ac/dc
50 yıldır aynı rifflerle şarkı yapan grup.
devamını gör...
estonya
1.3 milyonluk nüfusuyla boyundan büyük işler yapan, dijitali seven ve benimseyen ülke.
skype, playtech, transferwise ve bolt'tan teşkil unicorn kervanına geçtiğimiz günlerde pipedrive'ı da katarak tam 5 tane 1 milyar dolar üstü değerlemeli şirketle diğer ülkelere ibret olmaktadır (bkz: unicorn). taşı toprağı dijitaldir.
skype, playtech, transferwise ve bolt'tan teşkil unicorn kervanına geçtiğimiz günlerde pipedrive'ı da katarak tam 5 tane 1 milyar dolar üstü değerlemeli şirketle diğer ülkelere ibret olmaktadır (bkz: unicorn). taşı toprağı dijitaldir.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
seni o kadar iyi anlıyorum ki cınım.
devamını gör...
osmanlı torunuyum diyen insan
kiminle konuşmamam gerektiğine dair önbilgi verdiği için minnettar olduğum insandır.
sessizce sohbetten uzaklaşarak kendini kurtarmaya imkân verir.
sessizce sohbetten uzaklaşarak kendini kurtarmaya imkân verir.
devamını gör...
öz saygın ve birine duyduğun sevgi arasında kalmak
bu ikilemi yaşıyorsanız siz karşınızdaki insanı seviyor olsanız bile o sizi sevmiyor demektir. bundan emin olabilirsiniz. vermek başka bir şey, kendinden vermek başka.
devamını gör...
tanımların kutucuk içine alınması
iko korkutuyorsun insanı. yapma şöyle şeyler gece gece dostum. sabah yap. iki gündür aha gitti gözler diyorum. belediyenin hızına yetişilmeyen yeni özelliği.
edit: bir güzel olmuş bu. bir hava gelmiş, sevdik ailecek.
edit: bir güzel olmuş bu. bir hava gelmiş, sevdik ailecek.
devamını gör...
homo solitarius
gelecekteki insana dair john fowles tanımı.
homo: bunu biliyonuz zaten, insan.
solitarius: münzevi, bilen.
homo: bunu biliyonuz zaten, insan.
solitarius: münzevi, bilen.
devamını gör...
only happy when it rains
cool ablamız shirley manson’ ın sesinden, sözleri had safhada melankolik ve sanki bir o kadar da ironik, 90’lı yılların unutulmaz garbage şarkısı.
bu şarkıyla tempolu yürümek hayli güzeldir. yürürken müziğin ritmi, yürüyüşümle o kadar uyumlanır ki... özellikle soğuk, gri günlerde, kafaya çekilen kapüşonumla birlikte sabah yürüyüş rutinimin demirbaşıdır kendisi.
bu şarkıyla tempolu yürümek hayli güzeldir. yürürken müziğin ritmi, yürüyüşümle o kadar uyumlanır ki... özellikle soğuk, gri günlerde, kafaya çekilen kapüşonumla birlikte sabah yürüyüş rutinimin demirbaşıdır kendisi.
devamını gör...
ben senin bütün simitlerini alayım sen bugün çalışma
işin kötüsü, o güne kadar sabırla tek tek müşteri bekleyen simitçi, o günden sonra gene biri gelse, ne var ne yok alsada eve gitsem diye düşünür.
devamını gör...
hashimoto tiroiditi
hastalıkta bağışıklık sistemi farklı sebeplerle tiroid bezine saldırıya geçiyor, tahrip edecek derecede görevlerini aksatmasına yol açıyor. sonuç olarak da tiroid bezi, üretmesi gereken t3 ve t4 hormonlarını üretemez duruma geliyor. hipotirodi denilen hastalık tablosu ortaya çıkıyor.
devamını gör...
de bağlacını doğru yazamayan yazar
benimdir.
doğru yazamam hiçbir zaman da öğrenmeye çalışmadım.
kafama göre yazdım geçtim doğru oldu veya olmadı bilmiyorum umurumda değil.
en ağır küfürleri en iğrenç hakaretleri kabul ediyorum çünkü doğru yazamıyorum.
keşke kayıt olurken test yapsalar da doğru yazamayan elemanlar benim gibiler içeri alınmasa.
doğru yazamam hiçbir zaman da öğrenmeye çalışmadım.
kafama göre yazdım geçtim doğru oldu veya olmadı bilmiyorum umurumda değil.
en ağır küfürleri en iğrenç hakaretleri kabul ediyorum çünkü doğru yazamıyorum.
keşke kayıt olurken test yapsalar da doğru yazamayan elemanlar benim gibiler içeri alınmasa.
devamını gör...
yabancılarla girilen komik diyaloglar
yaklaşık 2 sene önce bir yaz tatilinde otelin yabancı çalışanlarından biriyle kavga etmiştim havuzun ortasında*.ilginç bir hikaye geliyooorr.
yaklaşık 7-8 kişi bir grup olarak gitmiştik ve yüzme bilmeyenler de vardı aramızda o yüzden havuz makarnası ya da daha bilinen adıyla yüzme için kullanılan sosis köpüklerden götürmüştük yanımızda. otelin ekibinden bir kadın rica etti bizden, bir etkinlik yapmaları için gerekliymiş ve ödünç aldı birkaç tanesini. daha sonra etkinlik bitti, biz de o sırada denize gideceğimiz için yüzme bilmeyenlere lazımdı onlar, gidip işleri bittiyse eğer zaten bize ait olan şeyleri geri almak için rica ettim kendisinden. onca zaman ingilizce konuştuk zaten dediğim gibi yabancıydı kendisi. daha sonra bana onların kendisine ait olduğunu ve vermeyeceğini söyledi. öyle böyle derken biz kavga etmeye başladık çünkü bizim olan bir şeyi ödünç almak istedi, verdik ama bize geri vermiyor asla. etraftan insanlar sormaya merak etmeye başladılar birileri daha yardımcı olmaya çalıştı hatta dil farkından dolayı bir yanlış anlaşılma varsa diye ama olay aynen anlattığım gibiymiş, hemfikir olduk herkesle bu konuda. havuzun ortasında kavga ettiğimizi gören canım türk haklı ve özellikle hanımları bana türkçe bi şekilde destek vermeye başladılar. kendilerine açıkladım büyük bir sorun ya da yardım edebilcekleri bir şey olmadığını ama onlar yine de kadına bağırdılar, üstüne gittiler kızdılar falan. neyse ki en sonunda ben tekrardan görevliyle görüşüp aldım malzemelerimizi.
asla unutamıyorum bu olayı ya, resmen havuzun ortasında kavga etmek zorunda kaldım kadınla*.
yaklaşık 7-8 kişi bir grup olarak gitmiştik ve yüzme bilmeyenler de vardı aramızda o yüzden havuz makarnası ya da daha bilinen adıyla yüzme için kullanılan sosis köpüklerden götürmüştük yanımızda. otelin ekibinden bir kadın rica etti bizden, bir etkinlik yapmaları için gerekliymiş ve ödünç aldı birkaç tanesini. daha sonra etkinlik bitti, biz de o sırada denize gideceğimiz için yüzme bilmeyenlere lazımdı onlar, gidip işleri bittiyse eğer zaten bize ait olan şeyleri geri almak için rica ettim kendisinden. onca zaman ingilizce konuştuk zaten dediğim gibi yabancıydı kendisi. daha sonra bana onların kendisine ait olduğunu ve vermeyeceğini söyledi. öyle böyle derken biz kavga etmeye başladık çünkü bizim olan bir şeyi ödünç almak istedi, verdik ama bize geri vermiyor asla. etraftan insanlar sormaya merak etmeye başladılar birileri daha yardımcı olmaya çalıştı hatta dil farkından dolayı bir yanlış anlaşılma varsa diye ama olay aynen anlattığım gibiymiş, hemfikir olduk herkesle bu konuda. havuzun ortasında kavga ettiğimizi gören canım türk haklı ve özellikle hanımları bana türkçe bi şekilde destek vermeye başladılar. kendilerine açıkladım büyük bir sorun ya da yardım edebilcekleri bir şey olmadığını ama onlar yine de kadına bağırdılar, üstüne gittiler kızdılar falan. neyse ki en sonunda ben tekrardan görevliyle görüşüp aldım malzemelerimizi.
asla unutamıyorum bu olayı ya, resmen havuzun ortasında kavga etmek zorunda kaldım kadınla*.
devamını gör...
pişmanım çünkü
pişmanım çünkü engel olamadım hikmet'in gidişine. gözümün önünde düşünceleri beynini yerken, onu sadece azarladım belki de.
kısacası, sevdiğim insanlara karşı değerli hissettiremediğim için, onları yeterince dinleyemediğim için pişmanım.
kısacası, sevdiğim insanlara karşı değerli hissettiremediğim için, onları yeterince dinleyemediğim için pişmanım.
devamını gör...
günde 1 litre süt içmek
yararlı değildir.yüzeysel bakıldığında sanki kemiklere bol kalsiyum sağlayacak bir davranış gibi durmaktadır fakat gerçekler çok başkadır.küçük çocuklar için (1 yaşından önce inek sütü verilmez çocuklara) bile günde iki bardak süt içilmesi üst sınırdır. öncelikle inek sütü demir içeriğinden daha fakirdir ve varolan demir de insan sütüne göre daha az emilir barsaklardan.bu da anemiye sebep olur. hem de fazla miktarda kalsiyum ters etkiyle kemik erimesine sebep olabilir*.
bu arada inekten taze sağılmış süt lezzetlidir ve henüz sıcak olduğundan kaynatılmadan içilir.bu da elbette parazitoz ve çeşitli bakteriyel enfeksiyonlara sebebiyet verir.çünkü kaynatmanın asıl amacı sütü ısıtmak değil,enfeksiyon etkenlerini öldürmektir.
katkısı için sevgili robins'e teşekkür ediyorum.
bu arada inekten taze sağılmış süt lezzetlidir ve henüz sıcak olduğundan kaynatılmadan içilir.bu da elbette parazitoz ve çeşitli bakteriyel enfeksiyonlara sebebiyet verir.çünkü kaynatmanın asıl amacı sütü ısıtmak değil,enfeksiyon etkenlerini öldürmektir.
katkısı için sevgili robins'e teşekkür ediyorum.
devamını gör...
dalak
kan yapar diyen annemin telkinleri ile her kurban bayramında yediğim organdır.
kalsiyum ve potasyum bakımından zengin olduğu için kemik gelişimine; vitamin ve antioksidan kaynağı olarak bağışıklığın güçlenmesine; protein kaynağı olarak merkezi sinir sistemini koruma amaçlı hafızayı güçlendirmesine; barındırdığı b vitamini sayesinde de göz sağlığının korunmasına yardımcı olan katkılarından dolayı kendisine teşekkürü bir borç biliriz efendim.
kalsiyum ve potasyum bakımından zengin olduğu için kemik gelişimine; vitamin ve antioksidan kaynağı olarak bağışıklığın güçlenmesine; protein kaynağı olarak merkezi sinir sistemini koruma amaçlı hafızayı güçlendirmesine; barındırdığı b vitamini sayesinde de göz sağlığının korunmasına yardımcı olan katkılarından dolayı kendisine teşekkürü bir borç biliriz efendim.
devamını gör...
edgar allan poe
bu dünyadan başka dünyalar da var şüphesiz - çoğunluğun düşüncelerinden başka düşünceler - sofistin spekülasyonlarından başka spekülasyonlar. senin davranışlarını kim sorgulayacak peki ? kim vizyonlar içinde geçen saatlerinden dolayı suçlayacak seni ya da aslında senin sonsuz enerjinin taşkınları olan o uğraşları kim yaşamın harcanması olarak kötüleyecek ?''
... diyen yazar aynı zamanda feylesoftur. morgue sokağı cinayetleri mutlaka okunmalıdır ancak ya orjinali tercih edilmeli ya da adam yayınlarının mehmet fuat çevrimi olan yayını aranıp bulumalı.
... diyen yazar aynı zamanda feylesoftur. morgue sokağı cinayetleri mutlaka okunmalıdır ancak ya orjinali tercih edilmeli ya da adam yayınlarının mehmet fuat çevrimi olan yayını aranıp bulumalı.
devamını gör...
başörtülü biri ile evlenmek
eğer başörtüyü takan erkek değilse gayet olağan bir durumdur. varsa farklı bir şey onu konuşalım. *
devamını gör...
7. koğuştaki mucize
her ne kadar yeşil yol filmini andırsa da gösterime girdiği ilk zamanlarda izlediğim için şanslı hissediyorum kendimi. şanslı hissediyorum dedim çünkü sinemada izleme şansım oldu. televizyon ya da herhangi bir internet platformunda izlemiş olsaydım adım gibi eminim ki o an sinemada izlerken hissetmiş olduğum duyguların onda birini hissetmeyecektim, hissetmiş olsaydım bile etkisi kısa süreli olacaktı insanların anlattığı kadar güzel bulmayacaktım belki de filmi hatta sıradan bir dönem filmi olarak bile görebilirdim.
filme gelecek olursak; özellikle karakterlerin yansıtmaya çalıştıkları duygular insanın içine öylesine işliyor ki bazı sahnelerde o karakter ile yer değiştirdiğinizi bile hissediyorsunuz. ayrıca filmin vurgulamak istediği adalet kavramı o kadar derin ki insanların o an sadece sırf suçlayacak birisi olsun diye anlayıp dinlemeden güçsüz ve zayıf insanlar üzerinde suçlamalarda bulunmaları hemen hemen her kaynakta yaratılmışların en üstünü olarak gösterilmekte olan insanın adalet karşısında aciz bir varlığa dönüşüp çıkarlarını konuşturduğunu gösteriyor. bunun yanında fedakarlığın çarpıcı örneklerine de çok sık rastladığımız filmde kalbimize dokunan sayısız pek çok öğeye yer verilmekte.
filme gelecek olursak; özellikle karakterlerin yansıtmaya çalıştıkları duygular insanın içine öylesine işliyor ki bazı sahnelerde o karakter ile yer değiştirdiğinizi bile hissediyorsunuz. ayrıca filmin vurgulamak istediği adalet kavramı o kadar derin ki insanların o an sadece sırf suçlayacak birisi olsun diye anlayıp dinlemeden güçsüz ve zayıf insanlar üzerinde suçlamalarda bulunmaları hemen hemen her kaynakta yaratılmışların en üstünü olarak gösterilmekte olan insanın adalet karşısında aciz bir varlığa dönüşüp çıkarlarını konuşturduğunu gösteriyor. bunun yanında fedakarlığın çarpıcı örneklerine de çok sık rastladığımız filmde kalbimize dokunan sayısız pek çok öğeye yer verilmekte.
devamını gör...

