asla yapamayacağım şey... dağda her yer böcek doludur şimdi. güzelim evimi bırakıp böceklerin içine mi gideyim?? tövbe.
devamını gör...

kongreler lebaleb doluyken kadıköy'de gençlerin eylem yapması yasaklandı. dün işkenceyle onlarca öğrenci göz altına alındı. bir de dalga geçer gibi polislerin bu tutumları var tabi.
devamını gör...

seneler önce köylünün biri tarlasını sürerken parlak bir taş bulup eşeğinin boynuna takar. eve dönünce eşi taşı beğenir ve “bu taş evimizde dursun, gelen komşular çatlasın” der.
muhtar ve karısı köylünün evine misafirliğe gelince muhtarın karısı parlak taşı görür. çok beğenip “bu taş köyümüzün simgesi olsun, muhtarlıkta dursun” deyip bir koyun karşılığında taşı alır.
köylü sevinir. “bir taş karşılığında bir koyun aldım”.

parlak taş bir müddet muhtarlıkta durur. ilçe esnafından biri muhtarlığa gelince “bu taş başkente yakışır, al sana 10.000 tl, köyünün ihtiyaçlarını karşıla” der.
muhtar kıs kıs güler “bir koyuna almıştım, iyi okuttum taşı”.

kendini uyanık sanan esnaf, partisinin ilçe teşkilatından birisine gösterir taşı. “hem kaçak inşaatıma ses çıkarmazlar, hem de bizim oğlanı işe alırlar, hem de üste para verirler” der içinden.
parti üyesi 15.000 tl’ye alır o parlak taşı. bakanın birine hediye edip göze girmek ister.
ne var ki bakan istifa eder. keyif çayının yanında çokomel olmayınca partide dengeler değişir.

parti üyesi gider bir kuyumcuya. kuyumcu çırağı bakar parlak taşa. 20.000 tl’ye anlaşırlar.
yarım saat sonra genç bir kadın ile yaşlı bir amca gelir kuyumcuya.
”aşkitom çok beğendim bu taşı, iyi parlıyor, ne acaba, alsana deyince” yaşlı adam alır taşı 40.000 tl’ye.
kuyumcu çırağı memnun, “ustam olsa gurur duyardı benimle” diye sevinir.

yaşlı amca 80 yaşında olduğu için mavi haplar alır, haliyle kalp krizinden vefat eder.
genç kadın da ünlü bir kuyumcuya gidip taşı satıp, 60.000 tl’yi cebe indirir.
“bana aptal sarışın dediler. gerçi saçlarım sarı boya ama 40.000 tl’ye alıp 60.000 tl’ye sattım. bir de hem güzel hem akıllı olunmaz derlerdi” diye güler.

parlak taş olan 145,44 karatlık elmas el değiştirmeye devam eder ve en son 1.000.000 dolara bir prenses tarafından satın alınır.
köylü, muhtar, esnaf, kuyumcu çırağı, genç kadın, yaşlı adam sarraf olmadıkları için o parlak taşın gerçek değerinden haberleri yoktur. o vakitler internet de yoktur.*
"bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değeri bilenin yanında o şey kıymetlidir.

susuzluk çeken ülkelerdeki insanlar bir damla suyun kıymetini bilir.
ramazan’da iftar sofrasında bir zeytin bile o kadar kıymetlidir ki.
senin ırkın, dinin, milliyetin, cinsiyetin, maddi durumun kimine göre çok şey fark eder, kimine göre ise hiçbir şey.
hayatın çevrendeki insanlara göre değer kazanır hikayedeki parlak taş gibi.
çevrendeki insanları akıllıca seçersen o insanların seni paha biçilmez göreceğine emin olursun.

“insan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır” der jim rohn.
benzer hedeflerin olduğu kişilerle bir aradaysan, başarın da katlanır.
kimi ay’a gideceğiz diye sevinir. kimi de ay’a bu uzay bütçesi ile nasıl gideceğiz diye düşünür.
bbc’nin haberine göre türkiye uzay ajansı'na ayrılan bütçe 38 milyon tl.
rusya, soyuz roketleriyle bir astronotu uluslararası uzay istasyonu'na göndermek için 80 milyon doların üzerinde ücret talep ediyor. kaynak

haberi okuduktan sonra konfüçyüs’e kulak vermek gerekir. “bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınınız”.

aşkı bilenler ve ona değer verenler ile aşk güzeldir.

devamını gör...

jack london - kızıl veba
orhan pamuk - veba geceleri
richard matheson - ben, efsane
gabriel garcia marquez - kolera günlerinde aşk
adrian barnes - uyuyamayanlar

karantinayı dibine kadar yaşamalık kitaplar.
devamını gör...

15. yas gunumde kız arkadaşımla doğum günü kutladığım için eve biraz geç gittim büyük ailem hem toplanalım hemde çocuğa pasta keselim demişler. rahat 20 kişi var. eve girdim her şey iyi güzel hoş. daha sonra yakın arkadaslarim aradı gel sana suprizimiz var diye. dedim bizimkiler salmaz baya kalabalığız saat gece 11 ve dışarda hayvan gibi kar var. aradan bir saat geçti kapı çaldı.

yakın arkadaşlarımdan ikisi kör kütük sarhoş babama ismiyle seslenerek "bak sen bu çocuğu çok sıkıyorsun bugün doğum günü" minvalinde
bir seyler söylediler. ailenin hepsi evde olduğu için hiç ses etmeden beni gönderdi. dönüşte hepiniz buraya gelin dedi. ben bırak arkadaslarimla eğlenmeyi bütün gece arkadaşlarımı ayıltmaya calismaktan yorgun düştüm. en sonunda gittik eve hep birlikte. ama biliyorum ki hiç hayra gitmiyoruz.

neyse balkonda hazır bekleyen babam eliyle isaret etti orada kalın diye. indi aşağı hiç konuşma olmadı zaten. dordumuzu tertemiz dövdü. ama oyle tokat falan değil. karda yaptırmalı falan. ilk dayağı yiyen ben olduğum için sansliydim cunku arkada 3 dk bi bekleme süresi oluyor dayak yemek için muhtemelen o bekleyiş dayaktan daha kötüdür. oyle keko gibi hepimize dalmadı. teker teker çalıştı. direkt bir sanat eseri bıraktı ortaya hala konusuruz o dayağı.

15. doğumgünümün bana çok şey kattı. hatta bana tek bir şeyler katan doğumgünüm. evden ilk uzaklaşma tecrübesi*. arkadaşlarım bana hiç bir şey için ısrar etmemeye başladı. bir şeye hayir diyorsam kesinlikle hayır olarak kalıyordu.

ben eve dönünce babam çağır lan o *******ları eve dedi. çağırdım hepsi geldi. oturduk hep birlikte içtik. babamla ilk defa içmemin hikayesidir aynı zamanda. masaya oturken adam akıllı kalmazsanız dayağı yine yersiniz demişti zaten. herkes o gün adam akıllı kalkti masadan. ders güzeldi ama tam ogrenemedik demek ki. çünkü o masada oturan herkes bu dersi alttan aldı ve onlar hiç hoş hikayeler olmadı.
devamını gör...

hepimiz iyiysek bu kadar kötülüğü/haksızlığı kim yapıyor demek istediğim insanlar. hep düşünmüşümdür iyi insan,zararsız insan kime /neye göre klasik. çünkü sana iyi olan bana en büyük kötülüğü yapmış olabilir. *
devamını gör...

yayının ortasında katılabildiğim, çok keyif aldığım bir yayın oluyor. doksanlar bi canlandırmadı mı ama ya? harika gidiyor.. devamını diliyor, şuracığa ilişiyorum ben de.
devamını gör...

an itibariyle akışta imla kurallarına uygun 3 başlık falan var. onlar da muhtemelen eski başlıklar. sinirlerim bozuldu, rastgele kategorisinde olacağım önümüzdeki bir saat.
devamını gör...

yaşam, eve dönmekten ibarettir. ev; sözlükler bu kelimeyi hem başlangıç noktası hem de hedef nokta olarak tanımlar. umarım hedefe varırsın...
devamını gör...

lütfü zivaneli
devamını gör...

(bkz: ismail yk) dönemin söyleme çarpılırsın şarkısı.
devamını gör...

miko'mun güzel mi güzel, harika mı harika fikri ile yola çıkılıp sonunda şekillenen sözlük projemiz.
bir sözlüğün her zaman var olup yaşaması için kütüphaneden daha güzel bir fikir düşünemiyorum, çok yaşayın e mi!
yalnız o bu değil de böyle giderse kütüphaneden sonra halı saha, tiyatro, bale, hatta ve hatta korkarım ki düğün salonu bile açar bunlar ben size söyleyeyim.
devamını gör...

anime olarak adlandırılan japon animasyonları, çizgi filmleri üreten stüdyodur.alanında birçok ilke imza atan, birçok çizere ve yapımcıya ilham olan hayao miyazaki, iş ortağı ısao takahata ile kurmuştur.başarıdan başarıya koşan adını duyuran bir stüdyo haline gelip büyük isimlerle -disney gibi- karşılaştırılmaya bile başlanmıştır.

çizmeyi ve çizenleri seven biri olarak, ghibli'nin özellikle çizimlerini hayranlıkla incelerim her gördüğümde.detayları sahnelerin arasında göze batmayacak şekilde harmanlayıp estetik bir şölen sunar.sanırım studio ghibli'yi kendisi yapan da bunlardır zaten: canlı sahneler ve göz yormayan ayrıntılar.son olarak, lütfen sizi gittikçe körleştiren ön yargılarınızı bir köşeye itip animelere bir şans verin.ghibli, yetişkin ve çocuklara aynı anda farklı mesajlar verebilen eserler koymuştur ortaya, tabi almasını bilene...

(dönüp bakıyorum da küçüklüğüm bu stüdyonun elinden çıkan filmler ile geçmiş...)
devamını gör...

ben bu durumda sakınca görmüyorum.

herkesin her şeyi bilmesine gerek yok, nihayetinde biliyorum bilgiye sahibim diyenlerin çok büyük bir kısmı bu bilgiyi onlara aktarana karşı duyulan güvenin yüksekliğinden dolayı bilgi olarak kabul ediyor. hiçbir insan her konuyu bilemez ve bazı mevzularda bilgi sahibi olmadan güvendiği kişilerin fikirlerini benimser ve doğru olacağını düşünür. halkın bu vaziyetini değiştiremezsiniz sakınılması gereken ben her şeyi biliyorum deyip hiçbir şey bilmeyenlerdir.

toplumda ıslahı yapılması gereken mevzu; kişilerin bilmediği mevzuda bilmiyorum demesini öğretmek ve meydanlardan insanların güveneceği üçkağıtçıları toplamaktır.

işte bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaması gereken insan meydanlardaki bu insanlardır.
devamını gör...

güzel bir ironi olmuş ama zamanında sadi somuncuoğlu cumhurbaşkanlığı için aday olduğunda, o yaşlı adamı, bahçeli'nin dediğine uymadın, lidere itaat etmedin diye döven bir adam bu. lidere itaatin türk töresi olduğunu söylüyordu. şimdi m.h.p'den ihraç edilince "türk töresini" unuttu galiba. bütün politikacılar, hepsi birbirinden beter.
devamını gör...

25 haziran 1961 doğumlu çok sevdiğim bir komedyen imdb

1983 yılında seona dancing isimli bir müzik grubu var.

2001-2003 yıllarında ilk çıkışını stephen merchant ile birlikte yazıp yönettikleri ve oynadıkları 14 bölümlük the office dizisinde yapmıştır imdb çok iyidir. jeneriğinden finaline kadar. sonra bu iş birçok ingiltere yapımı gibi abd'ye uyarlanınca ve o da çok iyi olunca -genelde uk dan us a uyarlananlar kötü olur, bu ise orijinalinden daha komiktir- daha çok tanındı. ben ilk onun yaptığını izledim. çok uzun yıllar sonra abd uyarlamasını izledim (ikisini de çok severim)

2003'de ricky gervais live: animals gösterisi imdb

2004'de ricky gervais live 2: politics gösterisi imdb

2005-2007 yıllarında yine stephen merchant ile yazıp yönettikleri ve oynadıkları 13 bölüm süren extras dizisi imdb (ki bu diziyle 2008 de tanıdım kendisini) yine çok iyidir. komedinin altında sağlam drama barındırır yaptığı diziler.

2007'de ricky gervais live 3: fame gösterisi imdb

2008'de out of england gösterisi imdb

2009'da matthew robinson ile birlikte yazıp yönettiği ve oynadığı the invention of lying filmi imdb

2010'da yine stephen merchant ile birlikte yazıp yönettikleri ve oynadıkları cemetery junction filmi imdb

2010'da out of england 2 gösterisi imdb

2010-2012 yıllarında yine stephen merchant ile bu sefer karl pilkington'u yanlarına alarak yazdıkları ve seslendirdikleri 39 bölüm süren the ricky gervais show animasyonu imdb

2010-2012 yıllarında 21 bölüm süren an idiot abroad belgeselinde imdb

2011'de yine stephen merchant ile bu sefer yanlarına warwick davis'i de alıp üçü birden yazdıkları merchant ile birlikte yönetip oynadıkları 8 bölüm süren life's too short dizisi imdb

2012-2014 yıllarında yazıp yönettiği ve oynadığı 14 bölümlük derek dizisi imdb

2018'de ricky gervais: humanity gösterisi imdb

2019'da yazıp yönettiği ve oynadığı after life dizisi imdb

spaced dizisinin 2. sezon 6. bölümünde
louie dizisinin 3. ve 12. bölümlerinde
the office abd uyarlamasının 7. sezonun 13. ve 24. bölümünde
curb your enthusiasm 8. sezon 6. bölümde
müzede bir gece serisinde ve stardust filminde kısa rollerde
ghost town filminde başrolde imdb

67. altın küre ödülleri (2010) 49. saniyeden 2. dk. 56. saniyeye kadar olan kısım izle

68. altın küre ödülleri (2011) olduğu anların tamamı 12 dk. altyazılı izle

69. altın küre ödülleri (2012) olduğu anların tamamı 14 dk. altyazılı izle

73. altın küre ödülleri (2016) 44. saniyeden 12. dk. ya kadar olan kısım o törenden altyazılı izle

77. altın küre ödülleri (2020) açılış konuşması 8 dk. altyazılı izle
devamını gör...

ego kasmaktan türk milletinin ömrü kısaldı yeminle. yapmayın kasmayın bu kadar beğendiysen beğendin bitti gitti.(bkz: swh)
devamını gör...

kurban olduğum rabbim bazen ufacık tefecik 1.55'e ne güzellikler sığdırıyor.
devamını gör...

kaçış edebiyatı diye burun kıvıranlara en güzel cevabı,fantastik edebiyatın babası olan tolkien vermiştir: "kendini hapiste bulduğunda dışarı, evine gitmeye çalışan biri neden hor görülüyor? ya da kaçamıyorsa, hapishane duvarları ve gardiyanlar dışında bir şeylerden konuşmasın mı?"

kaçış edebiyatını sevmeyenler hapishanenin gardiyanlarıdır şeklinde tolkien'e atfedilen lafın aslıdır aynı zamanda.
devamını gör...

rüştü asyalı'nın seslendirdiği radyo tiyatrosu.

uykuların haram olduğu bir gece ne yapsam acaba diye düşünürken, seçimimi radyo tiyatrosundan yana kullandım. nedendir bilmiyorum fakat radyo tiyatrosu dinlemek her zaman iyi gelmiştir bana ayrıca uykumu da getirir bu yüzden bir tane seçip dinleyeyim de uyurum diye düşündüm.

listelere bakarken rüştü asyalı ismini görünce tuhaf bir yol öyküsü tiyatrosunu açtım fakat uyumanın imkanı yok. o kadar merakta kaldım ki, dinlerken uyumak için girdiğim bu yolculuğa kahvemle devam ettim.

konusunu kısaca şöyle anlatabilirim. seçkin adında bir uzun yol şoförü vardır yine bir gün yola çıkar. aklında soru işaretleriyle yolculuğuna devam ederken yol kenarında bir adam görür. ıssız yol kenarında adamı bırakmak istemez ve aslında asla yoldan birini arabaya almamasına rağmen bu adamı arabasına almaya karar verir. yolculuk esnasında adamda bir tuhaflık hisseder ve ayrıca mola verdikleri yerlerde yaşadıkları esrarengiz olaylar sonucunda yolculukları enteresan bir hal alır.

sonunu tahmin etmek zor olmasa bile bence enteresan ve güzel bir hikayeydi. radyo tiyatrosu sevenlere tavsiyemdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim