pandemi nedeniyle ölmeye yüz tutan türk gelenekleri
düğünler .hadi inşallah.
devamını gör...
sigmund freud alıntıları
kızına mektubu:
"sevgili anna, en güvendiğin insanlardan kötülük görüp üzülmen güçsüz biri olduğun anlamına gelmez. fizik kurallarına göre; sırtını dayadığın bir nesne birdenbire giderse sen de o yöne doğru devrilirsin. yani bunun güçsüzlükle alakası yok."
"sevgili anna, en güvendiğin insanlardan kötülük görüp üzülmen güçsüz biri olduğun anlamına gelmez. fizik kurallarına göre; sırtını dayadığın bir nesne birdenbire giderse sen de o yöne doğru devrilirsin. yani bunun güçsüzlükle alakası yok."
devamını gör...
la luna
norveçli enfes bir sese sahip kadın sanatçıdan ilham alarak nickini oluşturduğunu düşündüğüm; oldukça güzel bir yeteneği olan yazarımızdır. oylama alışkanlığı edindiğini görmekteyim. daim olsun, artılar için teşekkür ediyorum.
(bkz: aurora aksnes)
(bkz: aurora aksnes)
devamını gör...
hesabını donduranlar vatan hainidir
yoldaşa itaat edeceksiniz, ram olacaksınız.
devamını gör...
bir erkeğin en tehlikeli cümlesi
sen kalacak mısın bu gece ?
devamını gör...
600 köpeğe mezar olan overtoun köprüsü
overtoun köprüsü, iskoçya'nın batı dunbartonshire bölgesinde bulunan bir köprü. 1895 yılında yapımı tamamlanan köprünün zeminden yüksekliği 20 metreden daha fazla. tarihi ve estetik açıdan tam bir şaheser olsa da tanınmasının asıl nedeni tam 600'den fazla köpeğe mezar olmuş olması.
peki nasıl?
köprü yapılıp kullanıma açıldıktan bir yıl sonra köprüde değişik bir olay yaşanıyor. köprüden o gün kaleye gitmek amaçlı sıradan bir ziyaretçi geçiyor. ancak ziyaretçi yalnız değil, yanında köpeği de var. köprüyü geçerken başlarda hiçbir sorun çıkmıyor ama köprünün tam ortasına geldiklerinde ziyaretçi, köpeğinin hareketlerinde bazı değişiklikler seziyor. derken ziyaretçi daha ne olduğunu anlamadan köpek sahibinin elinden kurtulup saniyeler içerisinde köprüden atlayarak intihar ediyor. olay bununla da sınırlı kalmıyor. 1950’den sonra overtoun köprüsü’nden kim köpekle geçse köpekleri hep aynı tepkiyi vererek köprüden atlıyor. öyle ki bugüne dek köprüden atlayan köpeklerin sayısı 600’ü buluyor. üstelik olayın gizemini arttıran bir ayrıntı daha var: 600 köpeğin, 600’ünün de ölümü hep aynı şekilde oluyor; köpekler köprünün başında gayet sakin şekilde yollarına devam ediyor ancak ortalara doğru hareketlerinde bir tuhaflık seziliyor. hızlanıyorlar, sinirleniyorlar ve hiç beklenmedik bir anda sahiplerinin ellerinden kurtularak kendilerini köprüden aşağı atıyorlar. üstelik hep aynı noktadan ve aynı hizadan…
intihar vakalarının bu şekilde artmasıyla halk olaya kendilerince bir yorum getiriyor: “overtoun kalesi içerisinde bulunan kötü ruhlar, köpeklerin kaleye girmesini istemedikleri için onları lanetleyerek köprüden geçmelerini engelliyor, intihar etmelerini sağlıyor.”*
halkın olaya fantastik yaklaşımını bir kenara bırakarak köprüde araştırmalar yapan dr. sand, sonunda köpek intiharlarının nedenini buluyor.
köprünün altında vizonlar yaşıyor ve bu vizonların yaydıkları koku, köpekleri sinirlendiriyor. kokuya dayanamayan köpekler, kendilerini tutamayarak kokuyu bulmak için refleks olarak köprüden atlıyor.
peki nasıl?
köprü yapılıp kullanıma açıldıktan bir yıl sonra köprüde değişik bir olay yaşanıyor. köprüden o gün kaleye gitmek amaçlı sıradan bir ziyaretçi geçiyor. ancak ziyaretçi yalnız değil, yanında köpeği de var. köprüyü geçerken başlarda hiçbir sorun çıkmıyor ama köprünün tam ortasına geldiklerinde ziyaretçi, köpeğinin hareketlerinde bazı değişiklikler seziyor. derken ziyaretçi daha ne olduğunu anlamadan köpek sahibinin elinden kurtulup saniyeler içerisinde köprüden atlayarak intihar ediyor. olay bununla da sınırlı kalmıyor. 1950’den sonra overtoun köprüsü’nden kim köpekle geçse köpekleri hep aynı tepkiyi vererek köprüden atlıyor. öyle ki bugüne dek köprüden atlayan köpeklerin sayısı 600’ü buluyor. üstelik olayın gizemini arttıran bir ayrıntı daha var: 600 köpeğin, 600’ünün de ölümü hep aynı şekilde oluyor; köpekler köprünün başında gayet sakin şekilde yollarına devam ediyor ancak ortalara doğru hareketlerinde bir tuhaflık seziliyor. hızlanıyorlar, sinirleniyorlar ve hiç beklenmedik bir anda sahiplerinin ellerinden kurtularak kendilerini köprüden aşağı atıyorlar. üstelik hep aynı noktadan ve aynı hizadan…
intihar vakalarının bu şekilde artmasıyla halk olaya kendilerince bir yorum getiriyor: “overtoun kalesi içerisinde bulunan kötü ruhlar, köpeklerin kaleye girmesini istemedikleri için onları lanetleyerek köprüden geçmelerini engelliyor, intihar etmelerini sağlıyor.”*
halkın olaya fantastik yaklaşımını bir kenara bırakarak köprüde araştırmalar yapan dr. sand, sonunda köpek intiharlarının nedenini buluyor.
köprünün altında vizonlar yaşıyor ve bu vizonların yaydıkları koku, köpekleri sinirlendiriyor. kokuya dayanamayan köpekler, kendilerini tutamayarak kokuyu bulmak için refleks olarak köprüden atlıyor.
devamını gör...
sokak ortasında öpüşen sevgililer
sektir git bakma, ahlakın bozuluyorsa öpüşmeyle sokağa çıkma bence.
devamını gör...
yazarların unutamadıkları dizi replikleri
leyla, senin gözlerin o kadar yeşil ki, o gözlerinden bir kere öpsem dudaklarımdan bir orman filizlenir.
devamını gör...
ursula k. le guin
21 ekim 1929’da berkeley’de dünyaya gelen ursula k. le guin, son 60 yılda verdiği kurgu ve kurgu dışı eserlerle edebiyat tarihinin en güçlü kalemlerinden biri haline gelmiştir.
roman, öykü, deneme, şiir, tiyatro gibi farklı türlerde hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik yüzlerce eser verdi. ayrıca kendine has tarzı sebebiyle okumak bir zevk haline gelmiş okurların bilinçli tercihidir.
roman, öykü, deneme, şiir, tiyatro gibi farklı türlerde hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik yüzlerce eser verdi. ayrıca kendine has tarzı sebebiyle okumak bir zevk haline gelmiş okurların bilinçli tercihidir.
devamını gör...
sevgilin ya da eşin tarafından aldatılsan affeder misin sorunsalı
büyük lokma ye büyük laf etme derler ama mercimek kadar kendisine saygısı olan herhangi bir birey affetmez ki affetmemelide...
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
sabahın yedisinde delinin dürtmesi ile uyandım. mutfakta ki raftan bardak almak için uzandığımda bardağın yere düşüp, tuz buz olması ile kendime geldim.bardağa kızdım.rafa kızdım.hırsımı alamadım kendime kızdım. sonra giyinip dışarı çıktım.yolda misket oynayan çocukların misketlerini bozdum.arabanın yanında uyuyan köpeği uyandırdım. hala hırsımı alamayıp önümde yürüyen
adamı bir adımda geçtim.ben kazandım. tabii adam yarış yaptığımızı bilmediği için, biraz hile yapmış oldum. saat kaç oldu hala hırsımı alamadım.
adamı bir adımda geçtim.ben kazandım. tabii adam yarış yaptığımızı bilmediği için, biraz hile yapmış oldum. saat kaç oldu hala hırsımı alamadım.
devamını gör...
ayyüce çınar
twitter tt’de şimdi gördüğüm birkaç videosunu izlediğim , üzüldüğüm kanserle mücadele eden genç bir arkadaşımız. insanların çok büyük dertleri var bu yüzden şükretmek içinse binlerce sebebimiz..
devamını gör...
palyaço
geçen hafta okuyup bitirdiğim mükemmel bir kitaptır. heinrich böll tarafından yazılmıştır. okumanızı tavsiye ederim.
devamını gör...
sevgi izi
müge anlı'nın hayata geçirdiği bir projedir. temelde alzheimer, mental retardasyon, down sendromu, otizm gibi ifade edici dil becerilerini olumsuz etkileyen hastalık yada durumlardan muzdarip olan kişilerin bulunmasını kolaylaştırmak için kişilere verilen özel bir numaranın dövme olarak vücutlarına işlenmesidir. bu şekilde kaybolma tehlikesi yaşayan kimselerin ailelerine en kısa sürede ulaşması hedeflenmektedir. sağlıklı kabul edilen kişilerde kendilerine sevgi izi yaptırtabilmektedirler. kişisel tecrübelerimden yola çıkarak şimdiye kadar kayıp olan birçok öğrencim sevgi izi sayesinde kısa sürede ailesine ulaştırıldı.
daha detaylı bilgi almak için burayı ziyaret edebilir ,proje destek olabilir yada kendi sevgi izinizi yaptırabileceğiniz lokasyonlara ulaşabilirsiniz.
kayıp olduğunu fark ettiğiniz yaşlı ve engelli bireylerin özellikle bileklerini kontrol edip kayıp ihbarı yapmak için polisi aradığınızda sevgi izi numarasını da aynı anda bildirerek ekiplerin aileye en kısa sürede ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.
daha detaylı bilgi almak için burayı ziyaret edebilir ,proje destek olabilir yada kendi sevgi izinizi yaptırabileceğiniz lokasyonlara ulaşabilirsiniz.
kayıp olduğunu fark ettiğiniz yaşlı ve engelli bireylerin özellikle bileklerini kontrol edip kayıp ihbarı yapmak için polisi aradığınızda sevgi izi numarasını da aynı anda bildirerek ekiplerin aileye en kısa sürede ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.
devamını gör...
30 ağustos zafer bayramı
zafer bayramımız kutlu olsun. ebedi başkomutan mustafa kemal atatürk ve silah arkadaşlarına sonsuz sevgi, saygı ve minnetle...bu kutlu zaferi en güzel anlatan kişilerden nazım'ın dizelerini paylaşmak istiyorum.
"ateşi ve ihaneti gördük."
"dağlarda tek tek ateşler yanıyordu
ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtırlar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
paşalar onun arkasındaydılar.
o, saati sordu.
paşalar "üç" dediler.
sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu
bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
kocatepe'den afyon ovası'na atlayacaktı.
dörtnala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim
bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim."
atam izindeyiz....
"ateşi ve ihaneti gördük."
"dağlarda tek tek ateşler yanıyordu
ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtırlar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
paşalar onun arkasındaydılar.
o, saati sordu.
paşalar "üç" dediler.
sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu
bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
kocatepe'den afyon ovası'na atlayacaktı.
dörtnala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim
bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim."
atam izindeyiz....
devamını gör...
tordesillas antlaşması
ukde bırakan: sigma
1494 yılında portekiz ve ispanya arasında imzalanan antlaşmadır. antlaşmaya göre keşfedilen yerler ilgili ülkeler arasında paylaşılacaktır.*

antlaşma metni

resim kaynağı 1, resim kaynağı 2
1494 yılında portekiz ve ispanya arasında imzalanan antlaşmadır. antlaşmaya göre keşfedilen yerler ilgili ülkeler arasında paylaşılacaktır.*

antlaşma metni

resim kaynağı 1, resim kaynağı 2
devamını gör...
uzayda piknik
arkadi strugatski ve boris strugatski kardeşlerin muhteşem romanıdır. bilimkurgu dünyasında güçlerini birleştirip voltranı oluşturan biraderler harikalar yaratmak konusunda oldukça cömerttir. daha önce kendileri hakkındaki hayranlığımı yokuştaki salyangoz kitabı ile ilgili yazdığım tanımda belirtmiştim.
uzaylılarla ilgili aklımızdan geçen her şey yanlış olabilir. fiziksel olarak gözümüzde canlandırdığımızdan çok farklı görünüyor olabilirler. yeşil olmayabilirler mesela. görünmez bile olabilirler hatta. kullandıkları lisan hiç ummadığımız bir şekilde olabilir. dil kullanmıyor da olabilirler. belki telepati kullanıyor bile olabilirler. medeni olmayabilirler umduğumuz kadar, ya da o kadar zeki olmayabilirler.
uzaylıların bize bakış açıları da çok beklenmedik olabilir. belki bizi hiç ciddiye almıyorlar. otobanda yanından geçerken bakmadığımız bir kasaba gibi görüyor olabilir mesela bizi. ya da arada bir ziyaret ettikleri ve hoş vakit geçirdikleri bir hayvanat bahçesiyiz onlar için. ya da bizi o kadar önemsemiyorlardır. mesela pikniğe gelip çöplerini bırakıp döndükleri bir ormanlık alan olabiliriz onlar için.
iki tarafın birbirlerine bakış açısını anlamamız belki asla mümkün olmayacak ama en azından bir yere kadar fikir yürüyebiliriz belki.
gerçekten bilemiyorum. siz okuyup karar verin.
uzaylılarla ilgili aklımızdan geçen her şey yanlış olabilir. fiziksel olarak gözümüzde canlandırdığımızdan çok farklı görünüyor olabilirler. yeşil olmayabilirler mesela. görünmez bile olabilirler hatta. kullandıkları lisan hiç ummadığımız bir şekilde olabilir. dil kullanmıyor da olabilirler. belki telepati kullanıyor bile olabilirler. medeni olmayabilirler umduğumuz kadar, ya da o kadar zeki olmayabilirler.
uzaylıların bize bakış açıları da çok beklenmedik olabilir. belki bizi hiç ciddiye almıyorlar. otobanda yanından geçerken bakmadığımız bir kasaba gibi görüyor olabilir mesela bizi. ya da arada bir ziyaret ettikleri ve hoş vakit geçirdikleri bir hayvanat bahçesiyiz onlar için. ya da bizi o kadar önemsemiyorlardır. mesela pikniğe gelip çöplerini bırakıp döndükleri bir ormanlık alan olabiliriz onlar için.
iki tarafın birbirlerine bakış açısını anlamamız belki asla mümkün olmayacak ama en azından bir yere kadar fikir yürüyebiliriz belki.
gerçekten bilemiyorum. siz okuyup karar verin.
devamını gör...
lucifer (yazar)
tanımlarını engellesem de hangi başlığı onun açtığını anlayabildiğim yazar.
devamını gör...

