sözlüklerin siyasi görüşleri
ülkemi çok seviyorum.
ülkeme ait her şeyi çok seviyorum.
başka yerde yaşamam.
siyasi görüşüm türkiyeci olmak.
kalan tüm görüşlere mesafem aşağı yukarı aynı.
bazen sol olabilecek kadar sağcılara kızsam da solcuların da matah bir şey olmadıklarını anlayıp vazgeçiyorum.
ülkeme ait her şeyi çok seviyorum.
başka yerde yaşamam.
siyasi görüşüm türkiyeci olmak.
kalan tüm görüşlere mesafem aşağı yukarı aynı.
bazen sol olabilecek kadar sağcılara kızsam da solcuların da matah bir şey olmadıklarını anlayıp vazgeçiyorum.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
türkçe ile diğer yabancı diller arasındaki pek çok kelimede k>s geçişi bulunur.
korku - sorge (almanca "endişe")
kırk - sorok (rusça "kırk")
kaldı - saldo (rusça "bakiye")
kün (eski türkçede "güneş") - sun (ingilizce "güneş")
tanım: nerdeeen nereye dedirtebilen dillerin birbirleriyle etkileşimlerini gösteren bağlantılardır.
kaynak: fatih şengül, “homeros’a göre kimmer kavim adı etimolojisi”, karadeniz araştırmaları, cilt: 5, sayı: 17, bahar 2008, s.33-42.
korku - sorge (almanca "endişe")
kırk - sorok (rusça "kırk")
kaldı - saldo (rusça "bakiye")
kün (eski türkçede "güneş") - sun (ingilizce "güneş")
tanım: nerdeeen nereye dedirtebilen dillerin birbirleriyle etkileşimlerini gösteren bağlantılardır.
kaynak: fatih şengül, “homeros’a göre kimmer kavim adı etimolojisi”, karadeniz araştırmaları, cilt: 5, sayı: 17, bahar 2008, s.33-42.
devamını gör...
depresif ruh hali
bu ruh halindeyseniz; uzak durulması gereken insan olduğunuzu söylerler!!
hep şunu derim: herkesin ruh hastası olduğu bu ülkede ruh hastalarından kaçmak kendinden kaçmaktır.
hep şunu derim: herkesin ruh hastası olduğu bu ülkede ruh hastalarından kaçmak kendinden kaçmaktır.
devamını gör...
temiz kalpli insan
ne arkadaşım arttı, ne yakınım. ne sevenim oldu, ne merak edenim. ne arayanım oldu, ne soranım. ismim bile unutuldu gitti.
onun için hiç tavsiye etmem dostlar...
onun için hiç tavsiye etmem dostlar...
devamını gör...
türkiye içinde gündeme bulaşmadan hayat yaşamak
gündemden tamamen sıyrılmak mümkün değil lakin gündemin iç karartıcılığından biraz olsun uzak kalmaya çalışmak kaliteli bir hayat yaşamanızı sağlar.
devamını gör...
sözlük yazarlarının tanışmak istedikleri normal sözlük yazarları
tanışmak isteyen tanışmak istediğine merhaba desin. ısırılırsanız hastane masraflarınızı karşılayacağıma söz veriyorum.
devamını gör...
lalettayin
lâ+âle+tayin'den oluşan arapça sözlük.
lâ: olumsuzluk eki.
âle: üzeri,üst anlamındaki edat.
tayin: belirlenen.
tayin edilmemiş, belirsiz, muayyen olan. herhangi bir, sıradan.
#186812
lâ: olumsuzluk eki.
âle: üzeri,üst anlamındaki edat.
tayin: belirlenen.
tayin edilmemiş, belirsiz, muayyen olan. herhangi bir, sıradan.
#186812
devamını gör...
a piece of your mind
sanırım bu aralar bu tarz dizilere çok takıldım. ama eve geldikten sonra böyle sıcak bir olay örgüsü olan diziyi izlemek iyi geliyor. geçen sene, yani 2020 senesinde çıkmış, 12 bölümlük dizidir. jung ha-in ve chae soo bin başrollerindeki çifti canlandırıyor. klasik bir romantizm gibi görünse de bu insanların arasında ilişkinin betimlenmesi ve olayların örgüsü çok tutarlı anlatılıyor.
seo woo isimli kadın karakterimiz bir ses mühendisidir ve müzisyenlerin kayıtlarını yapar. sisli bir günde aldığı haber üzerine kayıt stüdyosunu kapatmak zorunda kalmıştır ancak o gün hayatını değiştirecek biri ile tanışır. o günden sonra o kişinin hayatına bilmeden dahil olur. bu kişi ha won'dur.
ha won, yapay zeka yazılımcısıdır. yaptığı son yazılım ürünü ise insanların sesini ve kişiliğini kopyalayan bir cihazdır. bununla asıl amacı hayatındaki ailesi olarak gördüğü tek kişi olan ji soo adlı kadını bu cihaza aktarmaktır. ji soo, ha won ile birlikte oslo'da büyümüş ancak sonradan başkasıyla evlenmesiyle aralarına mesafe girmiştir. on seneye yakın bir zamandır görüşmeden hayatlarını idame ettiriyorlardır ancak ikisinin de hatırası birbirlerinde unutulmamak üzere zihinlerine kazılıdır.
yaşanan olaylar ve kahramanların duyguları sonucu olayın çıktığı yokuşlar başta mantıksız ve can sıkıcı görünse de empati yaptığınızda gerçekten anlayabiliyorsunuz. diziyi izlerken her duygu halini kendi içimde anlamlandırabildim ve nedense bu bana çok tuhaf geldi. belki çerezlik bir dizi sayılabilir ancak benim için öyle değildi. insanların birbirleri ile olan bağı ve buna olan sadakatleri, bakış açıları beni oldukça etkiledi. yaşanan her duygu değişiminin kendi içinde bir sebebi ve bu sebebin yadırganmaması gerektiğini gösterdi.
seo woo isimli kadın karakterimiz bir ses mühendisidir ve müzisyenlerin kayıtlarını yapar. sisli bir günde aldığı haber üzerine kayıt stüdyosunu kapatmak zorunda kalmıştır ancak o gün hayatını değiştirecek biri ile tanışır. o günden sonra o kişinin hayatına bilmeden dahil olur. bu kişi ha won'dur.
ha won, yapay zeka yazılımcısıdır. yaptığı son yazılım ürünü ise insanların sesini ve kişiliğini kopyalayan bir cihazdır. bununla asıl amacı hayatındaki ailesi olarak gördüğü tek kişi olan ji soo adlı kadını bu cihaza aktarmaktır. ji soo, ha won ile birlikte oslo'da büyümüş ancak sonradan başkasıyla evlenmesiyle aralarına mesafe girmiştir. on seneye yakın bir zamandır görüşmeden hayatlarını idame ettiriyorlardır ancak ikisinin de hatırası birbirlerinde unutulmamak üzere zihinlerine kazılıdır.
yaşanan olaylar ve kahramanların duyguları sonucu olayın çıktığı yokuşlar başta mantıksız ve can sıkıcı görünse de empati yaptığınızda gerçekten anlayabiliyorsunuz. diziyi izlerken her duygu halini kendi içimde anlamlandırabildim ve nedense bu bana çok tuhaf geldi. belki çerezlik bir dizi sayılabilir ancak benim için öyle değildi. insanların birbirleri ile olan bağı ve buna olan sadakatleri, bakış açıları beni oldukça etkiledi. yaşanan her duygu değişiminin kendi içinde bir sebebi ve bu sebebin yadırganmaması gerektiğini gösterdi.
devamını gör...
naeglaria
etkeni naeglari fowleri olan havuzdan veya göl suyundan bulaşabilen bir amiptir.
bulaştan 3-7 gün sonra meningoensefalit geliştiğinde akla gelmelidir.
etken merkezi sinir sistemine olfaktör bölgedeki nöronlar aracılığıyla bulaşır.
beyin omurilik sıvısı (bos) bulanik, bol lökosit,eritrosit içerir.
hızla öldürücü seyreder.
tedavisi amfoterisin b'dir.
bulaştan 3-7 gün sonra meningoensefalit geliştiğinde akla gelmelidir.
etken merkezi sinir sistemine olfaktör bölgedeki nöronlar aracılığıyla bulaşır.
beyin omurilik sıvısı (bos) bulanik, bol lökosit,eritrosit içerir.
hızla öldürücü seyreder.
tedavisi amfoterisin b'dir.
devamını gör...
ot gibi yaşadığı halde günlük tutan birey
hadi yine iyisin elem kız bugünde ot olmuşsun.
günlük tutmak benim için kendime anı hediye etmek demek.
dedemi kaybettiğimde, amcalarım gittiğinde küçük zihnimin bana neler düşündürdüğünü, annem yanımda değilken evsiz ocaksız hissettiğimi hatırlamak, unutmamak istedim.
ilk aşık olduğum günü, ilk yalnız geçirdiğim geceyi, hastalandığımda yanımda yanımda kimse yok diye 4 sene sonra ilk kez anne diye ağladığımı bilmek demek.
hele şimdi daha değerli biliyor musunuz? annem hatırlamıyor bazı şeyleri ameliyattan sonra, komşumuz nasılsın diye seslendi geçen balkonda görünce bizi. hal hatır, hoş beş derken komşumuz ben de böyle olmuştuk dedi ameliyattan sonra. anacağım aa sen ne ameliyatı oldun dedi. komşucum şok! ee nasıl bilmezsin geldin ya geçmiş olsuna dedi, annem yok gelmedim filan derken... annem dedim hatırlamıyor bıdı bıdı abla ondan öyle dedi dedim.
şimdi ben bu güzel günlerimi, hislerimi, adımlarımı "ot" diyerek kendime çöpe mi atayım?
insan anılarından ne kolay vazgeçer olmuş.
hayreti mucip!
günlük tutmak benim için kendime anı hediye etmek demek.
dedemi kaybettiğimde, amcalarım gittiğinde küçük zihnimin bana neler düşündürdüğünü, annem yanımda değilken evsiz ocaksız hissettiğimi hatırlamak, unutmamak istedim.
ilk aşık olduğum günü, ilk yalnız geçirdiğim geceyi, hastalandığımda yanımda yanımda kimse yok diye 4 sene sonra ilk kez anne diye ağladığımı bilmek demek.
hele şimdi daha değerli biliyor musunuz? annem hatırlamıyor bazı şeyleri ameliyattan sonra, komşumuz nasılsın diye seslendi geçen balkonda görünce bizi. hal hatır, hoş beş derken komşumuz ben de böyle olmuştuk dedi ameliyattan sonra. anacağım aa sen ne ameliyatı oldun dedi. komşucum şok! ee nasıl bilmezsin geldin ya geçmiş olsuna dedi, annem yok gelmedim filan derken... annem dedim hatırlamıyor bıdı bıdı abla ondan öyle dedi dedim.
şimdi ben bu güzel günlerimi, hislerimi, adımlarımı "ot" diyerek kendime çöpe mi atayım?
insan anılarından ne kolay vazgeçer olmuş.
hayreti mucip!
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
tek z kuşağı benim galiba
devamını gör...
babası tarafından zincirlenen 6 yaşındaki çocuğun ölmesi
herkes çocukların eşit şartlarda büyümesi, aç kalmaması, yardım yapılması konusunda hemfikir fakat insanların çoğunun görmek istemediği bir durum var, bu çocuklara bakan kişiler aileleri. eğer ailelerine maddi ve psikolojik yardım yapılmazsa her şey boşa gidiyor.
''çocuklara üzülüyorum, onlara severek yardım ederim ama yetişkinlere yardım etmeyeceğim'' anlayışı ne yazık ki konu onların çocukları olunca çok yanlış bir düşünce tarzına dönüşüyor. erken çocukluk dönemi çok önemli olmakla birlikte bireylerin yaşam boyu sağlıklı gelişimi için aile faktörü çok daha önemlidir. çocuklar sadece besin, eğitim, barınma vb. etmenlere ihtiyaç duymaz; sevgi ve ilgiye de gereksinimleri vardır. yaşam şartlarından çocuklarıyla ilgilenemeyen ebeveynlerin olduğu bir ortamda çocuk gelişimini sağlıklı tamamlayamaz. ''bana ne'' diyenler elbet olacaktır fakat sağlıklı (psikolojik ve fiziksel) yetişemeyen çocukların sonucu tüm dünyayı etkileyecektir.
bu konuda hepimizin sorumluluk alması lazım. bunu haksızlık olarak görseniz de almak zorundayız çünkü gelecekte bu kişilerin topluma ne kadar katkı ya da zararda bulunduğu hayatımızı kolaylaştırıp zorlaştıracak. haberle bunun ne ilgisi var diyebilirsiniz fakat adamın eşi türkiye'ye kaçmış, iki çocuğuyla kalmış. maddi zorluklarla baş etmeye çalışırken psikolojik olarak yıpranmış olabilir. yaptığı çok yanlış, hiçbir savunması olamaz fakat açıklaması olabilir. eşit şartların verilmemesi, destek sağlanmaması.
bu çocuk anasınıfına gidecek yaşta, kafese kapatılacak değil. bu çocuk annesinden gizli babasından hamburger isteyecek yaşta, açlıktan bayılacak değil. bu çocuk babasından yüzme öğrenmeye çalışırken gülerek, 'baba beni bırakma, boğulurum' diyecek yaşta, uzun süre yemek yemeyip bir anda hızlıca yediği için boğularak ölecek değil!
''çocuklara üzülüyorum, onlara severek yardım ederim ama yetişkinlere yardım etmeyeceğim'' anlayışı ne yazık ki konu onların çocukları olunca çok yanlış bir düşünce tarzına dönüşüyor. erken çocukluk dönemi çok önemli olmakla birlikte bireylerin yaşam boyu sağlıklı gelişimi için aile faktörü çok daha önemlidir. çocuklar sadece besin, eğitim, barınma vb. etmenlere ihtiyaç duymaz; sevgi ve ilgiye de gereksinimleri vardır. yaşam şartlarından çocuklarıyla ilgilenemeyen ebeveynlerin olduğu bir ortamda çocuk gelişimini sağlıklı tamamlayamaz. ''bana ne'' diyenler elbet olacaktır fakat sağlıklı (psikolojik ve fiziksel) yetişemeyen çocukların sonucu tüm dünyayı etkileyecektir.
bu konuda hepimizin sorumluluk alması lazım. bunu haksızlık olarak görseniz de almak zorundayız çünkü gelecekte bu kişilerin topluma ne kadar katkı ya da zararda bulunduğu hayatımızı kolaylaştırıp zorlaştıracak. haberle bunun ne ilgisi var diyebilirsiniz fakat adamın eşi türkiye'ye kaçmış, iki çocuğuyla kalmış. maddi zorluklarla baş etmeye çalışırken psikolojik olarak yıpranmış olabilir. yaptığı çok yanlış, hiçbir savunması olamaz fakat açıklaması olabilir. eşit şartların verilmemesi, destek sağlanmaması.
bu çocuk anasınıfına gidecek yaşta, kafese kapatılacak değil. bu çocuk annesinden gizli babasından hamburger isteyecek yaşta, açlıktan bayılacak değil. bu çocuk babasından yüzme öğrenmeye çalışırken gülerek, 'baba beni bırakma, boğulurum' diyecek yaşta, uzun süre yemek yemeyip bir anda hızlıca yediği için boğularak ölecek değil!
devamını gör...
evde en çok küfredilen eşyalar
kapı kolu. genelde salaş şeyler giyiniyorum ve girerken çıkarken kıyafetlerim kapı koluna takılıyor sürekli.
devamını gör...
plotinos
ilk çağın son büyük filozofu olarak anılır. plotinos'un metafiziğine baktığımızda ilk olarak bir, tin ve ruh olmak üzere kutsal bir üçlüyle karşılaşırız. bir üstün ve belirsizdir, bazen tanrı, bazen iyi denilir ve varlığı aşar; varlığın ardılıdır. ardından tin gelir. tin, bir'in suretidir. bir'in kendisini görmesini sağlayan ışıktır. son olarak da üçlünün en alt üyesine rastlarız. ruh, yıldızları, ayı, bütün dünyayı ve canlıları meydana getirmiştir. ruh ikilidir; bir ruh tin'e dalmıştır ve bir de dışa bakan ruh vardır. dışa bakan ruh, aşağıya yöneltilmiş bir hareketle bağlantısını korur, bu hareketle ruh kendi sureti olan doğayı ve duyu dünyasını üretir.
bu konsept bir yerden tanıdık geldi mi?
bu konsept bir yerden tanıdık geldi mi?
devamını gör...
erkeklerin güzel göründüğünü sandığı şeyler
sözüm meclisten dışarı diyerek sayıyorum:
- dar ve kısa paça pantolon ve altına giyilen rugan ayakkabılar ve bu kombinasyonla oluşturulmuş içi yelekli takım elbise.
- zincir kolye.
- küfürlü konuşmak.
isteyen istediğini giysin tabi efendim, ama fikrimce gerçekten yakışmıyor.
- dar ve kısa paça pantolon ve altına giyilen rugan ayakkabılar ve bu kombinasyonla oluşturulmuş içi yelekli takım elbise.
- zincir kolye.
- küfürlü konuşmak.
isteyen istediğini giysin tabi efendim, ama fikrimce gerçekten yakışmıyor.
devamını gör...
kadın yazariçelere daha fazla nickaltı girilmesi
cinsiyetle mi alakalıdır emin değilim ama böyle bir gerçek olduğu yadsınamaz.
bunun birinci sebebi kadın yazarların kendi hemcinslerini bu konuda desteklemesi. erkeklerde böyle bir durum yok. bu durum rahatsızlık da vermiyor ama iki noktada gereksiz buluyorum.
henüz 10 entry girmemiş bir hanım yazara hem kadın hem erkek yazarlardan en başta hoşgeldin tanımları sonra da ilginç öngörüler dizilmesi. "buralar değerlenecek" evet sen otuz yazara da aynısını yazınca daha da değerlendi.
bir de her başlığa tek cümlelik içi boş tanımlar girenler var. tanım bile denemez karalama denir en fazla. nicklatına bakınca hanım kızımız edebi bir eser bırakmışçasına methiyeler dizilmiş.
isteyen istediğini yazar çizer ama durum budur.
not: "bu tanımı giren kişi hicbir hanım yazara nicakltı giremez" kafası ile karşılaştığım için açıklama yapma gereği görüyorum malesef.
böyle sığ bir görüşü hiç yakıştıramıyorum. yani girdin baktın ki bu tanımı giren kişi de birine nickaltı yazmış şaak yapıştırdın dimi sivri zekalı arkadaşım tespiti. ama ne büyük bir tespit.
yahu gir bak bakalım kime yazmışım?
nickaltına yazdığım yazar neler yazmış?
okuduğu bir yazının içeriğini anlamadan yorum yapan beyinden neyin çelişki olduğunu anlamasını beklemek hatadır.
bunun birinci sebebi kadın yazarların kendi hemcinslerini bu konuda desteklemesi. erkeklerde böyle bir durum yok. bu durum rahatsızlık da vermiyor ama iki noktada gereksiz buluyorum.
henüz 10 entry girmemiş bir hanım yazara hem kadın hem erkek yazarlardan en başta hoşgeldin tanımları sonra da ilginç öngörüler dizilmesi. "buralar değerlenecek" evet sen otuz yazara da aynısını yazınca daha da değerlendi.
bir de her başlığa tek cümlelik içi boş tanımlar girenler var. tanım bile denemez karalama denir en fazla. nicklatına bakınca hanım kızımız edebi bir eser bırakmışçasına methiyeler dizilmiş.
isteyen istediğini yazar çizer ama durum budur.
not: "bu tanımı giren kişi hicbir hanım yazara nicakltı giremez" kafası ile karşılaştığım için açıklama yapma gereği görüyorum malesef.
böyle sığ bir görüşü hiç yakıştıramıyorum. yani girdin baktın ki bu tanımı giren kişi de birine nickaltı yazmış şaak yapıştırdın dimi sivri zekalı arkadaşım tespiti. ama ne büyük bir tespit.
yahu gir bak bakalım kime yazmışım?
nickaltına yazdığım yazar neler yazmış?
okuduğu bir yazının içeriğini anlamadan yorum yapan beyinden neyin çelişki olduğunu anlamasını beklemek hatadır.
devamını gör...
osmanlıca
kendisine osmanlı türkçesi diyerek sevimlileştirmeye çalışıyorlar fakat gayet de başlı başına bir dil, hatta olabildiğince de sevimsiz bir dildir. her ne kadar türkçe unsurlar barındırsa da, bir o kadar arapça ve farsça unsur da içerir. ayrıca arap alfabesinin (üzerine fars alfabesinden eklemeler yapılmış bile olsa), türkçe'ye uygun olmadığının da başlı başına kanıtıdır.
örneğin:
اون
yukarıda orijinal olarak "avn", ama aslında "on" (10), "ön" ("arka"nın zıttı olan), "un" (hani şu ekmeğin yapıldığı) ya da "ün" (şöhret) yazıyor. birinden biri. aynı zamanda hepsi. artık hangisi olursa. böyle bir şey olabilir mi ya?
örneğin:
اون
yukarıda orijinal olarak "avn", ama aslında "on" (10), "ön" ("arka"nın zıttı olan), "un" (hani şu ekmeğin yapıldığı) ya da "ün" (şöhret) yazıyor. birinden biri. aynı zamanda hepsi. artık hangisi olursa. böyle bir şey olabilir mi ya?
devamını gör...
gözle seçiniz
bazı bakkallarda ekmek rafındaki yazılı uyarı. ekmek seçerken el temasında bulunulmaması için yapıştırılmış yazı. gel gör ki pratikte uyan var mı ? bir iki kişi ya vardır ya yoktur. mümkün olduğu kadar fırından almayı tercih ederim.
devamını gör...

