herkesi yavaş yavaş tanıyorsun
pastadaki mum sayısı çoğalınca
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: tüm suriyelilere vatandaşlık verilmesi)
devamını gör...

bireyin önceden öğrendiği şeyleri
kendi kültürü kendi alışkanlığı haline getirmesi anlamına gelen aristotales'in eserlerinde geçen kelime.
devamını gör...

insan isterse ne güzel işler yapıyor değilmi. dinazor nedir lan.
devamını gör...

''ne güzel sağlıklıyım, ailem de öyle, şüküüür'' diye arada coştuğum an'lar.
devamını gör...

aşağıdaki videoda görüleceği üzere bazı japonlar kelimelerin nasıl yazıldığını hatırlamıyorlar.



japonca, gramer bakımından türkçe'ye çok benzemektedir. sondan eklemelidir; türkçe'deki gibi yansıma ve ikilemeler vardır; yapım ekleri vardır; durum-hal ekleri vardır. ancak "rırr" sesi gibi bazı harfler japon dilinde yoktur. bu sesi "lıı" olarak verirler. türkler için konuşması kolay olan bu dili yazmak gerçekten zordur. çünkü japonca üç farklı alfabeden oluşmaktadır; kanji, hiragana ve katakana

filologlar arasında en çok kabul gören görüşe göre ilk japon dili lehçeleri 5 bin yıl önce korece'den türemiştir. dilbilimciler, japonca'nın tarihini dört dönemde incelerler: eski japonca (8. yüzyıla kadar), geç dönem eski japonca (9-11. yy), orta japonca (12-16. yy) ve çağdaş çaponca (17. yüzyıl sonrası). bu dönemler boyunca, dilin dil bilgisinde veya diziliminde önemli bir değişiklik olmamıştır. fakat söz dağarcığı önemli ölçüde değişim göstermiştir.

japonya'da dil standartı imparator meiji'nin adını taşıyan meiji restorasyonu'ndan (1868) sonra iletişim gereksinimi için başkent konuşulan dilden türetilmiştir. standart japonca okullarda öğretilir, televizyonda, gazetelerde ve resmî yazılarda kullanılır.

meiji restorasyonları, mustafa kemal atatürk'ün dikkatini çekmiştir. imparator meiji'nin çağdaş japonya fikri türkiye cumhuriyeti'nde neredeyse bire bir uygulanmıştır. ancak imparator meiji harf inkılabını yapmamıştır.

bu 10 yıllık restorasyon süreci tam anlamıyla japonya'yı hollanda'yla ticaret yapan bir liman ülkesiyken şahlandırmış ve japonya ilerleyen yıllarda doğu asya'da rusya ve çin topraklarını işgal edecek güce ulaşmıştır. bu şahlanışın sonu atom bombasıyla bitmiştir ve japonya şu an nüfus-yıllık gelir ile borç oranına göre dünya'nın en borçlu ülkesidir.

not: videoda tatlı bir mesaj var, japonlar "rüşvet" kelimesinin nasıl yazıldığını hatırlamıyorlar.
devamını gör...

can havliyle üstünüze bile atlayabilen kedidir. ya da çöpü başına geçirdiğimiz için atarlanan kedidir.
devamını gör...

köy enstitülerinin babası olan çok önemli bir eğitimcidir. tonguç,demokrasinin iki çeşidi olduğunu söyler.birisi kolay ve oyun olanı, diğeri ise zor ve gerçek olanıdır.ona göre biz,ilkini seçmişizdir.
devamını gör...

kendime hemen şu 13 soruyu sorarım. kaçta, hangi, ne ile, niçin, n'olmuş, kimi, nerede, nasıl, ne zaman, kimden, neyi, ne belli, neye, kim?
devamını gör...

bizdekiler daha çok kumral, yani sarışının bir tık üstü. yani çocuklukta sarışın iken büyüyünce saçlar hafif sarı ve kahverengi karışımı bir hale bürünüyor. sarışının bir tık üstü ve renkli gözlüler açık kumral, onun bir tık üstü ve renkli gözlü ve koyu kahverengi saçlılar da koyu kumraldır. ülkemizde sarışın erkek fazla yok, sarışın ırk dediğimiz viking, yani isveç-norveç sarışınları, bir de albino dediğimiz sapsarı insanlar, hakiki sarışın bunlardır. bizdeki sarışınlar da açık kumral dediklerimiz. mesela ulu önderimiz atatürk, uğur dündar, kıvanç tatlıtuğ vs. bunlar kumral örneği.
devamını gör...

tüp gaz ile çalışan ve ısıtma amacıyla kullanılan bir soba türü.
devamını gör...

ses dalgalarının kayıt cihazına giderken havada yayılması ve konuşurken kulaktaki kemiklerimizde yayılması yüzünden sesimizi farklı duyuyoruz. *bu da böyle bir bilgi.
devamını gör...

dünyada metil alkol denen maddeyi kimya dersinden önce öğretebilen tek ülkeyiz.
devamını gör...

türk şiirinin en çoşkun kalemi olan nesimi'nin çağları aşan şiiri.

bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam
cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam

kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim
sen bu nişân ile beni bil ki nişâne sığmazam

kimse gümân ü zann ile olmadı hakk ile biliş
hakkı bilen bilir ki ben zann ü gümâna sığmazam

sûrete bak vü ma'nîyi sûret içinde tanı kim
cism ile cân benim velî cism ile câna sığmazam

hem sadefim hem inciyim haşr ü sırât
bunca kumâş ü raht ile ben bu dükâna sığmazam

genc-i nihân benim ben uş ayn-ı ayân benim ben uş
gevher-i kân benim ben uş bahr ile kâna sığmazam

arş ile ferş ü kâf ü nûn bende bulundu cümle çün
kes sözünü uzatma kim şerh u beyâna sığmazam

gerçi muhît-i a'zâmım adım âdem durur âdemim
dâr ile kün fekân benim ben mu mekâna sığmazam

cân ile hem cihân benim dehr ile hem zamân benim
gör bu latifeyi ki ben dehr ü zamâna sığmazam

encüm ile felek benim vahy ile melek benim
çek dilini vü epsem ol ben bu lisâna sığmazam

zerre benim güneş benim çâr ile penc ü şeş benim
sûreti gör beyân ile çünkü beyâna sığmazam

zât ileyim sıfât ile kadr ileyim berât ile
gül-şekerim nebât ile piste-dehâna sığmazam

şehd ile hem şeker hem şems benim kamer benim
rûh-ı revân bağışlarım rûh-ı revâna sığmazam

tîr benim kemân benim pîr benim civân benim
devlet-i câvidan benim îne vü âna sığmazam

yer ü gökü düzen benim geri dönüp bozan benim
cümle yazı yazan benim ben bu dîvâna sığmazam

nâra yanan şecer benim çarha çıkar hacer benim
gör bu odun zebânesin ben bu zebâne sığmazam

gerçi bugün nesîmîyim hâşîmîyim kureyşîyim
bundan uludur âyetim âyet ü şâna sığmazam.
devamını gör...

“sana dün bir tepeden baktım aziz istanbul!
görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rü'yada
sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.”

yahya kemal beyatlı şiiri.
devamını gör...

sözlükçe çekiliş yapıp aramızdan birini seçelim ve izlesin bence. bu eziyeti 100 kişi çekeceğine 1 kişi çeksin.
devamını gör...

izmir’in kurtuluşundan sonra tanıştığı ve son zamanlarına kadar atatürk’ün yanından ayrılmayan falih rıfkı atay’ın, atatürk hakkında yazdığı anılarını toparladığı ve kitap haline getirdiği anılarından oluşan eseridir. ilk bakışta kalınlığı göz korkutan cinstendir.
devamını gör...

sadece türk erkeğinin göremediği gerçek.

çok uluslu bir şirkette çalışıyorum. bu yüzden de sık sık yurtdışına çıkıyorum. şirkette gayet ortalama türk kadını olan arkadaşlar yurtdışında çok sık iltifat alıyorlar. ben de tabi ki bizim insanımızı yabancılarla karşılaştırıyorum. kadınlarımızın gözleri, dudakları, yüz hatları çok belirgin. şuna dikkat ettim, avrupalıların yüz hatları yok. kaşı-gözü nerede başlıyor, nerede bitiyor belli değil. bunun için bir sürü makyaj yapıyorlar.

uzun lafın kısası kadınlarımız dünya kadınlarından daha güzel. biz okyanusta yaşayan balık misali suyun kıymetini bilmiyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim