müzik eşliğinde düşünerek uzun uzun yürüyüş yapmak.
devamını gör...

durumu olan ve tanım okumak için vakit ayıranlar da olabilmektedir, demek istediğim başlıktır. isteyen kısa cümlelerle katkı yapar, isteyen uzun uzun yazar, önemli olan yazım hatası yapmadan ve birine saygısızlık yapmadan yazabilmektir diye düşünüyorum. ben fırsatım oldukça okuyorum yazılanları, bazen kısa cümleler kuruyorum şebnem ferah misali, bazen de uzun yazıyorum.

aklıma durduk yere hacı hüsrev baskınını getiren başlıktır ayrıca...
(bkz: okuyom ben ya)
devamını gör...

sevgiliye ne bir dil, ne bir söz yeter. ama şimdilik ben olsam rüştü şardağ'ın o güzel nağmesini söylerdim: '' bahçende safa hükmediyorken solayım.''
devamını gör...

lima sendromu, adını 1996 yılında peru’nun lima kentinde, japon büyükelçiliği’ndeki bir kaçırma olayından almıştır. bir grup militan, yüzlerce insanı elçilikteki bir kutlama sırasında rehin almıştır. birkaç saat içinde ise kaçıranlar, rehinelerin çoğunu onlara duydukları sempati sebebiyle serbest bırakmışlardır.

lima sendromunda tutsak alan kişi/kişiler, rehineye karşı olumlu duygular besler.

(bkz: hırsızlarında merhameti vardır)*
devamını gör...

eğer intihar notu bıraktığınız biri varsa aslında yaşamak ümidi biraz bile olsa kalmıştır içinizde. anlaşılmak isteyen, neden sunan veya neden soran bir mektup veda mektubu değildir. tümüyle vazgeçen insan hoşçakal demez, konuşmaz. eğer böyle bir not bırakmayı düşünüyorsanız, intihar etmeden bırakın. elinizden tutmalarına izin verin insanların.
devamını gör...

şahsen ben hiç çekinmeden artı oyları dağıtıyorum faydalı bir tanım girmişse neden vermeyeyim ki, hoşuma giden bir tanım varsa basıyorum artı oyumu.
devamını gör...

sevgili hunidaşım;
bende yerimi aldım. erol büyükburç saksı değildi.bunu belirtmek istedim.*

eski kafaların ah o eski günler diyeceği bir yayına başlamış bulunduk.
devamını gör...

bu videoyu paylaşmak istediğim başlık:

devamını gör...

buradan
devamını gör...

siz de az pezevenk değilsiniz. (azerbaycan prezidentine)

-süleyman demirel
devamını gör...

jesse owens birazda luz long'tur. evet owens hitler'in gözleri önünde büyük bir başarıya imza atmıştır ama bu başarının sac ayaklarından bir tanesi de almanların en güvendiği atletlerden birisi olan luz long olmuştur. owens uzun atlama elemelerinde ilk iki hakkında faul yapar. atlayışları geçersiz sayılmıştır. uzun atlamadaki dünya rekorları kendisine aittir ve 8 metreyi rahatlıkla atlayabilmektedir. oysa geçmesi gereken mesafe sadece 7.15'tir. ve bunu başaramaması kendisini kenardan izleyen long'un dikkatini çeker. owens'in yanına yaklaşır, kendisini tanıtır ve elindeki havluyu owens'ın sıçradığı mesafenin biraz gerisine koyar. böylece long'un hamlesi owens'in faul yapmasını engeller. çünkü owens geriden atladığı için çizgiye basma riski ortadan kalkmış, efsane atlet böylece uzun atlama elemelerini geçmiş ve uzun atlama alanında da altın madalyaya ulaşmıştır.

jessie owens o anlarla ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getirmiştir;

''orada, hitler’in önünde bana yakınlık göstermek büyük cesaret isteyen bir işti. bugüne kadar kazandığım tüm madalya ve kupaları eritseniz, o anda long’a karşı hissettiğim 24 karat dostluğun kaplaması bile etmez.''

bakın şu görüntü nazi almanyası'nın mabedinde berlin olimpiyat stadyumunda binlerce almanın önünde verilmiş bir görüntü. burada long'un yürek yediğini söyleyebiliriz sanırım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
psilosibin'in paylaştığı fotoğrafta ise owens'in arkasında hitler selamı veren sporcu da long'un ta kendisidir.

aslında luz long bu yaklaşımının bedelini ağır bir şekilde ödedi. kendisine ön cephelerde görev verildi ve san pietro'da hayatını kaybetti.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ancak faşizmin mabedinde faşizme vurulan tokadın resmi asla unutulmadı. siyahla beyazı ayıran çizgi ölümle yaşamı ayıramadı. * owens her daim long'tan minnetle bahsetti.

"en güzel hatıralarımdan biri luz long'la kurduğum dostluktu. benim en kuvvetli rakibimdi, ama bana en önemli tavsiyeyi de o verdi ve kazanmamı sağladı."

hitler'in owens'ın bu başarısından sonra onun elini sıkmadığı yönünde bir algı oluştu ve söz konusu durum gerçekmiş gibi kabul edildi. dönemin spor muhabiri siegfried mischner ise bunun tam aksini iddia etti. ''şeref tribününün arkasında owens’ı, hitler’in elini sıkarken gördüm.'' diyerek konunun iyice çetrefilli bir hale gelmesine sebep oldu. bu mevzu halen aydınlanmış değil. iddialar üzerinden tartışmalar yürüdü gitti. hatta owens'ın bile bu meselenin siyasi bir manevra olarak kullanıldığını ifade ettiği söylenir. ama net olan bir şey varsa bu büyük başarıya imza atan adamın olimpiyatların ardından beyaz saray’da ağırlanmamış ve tebrik edilmemiş olmasıdır. roosevelt’in bu davranışı sanırım hitler'e atfedilen hareketten daha vahim ve elimdir. berlin'de beyaz ırkın üstünlüğüne inananları alt eden owens kendi memleketindeki ırkçıları alt edememiştir...
devamını gör...

bu mantıkla bakıldığında uzaya gitmem gerekiyor sanırım zira neredeyse hiçbir siyasetçiyi ve yöneticiyi sevmiyorum*.
devamını gör...

(bkz: okey boomer)
tam yazılacak başlıktı ama, benim malum 35+ yaş başlıklarım meşhurdur, yapmazsam olmazdı.
devamını gör...

bu akşam, saat 23:00 da canlı olarak sizlerle..

müzikler iyidir.

muhabbet de fena değil.

ilginizi çeken ve üzerine konuşmak istediğiniz başlıkları yayından önce buradan yazabilir veya bana mesaj olarak atabilirsiniz.

faithfully yours.
devamını gör...

pokemon'un kaldırılması.
devamını gör...

7/24 dini öğelerden bahsedip her haltı yiyen sapıklar.bundan daha iğrenci yok.
devamını gör...

ayıp olır mu diye değil, selam verdim diye linç yiyip savcılığa verilip bide twitterda ifşa edilirim diye korkuyorum.
devamını gör...

tecavüze yol açan kadının giyimi ya da hal ve hareketleri değildir; maalesef hemcinslerimin iradesizliğidir. ne kadar salakça bir laf lan bu.
devamını gör...

yapay zekâ ile ilgili bir cümle.

kritik nokta için (bkz: teknolojik tekillik)

- yapay zekâ başka bir yapay zekâ yapabilir mi?
cambridge üniversitesi'nde bununla ilgili bir çalışma yapılmıştı. robotlar, insan müdahalesi olmadan başka robotlar üretmeyi başardı. tabii "insan müdahalesi yok" derken biraz özenli olmak gerekiyor. nihayetinde insanların tamamen konu dışında kalması -en azından şu an için- söz konusu olamaz. zira bir yapay zekâya sadece ilk etapta da olsa, verileri biz sağlıyoruz.

- tekilliğe ne kadar yakınız?
bu konuyla ilgilenen bazı isimlere göre 20-25 yıl kadar...
devamını gör...

uzaylıları bulalım hele dinlerini sonra sorarız be ya.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim