şahmeran efsanesi
yeryüzündeki tüm yılanların bu canlıdan türediğine ve anası olduğuna inanılır. tıbbın da sembolüdür. tarsus’un kızılmurat ilçesinde bulunan şahmeran hamamında öldüğüne inanılır.
inanışa göre şahmeran ölünce 3 parçaya ayrılıp kaynatılarak suyunu ayırmışlar.
3'e ayrılan suyun biri zehir, diğeri şifalı su, diğeri de içen kişiyi tıp ilmiyle bilge hale getiren bir suymuş. tıp ilmini ortaya çıkaran suyu lokman hekim'in içtiğine inanılır.
yine efsaneye göre yılanlar şahmeran'ın öldüğünden habersizdir. öldüğünü anladıklarında yeryüzüne çıkıp istila edeceklermiş.
inanışa göre şahmeran ölünce 3 parçaya ayrılıp kaynatılarak suyunu ayırmışlar.
3'e ayrılan suyun biri zehir, diğeri şifalı su, diğeri de içen kişiyi tıp ilmiyle bilge hale getiren bir suymuş. tıp ilmini ortaya çıkaran suyu lokman hekim'in içtiğine inanılır.
yine efsaneye göre yılanlar şahmeran'ın öldüğünden habersizdir. öldüğünü anladıklarında yeryüzüne çıkıp istila edeceklermiş.
devamını gör...
üç saniye kuralı
yiyecek yere düştüğünde 3 saniye içinde kaldırıp üflerseniz* kaldığınız yerden yemeye devam edebilirsiniz. en sevdiğim kural olur kendisi.
devamını gör...
kaba olmayı komik sanmak
recep ivedik izleyerek büyümüş bir nesile çok görülmemesi gereken eylem. yada ağızlarına kürekle vurun.ikincisi daha mantıklı.
devamını gör...
lgbt'li ve hdp'li tayfanın haklı olan her muhalif hareketi baltalaması
son derece haklı bir tespittir.
düzgün bir şekilde, kimseye zarar verilmeden yapılan protestoların içine sızarlar; ortalığı karıştırır, polise taş atarlar. provokasyon yapmayı iyi bilirler.
düzgün bir şekilde, kimseye zarar verilmeden yapılan protestoların içine sızarlar; ortalığı karıştırır, polise taş atarlar. provokasyon yapmayı iyi bilirler.
devamını gör...
madeni para
çeşitli elementlerin karışımından yapılan para.
bozuk para, demir para gibi çeşitli adlarla andığımız bu paraların yapımında genellikle altın, bronz, alüminyum ve benzeri maddeler ya da bakır - nikel gibi alaşımlar kullanılır. tedavülden kalkmış olan çok eski madenî paralar, sıklıkla koleksiyoncular tarafından toplanır.
bozuk para, demir para gibi çeşitli adlarla andığımız bu paraların yapımında genellikle altın, bronz, alüminyum ve benzeri maddeler ya da bakır - nikel gibi alaşımlar kullanılır. tedavülden kalkmış olan çok eski madenî paralar, sıklıkla koleksiyoncular tarafından toplanır.
devamını gör...
su-i misal emsal olmaz
"kötü örnek, örnek olmaz" anlamındaki söz. aynı zamanda daha önce yapılan yanlışların, daha sonra yapılacak olanları haklı kılmadığı anlamına da gelir. çoğunlukla hukuk alanında kullanılan bir ilkedir.
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
çok güzel olmuş. asparagas bölümünde kahkahayı patlattım. emeği geçen herkesin ellerine sağlık.*
devamını gör...
dünyanın en güzel kokusu
kızımın kokusudur... evlat kokusu cennet kokusudur.
devamını gör...
birini çok sevmek
ben seni, bir gün kavuşuruz diye sevmedim ki
ben bir şey beklemedim, bir sen doğdun içime
ben onunla yaşadım onunla ayakta kaldım
gelmesen bile kalbimin ateşi ömrümce yanar.
ben bir şey beklemedim, bir sen doğdun içime
ben onunla yaşadım onunla ayakta kaldım
gelmesen bile kalbimin ateşi ömrümce yanar.
devamını gör...
mona lisa
büyüsü çözülemeyecek eser
devamını gör...
öğrenmek ve bilmek arasındaki fark
bilmek ezberlemektir, akıl sadece bilgiyi tekrar eder ve anlama çabası yoktur. öğrenmek ise daha çok muhakemeden geçmiş ve üzerine başka bilgilerin eklenmesiyle oluşur. öğrenmek düşünmektir, bilmenin aksine daha fazla uğraş ister.
devamını gör...
cinsiyetçi başlık açanlar uçurulsun kampanyası
kadınları aşağılayıcı söylemler içeren düşük iq'lu mizah türlerine konu eden, sırf kadınların bedeni üzerinden prim yapmak için spekülatif başlıklar açan sığırların başlıklarıyla beraber tez vakitte sözlükten uçurulması için sonuna değin destek vereceğim kampanyadır.
devamını gör...
mavi tabela
karayolları kenarında bulunan bilgilendirme tabelasıdır. şehirden uzaklaşıp karayolunda ilerlediğiniz zaman bulunduğunuz şehrin bittiği hakkında karşımıza çıkar. ondan sonraki tabelada da bir sonraki şehre kaç kilometre kaldığı yazar. bir de bu tabelaların ok işaretlerini de unutmamak lazım. şehir merkezine gelindiği zaman da bu oklardan biri sağa, biri de sola döner. mesela konya şehir merkezine giren bir vatandaş sağa dönen okta ankara yazısını, sola dönen okta da eskişehir yazısını görür.
devamını gör...
çalışma masanızdaki en ilginç şey
mumsuz çalışamıyorum.
devamını gör...
kandırıldık
saf ve masum bir burukluğun kelimesi. ancak biraz özeldir, çünkü yalnız mevki sahiplerinin kandırılma hakkı vardır, dünya o mevkiler hatrına dönüyor.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
çok güzel şiir be! hadi yine iyisiniz köftehorlar.
münacaat
bu yaşa erdirdin beni,gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
vakti vardıysa aşkın,onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk,başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
hata yapmak
fırsatını ademe veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.
çeşme var,kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi.
gençtim ya,ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur,dalların hışırtısı da
gözyaşı,çiğ tanesi,gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar,yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.
gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.
oysa bu sürgün yeri,bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah,bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
bir yakış,bir yanış tasarımı beride
öte yakada bir benî adem
her gün küsülü kaldık.
bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni,anladım
gençken almadın canımı,bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret,gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.
şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
ismet özel
münacaat
bu yaşa erdirdin beni,gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
vakti vardıysa aşkın,onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk,başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
hata yapmak
fırsatını ademe veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.
çeşme var,kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi.
gençtim ya,ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur,dalların hışırtısı da
gözyaşı,çiğ tanesi,gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar,yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.
gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.
oysa bu sürgün yeri,bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah,bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
bir yakış,bir yanış tasarımı beride
öte yakada bir benî adem
her gün küsülü kaldık.
bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni,anladım
gençken almadın canımı,bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret,gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.
şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
ismet özel
devamını gör...
mahlassızım
bir korkuyla gidip gitmediğini kontrol etmek için profiline sızdığım yazardır ve gittiğini görmemle zaten şu an hüzün dolu olan içim biraz daha hüzünlendi. tekrar gelir misin bilmiyorum, gelmezsen de zaten sen kendin için en iyi kararı vermişsin demektir. şimdilik şöyle diyebilirim ki sözlük biraz daha kan kaybetti. neyse.. çok nahif bir insandı, iyi bir yazardı. eğer burayı okuyorsan mahlassızım, seviyorum seni canım arkadaşım, bunu bil. keşke sana ulaşabileceğim bir yer olsaydı. görüşmek umuduyla..
devamını gör...
batman: hush
animasyon filmi de bulunan ünlü bir batman çizgi romanı. türkçesi jbc yayıncılık tarafından çıkartılmış, orjinali 2002 tarihli çizgi roman. jeph loeb tarafından yazılmış; jim lee, scott williams ve alex sinclair tarafından çizilmiş, boyanmıştır. çizgi roman kendi içinde çözümlenen bir batman hikayesi değil, batman'in asıl serisi içinde (608–619 numaralı sayılar) geçmektedir.
hikaye batman'i sabote etmeye çalışan gizemli bir takipçi olan hush ile batman arasındaki mücadeleyi anlatıyor. bunlara ek olarak superman'i, catwoman'ı ve kalan batman düşmanlarını ve batman ailesine mensup üyelerini de gördüğümüz çizgi romanda batman ve superman'in kavgasına, batman ve catwoman'ın yakınlaştığı sahnelere de tanıklık ediyoruz. killer croc, poison ıvy, harley quinn, james gordon, riddler, nightwing gibi batman evreninden çoğu kişiyi jim lee'nin çiziminden görmek gerçekten inanılmaz!
ilk önce sayılar halinde, sonra 2 cilt halinde ve en son tek büyük bir cilt halinde basılan batman hush ıgn tarafından en iyi 25 batman çizgi romanı içinde 10. sırada listelenmiştir. jim lee'nin çizimlerini saf haliyle görmek isterseniz 2011 yılında batman: hush unwrapped deluxe edition adlı bir versiyonu da yayınlanmıştır.
hikaye batman'i sabote etmeye çalışan gizemli bir takipçi olan hush ile batman arasındaki mücadeleyi anlatıyor. bunlara ek olarak superman'i, catwoman'ı ve kalan batman düşmanlarını ve batman ailesine mensup üyelerini de gördüğümüz çizgi romanda batman ve superman'in kavgasına, batman ve catwoman'ın yakınlaştığı sahnelere de tanıklık ediyoruz. killer croc, poison ıvy, harley quinn, james gordon, riddler, nightwing gibi batman evreninden çoğu kişiyi jim lee'nin çiziminden görmek gerçekten inanılmaz!
ilk önce sayılar halinde, sonra 2 cilt halinde ve en son tek büyük bir cilt halinde basılan batman hush ıgn tarafından en iyi 25 batman çizgi romanı içinde 10. sırada listelenmiştir. jim lee'nin çizimlerini saf haliyle görmek isterseniz 2011 yılında batman: hush unwrapped deluxe edition adlı bir versiyonu da yayınlanmıştır.
devamını gör...

