"sessiz kalmak, kırıldığını göstermenin en iyi yoludur"
-tomris uyar

ben de kızdığımda bağırır çağırırım da asıl kırıldığımda susarım.
devamını gör...

(bkz: james norrington)
(bkz: hector barbossa)

(bkz: karayip korsanları)
devamını gör...

olmuyor bu işler sadece romanla
atışmayı öğren ablanla
takıldığın yerde durma
sor hemen bana utanma


mutlu da olurum aşık da
hepsini de beceririm valla
kıskanma ne olursun
olacak senin de zamanla.
devamını gör...

öyle bir söylerim ki psikolog bana derdini anlatmaya başlar.
devamını gör...

fiddler on the roof ,senaryosu joseph stein'a, müzikleri jerry book'a,şarkı sözleri ise sheldon harnick'e ait olup ilk kez 1964'te broadway'de sahnelenmiş müzikal tiyatro oyunu ve aynı zamanda israilli oyuncu haim tapol'un başrolünde olduğu 1971 tarihli bir sinema filmidir. çarlık rusyası zamanında ukrayna sınırlarındaki anatevka köyünde yaşayan fakir bir ortodoks-yahudi ailenin başından geçen olayları anlatır. bu müzikal, türkiye'de de birçok defa sahnelenmiş;aynı isimle 1972 tarihinde film ve elveda rumeli isminde 2007 tarihli bir de dizi uyarlaması yapılmıştır.

başkarakter olan ve sütçülük yapan tevye oldukça komik ve canayakın bir insandır.tanrı ile tek taraflı şekilde konuşur,o'na dertlerini açar ve sürekli yakınır. hep hayal kurar, 'ah bir zengin olsaydım' der,sonra başlar isteklerini sıralamaya.


tevye'nin beş kızı vardır ve hepsi onun gözünde küçük birer çocuktur ama büyük kızının düğününde farkeder ki zaman çabucak geçip gitmiş,kızları artık büyümüştür.güneş bir doğuyor,bir batıyor; mevsimler ve yıllar birbirini takip ediyordur.


film genel anlamda bir komedi olsa da hiçbir sahnesinde gerçek hayattan koptuğunuzu hissetmezsiniz ki bu açıdan harika bir melodramadır.hem sosyolojik ve dini açıdan toplumsal eleştiriler vardır filmde, hem de fakir bir ailenin yaşadığı gündelik sıkıntılar. bu arada filmin ismi bambaşka bir detaydan gelmekte,bunu da filmi izlerken dikkat verip kolayca yakalamak mümkün.
devamını gör...

rus ressam ilya repin'in 1883-1885 yılları arasında yaptığı meşhur tablo. ilk rus çarı 4. ivan'ın aniden sinir krizi geçirmesiyle birlikte, asasıyla şakağına vurarak öldürdüğü oğlu ivan ivanoviç'i konu alır. ressam, başarılı bir portre sanatçısı olduğundan mütevellit, tabloda oğulun dingin yüzüne karşılık; babanın pişmanlık, vicdan azabı, şaşkınlık ve dehşetle bezenmiş duyguları rahatlıkla görülebilir. günümüzde moskova'da tretyakov galerisi'nde sergilenmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

güzel hareket ama normal değil. herkesin ödeyebileceği bir fiyat olsa da böyle jestlere gerek kalmasa keşke.
devamını gör...

yunustur,o yunus,derya değil okyanus... allah aşkının ve tasavvuf edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük dervişlerinden biri.


bir garibin duasına gir...
devamını gör...

(bkz: tırnak) isimli vücut parçasının deri altına girmesiyle oluşan, özellikle ayak başparmaklarında görülen, öldürmeyip süründüren, henüz bir tedavisi olmayan ama genetik ile ilgili olabileceği söylenen durum.
devamını gör...

kısaca "kalp hastası olmaktan korkma" olarak açıklanabilir.

genel olarak kalp krizi riski oluşturan şeylerden uzak durmaktan çok daha öte bir durum ortaya çıkar. kardiyofobisi olanlar, kalp hastalıklarından korkmayı takıntı haline getirmiştir. kalp krizinden oldukça korkan bu hastalar sürekli bir stres altında yaşarlar. aslında bu durum da kalp krizinin en büyük nedenlerinden birisidir.
devamını gör...

bağırsam bağıramam öyle bir hal, oysa o ilk feryat çıksa ağzımdan gerisi gelecek gibi, böyle kırık dökük kalmayacak hiçbişi..
ona bakıyorum, o benden daha ürkek ve milyar kat aşina bana, kuş masalından kış masalına geçiş yapan bana bakıyor, elimi tutuyor sanki, gözleri bana mı dikili onun? kelimeleri nerde peki? bu muyum ben? o mu bu kadar olan? anlamıyorum.

nerede durmam gerekiyor? nereye kadar gitmem gerekiyor bilmiyorum, tutsana ya elimi hadi? "olur öyle bazen" tarzı değil ama, saçlarımı okşasana, saçma bile olsa "geçecek" desene?

saçma olduğunu bile bile inansam sana, kış mevsiminde değiliz ki masalında yiteyim diyeyim, korkuyorum lan, anlasana!!!
devamını gör...

son düştüğüm pusu. yakalandığım.
tarlanın içinde. çukurda.
tarla. vıcık vıcık çamur. her yan çamur. bir yandan da aralıksız yağmur yağıyor, sulusepken.
parkamın başlığını başıma geçiriyorum.
bir çukurun içindeyim.
çepeçevre sarmışlar.
bütün arabaların farları üzerimde.
sağıma soluma yağmur gibi mermi yağıyor. mermiler, düştüğü yerden çamurları savuruyorlar havaya.
yattığım yerden yukarıyı gözlüyorum, çukurun üstünü.
sanki donanma fişekleri atılıyor üstümde. korkunç güzel bir renk cümbüşü tepemde.
birazdan bir bomba sallayacaklar üzerime diyordum, ölüp gideceksin.
çocukluk günlerim gelip geçti gözümün önünden nedense
sonra gözümün önünden gelip geçen şeyler arasında ansızın, bir sevgili.
filistin’deki çocuklar
ölen arkadaşlarım
en çokta taylan
insanlığın geleceğini; ve senin o günleri göremeyeceğini düşünüyorsun;
“nasılsa öleceğim” diye düşündüm
bir devrimci nasıl ölmesi gerekiyorsa öyle ölmeli.
''erdal öz'e anlattıklarından''
devamını gör...

sevilmeyen yazar yoktur bence ya bu ne biçim başlıktır? burada yazan herkes emek veriyor, vakit veriyor. her renkten yazarlarımız var ne güzel işte. hepsi de kendine göre güzel olduğunu düşündüğünü en güzel şekilde ifade ediyordur bence. eller dert görmesin.*
devamını gör...

buradan yoldaş'a ve yönetim'e sesleniyorum. kendisinin bir dediğini iki etmeyin, onu görünce ceketinizi ilikleyin. tüm çaylaklar onun emrinde, arkası sağlam.
kafasını bozarsanız emrindeki çaylak ordusuyla beraber sözlüğe darbe falan yapar aman dikkat!
devamını gör...

canım rütbem. tanımını yapıyor olmaktan bile gurur duyuyorum, öyle bir şey.

yunan mitolojisindeki ilk tanrıçalardan olan nyks gecenin vücut bulmuş hali olarak kabul edilir.

ilk yunan tanrısı kaos‘tan doğan nyks gece tanrıçasıdır. niks veya nyx olarak da bilinir.

sembolü ay ve yıldızdır. ayrıca niks’in çok güzel olduğu söylenir.

en önemli yeteneği insan ırkına uyku ve ölüm getirebilmesidir.

niks tam olarak kötülüğün simgesi olmamıştır. yine de karanlık ve gizemli doğası nedeniyle kötü bir figür olarak görülmektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çünkü biz insanlar karanlığı hep kötü algıladık. en büyük huzurun ve güzelliğin orada saklı olduğunu bilmeden..
devamını gör...

/dilerim ki mutlu ol sevgilim
ben olmasam bile, hayat gülsün sana
günahım boynunda
ağlayan bir çift göz, bıraktın arkanda
/

hıhhhhh.

devamını gör...

• sabah uyanırken zorlanmak; uykuya olan ihtiyacımızdan dolayı değildir, uyanınca aklımıza sorumluluklarımız geldiği için kalkmakta zorlanırız. tatil günlerinde daha rahat uyanmamız buna kanıttır.

• köy evlerinin pencereleri mavi renge boyanır. çünkü akrepler mavi rengi kırmızı olarak algılarlar. kırmızı renk onlara ateşi çağrıştırdığı için evlerden uzak dururlar.

• oxford üniversitesi öğrenciler üzerinde bir deney yapmış ve deney sonucunda saat 10'dan önce öğrenilen bilgilerin kolaylıkla unutulduğunu kanıtlamıştır. asıl bilgi alma saati 10-11 arasıdır.

(bkz: yürü be oxford)
devamını gör...

şimdiye kadar izlediğim en absürd belgesel dizisi. john wilson bir başyapıta mı imza atıyor yoksa hepimizle dalga mı geçiyor anlaması güç olsa da eşe dosta önerilmesi makbüldür. özellikle benim gibi sosyal becerileri düşük bireyler için komik olması gereken kısımlar bile kimi zaman eğitici olabilmekte(ilk bölüm♡).
devamını gör...

bisikletle çıkıldığında ayak bileklerinin ırzına geçilir.
naz'a giderken keyifle çıkılır.
malazgirt bulvarı yapılmadan önce a4 yokuşunun sonu ve drunk'ın otoparkının birleştiği noktada, gıda otoparkından ve hatta devrimden çok daha eğlenceli toplaşmalar olurdu. üzerinden tam 11 sene geçmiş....
devamını gör...

ayristirmalardan uzak duralim derken ayristiran bir milletiz vesselam.

konuya da gelecek olursak, benim sozlukteki butun anlasmazliklari ortadan kaldiracak daha guclu bir onerim var; "es gecmek"... sikayet butonuna basip gormezden gelmek. bu yapildigi zaman ne acilan basliklar, ne yapilan yorumlar zerrece umrunuzda olmaz, garanti veriyorum.

bunun disinda, hepi topu surada bir haftadir sozlukteyim. acilan basliklardan tutun, yapilan yorumlara kadar, elestiricilikte, trollculukte sozum ona diger sozlugun yanina yaklasamaz...ayrica bana gore, tadinda her konu tartisilmali, elestirilmeli, cinsellikte konusulmali, kisilerde elestirilmeli... sagcisini da elestirelim, solcusunu da. siyaset degil hayatimizi, ulkenin gidisatini bu kadar etkilerken susmak neden zaten?allah inancim var, dinim de elestirilsin, inananida ki neden susulmali ki? birilerinin dusuncelerinden neden bu kadar korkuyorsunuz? kufur ve hakaret disinda ti'ye almak hatta alinmak bence gayet keyifli...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim