süreli yayınlarda bölüm bölüm yayımlanan, birbirini tamamlayan bölümlerden oluşan yazı dizisi.
aynı isimde tefrika yayınları çocuklar için edebiyat dizisi yayımlayarak alaninda bir ilki gerçekleştirmiştir.
devamını gör...

sevgisinden geberseniz de ''önce ben'' deyin. siz ne kadar kendinizi severseniz sevdiceğiniz de o kadar uzun süre size eşlik edecektir. tecrübeyle sabittir.
devamını gör...

eltz kalesi, almanya'da bulunan bir ortaçağ kalesidir, şato demek de yanlış olmaz. renanya-palatina eyaletinde, moselle nehri üzerindeki tepelere inşa edilmiş bu yapı, kendisi ile aynı bölgeyi paylaşan, yıkılmamış üç kaleden birisidir. 12. yüzyıldan beri eltz ailesinin olan kalenin sahipleri de bu soyun günümüzdeki üyeleridir. tam 33 kuşaktır ve ,bir kısmı için, halen orada yaşamaktalar.

bir kaya üzerine kurulu kale önemli bir ticaret yolu üzerinde, üç tarafı nehirlerle çevrili şekilde vadinin içinde konumlanmıştır. yakının da bir de eltz ormanı bulunur. eltz ailesi üç ayrı koldan oluşuyordu (bir kaynakta okuduğuma göre üç kardeş arasında çıkan anlaşmazlıktan dolayı aile üç kola ayrılıyor, farklı armalar alıyorlar: altın aslan, gümüş aslan, sığır boynuzu.) ve buna istinaden kale de üç ayrı bina şeklinde yapılandı. zamanında savaşlar görmüş, mancınıklar tutulmuş, kuşatılmış, onarılmış, değiştirilmiş ve üzerine eklemeler yapılmış bu kale günümüzde hala dimdik ayakta durarak o zamanların atmosferini bizlere yaşatmaktadır. ziyarete açık olan bölümleri gezilip görülebilir.

1965 ve 1992 yılları arasında kullanılan 500 birimlik mark (alman para birimi) kağıt parasında simge olarak eltz kalesi kullanılmıştır. bu kale sadece paralar üzerinde değil farklı zamanlarda yaşamış farklı ressamların tuvalleri üzerinde de yer bulmuştur.

kaynakça ve daha fazlası: wikipedia, seturday.com, ucanhollandaliler.com, ancient-origins.net
devamını gör...

"her zaman güzel öten kuğular, ölümlerinin yaklaştığını hissettiklerinde, belki de hizmetinde bulundukları tanrının yanına gideceklerini sevindiklerinden, daha çok ve daha güzel ötmeye başlarlar. ama insanlar ölümden korktukları için kuğulara iftira atarak, üzüntüden öttüklerini, yaklaşan ölümleri için ağıt yaktıklarını söylerler. oysa genel inanışa göre kederlerinden öttükleri varsayıan bülbül, kırlangıç, ibibik gibi kuşlar da dahil olmak üzere, hiçbir kuşun aç olduğunda, üşüdüğünde ya da başka herhangi bir sıkıntı yaşadığında ötmediğini hiç akıllarına getirmezler. "*
devamını gör...

buradan kızın tepkisi.
devamını gör...

bir salın artık ya. vatandaşın elinde ne varsa bu kadar göz konulmaz ki. napcan öğrendikten sonra ona da mı vergi bağlıcan? biz seninle ilgili bu kadar şeffaf bilgilere sahip değilken, yalanın ardı arkası kesilmezken bizimle ilgili bu kadar net bilgiye sahip olmayı istemen çok saçma.
devamını gör...

karnak ve dünyanın en büyük açık hava müzesi olarak kabul edilen luksor şehirleri yakınlarında, krallar vadisi'nde yer alan; nil nehrini karşısına alarak oturmuş vaziyette iki büyük heykel yer alır. amenophis iii'ün mezar tapınağından günümüze ulaşan tek parçaları olan bu iki heykel firavun amenophis'i canlandırmaktadır.

milattan önce 1400 yılında yapılan heykeller yeni mısır imparatorluğunun en büyük tapınağının kapısında idi. milattan önce 1200 yılında yaşanan bir deprem ile tapınak yıkıldı ve milattan sonra 27 yılında yaşanan bir deprem ile tapınaktan geriye kalan heykeller daha da zarar gördü. kumtaşından yapılan heykeller sabah rüzgarı ile beraber inlemeye benzer sesler çıkarmaya başladılar. hatta bu seslerden dolayı heykellerin ''şarkı söyleyen memnon'' adı ile anıldığı olmuştur.

tebai ovasına gelen ve bu iniltileri işiten romalılar hasara uğramış heykellerin bir yunan kahramanı olan memnon'a ait olduğunu sandılar ve annesi eos'un -şafak tanrıçası- onları selamladığını düşündüler. uğrak nokta haline gelen heykellere şarkılar, şiirler dizdiler. rüzgarın bir çatlağa girerek çıkarttığı (veya sabah genişleyen taşların gece vakti daralırken bu sesleri çıkarttığı söylenir) bu uğultu, roma imparatoru septemius severus döneminde heykeller onarıldıktan sonra kesildi fakat onlar hala memnon heykelleri olarak bilinirler.
devamını gör...

ben kahve içmek diye biliyorum ama, başlık açıldığına göre benim kafamın basmadigi anarşik bir amacı olabilir.
devamını gör...

işkur.
kolaydı. gel kendin kur.
devamını gör...

parfüm kokusunub bilekte daha kalıcı olmasini sağlamak için önce el kremi sürülürmesi?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kurtuluş savaşı'nda halkın göstermiş olduğu üstün kahramanlıklar sebebiyle şehre tbmm tarafından “gazi”lik unvanı verilmiştir.
devamını gör...

muhtemelen konum atmış yazarlardır.
açalım navigasyonu bakalım bakalım.
devamını gör...

bir konunun, sonuçlanması için çözülmesi, açıklığa kavuşturulması gereken zor yanı.
devamını gör...

son ada-zülfü livaneli
devamını gör...

susup yemek yemem*
devamını gör...

artık başörtülü, başörtüsüz, türbanlı, türbansız, açık, kapalı kelimelerini duymak dahi istemiyorum. senelerdir aynı terane. herkesi birer birey olarak kabul edebilecek olgunluk bile yok bunlarda. (bkz: bir bitmediniz)(bkz: bağıracağım artık yeter diye)
devamını gör...

gerçek bir sapyoseksüel olarak söyleyebilim ki, sapyoseksüel olmak berbattır.
bilim, sanat, felsefe, psikoloji, evren, insanların yaptığı aptallıklar hakkında konuşmak güzeldir. güzel ne kelime!
karşımdaki erkekğin tarihi bir olay anlatmasından nirvanaya ulaşılır.
biz sapyoseksüellerde garip bir şey vardır. sarışınlardan hoşlananlar gördükleri her sarışını beğenmezler mesela. ama iş bizlere gelince başka. zaten bizi tatmin edecek zekada 4-5 kişi çıkar karşımıza ve anında aşık oluruz. herkesin adına konuştum ama böyle olmayanlar vardır.
sıradan bir sevgilinizle isteklerinizden konuşuyorsanız, sapyoseksüel'le niye onları istediğinizden konuşursunuz.
devamını gör...

dibek *
devamını gör...

geçtiğimiz günlerde bu başlığın altında yazılan günaydın ve iyi dilekler ile ilgili bir serzeniş olmuştu. yani burayı bir forum kıvamına veya facebook formatına çevirmesek gibilerinden.
ben de bir süredir sabahları bir günaydın diyorum. bahsettiğim memnuniyetsizliği okuduktan sonra ikircikli kaldım acaba yazsam mı yoksa yazmasam mı diye sonra baktım genel de günaydın diyenler demeye devam ediyor, ben de etmeye karar verdim.

yazmak isteyen yazsın, istemeyen zaten yazmaz, başlığı görmek istemeyen de engellesin.(sözlük imkanı tanımış bizlere)

bir selam vermek, ben yaşıyorum hayat devam ediyor demek... (bana ne? diyebilirsin, ben de sana söylemiyorum zaten)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim