yansıma mı yanılsama mı hayat?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

metallica
enter sandman

devamını gör...

el pueblo unido jamas sera vencido ile başlayan bir radyo yayını. hmm. alırım bikaç dal!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: hi my i run)

deli dolu, aynı zamanda anaç ve oturaklı. adalet duygusu yüksek ne istediğini bilen ve istediği şeyi elde de edebilen... bağımsızlık timsali, sıkıya gelemeyen her ortama uyum sağlayabilen kadınlardır.
devamını gör...

acaba neden?

yorumlar yine komedi.*
'diyarbakır' da uyuyorsun sabah bir kalkmışsın muş'tasın'*
devamını gör...

çok fazla resmi aracın bulunması. bu araçların geçişi sırasında yolların kapatılmasıdır.
günün en saçma saatlerinde, her 20 metrede polis aracı görürseniz korkmayın. mutlaka önemli biri geçecektir.
güvenlik sebebiyle...
bu yetmezmiş gibi bir de çakarlı araçlar vardır.
''siyah passat'' ve ''çakar''.... anınızı ağlatırlar.
bizim muhalifliğimiz, sol şeritte inatla siyah çakarlı araçlara yol vermemektir. *
hükümet yeni bir karar ile bütün passatları satıp lexus'a geçecekmiş. yine birileri çok zengin olacak....
devamını gör...

22.11.1963 tarihinde suikast sonucu öldürülen amerika birleşik devletleri başkanıdır.

tarihi ezbere biliyorum çünkü 1 sezonluk harika bir mini dizisi var, mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. dizinin ismi suikast tarihi olan 11.22.63 (dizi) 'dir. aslında her ne kadar dizi bu suikastle alakalı olsa da bilim-kurgu üzerinedir, ne keneddy var ne suikastlık bir durum var ortada.
devamını gör...

balıkesir, çocukluğumun yaz tatilleridir.
küçükkuyu-altınoluk arasında her yaz gittiğimiz, benim sabahtan akşama dek denizden çıkmadığım için simsiyah olan tenimdir.
aslında balıkesir, çocukluğuma umarsızca duyduğum özlemdir.
devamını gör...

hayvanlar albümünden hayvanlar gibi hareketli bir yasemin mori şarkısı.

devamını gör...

buzdolabı yasasıdır efem..

bir bardak buza sıcak kahve koyalım...buz erirken ,kahve soğur... peki sıcak kahve buzun sıcaklığını daha da alıp neden buzu dahada soğutmuyor?!!
ısının sıcak nesnelerden, soğuk nesnelere doğru gittiğini tersi yöne gitmediğini söyleyen şey bir fizik kanundur.....ikinci yasadır efem..

e o halde buzdolabı nasıl çalışır? dolaba koyduğumuz limonata nasıl soğuyor?
ikinci yasa der ki; bu limonatayı soğutma işlemini bazı özel durumlarda yapabilirsin..limonatayı soğutmak için ,yan ürün olarak bolca ısı üretirsin... bana, benim gibi koskoca 'ikinci yasaya' inanmıyorsan dolabın arkasına dokunda bak sıcaklığına!!!
bundan ,buz dolabı ve çevresindekilerin enerjilerini toplamının bu yasayı ihmal etmedikleri sonucu çıkar efenim...
ısı
ısı düzensizliğin bir ölçüsüdür arkadaşlar...bu düzensizliğin miktarına entropi denir...
yalıtılmış bir sistem içinde entropi sürekli artar hiç bir zaman azalmaz..soğuk nesnelerin atomları,sıcak nesnelerin atomlarından daha çok titreşir ...bu nedenle soğuklar daha çok düzen içindedir.
bir sistemin bütününe baktığımızda ise sistemin entropisinin artığını görürüz..
limonataya geri dönecek olursak,limonata soğurken ,buzdolabının yaydığı sıcakla dengelenir..hatta ısınan havadaki entropi artışı ,soğuma ile gerçekleşen entropi düşmesinden fazla olur...
kısacası entropi her zaman artmış olur...buda yasayı doğrular zaten..
şimdi efem yalıtılmış sistemlerde buna evrende dahildir; enerji korunur ve entropisi sürekli artmalıdır.bazı bölgelerde soğuma yaşansada ,entropide düşüşler görünsede ; buzdolabı gibi başka bölgelerde yaşanan ısınmayla entropi artışıyla telafi edilir..
böylece toplam entropi artar...

bu ne demektir efem...
ikinci yasa derki evrendeki tüm atomlar benzer şekilde daha da düzenleşecektir. tüm maddeler paket makarna gibi eninde sonunda dağılacaktır...evren o atomlarla dolacaktır...tüm evren ve uzayda güneş yıldızlar filan gri bir atom denizine dönüşecektir der...hatta atomlar bile atom altı parçacıklara parçalanacaktır...bu sonun adı 'ısı ölümü' dür
devamını gör...

önemli kömür madenleri ve zengin mineral kaynakları bulunmasına rağmen, başta gıda olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılayamamakta ve zaman zaman uluslar arası yardıma* olan bağımlı olabilmektedir.

gübre yetersizliği ya da soğuk hava koşulları nedeniyle tarımsal üretimin düşmesiyle birlikte ciddi bir açlık sorunu ile karşılaşabilen bir ülkedir.
devamını gör...

şu anda ilk 3 kitabını okuduğum güzel seri.ilerleyen günlerde diğer kitapları da yazacağım ve dizisini de izlemeyi düşünüyorum.
aslında kitapların belirli bir olay örgüsü veyahut sürekli değişen olayları yok ama kitapları çok hızlı okudum . fazla bir beklentiyle okumazsanız çok keyif alırsınız. yazım dili ve olayların bağlanış şekli güzel olduğu için insanı sıkmıyor.
kitabın yazarı l.m montgomery hayatından alıntılar yaparak bu kitabı yazmış böylece kitapla daha fazla bağlantı kurdum.ayrıca o dönemin kanada'sı hakkında da bilgi sahibi oluyorsunuz.
karakterlere gelecek olursak şu anlık favorilerim davy ,marilla,gilbert ve anne .ayrıca anne'nin saçını sevmediğini söylediği her anda neden bir insan kızıl saç sevmez dedim?anne'nin yazarlık yapması ve ilk eserini diana'nın kabartma tozu reklamına satması da çok komik bir bölümdü.
tabii ki anne her özelliği ile muhteşem olan bir karakter değil genç ve tecrübesizliği ile bir çok hata yapıyor ve yazar bunları nasıl düzelttiğini anlatıyor.zaten bir karakteri sevdiren şey de gerçekçi olmasıdır.
mesela anne kızımız gittiği her yerde çöpçatanlık yaparak milleti evlendiriyor ama kendisi gözünün önünde duran şeyi göremiyor.aslında anne 'de gilbert'i sevdiğini biliyor.her kitapta anne'nin olgunlaştığını görüyoruz.önceleri kendini cordelia olarak görüyor ve yakışıklı romantik prensini bekliyordu. hatta hayallerindeki adamla da karşılaşsa da ona aşık olamadı. gilbert kızıl dedi diye çocuğu yıllarca beklettin anne.en sonunda gilbert 'e gitti de kurtulduk.
devamını gör...

insanın en özel anı.

bence insanlar sevişirlerken değil, ölürken yalnız bırakılmalıdır. ölüm, kişinin en kişisel aktivitesidir. bu aktivite anında yalnızlık kişinin en tabi hakkıdır.
devamını gör...

yanlış bir sorudur. yalnızca islam değil, tüm dinler dünyanın içine etmiştir. hala da etmektedir.

illa islam özelinde bakarsak, bir düşünün. adamın biri geliyor diyor ki "ya ben mağarada takılıyordum, birden vahiy geldi, bana 'oku' dediler, bu arada ben yeni peygamberim, bir de yeni dinimiz var" . bir kesim insan inanmak istememiş tabii ki de *, bunun sonucunda da bir sürü anlamsız savaş çıkıyor. uhud savaşı, hendek savaşı vb. savaşlarda kaç kişi öldü? islam olmasaydı bu savaşlar yapılır mıydı? bunlar aklıma gelen en basit örnekler. osmanlı imparatorluğu hep "islamı yaymak" maskesinin ardına sığınıp her yeri işgal etme hakkını kendinde bulmadı mı? sorsanız kendisi islam halifesi, eee islamın bayrağını dört bir yana dikmek onun vazifesi, mecbur yani. yersen.

afganistan'a, iran'a, yemen'e gidin bakın, arka mahallelerde islamın dayattığı 'namus' kuralları uğruna kaç kadın ölüyor, recm ediliyor? (bkz: ışid) kaç kişinin kafasını "islam" uğruna kesti? "ama onlar dinimizi yanlış anlıyorlar" gibi bir ibareyi kusura bakmayın ama kabul edemem. o zaman sizin dininizi anlamak bu kadar zor olmasaydı. kuralları, yasakları, cezaları her kesim tarafından farklı yorumlanabilen bir din olamaz. olursa sonucu bu olur. kimi öyle anlar, kimi böyle.

başta dediğim gibi, yalnızca islam özelinde değil. cennetten parsel parsel yer satılan din de aynı rezillikte. insanlık tarihinde yaşanan en büyük katliamların sebeplerine baktığınızda din hep en başta geliyor. neden "din" diye bir şeyin olmadığını hayal etmek bu kadar korkunç?

"nothing to kill or die for, and no religion, too"
devamını gör...

eski türk yazı dilinden gelişmiş islami orta asya türk yazı dilinin ilki karahanlı türkçesidir. 11.-13. yüzyıllar arası gelişen bu yazı dilinin merkezi,doğu türkistan'da kaşgar dır. orhun ve uygur türkçesinin devamı olan bu dönem türkçesine hakaniye türkçesi de denir.
devamını gör...

ben sizin bu dili bilmediğim için yorum yapamam.
benim bildiğim tek meriç nehir olanı trakya da olanı.
başkada bilmem .
devamını gör...

karşımdakinin yaşı kaçmış diye düşünmüyorum artık. kendimden küçük birinden de nasihat aldığım zamanlar oluyor tanımlarda. kalıpları yıkmak güzel bir şey.
devamını gör...

+baba iş yerine ne zaman geçiyorsun?
-sana ne zaman lazım?
+sen ne zaman geçeceksen ona göre ayarlayacağım kendimi.
-sen ne zamana ayarlıyorsun kendini?
+baba...
-kızım...
devamını gör...

çocukluğumda çokça izlediğim bir çizgi filmdi.

oyuncakları da vardı bunların, çocukluk servetimin çoğunu bu oyuncaklara yatırmıştım.

bazıları hala duruyor.
devamını gör...

internette istismar ederek taciz etmektir. rezalet iğrenç bir durumdur.
genelde ergenlik dönemindeki çocukların saflığını kullanarak yapılır. link veya videolar ile beraber çocukları ağlarına düşürüp emirler yağdırarak köle kullanır gibi kullanırlar şunu yap yoksa böyle olur bunu yap yoksa fotoğrafını şuraya atarım gibi söylemlerde bulunurlar.
bazı sapıklığı görev edinmiş zihniyetler bu istismar yöntemini yapmak için çocukların bulunduğu yerlerde olurlar oyun platformları youtube adresleri gibi mecralarda takılırlar.
bir çocuğun internet ortamında müstehcen bir fotoğrafının olması ve tehdit şantaj gibi hareketlerle onu kullanmak o çocuğun geleceğini ve psikolojisini mahvetmektedir.
burada yapılması gereken ailelerin bilinçli bireyler olmasıdır. evlatlarına dijital dünyanın zararlarını ve yararlarını açık ve net şekilde aktarması bilgilendirmesi gerekir.
çocuklar aile korkusu yüzünden bazen hataya düşebilirler. bir çocuğun ailem duyarsa ne yaparım korkusu olmadan büyümesi çok önemlidir.
ayrıca bu değerli çalışmayı düşünen arkadaşa saygılarımı iletiyorum çok değerli bir çalışma sağ olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim