günde 10 entry giren yazarın onlarca kez oylanması
katılıyorum kesinlikle kankacılık sektörünü çökertmemiz lazım... mesela ben günde sekiz yüz doksan beş entry girdiğim için favlarken şey diyorlar büyük ihtimalle neyse bu entrysini favlamıyım sonra başka entrysini favlarım. seç beğen al. zaten hep güzel yazıyo bu kız... ama asla kanka değiliz hiç kanka değiliz kimse sevmiyo beni herkes nefretimsin diye mesajlar atıyo.
devamını gör...
aynı anda birçok kişiyle flörtleşen insan
öncelikle bu başlığı yargılamak amacıyla açmadım, aksine onları takdir ediyorum. nasıl yapıyorlar çok merak ediyorum.
son zamanlarda, özellikle zamane gençliği, insanların arasında dikkatinden kaçmayan bir şey var ki insanlar durmaksızın sürekli flörtleşiyor. ne olursa olsun herkesin yedekte tuttuğu en az 5-6 isim var, hatta bunun da bir tık ötesi hem sevgilisi, hem f.buddy, hem flört, hem takılmalık diye insan ayıranlar bile var.
insanlardaki bu azmi çok merak ediyorum. ulan benim gönül, libido işlerine ayıracak o kadar vaktim yok; hatta öyle bir şey yapsam flörtleştiğim insanların ismini bile hatırlamam. ama millet nasıl böyle yapıyor hayret ediyorum.
ha bu arada gençler dedim de, 30 yaşındaki insanlar da yapıyor bunu. cidden merak ediyorum kendinize hiç vakit ayırmıyor musunuz?
son zamanlarda, özellikle zamane gençliği, insanların arasında dikkatinden kaçmayan bir şey var ki insanlar durmaksızın sürekli flörtleşiyor. ne olursa olsun herkesin yedekte tuttuğu en az 5-6 isim var, hatta bunun da bir tık ötesi hem sevgilisi, hem f.buddy, hem flört, hem takılmalık diye insan ayıranlar bile var.
insanlardaki bu azmi çok merak ediyorum. ulan benim gönül, libido işlerine ayıracak o kadar vaktim yok; hatta öyle bir şey yapsam flörtleştiğim insanların ismini bile hatırlamam. ama millet nasıl böyle yapıyor hayret ediyorum.
ha bu arada gençler dedim de, 30 yaşındaki insanlar da yapıyor bunu. cidden merak ediyorum kendinize hiç vakit ayırmıyor musunuz?
devamını gör...
8 mart 2021 lise sınavlarının başlaması
yarın biyoloji sınavında da umarım kafa sözlük gündemlerini sorarlar.
devamını gör...
müslüman olup gelişen ülke
yoktur maalesef.
türkiye cumhuriyeti tüm eksilerine rağmen, bütün coğrafyaya ve dünyaya bu konuda örnek teşkil edecek bir rol model olma yolunda ilerlerken , gelinen noktada bu misyondan oldukça uzaklaşıldığı apaçık ortada .
şimdi birileri gelip her zaman olduğu gibi ' bunun dinle alakası yok , insan merkezli bir sorun bu ' diyecektir .ya da ben bunu yazdıktan sonra demekten vazgeçecek, ama kafasında bir yerde bu düşünceyi taşımaya devam edecektir .
o zaman da şu sonuca varılır, özellikle müslüman toplumlarda müslümanlık son derece kötü, çağ dışı biçimde yaşanıyor. yani geldik insan faktörüne yine .
peki bu insan , olması gerektiği gibi yaşamadığı 'din ' olgusunu neden hic dilinden veya şeklen üzerinden düşürmez, neden sürekli bu olguyu ön plana çıkarma ihtiyacı hisseder ?
birşeyleri saklamak , gizlemek için mi ,
ya da aidiyet duygusunu yaşadığı tek ve büyük topluluk bu minvalde buluştuğu için mi ,
sebebi her ne olursa olsun,
din ile yatıp, din ile kalkmak dindar olmak, gerçekten inanmak iman etmek değildir.
kutsal kitabının ilk kelimesinin ' oku ' olduğu bir zümrenin, buna kulak asmayıp, uygarlaşma medenileşme yolunda hiçbir çaba göstermeyip,
sosyal medyada , basında, buradaki gibi sözlüklerde, sokakta , çarşıda pazarda 'din' temalı konuları öne çıkarma girişiminin abesle iştigal etmekten öte hic bir kıymeti harbiyesi yoktur .
bu durum, okumayıp, sorgulamayıp, sadece biat kültürüne kendini teslim etmiş olan müslüman toplumların geri kalmışlığı gerçeğini değiştirmeyecek, bu yol bu şekilde izlendikçe de, bundan en büyük zararı yine din görmeye devam edecektir .
edit: haa önceden, çok eskiden böyle değildik, sonradan bozulduk diyenler daha büyük bir yanılgının içine düşüyorlar.
o zaman da ben , 1500 yıldır dinini öğrenemeyen toplumlar derim , iş daha da vahim hale gelir .
bu kadar zaman geçmiş ne zaman doğru gerçek dini öğrenip yaşayacaksın, veya bunu iyi yaşadığını iddia ettiğin dönemlere ne oldu, neden sahip çıkmadın derim.
onun için çok gerilere gitmek bizi bu konuda kurtarmadığı gibi daha büyük sorumluluklara sokar degerli yazar arkadaşlarım.
türkiye cumhuriyeti tüm eksilerine rağmen, bütün coğrafyaya ve dünyaya bu konuda örnek teşkil edecek bir rol model olma yolunda ilerlerken , gelinen noktada bu misyondan oldukça uzaklaşıldığı apaçık ortada .
şimdi birileri gelip her zaman olduğu gibi ' bunun dinle alakası yok , insan merkezli bir sorun bu ' diyecektir .ya da ben bunu yazdıktan sonra demekten vazgeçecek, ama kafasında bir yerde bu düşünceyi taşımaya devam edecektir .
o zaman da şu sonuca varılır, özellikle müslüman toplumlarda müslümanlık son derece kötü, çağ dışı biçimde yaşanıyor. yani geldik insan faktörüne yine .
peki bu insan , olması gerektiği gibi yaşamadığı 'din ' olgusunu neden hic dilinden veya şeklen üzerinden düşürmez, neden sürekli bu olguyu ön plana çıkarma ihtiyacı hisseder ?
birşeyleri saklamak , gizlemek için mi ,
ya da aidiyet duygusunu yaşadığı tek ve büyük topluluk bu minvalde buluştuğu için mi ,
sebebi her ne olursa olsun,
din ile yatıp, din ile kalkmak dindar olmak, gerçekten inanmak iman etmek değildir.
kutsal kitabının ilk kelimesinin ' oku ' olduğu bir zümrenin, buna kulak asmayıp, uygarlaşma medenileşme yolunda hiçbir çaba göstermeyip,
sosyal medyada , basında, buradaki gibi sözlüklerde, sokakta , çarşıda pazarda 'din' temalı konuları öne çıkarma girişiminin abesle iştigal etmekten öte hic bir kıymeti harbiyesi yoktur .
bu durum, okumayıp, sorgulamayıp, sadece biat kültürüne kendini teslim etmiş olan müslüman toplumların geri kalmışlığı gerçeğini değiştirmeyecek, bu yol bu şekilde izlendikçe de, bundan en büyük zararı yine din görmeye devam edecektir .
edit: haa önceden, çok eskiden böyle değildik, sonradan bozulduk diyenler daha büyük bir yanılgının içine düşüyorlar.
o zaman da ben , 1500 yıldır dinini öğrenemeyen toplumlar derim , iş daha da vahim hale gelir .
bu kadar zaman geçmiş ne zaman doğru gerçek dini öğrenip yaşayacaksın, veya bunu iyi yaşadığını iddia ettiğin dönemlere ne oldu, neden sahip çıkmadın derim.
onun için çok gerilere gitmek bizi bu konuda kurtarmadığı gibi daha büyük sorumluluklara sokar degerli yazar arkadaşlarım.
devamını gör...
cinsel içerikli başlıkların verdiği rahatsızlık
halbuki aslında cinsel içerik rahatlık verir insana ama...
iktidarsızlık probleminiz olduğuna işaret olabilir. bir üroloğa görünün.
iktidarsızlık probleminiz olduğuna işaret olabilir. bir üroloğa görünün.
devamını gör...
somon balığı
yetişkinlerin yumurtladıktan sonra ölmesi, orada büyüyen yavruların okyanusa gitmesi, ve okyanusta o kadar dolanıp durduktan sonra yumurtlamak için, ters akıntıya rağmen gene aynı yere gelmesi ibretliktir.
okyanus'ta yada ırmak'ta yaşamalarına rağmen ormana ve toprağada faydaları vardır. çünkü ayılar ilk başlarda balığın hepsini yesede, karnı doydukça sadece yumurtalarını yermiş ve kıyıya çektiği somon balığı orada çürüyüp bütün vitaminlerini toprağa bırakırmış.
o yüzden ayıların somon balıklarını kıyıya götürüp yediği yerlerdeki ağaçlar, ormanın diğer taraflarına göre daha uzun, daha sağlam oluyormuş.
okyanus'ta yada ırmak'ta yaşamalarına rağmen ormana ve toprağada faydaları vardır. çünkü ayılar ilk başlarda balığın hepsini yesede, karnı doydukça sadece yumurtalarını yermiş ve kıyıya çektiği somon balığı orada çürüyüp bütün vitaminlerini toprağa bırakırmış.
o yüzden ayıların somon balıklarını kıyıya götürüp yediği yerlerdeki ağaçlar, ormanın diğer taraflarına göre daha uzun, daha sağlam oluyormuş.
devamını gör...
hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları
yakın zamanda öğrendiğim ve ilk duyduğumda bile özünü unutmamanın ne değerli olduğunu düşündüğüm bir garibanlık anım var. (aslında bir sürü de neyse) istanbul'a yeni gelmiş sayılır o dönemlerde ailem evin en küçük çocuğu olarak bir ben doğmuşum tabi istanbul'da. tabi garibanın köyünde bebek bezi ne arar. bebekmişim daha annem markete gitmiş kıt kanaat geçinmemize rağmen gözü bir bebek bezine ilişmiş, tabi okuma-yazma sayılar vs. yok. bir kadına sormuş fiyatını, kadın da söylemiş. annem neyse kalsın o zaman pahalıymış demiş. kadın bebeğin mi var, ne giydiriyorsun o zaman bebeğe demiş. annemde eski usul diyerek açıklamaya çalışmış. her neyse kadın bir sürü hakaret etmiş. "allah'ın köylüleri fakirleri" falan diyerek. (oldukça anlamsız olsa da) tabii annemin de o dönemde daha türkçesi o kadar gelişmemiş ne diyeceğini şaşırmış. kadın marketten çıkana kadar söylenmiş durmuş. bir zaza reis ablamız duymuş olanları (akrabamız) kadını oracıkta rezil etmiş. tabi olan kime oldu bu hikayede derseniz, yok yok bebek bezi giyemeyen bana olmamış bir şey tabi. annem çok üzülmüş ve ağlamış. birçok anısını unutmuştur da bunun acısını unutmamıştır. şimdi görsem o kadını deste deste parayla tokatlamak isterdim...
devamını gör...
ev yapımı hamburger
bimden alınmış markası belirsiz hamburger ekmeği+ yine bimden alınmış markası bilinmeyen hazır köfte + ..
başka bir şey yok, bekleme ev yapımı işte ne bekliyorsun.
başka bir şey yok, bekleme ev yapımı işte ne bekliyorsun.
devamını gör...
yazarların en sevdiği söz
şu hayatta ne öğrendim derseniz; içime atmayı öğrendim, kabullenmeyi öğrendim, yalnızlığı öğrendim, en çok da yalnızlığımı öğrendim..
devamını gör...
sanal arkadaşlığı reel hayata taşımak
iki tane böyle arkadaşım olmuştu. biriyle 5 diğeriyle 6 sene arkadaşlığımız sürdü. sonra çeşitli sebeplerden eski samimiyet kayboldu. bundan bir 5-6 sene önceki sanal dostluklar bile daha samimiydi. şimdilerde kimse mesajlaşmayı bırakın, telefonla konuşmaktan aciz. herkes başbakan olmuş, ne zaman konuşmak istesem aşırı meşgul.
devamını gör...
yazarların en çok özlemini duyduğu şey
vicdan azabı çekmeden kendine vakit ayırmak.*
devamını gör...
evlenmemek için nedenler
aynı evde yaşamak.*
devamını gör...
ah eğleniyor kendi başına neşesi yeter
devamını gör...
ekmeğe diye çıkıp sana gelesim var
pandemi dönemi için bulduğum romantizm içeren söz öbeği...
ikiye on kala grubunun şarkısından aşırdım. *
bakkala diye çıkıp sana gelesim var
bakkal mı kaldı azizim?
ikiye on kala grubunun şarkısından aşırdım. *
bakkala diye çıkıp sana gelesim var
bakkal mı kaldı azizim?
devamını gör...
28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi
esasında türkiye tarihine adını altın harflerle yazdırabilecek bir eylem iken, eylemin dördüncü gününden itibaren eylemciler arasına sızma yapan bir takım terör gruplarının provokasyonlarına uğrayarak, amacından sapmış, saptırılmış akabinde mevcut iktidarın daha da güçlenmesine sebebiyet vermiş eylemdir.
özellikle sosyal medyanın istenildiğinde ne kadar kötüye kullanılabileceğini gözler önüne sermiş, sosyal medyanın gücünü tüm türkiye'ye göstermiş eylemdir.
özellikle sosyal medyanın istenildiğinde ne kadar kötüye kullanılabileceğini gözler önüne sermiş, sosyal medyanın gücünü tüm türkiye'ye göstermiş eylemdir.
devamını gör...
pascal'ın kumarı
hazreti ali'nin ağzından anlatılan versiyonu daha çok bilinir. pascal'a ait olduğunu öğrenince, daha sonrasında hazreti ali'ye uyarlanmış olduğunu düşünüp gerçekte hazreti ali'nin böyle bir argümanda bulunmadığını düşünmüştüm ama sanırım bu manaya gelen bir sözü var.
pascal olaya pragmatist bir şekilde yaklaşmış. inanç ile pragmatizm yan yana geldiğinde ortaya pek hoş bir şey çıkmıyor bence. bu yolla inanan insanın samimiyetini önce kendi kafamda sorgular sonra da boş verirdim muhtemelen.
son olarak inanç ile ilgili tartışmalarda vazgeçilmez argümanlardan biridir. her tartışmada illa ki "ya varsa..." ile başlayan bir cümle kurulur. cümleyi kuran her ne hikmetse haklı olduğunu düşünüp buna uygun bir tavır takınır. karşı tarafa da ya korkuyla karışık hesap kitap işlerine girer ya da işin samimiyetini sorgular.
pascal olaya pragmatist bir şekilde yaklaşmış. inanç ile pragmatizm yan yana geldiğinde ortaya pek hoş bir şey çıkmıyor bence. bu yolla inanan insanın samimiyetini önce kendi kafamda sorgular sonra da boş verirdim muhtemelen.
son olarak inanç ile ilgili tartışmalarda vazgeçilmez argümanlardan biridir. her tartışmada illa ki "ya varsa..." ile başlayan bir cümle kurulur. cümleyi kuran her ne hikmetse haklı olduğunu düşünüp buna uygun bir tavır takınır. karşı tarafa da ya korkuyla karışık hesap kitap işlerine girer ya da işin samimiyetini sorgular.
devamını gör...
nikola tesla
ticari zeka ya da ileri derecede kurnazlık ile yüksek analitik zekanın farkını ortaya koymuş örneklerden biridir.
devamını gör...


