(bkz: işkembeden sallamak)
az biraz mantık dahilinde kötüleme yaparsanız kendinizi rezil etmemiş olursunuz.
devamını gör...

çizi atıştırın, açlığınız yatıştırın
arkadaşlar! ülker çikolata gofret sevmeyen var mı?
devamını gör...

sıradan bir ailenin mutfağı gibidir. altından musluklar göz ağrıtan ihtişam olmadığı için pek söz etmek gerekmiyor.
devamını gör...

ilk sırada semtimin takımı göztepe'ye ayıp olacak ama horto magiko var.

panathinaikos takımının bu bestesi gerçekten huşu içinde söyleniyor videoda görüldüğü gibi, "horto magiko" sihirli ot anlamına geliyor, takımın sembolü yonca çiçeğine atıfta bulunsa da "sihirli ot" kavramının kafanızda ilk yarattığı kavram daha gerçekçi.

lütfen seyredin.



ikinci sırada tabii ki isyan marşı

devamını gör...

küçükken kendime bi çanta hazırlar sadece en sevdiğim eşyaları koyar ve evi terk edeceğimi söylerdim. çocuklar için olan çadırım vardı onu da evin önüne kurup orda yaşayacağımı düşünürdüm. yanii 7 yaşındaysanız evi o kadar terk edebilirsiniz.
devamını gör...

toplumun, markaların, sosyal medyanın dayatması ile fabrikadan çıkmışcasına tek tipleşen güzellik sektörünün bir etkisidir. güzel değilse bile popüler olanın güzel gelmesidir. halbukiiii güzellik gören gözdedir efenim, gelmeyelim bu oyunlara.
devamını gör...

onların eşsiz müziğini, dinler dinlemez, gelmeye başlayan kafa güzelliğidir.

baba zula, saykodelik ve kendine ait bir felsefesi olan biricik müzik grubudur. ruhani ritm ve ezgilerin şahıdır.
kendileri; tüm kültürel, dinsel ve etnik önyargıları ve hınçları yenmek gibi bir amaçlarının olduğunu söylerler. işte sanatın yüceliği efendim. bana göre hedeflerine ulaşabilecek muhteşem çalışmalar yapıyorlar.

sarhoş, aslında köken olarak "serhoş" tan gelir. serhoş, farşca bir kelimedir. ser kafa demektir. hoş ise güzellik. serhoş kafa güzelliğidir. anadolu’da insanlar tarafından serhoş kelimesinin fazlasıyla kullanıldığını görürüz. hatta türkülerde bile serhoş kelimesi geçer. "sar" ın sözcük olarak bir anlamı yoktur. sadece büyük ünlü uyumuna uydurmak için anlamlı kelimeyi, anlamsız bir hale getirmişiz. elimize sağlık gerçekten. dilimize baktığımız zaman bu tür kelimelerin epeyce çok olduğu görürüz.

"baba zula" nın vermiş olduğu sarhoşluk, "magic mushroom" ların yaptığı kafaya benzer.
harekete geçirir seni. duyularını açar. farkındalığını artırır. kaldırır seni oturduğun yerden, şamanlar gibi dans ettirir sana. alemlerden alemlere uçurur. durdurur zamanı. her şeyi olabildiğince hissetmeni sağlar. meditasyonun kralını yaptırır sana. sebepsiz güldürür, tutamazsın kendini. bir müddet etkisinden kurtulamazsın, kulağında ezgileri çalıp durur.

dinlemek isterseniz bir parçalarını bırakıyorum.

devamını gör...

bir ritüel olarak cannibalism veya yamyamlık...

ritüel olarak yamyamlık exocannibalism (yabancıların ve düşmanların yenmesi), endocannibalism (arkadaşların veya ailenin yenmesi) ve otocannibalism (kişinin kendi vücudunu yemesi) olarak üçe ayrılır. endokannibalizmin ölülerle bir birliktelik kurma umuduyla yapıldığı düşünülüyor. exocannibalism ve endocannibalism anlayışında ölen kişinin yenmesiyle, ondaki arzu edilen özelliklerin yiyen kişiye geçebileceği inancı vardı. genel ''kurban'' ritüelleri arasındaki son aşama olarak bllinir. (kemik külü, ufalanmışkemik parçaları ve deri parçacıklarının yenmesi de yamyamlık tanımı dahilindedir. bu tür yamyamlık, rönesans avrupa'sında bile görülmüş.)

mısır ve yunan mitolojilerinde de cannibalism anlatıları mevcuttur. kronos'un çocuklarını yemesi, zeus'un metis'i yutması(ki yutarak onun temsil ettiği yüce akla sahip olur), osiris'in mısır'da yamyamlığı kaldırması gibi. mitolojik anlatılarda da gördüğümüz üzere,tarih öncesi toplumlarda da bunun bir ''karın doyurma'' işi olmadığı aşikardır.(geleneksel toplumlarda beşeri özelliklerin ön plana çıkması amacıyla belli süreler için hayvani besinlerden uzak durulurdu. bunun sebebi hayvanların karakteristik özelliklerinin besin yoluyla insanlara geçiyor olmasıydı.) mesela hristiyan efkaristiya'sı sembolik bir cannibalism'dir. ekmek ve kanın, hazreti isa'nın kanı ve etini sembolize ettiğine inanılır.

günümüzde bunun gibi pek çok anlamını yitirmiş, sadece adı kalmış ritüeller mevcuttur. cannibalism'i bir ritüel olarak gerçekleştiren son kişi ise hepimizin malumu dr.hannibal lecter'dır. kendisi asla yamyamlık yaptığını da kabul etmez. ona göre yamyamlık, eşit olan iki kişiden birinin diğerini yemesidir. doktor niezstche'ci bi ahlak anlayışına sahiptir tabi.
devamını gör...

sorarlarsa “kurulu düzenimiz var yeenim” dersin kim bilcek a**.
devamını gör...

'güz' insanıdır...*
nereden anladım?
tabii ki tanımlarından...
eylül seviyor, şarap seviyor, şiir seviyor...
az yazıyor, öz yazıyor...
öz yazmaya devam etmeli midir bilemiyorum fakat çok yazmaya bir an önce başlamalıdır...*
devamını gör...

yemin ederim size baylar, fazla bilinçli olmak bir hastalıktır. gerçek, tam bir hastalıktır. sıradan bir bilinç, insanın yaşamı için fazlasıyla yeterlidir.

| yeraltından notlar, fyodor dostoyevski
devamını gör...

travma(lar).

psikolojik hastalıklar bir süreçten oluşur. ana sebep vardır, çevresel faktörlerin etkisi ile bu sebep tetiklenir ve hastalıklara sebep olur.

ana sebep nedir sorusunun cevabı eğitimsizlik.
psikolojik hastalıkların sebebinin her zaman bebeklikten geldiğine (bkz: sigmund freud) inanıyorum.

eğitimsizlik dediğimiz kişinin eğitimsizliği değil, ailenin eğitimsizliği oluyor.
aile bazı önemli konularda; sevgi göstermemek, hayatının kontrolünü almak, çocuğunun birey olduğunun farkında olmamak, kararlarına saygı duymamak, fazla üstüne düşmek ya da hiç düşmemek, cesaretini kaybettirmek gibi konularda büyük hatalar ile yapıyor.
yukarıda yazdığım konularda yapılan hatalar hayat boyunca kişinin ruhunda gizli bir kanser hücresi gibi saklı kalıyor. zaman içinde kansere dönmesi beklenilecek sadece.

bebekliğinden sonra kötü bir olay yaşamasa içindeki gizli hastalıklar dışarı çıkar mıydı? bu bir döngü, çocukluğunda ana noktalarda hatalar yapıldığı için hayatı boyunca iyi ve düzgün kararlar alamıyor. alamadığı için de bebekliğindeki sorunlar hayatına eşlik etmeye devam ediyor. döngü...

sağlıklı bir toplum olmamızın ana koşulu güzel insanlar yetiştirmek. güzel insanlar yetiştirmek için de güzel çocuklar yetiştirmek gerekiyor. güzel çocuklar yetiştirmek için de güzel evebeynler olmamız gerekiyor.

şu an toplumda görülen en önemli sorunlardan biri kadın cinayetleri de çocukluğa dayanıyor.
kadın cinayetleri haberlerine baktığımız zaman büyük çoğunluğunun 30-50 yaş arası olduğunu görürüz.
erkek gibi erkek düşüncesi ile yetişen çocuklar, erkekliğini hayatı boyunca kanıtlamak için bir savaş veriyor. bu savaşta da masumlar, kadınlarımız canlarını kaybediyor.

bu bir savaş değil! bu bir cahil eğitimin kötü sonuçları. her sorunun doğduğu eğitimsizliğe dur dedikten sonra bu acı olaylarımız da bir gün bitecek. daha fazla geç kalmamamız dileğiyle.
devamını gör...

yarın netflixte çıkacak olan filmdir. haluk bilginer ve demet akbağ başrollerinde olduğu için inanılmaz heyecanlıyım. fragmanı izledim iyice heyecan sardı bedenimi. izledikten sonra fikirlerimi bu tanıma düzenler eklerim. fragmana ulaşmak isteyenler için. bırakayım şöyle.


az önce bitirdim filmi yorumumu naçizane yapayım.
başlığı ben açmıştım fragmanı ben koymuştum çok heyecanlıydım haluk bilginer demet akbağ birlikteliğinde güzel veya vasat bir film izleyecektim heyecanlanmam gayet normaldi.
ama berbat bir film izledim iğrenç bir film izledim şaka gibi bir film izledim film o kadar kötü ki ne kadar kötü olduğunu tanımlayamıyorum.
keşke oyuncular bir masaya oturup sohbet etseydi ortaya daha düzgün bir iş çıkardı.
bu oyuncularla bu kadar berbat bir film ortaya getirmek büyük yetenek ister helal olsun diyorum.
senaryo bir süre sonra tıkanıyor akmıyor duruyor yerinde.
ben mi cahilim yoksa filmin garip bir tarzı mı var bilmiyorum ama ben dünya üzerinde bu filmi izleyip beğenecek insan olacağını zannetmiyorum gerçekten rezillik.
he bide sizin toplumsal mesajınızı yerler öperler. yok ya boktan film icra edeceksiniz bide içine toplumsal mesaj sıkıştırıp alkış alacaksınız üzgünüm. arkadaşlar eğer izlemeyen izleyecek olan varsa izlemesin.
devamını gör...

erkek çoğuğunun babasına bakışı ile kız çocuğunun bakışı arasındaki farkı da görebileceğiniz film. kız çocuklarının babaya çok düşkün olduğunu çok duymuştum. bu ilişki bilim - kurgu filmi olmasına rağmen aile filmlerinden çok daha iyi işlenmiş.

bilim üzerinden eleştrilmesine anlam veremiyorum. sonuçta belgesel değil bu. bilim-kurgu filmlerinin neredeyse hepsi için aynı eleştiri yapılabilir. kanımca filmin çok popüler olması sebebi ile tatmin sağlamak adına yapılan bir şey.
devamını gör...

#442020 hitler intihar etmişti diye biliyorum. onun dışında artık bunun sağlıklı insanların da fikirleri alınarak gerçekleştirilebilmesi gerektiğini düşündüğüm ; bir tür hayatı sonlandırma işlemi.
devamını gör...

karamürselli cindy
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

böceğimin bu fotoğraftan 1 saat sonra yüzünün sol tarafı yırtıldı. nasıl yaptı anlayamadım. çok yaramaz ve kendini korumayı bilmediğinden ve başına bir şey geldiğinde olayın travmasını yaşamadığından ben hiç bir şey anlamıyorum. olduda böyle iz kaldıysa anca.

mıy mıy bir hallerdeydi yanağının kenarında kan gördüm. 'anne bu koridora mı çıktı?' dedim. çünkü gelirken apartman koridorları kan içindeydi yok dedi annem. dikkatli bir baktım yanağında yırtık var. evde böyle bir kaza geçirebileceği hiçbir şey yok. düşünüyorum düşünüyorum bulamıyorum.

sıkıntılı bir durumu yok tabi ama canı acıdığı için moralim bozuldu. gerçi onun keyfi yerinde koşturup duruyor. dünya umurunda değil ama benim canım sıkıldı işte.

bundan 2 sene önce cokcok aniden zayıflamaya başladı. tuvaletinde pembe pembe aynı sosis gibi şeyler çıkıyordu. sosiste vermiyorum bunlar ne dedim. bu arada onları bulana kadar uzun bir süreç veterinere gittik geldik. neden zayıfladığını neden yemek yemediğini anlamıyorduk. sonra odalarını temizlerken dolabın altında terlik kalıntıları buldum. banyo terliğim kaybolmuş ve bulamamıştım. meğer bizim cokcok terliği yemiş. ve bağırsakları tıkanmıştı. ölümden döndürdük onu o dönem. o haliyle hala koşuyor zıplıyor peşimden hiç ayrılmıyordu. ara ara yorgunluktan yığılıyor ama yine koştura koştura bana yetişiyordu.

ah benim değişik çocuğum ne yapacağız biz senle böyle hiç bilmiyorum.
devamını gör...

bu öğrenme işi bitmiyor.
devamını gör...

derdimi ona anlatamasam da severim, o da beni sever. komünist oldu bizim kız diyerekten dalga geçer. komik adamdır kendisi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

herhangi bir dine, dile, ırka, mesleğe veya cinsiyete dair aşağılayıcı/provoke edici/saldırgan bir başlığı gündemde gördüğüm an hesabımı kapatıp gideceğim sözlüktür. sözlük için önemsiz bir hamle olsa da benim için önemli.
günlük hayatta sürekli birbirine hırlayan, diş gösteren, tükürükler saçarak iğrenç düşüncelerini birbiri üstüne kusan insanlar gördüğüm yeter. izin verirseniz evime geldiğimde güzel insanların yazdığı güzel şeyleri okumak istiyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim