suç ve ceza
dostoyevski'nin başyapıtlarından bir diğeridir. ben karamazov kardeşleri daha çok sevdim. ama cinler ve budalanın yeri de ayrıdır.
roman hakkında yazacak olursam: r.r. raskolnikov ailesinin sosyoekonomik olarak düşük gelirli olmasıyla hayata 1-0 geride başlamış, evden uzakta hukuk okumaya gitmiş, orada da yeniklik peşini bırakmamış olacak ki hukuk öğrenimine ara vermiş.
burada sormak istediğim soru şu: bu nitelemeler tesadüfen mi raskolnikov'da var yoksa belli bir amaç için mi? ben ikinci sorudan yanayım. romanın adıyla raskolnikov'un nitelemeleri örtüşüyor.
çünkü bütün roman hukuksal bir zeminde insanların kişilik tahlilleriyle geçiyor. cinayet olayı geri planda kalıyor. dosto'yu dosto yapan da bu: kişiler!
her neyse, romanın başından itibaren öyle bir iklim ve gidişat hazırlanıyor ki biz raskolnikovun cinayete nasıl yürüdüğünü görüyoruz. tefeci alyona ivanovna'yı öldürmeyi kafasında kurgulamıştır. ama onun öncesinde rüya görür, pazar yerinden geçerken satıcıların konuşmaları da bilinç altında yer eder. bunlar tesadüf olamaz. dostoyevski cinayetten biraz önce bir paragrafta bilinçaltıyla ilgili harika bir pasajla bunu açıklar tıpkı bir psikolog gibi, ve freud'dan çok çok önce. bunu karamazov kardeşler'de de yapar. psikologlara selam çakmak yani.
cinayet geri planda kalmıştı dedik. daha çok raskolnikov'daki değişiklikleri gözlemliyoruz. marmeladov ve ailesi devreye giriyor. sonra roman karakterleri içinde en sevdiğim kadın karakterlerinden biri "sonya marmeladova". gerçekten harika bir kadındır.
ilerleyen bölümlerde raskolnikov'un bir makalesiyle daha karşılaşacağız. üstinsan tanımı yapar gibi bir makale. belli insanların belli bir aşamada bir şeyleri yapmakta özgür olmaları gibi. buna da napoleon gibi kişileri örnek gösteriyor. kendisinde de bu serbestiyeti görüyor zannımca. zaten sorgu yargıcı da bunu kullanıyor.
tefeciyi bir yerde kodoman olarak da görebiliriz, ben sivrisinek diyorum. tam bir kan emici. raskolnikov'da nasıl bir istek duyduysa öldürdü. makalesinden yola çıkarak öyle bir gücü kullanabileceğini düşündü. ama ıskaladığı şey devletlerin hukuku olduğu. hukuk'un işlediği.
romanı çeşitli yanlardan da inceleyebilirim ama değineceğim nokta yine raskolnikov'un değişimi üzerine olacak. galiba raskolnikov'un evrensel ve sevilen bir karakter olmasının sebebi genel olarak bizi yansıtması. insanın iç çatışmalarını yansıtıyor ve bu nedenle seviliyor. her insan kendinden bir şeyler bulabiliyor.
romanın sonlarına doğru ise sonya marmeladova ona incil'den pasajlar okuyor, incil veriyor vb. etkileyici sahnelerdi.
raskolnikov'un nitelikleri, tefeciyi ve melek gibi olan kız kardeşini öldürmesi, razumihin'in(dostoyevski de çevirmenlik yapıyordu gerçek hayatta ve romanda kardeşiyle evlendiriyor) tercüman olması, marmeladovlar, sahneler bla bla... tesadüf değil. görmeyi becerirseniz tadından yenmez bir dünya. bizi tüm gerçekçiliğimizle yansıtıyor.
son not: freud dostoyevski için "insanlığın kurtarıcısı olabilirdi. gardiyanı olmayı seçti" derken sonuna kadar haklıydı.
roman hakkında yazacak olursam: r.r. raskolnikov ailesinin sosyoekonomik olarak düşük gelirli olmasıyla hayata 1-0 geride başlamış, evden uzakta hukuk okumaya gitmiş, orada da yeniklik peşini bırakmamış olacak ki hukuk öğrenimine ara vermiş.
burada sormak istediğim soru şu: bu nitelemeler tesadüfen mi raskolnikov'da var yoksa belli bir amaç için mi? ben ikinci sorudan yanayım. romanın adıyla raskolnikov'un nitelemeleri örtüşüyor.
çünkü bütün roman hukuksal bir zeminde insanların kişilik tahlilleriyle geçiyor. cinayet olayı geri planda kalıyor. dosto'yu dosto yapan da bu: kişiler!
her neyse, romanın başından itibaren öyle bir iklim ve gidişat hazırlanıyor ki biz raskolnikovun cinayete nasıl yürüdüğünü görüyoruz. tefeci alyona ivanovna'yı öldürmeyi kafasında kurgulamıştır. ama onun öncesinde rüya görür, pazar yerinden geçerken satıcıların konuşmaları da bilinç altında yer eder. bunlar tesadüf olamaz. dostoyevski cinayetten biraz önce bir paragrafta bilinçaltıyla ilgili harika bir pasajla bunu açıklar tıpkı bir psikolog gibi, ve freud'dan çok çok önce. bunu karamazov kardeşler'de de yapar. psikologlara selam çakmak yani.
cinayet geri planda kalmıştı dedik. daha çok raskolnikov'daki değişiklikleri gözlemliyoruz. marmeladov ve ailesi devreye giriyor. sonra roman karakterleri içinde en sevdiğim kadın karakterlerinden biri "sonya marmeladova". gerçekten harika bir kadındır.
ilerleyen bölümlerde raskolnikov'un bir makalesiyle daha karşılaşacağız. üstinsan tanımı yapar gibi bir makale. belli insanların belli bir aşamada bir şeyleri yapmakta özgür olmaları gibi. buna da napoleon gibi kişileri örnek gösteriyor. kendisinde de bu serbestiyeti görüyor zannımca. zaten sorgu yargıcı da bunu kullanıyor.
tefeciyi bir yerde kodoman olarak da görebiliriz, ben sivrisinek diyorum. tam bir kan emici. raskolnikov'da nasıl bir istek duyduysa öldürdü. makalesinden yola çıkarak öyle bir gücü kullanabileceğini düşündü. ama ıskaladığı şey devletlerin hukuku olduğu. hukuk'un işlediği.
romanı çeşitli yanlardan da inceleyebilirim ama değineceğim nokta yine raskolnikov'un değişimi üzerine olacak. galiba raskolnikov'un evrensel ve sevilen bir karakter olmasının sebebi genel olarak bizi yansıtması. insanın iç çatışmalarını yansıtıyor ve bu nedenle seviliyor. her insan kendinden bir şeyler bulabiliyor.
romanın sonlarına doğru ise sonya marmeladova ona incil'den pasajlar okuyor, incil veriyor vb. etkileyici sahnelerdi.
raskolnikov'un nitelikleri, tefeciyi ve melek gibi olan kız kardeşini öldürmesi, razumihin'in(dostoyevski de çevirmenlik yapıyordu gerçek hayatta ve romanda kardeşiyle evlendiriyor) tercüman olması, marmeladovlar, sahneler bla bla... tesadüf değil. görmeyi becerirseniz tadından yenmez bir dünya. bizi tüm gerçekçiliğimizle yansıtıyor.
son not: freud dostoyevski için "insanlığın kurtarıcısı olabilirdi. gardiyanı olmayı seçti" derken sonuna kadar haklıydı.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
müziği hayatımda öyle bir noktaya konumlandırdım ki- beni gerçek müzik bağımlıları anlar- uzun zamandır kulaklığım olmadan dışarı çıkmıyordum. tesadüfen unuttum ve öyle çıkmış bulundum. gerçek dünyanın sesleri bana çok uzak geldi,. kuşlar böyle mi cıvıldıyor, ya şu iş makinesi böyle mi ses çıkarıyordu? derken buldum kendimi. gerçek dünyadan gitgide uzaklaşıyor olmak beni çok korkuttu sözlük. siz siz olun, arada bir doğanın ve insanlığın sesinden kendinizi mahrum bırakmayın, sonra sudan çıkmış balığa dönüyorsunuz.
devamını gör...
en sevilen ressam ve eseri
en sevilen ressamı seçmem imkansız fakat émile munier'ın ''anne sevgisi'' adlı eseri ilk görüşte kalbime dokunup beni büyüleyen nadir eserlerdendir.

özellikle anne ve kızının gözlerindeki bakış o kadar anlamlı ve nahif ki.

özellikle anne ve kızının gözlerindeki bakış o kadar anlamlı ve nahif ki.
devamını gör...
afganistan’da okulun önünde bombalı saldırı
şeytan önünüzde secde kılar, aşağılık yaratıklar.
devamını gör...
ilk defa bir sözlük ortamına girenlere tavsiyeler
kimseye tc kimlik numaranızı vermeyin.
devamını gör...
aliyev çiftinin yılbaşı fotoğrafı
ağaç süslemenin ta şaman türk geleneklerinden geldiğini bilmeyenler var hala.
hadi ben türk değilim, ben bile bu bilgiye sahipsem türklerin dejenere olup kültürlerinin, arap kültürüne asimile olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
hadi ben türk değilim, ben bile bu bilgiye sahipsem türklerin dejenere olup kültürlerinin, arap kültürüne asimile olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
devamını gör...
yazarların unutamadığı öğretmenleri
ortaokulda din kültürü hocasının kendisini değil ama tarzını unutamıyorum. adam sinirlendikçe ayağındaki botunu bize atardı. yıl sonuna doğru da bizden bot parası topladı. kul hakkıdır diye eşek gibi verdik parayı.
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
gelin misafirim olun, size çi börek ısmarlarım.
devamını gör...
bir kitabın sizi ateist yapacağını bilseydiniz yine de okur muydunuz sorunsalı
başlıkta bahsi geçen kitabın dini bir kitap olup olmadığını merak ettim doğrusu. zira dini ve kutsal kitapların da böyle bir özelliği var.
devamını gör...
martin eden
(bkz: ölmeden önce okunması gereken kitaplar) arasında yer alan kitaptır.
devamını gör...
sözlük radyosu
tekrar açıldığını görmek için 5 dakikada bir girdiğim sözlük sekmesi. olmadı el ele verip (bkz: tut şunun ucunu döşeyelim abi) hep beraber yapalım şu güncellemeyi de bir an önce açılsın.
devamını gör...
dünyanın en pahalı ayakkabısı
dünyanın en pahalı ayakkabısı olarak anılan ‘passion diamond’ adlı ayakkabı tam 17 milyon dolar değerinde.
resimag.com/p1/6e5a2ad17602.jpeg
(bkz: passion diamond)
yüzlerce elmas, altın ve 2 adet 15 kıratlık elmasla süslenen ayakkabı burj el arab otelinde sergilendi. the passion diamond, daha önce dünyanın en pahalı ayakkabısı olarak bilinen ve 5.1 milyon dolar değerindeki debbie wingham topuklu ayakkabıyı geride bırakarak dünyanın en pahalısı olacak.
resimag.com/p1/816c7c3d8a22.jpeg
(bkz: debbie wingham)
sergilenen ayakkabının 36 numara olduğu, ancak sipariş veren kişinin ayağına özel olarak üretileceği açıklandı.
buradan ayakkabıyı alanlara sesleniyorum allah gözünüzü doyursun vicdansızlar.
teşekkürler.
resimag.com/p1/6e5a2ad17602.jpeg
(bkz: passion diamond)
yüzlerce elmas, altın ve 2 adet 15 kıratlık elmasla süslenen ayakkabı burj el arab otelinde sergilendi. the passion diamond, daha önce dünyanın en pahalı ayakkabısı olarak bilinen ve 5.1 milyon dolar değerindeki debbie wingham topuklu ayakkabıyı geride bırakarak dünyanın en pahalısı olacak.
resimag.com/p1/816c7c3d8a22.jpeg
(bkz: debbie wingham)
sergilenen ayakkabının 36 numara olduğu, ancak sipariş veren kişinin ayağına özel olarak üretileceği açıklandı.
buradan ayakkabıyı alanlara sesleniyorum allah gözünüzü doyursun vicdansızlar.
teşekkürler.
devamını gör...
birinden soğumak için nedenler
t: birinden soğumaya sebebiyet veren davranışlar.
egolu olması, sadece kendi doğrularını dikte etmesi, empati kuramaması gibi.
egolu olması, sadece kendi doğrularını dikte etmesi, empati kuramaması gibi.
devamını gör...
büyük boy prezervatif
seneye takarım prezervatifi.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
aşırı heyecan ve şaşkınlık. gidiyor olmamın hüznü.
devamını gör...
bir evi yuva yapan unsurlar
tencere, ocak, yemek kokusu.
devamını gör...
bu aralar sözlüğün tenhalaşması
harbiden yaşadığımız durumdur.
hayalet gibi takılıyorlar. artı oy gelmiyor be birader. su mu yakıyor bu depo.
hayalet gibi takılıyorlar. artı oy gelmiyor be birader. su mu yakıyor bu depo.
devamını gör...


