normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
burayı bir tanıdığımın açtığını sanıp 'benden habersiz sözlük açmışsın' demeye gelmiştim aslında. bu nedenle başka iki sözlükte kullandığım isimleri birbirine ekleyip kayıt oldum. fakat kesesine bereket tren gibi bir şey oldu kullanıcı adı ve öğrendim ki o tanıdığımın pek ilgisi yokmuş. bu nedenle o tren gibi kullanıcı adından kurtulup daha derli toplu bir şey bulmam gerektiğini hissettim. kullandığım kullanıcı adlarından farklı olmalı, anlamlı ve bana yakın olmalı vs. diye ararken internetten 'hestia'yı buldum.
hestia yunan mitolojisindeki rhea ile kronos'un en büyük kızı. olimpos'taki tanrıların en kibarı olarak biliniyor ve kendisi aile tanrıçası. bu yüzden de günlük ev hayatında önemli bir yere sahip. ayrıca o dev mitolojinin aksine hiç bir entrikaya bulaşmamış, hiç evlenmemiş ve birliktelik yaşamamış. olimpos'ta yanan kutsal ateş ve dünyadaki yanan her ocak onun kutsal mekanı olarak kabul ediliyor.
bir detay bilgi olarak; sıcağı severim ve evde kimsenin olamayacağı kadar mutluyum.
hestia yunan mitolojisindeki rhea ile kronos'un en büyük kızı. olimpos'taki tanrıların en kibarı olarak biliniyor ve kendisi aile tanrıçası. bu yüzden de günlük ev hayatında önemli bir yere sahip. ayrıca o dev mitolojinin aksine hiç bir entrikaya bulaşmamış, hiç evlenmemiş ve birliktelik yaşamamış. olimpos'ta yanan kutsal ateş ve dünyadaki yanan her ocak onun kutsal mekanı olarak kabul ediliyor.
bir detay bilgi olarak; sıcağı severim ve evde kimsenin olamayacağı kadar mutluyum.
devamını gör...
yazarların yaptığı en büyük dalgınlık
yokuşta arabayı geri vitese almayı unutup araba kaymasın diye gaza yüklenip gecekondu evin salonuna arabayla girmem ile sonuçlanan bir dalgınlık..
dalgınlığın süksesi kadar ev sahibin tavrı da bir o kadar sükselidir..
dayı senin masrafın ne kadar diye sorduğumda (araba komple salonda idi iki koca duvar pert olmuştu) "evin masrafını boşver yeğenim ben arabaya üzüldüm" demişti..
arabayı merak edenlere 2012 qashqai..
böyle bir dalgınlık ve o dalgınlığın getirdiği anısıydı işte..
dalgınlığın süksesi kadar ev sahibin tavrı da bir o kadar sükselidir..
dayı senin masrafın ne kadar diye sorduğumda (araba komple salonda idi iki koca duvar pert olmuştu) "evin masrafını boşver yeğenim ben arabaya üzüldüm" demişti..
arabayı merak edenlere 2012 qashqai..
böyle bir dalgınlık ve o dalgınlığın getirdiği anısıydı işte..
devamını gör...
birinci nesil sözlük yazarı olmanın faydaları
hicbir sey. 3 aya kalmaz kafa sozluk diye bir sey kalmayacak. en iyi ihtimalle mayis haziran gibi kimsenin gitmedigi cinli koye donecek burasi. hadi bakim bol bol anket doldurun.
devamını gör...
anlatım bozukluğu
ösym'nin son yıllarda neredeyse hiç sormadığı konudur.
devamını gör...
çobanlık yapanların tıp kazanması
1976 yılında babamın yaptığı iş.
sonra tıp kazandı ve doktor oldu.
çobanlık doktorluk kariyerinde bir aşama.
biz ailecene bunu kabul ettik.
ondan biz doktor olamadık.
sonra tıp kazandı ve doktor oldu.
çobanlık doktorluk kariyerinde bir aşama.
biz ailecene bunu kabul ettik.
ondan biz doktor olamadık.
devamını gör...
eyluling
eylül yaklaşırken gidişin beni üzdü.
buradan
özlemimi bu şarkı dindirmiyor.
sabırım %78’den hızlı bir şekilde geri load oluyor. dayanamıyorum!!!!!!
buradan
özlemimi bu şarkı dindirmiyor.
sabırım %78’den hızlı bir şekilde geri load oluyor. dayanamıyorum!!!!!!
devamını gör...
normal sözlük'e girdiğiniz ilk tanım
#21132 15 kasım 2020 gününde her şey bu tanımla başladı, bir merhaba ile.
o günden beri hala yazırik. en büyük aşklar, bazen sadece bir merhaba ile başlar. işte bir tanesi de bu sözlük oldu. ekşi'den saygıdeğer bir yazar tavsiye etti bana burayı. sağolsun valla, çok da iyi yaptı.
o günden beri hala yazırik. en büyük aşklar, bazen sadece bir merhaba ile başlar. işte bir tanesi de bu sözlük oldu. ekşi'den saygıdeğer bir yazar tavsiye etti bana burayı. sağolsun valla, çok da iyi yaptı.
devamını gör...
kaplumbağanın kaybolması
kaplumbağa sürekli bir yerlere girip kendiliğinden çıkıyorsa insan pek üzülmüyor ama 1 haftadır kayıpsa ve tırnak tıkırtısı dahi duyulmuyorsa çok üzücü bir durum. evin altını üstüne getirdik ama yok bulamıyoruz.
malum kış uykusu yaşı da geldi ama hiç mi karnın acıkmıyor be çocuğum? çık artık girdiğin delikten.
edit: buldum buldum. şerefsiz muazzez* bulaşık makinesinin arkasına saklanmış. 5 senedir beraberiz hiç bu kadar uzun kaybolmamıştı.
malum kış uykusu yaşı da geldi ama hiç mi karnın acıkmıyor be çocuğum? çık artık girdiğin delikten.
edit: buldum buldum. şerefsiz muazzez* bulaşık makinesinin arkasına saklanmış. 5 senedir beraberiz hiç bu kadar uzun kaybolmamıştı.
devamını gör...
en sevilen gora repliği
ben başlayayım devam ettirin
aslında imkanım olsa tüm senaryoyu yazardım ama seçelim bir tanesini:
"malı arap faik'ten alıyorduk, karabük'te ikinci yükleme yapılıyordu, adana'ya kadar da ben kullanıyordum kamyonu."
aslında imkanım olsa tüm senaryoyu yazardım ama seçelim bir tanesini:
"malı arap faik'ten alıyorduk, karabük'te ikinci yükleme yapılıyordu, adana'ya kadar da ben kullanıyordum kamyonu."
devamını gör...
ilk buluşmada sevişmek istediğini söylemek
abazılığın ta kendisidir. insan sevdiğini öper, elini tutar, sarılır, sevişir. ilk buluşma, ilk göz göze gelme, ilk sarılma bunların heycanı varken sevişmek düşünülür mü? sevişmek için tanımak, onu kalbinde hissetmek gerekir. üzüldüğünde gözyaşını sildin mi ya da gülüşüne ortak oldun mu ilk buluşmada itici şeylerden uzak durun, aklınızı kullanın, aklınız kasıklara düşmesin, yüreğinizi dinleyin.
devamını gör...
afrikalı leo
okurken sizi tarihi olayların göbeğine bırakan ve oralarda dolaşmanızı sağlayan amin maalouf kitabıdır.
amin maalouf abinin ilk kitabı olan afrikalı leo hasan karakterinin hayatında gelişen olayları anlatır.
kitap 4 bölümden oluşur ve karakterimizin hayatı bu şehirlerde geçer.
1.granada kitabı
2.fas kitabı
3.kahire kitabı
4.roma kitabı
bence bu romanın başarılı kısmı okurken sizi o mekanlarda hissettirmesidir. yazar amin maalouf şehirleri mekanları öyle güzel tasvir etmiş ki hayretle ve keyifle okudum.
kendi tabiriyle yaratılıştan göçmen olan hasan karakteri hayat onu nereye sürüklerse gidiyor veya gitmek zorunda kalıyor ve hiç şikayet etmiyor.
ayrıca bahsettiğim şehirlerde yaşayan insanların hal ve hareketleri , yaşantıları , inançları , davranışları çok güzel ve sizi hayran bırakıyor. bir masal aleminde gibi hissettim kendimi okurken.
kitapta bol bol osmanlı kısımları var okurken garip hissettim. herkese tavsiye ederim. ilk 50 sayfa kitabın içine girmekte zorlananlar olacaklardır korkmasınlar ve devam etsinler çok güzel bir yolculuk sizi bekliyor olacak.
ve sevdiğim alıntıları ekleyeyim.
bedevi bir kadına bir gün en çok hangi çocuğunu sevdiğini sormuşlar. " hasta olanı iyileşene kadar, en küçüğünü büyüyene kadar, yolda olanı da eve dönene kadar
binlerce aç insanın karnını doyurabilecek, binlerce yetimin yüzünü güldürecek denli çok parayı nasıl, ne zaman, hiç utanmadan, hesapsızca, yalnızca kendi hoşnutluğunuz için harcadınız? evler, tarlalar sanki yalnızca sizinmiş gibi davranıyorsunuz.
nereye gidersen git, birileri sana derinin rengini ve dualarını soracak. onların itkilerini hoşnut etmekten uzak dur! oğlum, çoğunluk önünde boyun eğmekten kaçın! ister müslüman, ister hıristiyan, ister yahudi olsunlar, seni olduğun gibi kabul etmeliler ya da seni yitirmeyi göze almalılar. insanların görüşünü dar bulduğun zaman kendi kendine tanrı'nın ülkesinin çok geniş olduğunu söyle; o'nun elleri çok geniştir, o'nun yüreği de çok geniştir. uzaklara gitmek, denizler, sınırlar, ülkeler, inançlar aşmak fırsatı çıktığı zaman hiç duraksama.
amin maalouf abinin ilk kitabı olan afrikalı leo hasan karakterinin hayatında gelişen olayları anlatır.
kitap 4 bölümden oluşur ve karakterimizin hayatı bu şehirlerde geçer.
1.granada kitabı
2.fas kitabı
3.kahire kitabı
4.roma kitabı
bence bu romanın başarılı kısmı okurken sizi o mekanlarda hissettirmesidir. yazar amin maalouf şehirleri mekanları öyle güzel tasvir etmiş ki hayretle ve keyifle okudum.
kendi tabiriyle yaratılıştan göçmen olan hasan karakteri hayat onu nereye sürüklerse gidiyor veya gitmek zorunda kalıyor ve hiç şikayet etmiyor.
ayrıca bahsettiğim şehirlerde yaşayan insanların hal ve hareketleri , yaşantıları , inançları , davranışları çok güzel ve sizi hayran bırakıyor. bir masal aleminde gibi hissettim kendimi okurken.
kitapta bol bol osmanlı kısımları var okurken garip hissettim. herkese tavsiye ederim. ilk 50 sayfa kitabın içine girmekte zorlananlar olacaklardır korkmasınlar ve devam etsinler çok güzel bir yolculuk sizi bekliyor olacak.
ve sevdiğim alıntıları ekleyeyim.
bedevi bir kadına bir gün en çok hangi çocuğunu sevdiğini sormuşlar. " hasta olanı iyileşene kadar, en küçüğünü büyüyene kadar, yolda olanı da eve dönene kadar
binlerce aç insanın karnını doyurabilecek, binlerce yetimin yüzünü güldürecek denli çok parayı nasıl, ne zaman, hiç utanmadan, hesapsızca, yalnızca kendi hoşnutluğunuz için harcadınız? evler, tarlalar sanki yalnızca sizinmiş gibi davranıyorsunuz.
nereye gidersen git, birileri sana derinin rengini ve dualarını soracak. onların itkilerini hoşnut etmekten uzak dur! oğlum, çoğunluk önünde boyun eğmekten kaçın! ister müslüman, ister hıristiyan, ister yahudi olsunlar, seni olduğun gibi kabul etmeliler ya da seni yitirmeyi göze almalılar. insanların görüşünü dar bulduğun zaman kendi kendine tanrı'nın ülkesinin çok geniş olduğunu söyle; o'nun elleri çok geniştir, o'nun yüreği de çok geniştir. uzaklara gitmek, denizler, sınırlar, ülkeler, inançlar aşmak fırsatı çıktığı zaman hiç duraksama.
devamını gör...
akrebin gözleri
türk rock tarihinin gelmiş geçmiş en iyi şarkısı olmaya aday bir erkin koray parçası.
--! spoiler !--
akrebin gözleri her an üstümde sanki
akrebin gözleri öyle yaman ki
öylece bakıyor hiç göz kırpmadan
bekliyor beni kımıldamadan
bekliyor beni kımıldamadan
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
hainlikle dolu boşalan bakışları
sanki bitmez bir kin nefret soluyor
yavaş yavaş yandan yaklaşışları
belli ki küçük bir fırsat kolluyor
belli ki küçük bir fırsat kolluyor
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep, akrep
akrep, akrep, akrep, akrep, aaa
sen oradasın, ben buradayım
sanma ki ben korkulardayım
bundan böyle ben kuşkulardayım
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri, zaman böyle geçerken
bekleme boşuna, bekleme beni
bir yerlerden gelip bir de giderken
varolmak, yokolmak ne farkeder ki?
varolmak, yokolmak ne farkeder ki?
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
--! spoiler !--
--! spoiler !--
akrebin gözleri her an üstümde sanki
akrebin gözleri öyle yaman ki
öylece bakıyor hiç göz kırpmadan
bekliyor beni kımıldamadan
bekliyor beni kımıldamadan
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
hainlikle dolu boşalan bakışları
sanki bitmez bir kin nefret soluyor
yavaş yavaş yandan yaklaşışları
belli ki küçük bir fırsat kolluyor
belli ki küçük bir fırsat kolluyor
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep, akrep
akrep, akrep, akrep, akrep, aaa
sen oradasın, ben buradayım
sanma ki ben korkulardayım
bundan böyle ben kuşkulardayım
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri, zaman böyle geçerken
bekleme boşuna, bekleme beni
bir yerlerden gelip bir de giderken
varolmak, yokolmak ne farkeder ki?
varolmak, yokolmak ne farkeder ki?
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
akrebin gözleri akrebin akrep
--! spoiler !--
devamını gör...
son singapur vapuru (yazar)
agrasif biri , twitterda insan dövdüğünü düşünüyorum .
devamını gör...
maskesiz hayatın ilk günü yapılacaklar
ne olur ne olmaz diye yanımda maske taşımak olur herhalde.
devamını gör...
ölü köylü sigortası
amerikalı büyük şirketlerin 80li yıllarda gizli kapaklı olarak başlattığı hayat sigortası poliçesi. bu poliçenin amacı şirket çalışanlarından herhangi birinin ölümünün şirkete vereceği zararı belirlemek ve o zarardan payına düşen vergiyi minumum, kazancı ise maximum hale getirmektir. yani siz bir kuruluşta tüm şartlara boyun eğerek temel yaşamsal ihtiyaçlarınızı karşılamak adına çalışırken, patronlarınız sizden ve ailenizden ''gizli'' olarak adınıza bir hayat sigortası yapar ve sizin ölünüz canlınızdan daha fazla para kazandırmış olur o şirkete. üstelik ailenize beş kuruş koklatılmaz, koklatılmasını bırakın geride kalan ailenize böyle bir paranın varlığından dahi söz edilmez. 80li yıllarda yalnızca üst düzey şirket çalışanlarına uygulanan bir şirket politikasıyken 90lı yllardan itibaren bu politika yaygınlaşmış ve tüm şirket çalışanlarına uygulanmaya başlamış.
poliçenin ismi ise apayrı bir fiyasko. ''ölü'' pekala, ''köylü'' ? nasıl yani ? çok acınası, aşağılıkça ve hiç profesyonel değil. ayrı bir iğrençlik de yaş ve cinsiyete göre bu poliçenin kazandıracağı paranın farklılık göstermesi. capitalism: a love story filminden bir örnek verecek olursak; 40 yaşında ölen bir erkek çalışan şirkete 1.5 milyar dolar kazandırırken, 26 yaşında ölen bir kadın çalışan kadınların ölüm yaşının büyük olması da göz önünde bulundurularak şirkete tam 81 milyar dolar kazandırmiştır. ikisi de günümüz reel yaşamından örnekler olmakla birlikte ikisinin de ailesine zırnık koklatılmamıştır.
sonuç olarak görüyoruz ki bu leş, sapkın sistem (kapitalizm) çalışan sınıfın ölüsünden dahi maximum şekilde yararlanmanın en şık yollarını bulmuş durumda.
bu poliçeyi günümüzde yüzde yüz kullanan bazı kuruluşlar; walt disney, coca cola, avon, nestle, amerikadaki tüm bankalar, mc donall company, general motors, neredeyse tüm ilaç firmaları, winn dixie gibi firmalar başta olmak üzre çooook uzun bir liste mevcut.
poliçenin ismi ise apayrı bir fiyasko. ''ölü'' pekala, ''köylü'' ? nasıl yani ? çok acınası, aşağılıkça ve hiç profesyonel değil. ayrı bir iğrençlik de yaş ve cinsiyete göre bu poliçenin kazandıracağı paranın farklılık göstermesi. capitalism: a love story filminden bir örnek verecek olursak; 40 yaşında ölen bir erkek çalışan şirkete 1.5 milyar dolar kazandırırken, 26 yaşında ölen bir kadın çalışan kadınların ölüm yaşının büyük olması da göz önünde bulundurularak şirkete tam 81 milyar dolar kazandırmiştır. ikisi de günümüz reel yaşamından örnekler olmakla birlikte ikisinin de ailesine zırnık koklatılmamıştır.
sonuç olarak görüyoruz ki bu leş, sapkın sistem (kapitalizm) çalışan sınıfın ölüsünden dahi maximum şekilde yararlanmanın en şık yollarını bulmuş durumda.
bu poliçeyi günümüzde yüzde yüz kullanan bazı kuruluşlar; walt disney, coca cola, avon, nestle, amerikadaki tüm bankalar, mc donall company, general motors, neredeyse tüm ilaç firmaları, winn dixie gibi firmalar başta olmak üzre çooook uzun bir liste mevcut.
devamını gör...
geceye psikolojik bir telkin bırak
kendin ile yüzleş..
ve bunu sadece kendin ile baş başa iken yap..
ve bunu sadece kendin ile baş başa iken yap..
devamını gör...
david tennant
(bkz: doctor who) ile tanınan ve sonrasında birçok başarılı işe imza atan iskoç aktör. son zamanlarda des, good omens, broadchurch gibi çeşit çeşit dizide birbirinden farklı karakterleri canlandırmıştır. aktif tiyatro geçmişi vardır. ayrıca en sevdiğim aktördür kendisi.
devamını gör...
sumak
mardinli komşumun yarı türkçe yarı kürtçe bana anlatmaya çalıştığı güne kadar hakkında hiç bir fikrim olmayan baharattır. kadın bembeyaz kıyafeti ve örtüsü ile elinde bir sahan sumak ile bana geldi. kadına çaktırmadan eşe dosta sorduk bu nedir diye. sumak olduğunu öğrenince niçin kullanıldığını sordum, siz dolmayı nası eşgi yaparsınız dedi. bizim dolmanın etli kara lahana sarması olduğunu, ekşi yapmadığımızı söyleyince şaşırdı. bir trabzonlu ile bir mardinli komşu olunca olabilecek bir kültür farkını yaşadığımız baharat. gargarası ağız yaralarına boğaz ağrısına birebirdir. sayesinde artık eczaneden gargara almadığım baharat.
devamını gör...
30 yaşındaki kadına teyze mi denir nene mi sorunsalı
sen önce sümüğünü çekip uzun pantolon giymeye başla, sonra kime ne diyeceğini beraber düşünürüz.
devamını gör...