sabah duş almadan uyanamamak
üşenmiyonuz mu ?
devamını gör...
don't fuck with cats
orijinal adı ''don't f**k with cats'' olan true crime netflix belgeseli. sapkın birinin internet üzerinde paylaştığı videolardan sonra amatör bir internet dedektifliği ağı kuruluyor ve olaylar ilerliyor. her bir ayrıntısıyla insanı hayrete düşürüyor. izleyin efenim.
luka magnotta isimli kişi kedilere işkence ettiği öldürdüğü vs. videoları internete koyuyor ve hayvan hakları aktivistleri hemen stalka başlıyor. kısa süre sonra aynı kişi cinayet işliyor ve fransa'ya kaçıyor. haberlere yayılıyor. her yerde ismi geçiyor. sonunda ise fransa'da bir internet kafe işleten kadir anlayışlı isimli türkün ihbar etmesiyle yakalanıyor. garip olansa internet kafede interpol'ün sitesine girerek kendi fotoğrafına bakması. nasıl bir ilgi manyağıysa artık. temel içgüdü filmine takık olan bu manyak resmen filmi canlandırıyor gerçek hayatta. inanılmaz bir kafada. müebbet hapis cezasına çarptırılıyor. belgeselin sonunda ise stalk grubu luka'nın tam da istediği şeyi yaptıklarını ve onları piyon gibi kullanarak bir hikaye anlattığından bahsediyor.
luka magnotta isimli kişi kedilere işkence ettiği öldürdüğü vs. videoları internete koyuyor ve hayvan hakları aktivistleri hemen stalka başlıyor. kısa süre sonra aynı kişi cinayet işliyor ve fransa'ya kaçıyor. haberlere yayılıyor. her yerde ismi geçiyor. sonunda ise fransa'da bir internet kafe işleten kadir anlayışlı isimli türkün ihbar etmesiyle yakalanıyor. garip olansa internet kafede interpol'ün sitesine girerek kendi fotoğrafına bakması. nasıl bir ilgi manyağıysa artık. temel içgüdü filmine takık olan bu manyak resmen filmi canlandırıyor gerçek hayatta. inanılmaz bir kafada. müebbet hapis cezasına çarptırılıyor. belgeselin sonunda ise stalk grubu luka'nın tam da istediği şeyi yaptıklarını ve onları piyon gibi kullanarak bir hikaye anlattığından bahsediyor.
devamını gör...
güne bir söz bırak
ben,saplanan oku çıkarmak yerine kalktım, oku atanı sordum. işte yenilmek böyle bir acı ile başladı...
devamını gör...
kitap alıntıları
"belkide tek hastalığımız, birbirimizden yola çıkarak ürettiğimiz hikayeler yerine, dayanamayacağımız gerçeklerin peşine düşmektir.."
lowrence durrell
gerçeklerin peşine düşüren şüphe varsa, kandırılamamışsın demektir..
ne zaman ikna olmadığım bir konu olsa gerçekten beni kurcaladığıma pişman edecek kadar dayanamayacağım şeyler öğrenmişimdir, o yüzden meşgul olmak lazım, insanın kendisi için yorulduğu işlerinin daha çok olması lazımki, böyle şeylere vakit ve öncelik vermeye tenezzül bile etmesin..
lowrence durrell
gerçeklerin peşine düşüren şüphe varsa, kandırılamamışsın demektir..
ne zaman ikna olmadığım bir konu olsa gerçekten beni kurcaladığıma pişman edecek kadar dayanamayacağım şeyler öğrenmişimdir, o yüzden meşgul olmak lazım, insanın kendisi için yorulduğu işlerinin daha çok olması lazımki, böyle şeylere vakit ve öncelik vermeye tenezzül bile etmesin..
devamını gör...
salih bademci
çoğu erkek oyuncu oyunculuğu kasım kasım kasılmak sanarken salih bademci beden dili ve mimikleriyle gercekten oyunculuk sergiliyor.
hristiyanismail salih bademci'nin çok kötü oyuncu olduğu gerçeği adlı başlığı açana kadar böyle biline .*
hristiyanismail salih bademci'nin çok kötü oyuncu olduğu gerçeği adlı başlığı açana kadar böyle biline .*
devamını gör...
helena paparizou
2005 eurovision'da yunanistan'ı my number one isimli şarkısıyla temsil ederek, birinci olmuş olan şarkıcıdır.
devamını gör...
impossible (yazar)
bilgi dolu, kaliteli, cömert bir yazar. tanımlarını severek, beğenerek okur takip ederim. keyifli sözlükler dilerim efendim.*
devamını gör...
daddy (yazar)
evet bu sefer gidişi sessiz oldu ama dönüşü great gatsby gibi olur inşallah diyeyim. kafa dinlicem dedi ama gene o kafayı bişeye mi taktı o da muallak. evet başka giden olmamasını kalanların baki olmasını temenni ediyorum ne diyeyim*
devamını gör...
ağlamamak için yapılanlar
düşünmemek benim için. geçmişi, geleceği, şimdiyi düşünmemek...
devamını gör...
kişide kaçma isteği uyandıran muhabbetler
sözlükte "kızların" diye başlayan başlıklarda konuşulanlar...
normal hayatta dedikodu, siyaset tartışmaları, sürekli ama sürekli dert anlatan melankolik tiplerin muhabbeti...
normal hayatta dedikodu, siyaset tartışmaları, sürekli ama sürekli dert anlatan melankolik tiplerin muhabbeti...
devamını gör...
fareler ve insanlar
okurken ağladığım sayılı kitaplardan olan, john steinbeck eseri.
yazar kitapta siyahilerin yaşadığı sıkıntıları, ırkçılığın nelere yol açtığını sürükleyici bir tarzda anlatıyor ve etkilenmeden edemiyorsunuz. saf, masum olan lennie; yumuşak şeyleri o kadar çok seviyor ki, severken yanlışlıkla öldürüyor. tıpkı köpeğini, faresini ve patronun karısını da öldürdüğü gibi. bu durum onlara zarar verdiğinden kardeşim, dediği arkadaşı george; bir süre sonra, etrafındakilerin de kışkırtmasıyla, kimine göre acımasızlık, kimine göre de doğru olanı yapıyor.
zaten ince sayılabilecek bir şey ve stefan zweig'ten de bilirsiniz ki; az kelimeyle dahi şaheserler meydana gelebilir. okumadıysanız mutlaka okuyun derim.
altı çizilen birkaç cümle;
"insanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.
zaten bu ikisi pek birlikte olmuyor gibi."
"lennie’ye döndüm; “atla suya dedim.” atladı.
hiç yüzme bilmiyordu. biz onu çıkarana dek nerdeyse boğuluyordu. onu çekip sudan çıkardım diye bana öyle minnet duydu ki “atla!” diyenin ben olduğumu hepten unutmuştu. işte… onunla bir daha asla dalga geçmedim."
yazar kitapta siyahilerin yaşadığı sıkıntıları, ırkçılığın nelere yol açtığını sürükleyici bir tarzda anlatıyor ve etkilenmeden edemiyorsunuz. saf, masum olan lennie; yumuşak şeyleri o kadar çok seviyor ki, severken yanlışlıkla öldürüyor. tıpkı köpeğini, faresini ve patronun karısını da öldürdüğü gibi. bu durum onlara zarar verdiğinden kardeşim, dediği arkadaşı george; bir süre sonra, etrafındakilerin de kışkırtmasıyla, kimine göre acımasızlık, kimine göre de doğru olanı yapıyor.
zaten ince sayılabilecek bir şey ve stefan zweig'ten de bilirsiniz ki; az kelimeyle dahi şaheserler meydana gelebilir. okumadıysanız mutlaka okuyun derim.
altı çizilen birkaç cümle;
"insanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.
zaten bu ikisi pek birlikte olmuyor gibi."
"lennie’ye döndüm; “atla suya dedim.” atladı.
hiç yüzme bilmiyordu. biz onu çıkarana dek nerdeyse boğuluyordu. onu çekip sudan çıkardım diye bana öyle minnet duydu ki “atla!” diyenin ben olduğumu hepten unutmuştu. işte… onunla bir daha asla dalga geçmedim."
devamını gör...
yüklem
yüklemler ; isim tamlaması , sıfat tamlaması , fiil , fiilimsi, zamir ,birleşik fiil , ikilemeler ve deyimlerden oluşabilir.
cümle devrik ise cümlenin başında ya da ortasında olabilir.
yüklem fiil ise vurgu kendinden önceki ögededir. yüklem isimse vurgu kendisidir.
cümle devrik ise cümlenin başında ya da ortasında olabilir.
yüklem fiil ise vurgu kendinden önceki ögededir. yüklem isimse vurgu kendisidir.
devamını gör...
asla satın alınamayan yeşil ceketin öyküsü
bugün sizlere kendi başımdan geçmiş bir olayı anlatmak istiyorum bu hikayeyi dinledikten sonra ikinci el modaya naletler yağdırıp direnmandalin etiketiyle sosyal yardım kuruluşlarınca bana destek olabilirsiniz. bundan 3 sene önce okulda bir arkadaşın üstünde bu yeşil ceketi gördüm. fakat samimi de değiliz soramıyorum nereden aldın diye. ceketimi asmak suretiyle askılığa giderken onun ceketin yanına asar markasını öğrenirim falan derkennn ben bir şekilde öğrendim bu ceketin markasını. pull and bear'mış. herkes gibi benim gelip geçici heveslerim olabiliyor, ceket de 280 lira açıkçası bana çok geldi. ben de dedim bu hevesimin geçmesini bekleyim bari ne yapayım nasılsa bitecek. unutursun dedim kendime. unutamadım... bu esnada benim cekete olan sevdam katlanarak devam etti. ben de ikinci el sayfalardan bakmaya başladım bu yeşil cekete. tam buluyorum alıyorum hooop satıcı bir anda ceketi göndermiyor. 7 defa tam 7 defa ceketi satın aldım göndermediler. sonra dedim dur mandalin, geçecek ulan unutacaksın. ama yok. unutamıyorum çığ gibi büyüyor bendeki bu sevda. sabah uyanıyorum ceketi düşünüyorum akşam yatıyorum ceketi düşünüyorum, bir şey giyiyorum diyorum keşke yeşil ceketim olsaydı böyle kombinlerdim falan derken. dedim dur. sen aşık mı oluyorsun? arkadaş ortamında hep yeşil ceketle anılmaya başladım. ne zaman uzaklara dalsam diyorlar ki ne oldu yine onu mu düşünüyorsun? evet, onu düşünüyorum. görenler diyor yeşil ceket diye tutturduğun bu muydu? diyorum siz onu bir de benim gözümden görün. geçenlerde pull and bear'ın resmi ınstagram sayfasına bile yazdım. dedim sizde var mı? onlar da eski koleksiyon ürünü bir daha gelmez dediler. onun gibisi gelmeyecek biliyorum... bu gece de onu düşünerek uyuyacağım bir gece. yine bir satıcı tarafından hüsrana uğratıldım. bu kadar üzüldüğümü bilse aşkıma saygı duyar ve ceketi bana karşılıksız verirdi belki de. yeşil ceketle arama giren herkese bu isyanım. işte anlıyorum şimdi nazım hikmet'in piraye'yi nasıl sevdiğini. bak bana yeşil ceket , sende ben imkansızlığı seviyorum fakat asla ümitsizliği değil... görsellere ceketi alıp alıp iptal edildiğini ekleyeceğim ancak yalnızca 4 tanesini ekleyebiliyorum 3 defa daha denemiştim fakat onları aldığım hesabımı kapattım. iyi geceler sözlük. bu kalbim ikinci el satıcılarını affetmeyecek... 


edit: pull and bear konuşmalarını da ekliyorum. delirdiğimi düşünenler olabilir. delirdim*.




edit: pull and bear konuşmalarını da ekliyorum. delirdiğimi düşünenler olabilir. delirdim*.

devamını gör...
infima species
aristoteles mantığının merkezi kavramlarından biri olan ''en alt tür'' anlamında infima species... platon'dan keskin olarak ayrıldığı yer burasıdır.
aristo'nun* kategorilerinin* kime ait olduğu tartışma konusudur. şimdi oraya girmeyelim. (ancak şunu söylemeli, otoriteler 5-9. bölümlerin aristo'ya nispeti kesin görülmekte, 10-15. bölümler sahte kabul etmekte)
aristo'nun kaleminden çıkmadığı düşünülen bölümlerde genellikle belli başlı kategorilerin ve tözün ayırt edici özellikleri ortaya konmaya çalışılır. karşılaştırma metnidir.
aristo, birincil tözü kabul eder, ancak merkeze ikincil töz'ü alır. 'tek' varlıkları* "birincil tözler" olarak kabul eder. dış dünyada gerçek bir varlığa tekabül ettiğini söylediği en alt türleri ise* " ikincil tözler" olarak niteler. platon'dan burada ayrılır. bilgiyi 'dünyevileştirme'nin ilk hareketi olarak kabul edilir. meşhur michelangelo tablosu 'atina okulu'nda platon'un yukarı, aristo'nun 'burayı' işaret etmesinin anlamı buradadır.

aristo'ya göre mantık, düşüncelerin incelenmesidir ve bireysel varlığın kendine has doğası haricinde veya o doğanın ötesinde sahip olduğu şey, içinde somutlaştığı özel maddesinden dolayıdır. bu metafizik anlayış düşünce kalıplarına sığmaz. bilinebilir olması hasebiyle bir 'infima species'*in bütün birimleri birbirine özdeştir ve bilimin kavrayabileceği onların doğalarında ileri gelen özellikleridir.*
aristo'nun* kategorilerinin* kime ait olduğu tartışma konusudur. şimdi oraya girmeyelim. (ancak şunu söylemeli, otoriteler 5-9. bölümlerin aristo'ya nispeti kesin görülmekte, 10-15. bölümler sahte kabul etmekte)
aristo'nun kaleminden çıkmadığı düşünülen bölümlerde genellikle belli başlı kategorilerin ve tözün ayırt edici özellikleri ortaya konmaya çalışılır. karşılaştırma metnidir.
aristo, birincil tözü kabul eder, ancak merkeze ikincil töz'ü alır. 'tek' varlıkları* "birincil tözler" olarak kabul eder. dış dünyada gerçek bir varlığa tekabül ettiğini söylediği en alt türleri ise* " ikincil tözler" olarak niteler. platon'dan burada ayrılır. bilgiyi 'dünyevileştirme'nin ilk hareketi olarak kabul edilir. meşhur michelangelo tablosu 'atina okulu'nda platon'un yukarı, aristo'nun 'burayı' işaret etmesinin anlamı buradadır.

aristo'ya göre mantık, düşüncelerin incelenmesidir ve bireysel varlığın kendine has doğası haricinde veya o doğanın ötesinde sahip olduğu şey, içinde somutlaştığı özel maddesinden dolayıdır. bu metafizik anlayış düşünce kalıplarına sığmaz. bilinebilir olması hasebiyle bir 'infima species'*in bütün birimleri birbirine özdeştir ve bilimin kavrayabileceği onların doğalarında ileri gelen özellikleridir.*
devamını gör...
pame radyo yayını
sözlük radyosunun yunan müziğine dair programı "pame" bu hafta ünlü müzisyen antonis vardis'e adanmış özel bir programla yayında olacak.

orijinali ya da yeniden yorumlarıyla severek dinlediğimiz bir çok şarkı ve albümde payı olan, 1970'lerden 2011'e kadar yunan müziğinde onlarca albüm ve yüzlerce şarkıya imza atan sanatçının öyküsünü, şarkı sözlerini, sanat hayatlarına dokunduğu birçok başka ismin yorumlarıyla radyolarınıza getiriyoruz.
"pame", 28 mart 2011 pazar gecesi 22:30'da https://radyo.kafasozluk.com 'da.

orijinali ya da yeniden yorumlarıyla severek dinlediğimiz bir çok şarkı ve albümde payı olan, 1970'lerden 2011'e kadar yunan müziğinde onlarca albüm ve yüzlerce şarkıya imza atan sanatçının öyküsünü, şarkı sözlerini, sanat hayatlarına dokunduğu birçok başka ismin yorumlarıyla radyolarınıza getiriyoruz.
"pame", 28 mart 2011 pazar gecesi 22:30'da https://radyo.kafasozluk.com 'da.
devamını gör...
rıfat ılgaz

bugün şu güzel fotoğrafa denk geldim.
yer: ankara - evrensel kitapevi
tarih: 1985
can yücel'in rıfat ılgaz'ı başından öptüğü o an objektife böyle yansıyor. yücel öpmekle kalmıyor, ılgaz anadolunun sen yüce bir dağısın, eteklerinde kitaplar diyor.
verem hastanesinde yatarken aziz nesin'e söyleşi veriyor. yaşadıkça adlı şiir kitabı toplatılmış. marko paşa'da birlikte yazdığı yazar arkadaşına konuşmuş. konu yasaklardan çok edebiyat.. ve tabii ki birbirlerine destek çıkma derdindeler. biri düşerse diğeri ayağa kalkmalı hesabı. davaları aynı.
birinin kitabı yasaklanır diğeri hapse atılır. can yücel mapus damlarındayken arkadaşına şu mektubu yazmıştır:
15 mayıs 1973 rıfat kardeş, işitmişindir belki bir dört aydır burada günümüzü doldurmakla meşgulüz. böylece devlet sayesinde ben de bir meslek sahibi oldum. hapisanecilik. ara sıra gazetelerde cemalini görüyorum. sağlığın yerinde. uzaktan izliyoruz gidişatını. iyi olduğunu gördükçe de memnun oluyoruz. anam, senden ricam, öğretmen beyin oyun izni ricasına ilişik olarak cezaevine öbür oyunlarını da imzalayıp göndermen. eşe dosta selamlar. gözlerinden öperim.
bir resimden nerelere geldim. iyi ki geldim...
devamını gör...
geceye bir tavsiye bırak
sevdiklerinizi değiştiririm düzelir diye sevmeyin, o halleriyle sevebilecekseniz sevin. güzelliğin sonu yok ama bir zamanı var.
devamını gör...
erik
hayatım boyunca tek bir meyve yeme şansım olsaydı seçeceğim meyvedir. o ekşimsi tada bir de tuz eklenince muhteşem bir tat çıkar ortaya. bu meyveyi yemeyi nerede bırakacağınızı çok iyi ayarlamanız gerekir. fazla yeyince insanın dişleri uyuşuyor. bir de bağımlılık yapıyor bırakamıyorsun da, yedikçe yiyesi geliyor insanın. *
(bkz: başlık nick uyumu)
(bkz: başlık nick uyumu)
devamını gör...
yazarların en sevdiği mfö şarkısı
daha az bilinen, sözleri olmayan ama hepsinden de derin.
hep böyle sev
hep böyle sev
devamını gör...
8 cm topuklu giyen kapalı kadın
isterse 5 isterse 15 cm topuk giyebilecek kadındır . hür doğdu hür yaşar , kime ne .
devamını gör...