kim namjoon
12 eylül 1994 doğumlu güney koreli idol, rapper. sahne ismi ise rm. bangtan sonyeondan adlı müzik grubunun lideri. güney korelilerin pek oturmayan aksanına rağmen mükemmel bir şekilde ingilizce konuşan ülkedeki belki de nadir kişilerden. hayır abartmıyorum, telaffuzu gerçekten çok temiz.
üniversite sınavında kore’de ilk yüzlük dilime giren rm’in ıq’su 148. güney kore devlet başkanından, ülkenin tanıtımını uluslararası başarılı bir şekilde yaptığından ötürü madalya almıştır. diğer önemli başarıları billboard, grammy adaylığı, bm'deki liderlere ve dünyaya yaptıkları unicef konuşması ve liyakat nişanı'dır. albüm satış ve izlenme rekorlarından bahsetmiyorum bile. bu artık herkesin dilinde nihayetinde.
tüm başarılarını ve yeteneklerini buraya yazsam sabaha kadar sözlükten çıkamam. 26 yaşında yukarıda yazdıklarımı başarmış biri olması ve wale, halsey, lil nas, steve aoki, lauv gibi isimlerle çalışması bile ne kadar idealist ve yetenekli biri olduğunu kanıtlıyor.
kişiliği için yaşından daha olgun ve düşünceli biri olduğunu söylemek mümkün. her şeye, her farklılığa saygılı olan biri.
sevdiğim parçaları için:
do you
change
moonchild♥
forever rain♥.
üniversite sınavında kore’de ilk yüzlük dilime giren rm’in ıq’su 148. güney kore devlet başkanından, ülkenin tanıtımını uluslararası başarılı bir şekilde yaptığından ötürü madalya almıştır. diğer önemli başarıları billboard, grammy adaylığı, bm'deki liderlere ve dünyaya yaptıkları unicef konuşması ve liyakat nişanı'dır. albüm satış ve izlenme rekorlarından bahsetmiyorum bile. bu artık herkesin dilinde nihayetinde.
tüm başarılarını ve yeteneklerini buraya yazsam sabaha kadar sözlükten çıkamam. 26 yaşında yukarıda yazdıklarımı başarmış biri olması ve wale, halsey, lil nas, steve aoki, lauv gibi isimlerle çalışması bile ne kadar idealist ve yetenekli biri olduğunu kanıtlıyor.
kişiliği için yaşından daha olgun ve düşünceli biri olduğunu söylemek mümkün. her şeye, her farklılığa saygılı olan biri.
sevdiğim parçaları için:
do you
change
moonchild♥
forever rain♥.
devamını gör...
normal sözlük'ün renginin turuncu olmasının anlamı
belki gece vakti yakılan bir kamp ateşi, belki loş bir mutfakta açılan aspiratörün ışığı, belki de elektrik kesintisinde yanan mum ışığı, belki de sevilen insanla yapılan şömine romantizmi.
kesin bunların biri bilinçaltına hükmetmiş ve sözlüğün renklerine ilham kaynağı olmuştur.
kesin bunların biri bilinçaltına hükmetmiş ve sözlüğün renklerine ilham kaynağı olmuştur.
devamını gör...
claranın dağdan aşağı yuvarlanan tekerlekli sandalyesi
en sevilen tarhana, iyiki doğdun , iyiki sözlükte varsın, ömür boyu sağlık, huzur, mutluluk, bol para diliyorum.
devamını gör...
kitaptan alıntı yaparak cevap veren insan
bazı sohbetlerde bazı alıntılar insanın aklına çok süper şekilde cuk oturduğu için kullanan insandır.
mesela aşkla ilgili bir şey konuşurken aşkla ilgili bir alıntı eklersiniz şu kitapta şunu diyordu şair dersiniz.
çünkü o konuda en güzel cümleyi o şair kurmuştur bizim ne haddimize bak usta şöyle demiş dersiniz.
mesela aşkla ilgili bir şey konuşurken aşkla ilgili bir alıntı eklersiniz şu kitapta şunu diyordu şair dersiniz.
çünkü o konuda en güzel cümleyi o şair kurmuştur bizim ne haddimize bak usta şöyle demiş dersiniz.
devamını gör...
kafa patreon
devamını gör...
beşinci anlaşma
don miguel ruiz ve oğlu don jose ruiz tarafından yazılan, toltek bilgeliğini anlatmaya devam eden mükemmel ötesi kitap. ilk kitap olan (bkz: toltek bilgelik kitabı - dört anlaşma) nın ardından kaldığı yerden devam ediyor. ilk kitapta evcilleştirildiğimizden, bireysel ve toplumsal rüyalardan ibaret olduğumuzdan ve cehennemde yaşadığımızdan bahsediyordu ruiz. ve bu cehennemden kurtulmanın reçetesinin ilk adımı olan dört anlaşmayı açıklıyordu. neydi bu dört anlaşma: kullandığınız sözcükleri özenle seçin, hiçbir şeyi kişisel algılamayın, varsayımda bulunmayın ve daima yapabildiğinizin en iyisini yapın. eğer bu dört anlaşmaya sadık kalır, bu anlaşmaları alışkanlık haline getirebilirseniz bu dünyada cenneti yaşayabileceğinizi ve hayatınızın çok daha kolaylaşacağını anlatıyordu. toltek bilgeliği bir din değil, bir felsefe değil, bir ideoloji değil bir yaşama sanatıdır. hem de güncelliğini koruyan bir yaşam sanatı. toltek meksika kızılderililerinin yaşam sanatıdır. nesilden nesile aktarılmış şimdilerde ise don miguel ruiz kendisini bu sanatı insanlara tanıtmak ve anlatmakla mükellef görmüştür. bu beşinci anlaşma kitabında ilk dört anlaşmayı tekrar kısaca gözden geçirdikten sonra, sembolizmden, özellikle noel baba metaforuyla noel baba sembolizminden bahsediyor ve sonrasında beşinci anlaşmayı açıklıyor. nedir bu beşinci anlaşma: kuşkucu ol ama dinlemeyi de bil
kısaca bu anlaşmayı da şöyle açıklıyor: doğduğumuzdan beri sürekli semboller (dil) aracılığıyla evde, okulda, iş yerinde, sokakta, camide, kilisede bize enformasyonlar veriliyor ve bunların bir çoğu hakikat değil. insanların toplumların dinlerin bzie dayattığı bilgiler ve bunlara körü körüne bağlanma kuşkuyla yaklaş fakat dinlemeyi de öğren ve iyi dinle ki karşıdakini anla ve kargaşa yaşama. yani hakikat ile gerçek arasındaki farkı bulmak çok önemli ve bu farkı bulmak için hem dinlemeli hem de kuşkucu olmalısın diyor ruiz.
toltek bilgeliği benim çok ilgimi çeken bir alan. ve bu kitabında da yine çok ince ayrıntılarıyla ve sade bir dil ile bizlere anlatmış yazar.
kısaca bu anlaşmayı da şöyle açıklıyor: doğduğumuzdan beri sürekli semboller (dil) aracılığıyla evde, okulda, iş yerinde, sokakta, camide, kilisede bize enformasyonlar veriliyor ve bunların bir çoğu hakikat değil. insanların toplumların dinlerin bzie dayattığı bilgiler ve bunlara körü körüne bağlanma kuşkuyla yaklaş fakat dinlemeyi de öğren ve iyi dinle ki karşıdakini anla ve kargaşa yaşama. yani hakikat ile gerçek arasındaki farkı bulmak çok önemli ve bu farkı bulmak için hem dinlemeli hem de kuşkucu olmalısın diyor ruiz.
toltek bilgeliği benim çok ilgimi çeken bir alan. ve bu kitabında da yine çok ince ayrıntılarıyla ve sade bir dil ile bizlere anlatmış yazar.
devamını gör...
spor manşet
trt spor kanalında yayınlanan ve serkan yetkin’in sunduğu spor programıdır.
programın daimi yorumcusu daha önce hakkında bir tanım da yazdığım huysuz ihtiyar cem dizdar’dır.
şahsen bu programı fırsat buldukça izliyorum ve doğruyu söylemek gerekirse çok da keyif alıyorum izlerken ancak herkese hitap edecek bir program olmayabileceğini düşünüyorum. zira programda güncel olaylar güncel olmayan bir yaklaşımla tartışılıyor.
şöyle diyaloglarla karşılaşma ihtimaliniz var:
serkan yetkin: bir izleyicimiz soruyor: beşiktaş’ın mehmet topal transferi hakkında ne düşünüyorsunuz?
cem dizdar: sen hiç mi kitap okumuyorsun, size üniversitede bunları anlatmadırlar mı, sizin yarın duygunuz yok mu?
serkan yetkin: abi seyircimiz sormuş?
cem dizdar: sorulan her soruyu okumak zorunda mısın? biz bunu daha önce kafka’dan bahsederken konuşmadık mı?
ya da;
serkan yetkin: günaydın cem abi.
cem dizdar: diyalektik de mi bilmiyorsun sen serkan. her sabahın bir akşamı vardır. hegeller kovalasın seni.
serkan yetkin’in her sorusunun bir kontra atakla savuşturulduğu, hiçbir soruya asla tam olarak cevap alınamayan, felsefenin göbeğinin çatladığı ve izleyenlerin bitkisel hayata girme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı program izlenmesi zor da olsa oldukça keyifli.
serkan yetkin’in trt’den yıpranma payı talep etmesi gerekir zira cem dizdar kendisini bir boks torbası ya da stres topu olarak kullanmakta.
başlarda takip etmek zor gelse de zamanla program formatına alışınca ve bazı araştırmalar ve yan okumalar yapınca alışıyor insan.
programın daimi yorumcusu daha önce hakkında bir tanım da yazdığım huysuz ihtiyar cem dizdar’dır.
şahsen bu programı fırsat buldukça izliyorum ve doğruyu söylemek gerekirse çok da keyif alıyorum izlerken ancak herkese hitap edecek bir program olmayabileceğini düşünüyorum. zira programda güncel olaylar güncel olmayan bir yaklaşımla tartışılıyor.
şöyle diyaloglarla karşılaşma ihtimaliniz var:
serkan yetkin: bir izleyicimiz soruyor: beşiktaş’ın mehmet topal transferi hakkında ne düşünüyorsunuz?
cem dizdar: sen hiç mi kitap okumuyorsun, size üniversitede bunları anlatmadırlar mı, sizin yarın duygunuz yok mu?
serkan yetkin: abi seyircimiz sormuş?
cem dizdar: sorulan her soruyu okumak zorunda mısın? biz bunu daha önce kafka’dan bahsederken konuşmadık mı?
ya da;
serkan yetkin: günaydın cem abi.
cem dizdar: diyalektik de mi bilmiyorsun sen serkan. her sabahın bir akşamı vardır. hegeller kovalasın seni.
serkan yetkin’in her sorusunun bir kontra atakla savuşturulduğu, hiçbir soruya asla tam olarak cevap alınamayan, felsefenin göbeğinin çatladığı ve izleyenlerin bitkisel hayata girme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı program izlenmesi zor da olsa oldukça keyifli.
serkan yetkin’in trt’den yıpranma payı talep etmesi gerekir zira cem dizdar kendisini bir boks torbası ya da stres topu olarak kullanmakta.
başlarda takip etmek zor gelse de zamanla program formatına alışınca ve bazı araştırmalar ve yan okumalar yapınca alışıyor insan.
devamını gör...
hişt hişt
ilkokul kitaplarından , girişiyle zihnime kazınmış sarsıcı bir sait faik hikayesi. bir ritim var adeta şiir gibi:
"yürüyordum. yürüdükçe de açılıyordum. evden kızgın çıkmıştım. belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. olur, olur! mutlak tıraş bıçağına sinirlenmiş olacağım..."
(bkz: iz bırakan kitap cümleleri)
"yürüyordum. yürüdükçe de açılıyordum. evden kızgın çıkmıştım. belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. olur, olur! mutlak tıraş bıçağına sinirlenmiş olacağım..."
(bkz: iz bırakan kitap cümleleri)
devamını gör...
sevişme esnasında erkeğin büyüsüne kapılmak
devamını gör...
günaydın sözlük
yağmuru karlı bir ankara sabahından günaydın sözlük.
mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
günleri gelmiş bulunmakta.
ne diyoruz o vakit
buda geçer dayanmalıyız.
mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
günleri gelmiş bulunmakta.
ne diyoruz o vakit
buda geçer dayanmalıyız.
devamını gör...
sevgiliyi aldatmanın en büyük hak olması
"nasıl da güzel geliyor insana, sırtından vurmak insanı."
demiş şair.
o sırtından vurulan sen olunca da böyle konuşabiliyor isen, adil olduğunu düşünürüm. ama hiç bir insan aldatılmayı hak etmez. yol ayrımı olabilir. sevgi bitmiş olabilir. ama sırtından vurmak çok acımasızca. çok adice.
demiş şair.
o sırtından vurulan sen olunca da böyle konuşabiliyor isen, adil olduğunu düşünürüm. ama hiç bir insan aldatılmayı hak etmez. yol ayrımı olabilir. sevgi bitmiş olabilir. ama sırtından vurmak çok acımasızca. çok adice.
devamını gör...
havacılık tarihinin en büyük kazası
27 mart 1977'de ispanya'nın tenerife adası'ndaki los rodeos havalimanı'nda kalkış halindeki klm hava yollarına ait bir boeing 747 henüz pistten ayrılmamışken, pan am hava yolları'na ait boeing 747'yle çarpıştı. toplam 583 kişinin öldüğü kaza havacılık tarihinin en büyük kazasıdır.
devamını gör...
kitabı baskıdan okumak vs telefondan okumak
kitabı fiziki olarak okumak daha güzeldir. ancak yüzlerce, binlerce e-kitabı telefonumun içine sığdırabilirim. çalışırken, sıra beklerken vs her an çıkarıp okuyabilirim. öyle uygulamalar var ki sayfaya gitme, arama, seslendirme vs.. fiziki kitap okuma takıntım olsaydı şu ana kadar okuduklarımın ancak üçte birini okumuş olurdum.
devamını gör...
öz güvenli insanların özellikleri
sohbet ederken sizinle göz teması kurup konuşmanızı bitirmenizi bekleyip cevap veren özelliktir.
böyle bir insan kesinlikle özgüvenli ve zeki bir insandır.
böyle bir insan kesinlikle özgüvenli ve zeki bir insandır.
devamını gör...
sevdiğin filmi adını söylemeden anlat
-hanım hanım! bunlar benim yavrularım.
-ben şişman değilim, pofuduğum.
animasyon da olsa, film sonuçta. öyle, dimi?
-ben şişman değilim, pofuduğum.
animasyon da olsa, film sonuçta. öyle, dimi?
devamını gör...
sabah kedi olarak uyanılsa yapılacak ilk şey
camdan aşağıya atlardım. ne de olsa can çok bende.
devamını gör...
ukde sayısının 6 bine ulaşması
devamını gör...


