olabiliyor.
devamını gör...
hollywood undead
nefis şarkıları olan bir amerikan müzik grubu. rap- rock arası bir tarzları vardır. her albümlerinden önce albüm içerisinde yer alan şarkıları belirli bir süre ara ile single olarak çıkmakta ve albümün adeta reklamı yapılmaktadır.
grup üyeleri, aralarında sabıkası olan, ailesi ile gezdiği zaman yaptıkları müzik nedeni ile rahatsız edilmek istemeyen ve gerçekten çirkin olduklarını düşünen insanlardan oluştukları için maske takarlar. 2017 yılında yaptıkları five albümünde maskelerini yavaş yavaş çıkartmaya karar vermiş ve bu albüm için çekilen kliplerde hem maskeli hem maskesiz olarak yer almışlardır. bu albümle birlikte sahne isimlerinin yanında (alıntı içerisinde tırnak içersinde verilen isimler) kendi isimlerini de kullanmaya başlamışlardır. 2017 yılında çıkan five albümünün lansmanları sırasında gruptan ayrıldığını açıklayan kurucu üye da kurlzz'e albümde kredi verilmemesi ve bu albüm ile maskelerini çıkartmaya başlamaları arasında aslında maske kullanma ve anonimlik konusunda en katı üyenin da kurlzz olduğu dedikodularına neden olmuş ancak resmi bir açıklama yapılmamıştır.
grubun aktif üyeleri:
jorel "j-dog" decker – vokal- gitar-bass-klavye (2015-günümüz))
dylan "funny man" alvarez – vokal (2005–günümüz)
george "johnny 3 tears" ragan – vokal (2005–günümüz); bass (2013–günümüz)
jordon "charlie scene" terrell – vokal, gitar (2005–günümüz)
daniel "danny" murillo – vokal (2009–günümüz); klavye , programming (2011–günümüz ); gitar, bass (2013–günümüz)
grubun eski üyeleri:
jeffrey "shady jeff" phillips – vokal, klavye (2005–2007)
aron "deuce" erlichman – vokal, bass, klavye (2005–2009)
matthew "da kurlzz" busek – vokal, bateri, vocals, drums, perküsyon (2005–2017)
alıntı kaynakça
grup üyelerinin hepsi hem solist hem şarkı yazarı olarak da görev aldığından her albümünde çok farklı tiplerde şarkılar bulunmaktadır. gruptan ayrılan ve yeni gelen üyeler ile grubun tarzı her albümde değişmektedir.
özellikle charlie scene ve johnny 3 tears arasındaki fark çok barizdir.
charlie scene'in tarzı eğlenceli ve her daim kafası güzel bir parti çocuğu modundadır.
johnny 3 tears genelde daha depresif ve daha karanlık şarkılar yazmaktadır.
her albümde eğlenceli, partilemekten ve sarhoş olmaktan bahseden en az bir şarkı varken, en az bir depresif şarkı, en az bir dünyaya savaş açtık, en iyisi biziz modunda şarkı vardır. örneğin american tragedy albümünde gangsta sexy, s.c.a.v.a. ve lights out * şarkılarında bu fark çok net görülebilir, aynı şekilde notes from the underground albümünde, dead bite, medicine ve kill everyone şarkıları, ve day of the dead albümünde * war child, let go ve how we roll şarkıları ile bu farklar görülebilir.
gruptan, söylenene göre, turnede çok içtiği için konsere çıkamayan ve bu nedenle atılan deuce daha sonra müzik kariyerine kendi başına devam etmiştir. daha çok diss ve toplum sorunları üzerine öfkeli şarkılar yapmaktadır. söylenene göre deuce gruptan ayrıldıktan/ atıldıktan sonra da kurlzz ile iletişimini kopartmamış ve arkadaşlığına devam etmiştir.
bana soran olursa * deuce'un gruptan ayrılması hem grup için hem de kendi için en iyi hareket olmuştur. danny ile hollywood undead ayrı bir ritim kazanmıştır. özellikle day of the dead albümü danny'nin kariyerinin en iyi işidir. *
bu kadar gruptan konuştuktan sonra favori şarkılarımı paylaşmazsam olmaz, dikkat edin tarzları biraz ağır ve tabiki bol küfürlü *
en sevdiğim şarkılarından biri, intihardan bahsederken bu kadar neşeli olunmaz ki canım;
danny'nin en iyi işlerinden biri;
deuce zamanından depresif bir şarkı
grup üyeleri, aralarında sabıkası olan, ailesi ile gezdiği zaman yaptıkları müzik nedeni ile rahatsız edilmek istemeyen ve gerçekten çirkin olduklarını düşünen insanlardan oluştukları için maske takarlar. 2017 yılında yaptıkları five albümünde maskelerini yavaş yavaş çıkartmaya karar vermiş ve bu albüm için çekilen kliplerde hem maskeli hem maskesiz olarak yer almışlardır. bu albümle birlikte sahne isimlerinin yanında (alıntı içerisinde tırnak içersinde verilen isimler) kendi isimlerini de kullanmaya başlamışlardır. 2017 yılında çıkan five albümünün lansmanları sırasında gruptan ayrıldığını açıklayan kurucu üye da kurlzz'e albümde kredi verilmemesi ve bu albüm ile maskelerini çıkartmaya başlamaları arasında aslında maske kullanma ve anonimlik konusunda en katı üyenin da kurlzz olduğu dedikodularına neden olmuş ancak resmi bir açıklama yapılmamıştır.
grubun aktif üyeleri:
jorel "j-dog" decker – vokal- gitar-bass-klavye (2015-günümüz))
dylan "funny man" alvarez – vokal (2005–günümüz)
george "johnny 3 tears" ragan – vokal (2005–günümüz); bass (2013–günümüz)
jordon "charlie scene" terrell – vokal, gitar (2005–günümüz)
daniel "danny" murillo – vokal (2009–günümüz); klavye , programming (2011–günümüz ); gitar, bass (2013–günümüz)
grubun eski üyeleri:
jeffrey "shady jeff" phillips – vokal, klavye (2005–2007)
aron "deuce" erlichman – vokal, bass, klavye (2005–2009)
matthew "da kurlzz" busek – vokal, bateri, vocals, drums, perküsyon (2005–2017)
alıntı kaynakça
grup üyelerinin hepsi hem solist hem şarkı yazarı olarak da görev aldığından her albümünde çok farklı tiplerde şarkılar bulunmaktadır. gruptan ayrılan ve yeni gelen üyeler ile grubun tarzı her albümde değişmektedir.
özellikle charlie scene ve johnny 3 tears arasındaki fark çok barizdir.
charlie scene'in tarzı eğlenceli ve her daim kafası güzel bir parti çocuğu modundadır.
johnny 3 tears genelde daha depresif ve daha karanlık şarkılar yazmaktadır.
her albümde eğlenceli, partilemekten ve sarhoş olmaktan bahseden en az bir şarkı varken, en az bir depresif şarkı, en az bir dünyaya savaş açtık, en iyisi biziz modunda şarkı vardır. örneğin american tragedy albümünde gangsta sexy, s.c.a.v.a. ve lights out * şarkılarında bu fark çok net görülebilir, aynı şekilde notes from the underground albümünde, dead bite, medicine ve kill everyone şarkıları, ve day of the dead albümünde * war child, let go ve how we roll şarkıları ile bu farklar görülebilir.
gruptan, söylenene göre, turnede çok içtiği için konsere çıkamayan ve bu nedenle atılan deuce daha sonra müzik kariyerine kendi başına devam etmiştir. daha çok diss ve toplum sorunları üzerine öfkeli şarkılar yapmaktadır. söylenene göre deuce gruptan ayrıldıktan/ atıldıktan sonra da kurlzz ile iletişimini kopartmamış ve arkadaşlığına devam etmiştir.
bana soran olursa * deuce'un gruptan ayrılması hem grup için hem de kendi için en iyi hareket olmuştur. danny ile hollywood undead ayrı bir ritim kazanmıştır. özellikle day of the dead albümü danny'nin kariyerinin en iyi işidir. *
bu kadar gruptan konuştuktan sonra favori şarkılarımı paylaşmazsam olmaz, dikkat edin tarzları biraz ağır ve tabiki bol küfürlü *
en sevdiğim şarkılarından biri, intihardan bahsederken bu kadar neşeli olunmaz ki canım;
danny'nin en iyi işlerinden biri;
deuce zamanından depresif bir şarkı
devamını gör...
92 yaşındaki kadının cinsel saldırıya uğrayarak öldürülmesi
şu ülkede 92 yıl yaşa, sonra gel bu şekilde canından ol.
devamını gör...
münşeat
divan edebiyatında nazım herkesin bildiği üzere her zaman nesirden daha da önde olmuştur. divan şairleri arasında nesir yazmak yaygın bir gelenek olmasa bile divan sanatçılarından özellikle bazıları* nesir türündeki eserleriyle öne çıkmıştır ve bu sanatçıların yazdıkları nesir türündeki eserleri topladıkları defterin adı da münşeattır.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
"...
çarptı gözleri aman, ışıl ışıl
tam yerinde yıldızlar, şıkır şıkır
bütün alevler aşkımın şerefine
sönüp giden senden bilsin
içimde bir tebessüm ah, kıpır kıpır
işliyor ya kalbime, tıkır tıkır
bütün alevler aşkımın şerefine
sönüp giden senden bilsin."
geceye mustafa sandal ve gülben ergen'in düeti olan 'şıkır şıkır' bırakıyorum. gülümsetir, tavsiyemdir.
çarptı gözleri aman, ışıl ışıl
tam yerinde yıldızlar, şıkır şıkır
bütün alevler aşkımın şerefine
sönüp giden senden bilsin
içimde bir tebessüm ah, kıpır kıpır
işliyor ya kalbime, tıkır tıkır
bütün alevler aşkımın şerefine
sönüp giden senden bilsin."
geceye mustafa sandal ve gülben ergen'in düeti olan 'şıkır şıkır' bırakıyorum. gülümsetir, tavsiyemdir.
devamını gör...
sözlük yazarlarını şaşırtan şeyler
- türkiye cumhuriyeti
devamını gör...
yazarların koleksiyonunu yaptığı şeyler
kitap ayracı.
devamını gör...
karadeniz
görünce sanki eski bir tanışı görmüş gibi olduğum deniz.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
sevgiyi de acıyı da dibine kadar yaşadım seninle.bu gerçekten çok güzeldi,kalbim olduğunu hissetmemi sağladın en azından.ilmek ilmek büyüdü sen hiç istememene,karşı çıkmana, soğutma çalışmalarına rağmen.en son ben dayanamayıp vazgeçtiğimde o ay, gün,hafta,saat,dakika ve saniyeler nasıl geçti tahmin bile edemezsin.yemek yok,uyku yok, sürekli gözyaşı,her yer hatıra..o kadar acı dolu ki içim,hiç geçmeyecek sandım.iki ay sonrasında çıkıp geldiğinde artık hiç de eskisi gibi olmadığımı farkettim.bütün o zamanlar geçmemiş,o duygular yaşanmamış gibiydi. şimdi sana karşı bir duygu..?artık yok.yine de seni görmek ve sesini duymak çok güzeldi.
ben seninle çok değiştim.
ben seninle çok değiştim.
devamını gör...
kitap alıntıları
"her şeye rağmen, mutluluktan ölünebiliyorsa, o zaman kesinlikle bu şekilde öleceğim.ayrıca,ölüm döşeğindeki birisi, mutluluk sayesinde hayata tutunabiliyorsa o zaman ben de hayatta kalacağım..."
milena'ya mektuplar - franz kafka
milena'ya mektuplar - franz kafka
devamını gör...
bir yazarda olması gereken özellikler
10 tanım girmesi.
devamını gör...
evrim teorisi
öncelikle teori nediri kısaca açıklamak gerekir;
bilimde bir olgunun, sürekli olarak doğrulanmış gözlem ve deneyler baz alınarak yapılan bir açıklamasıdır. teori, herhangi bir olayı, vakayı, görüngüyü açıklamak için kullanılan düşünce sistemidir. genel anlamda, kuram, bir düşüncenin genel, soyut ve rasyonel olmasıdır. bu anlamla evrim bir teoridir, ıspatlanmamıştır tezini savunmak doğru değildir.
evrim, özellikle dindar kesimin kabul etmedigi ancak gerçekci bir karşı görüş de sunamadığı alandır. sadece islamiyet degil, hiçbir din bu konuda yeterli bilgi vermemiş, yaradılışa dair anlatılanlar ise zamanla çürütülmüşür. özellikle coğrafi keşifler, dünya üzerine bilinen tüm dinlerin argümanlarını tümden çürütmüştür. bir dipnot olarak darwin’in bir papaz olduğunu hatırlatalım.
evrim teorisini anlatmak uzun sürecektir. ancak bir link verelim. zamanı ve ilgisi olanlar izlesin.
evrimegider
bilimde bir olgunun, sürekli olarak doğrulanmış gözlem ve deneyler baz alınarak yapılan bir açıklamasıdır. teori, herhangi bir olayı, vakayı, görüngüyü açıklamak için kullanılan düşünce sistemidir. genel anlamda, kuram, bir düşüncenin genel, soyut ve rasyonel olmasıdır. bu anlamla evrim bir teoridir, ıspatlanmamıştır tezini savunmak doğru değildir.
evrim, özellikle dindar kesimin kabul etmedigi ancak gerçekci bir karşı görüş de sunamadığı alandır. sadece islamiyet degil, hiçbir din bu konuda yeterli bilgi vermemiş, yaradılışa dair anlatılanlar ise zamanla çürütülmüşür. özellikle coğrafi keşifler, dünya üzerine bilinen tüm dinlerin argümanlarını tümden çürütmüştür. bir dipnot olarak darwin’in bir papaz olduğunu hatırlatalım.
evrim teorisini anlatmak uzun sürecektir. ancak bir link verelim. zamanı ve ilgisi olanlar izlesin.
evrimegider
devamını gör...
sizi olduğunuz gibi kabul etmeyen insanlar
bu kişiler aile üyelerinizse psikolojinizi oldukça bozabilir. üzerinizde kurdukları beklentileri karşılamak için uğraşırken bir bakmışsınız hayat geçip gitmiş.
devamını gör...
annenin ölmesi
"sanki dev bir taş ocağını
kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler!"
galiba ölüme dair en güzel sözü yusuf hayaloğlu söylemiş.
kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler!"
galiba ölüme dair en güzel sözü yusuf hayaloğlu söylemiş.
devamını gör...
