guiness rekorlarına göre ilk kadın savaş pilotu sabiha gökçen'dir.

www.guinnessworldrecords.co...
devamını gör...

t: samuel beckett'in meşhur eseri godot'yu beklerken'in ilk cümlesidir. varoluşçuluğun nihilist yönünü ifade ettiği söylenir.

aynı zamanda duruma göre umutsuzluk, gamsızlık, boş vermişlik, ağır kabullenmişlik veya çaresizlik ifade eden bir cümledir; sık sık birilerini geçiştirmek için de kullanılır. oldukça işlevseldir.
hayat mottosu olarak benimsendiği takdirde birtakım olaylar karşısında fatalizm kaynaklı eylemsizliğe yol açabilir.
uzak akrabası için (bkz: what can i do sometimes)
familyasından yakındaşları için (bkz: amaan boş ver) (bkz: olan oldu) (bkz: yolumuza bakacağız)
devamını gör...

karakterleri klasik stereotiplerin dışında yazıldığı için çokça beğendiğim ama bazı soruları cevaplamadan bittiği için sinir olduğum isveç dizisi. (örnekler aşağıda spoilerda) bir de bu yaşanan cinayeti soruşturma/dava sırasında flashbacklerle gösterme olayı önce çok inovatifti, bir noktada mainstream oldu, artık bayma noktasına geldi bence.

bir de avrupalı ailelerin rahat olduğunu biliyoruz da kim 17 yaşındaki kızını 3 gün önce tanıştığı 1 günlük sevgilisiyle 2 haftalık yat gezisine yollar allah aşkına, kafayı mı yediniz?


şimdi stereotiplerden farklı bulduğum noktaları söyleyeyim.
1) kesinlikle avukat abi: dizilerde benim gördüğüm iki tip avukat var. ya olaya kendini tamamen kaptıran, hayatını dava ve müvekkil haline getiren, "şeytani" şirketleri ve zenginleri temsil edebilecekken yardıma muhtaç insanları temsil etmeye kendini adamış fakir ama gururlu bir avukat olabilir; ya da amerikalıların "jerk" diye tabir ettiği, umursamaz, parasının peşinde, müvekkilinin duygularıyla vs ilgilenmeyen, olaya davada her şey mübahtır bakış açısıyla bakan avukat. quicksand'deki avukat abimizse hem çok profesyonel, işini iyi yapıyor, müvekkiliyle gereksiz muhabbetlere girmiyor, hem de kibar, düşünceli ve 18 yaşında bir kızcağzın aylarca görebildiği neredeyse tek insan olduğunun farkında. üzerine bir de müthiş oyunculuk ekle, resmen şölen

2) gardiyan abla: basitçe bütün gardiyanların işinden nefret etmediğinin ve mahkumların hayatını zindan etmek için yaşamadığının kanıtı gibi. fazla söze gerek yok

3) samir: yine dizilerde iki tip müslüman/arap göçmen olur: teröristler ve mükemmel insanlar. bu ikinci grup asla hata yapmaz, her zaman dürüsttür, ama bütün dünya onlara kötü davranır. samir her ne kadar çalışkanlığıyla vs mükemmele yakın çizilmiş olsa da dizi boyunca birçok hata yaptı: başlıcaları davadaki ifadesi ve videoyu seb'in babasına göndermesi. (maja'nın ailesine gönder oğlum gerizekalı mısın?)

cevaplanmayan sorular:
1) sebastian'ın babasını öldürmesinde gerçekten maja'nın etkisi var mıydı yok muydu?
2) maja sabah sebastian'ın evine bir aceleyle gittiğinde ne oldu, ne konuştular?
3) seb'in babasını ne öldürdüğünü anlıyorum. hatta samir'i öldürmesini bile anlıyorum. ama öğretmenini ve diğer çocukları neden öldürdü? okulu niye patlatmak istedi? belli ki kafayı yedi ama biz bunu görmedik. seb o sabah ne düşünüyordu, kafası hangi alemdeydi?
devamını gör...

ben şırnak, silopi'de askerlik yaparken, hemen karşımız ırak tarafında, barzaniye bağlı bir karakol ve yakınındada yezidilerin köyü vardı.
tabi o zamanlar herkes yezidi diyordu, sonra işid manyakları bunlara saldırınca ezidi demeye başladılar.
birgün bize bir uyarı geldi. barzani'nin aşiretinden bir müslüman kürt genci ve ezidi bir kız birbirine aşık olmuşlar. kız müslüman olmuş ve gençle birlikte kaçmışlar ama yakalanmış ve ezidilikten döndüğü için kızı ve yanındaki genci öldürmüşler.
tabi barzaninin aşireti ve bunlar arasında çatışma olmuş. o yüzden bizi "sizin karşınızdakilerde çatışabilir, yanlışlıkla havan topu düşebilir, roket yada mermi gelebilir, dikkatli olun" diye uyardılardı.
devamını gör...

tam kapanma değil kapanmacık!
devamını gör...

hayır anlamıyorum, genelde tanımlar tek cümlelik, başlıklar ekşi'den kopya. neyine dalıp gidiyorsunuz ki. insan anket başlıklardan da bir şey öğrenir gerçi de, espri kasmak için tek cümle yazan birinden ne öğreneceksin?
devamını gör...

daha önce tanımını yazmıştım. tekrar tanımlamak yerine, orada kullandığım "bilinen birkaç yöntemden herhangi biri" ifadesine, bir yazar arkadaşımızın isteği üzerine açıklama getirmek istedim.

kuantum dolanık parçacıklar elde etmenin birkaç yolu var.

1- ilk yöntemi fotonları dolanık hale getirmek çünkü bunun çok basit bir yolu var. bir atom etrafındaki elektronlardan birini alıyoruz. yüksek bir enerji seviyesine çıkacağı ve geriye dönemeyeceği şekilde uyarıyoruz.

not: normalde bir elektronu uyardığınızda elektron bulunduğu enerji seviyesinden ayrılır ve daha yüksek bir enerji seviyesine çıkar. bu durum elektronun kararsız davranmaya başlaması anlamına gelir. bir süre burada dolanan elektron ışıma yapar, yani uyarırken ona verdiğiniz enerjiyi, foton olarak geri bırakır ve eski enerji seviyesine geri dönerek tekrar kararlı bir hale gelir.

işte bu yukarıda yazanın olmasına izin vermiyoruz. yani elektronu uyarılmış şekilde tutuyoruz ve kararlı olacağı enerji seviyesine dönmesine imkân tanımıyoruz. bunun üzerine elektron bozunuyor. yani çok kısa aralıklarla 2 adet fotona ayrışıyor. işte bu fotonlar, sistemdeki bazı korunumlu nicelikler nedeniyle, birbirleriyle ilişkili bir biçimde polarize oluyor, yani kutuplanıyorlar. işte size 2 adet dolanık foton!

2- fotonlar sürekli ışık hızı ile hareket halinde olduklarından, bazı deneylerde kullanışsız oluyorlar. bu nedenle fotonlardan başka şeyleri de dolanık hale getirebiliyor olmamız gerekiyor. bunu yapmak için de ilk yöntemdeki gibi 2 fotonu alıp, ikisini de farklı atomlara yönlendiriyoruz. atomlar bu fotonları absorbe ediyor, yani emiyor. bu biraz zor bir süreç ama eğer başarırsanız, elinizde 2 adet dolanık atom oluyor. zira fotonların dolanıklık özelliği, onları emen atoma da geçmiş oluyor.

3- buradaki yöntem ikinci yöntemin tersi gibi düşünülebilir. 2 adet iyonlaşmış atomun yaydığı fotonları alıp bir araya getiriyorsunuz. burada 2 farklı polarizasyona sahip fotonları birbirine denk getirebildiğiniz takdirde, 2 adet dolanık fotonunuz oluyor. yani bu yöntem biraz rastlantıya ihtiyaç duyuyor. dolayısıyla, pek de tercih edilen bir yöntem değil.

4- bu yöntemde temel durumdaki 2 atomu yüksek enerji seviyelerine uyarmanız gerekiyor. buradaki süreç biraz karışık olduğundan detaya girmiyorum. ana fikir, 2 atomu birbiriyle ilişkili bir süperpozisyon durumuna sokmak.

ana hatlarıyla, dolanık parçacık elde etme yöntemleri bu şekilde. umarım yardımı olmuştur, konuya merakı olanlara.
devamını gör...

gece gece aklıma gelen sanatçıdır.
en sevdiğim parçası*
devamını gör...

ismini davulcu mike portnoy'un babasının eskiden gişeci olarak çalıştığı sinemadan almış, bütün üyeleri virtüöz olan şahane grup.
devamını gör...

sözlükte yazan kişiye suser denir. suser'i suser yapan üç şey var: tespit yapmak, analiz kasmak, ayar vermek. bunları da okuduğu, gezdiği, tecrübe ettiği şeylerden yani birikimlerinden faydalanarak yapar.

peki kafa sözlükte ne var:

1- bildiğin dümdüz sözlük maddesi giren adamlar. yeşil: bir renk diyen adam var mesela. ya da kütle çekim maddesini vikipedi gibi dolduran var.

2- feridun abiler, meriçler, kezbanlar ve tabii ki harun abiler: bunların işi gücü meme ve seks. tespit yapsalar eyvallah diyeceğim ama yok. bomboş başlıklar.

3- troller: bunlar sanırım arafta kalmış. kalitesiz mizah. güldürmüyorlar bile. boş adamlar kısacası.

4- ponçik masonları: bunlar sanırım farmasonların bir alt kolu. böyle kült bir tarikat olmuşlar herhalde. kafamı nereye çevirsem bunlar var. sabahtan akşama kadar birbirlerinin nickaltlarında "ayy çok şeker bir yazar" falan diyorlar. "çayımla kekimle bekliyorum" yazan var*.

5- ehli kitap: bunları anlatmaya gerek yok sanırım. allah-kitap-muhammed üzerine kurulu bir sözlük anlayışları var. konu çok alakasız da olsa bir şekilde oraya bağlarlar. bunlardan her sözlükte var. kendilerinden kaçış yok ama en zararsız grup da bu.

6- aktroller: bunlar için varoluşun tek amacı siyasi kara propaganda yapmak. tamamı engelli bende.

bunların ortak noktası kendi aralarında kurdukları sözlük networküyle like ve takipçi kasmaları. karma puanı biriktirip onunla bakkaldan ciklet alacaklar herhalde, bilemiyorum altan. ileride değerlendirmek için yatırım yapıyor da olabilirler. yukarıda anlattığım gruplardan birine ait hissetmiyorsan kendini, tebrikler. normal bir susersin. senin gibi çok vardı. gittiler. ponçik mason 20 like alırken tespitin alasını yapan adam 1 like alırsa o adam durur mu? durmaz. yakında sen de gidersin zaten sevgili suser, hazırlığını yap, bu sözlük geçici. önemli olan öteki taraftaki sözlük *

edit: bir yazardan suser sourtimes user demek uyarısı geldi. ben sözlük user olarak biliyordum hep. bu durumda kafa user yani kuser diyelim. sevgili kuserler ehe.
devamını gör...

okuma yazmayı kendi başıma öğrendim. okula başlamadan önce ansiklopedi okumaya başlamıştım. muhtemel zaten okulun ilk yıllarında hepsini bitirip başa dönmüştüm. kim bilir kaç kez okudum. sonra okumaya devam ettim. hiç durmadan. ve bu konuyla ilgili net görüşüm şu.

beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor okuyup okumadığı.

çünkü ben okuyup öğrenmeye çalıştığım şeyler ile ilgileniyorum. bunlarla ilgilenirken kim ne okuyor ilgilenmeye hiç fırsatım olmuyor. bir cümlenin üzerine düşünmek ve o cümleyi anlayabilmek bazen çok uzun aylar isteyebiliyor. o yüzden zaman bulamıyorum.

bi sevgilim o dönem hiç okumak istememem ile çok ilgileniyordu. okula başladığı zaman anca 2 sene sonunda okuma yazmayı öğrenmişti ve mutsuzdu benim roman okumak istemememden. iste benim hiç bu kadar zamanım olmadı başkasının hayatı ile ilgilenecek kadar. o neden ilgilendi? var aslında bir açıklaması ama neyse. çok salon kadını psikolojisindeyim. minik bir poğaça gibi hissediyorum kendimi. hıı.
devamını gör...

bunu bilerek geldiğiniz sözlüğü bu konuda eleştirmeniz çok komik. bir düzen oluşturulmaya, saygıyı üst seviyede tutmaya çalışılıyor ve sizin keyfinize uymadığı için bunun değiştirilmesini beklemeniz ne kadar doğru sizce?
devamını gör...

kaplumbağa sürekli bir yerlere girip kendiliğinden çıkıyorsa insan pek üzülmüyor ama 1 haftadır kayıpsa ve tırnak tıkırtısı dahi duyulmuyorsa çok üzücü bir durum. evin altını üstüne getirdik ama yok bulamıyoruz.
malum kış uykusu yaşı da geldi ama hiç mi karnın acıkmıyor be çocuğum? çık artık girdiğin delikten.

edit: buldum buldum. şerefsiz muazzez* bulaşık makinesinin arkasına saklanmış. 5 senedir beraberiz hiç bu kadar uzun kaybolmamıştı.
devamını gör...

en sevdiğim yazarlardandır. kalemi güneş gibi sıcak, zamansız ve tılsımlı. hep vârolsun.
devamını gör...

modernist neandertal
iki üstü hatta üç üstüne bile çıkar.
devamını gör...

#165022 işimbu nickli yazarımız güzel ifade etmiş. evrensel ilkelere ve genel vicdana uymayan yanlış düşüncelere saygı duyulamaz.

misal;
"o saatte orada ne işi varmış." cümlesini kurduran düşünceye asla saygı duymam.
devamını gör...

seraf, eski ahit'te bahsedilen meleklerden biridir.

birçok sanatçının eserinde yer eden seraf figürleri, ayasofya'da da bulunur.

kutsal kitap'ta yalnızca bir kez, yeşaya 6. bölümde anlatılır:

üzerinde seraflar duruyordu; her birinin altı kanadı vardı; ikisiyle yüzlerini, ikisiyle ayaklarını örtüyor, öbür ikisiyle de uçuyorlardı. birbirlerine şöyle sesleniyorlardı: “her şeye egemen rab kutsal, kutsal, kutsaldır. yüceliği bütün dünyayı dolduruyor.” seraflar'ın sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu. “vay başıma! mahvoldum” dedim, “çünkü dudakları kirli bir adamım, dudakları kirli bir halkın arasında yaşıyorum. buna karşın kral'ı, her şeye egemen rab'bi gözlerimle gördüm.” seraflar'dan biri bana doğru uçtu, elinde sunaktan maşayla aldığı bir kor vardı; onunla ağzıma dokunarak, “işte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı” dedi.
yeşaya 6:2‭-‬7

özellikle belirtmek isterim ki, tanrı'yı kimse bütün yüceliğiyle görmemiştir. çünkü onun yüceliğine biz dayanamayız. kutsal kitap'ta bu açıkça belirtilir. burada da "her şeye egemen rab'bi gözlerimle gördüm" cümlesi geçtiği için açıklamak istedim. tanrı bize kendisini gösterebilir ama onun bütün yüceliğini bu sınırlı hâlimizle göremeyiz.
devamını gör...

reddedilmesi zor bir teklif.

kafiye desen var, şair ruhu desen var, e milkshake pek tercih etmem ama seveni illaki vardır.

daha ne olsun.
devamını gör...

sözlük yazarlarına duyuru!

normal sözlük hunidaşlar kulübü nü yöneticilerinin istifa etmesi sebebiyle kapatmıştık. kendine güvenen aklı gitmiş bir yöneticinin önderliğinde tekrar bu oluşumun parçası olabiliriz. neden olmasın?

ben bu listeye girmek için yedeklerden çok sıra bekledim. öyle ha deyince almıyorlar. tanıdık bir yönetici olursa hemen girerim diye düşündüm.*
devamını gör...

anne kokusu...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim