normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yalniz bir hayat surecekmisim gibi geliyor. uzulmekten o kadar korkuyorum ki hep terkeden ben oluyorum. kendimi 60 yaslarinda hayal ediyorum, hala sabah kahvaltisinda bir bardak var. hayatimizdan gelip gecenler kalici yaralar birakiyorlar. bazi seyler duzelmiyor. kimi hayatiniza girmeden de sizi yikabiliyor. oldurmeyen aci guclendiriyor ama surekli cekilen bir aci da hic fayda etmiyor. insan hep hayatina sihirli bir deynek deymesini istiyor ki hersey duzelsin. ancak hayat duzelebilecek bir kavram degil. siz ya o degiskenlere karsi daha esnek olacaksiniz ya da kirilip duracaksiniz.
devamını gör...
toplanak allah diyek
böyle mi?
devamını gör...
lahmacun yiyen kızın asıl amacı
ben 2 başlık açtım birine hiç entriy girilmedi,diğerine galiba 3 entriy girmişti ve gerçekten konuşulması gereken basliklar di, ama tutmadı.
bu tür başlıklar ise en az 5-10 entriy giriliyor, ben de yazmış oldum biraz daha üstler de kalacak demek.
galiba boş yapma diyor z kuşağı bu durumda.
bu tür başlıklar ise en az 5-10 entriy giriliyor, ben de yazmış oldum biraz daha üstler de kalacak demek.
galiba boş yapma diyor z kuşağı bu durumda.
devamını gör...
keçi sütü
özel peynirler ve dondurma üretiminde kullanılan süt. inek sütünden daha beyazdır ve daha yüksek fiyata satılır.
devamını gör...
miyav
güzel türkçemizde kedi sesini betimlemek için kullandığımız sözdür.
örnek kullanımı:
+miyav.
örnek kullanımı:
+miyav.
devamını gör...
sıffin savaşı
halife hz. ali ve hz. muaviye arasında yapılan, 657 tarihli savaş.
657 senesiydi, hz. ali'nin halifelik devriydi. cemel vakasından sonra hz. ali'nin halifeliğine muhalefet eden hz. muaviye ve taraftarları vardı. hz. muaviye ve taraftarları, hz. osman'ın intikamını alma davasında olduklarını iddia ettiler. onların iddiasına göre, hz. ali, hz. osman'ı şehid edenleri koruyor ve cezalarını vermiyordu.
fakat hz. ali, fitnenin giderilmesinden sonra suçlulara cezalarını vereceğini söylüyordu. hz. ali, kumandan sahâbî cerîr bin abdullah'ı hz. muaviye'ye gönderip, muhâcir ve ensârın kendisine bey'at ettiklerini, kendisinin de onlar gibi bey'at edip itaatini bildirmesini istedi. elçi olarak gönderilen cerir bin abdullah hz. muaviye'ye vardı, bunu bildirdi fakat hz. muaviye cerir bin abdullah'ı oyalayıp ünlü sahâbî hz. amr bin as'a danıştı.
hz. amr, hz. muaviye'ye, hz. ali'den hz. osman'ın kanını isteme konusunda ısrarcı olmasını, eğer katilleri hemen cezalandırmazsa o zaman suriye ordusunu alıp üzerine yürümesini söyledi. cerir bin abdullah da dönüp durumu hz. ali'ye bildirdi.
ki, hz. muaviye, medine'den şam'a getirilen hz. osman'ın kanlı gömleği ile hz. osman'ın hanımı nâile'nin kesik parmaklarını caminin minberine astı. nâile kendisini hz. osman'ın önüne attığı sırada eliyle durdurmaya çalıştığı kılıç darbeleri sonucu iki parmağını kaybetmişti. işte hz. muaviye kanlı gömlek ve kesik parmakları caminin minberine asınca askerler oraya toplanıp ağlıyorlardı.
orda toplananlar hz. osman'ın intikamını alıncaya kadar yataklarında uyumayacaklarına, yıkanmayacaklarına dair yemin ettiler. ayrıca hz. muaviye suriye ordusuna fazlaca maaş veriyordu. hz. muaviye orduyu tahrik ettikten sonra, 85.000 kişinin bulunduğu bir orduyla şam'dan yola çıktı.
hz. ali de 90.000 kişiden oluşan ordusuyla küfe'den sıffin'e doğru yola koyuldu. hz. muaviye karargâh kurdu. hz. ali'nin ordusu da karargâh kurmuştu, hz. ali'nin ordusunun karargâh kurmuş olduğu yer ile nehir arasında hz. muaviye'nin askerleri olduğu için ilk gece susuz kaldılar. fakat, bir saldırı yapıldı ve bu saldırıyla birlikte şam ordusundan olan birlikler nehirden uzaklaştırıldı.
ve hz. muaviye'nin ordusu susuz kaldı. bunun üzerine hz. ali'ye adam göndererek nehirden su almaları için izin istedi. hz. ali bunun üzerine su almalarına engel olmadı. hz. ali hz. muaviye'ye elçiler gönderip onu birliğe ve müslümanların topluluğuna girmeye davet ederek savaştan vazgeçirmeye çalıştı. fakat olumlu bir cevap alamamıştı.
iki ordu birlikleri arasında da birtakım küçük çarpışmalar yaşandı. daha sonra ateşkes yapıldı ve elçiler gidip geldi. fakat elçilerin gidip gelmeleri de bir barışı sağlamamıştı. sonra savaş tekrar başladı. ilk haftada iki taraftan da birer komutanın çarpışmaları yaşandı. sonrasında da hz. ali orduya toplu saldırma emri verdi. savaş birkaç gün tüm şiddetiyle devam etti. ilk müslümanlardan olan sahâbî hz. ammâr bin yasir şehid edilince hz. ali çok üzüldü ve hz. ali'nin şiddetli bir saldırısı ile şam ordusu dağılmaya kadar geldiler.
savaş nerdeyse kazanılacaktı fakat hz. amr bin âs, suriyeli askerlere şöyle dedi:
her kimin yanında mushaf bulunuyorsa onu mızrağının ucuna takarak yukarı kaldırsın.
askerler bu emri yerine getirdiler ve karşı tarafa şöyle seslendiler:
aramızda allah'ın kitabı hakem olsun.
hz. amr bin âs'ın gerçekleştirdiği bu hile işe yaramıştı. ıraklı askerler şöyle demeye başlamışlardı:
allah'ın kitabına yapılan çağrıya uyalım.
hz. amr bin âs bu hileyle şam ordusunu kesin bir yenilgiden kurtardı ve karşı tarafın gücünü kırdı. hz. ali bunun bir savaş hilesi olduğunu anlatmaya çalıştı ama başarılı olamadı. hz. ali şöyle diyordu:
bu bir hiledir. bununla sizin aranıza ayrılık düşürmek ve birliğinizi bozmak istemektedirler.
fakat ıraklılar isteklerinde diretip savaşa devam etmekte olan komutan eşter'e adam göndererek savaşmayı bıraktırmasını istediler.
hz. ali de mecburen eşter'e savaşı bırakması için adam gönderdi. eşter, gelen adama şöyle karşılık verdi:
şimdi mevziden ayrılacak bir an değildir. ben şimdi kesin zafere ulaşacağımı ummaktayım, acele etme.
gönderilen adam hz. ali'ye gelmeden eşter'in savaşan askerleri arasında sesler yükseldi. daha bir hevesle savaşı sürdürüyorlardı. bunun üzerine ıraklılar hz. ali'ye şöyle dediler:
vallahi biz, senin eşter'e bırakması için değil de, savaşa devam etmesi için adam gönderdiğini sanıyoruz.
hz. ali ikinci kesin emir gönderince eşter, mecburen savaşı bıraktı. hz. ali, hz. muaviye'nin ne düşündüğünü anlamak için sahâbî eş'as bin kays'ı hz. muaviye'ye gönderdi. hz. muaviye şöyle dedi:
aramızda allah'ın kitabını hakem kılmak isteriz. her iki taraftan birer hakem seçilmesini ve onlardan allah'ın kitabına uygun bir karar vereceklerine dair ahd alıp da tarafların onların vereceği karara uymalarıdır.
hz. ali'nin taraftarları bundan memnun oldular. şamlılar hakem olarak siyasi bir dehaya sahip hz. amr bin âs'ı seçtiler. ıraklılar ise sahâbî olan ebu musa el eş'arî'yi hakem tayin etmek istediler. hz. ali ise ebu musa'nın daha önce kendisine muhalefet ettiğini, halkı kendisinden ayırmaya çalıştığını, yani onun hakemliğine güvenilemeyeceğini söyledi. ancak ıraklılar onun hakem olması konusunda direttiler.
daha sonra da iki taraf arasında hakemlerin uyacağı kuralların belirlendiği metin (tahkimnâme) hazırlandı. buna göre bir araya gelecek iki hakem halifelik meselesini kur'an'a, kur'an'da bir hüküm bulamazlarsa sünnete başvurarak adil bir şekilde çözeceklerdi.
657 senesiydi, hz. ali'nin halifelik devriydi. cemel vakasından sonra hz. ali'nin halifeliğine muhalefet eden hz. muaviye ve taraftarları vardı. hz. muaviye ve taraftarları, hz. osman'ın intikamını alma davasında olduklarını iddia ettiler. onların iddiasına göre, hz. ali, hz. osman'ı şehid edenleri koruyor ve cezalarını vermiyordu.
fakat hz. ali, fitnenin giderilmesinden sonra suçlulara cezalarını vereceğini söylüyordu. hz. ali, kumandan sahâbî cerîr bin abdullah'ı hz. muaviye'ye gönderip, muhâcir ve ensârın kendisine bey'at ettiklerini, kendisinin de onlar gibi bey'at edip itaatini bildirmesini istedi. elçi olarak gönderilen cerir bin abdullah hz. muaviye'ye vardı, bunu bildirdi fakat hz. muaviye cerir bin abdullah'ı oyalayıp ünlü sahâbî hz. amr bin as'a danıştı.
hz. amr, hz. muaviye'ye, hz. ali'den hz. osman'ın kanını isteme konusunda ısrarcı olmasını, eğer katilleri hemen cezalandırmazsa o zaman suriye ordusunu alıp üzerine yürümesini söyledi. cerir bin abdullah da dönüp durumu hz. ali'ye bildirdi.
ki, hz. muaviye, medine'den şam'a getirilen hz. osman'ın kanlı gömleği ile hz. osman'ın hanımı nâile'nin kesik parmaklarını caminin minberine astı. nâile kendisini hz. osman'ın önüne attığı sırada eliyle durdurmaya çalıştığı kılıç darbeleri sonucu iki parmağını kaybetmişti. işte hz. muaviye kanlı gömlek ve kesik parmakları caminin minberine asınca askerler oraya toplanıp ağlıyorlardı.
orda toplananlar hz. osman'ın intikamını alıncaya kadar yataklarında uyumayacaklarına, yıkanmayacaklarına dair yemin ettiler. ayrıca hz. muaviye suriye ordusuna fazlaca maaş veriyordu. hz. muaviye orduyu tahrik ettikten sonra, 85.000 kişinin bulunduğu bir orduyla şam'dan yola çıktı.
hz. ali de 90.000 kişiden oluşan ordusuyla küfe'den sıffin'e doğru yola koyuldu. hz. muaviye karargâh kurdu. hz. ali'nin ordusu da karargâh kurmuştu, hz. ali'nin ordusunun karargâh kurmuş olduğu yer ile nehir arasında hz. muaviye'nin askerleri olduğu için ilk gece susuz kaldılar. fakat, bir saldırı yapıldı ve bu saldırıyla birlikte şam ordusundan olan birlikler nehirden uzaklaştırıldı.
ve hz. muaviye'nin ordusu susuz kaldı. bunun üzerine hz. ali'ye adam göndererek nehirden su almaları için izin istedi. hz. ali bunun üzerine su almalarına engel olmadı. hz. ali hz. muaviye'ye elçiler gönderip onu birliğe ve müslümanların topluluğuna girmeye davet ederek savaştan vazgeçirmeye çalıştı. fakat olumlu bir cevap alamamıştı.
iki ordu birlikleri arasında da birtakım küçük çarpışmalar yaşandı. daha sonra ateşkes yapıldı ve elçiler gidip geldi. fakat elçilerin gidip gelmeleri de bir barışı sağlamamıştı. sonra savaş tekrar başladı. ilk haftada iki taraftan da birer komutanın çarpışmaları yaşandı. sonrasında da hz. ali orduya toplu saldırma emri verdi. savaş birkaç gün tüm şiddetiyle devam etti. ilk müslümanlardan olan sahâbî hz. ammâr bin yasir şehid edilince hz. ali çok üzüldü ve hz. ali'nin şiddetli bir saldırısı ile şam ordusu dağılmaya kadar geldiler.
savaş nerdeyse kazanılacaktı fakat hz. amr bin âs, suriyeli askerlere şöyle dedi:
her kimin yanında mushaf bulunuyorsa onu mızrağının ucuna takarak yukarı kaldırsın.
askerler bu emri yerine getirdiler ve karşı tarafa şöyle seslendiler:
aramızda allah'ın kitabı hakem olsun.
hz. amr bin âs'ın gerçekleştirdiği bu hile işe yaramıştı. ıraklı askerler şöyle demeye başlamışlardı:
allah'ın kitabına yapılan çağrıya uyalım.
hz. amr bin âs bu hileyle şam ordusunu kesin bir yenilgiden kurtardı ve karşı tarafın gücünü kırdı. hz. ali bunun bir savaş hilesi olduğunu anlatmaya çalıştı ama başarılı olamadı. hz. ali şöyle diyordu:
bu bir hiledir. bununla sizin aranıza ayrılık düşürmek ve birliğinizi bozmak istemektedirler.
fakat ıraklılar isteklerinde diretip savaşa devam etmekte olan komutan eşter'e adam göndererek savaşmayı bıraktırmasını istediler.
hz. ali de mecburen eşter'e savaşı bırakması için adam gönderdi. eşter, gelen adama şöyle karşılık verdi:
şimdi mevziden ayrılacak bir an değildir. ben şimdi kesin zafere ulaşacağımı ummaktayım, acele etme.
gönderilen adam hz. ali'ye gelmeden eşter'in savaşan askerleri arasında sesler yükseldi. daha bir hevesle savaşı sürdürüyorlardı. bunun üzerine ıraklılar hz. ali'ye şöyle dediler:
vallahi biz, senin eşter'e bırakması için değil de, savaşa devam etmesi için adam gönderdiğini sanıyoruz.
hz. ali ikinci kesin emir gönderince eşter, mecburen savaşı bıraktı. hz. ali, hz. muaviye'nin ne düşündüğünü anlamak için sahâbî eş'as bin kays'ı hz. muaviye'ye gönderdi. hz. muaviye şöyle dedi:
aramızda allah'ın kitabını hakem kılmak isteriz. her iki taraftan birer hakem seçilmesini ve onlardan allah'ın kitabına uygun bir karar vereceklerine dair ahd alıp da tarafların onların vereceği karara uymalarıdır.
hz. ali'nin taraftarları bundan memnun oldular. şamlılar hakem olarak siyasi bir dehaya sahip hz. amr bin âs'ı seçtiler. ıraklılar ise sahâbî olan ebu musa el eş'arî'yi hakem tayin etmek istediler. hz. ali ise ebu musa'nın daha önce kendisine muhalefet ettiğini, halkı kendisinden ayırmaya çalıştığını, yani onun hakemliğine güvenilemeyeceğini söyledi. ancak ıraklılar onun hakem olması konusunda direttiler.
daha sonra da iki taraf arasında hakemlerin uyacağı kuralların belirlendiği metin (tahkimnâme) hazırlandı. buna göre bir araya gelecek iki hakem halifelik meselesini kur'an'a, kur'an'da bir hüküm bulamazlarsa sünnete başvurarak adil bir şekilde çözeceklerdi.
devamını gör...
hz. muhammed
son din islam'ın son temsilcisi olan son peygamberidir. hz ibrahim'den beridir hanif dini olan islam'ın son tebliğcisi ve elçisidir. insandır, görevini yapmış ve bu dünyadan göç etmiştir.
devamını gör...
beni mutlu etmek için
bir şiir yeter mesela. ya da güzel bir söz, sen seversin diye alınan küçük hediyeler. mutlu olmak bu kadar kolaydır dostlar.
devamını gör...
su orucu
öncelikle uyarmalıyım ki 'su içsem yarıyorcular' uzak durun bu başlıktan hahah.
oruç denilince dini bir uygulama gibi yansıyor hemen düşüncelere fakat çok uzun yıllardan beri eski çin, yunan ve roma'da tıbbi amaçlar için kullanılırdı bu uygulama.
günümüzde yine tavsiye edildiğini gördüm ve bunun çok farklı yöntemleri var. orucu bazı şeyleri ya da hiç bir şeyi yememek olarak düşünebiliriz. bazen yiyeceklerin bir kısmını bazen sadece bir içeceği bazende bütün yiyecekleri yemeyerek uygulanır.
su orucuna gelirsek belirli bir zaman diliminde tüm gün sadece su içerek yapılır. bunun sonucunda vücudun temizlenmesi, iyileşmesi ve yenilenmesi beklenir. su ile vücuda giren oksijen miktarının artmasıyla hücrelerin yenilenmesi, toksinlerin daha çabuk atılması ve derinin güzelleşmesi, esnemesi sağlanır. suyun vücudu arındırması olarak değerlendirebiliriz.
bu şekilde çok fazla arındırıcı diyet vardır. karpuz diyeti, meyve diyeti, hayvansal gıdaların kullanılmadığı diyetler gibi gibi...
bazı doktorların tavsiye ettiğini duydum fakat sağlık açısından ne kadar doğru emin değilim. ara ara belki organların kısa bir şokla arınması güzel olabilir diyorum. ardından böyle düşündüğüm zamanlarda saçmalama be diyerek kendimi geçiştiriyorum hahah.
detoksta denebilecek bir diyet bu su orucu. belki yiyeceği direk kesmek yerine. meyve, sebze ağırlıklı beslenmek. işlenmiş gıda almamak ve çokça su tüketmek daha uygun olabilir. emin değilim. açıkçası bu kadar keskin diyetler benim gözümü biraz korkutuyor. gözüne güvenen varsa buyursun efem.
oruç denilince dini bir uygulama gibi yansıyor hemen düşüncelere fakat çok uzun yıllardan beri eski çin, yunan ve roma'da tıbbi amaçlar için kullanılırdı bu uygulama.
günümüzde yine tavsiye edildiğini gördüm ve bunun çok farklı yöntemleri var. orucu bazı şeyleri ya da hiç bir şeyi yememek olarak düşünebiliriz. bazen yiyeceklerin bir kısmını bazen sadece bir içeceği bazende bütün yiyecekleri yemeyerek uygulanır.
su orucuna gelirsek belirli bir zaman diliminde tüm gün sadece su içerek yapılır. bunun sonucunda vücudun temizlenmesi, iyileşmesi ve yenilenmesi beklenir. su ile vücuda giren oksijen miktarının artmasıyla hücrelerin yenilenmesi, toksinlerin daha çabuk atılması ve derinin güzelleşmesi, esnemesi sağlanır. suyun vücudu arındırması olarak değerlendirebiliriz.
bu şekilde çok fazla arındırıcı diyet vardır. karpuz diyeti, meyve diyeti, hayvansal gıdaların kullanılmadığı diyetler gibi gibi...
bazı doktorların tavsiye ettiğini duydum fakat sağlık açısından ne kadar doğru emin değilim. ara ara belki organların kısa bir şokla arınması güzel olabilir diyorum. ardından böyle düşündüğüm zamanlarda saçmalama be diyerek kendimi geçiştiriyorum hahah.
detoksta denebilecek bir diyet bu su orucu. belki yiyeceği direk kesmek yerine. meyve, sebze ağırlıklı beslenmek. işlenmiş gıda almamak ve çokça su tüketmek daha uygun olabilir. emin değilim. açıkçası bu kadar keskin diyetler benim gözümü biraz korkutuyor. gözüne güvenen varsa buyursun efem.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
iliştim yerime efenim.. harika bir girişle fazlasıyla tatmin edici bir yayın başladı.
bugün bayram çabuk olun çocuklar. bengaripsengüzeldünyaumutlu bizi bekler..
bugün bayram çabuk olun çocuklar. bengaripsengüzeldünyaumutlu bizi bekler..
devamını gör...
hazal
endegomi: içerden evlenme yada grup içi evliliklere verilen bir isimdir.
levirat evliliği ise; kocası ölüp dul kalan bir kadının, kadına ve yeğenlerine iyi bakacağı, aile bütünlüğüne zeval vermeyeceği gerekçesiyle
kadının kaynıyla evlendirilmesi durumudur. tabi burada "mal- miras bölümünün engellenmesi" de istenmektedir. ama o durumlara girmeden sadece filmle ilgili girizgah yapmak istiyorum.
söz konusu hazal filmide 1979 yapımı yönetmenliğini ali özgentürk'ün yaptığı, oyunculuklarını ise talat bulut, türkan şoray'ın yaptığı levirat hikayesi ile karşımıza çıkan bir dram filmidir.
senaryoya imza atan kişiler ise, onar kutlar ile ali özgentürk'tür.
film ispanya'da san sebastian uluslararası film festivali büyük ödülü, manheim film haftası film armağanı'nı kazanmıştır. filmde rol alan meral çetinkaya, 18. antalya altın portakal film festivali'nde en iyi yardımcı kadın oyuncu seçilmiştir.
batman’da gönüllü köyü’nde çekilmiştir
bundan sonrasını spoi takıntısı olan arkadaşlar bana bir iyilik yapıp okumasınlar lütfen.
''
''
film toplumsal gelenek ve görenekleri çok acı bir biçimde anlamaktadır. film gözleri görmeyen hasır ustalarının muhabbetiyle başlar. muhtarın oğlu küçük oğlu ömer'e hasır ördüklerini söylemektedirler. ancak içlerinden birisi gözyaşı akıtır ve aslında hasır'ın beşir, ve güzeller güzeli hazal için başlandığını söyler.
ve hikayeyi anlatmaya başlar....
hazal için yüksek başlık parasını muhtar, büyük oğlu için ödemiş ancak beşir çekip gidince başlık parasından olmak istemeyen aile hasırıda hazalıda küçük oğlan ömer'e vermiştir.
tabi hazal'ın birde sevdiği emin(talat bulut) vardır.
bu dizideki kurbanlardır hazal ve ömer... biri çocukluğundan, biri de kadınlığından olmuştur. o sebeple düğün, sessiz sedasız, çalgısız ağıtlarla başlar. şimdiye kadar olan dram ise sadece bir başlangıçtır. daha derin bir dramın habercisidir.
film sadece levirat'ı anlatmaz, toplumdaki hayatı cehenneme çeviren geleneklere de değinir.
örneğin cadaloz kaynana hazal'a zulüm edince, baba evine döner. ancak ''gelinlikle geldiğin evden ancak kefenle çıkarsın'' kuralı karşımıza çıkar.
köye yapılmak istenen medeniyet'e erişim sağlayacak ''yol''a ise köylü iyi bakmaz.
hazal kendisini her daim seven, başlık parasını az verebildiği için, onunla evlenemeyen emin ile kaderlerinden ''yol'' vasıtasıyla kaçar. köye at sırtında cesetleri getirilince, sessizlik olur...
kör olan ''her şeyi görenler'' sahneye gelir. patlamalar, gürültü patırtı, olur bir anda. yol yapımı için patlatılan dinamitler halkın kaçışmasını sağlar. sadece körler kalır.
köhnemiş gelenekleri silip süpürecek ''iş makineleri'' görünür.
filmin sonunda ise dertli bir ağır ciğerimizi deler geçer efenim.
maalesef ağıdın orijinalini bulamadık. şunla idare edin.
''''
levirat evliliği ise; kocası ölüp dul kalan bir kadının, kadına ve yeğenlerine iyi bakacağı, aile bütünlüğüne zeval vermeyeceği gerekçesiyle
kadının kaynıyla evlendirilmesi durumudur. tabi burada "mal- miras bölümünün engellenmesi" de istenmektedir. ama o durumlara girmeden sadece filmle ilgili girizgah yapmak istiyorum.
söz konusu hazal filmide 1979 yapımı yönetmenliğini ali özgentürk'ün yaptığı, oyunculuklarını ise talat bulut, türkan şoray'ın yaptığı levirat hikayesi ile karşımıza çıkan bir dram filmidir.
senaryoya imza atan kişiler ise, onar kutlar ile ali özgentürk'tür.
film ispanya'da san sebastian uluslararası film festivali büyük ödülü, manheim film haftası film armağanı'nı kazanmıştır. filmde rol alan meral çetinkaya, 18. antalya altın portakal film festivali'nde en iyi yardımcı kadın oyuncu seçilmiştir.
batman’da gönüllü köyü’nde çekilmiştir
bundan sonrasını spoi takıntısı olan arkadaşlar bana bir iyilik yapıp okumasınlar lütfen.
''
'' film toplumsal gelenek ve görenekleri çok acı bir biçimde anlamaktadır. film gözleri görmeyen hasır ustalarının muhabbetiyle başlar. muhtarın oğlu küçük oğlu ömer'e hasır ördüklerini söylemektedirler. ancak içlerinden birisi gözyaşı akıtır ve aslında hasır'ın beşir, ve güzeller güzeli hazal için başlandığını söyler.
ve hikayeyi anlatmaya başlar....
hazal için yüksek başlık parasını muhtar, büyük oğlu için ödemiş ancak beşir çekip gidince başlık parasından olmak istemeyen aile hasırıda hazalıda küçük oğlan ömer'e vermiştir.
tabi hazal'ın birde sevdiği emin(talat bulut) vardır.
bu dizideki kurbanlardır hazal ve ömer... biri çocukluğundan, biri de kadınlığından olmuştur. o sebeple düğün, sessiz sedasız, çalgısız ağıtlarla başlar. şimdiye kadar olan dram ise sadece bir başlangıçtır. daha derin bir dramın habercisidir.
film sadece levirat'ı anlatmaz, toplumdaki hayatı cehenneme çeviren geleneklere de değinir.
örneğin cadaloz kaynana hazal'a zulüm edince, baba evine döner. ancak ''gelinlikle geldiğin evden ancak kefenle çıkarsın'' kuralı karşımıza çıkar.
köye yapılmak istenen medeniyet'e erişim sağlayacak ''yol''a ise köylü iyi bakmaz.
hazal kendisini her daim seven, başlık parasını az verebildiği için, onunla evlenemeyen emin ile kaderlerinden ''yol'' vasıtasıyla kaçar. köye at sırtında cesetleri getirilince, sessizlik olur...
kör olan ''her şeyi görenler'' sahneye gelir. patlamalar, gürültü patırtı, olur bir anda. yol yapımı için patlatılan dinamitler halkın kaçışmasını sağlar. sadece körler kalır.
köhnemiş gelenekleri silip süpürecek ''iş makineleri'' görünür.
filmin sonunda ise dertli bir ağır ciğerimizi deler geçer efenim.
maalesef ağıdın orijinalini bulamadık. şunla idare edin.
''''
devamını gör...
atari
küçükken mario oyununu oynadığım hede. son anda o canavara yenilip, 'zibidibidip' diye oyunun sonuna gelmenin verdiği üzüntü ile karışık ateşli öfkenin bünyemde yarattığı etkiyi bir ben bilirim. prenses de kesinlikle değmeyecek bir tipti, ama o zamanlar tabi anlamıyor insan.
devamını gör...
yedi numara
eşsiz diziydi.kızların recep ile haydar'ın köylerine gittikleri bölüm çok komikti.
haydar ile armağan'ın baş başa kaldıkları anlar ve duygular çok özeldi.
recep'in çorlu'daki ucuzlukçu markete gitmesi yardırırdı her seferinde.
haydar ile armağan'ın baş başa kaldıkları anlar ve duygular çok özeldi.
recep'in çorlu'daki ucuzlukçu markete gitmesi yardırırdı her seferinde.
devamını gör...
insanın beynini uyuşturan şeyler
devamını gör...
bulaşık makinesi
bir evde 2 tane olmasini savundugum makinadir. tasinirsam bir gun kesinlikle 2 bulasik makinasi olacak mutfagimda. şöyleki; birinde yikananlari temizleri yani kullanip kirlenince kirliler icin olana koymak seklinde calisacak sistem. boylece temizi yok dolaba yerlestir yok islaklari kurula vs olmayacak. temizden al kirliye koy. kirliyi calistir. digerine gec. cok mantikli bence.
devamını gör...
ajdar
medyanın kullanıp bir mendil gibi kenara attığı biri.
devamını gör...
kızıl ordu
ikinci dünya savaşında hitler ve onun yenilmez denilen ss’lerine karşı kazandığı savaş ile dünyayı büyük bir felaketten kurtarmış olan ordudur.
rusya düşseydi almanları durduracak başka bir güç kalmıyordu geriye.
rusya düşseydi almanları durduracak başka bir güç kalmıyordu geriye.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
şurada 13-14 yaşındaki ergenlerin bile yazmayacağı şeyler yazan kazık kadar insanlar (y kuşağı) varken z kuşağına gelene kadar ilk önce aranızdan onları aforoz edin sevgili yaşlı ve kırıcı insanlar.
devamını gör...


