türkiye numaraları için uluslararası alan kodudur. + yerine 00 şeklinde de tuşlanabilir. 9 kısmı türkiye, orta doğu bölgesi ve bazı güney asya ülkelerinin kodlarının ilk hanesidir. bu ülkeler için 9 dan sonra gelen sayı ülkeye özel numarayı oluşturur.
devamını gör...

paris' te panteon kilisesinde bulunur. bkz: #241846
yukarıda da bahsedildiği gibi fransız fizikçinin adı ile bilinen bir sarkaçtır. konu ile ilgili iki dakikaık video aşağıdadır:

devamını gör...

çocuklara işkence için yetiştirilen ürün.
şaka ya, lahana çiçeği.
çiçek yemek şart mı, bilemedim.
çocuklar büyüyünce; karnıbahar, kapuska, brokoli, bakla yapma anne dediler.
enginar hiç yapmadım zaten.*
sebzeyse, patateste sebze dediler.
ikna oldum valla, mantıklı tepki
kaç yıldır yemiyoruz, hala yaşıyoruz.
devamını gör...

üşenmekten ziyade hayatına yeni insan almamak isteyen insanların yaşamış olduğu duygudur. bana da oluyor bu ve ben bunu yemek yaparken fazladan koyulan malzemenin yemeğin tadını bozmasına benzetiyorum.

mesela; yemek yaparken ölçünün dışına çıkarsanız, bu tuz yeterli mi değil mi az daha ekleyim mi deyip ölçüyü artırırsanız yemeğin tadı mutlaka bozuluyor.

belli bir yaştan sonra yeni insanlarla tanışma durumu da benim için böyle; hayatımdaki 3 5 kişi bana yetiyor, yeni tanıştıklarım ise mutlaka hayatımın tadını kaçırıyor.
devamını gör...

yok.
devamını gör...

kendi toplumsal ve kültürel hegemonyalarını inşa etmek için alınan, yaşam tarzımızı, kişi hak ve özgürlüklerini savunmak gayesiyle karşı durulması, eleştirilmesi gereken karardır.

altı üstü içki diyip geçmeyin, bugün içki bahsinde yaşam tarzımıza müdehale edecek cüreti kendilerinde bulanlar ilerleyen vakitlerde varoluşumuzun en derin bağlarına da yönelebilirler.

mesela içki satımını yasaklamakla, evlilik akti olmaksızın bir çift aynı evde yaşayamaz demekle, ramazanda oruç tutmayanlara para cezası keselim demekle, cuma namazı saati iş yerlerini kapatmayı zorunlu kılmak arasında niyet ve mana açısından en ufak bir fark yoktur.

yoksa 17 gün biz içki içmişiz, içmemişiz çok da önemli değildir. önemli olan vatandaşların yaşam tarzına devlet eliyle ve iktidarın siyasi eğilimleri doğrultusunda müdehale edilmesidir.

bakın liboş değilim, insan hakları savunucusuyum ama tersinden, tesettür dolayımıyla insanların eğitimden ve kamusal hizmetlerden yararlanma haklarının engellemesi de aynı oranda sorunludur.
insanların din, vicdan, inanç, yönelim, yaşam tarzı, ırk, anadil, cinsiyet vb. hususiyetleri, devletlerin eliyle müdehaleye açık olmamalıdır. bütün bunlar yasalar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmalıdır. bunun sağlanmadığı koşullarda insan hakları mücadesinin bütün kulvarları teyakkuza geçmelidir.
o yüzden evet, alkol yasağı insanların yaşam tarzlarına müdehaledir. ve temelde kişi hak ve hürriyetlerine yönelen bir saldırı olması hasebiyle insan hakları ihlalir.
devamını gör...

çoğu düşüncesini kendi düşüncelerime benzettiğim ve sinir olduğum konularda konuşurken içimin yağlarını eriten şahane youtuber. ayrıca bu sözlüğü keşfetmemi sağladığı için kendisine teşekkür ediyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

amerikalı şair ve yazar edgar allan poe'nun yazdığı son şiiri "annabel lee"dir. 1849 yılında yazılmıştır. poe'nun ölümünün hemen ardından şiir yayınlanmıştır.
devamını gör...

arşiv sitesini açarak eski içeriklerini paylaşan trt kurumu, bunun bir de kanalını açsa trt arşiv ya da trt nostalji diye yayına koysa izlenme oranları muazzam tavan yapar. dost ortamında muhabbetler tükendiği zaman açsak bu nostalji kanalını, ödediğimiz trt paylarına değecek bir katkısı olur. trt2, belgesel, müzik ve nostalji kanalı arasında gider geliriz.
devamını gör...

eksileme butonunun gelmesi durumunda seri oylamaya ciddi bir kısıtlama gelmesi gerektiğini düşündürten başlık.

artı oyun kimseye bir zararı olmaz ancak seri eksileme özelliği bir tür linç girişimine dönüşebilir.
devamını gör...

şarabı meydana getiren üzüm/üzümlerin veya şarabın kırmızı/rose/beyaz olmasının seçimde önemli rol oynadığı şeylerdir. pek bilginiz yok ise klasik şarküteri dediğimiz peynir, jambon, kuru et, pastırma, hindi füme, bilumum çeşit peynir şaraba göre tercih edilebilir. size bir sır vereyim hiçbir şey mi yok kızarmış ekmeğe boca edilmiş tereyağı ve siyah zeytin dahi kırmızı şarabı dile getirebilir. aman gözünüzü seveyim şaraba gazoz vs. bir içecek katmayın da meze işi kolay dostlar.
devamını gör...

"tabii ki sevdiğim erkek" diyecek romantik serseriler yok mu, hepiniz mi realizme teslim oldunuz.
devamını gör...

şu an öğrenciyim, umarım ileride heba olmam..
devamını gör...

abbas kiarostami imzalı, 1997 yapımı, altın palmiye ödüllü sinema filmi. ingilizce adı taste of cherry. 1997 yılında palme d'or'u unagi ile birlikte paylaştı. başrolünde ve aslında tek rolünde the kite runner'dan da hatırladığımız homayoun ershadi yer alıyor.

bir yol, yolculuk filmi. hayatın bir yol olduğuna vurgu yapan, çokça metafor barındıran, intiharı düşünen ve bunu planlayan bir başrolün etrafında şekillenen bir hikaye. filmle ilgili daha fazla detay vermeyeceğim. spoiler vermek istemiyorum, izninizle biraz filmden yola çıkarak yaşam/ölüm konuşmak istiyorum.

insan öldükten sonra ne olacağı ile niye ilgileniyor? kendi bedenine ne olacağıyla, hayatındaki insanların ölümünün ardından yaşayacaklarıyla, ölümünün bırakacağı izle? hele ki intiharı düşünen bir insan?
bu filmde badii'nin neden ölümü seçtiğini, bu seçimi yaparken ne kadar zorlandığını veya ölümünden sonra onu sevenlerin ne gibi durumlar yaşayacağına dair ipuçları göremiyoruz. tek gördüğümüz bir ya da birden fazla sebepten badii'nin ölümünü bir yok oluş şeklinde kurgulamak istediği. evet ama neden? insan neden bilinçli bir tercih yaparak bu dünyadan ayrılmaya karar verdikten sonra geride kalanları düşünüyor? intihar iz bırakarak, yara bırakacak şekilde, hakkında konuşturarak bu dünyadan göç etmek demek mi sahiden? bu filmin bize anlattığı, intihar bu demek ama badii yok olarak, intihar ettiği bile kimse tarafından anlaşılmasın diye dileyerek bunu gerçekleştirmenin bir yolunu buldu mu? ya da tam tersi, aslında intihar etmek de ölmek de istemiyor. bunu gerçekten istese ardı, arkasını hiç düşünmezdi. bu badii'nin yardım çığlığı mı anlatılmak istenen. bilemiyorum, her ikisi de oldukça basit geliyor. "istediğiniz kadar süsleyin, başka taraflarından ele alın konuyu, bakın iki birbirine zıt olasılık bıraktım size ama aslında intihar günün sonunda sadece ilgi çekmeye çalışmak, ötesi değil" demek çok büyük hadsizlik gibi geliyor bana!

çok üzgünüm. galiba sinirliyim de biraz. yaşamın anlamı, intihar etmeyi kafasına koymuş bir insan için bile "bakış açını değiştir" minvalli bir konuşmanın, kişiyi sorgulamaya düşürecek kadar primitif bir şekilde ulaşabileceği bir cevapta gizli olabilir mi abi? evet tüm bunları sorgulatan bir film yapmak güzel. ama sanki anlatım ile dayatmanın arasındaki o çok da ince olmayan çizginin ötesine geçilmemiş mi bariz şekilde?
bilemiyorum. yok not falan. film güzel. ben değilim.
devamını gör...

kaos ve çikolata.
kan istiyorum anlıyor musunuz? ortalık cehennem yeri olsun ve ben çikolatamı alıp keyifle yiyeyim.
devamını gör...

"o'nun dizisini kimsecikler çekemez" diyerek ormantik bir tanım yazmak istiyorum.*
devamını gör...

koyabiliyor musun adını
yokladığında
hissedebiliyor musun

sesleniyor sana
duy beni

inatçı çocuk vazgeç inadından
elini götür
kulağının önüne
vursun parmak uçlarına
kalbinin sesi...
devamını gör...

çoğu insanı hayata bağlayan yegane dayanak.
devamını gör...

hem fizikçi hem bilim tarihçisi, hem de bilim felsefecisi.* the structure of scientific* revolutions adlı eseriyle çığır açmıştır. bu kitapla ''paradigma'' kavramını sadece felsefenin değil, tüm akademinin gündemine sokmuştur. the copernican revolution* ve the road since structure* the essential tension* türkeye çevrilen eserleridir. black-body theory and the quantum discontinuity* hala çevrilmedi malesef.

kuhn deyince akla gelen bilimsel devrimlerin yapısı ve paradigma kavramıdır. bu kitabında klasik bilim anlayışına saldıran kuhn, bilimin ''paradigma'' değişiklikleriyle süregeldiğini ve bunun bi ilerleme olmadığını ileri sürmüştür. ilerleme(progress), tekamül ve evrilmedir. bilimde meydana gelen paradigma değişiklikleri, sadece hakim olan gözlem öncesi yargı ve değerlerin değişmesiyle ilgilidir. bir tekamül söz konusu değildir. daha önce kabul görmemiş teorik anlayışlar yeni paradigmalarda kabul görebilir olduğunu da bilim tarihinde görmüştür. buradaki ilhamını da alexandre koyre'den alır.

kopernik devrimi'nde de bahsettiği üzere, kuhn, aristo kozmolojisi üzerinde de sık sık düşünür ve ''saçma''lığını anlamlandıramazmış. böyle ütopik bi evren kuhn'a saçma gelip de, aristo gibi bi dehaya nasıl makul gözükebilir diye düşünmeye devam ederken bir epifaniyle birlikte, bunun bir ''değer'' farkı olduğunu idrak ediyor. paradigmaları açıklayan değerler arasında asla bi objektiflik yoktur kuhn'a göre. yani kısaca, kuantum teorisi, newtonyen anlayıştan daha iyi bi açıklama sunmaz bize. sadece farklı bi bakış açısıdır. işte bu tespitler bilim dünyasını sonu gelmez bi tartışmaya itmiş bulundu can yazarlar.

edit: yapı'dan sonraki yol adlı kitabında itiraf ettiği üzere, ömrünün kalanını bir kuhniyen olarak geçirmemiştir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim